WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

İSTANBUL 7. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2021/441
KARAR NO :2024/296

DAVA:ALACAK
DAVA TARİHİ:24/06/2021
KARAR TARİHİ:08/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı/borçlu ... ... ve Tic. Ltd. Şti. ile müvekkil arasında ticari ilişki bulunduğunu, her iki firmanın da seyahat acentesi olduğunu, aralarındaki anlaşma gereği özellikle yurtdışı turlarına katılacak misafirlere ilişkin müvekkil tarafından yapılan işlemler nedeniyle müvekkilin alacak hakkı doğduğunu, bu kapsamda Ek-1'de yer alan “Cari Hesap Mutabakatı” ile teyit edilen 360.575.66 TL'lik alacağın ödenmediğini, bunun üzerine ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibin kesinleştiğini, alacağın tahsil edilemediğini, taraflar arasında imzalanan “Müşteri Mutabakat Mektubu”'nun bakiyesi olan güncel 210.381.66 TL tutarındaki cari hesap alacağının tahsili maksadıyla ayrıca .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, takibin kesinleştiğini, alacağın tahsil edilemediğini, borçlu üzerine kayıtlı alacağı tahsil imkanı sağlayacak malvarlığı bulunmadığını, borçlu tarafından kullanılan ve internet sitesinde lisans sahibi olunduğu ifade edilen “...” markasının ise ... A.Ş. adına tescilli olduğunu, davalı/borçlu ... ... ve Tic. Ltd. Şti.'nin ticari işlemlerini sektörde bilinen ve marka değerine sahip “...” markasını kullanarak gerçekleştirildiğini, bu şekilde güçlü bir yapıya sahip olunduğu algısı yaratıldığını, davalı/borçlu ... ... Şti. Pay sahiplerinin ... A.Ş. çatısı altında faaliyetlerini sürdürdüklerini, davalı/borçlu ... ... ve Tic. Ltd. Şti.'nin bu marka adı altında reklam yaptığını, internet sitesinde dahi bu marka altında reklam yaparak ticari itibar kazanıldığını, tüm borçlandırıcı işlemlerin davalı/borçlu ... ... ve Tic. Ltd. Şti. Üzerinden gerçekleştirilmesine rağmen, yönetim, ortaklık ve karar alma mekanizmaları aynı olan ve ana şirket konumundaki ... A.Ş. ile tek bir iktisadi işletme gibi hareket edildiğini, borçlu şirket ile ana şirket arasındaki bu danışıklı işlemler neticesinde üçüncü kişiler nezdinde ticaret yapılırken güçlü bir yapıya sahip olunduğu algısı yaratıldığını, borçlandırıcı işlemlerin malvarlığı bulunmayan şirket üzerinden yapılmasının tipik bir hakkın kötüye kullanılması durumu olduğunu, Yargıtay uygulaması gereği tüzel kişilik perdesinin arkasına gizlenerek şirket malvarlığını boşaltan ortaklar veya diğer şirketlerin bu şekilde zarar verdikleri şirket alacaklılarına karşı birlikte sorumlu olduklarını bu nedenlerle şirketlerden birinin borca batırılması ya da içinin boşaltılıp iş alanının diğer şirkete kaydırılmış olması işlemlerinin hakkın kötüye kullanılması olduğunu ve tüzel kişilik perdesinin kaldırılarak her iki şirket arasındaki ilişkiler ve fiili birleşme gözetilerek, marka değerine sahip olan ... A.Ş.'nin ... ... ve Tic. Ltd. Şti.'nin borçlarından sorumlu tutulması için işbu davanın ikame edildiğini ifade ettiğini, Ticaret Sicil Gazetesi kayıtları incelendiğinde, hem ... A.Ş.nin hem de ... ... ve Tic. Ltd. Şti.'nin “yolcu taşımacılığı ve seyahat acentalığı” alanında faaliyet gösteren iki ayrı tüzel kişilik gibi gözükse de ... ... ve Tic. Ltd. Şti.'nin yönetim kurulu üyesi ve pay sahiplerinden ... ve ...'in ... A.Ş.'ninde de yönetim kurulu üyesi ve pay sahibi olduğu, bu iki kişinin baba-oğul olduğunu, ...'in bu süreçte ... A.Ş.nde genel müdi ... ... ve Tic. Ltd. Şti.'nin sahibi ve yönetim kurulu başkanı olarak ticari faaliyetlerine devam ettiğini ancak borçların ödenmemesi nedeniyle hukuki süreç başladığında ... A.Ş.ndeki genel müdürlük görevinden ayrıldığını ve bu şekilde her iki firma arasındaki idari, yönetsel, ticari ve organik bağın gizlenmeye çalışıldığını, her iki şirket adresinin de 09.10.2020 tarihine kadar aynı olduğunu ticaret sicil gazetesi incelendiğinde şirketler arasındaki organik bağın varlığının görüleceğini, ... ... ve Tic. Ltd. Şti.'nin yeni adresinden de kira borcunu ödememesi nedeniyle tahliye edildiğinin öğrenildiğini, ... ... ve Tic. Ltd. Şti.'nin kağıt üzerinde dahi adresi olmayan, paravan sayılması gereken ve asıl borçluyu korumak amacıyla kurulmuş bir şirket olduğunun kabulünün gerektiğini ileri sürmüştür.
Davalı ... Anonim Şirketi vekili 09.08.2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle, müvekkili şirkete yöneltilen iddiaların, haksız ve kötüniyetli olduğunu, davacı ile müvekkil şirket arasında sözleşme/hizmet ilişkisi bulunmadığını, dava dilekçesi ekinde sunulan mutabakat dilekçesinde de görüldüğü üzere hukuki ilişkinin tarafının ... ... ve Tic. Ltd. Şti. olduğunu, diğer davalı şirketin hesaplarının, işleyişinin farklı olduğunu ve bu şirketin alınan paraları kendi adına aldığını, aldıkları paradan müvekkil şirkete ödemez yapılmadığını, bu nedenle şirketin işlem ve eylemlerinden müvekkil şirketin sorumlu tutulamayacağını, müvekkili şirketin ayrı bir tüzel kişilik olduğunu, “... Turizm” markasının ... ... ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait olmadığını ve bu nedenle mal kaçırma iddiasının ileri sürülemeyeceğini, zorlama bir yorumla müvekkili şirketi davaya katıp milyonlar değerindeki markasına haciz koymaya çalışmasının amacının davacının kendisi de turizm firması olduğundan bu markayı ele geçirmek olduğunu, davacının basiretli bir tacir olarak pandemi döneminde başlatmış olduğu hukuki ilişkilerin sonucunu bilebilmesi gerektiğini, alacağını elde etmek adına mahkemeyi yanıltarak başkaca şirketleri hukuki ilişkiye dahil etmenin kötüniyetli olduğunu, müvekkil şirketin sektörde yıllarca bulunan bir turizm şirketi olduğunu ancak tur satışı yapmadığını, davacı tarafın ... ... ve Tic. Ltd. Şti.'nin batırılarak müvekkili şirketin kendisini borçlarından kurtarmaya çalıştığı iddiasının asılsız olduğunu, pandemi nedeniyle turizm sektörünün de çok etkilendiğini, müvekkil şirket adına açılmış icra takipleri ve davaların devam ettiğini, müvekkil şirketin borçlarını ödediğini ve mahkeme kararlarına uygun davrandığını, davacının başkasının borcunu müvekkil şirkete yüklemesinin ve milyonlar değerindeki marka isim hakkını elde etme çabalarının kabul edilemez olduğunu belirterek, davanın reddine, davacının yüzde 20'de aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların; taraflar arasındaki ticari iş nedeniyle kurulan cari hesap alacağı ve davalı ... ile diğer davalının organik bağ içinde olduğu iddiasıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali isteminden ibarettir.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 18/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Hukuki inceleme sonucunda; Davalıların bir süre aynı adreste ikamet ettikleri(bu duruma ilave olarak, farklı tarihlerde de olsa aynı adreste uzun süre ikamet ettikleri ve ayrıca oldukça uzun bir süre aynı binada ikamet ettikleri), pay sahiplerinin ve yöneticilerinin aynı kişiler olduğu; mutabakat metninde her iki davalının da ticaret unvanının yazılı olduğu ve mutabakat metni imza tarihinde davalıların aynı adreste ikamet ettikleri, davalıların marka kullanımının ortak olduğu görüldüğünden; taraflar arasında organik bağ bulunduğunun ve bu nedenle tüzel kişilik perdesinin yatay olarak kaldırılması doktrinin somut uyuşmazlık açısından uygulanma kabiliyeti haiz olduğu, ilgili doktrinin uygulanması neticesinde davalıların müteselsil sorumluluklarının bulunacağı, Mali inceleme sonucunda: işbu raporda mali inceleme dayalı görev davalı tarafın ticari defterler kayıtları sunulmadığından inceleme ve değerlendirme yapılamadığı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince ek bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 18/02/2022 tarihli bilirkişi talimat raporunda özetle; davacı şirkete ait iş yerinde tarafınca incelenen 2019-2020 yıllarına ait ticari defterler usulüne uygun tutulduğu, lehte ve aleyhe delil sayılacak nitelikte olduğu, bu defter kayıtlarına göre, davacı ... A.Ş., davalı ... Ltd. Şti.'den 311.575,66-TL ticari alacaklı olduğu, rezervasyon ödemesi, Tur ödemesi, Kredi kartı ile ödeme ve e-fatura işlemleri olduğu, taraflar ... işi ile iştigal etmekte olduğu, karşılıklı olarak ticari ilişki mevcut olduğunu, muhasebe kayıtlarında davalı .... Havacılık Ltd. Şti. İle yine davalı ... ... arasında parasal bir ilişkiye rastlanılmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Taraf vekilleri 08/05/2024 tarihli 7 nolu celsede karşılıklı sulh olunduğunu, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan etmişlerdir. Sulh görülmekte olan bir davada tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla karşılıklı anlaşarak yaptıkları davayı sona erdiren ve kesin hüküm gibi sonuç doğuran bir müessesedir. 6100 sayılı HMK'nın 313. maddesi kapsamında tarafların sulh sözleşmesi yapmış oldukları anlaşılmış olup tarafların talebi dikkate alınarak HMK'nın 315. maddesi gereğince karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Sulh nedeniyle konusuz kalan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 427,60-TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 5.320,94-TL harçtan mahsubu ile artan ‭4.893,34‬-TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı ve davalılar vekili tarafından vekalet ücreti talep edilmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
4-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL’nin davalılardan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
5-Yapılan yargılama giderlerinin yapan üzerinde bırakılmasına,
6-Gider avansının kullanılmayan kısmının, hüküm kesinleştiğinde talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/05/2024

Katip ...
E-imzalıdır

Hakim ...
E-imzalıdır