WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 27 Haziran 2026

İSTANBUL 6. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/730 Esas
KARAR NO : 2024/200

DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 28/08/2023
KARAR TARİHİ : 14/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ile davalı/Borçlu ... arasında 3 adet senet düzenlenmiş olduğunu bunların, 1 Nolu Senet 20.10.2019 vade tarihli, 20.000,00 Türk Lirası Tutarlı, 2 Nolu Senet 20.11.2019 vade tarihli, 20.000,00 Türk Lirası Tutarlı ve 3 Nolu Senet 20.12.2019 Vade tarihli 20.000,00 Türk Lirası Tutarlı olduğunu, ... 31. İcra Dairesi ...E. Sayılı dosya aracılığı ile Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu (...) icra takibi başlatıldığını, takip, davalı/borçlunun söz konusu senetlerde düzenlenme yeri ve düzenlenme tarihi bulunmaması sebeplerine dayalı olarak kambiyo vasfı tanımadığı gerekçesi ile icra memur muamelesi şikayet başvurusu yapılarak durdurulmuş olduğunu, tarafınca ... 31. İcra Dairesi ... E. Sayılı icra takibinden alacak ve takip hakkımız saklı kalmak kaydı ile sadece dosya takibinden feragat edildiğini, akabinde söz konusu alacağa ilişkin: dava dilekçesine konu, ... 28. İcra dairesi ... E. Sayılı dosya aracılığı ile ilamsız (...) icra takibi başlatıldığını, ayrıca icra takibinde dayanak yukarıda bilgileri yer alan senetler gösterilmiş olduğunu, davalı taraf, söz konusu takibe karşı hiçbir gerekçe göstermeden haksız itirazlarını sunarak takibi durdurmuş ve işbu itiraz, haksız ve mesnetsiz olup itirazın iptaline yönelik huzurda görülen davayı açmak zorunda kaldıklarını, dayanak olarak gösterilen 3 senede karşı davalı/borçlu taraf imza inkarına ilişkin itirazda bulunmadıklarını, müvekkilinin alacağına dayanak senetler ... 31. İcra Dairesi ...E. Sayılı dosya aracılığı ile takibe konulduğunu, borçlu/davalı bu senetlerde tanzim tarihinin eksikliğine ilişkin icra muamelesi şikayetinde bulunmuş olduğunu, ancak imzaya itiraz etmediklerini, senetlerde yer alan imza borçlu/davalıya ait olduğunu, senetlere dayalı başlatılan icra takibinde imzaya itiraz edilmeyerek imzanın tarafına ait olduğunu ikrar edilmiş olduğunu, tanzim tarihi boş olarak imzalanan senedin tanzim tarihinin sonradan yazılması mümkün olduğunu, ilk başlatılan kambiyo takibi, senetlerde tanzim tarihlerinin eksik olması sebebi ile durdurulmuş olduğunu, tanzim tarihi her ne kadar senette zorunlu unsur sayılsa da, yerleşik Yargıtay içtihatlarınca senette tanzim tarihi sonradan tamamlanabileceğini, bu durumda tanzim tarihinin doğru olmadığıın ispatı borçluya yüklenmekte olduğunu, bu nedenlerle; müvekkilin alacağına dayanak senetlerde tanzim tarihinin eksik olması müvekkilinin alacağından bağımsız olarak değerlendirilmesi gerektiğini, dayanak senetler, bu aşamada "borç ikrarına havi adi borç senedi "niteliğinde olup ispat yükü davalı/borçlu tarafında olduğunu, davaya konu senetlerde tanzim tarihi yazılmadığını, tanzim tarihi sonradan düzenleneceği de Yargıtay kararlarınca sabit olduğunu, buna göre ilamsız takibe dayanak gösterilen ve ekte yer alan senetlerin de borç ikrarına havi adi borç senedi olarak değerlendirilmesi ve davamızın kabulünü karar verilmesini, ilk olarak kambiyo senedine dayalı başlatılan takip tanzim tarihinin yazılmamış olması sebebi ile durdurulmuş akabinde ilamsız icra takibi yapılarak haklı alacağının borçludan talep edilmiş olduğu ancak davalı/borçlu tarafından söz konusu takibe karşı hiçbir gerekçe göstermeden haksız itirazlarını sunukarak takip durdurulmuş olduğunu, işbu sebeplerle söz konusu takibe karşı itirazın iptalini ve takibin devamına, davanın kabulüne, yargılama gideri ve masrafların davalı yana bırakılmasına karar verilmesini talep et
CEVAP : Davalıya yasaya uygun olarak tebligat yapılmış olmasına karşın, davayı takip etmediği gibi, yazılı bildirimde de bulunmadığından, HMK'nın 128. maddesi hükmü gereğince davayı inkar ettiği varsayılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Dava, kambiyo senedi vasfı bulunmayan belgeye dayalı ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca iptali ile İİK 67/2.maddesi uyarınca icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nın 1/1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir." hükmü düzenlenmiştir.
Görev, belirli bir konudaki davaya o yerdeki mahkemelerden hangisinin bakabileceğini ifade eder. HMK'nun 115. Maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartıdır ve hüküm kesinleşinceye kadar yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi mahkemece de resen incelenir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlenmiş, anılan kanunun 5. maddesinde Asliye Ticaret Mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz, TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olmasını sağlamaz. Başka ifade ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Somut olayda; HMK'nun 114. maddesinde düzenlenen dava şartları, 116. maddesinde düzenlenen ilk itirazlar ile 142. maddesinde düzenlenen zamanaşımı defi ve hak düşürücü sürelere yönelik yapılan incelemede; taraflar arasındaki uyuşmazlığın kambiyo vasfını haiz olmayan senetlerden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine itiraz edilmesi üzerine İİK nun 67. Maddesi gereğince açılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, 6102 Sayılı TTK'nun 5/1. maddesinde “aksine hüküm bulunmadıkça dava konusu şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalara bakmakla görevli” dir hükmünü havi olduğu, 6102. Sayılı TTK nun 4. Maddesinde ise her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlarda doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın 4.maddenin a,b,c,d, e,f bentlerinde sayılı davaların ticari dava olduğu belirtilmekle; 6102 sayılı TTK 4. maddesi ile emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2018/1058 Esas 2019/6703 Karar sayılı ilamından anlaşıldığı üzere kambiyo vasfı bulunmayan senetten kaynaklanan ve her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olmayan uyuşmazlıklarla ilgili davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu . davanın bu özelliği itibariyle mutlak ve nispi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği ve TTK hükümlerinin veya özel kanun hükümlerinin uygulanmasını gerektirir ticari bir uyuşmazlıktan söz edilemeyeceği, uyuşmazlığın çözümünün genel mahkemelerin görev kapsamında kaldığı bu bağlamda HMK 2. Maddesinin (2). Bendine göre " Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir." hükmü uyarınca huzurdaki dava dosyasında Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli mahkeme olduğu sonucuna ulaşılmakla iş bu dava dosyamız açısından HMK'nın 114 maddesinde düzenlenen görev dava şartının sübut bulmadığı kanaatiyle davanın, HMK'nın 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;
1-Mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; Davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin, görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,
3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 14/03/2024

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır

*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*