WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

İSTANBUL 7. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2018/89 Esas
KARAR NO :2024/294

DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:26/01/2018
KARAR TARİHİ:08/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; davacı ... İle davalı ... A.Ş. Arasında davacı tarafından satılıp teslim edilen emtiası nedeniyle bir ticari iş ilişkisi bulunduğunu, davalı tarafın kendisine satılıp eksiksiz bir şekilde teslim edilen tekstil mamulleri ve ilgili işlemleri sebebiyle tarafına kesilen faturalar ile kur farklarından kaynaklanan borçlarına dair düzenlenen faturaların ödemelerini yapmaması, geciktirmesi ve eksik yapması neticesinde davalı aleyhine davacı tarafından .... İcra müdürlüğü ... esas sayılı dosya üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının başlatılan icra takibi neticesinde kendisine tebliğ edilen ödeme emrine haksız bir şekilde itiraz ettiğini, davalının haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali istemi ile davayı açma zorunluluğu doğduğunu, davalı tarafın yetki itirazının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup yetkili icra dairesinin İstanbul icra daireleri olduğunu, davacı ile davalı arasında ticari bir iş ilişkisi mevcut olduğunu, bu ilişki sonucunda davalıya satılıp teslim edilen emtia nedeni ile ve kur farkları nedeni ile kesilen faturalardan kaynaklı bakiye alacak için icra takibi yapıldığın, davacı şirket adresinin ... Mah. ... Sk. No:36 Şişli/ İstanbul olup İstanbul adliyesi yetki sınırlarında olduğunu, yukarıda açıklanan nedenler ve mahkemece resen dikkate alınacak nedenlerle, davanın kabulü ile davalının .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki haksız ve hukuka aykırı olarak yapılmış yetkiye ve borca itirazın iptalini, takibin devamını, haksız itiraz ile takibin gecikmesine sebebiyet veren borçlunun takip tarihindeki alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, dava masrafları ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın bila tarihli beyan dilekçesinde, tebligatı sehven yaptığını açıkça ifade ettiğini davacının davalı şirkete usul ve yasaya uygun tebligat yapmadığını, haberdar etme amacının hukuka uygun gerçekleşmemesi ile taraf teşkili sağlanamadığını, bu sebeple tebligatın hukuka uygun olmadığının tespitini ve cevap dilekçesinin süresinde olduğunun kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafın dava konusu iddia ve taleplerini kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafın dava konusu taleplerinin zaman aşımına uğradığını, zaman aşımı itirazı sebebiyle huzurda görülen davanın reddini talep ettiklerini, davacının taraflar arasında alım satım ilişkisi gerçekleştiğini iddia ettiğini ancak dosyaya alım satım akdinin gerçekleştiğine yönelik yazılı bir sözleşme sunmadığını, davacının taraflar arasında akdi bir ilişki gerçekleştiğini ispat edemediğini, huzurda görülen davanın husumetten reddini talep ettiklerini, yetki itirazları olduğunu, yetki itirazının kabulü ile dosyanın yetkili ... mahkemesine tevdiini talep ettiklerini, görev itirazları olduğunu, davacının dosyaya taraflar arasında ticari bir ilişki gerçekleştiğine yönelik delil sunamadığını, sırf fatura tanziminin alacaklı addedilmek için yeterli olmadığını, bu sebeple davanın görev yönünden reddedilerek dosyanın asliye hukuk mahkemesine gönderilmesini, arz ve izah ettiği sebeplere binaen, tebligata yönelik itirazları ve cevap dilekçesinin süresinde olduğunun, kabulünü, usuli itirazlarının kabulünü, zamanaşımı itirazının kabulünü, davanın reddini, davacı tarafın dayanak icra takibinin %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatından sorumlu tutulmasını, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutularak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların; taraflar arasındaki ticari iş-ticari işten kaynaklanan fatura alacağına yönelik başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali isteminden ibaret olduğu görüldü.
DELİLLER;
... Vergi Dairesine müzekkere yazılarak ... Şirketinin BA-BS formları celp edilmiştir.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 08/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; " Davacının incelenen ticari defter kayıt ve belgelerine göre, davacı tarafın davalı taraftan, 01.02.2017 takip tarihi itibarı ile davalı taraftan 18.566,09 TL (6.093,92 USD karşılığı) alacaklı olduğu, tarafların %20 inkâr tazminatı talebinin Sayın Mahkeme'nin takdirinde olduğu" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince ek bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 05/11/2020 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "Taraf beyan ve itirazlarının kök raporda yer alan görüşü değiştirme gerekliliğini doğurmadığı, Davacının incelenen ticari defter kayıt ve belgelerine göre, davacı tarafın davalı taraftan 01.02.2017 takip tarihi itibarı ile davalı taraftan 18.566,09 TL (6.093,92 USD karşılığı) alacaklı olduğu, tarafların % 20 inkâr tazminatı talebinin Sayın Mahkeme'nin takdirinde olduğu" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince ek bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 14/03/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Davacı tarafın ticari defterinde kayıtlı 23.10.2014 tarihli 80997 numaralı, 12.11.2014 tarihli 81057 numaralı faturanın davalı ticari defterine işlenmediği, dosya içerisinde davacı ile davalı arasındaki tüm cari hesap dökümü bulunmadığı, Bu nedenlerle hesaplama yapılamadığı" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince ek bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 14/02/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Davacı tarafın davalı tarafa, 2014-2015 yıllarında 3 adet KDV Dahil toplamı 58.995,14 TL bedelli kur farkı faturası düzenlediği, talimat mahkemesi bilirkişi raporunda davalı ticari defterine kayıtlı olmadığı belirtilen, davacı tarafın ticari defterinde kayıtlı 23.10.2014 tarihli 80997 numaralı, 12.11.2014 tarihli 81057 numaralı faturaların her ikisinin de Gelir İdaresi Başkanlığı ... Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından dosya içerisine 26.09.2023 tarihli dilekçesi ekinde sunulan davalı tarafa ait BA Formu ile bildirimde bulunulduğu, raporun değerlendirme kısmında yapılan detaylı açıklamalara göre kur farkı ve vade farkı toplamının 58.970,31 TL olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava; taraflar arasındaki ticari iş-ticari işten kaynaklanan fatura alacağına yönelik başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
Dosyaya getirtilen .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 01/02/2017 tarihinde 7 örnek nolu ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin 06/03/2017 tarihinde tebliğ edildiği, davalının borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, itirazın ve 26/01/2018 tarihinde açılan davanın süresinde olduğu görülmüştür.
Davalı tarafça icra takibinin yetkisine itiraz edilmiş ise de TBK 89. Maddesi gereği alacaklının yerleşim yeri icra dairelerinin de yetkili olduğu anlaşılmakla icra dairesinin yetkisine yapılan itirazın reddine karar vermek gerekmiştir.
Mahkememizce davalı ticari defterlerinin incelenmesi için talimat yoluyla alınan 10/04/2019 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı şirketin dosyaya dava konusu olarak 9 adet fatura ve 3 adet sevk irsaliyesi eklediği, faturaların toplam bedelinin 148.224,91 USD, TL karşılığının 284.041,28 TL olduğu, bu faturalardan 10.438,79 TL tutarındaki faturanın muhatabının davalı olmadığı, davalı ticari defterlerine de işlenmediği, diğer faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı şirketin 2014 yılı kapanış kaydında davacıya 78.316,61 TL borçlu olduğunun kayıtlı olduğu ancak 31/12/2015 itibariyle davalı şirketin yevmiye defteri kapanış maddesinde bir çok işletmeye borcu olduğu halde davacı şirketi borcunun olmadığı tespit edilmiştir. Talimat yolu ile iki kez ek rapor alınması için talimat yazıldığı görülmekle talimat sonucu düzenlenen raporlarda kök raporda herhangi bir değişiklik yapılmadığı görülmüştür.
Mahkememizce davacı ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen 17/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda; davacının davalıdan 303.070,95 TL mal satış faturası + 58.995,14 TL kur farkı faturası karşılığında toplam 362.066,09 alacak kaydettiği, toplam 343.500,00 TL tahsilat yaptığı, buna göre 18.566,09 TL alacağı kaldığı, davacının kestiği faturaların USD olarak düzenlendiği, davalı taraftan yapılan tahsilatın tahsil tarihindeki kur üzerinden fatura alacağından düştüğü, davacının davalı taraftan 6.093,92 USD cari hesap alacağının olduğu, ticari defterlerine 18.566,09 TL karşılığı işlediği tespit edilmiştir.
Mahkememizce 05/11/2020 tarihinde bilirkişiden ek rapor alınmış, ek raporda, "dosya içerisine sunulan davalı taraf ticar idefterlerine ilişkin düzenlenen bilirkişi raporunda, davalı şirketin 2014 yılı kapanış kaydında davacının 78.316,61 TL alacaklı olduğu, tarafların incelenen ticari defter kayıt ve belgelerine göre, 31.12.2014 tarihinde davacının davalıdan 78.316,61 TL alacaklı olduğu konusunda tarafların mutabık olduklarının görüldüğü, bu nedenle 2014 yılına ait davacı tarafın davalı taraf adına düzenlemiş olduğu faturaların davalı ticari defterlerine işlendiğinin anlaşıldığı, davacı tarafın davalı tarafa 2015 yılında 5 adet toplamı 204.749,48 TL (63.149,55 USD karşılığı) bedelli fatura kesip ticari defterlerine alacak işlediği, davalı taraf ticari defterlerine ilişkin düzenlenen bilirkişi raporunda davalı şirketin 2015 yılında 3 adet 153.295,85 TL (63.149,55 USD karşılığı) mal alış faturası 1 adet toplamı 30.055,38 TL kur farkı faturasının davalı kayıtlarında mevcut olduğu, davacı tarafın davalı taraf adına düzenlemiş olduğu 31.12.2015 tarihli 393589 sıra numaralı "Kur Farkları" açıklamalı toplam 21.398,25 TL fatura dışındaki tüm faturaların davalı ticari defterlerine işlendiği, dosya içerisinde davalı tarafın davacı taraf adına düzenlemiş olduğu iade faturası veya faturalara itiraz ettiğine dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, buna göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 18.566,09 TL alacaklı olduğu" tespit edilmiştir.
Mahkememizce 14/02/2024 tarihinde bilirkişiden ek rapor alınmış, ek raporda, "davacı tarafın davalı tarafa 2014-2015 yıllarında 3 adet KDV dahil toplamı 58.995,14 TL bedelli kur farkı faturası düzenlediği, talimat mahkemesi bilirkişi raporunda davalı ticari defterine kayıtlı olmadığı belirtilen, davacı tarafın ticari defterinde kayıtlı 23.10.2014 tarihli 80997 numaralı, 12.11.2014 tarihli 81057 numaralı faturaların her ikisinin de GİB ... Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından dosya içerisine 26/09/2023 tarihli dilekçesi ekinde sunulan davalı tarafa ait BA formu ile bildirimde bulunulduğu, yapılan hesaplamaya göre kur farkı ve vade farkı toplamının 58.970,31 TL olduğu tespit edilmiştir.
Kur farkı alacağının istenebilmesi için, taraflar arasında kur farkının ödeneceğine ilişkin bir sözleşmenin veya dövize endeksli bir ticari ilişkinin bulunması gerekir. Yabancı para üzerinden kurulan temel ilişkide, fatura tarihindeki kur ile ödeme tarihindeki kur arasındaki fark varsa bu fark kur farkı alacağıdır. Bu nitelikteki bir alacağın istenebilmesi için uygulama ya da teamül aranmaz. Kur farkı alacağı fatura tarihi ile ödeme tarihi arasındaki farktan kaynaklanan alacak olduğundan ancak TL olarak istenebilir.
Kur farkı faturası yabancı para alacağı (döviz) üzerinden düzenlenen faturanın düzenlediği tarihin kuru ile faturanın tahsil edildiği tarihin kuru arasındaki farktan kaynaklanan ve TL olarak doğan bir alacaktır. Kur farkı düzenlenen temel ilişkide asıl alacak miktarı döviz olarak aynı kalmaktadır.
Mahkememizce taraf ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede uyuşmazlığın kaynağının kur farkından kaynaklı alacak olduğu, taraf ticari defterlerine kayıtlı faturaların USD cinsinden düzenlendiği, buna göre taraflar arasında yabancı para üzerinden kurulan temel ilişkide fatura tarihi ile ödeme tarihi arasındaki farktan kaynaklanan alacağın davacı alacaklı tarafça talep edilebileceği değerlendirilmiştir.
Talimat mahkemesi bilirkişi raporunda davalı ticari defterine kayıtlı olmadığı belirtilen, davacı tarafın ticari defterinde kayıtlı 23.10.2014 tarihli 80997 numaralı, 12.11.2014 tarihli 81057 numaralı faturaların her ikisinin de GİB ... Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından dosya içerisine 26/09/2023 tarihli dilekçesi ekinde sunulan davalı tarafa ait BA formu ile bildirimde bulunulduğu görülmekle Yargıtay 11 HD'nin 2020/4548 esas, 2021/6954 karar, 08/12/2021 tarihli, 2021/442 esas 2022/4573 karar 07/06/2022 tarihli, 2020/5545 esas 2021/50 karar 18/01/2021 tarihli vb. emsal ilamları da gözetilmek suretiyle BA formu ile bildirimde bulunan davalının yerleşik yargı kararlarına göre mal veya hizmeti aldığının kabulü yerleşik yargı uygulaması gereği olduğundan, BA formu ile söz konusu faturalarla bildirimde bulunan davalının kur farkı faturalarını kabul ettiği kanaatine varılmıştır.
Yerleşik yargı kararlarına göre çek ile ödeme kabul eden alacaklının kur farkı talep edemeyeceği sabit olup, davacının çek ile yaptığı tahsilatlardan kaynaklı oluşan 14.02.2024 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen 12.079,90 TL kur farkı mahkememizce kabul görmemiştir.
Yabancı para borçlusu borcunu vade/fiili ödeme tarihindeki rayiç değer üzerinden TL olarak ödemiş ise ve fiili ödeme/vade tarihindeki kur borcun doğduğu tarihteki tarihindeki kurdan yüksek ise, yabancı para alacaklısı, TBK'nın 99/2 maddesi uyarınca borcun doğumu tarihi ile fiili ödeme/vade tarihi arasındaki kur farkını talep edebilecek ise de vade farkının talep edilebilmesi için kural olarak teamül aranır. Buna göre 14.02.2024 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen 16.363,83 TL'lik alacak, taraflar arasında vade farkının talep edilebileceğine ilişkin bir teamül bulunduğu tespit edilemediğinden kabul görmemiştir.
Yukarıda bahsedilen 12.079,90 TL'lik kur farkı ve 16.363,83 TL'lik vade farkı haricinde 14/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen 11.960,48 TL'lik kur farkından ve 18.566,09 TL'lik kur farkı bedelinden davalının borçlu olduğu tespit edilmiş, davacı tarafça takip talebinde 18566,09 TL'lik alacak yönünden takipte bulunulduğundan taleple bağlı kalınmıştır.
Yargılama sırasında davalının iflas etmesi nedeniyle eldeki dava, kayıt kabul davasına dönüşmüştür. İİK'nın 195.maddesi uyarınca, iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faizler ana paraya eklenir. Bu doğrultuda kayıt kabule esas alacak tutarı mahkememizce resen hesaplanmış 18.566,09 TL asıl alacağın ve iflas tarihine kadar işlemiş 5.970,17 TL faizin ... İcra (İflas) Müdürlüğünün... İflas sayılı dosyasında tasfiye işlemleri yürütülen müflis şirketin iflas masasına kayıt ve kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
Kayıt kabul davasına dönüşen davanın kabulü ile;
Davacının 18.566,09 TL asıl alacak, 5.970,17 TL iflas tarihine kadar işlemiş faiz olmak üzere toplam 24.536,26 TL alacağının ... İcra (İflas) Müdürlüğünün... İflas sayılı dosyasında tasfiye işlemleri yürütülen müflis şirketin iflas masasına kayıt ve kabulüne,
1-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 427,60TL nispi karar harcının peşin alınan 317,07 TL harçtan mahsubu ile geri kalan 110,53 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan dava açılırken yapılan toplam 358,17 TL( 35,90 TL BVH, 5,20 TL VSH, 317,07 TL peşin harç) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 2.477,43 TL (1.127,43 TL tebliğler ve posta, 1.350,00TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/05/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır