WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

İSTANBUL 7. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2019/400 Esas
KARAR NO :2024/104

DAVA:MENFİ TESPİT
DAVA TARİHİ:07/11/2013
KARAR TARİHİ:21/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 26.05.2010 tarihinde franchise sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşmenin 10 yıl süreli olduğunu, Ocak 2013 te davalı firmanın el değiştirdiğini ve 2.10.2013 tarihinde sözleşmenin feshedildiğini, davalının 29.07.2013 tarihli ihtarnamesi ile franchise kullanım ve malzeme bedeli olmak üzere toplam 34.115,90 TL'nin ödenmesini talep ettiğini, davalının kendi beyanına göre 15.07.2013 tarihi itibarıyle borcun bu miktar olduğunu, müvekkilinin 6.8.2013 tarihinde davalıya beheri 6.823,90 TL bedelli toplam 34.115,90 TL karşılığı kambiyo evrakı teslim edildiğini, ancak davalının ....İcra Müdürlüğünün 2013/... sayılı dosyasında teminat bonosundan takip yaptığını, takip konusu senedin teminat bonosu olduğunu, 2.10.2013 tarihli ihtarnamede borcun 22.932,47 TL olduğu ve ödenmesi bildirilmiş iken takibe konu teminat bonosu ile davalıya 1.9.2013 tarihinde 150.000 TL borçlu gösterildiğini belirterek davalıya borçlu olmadığnının tespitine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesi dava ve talep olunmuştur.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili cevap dilekçesinde, dava konusu senedin kambiyo senedi olduğunu, kayıtsız şartsız borç ikrarına havi olduğunu, aksine senetle ispat edilmesi gerektiğini, franchise ilişkisi ile davaya konu kambiye senedinin birbirleriyle ilgisinin bulunmadığını, sözleşmenin hiçbir yerinde teminat alınacağnın belirtilmediğini belirterek davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesi savunulmuştur.
Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların; Dava, davacının davaya ve takibe konu kambiyo senedinden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
DELİLLER;
Tarafların gösterdiği deliller toplanmış, ....İcra Müdürdlüğünün ... sayılı dosyası getirtilmiş, takip dayanağının 18.02.2013 tanzim ve 01.09.2013 vade tarihli 150.000 TL'lik bono olduğu, borçlusunun davalı şirket olup diğer davacının kefil olarak imzasının bulunduğu belirlenmiş, taraflar arasındaki sözleşme ve ihtarnameler taraf vekillerince dosyaya sunulmuştur.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 03/03/2015 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı şirketin incelemeye sunulan 2013 yılına ait yevmiye defterinin açılış tasdikinin yasal süresinde yapıldığı, kapanış (görüldü) tasdikinin y.TTK mad 64/3 hükmüne göre süresi içerisinde yapıldığı, ancak kebir ve envanter defterleri incelemeye sunulmadığından davacı şirketin ticari defterlerinin TTK ilgiti hükümleri yönünden usulüne uygun olarak tutulduğu kanaatına varılamadığı, davalı şirketin incelemeye sunulan 2013 yılına ait ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresinde yapıldığı, yevmiye defterinde y.TTK mad 64/3 hükmüne göre yapılması gereken kapanış (görüldü) tasdikinin süresinde yapıldığı, davalı şirketin ticari defterlerinin TTK ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun olarak tutulduğu kanaatma varıldığı, davacı şirketin incelemeye sunuları 2013 yılına ait yevmiya defterinin incelenmesinde, yevmiye defteri kayıtları ie uyum arzeden davalı şirket ile igili muavin defter kayıtlarına göre bir önceki yıldan davalı şirketin 2013 yılına 29.016,89 TL alacağının devir ettiği, icra takip tarihi öncesi 05.10.2013 itibariyle davalı şirketin 28,646,65 TL alacaklı olduğu, 31.12.2013 itibariyle bu alacağın 2014 yılına devir ettiği, davacı şirketin 2013 yına ait yevmiye defterinde icra takibine konu 150.000,00 TL bedelli bono'nun kaydına rastlanmadığı, davalı şirketin incelemeye sunulan 2013 yılına ait ticari defterlerinin incelenmesinde, 01.01.2013 tarihi itibariyle açılış kayıtlarında; 120.01.01.B ... kod numaralı Alıcılar hesabında 25.110,69 TL, 120.01.01.B ... kod mumaralı Alıcılar hesabında 3.906.20 TLolmak üzere, Toplam: 29.016,89TL Davacı şirketten bir önceki yıldan devreden toplam 29,016,89 TL alacak kaydının yer aldığı, 31.12.2013 tarihi itibariyte kapanış kayıtlarında ise; 120.01.01.B ... kod numarafı Alıcılar hesabında 6.530,69 TL, 120.01.01.B ... kod numaralı Alıcılar hesabında 22.115,96 TL olmak üzere, toplam : 28.646,65 TL Davacı şirketten toplam 28.646,65 TL alacağın 2014 yılına devir ettiği görülmüş olup, bu durumda davalı şirketin ticari defter kayıtlarının davacı şirketin yevmiye defteri ve muavin defter kayıtlarındaki bakiyeleri teyit ettiği, Yine davalı şirketin 2013 yılına ait ticari defterinde icra takibine konu 150.000,00 TL bedelli bono'nun kaydına rastlanmadığı, davalı şirket ile davacı şirket arasında akdedilen franchise sözleşmesinin 6.1 ve 12. maddelerinde yer alan hükümler ile taraflar arasında teati edilen ihtarnameler içeriğinin göz önünde bulundurularak davaya konu senedin niteliğinin takdirinin mahkememize ait olduğu sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 26/05/2010 tarihinde 10 yıl süreli franchise sözleşmesi akdedildiğini, 2013 yılının Ocak ayında davalı firmanın el değiştirmesi sonrasında 02/10/2013 tarihinde sözleşmenin feshedildiğini, davalının 29/07/2013 tarihli ihtarnamesi ile franchise kullanım ve malzeme bedeli olmak üzere toplam 34.115,90 TL'nin ödenmesini talep ettiğini, davalının kendi beyanına göre 15/07/2013 tarihi itibarıyle borcun bu miktar olduğunu beyan ettiğini, müvekkilinin 06/08/2013 tarihinde davalıya her biri 6.823,90 TL bedelli toplam 34.115,90 TL karşılığı kambiyo evrakı teslim ettiğini ancak davalının .... İcra Müdürlüğü'nün 2013/... sayılı dosyasında teminat bonosuna dayalı olarak takip başlattığını, davalının 02/10/2013 tarihli ihtarnamede borcun 22.932,47 TL olduğunu bildirmesine rağmen müvekkilini 150.000,00 TL borçlu gösteridiğini, takip konusu senetten dolayı herhangi bir borcun bulunmadığını ileri sürerek, borçlu olmadığının tespiti ile davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu senedin kambiyo senedi olup, kayıtsız şartsız borç ikrarına havi olduğunu aksinin senetle ispat edilmesi gerektiğini, taraflar arasında akdedilen franchise sözleşmesi ile takip ve dava konusu senedin bir ilgisinin bulunmadığını, sözleşmede işbu senetten de bahsedilmediğini savunarak, davanın reddi ile davacının kötüniyet tazmimatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin ... sayılı, 22/06/2015 tarihli ilamıyla, iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki tek ticari ilişkinin 26/05/2010 tarihli franchise sözleşmesi olup, sözleşmenin 6/1 maddesinde işletmecinin franchise verene 150.000,00 TL franchise ücreti ödeyeceği, 12. maddesinde de işletmecinin sözleşmenin imza tarihinde 150.000 TL tutarında banka teminat mektubu vereceğinin kararlaştırıldığı, davalı tarafından 12. m. kapsamında teminat çeki verilmediğinin açıklandığı, davalının 29/07/2013 tarihli ihtarnamesi ile sözleşmenin feshedileceği ve zarar ve ziyanın tazmini ile birlikte verilen teminatın nakde çevrileceğinin ihtar edildiği, senedin tanzim tarihinin 18/02/2013, vade tarihinin 01/09/2013, sözleşmenin tanzim tarihinin 26/05/2010, feshin ihtar edildiği tarihin 02/10/2013 tarihi olduğu, davalının 29/07/2013 tarihinde teminatın nakte çevrileceğini ihtar etmesinden sonra 28/10/2013 tarihinde davaya konu senetten dolayı icra takibi yaptığı, senet metninde ''malen'' ibaresinin çizilerek ''nakden'' ibaresinin yazılı olduğu, senedin alacak senedi niteliğinde olduğu iddia edilmesine rağmen ispat yükü kendisinde olan davalı yanın defter ve kayıtlarında kayıtlı olmadığından, senedin sözleşme dışında herhangi bir ticari ilişki kapsamında verildiği kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davacının .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasına konu 18/02/2013 tanzim, 01/09/2013 vade tarihli, 150.000,00 TL bedelli senetten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının kötü niyet tazminatı isteminin ise reddine, karar verilmiştir.
Kararı davalı vekilinin temyiz etmesi üzerine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2016/12459 esas, 2017/2521 karar sayılı, 02/05/2017 tarihli ilamıyla, "Dava, bonoya dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece dava konusu senedin teminat senedi olup, taraflar arasında akdedilen franchise sözleşmesi dışında herhangi bir ticari ilişki kapsamında verildiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, senedin teminat senedi olması işbu senetten dolayı borçlu olunmadığını göstermeyeceğinden, teminat senedinin aradaki franchise sözleşmesi nedeniyle verildiğinin sabit olması karşısında, davalının zararını kanıtlayarak zararını teminat bonosundan tahsil imkanı bulunduğu gözetilerek, aralarındaki sözleşmeden kaynaklanan zararın tazmini için açılan diğer dava dosyası da celp edilerek, teminatı paraya çevirme şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmesi açısından anılan dosyanın da sonucunun beklenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve eksik incelemeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. " gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma sonrası mahkememizce .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının sonucu beklenilmiş, ilgili dosyadan verilen 2022/40 karar sayılı 21/04/2022 tarihli kararda "Taraflar arasında imzalanan franchise sözleşmesinin 13/3-f maddesinde “...işletmeci, sözleşmenin feshedilmesi ve/veya işbu maddede yer alan yükümlülüklerini yerine getirmemesi, özellikle ... markasını ve ... konseptini kullanmayı derhal durdurmaması halinde ayrıca 150.000.- TL’yi nakden ve defaten franchise verenin ilk talebinde cezai şart olarak ödemeyi kabul ve taahhüt eder...” hükmünün yer aldığı, franchise veren davacı şirketin 29/07/2013 tarihinde 10 gün içinde sözleşmeye aykırılıkların giderilmesi, aksi halde sözleşmenin feshedileceğini ihtar ettiği ve 02/10/2013 tarihli ihtarnamesi ile de sözleşmeyi feshettiğini ve ... isminin, markasının ve logosunun kullanıldığı restoran tabelasının 3 gün içinde indirilmesini ihtar ettiği, taraflar arasında devam eden uyuşmazlıklar kapsamında ... İcra Müdürlüğünün ... Talimat sayılı dosyasında 03/01/2014 tarihinde mahallinde yapılan haciz sırasında işletmenin duvarında ... tabelasının olduğu ve ayrıca yine aynı ibareyi içeren 3 adet tentenin var olduğunun tutanak altına alındığı, bu tutanakta saptanan hususlar ve sözleşmenin cezai şart talebini düzenleyen 13/3-f maddesi birlikte değerlendirildiğinde , cezai şart talebinin yerinde olduğu kanaatine varıldığından 150.000,00 TL cezai şartın dava tarihi olan 01/11/2013 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verildiği ve hükmün 11/05/2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2016/12459 esas, 2017/2521 karar sayılı, 02/05/2017 tarihli ilamında da belirtildiği üzere teminat senedinin aradaki franchise sözleşmesi nedeniyle verildiğinin sabit olması karşısında, davalının zararını kanıtlayarak zararını teminat bonosundan tahsil imkanı bulunduğu gözetilerek, aralarındaki sözleşmeden kaynaklanan zararın tazmini için açılan diğer dava dosyası da celp edilerek, teminatı paraya çevirme şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmesi açısından anılan dosyanın da sonucunu beklenilmiş, nitekim bahsi geçen dosyada, taraflar arasında imzalanan franchise sözleşmesinin 13/3-f maddesinde “...işletmeci, sözleşmenin feshedilmesi ve/veya işbu maddede yer alan yükümlülüklerini yerine getirmemesi, özellikle ... markasını ve ... konseptini kullanmayı derhal durdurmaması halinde ayrıca 150.000.- TL’yi nakden ve defaten franchise verenin ilk talebinde cezai şart olarak ödemeyi kabul ve taahhüt eder...” hükmünün yer aldığı, franchise veren davacı şirketin 29/07/2013 tarihinde 10 gün içinde sözleşmeye aykırılıkların giderilmesi, aksi halde sözleşmenin feshedileceğini ihtar ettiği ve 02/10/2013 tarihli ihtarnamesi ile de sözleşmeyi feshettiğini ve ... isminin, markasının ve logosunun kullanıldığı restoran tabelasının 3 gün içinde indirilmesini ihtar ettiği, taraflar arasında devam eden uyuşmazlıklar kapsamında ... İcra Müdürlüğünün ... Talimat sayılı dosyasında 03/01/2014 tarihinde mahallinde yapılan haciz sırasında işletmenin duvarında ... tabelasının olduğu ve ayrıca yine aynı ibareyi içeren 3 adet tentenin var olduğunun tutanak altına alındığı, bu tutanakta saptanan hususlar ve sözleşmenin cezai şart talebini düzenleyen 13/3-f maddesi birlikte değerlendirildiğinde, cezai şart talebinin yerinde olduğu kanaatine varıldığından 150.000,00 TL cezai şartın dava tarihi olan 01/11/2013 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, netice olarak franchise sözleşmesi nedeniyle verildiği sabit olan teminatın paraya çevirme şartlarının gerçekleştiği anlaşılmakla, .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... esas, 2022/40 karar sayılı 21/04/2022 tarihli kararında verilen hükümle tahsilde tekerrür etmemek şartıyla davanın reddine, mahkememizce 30/06/2015 tarihli ara kararı ile verilen ihtiyati tedbir kararının icrası nedeniyle alacağına geç kavuşan davalı lehine, alacağın %20'si oranında 30.000,00 TL tazminatın davacılardan tahsili ile davalıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın REDDİNE,
İhtiyati tedbir kararının icrası nedeniyle alacağına geç kavuşan davalı lehine, alacağın %20'si oranında 30.000,00 TL tazminatın davacılardan tahsili ile davalıya verilmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 427,60 TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 2.561,65 TL harçtan mahsubu ile artan ‭2.134,05‬ TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Bozmadan önce verilen Mahkememizin ..., 26/02/2015 tarihli karar nedeniyle yazılan 18/11/2015 tarihli, 2015/279 Harç numaralı Harç Tahsil Müzekkeresi ile yazılan 7.684,85-TL harç davalıdan tahsil edilmiş ise, davalı tarafından tahsil edildiğine ilişkin makbuzun ibrazı halinde bu harcın DAVALIYA HÜKÜM KESİNLEŞTİĞİNDE VE İSTEK HALİNDE İADESİNE,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 24.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,
5-Davalı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam ‭270,00 TL tebliğler ve posta ücretinin yargılama giderinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/02/2024

Katip ...
E-imzalıdır

Hakim ...
E-imzalıdır