WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 30 Haziran 2026

İSTANBUL 6. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/772 Esas
KARAR NO : 2024/343

DAVA : İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/12/2023
KARAR TARİHİ : 30/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; müvekkili ile davalı arasında ortaklık sözleşmesinin yapıldığını, aralarında para alış verişi ve davalı tarafça yurt dışı ile ticaret yapılacağının söylendiğini, daha sonra ticari ilişkinin sonlandığını ve davalının kendi yazısı ile bir miktar borçlu olduğunu ve para iadesini kabul ettiğini, Yazıda; "... 30.000 USD borcumu engeç 30.11.2019 başına kadar ödeyeceğim ... 07/10/2019" ibaresinin yer aldığını, müvekkilinin bir kısım ödeme aldığını ve bakiye 26.500 USD ana para alacağının tahsili için ... 30.İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyadan 16/12/2022 tarihinde takibin başlatıldığını, 18/01/2023 tarihinde borç ikrarını havi belgeler eklenerek vekile yapılan 2. tebligata da borçlu tarafın itiraz ettiğini, arada kısmi ödemenin tekrar elden geldiğini, dosyaya yapılan itirazın devam etmesi nedeni ile de işbu davanın açılmasının zaruri hale geldiğini, yapılan arabuluculuk görüşmelerinin de olumsuz neticelendiğini beyanla davanın kabulüne, ... 30.İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyası yapılan itirazın taleple sınırlı olmak üzere likit 25.000 USD dolar üzerinden iptalini, alacaklarının fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası ef. Satış kuru üzerinden TL karşılığının tahsilini, 25.000,00-USD alacaklarına takip tarihi 16/12/2022 tarihinden itibaren USD dövize kamu bankalarınca uygulanan en yüksek faiz oranında faizi ile birlikte tahsiline, %20 kötü niyet tazminatının davalıdan yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA /
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; Usule ilişkin olarak, davanın görevsiz mahkemede açıldığını ve usulden reddi gerektiğini, itirazın iptali davalarında görevli mahkemenin HMK'nın 1-4 maddelerine göre belirleneceğini, eldeki davanın mutlak veya nispi ticari dava olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını ve bu nedenle davanın görevsiz mahkemede açıldığını, işbu davanın adi alacak iddiasından kaynaklandığını, genel görev kuralı gereği davaya bakmakta asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğunu ve bu nedenle davanın görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, Esasa ilişkin olarak, davacı tarafça iddia edilen borç ilişkisini kesinlikle kabul etmediklerini, davalı müvekkilinin taraflar arasındaki adi veya ticari bir borç ilişkisinden kaynaklı olarak ödemesi gereken hukuken talep edilebilir bir alacağın söz konusu olmadığını, davacı tarafın alacak iddiasını mesnetsiz ve hukuken geçerli olmayan bir protokole ve okunaklı olmayan bir bloknot'a dayandırıldığını, dava konusu alacak ile ilgili müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığını, alacaklı olduğunu iddia eden davacının bunu ispatlaması gerektiğini, davacı tarafça başlatılan icra takip dosyasında yabancı para borçlarına ilişkin 3095 sayılı kanunun 4/A maddesine aykırı olarak faiz talep edildiğini beyanla davanın görevsiz mahkemede açılması nedeniyle usulden reddine, eğer esasa girilecekse haksız davanın reddine, müvekkili aleyhine kötü niyetli hareket ederek icra takibi başlatan takip alacaklısı davacı aleyhine takibe konu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE /
Davanın, alacağın tahsili amacı ile başlatılan ilâmsız icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.Maddesi uyarınca iptali ve icra inkâr tazminatının tahsili davasıdır.
6100 sayılı HMK'nın 2. maddesinde; "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir." hükmüne yer verilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlenmiş, anılan kanunun 5.maddesinde asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz, TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olmasını sağlamaz. Başka ifade ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Somut olayda; eldeki davada davacı taraf, taraflar arasında ortaklık sözleşmesinin yapıldığını, aralarında para alış verişi ve davalı tarafça yurt dışı ile ticaret yapılacağının söylendiğini, daha sonra ticari ilişkinin sonlandığını ve davalının kendi yazısı ile bir miktar borçlu olduğunu ve para iadesini kabul ettiğini, kendisinin bir kısım ödeme aldığını ve bakiye 26.500 USD ana para alacağının tahsili için .... 30.İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyadan 16/12/2022 tarihinde takibin başlatıldığını, 18/01/2023 tarihinde borç ikrarını havi belgeler eklenerek vekile yapılan 2. tebligata da borçlu tarafın itiraz ettiğini, arada kısmi ödemenin tekrar elden geldiğini, dosyaya yapılan itirazın devam etmesi nedeni ile de işbu davanın açıldığını iddia etmiş, davalı taraf ise, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, davacı tarafça iddia edilen borç ilişkisini kesinlikle kabul etmediğini, kendisinin taraflar arasındaki adi veya ticari bir borç ilişkisinden kaynaklı olarak ödemesi gereken hukuken talep edilebilir bir alacağın söz konusu olmadığını, davacı tarafın alacak iddiasını mesnetsiz ve hukuken geçerli olmayan bir protokole ve okunaklı olmayan bir bloknot'a dayandırdığını, dava konusu alacak ile ilgili kendisinin herhangi bir borcu bulunmadığını, alacaklı olduğunu iddia eden davacının bunu ispatlaması gerektiğini savunmuştur. Öncelikle dava dilekçesinin ekinde yer alan Ortaklık Protokolü taraflar arasında imzalandığı iddia edilen ve adi yazılı şekilde yapılmış bir protokoldür. Yine dava dilekçesinin ekinde yer alan ve takibe dayanak evrak incelendiğinde o evrakın da kambiyo evrakı özelliğini taşımadığı anlaşılmıştır. Bu nedenlerle ve yukarıdaki açıklamalar ışığında eldeki davanın mutlak ticari davalardan olmadığı, her iki tarafın tacir olmaması nedeniyle nispi ticari davalardan da olmadığı ve üçüncü grup ticari davalar arasında yer alan davalardan da olmadığı, HMK md.2'de nazara alındığında Mahkememizce malvarlığı haklarına ilişkin olan eldeki davanın genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmıştır. (Benzer mahiyette içtihat İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37.Hukuk Dairesinin 24/11/2022 tarih, 2022/398 Esas ve 2022/2938 Karar sayılı ilamı)
Ticari olmayan davalarda görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olup asliye hukuk mahkemesi ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki TTK'nun 5/3.maddesi uyarınca görev ilişkisidir. Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-(c) maddesi uyarınca dava şartıdır. Dava şartları kamu düzeninden olmakla resen dikkate alınırlar. İzah edilen nedenlerle, davanın, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
H Ü K Ü M /
1-Mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; Davanın, HMK md.2 ve HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen bendi uyarınca dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-6100 Sayılı HMK'nun 20.maddesi gereğince taraflardan birinin, görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,
3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemelerine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,
Dair, tarafların huzurunda, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.30/05/2024

Katip ...
¸

Hakim ...
¸