WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

İSTANBUL 7. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2019/221 Esas
KARAR NO :2024/357

DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:19/04/2019
KARAR TARİHİ:04/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davalı/borçlu şirket tarafından kendisinden yapılması talep edilen ticari hizmet ve işleri usulüne ve mutabık kalınan şartlara uygun olarak yaparak davalı tarafa temsil ettiğini, bu hizmetlerin davalı adına faturalandığını, ürünlerin davalı taraf yetkilisi tarafından eksiksiz bir şekilde teslim alındığına dair imza attırılarak teslim edildiğini, taraflar arasındaki fatura alacakları toplamının 102.213,77 TL olduğunu, davalı şirket tarafından işbu alacağın 30.000,00 TL'lik kısmının ödendiğini, geri kalan 72.213,77 TL'lik kısma ilişkin bir ödeme yapılmadığını, davalı tarafça takibe itiraz edildiğini, söz konusu bu sürecin işini layıkıyla yapan ve ilgili yere teslim eden müvekkili şirketi zor durumda bıraktığını, davalı şirketin kötü niyetli bir şekilde süreci uzatarak geçen bu sürede varlıklarının elden çıkartma peşinde olduğunu, beyan ettiği, davalı tarafından yapılan itirazın iptaline davalarının kabulüne, icra takibinin devamına, davalı/borçlunun asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine, borçlunun borca yetecek miktarda menkul, gayrimenkul ile 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarının teminatsız veya uygun bir teminat karşılığı ihtiyaten haczini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin mutfak havalandırmasına ilişkin davlumbaz ve benzeri mutfak elektroniği eşyaları üreten bir firma olduğunu, yüzde yüz yerli üretim olan emtiaları fabrikasında üretip almanya başta olmak üzere sair avrupa ülkelerine ve bazı orta asya türki ülkelere ihracat gerçekleştirdiğini, davacı şirketin müvekkili şirketin emtia üretirken davlumbaz türü ürünlerin gövde, çerçeve kapaklarını ve benzeri donanımlarının boya kaplama işlerini süregelen bir şekilde yapmakta olduğunu, davacı şirketin alacağına dayanak tuttuğu faturalarda yer alan davaya konu mal ve hizmetlerin aksak ve sorunlu olup ayıplı olduğunu, faturalara konu hizmetlerin alınması akabinde müvekkili şirket fabrikasında montajı yapılarak yurtdışında çeşitli müşterilere ihracatların gerçekleştiğnii, ihracat sonrası sevkiyat ve mal teslimi sağlandıktan sonra söz konusu mallara ilişkin olarak, ilk defa boya kaplama şikayetleri gelmeye başladığını, gelen geri bildirimlere göre davlumbazların boya ve kaplamalarında çatlamalar ve bozumalar olduğunu, ürünlerin piyasaya sürülmeyecek deredece ayıplı olduğunun anlaşıldığını, müvekkili şirketin derhal müdahale etmek zorunda kalarak yerine müdahale için uzman personeli yurtdışına gönderdiğini, sorunlu ticari emtiayı yenileri ile ikame etmek zorunda kaldığını, davacı şirketin bozuk ve ayıplı boya işinden dolayı ihracat süreci tamamlanmış ayıplı olan emtiaların zayi olduğunu, davacı şirketin yaptığı ayıplı boyama işinden kaynaklanan olumsuz geri bildirimlerin halen devam etmekte olduğunu, davacının verdiği maddi zararın güncel tarih itibariyle ne olarak tespit edilemez durumda olduğunu, davacı şirket yetkililerinin yaşanan bu olumsuz durumda haberdar olduğunu, konunun çözümü için iletişim sürmekte iken davacı şirket yetkililerinin süregelen ticari ilişkide oluşturulan güveni hiçe sayarak hukuki sürece giriştiklerini, davacı şirketin alacak iddiasına dayanak tuttuğu faturaların mündericatında yer alan işlerin bozuk, ayıplı ve kabul edilemez nitelikte olduğunu, ihracat sonrası müşterilerin elinde ortaya çıktığını, ikame emtia parası yerinde servis parası, zayi olmuş mallar ve zedelenen itibar ve ilişkiler bir arada değerlendirildiğinde davacı şirketin herhangi bir alacak talebinde bulunmaya hakkı olmadığını, açıklanan hususlar doğrultusunda davanın reddine ve takibin iptaline, davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların; taraflar arasındaki ticari ilişki ve ticari ilişkiden kaynaklanan faturalar nedeniyle başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali isitemine ilişkin olduğu anlaşıldı.
DELİLLER;
.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına müzekkere yazılarak uyap üzerinden celp edilmiştir.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 21/09/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"Davacı taraf Ticari Defterlerinin; 6102 sayılı kanunun 64. Md. ve 213 Sayılı Vergi Usul Kanunun 182 ile 220. md. uyarınca Mali ve Kaydi olarak usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu tespit edilerek, işbu hususlar doğrultusunda 6100 Sayılı Kanunun 222.md uyarınca kendi lehlerine delil olma niteliğine ilişkin değerlendirme ile takdirin Sayın Mahkemenize ait olabileceği, Davalı taraf ticari defterlerinin,6102 sayılı kanunun 64. Md. ve 213 Sayılı Vergi Usul Kanunun 182 ile 220. md. uyarınca Mali ve Kaydi olarak usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu tespit edilerek, işbu hususlar doğrultusunda 6100 Sayılı Kanunun 222.md uyarınca kendi lehlerine delil olma niteliğine ilişkin değerlendirme ile takdirin Sayın Mahkemenize ait olabileceği, Taraflarca ticari nitelikteki ilişkinin yazılı olarak kayıt altına alınmadığı, mevcut ise de dava dosyasına sunulmamış olduğu, cari ilişkiye dayalı ticari faaliyetin hukuki değerlendirme ve takdirinin Sayın Mahkemeye ait olabileceği, Dava dosyasına mübrez bilgi ve belgeler incelenmiş olup, taraflar arasında herhangi bir ayıp - ihtar bildiriminin vaki olmadığı, mevcut ise de dava dosyasına sunulmamış olduğu ,Davacı taraf kayıtlarına göre Davacı tarafın takip ve dava tarihi itibariyle Davalı taraftan Mali ve Kaydi olarak 22.213,77 TL Alacaklı, 2019 yıl sonu itibariyle ise Mali ve Kaydi olarak 72.213,77 TL Alacaklı olduğu ,Davalı taraf kayıtlarına göre Davalı tarafın 2018 yıl sonu itibariyle Davacı tarafa Mali ve Kaydi olarak 72.213,76 TL Borçlu olduğu, Yapmış olduğum incelemede taraflar arasındaki cari hesap bakiyelerinin karşılıklı olarak birbirleri ile mutabık olduğu, taraflar arasındaki asli husumet konusunun davacı tarafça davalı tarafa sunulan hizmetin ayıplı olup olmadığı ve işbu suretle davalı tarafın herhangi bir zararının mevcut olup olmadığına ilişkin olduğu, Dava dosyası içerisinde davalı tarafın bir takım ürün fotoğrafları ile müşteri ayıp bildirimine ilişkin e-mail içeriklerine yer verdiğinin görüldüğü, teknik olarak ayıbın tespiti ve mevcut ise de tutarsal karşılığının tespiti ile, hukuki perspektifte ayıp olgusunun detaylı olarak değerlendirilmesi hususlarının, alanım dışı olması hasebiyleSayın Mahkemeniz takdirine arz edilebileceği, Dava dosyasına mübrez tüm inceleme ve değerlendirmelerin mali - kaydi bilgi ve belgeler üzerinden yapıldığı, hukuki tüm görüş ve izahların Sayın Mahkemeniz değerlendirme ve takdirinde olduğu" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 24/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"Fotoğrafta belirtilen ayıpların dava konusu davlumbaza ait olup olmadığının tespit edilip edilemeyeceği,
Yukarıda görselleri olan malzemelerin beyan üzerine davlumbaz parçaları olduğu belirtilmektedir. Davaya konu ürünlerle ilgili fatura olduğu, malzeme ölçüsü, teknik detaylarını belirten bir belge olmadığından değerlendirme yapılamamaktadır. Davacı vekili ve davalı vekili ile temas sağlanarak davaya konu yerinde inceleme konusu olup olmadığı ve ne zaman yapılabileceği hakkında bilgi verilmesi söylendi, ancak davalı taraf vekili yerinde inceleme konusu olmadığı, sadece bir ofisin bulunduğu şeklinde geri Davacı vekili davaya konu ürünlerden olmadıklarını söylediler. Davlumbazın boyama işleminin ayıplı olup olmadığının tespiti yönünden bilirkişi tarafından ayıplı ifa olup olmadığı, Karar sayın mahkemeye ait olmak üzere Almanya'da bulunan yerleşik ... firması mail yolu ile yapmış olduğu iletilerde ve davaya konu ürün görsellerine göre davaya konu ürünler içerisinde Ayıplı/gizli Ayıplı Davlumbaz olduğu kanısı oluşmuştur. Davalı vekili 31.05.2019 tarihli dilekçesinde; “Davacı şirketin bozuk, kalitesiz ve standartlara hiç bir şekilde uymayan ve sonradan ortaya çıkan boya ve kaplama işinden kaynaklanan bu vahim durumun yabancı ülke menşeli müşteriler ile ticari ilişkileri zedelememesi, müşteri ile ilişkilerin devamlılığı sağlanarak ihracatın sürdürülebilirliğinin temini için müvekkil şirket yöneticileri "basiretli iş adamı" ölçütü ile bağlı olarak derhal müdahale etmek zorunda kalmışlar, yerinde müdahale için uzman personeli yurt dışına göndermişler ve aksaklığı yerinde görerek sorunlu ticari emtiayı yenileri ile ikame etmek zorunda kalmışlardır. Davacı şirketin bozuk ve ayıplı boya işinden dolayı ihracat süreci tamamlanmış ayıplı olan emtialar ise zayi olmuştur.” Beyanı olduğu görüldü. Dosya kapsamında değiştirilmiş ayıplı/gizli ayıplı Malzeme miktarı hakkında bilgi olmadığı görüldü. teknik değerlendirme kısmında belirtildiği şekilde davaya konu ürünlerin tamamının ayıplı/gizli ayıplı olma durumu olamayacağı kanısı oluşmuştur. Dosya kapsamında ayıplı/gizli ayıplı ürün miktarı hakkında bilgi olmadığı görüldü. Ayıplı ifa olarak kabul edilirse, eserin davalı tarafından teslim alındığı sırada usulüne uygun yapılan gözden geçirme ile var olan bozukluğun görülüp görülemeyeceği, Renk uyumsuzluğu ve kısmen bölgesel yığılma davalı tarafından teslim alındığında görülme imkanı olabilmektedir. Diğer ayıplar sonradan oluşmaya başladığı için görülemebi Ayıplı ifaların gizli ayıp olup olmadığı, Davaya konu görselleri beyan edilen davlumbazların üzerinde bulunan noktasal kabarcıklanma, pütürleşme, belli bir süre geçtikten sonra oluştuğundan gizli ayıplı olarak değerlendirilmekte olduğu" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava; taraflar arasındaki ticari ilişki ve ticari ilişkiden kaynaklanan faturalar nedeniyle başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali isteminden ibaret olan itirazın iptali davasıdır.
Dosya kapsamından; davacı şirketin 72.213,73 TL asıl alacağının tahsili için davalı aleyhine ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takip başlattığı, davalının süresinde borca itiraz ettiği, bir yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptali ve takibin devamı için eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen 21/09/2022 tarihli bilirkişi raporunda taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu ve bu kapsamda davacının düzenlediği faturaların her iki tarafın da usulüne uygun tutulan defterlerine kaydedildiği, her iki tarafın ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacının 72.213,77 TL alacağı bulunduğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davacının hizmeti eksik ve ayıplı ifa edip etmediği noktasında toplanmaktadır.
6102 Sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi tacirler arasındaki hizmetin ayıplı olması halinde yapılması gereken işlemleri düzenlemektedir. Anılan maddeye göre hizmet alan tacir, malın ayıplı olduğu açıkça belli değilse, malı teslim aldıktan sonra malı incelemek veya incelettirmek, malın ayıplı olması halinde 8 gün içinde bu durumu hizmet verene iletmek durumundadır (Yargıtay 23. HD'nin 2016/991 Esas, 2018/5119 Karar sayılı kararı).
Mahkememizce 17/02/2021 tarihli 3 nolu celsede, davalı vekiline ayıp konusu malların incelenmek için nerede bulunduğu konusunda beyanda bulunmak üzere 2 haftalık süre verilmiş, aksi halde dosya kapsamına göre karar verileceği ihtar edilmiş, davalı vekili tarafından beyanda bulunulmamıştır. Mahkememizce davalı vekili tarafından dosyaya sunulan fotoğraf ve diğer bilgiler irdelenmek suretiyle, fotoğrafta belirtilen ayıpların dava konusu davlumbaza ait olup olmadığının tespit edilip edilemeyeceği, davlumbazın boyama işleminin ayıplı olup olmadığının tespiti yönünden bilirkişi tarafından ayıplı ifa olup olmadığı, ayıplı ifa olarak kabul edilirse, eserin davalı tarafından teslim alındığı sırada usulüne uygun yapılan gözden geçirme ile var olan bozukluğun görülüp görülemeyeceği, ayıplı ifaların gizli ayıp olup olmadığı hususunda rapor alınmış, 24/04/2024 tarihli raporda, fotoğraflardaki malzemelerin fatura konusu ürünlere ilişkin olup olmadığına dair değerlendirme yapılamayacağı, fotoğraflara göre davlumbazların üzerinde bulunan noktasal kabarcıklanma ve pütürleşmenin gizli ayıplı olarak nitelendirilebileceği, renk uyumsuzluğu ve kısmen bölgesel yığılmanın ürünlerin teslim alındığında görülebileceği yönünde görüş bildirilmiştir.
Somut olayda, davalı ayıplı olduğunu iddia ettiği malları mahkeme incelemesine sunmadığı gibi bu hususta yapılmış bir delil tespiti de yoktur. Bununla birlikte cevap dilekçesinde ekinde bir kısım elektronik posta yazışmaları sunulmuş ise de yazışmalar davalı ile davalı müşterisi dava dışı üçüncü şahıs arasındadır. Dolayısıyla tacir olan davalı, verilen hizmetin ayıplı olduğuna hususunda süresinde davacıya ayıp ihbarında bulunduğuna ilişkin delil de sunmuş değildir. Her ne kadar davalı tanığı, davalı müşterisi üçüncü şahıs/şirket tarafından bildirim yapıldığında bu bildirimlerin davacıya elektronik posta yoluyla iletildiğinden bahsetmiş ise de elektronik posta yoluyla bu ayıp ihbarının yapıldığı da ispat edilememiştir. Bunun yanında bilirkişinin fotoğraflardan ayıplı olduğunu tespit ettiği ürünlerin dava konusu ürünler olup olmadığı da şüpheden uzak ve net şekilde anlaşılamamıştır. Bu nedenle mahkemece davanın kabulüne ile davalının .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 72.213,73 TL asıl alacak üzerinden devamı ile takibin 72.213,73 TL'lik kısmına takip tarihinden itibaren yıllık %19,5 ve değişen oranlarda avans faizi işletilmek suretiyle devamına, hükmedilen alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan hükmedilen alacağın %20'si oranında 14.442,74 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınıp davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın kabulü ile davalının .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 72.213,73 TL asıl alacak üzerinden devamı ile takibin 72.213,73 TL'lik kısmına takip tarihinden itibaren yıllık %19,5 ve değişen oranlarda avans faizi işletilmek suretiyle devamına,
Hükmedilen alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan hükmedilen alacağın %20'si oranında 14.442,74 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınıp davacıya verilmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 4.932,92 TL nispi karar harcının peşin alınan 1.233,23 TL harçtan mahsubu ile geri kalan 3.699,69 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan dava açılırken yapılan toplam 1.284,03 TL(44,40 TL BVH, 6,40 TL VSH, 1.233,23 TL peşin harç) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 952,20 TL (102,20 TL tebliğler ve posta, 850,00 TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL’nin davalıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.04/06/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır