T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/170 Esas
KARAR NO : 2024/355
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/10/2017-17/10/2017
KARAR TARİHİ : 06/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Asıl dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; müvekilinin nakit ihtiyacı sebebi ile davalı ...' dan 236.000,00-TL nakit borç talebinde bulunmuş, buna karşılık olarak ... Bankası ... Şubesi tarafından düzenlenecek 230.000,00-TL bedelli teminat mektubunu davalıya vermeyi kabul etmiş ve bu şekilde aralarında bir sözleşme akdedilmiş olduğunu, banka teminat mektubu hazırlanana kadar müvekkilinin borcunun teminatını oluşturmak amacıyla ... Bankası ... Şubesi ... nolu hesaba ait ... tarihli ... seri nolu 92.000,00-TL, ... tarihli ... seri nolu 72.000,00-L ve ... tarihli ... seri nolu 72.000,00-TL bedelli çekleri vermiş olduğunu, davalının sözleşme gereği müvekkiline ödenmesi gereken 236.000,00-TL ödemenin yapılmadığını, bunun üzerine teslim edilen çeklerin geri istenmesine rağmen müvekkile iade edilmediğini , bu arada çekleri bankaya ibraz ederek arkasını yazdıran davalının müvekkili aleyhinde icra takipleri yapmaya başladığını, ... seri nolu 92.000,00-TL bedelli çek için ... 33.İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyası ile icra takibine girişilmiş olduğunu beyanla müvekkilinin davalıya 236.000,00-TL borçlu olmadığının tespitine, davalının elinde bulunan çeklerin istirdadına haksız icra takipleri sebebi ile %20 kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen ... 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2... esas sayılı dava dosyasında; davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; müvekkilinin davalıdan 18/08/2016 tarihli sözleşme ile 187.500,00 TL nakit borç para temin ettiğini, buna karşılık sözleşmede belirtilen ... Bankası ... Şubesine ait 180.000,00 TL bedelli teminat mektubunun kendisine teslim edildiğini, müvekkilinin davalıya sözleşmede belirtilen vade ve tutarlara uygun olarak 150.000,00 TL ödeme yapıldığını, ancak davalı şirketin kendisine teslim edilen teminat mektubunu nakde çevirdiğini, sözleşmeye göre müvekkilinin ödemesi gereken 20/05/2017 vadeli 18.750,00 TL ve 20/06/2017 vadeli 18.750,00 TL düşülecek olursa davalının 142.500,00 TL haksız ve fazla kazanç elde ettiğini beyanla haksız ve hukuka aykırı olarak tahsil edilen 142.500,00 TL'nin tahsil tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA /
Asıl dava dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; bu dava müvekkilin alacağını tahsil etmesini engellemeye matuf afaki iddialar içermekte olduğunu, davacı taraf ödeme yerine geçen bir kambiyo evrakı ile borcunu ödemiş ve dava konusu çekleri müvekkile teslim etmiş olduğunu, dava konusu çekler sebebinden mücerret borç ikrarını içeren bir kambiyo evrakı olduğunu, davacı taraf takip konusu yapılan çeklerden dolayı borcunun bulunmadığını, müvekkilin elinde bulunan çeklerin istirdatını iddia ettiğine göre bu iddiasını HMK uyarınca aynı nitelikte yazılı delille kanıtlamak zorunda olduğunu, dava kambiyo senedinden dolayı borçlu olunmadığının saptanması istemine dair olduğu için konunun kambiyo, ispat hukuku ve muvazaa açısından ele alınması gerektiğini, davacı taraf çeklerdeki imzayı inkar etmemiş, takibe konu yapılan çekler sebebiyle müvekkile borçlu bulunmadığının iddia ederek borçlu olmadığının tespitini istemiş olduğunu, çeklerde bulunan imza inkar edilmediğine göre davacı çek dışında temel talebinin karşılanmasını istemekte olduğunu beyanla davanın reddine, davacının kötü niyet olması sebebiyle %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
Birleşen ... 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dava dosyasında; davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; davacı ile müvekkili arasında imzalanan sözleşme gereği davacının müvekkilinden 187.500,00 TL borç para aldığını ve bu borcunu geri ödeme hususunda 18/08/2016 tarihinde protokol yapıldığını, borcun teminatı olarak 180.000,00 TL tutarında teminat mektubu verildiğini ve protokole uyulmamasının cezai şartı olarak teminatın irat kaydedileceğinin taraflar arasında kararlaştırıldığını, 20/06/2017 tarihinde 18.750,00 TL ödeme yapmayı davacının taahhüt ettiğini, ancak belirlenen vadelerde ödeme yapılmadığını, davacının protokol şartlarını ihlal etmesi nedeniyle müvekkilinin protokolden kaynaklı alacakları baki kalmak kaydı ile teminat mektubunu irat etmek üzere nakde çevirdiğini, bu işlemin borca mahsup olmayıp davacının sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle teminat mektubunun irat kaydedilmesi işlemi olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR /
Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, ... 33.İcra Müdürlüğü'nün ... ve... esas sayılı takip dosyaları celbedilmiş ve tarafların ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporu alınmıştır.
Dava konusu; ... Bankası ... Şubesi ... nolu hesaba ait ... tarihli ... seri nolu 92.000,00-TL bedelli, ... Bankası ... Şubesi ... nolu hesaba ait ... keşide tarihli ... seri nolu 72.000,00-TL bedelli çek asılları ve ... Bankası ... Şubesi'nden alınan 18708/2016 tarihli sözleşmenin aslı gibidir şerhli kaşeli sözleşme örneği, yine aslı gibidir kaşeli 23/08/2016 tarihli, ... ...bank ...şubesi'ne ait teminat mektubu ve bu mektuba ait yazışmalar, 5 adet ödeme makbuzu mahkememiz kasasına alınmıştır.
Mahkememizin 17/01/2019 tarihli duruşmasının (4) numaralı ara kararı ile; ''Davacının iddiası ve tüm dosya kapsamına göre, ASIL VE BİRLEŞEN DOSYALARDA ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlıkların halli için tarafların 2016 ve 2017 yılı Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde Mahkememizce re'sen seçilecek olan bir SMMM bilirkişisi vasıtası ile bilirkişi incelemesi yaptırılmasına'' dair karar verilmiş ve SMMM bilirkişisi ... tarafından tanzim edilen 18/04/2019 teslim tarihli bilirkişi raporunda özetle;
-Davacı tarafça ibraz edilen yasal defterlerin (HMK md.222) uyarınca davacı lehine delil niteliğinin bulunduğu,
-Davacının asıl davada 236.000,00-TL'lik çekler ile ilgili borçlu olmadığına ilişkin talebi ile ilgili yapılan değerlendirmelere ve tespitlere göre;
Davacı ile davalı arasında bila tarihli sözleşme kapsamında davalının davacıya 236.000,00-TL'lik ödeme yaptığına dair herhangi bir belgenin bulunmadığı,
Davalının davacıya 236.000,00-TL'lik borç verdiği dosya kapsamında belirlenemediği dikkate alındığında asıl davaya konu olan ... Bankası ... Şubesi ... nolu hesaba ait ... tarihli, ... seri nolu 92.000,00-TL, ... tarihli ... seri nolu 72.000,00-TL ve ... tarihli ... seri nolu 72.000,00-TL bedelli çekler ile ilgili davacının davalıya borçlu olamayacağının kabulünün gerekeceği,
-Birleşen davada davacının davalıdan 187.500,00-TL'sini aldığına dair kabulünün olduğu,
Davacının aldığı borç karşılığında davalıya 31/01/2017 tarih 93.000,00-TL, 19/04/2017 tarih 18.750,00-TL ve 24/05/2017 tarih 18.000,00-TL olmak üzere 129.750,00-TL'lik ödeme yaptığı,
Davacının davalı ile yaptığı sözleşme içeriğine uygun ödemelerini yapmadığı,
Taraflar arasındaki 18/08/2016 tarihli sözleşmede; "ödeme yapılan tutarlar verilen teminattan düşülerek teminatın ödenen kısmı kadar iade edilerek kalan borçlu tutar kadar teminat verileceği, sözleşme şartları yerine getirilmediği takdirde teminat mektubu irad kaydedileceği, ödeme şartları her ayın 20'sinde olmak üzere olabilecek bir gecikme teminat mektubunun nakde çevrilmesi için 10 gün opsiyon verilmekte olduğu, eğer bu süre içeresinde ödeme yapılmaz ise teminat mektubu irad kaydedileceği" hükmünün yer aldığı, hükme göre davacının sözleşmeye uygun ödeme yapmaması dolasıyla teminat mektubunu irat olarak kaydedeceği hükmünün sayın mahkeme tarafından kabul edilmesi halinde davalı ...'nın ... nolu 180.000,00-TL'lik teminat mektubunun 07/07/2017 tarihinde nakde çevirmesini cezai şart bedeli olarak kabul edilebileceği, bu durumda davacının birleşen davadaki talebinin reddinin gerekeceği,
Mahkemenin 129.750,00-TL'lik ödemenin yapılması dolayısıyla davacının borcunun (187.500,00-TL -129.750,00TL) 57.750,00-TL'lik borcu kaldığına kanaat getirmesi halinde ise davalının davacıdan tahsil ettiği (180.000,00-TL-577,750,00-TL) 122.250,00-TL'sinin 07/07/2017 ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davacıya iadesine hükmedilebileceği,
görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Mahkememizin 27/09/2019 tarih, 2017/901 Esas ve 2019/808 Karar sayılı ilamı ile; ''Asıl ve birleşen davanın REDDİNE..." karar verildiği, işbu karara karşı asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44.Hukuk Dairesinin 09/02/2024 tarih, 2020/2507 Esas ve 2024/220 Karar sayılı ilamı ile;
"...Eldeki dosyada, dava değeri üzerinden harç alınmadığı, ancak harçlandırılmamış dava değeri üzerinden karşı vekalet ücretine hükmedildiği, bu nedenle yargılamanın yürütülmesine ilişkin zorunlu usuli işlemler yapılmamış olduğundan esasa ilişkin nedenler incelenmeksizin istinaf başvurusunun kabulü gerektiği anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun kısmen kabulü ile 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen KABULÜ ile; 2-... 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/09/2019 tarih, ...E. ...K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine,...'' karar verilerek dosyanın Mahkememize gönderildiği ve Mahkememizin 2024/170 Esas sayılı sırasına kaydedildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizin 19/03/2024 tarihli tensip tutanağının (4) ve (5) numaralı ara kararları üzerine; asıl ve birleşen davacı vekilince 04/04/2024 tarihinde eksik olan harçların Mahkememiz dosyasına yatırıldığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Asıl dava İİK'nun 72 maddesine dayalı menfi tespit ve çek istirdadı, birleşen dava ise istirdat istemine ilişkindir.
Asıl davada davacı, 236.000,00-TL nakit borç karşılığında davalıya ... Bankası ... Şubesi tarafından düzenlenecek 230.000,00-TL bedelli teminat mektubunu davalıya vermeyi üstlendiğini, banka teminat mektubunu hazırlanana kadar borcun teminatını oluşturmak amacıyla ... Bankası ... Şubesine ait ... tarihli ... seri nolu 92.000,00-TL, ...tarihli ... seri nolu 72.000,00-TL ve ... tarihli ... seri nolu 72.000,00-TL bedelli çekleri verdiğini, davalının üstlendiği 236.000,00-TL ödemeyi yapmadığını, çekler de iade edilmediğini ve icra takiplerine başladığını, davalıya 236.000,00-TL borçlu olmadığının tespitine, davalının elinde bulunan çeklerin istirdadına kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı, davalıdan 18/08/2016 tarihli sözleşme ile 187.500,00 TL nakit para karşılığı ... Bankası ...Şubesine ait 180.000,00 TL bedelli teminat mektubunu teslim ettiğini, sözleşmede belirtilen vade ve tutarlara uygun olarak 150.000,00 TL ödeme yapıldığını, ancak davalı şirketin teminat mektubunu nakde çevirdiğini, sözleşmeye göre 20/05/2017 vadeli 18.750,00 TL ve 20/06/2017 vadeli 18.750,00 TL ödenmesi gereken borç düşüldüğünde davalının 142.500,00 TL fazla kazanç elde ettiğini beyanla fazla ödenen bedelin tahsilini talep etmiştir.
Davalı ise çeklerin borcun karşılığı ödeme aracı olarak teslim edildiğini, birleşen davada ise sözleşmeye uyulmaması halinde cezai şartı olarak teminatın irat kaydedileceğinin taraflar arasında kararlaştırıldığını, sözleşmenin ihlali nedeniyle teminatın nakde çevrilmesi işleminin borca mahsup işlem olmayıp irat kaydedilmesi işlemi olduğunu beyan etmiştir.
Asıl davanın konusu kambiyo senedi olan çeklerin bedelsizliği iddiasıdır. Birleşen davanın konusu ise, taraflar arasındaki sözleşmede yer alan cezai şart hükmü gereği davalının borcun ifası haricinde ayrıca teminatı cezai şart olarak irat kaydetmesinin hukuka uygun olup olmadığına ilişkindir.
Tüm dosya kapsamına göre;
Asıl dava yönünden yapılan incelemede; Çeklerin ibraz ve ödeme bilgileri için muhatap bankaya yazılan yazı cevaplarından, her üç çekin davalı tarafından ibraz süresi içerisinde ibraz edildikleri ve karşılıksız çıktıkları anlaşılmıştır. Davalı tarafça menfi tespit talebine konu çeklerin soyut borç ikrarı niteliğinde olduğu ve ödenmedikleri, menfi tespit talebinin yerinde olmadığı savunulmuştur. Menfi tespit davalarında kural olarak ispat yükü alacaklı üzerindedir. Ancak kambiyo hukuku çerçevesinde, bir kambiyo senedinden ötürü borçlu bulunulmadığını ispat yükü borçluya geçer. Bunun istisnası alacaklının senet metnini talil etmesidir. Somut olayda her ne kadar davalı tarafça dava konusu çeklerin, taraflar arasındaki yukarıda izah edilen sözleşmeye istinaden teminat amacı ile verildiği savunulmuş ise de, sözleşmede teminat olarak çek keşide edileceğine dair bir düzenleme bulunmadığı gibi, dava konusu çeklerin üzerinde teminat kaydı bulunmamaktadır. Davalı taraf senet metnini talil mahiyetinde savunmada bulunmamıştır. Ödeme aracı mahiyetindeki dava konusu çeklerin teminat olarak verildiklerini ve bedelsiz olduklarını ispat yükü davacı üzerindedir. Davacının bu iddiasını yazılı delil ile ispat etmesi gerekir. Bu yönde yazılı delil sunamayan ve yemin deliline de dayanmayan davacının davasını reddetmek gerekmiştir.
Birleşen dava yönünden yapılan incelemede; ... Şubesi'ne yazılan yazı cevabından dava konusu teminat mektubunun 07/07/2017 tarihinde nakde çevrildiği ve 180.000,00-TL nin davalıya ödendiği anlaşılmıştır. Mahkememizce yaptırılan mali bilirkişi incelemesi neticesinde, davacının kendi defterlerine göre davalıya 30/01/2017 tarihinde 93.000,00-TL, 19/04/2017 tarihinde 18.750,00-TL ve 24/05/2017 tarihinde 18.000,00-TL olmak üzere toplam 129.750,00-TL geri ödeme yaptığı anlaşılmıştır. Somut olayda uyuşmazlığın çözümü, sözleşmede ceza-i şart anlaşması bulunup bulunmadığının ve ceza-i şart anlaşması mevcut ise bu şartın hukuki mahiyetinin ne olduğunun(ifaya ekli-ifa yerine) tespiti ile mümkündür. Taraflar arasındaki sözleşmenin 4. maddesi "sözleşme şartları yerine getirilmediği takdirde teminat mektubu irat kaydedilir", 5. Maddesi ise "ödeme şartları her ayın 20'sinde olmak üzere olabilecek bir gecikme teminat mektubunun nakde çevrilmesi için 10 gün opsiyon verilmektedir. Eğer bu süre içerisinde ödeme yapılmaz ise teminat mektubu irat kaydedilir" hükümlerini içermektedir. Her iki maddede; sözleşmeye aykırılık halinde teminat mektubunun nakde çevrileceği düzenlenmiş olup, özellikle sözleşmenin beşinci maddesinde geri ödeme borcunun vadesinde ve en geç vadeden itibaren 10 günlük mehil içinde ödenmemesi halinde teminat mektubunun irat kaydedileceği açıkça kararlaştırılmıştır. Buna göre sözleşmenin beşinci maddesi ile borcun kararlaştırılan zamanda ifa edilmemesi hali ceza-i şarta bağlanmış olup, bu şart 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 179/2 maddesi kapsamında ifaya ekli ceza-i şart mahiyetindedir. Başka ifade ile borcun belirlenen vadede ödenmemesi halinde alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş ve ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça hem ifayı hem de ceza-i şartı isteyebilir. Somut olayda sözleşmede borcun 93.750,00-TL'si 20/01/2017, 18.750,00-TL'si 20/02/2017, 18.750,00-TL'si 20/03/2017, 18.750,00-TL'si 20/04/2017, 18.750,00-TL'si 20/05/2017 ve 18.750,00-TL'si 20/06/2017 tarihinde olmak üzere toplam altı taksitte ödeneceği kararlaştırılmıştır. Davacı kendi defterlerine göre 30/01/2017 tarihinde 93.000,00-TL, 19/04/2017 tarihinde 18.750,00-TL ve 24/05/2017 tarihinde 18.000,00-TL olmak üzere toplam 129.750,00-TL geri ödeme yapmıştır. Davacının borcun ilk taksidini 30/01/2017 tarihinde ve 93.000,00-TL olarak eksik ödediği, ikinci taksidini üç ay gecikmeli olarak 19/04/2017 tarihinde 18.750,00-TL olarak ödediği, üçüncü taksidini üç ay gecikmeli olarak 24/05/2017 tarihinde 18.000,00-TL olarak eksik ödediği, kalan taksitlerin ise vadelerinde ödenmedikleri gibi vadeden itibaren sözleşmede kararlaştırılan 10 günlük mehil içerisinde de ödenmedikleri açıktır. Buna göre davalının sözleşmenin 5. Maddesi uyarınca hem ifayı hem de ifaya ekli ceza-i şartı talep etme başka ifade ile teminat mektubunu nakde çevirme hakkı doğmuş olduğundan, davacının fazladan istirdat talebi yerine görülmemiş ve davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar asıl davada davalı olarak ...-... ile ... ayrı ayrı davalı gösterilmiş ise, ... ibaresinin gerçek kişi tacir olan ...'nın işletme adı olduğu, her iki davalının aynı kişi olduğu anlaşılmış ve gerekçeli karar başlığında da davalı tek kişi olarak gösterilmiştir.
Tüm bu nedenlerle, Mahkememizce Mahkememizin 27/09/2019 tarih, 2017/901 Esas ve 2019/808 Karar sayılı ilamında yer alan gerekçenin usul ve yasalara uygun olduğu ve BAM kaldırma kararının da usule (harç eksikliği) ilişkin olduğu kanaatine varıldığından asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
H Ü K Ü M /
1-Asıl ve birleşen davanın REDDİNE,
2-Asıl dava nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 427,60-TL maktu karar ve ilam harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 31,40-TL ve 3.998,89-TL tamamlama harcının toplamı olan 4.030,29-TL' den mahsubu ile hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde artan 3.602,69-TL harcın davacıya iadesine,
3-Asıl dava nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 37.400,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Asıl dava nedeniyle davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Asıl dava nedeniyle HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından geriye kalan kısmın hüküm kesinleştiğinde davacıya iadesine,
6-Davalı tarafından yatırılan gider avansı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Birleşen dava nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 427,60-TL maktu karar ve ilam harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 31,40-TL ve 2.402,14-TL tamamlama harcının toplamı olan 2.433,54-TL'den mahsubu ile hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde artan 2.005,94-TL harcın davacıya iadesine,
8-Birleşen dava nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 22.800,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Birleşen dava nedeniyle davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
10-Birleşen dava nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
11-Birleşen dava nedeniyle HMK.nun 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın hüküm kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinde itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/06/2024
Katip ...
¸
Hakim ...
¸
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!