WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 20 Haziran 2026

İSTANBUL 6. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/599 Esas
KARAR NO : 2024/99

DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/06/2021
KARAR TARİHİ : 13/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ - İSTEM /
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; müvekkili ...'ün ...'de bulunan iş yerinde beyaz eşya, mobilya ve züccaciye işi ile ilgilendiğini, diğer davacıların ...'ün eşi ve çocukları olduğunu, müvekkilinin dava dışı kardeşi ...'ün başka bir adreste müvekkilinden ayrı ve bağımsız olarak yürüttüğü işletmesi ile yeterince ilgilenmediğinden pek çok yere borçlandığını, davalıya verdiği çekleri de ödeyemediğini, davalının ... hakkında icra takipleri başlattığını, müvekkillerinin bu dosyalarda borçlu sıfatına sahip olmadıklarını, müvekkili ile dava dışı ... arasında ticari ilişki bulunmadığını, davalının dava dışı ...'ün borcu nedeniyle başlattığı icra takibi sonrası müvekkilinin iş yerine haciz için gidildiğini, davacı ...'ün haciz sırasında davalı vekiline iş yerinin borçlu dava dışı ... ile ilgili olmadığını söyleyerek buna ilişkin belge ibraz ettiğini ancak davalı vekilinin hacizde ısrarcı olduğunu, devam eden haciz sırasında dava dışı ...'e ait hiçbir belge bulunamadığını, buna rağmen davalı vekilinin haciz ve muhafazada ısrarcı olarak borcun 400.000,00-TL sinin peşin kalanını da senet düzenleyip vermesini aksi halde iş yerinde haciz ve muhafaza uygulanacağının söylediğini, müvekkilinin bu teklifi reddettiğini, daha sonra muhafaza işlemlerinin başlaması üzerine daha önce böyle bir durumla karşılaşmayan müvekkilinin tedirginlik ve korku yaşaması nedeniyle toplam 1.056.000,00-TL borcu kabul etmek zorunda kalarak protokol ve senetleri imzaladığını, müvekkili protokol uyarınca 150.000,00-TL tutarında ödemeyi alacaklı vekiline ödediğini, davalı yanın 6098 sayılı kanunun 37.maddesine aykırı davranıldığını belirterek dava konusu bonoların icra takibine konu edilmemesi nedeniyle öncelikle ihtiyati tedbir konulmasına, davacıların keşidecisi olduğu ve davalı lehine düzenlenen 21/05/2021 tanzim, 21/06/2021 vade tarihli ve 200.000,00-TL tutarlı bono ve aynı tarihli protokol nedeniyle müvekkillerinin borçlu olmadığının tespiti ile iptaline karar verilmesini, davacıların keşideci olduğu ve davalı lehine düzenlenen 21/05/2021 tanzim, 21/05/2021 vade tarihli 856.000,00-TL tutarlı bono ve aynı tarihli protokol nedeniyle müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile iptaline, müvekkili tarafından davalıya ödenen 150.000,00-TL'nin istirdatına, vekalet ücreti ve yargılama giderinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA /
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; her ne kadar karşı taraf istirdat talebinde bulunmuşsa da davacıların istirdat isteminin husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacıların söz konusu davayı açmakla hukuki yararının bulunmadığını, Mahkemenin husumet yokluğunda reddine karar vermediği takdirde hukuki yarar olan dava şartının gerçekleşmemesi sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, istirdat açma hakkının yalnızca dosya borçlusuna ait olduğunu, borcu ödeyen davacı 3. şahısların borçluya karşı genel mahkemede sebepsiz zenginleşme davası veya menfi tespit davası açabileceğini, davacıların bunun yerine kötüniyetli olarak bu davayı açtıklarını, davacıların her ne kadar 21.05.2021 tarihli protokolleri haciz ve muhafaza baskısı altından imzaladıklarından söz etmişseler de öncelikle mahalde kendilerince herhangi bir baskı yapılmadığını ve fiili haciz yapılmadığını, borçlu aleyhine açılan icra takiplerinde borçlunun ... olduğuhu, haciz ve muhafaza baskısı sonuçlarının borçlu üzerinde olduğunu, davacıların borçlu olmadıkları dosyada haciz ve muhafaza baskısı gördüklerinden bahsetmelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacıların kötüniyetli olduğu belirterek, davanın husumet yoluğundan reddine, esasa ilişkin olarak haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE /
Dava haciz baskısı altında ödeme nedeni ile menfi tespit ve ödenen bedelin iadesi istemi olup, Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde " Tüm dosya kapsamından; 21/06/2021 vadeli 200.000,00-TL bedelli ve 21/05/2021 vadeli 856.000,00-TL bedelli bonolar ile aynı tarihli protokollerin, dava dışı ... aleyhine davalı alacaklı tarafından ... 32. İcra müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ... 22. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ve ... 14. İcra Müdürlüğünün... E sayılı dosyası ile başlatılan takipler nedeniyle düzenlendikleri , ... 32. İcra müdürlüğünün ... E sayılı dosyası üzerinden davacılara ait işyerine hacze gelindiği için haciz baskısı ve tehdidi altında protokol ve bonoların düzenlenmesi ile imzalandıkları bu nedenle bu bono ve protokollerden ötürü davacıya borçlu olunmadığı yönünde açılan davada menfi tespit ve istirdat talep edilmiş ise de ;Davanın niteliğine göre; 3.kişi tarafından, yani davacılar tarafından icra dosyasına yapılan ödemeden dolayı istirdat ve menfi tespit davasının icra takibinin borçlusu tarafından açılması gerekir. Bu tür davada, davacı sıfatı takip borçlusuna aittir. Takip konusu borç, 3.kişi tarafından, yani davacılar tarafından ödenmiş olsa bile; davacı sıfatı asıl borçluya aittir. Çünkü, burada borçtan kurtulan takip borçlusu olup, borcu ödemiş olan 3.kişi, yani davacılar, takip alacaklısına karşı istirdat davası açamaz.
Borcu ödeyen davacı 3.şahısların borçluya karşı genel mahkemede sebepsiz zenginleşme davası veya menfi tespit davası açabileceklerdir.
Anılan durum karşısında ; davacıların menfi tespit ve istirdat istemi yönünden aktif husumet yokluğu nedeni ile davanın reddine " karar verilmiştir.
Mahkememizden verilen 14/02/2023 tarih ve 2021/371 Esas 2023/107 karar sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 17/07/2023 tarih, 2023/968 Esas 2023/1044 Karar sayılı ilamıyla kaldırılmasına karar verilmiştir.
BAM ilamında; "Maddi vakıaların anlatımı taraflara ait olup, hukuki nitelendirmeyi yapma görevinin hakime ait olduğu, mahkemece davanın İİK'nun 72.maddesine dayalı olarak açılmış menfi tespit ve istirdat davası olarak nitelendirilmesinin hatalı olduğu kanaatine varılmıştır. İstirdat davası esasen sebepsiz zenginleşme iddiasına dayanan bir eda davası olup İİK 72/7 maddesinde düzenlendiğinden, davanın icra takibine dayanması dava şartıdır. Bununla birlikte, 6100 Sayılı HMK 106. Maddesinde tespit davası yoluyla, mahkemeden bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun tespitinin talep edilebileceğinin düzenlendiği yine 6098 Sayılı BK 77 ve devamı maddelerinde haklı bir neden olmaksızın, bir başkasının mal varlığından ya da emeğinden zenginleşen kimsenin bu zenginleşmeyi iade etmekle yükümlü olduğu düzenlenmiştir. Açıklanan yasal düzenlemeler kapsamında davacı üçüncü kişiler tarafından, genel hükümlere dayanarak, alacaklı aleyhine menfi tespit ile, davalı alacaklının sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı olarak ödenen paranın geri verilmesine ilişkin dava açılabileceğinden, davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir. (Bkz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 10/02/2022 tarihli 2022/3-80 Esas-2022/107 Karar sayılı kararı)
Bu durumda mahkemece davacıların aktif husumet ehliyeti bulunduğu gözetilerek, taraflarca ileri sürülen iddiaların ve tüm dosya kapsamındaki delillerin değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davacının husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmediği" gerekçesiyle mahkememiz kararının Kaldırılmasına karar verilmiştir.
BAM kaldırma kararı sonrası dosya 2023/599 esas kaydedilerek yargılamaya devam edilmiştir.
Taraf iddia ve savunmaları ibraz edilen deliller, bilirkişi rapor ve ek raporu ile Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;
Dava, davalı tarafından dava dışı ... hakkında yürütülen icra takibinin kesinleşmesi üzerine; davacılara ait işyerine gelinip uygulanan haciz bakısı nedeni ile düzenlenen protokoller gereği verilen bonolardan dolayı davacıların davalıya borçlu olmadığının tespiti ve yapılan ödemenin davalıdan istirdadı amacıyla açılmış Menfi Tespit davası olup, Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı alacaklı tarafından dava dışı ... hakkında yürütülen icra takibinde, davacılara ait işyerine gelinip uygulanan haciz bakısı nedeni ile protokoller gereği verilen bonolardan dolayı davacıların davalıya borçlu olmadığının tespiti ve yapılan ödemenin davalıdan istirdadının talep etmektedir.
Bu kapsamda Dava TBK 77.maddesi kapsamında açılan ve sebepsiz zenginleşmeye dayalı istirdat istemidir.
Dosya kapsamına ibraz edilen ve 856.000 TL bedelli 21.05.2018 tanzim,25.09.2018 ödeme tarihli lehdarı; ... borçluları ...,...,..., ... olan bononun ilişkilendirildiği Protokol incelendiğinde "İş bu protokolün ... 32. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı, ... 22. İcra Müdürlüğünün... E sayılı, ... 14. İcra Müdürlüğünün ...E sayılı dosyalarına istinaden düzenlendiği ve dosyaların borcunun borçlular tarafından kabul ve kefalet edilmiştir" şeklinde düzenlendiği,
200,000 TL bedelli 21.05.2018 tanzim,21.06.2018 ödeme tarihli lehdarı; ... borçluları ...,...,..., ... olan bononun ilişkilendirildiği Protokol incelendiğinde "İş bu protokol; ... AŞ ... şubesinden alınma ... seri numaralı 30,04,2021 vadeli 200.000 TL çeke ilişkin düzenlendiği ,Çekin borcu aşağıda bilgileri yazılı borçlular tarafından kabul ve kefalet edilmiştir" şeklinde düzenlendiği görülmüştür.
... 32. İcra müdürlüğünün ...E sayılı dosyasında; alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine,30.11.2020 keşide tarihli 97.775,00 TL bedelii, ... seri numaralı çek, 31.01.2021 keşide tarihli 97.330,00 TL bedelli, ... seri numaralı çek, 31.03.2021 keşide tarihli 97.330,00 TL bedelli,... seri numaralı çek yönünden takip başlatıldığı,
... 22. İcra Müdürlüğünün ...E sayılı dosyasında ; alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine,:
31/10/2020 günlü ... Seri No lu çeki 100.000,00 TL
31/12/2020 günlü ... Seri No lu çeki 150.000,00 TL yönünden takip başlatıldığı,
....14. İcra Müdürlüğünün ...E sayılı dosyasında; alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine, toplam 109.687,48-Tl yönünden takip başlatıldığı görülmüştür.
Davaya dayanak ... 32. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasına yönelik 21.05.2021 tarihli haciz tutanağının incelenmesinde Alacaklı ... borçlu ... olan ... adresinde hacze gidildiği,"... ... adına vergi levhası olması nedeni ile ve borçluya ait başkaca bir evrak olmadığından alacaklı vekilinin talebiyle hacze son verildiği " şeklinde tutanağın tanzim edildiği görülmüş, ancak tanık anlatımları ile10 kadar kişinin iş yerine gelerek haciz baskısı uygulandığını, icra memuru tarafından haciz işleminin başlatıldığını ilerleyen aşamada polis çağrıldığını sonrasında ... beyin itibarının zedelenebileceğinden bahisle davaya kon protokoller ve dayanak bonoların imzalandığını ve haciz tutanağı iptal edilerek dosyada mevcut haciz tutanağının tanzim edildiğini beyan ettikleri görülmüştür.
Davacılar vekili 21.10.2022 tarihli dilekçe ekinde menfi tespit davası olarak açmış oldukları davanın istirdat davası olarak devam edilmesi gerektiği beyan olunarak ödeme belgelerini ibraz etmiştir. İncelenen ödeme belgeleri ile ... 32. İcra müdürlüğünün ...E sayılı dosyası üzerinden gidilen 21.05.2021 tarihli haciz esnasında düzenlenen aynı tarihli 1 nolu protokol ve atıf yaptığı 856.000 TL bedelli bonoya istinaden davalı alacaklı vekili ... hesabına ;21.10.2021 tarihinde 168.200 TL,22.12.2021 tarihinde 168.230,08 TL,21.12.2021 tarihinde 168.200 TL,21.01.2022 tarihinde 168.200 TL,21.02.2022 tarihinde 168.200 TL ödeme yapıldığı,
... 32. İcra müdürlüğünün ... E sayılı dosyası üzerinden gidilen 21.05.2021 tarihli haciz esnasında düzenlenen aynı tarihli 2 nolu protokol ve atıf yaptığı 200.000 TL bedelli bonoya istinaden ;21.05.2001 tarihinde 4.900 TL ,21.05.2001 tarihinde 7000TL ,21.05.2001 tarihinde 7.000TL ,21.05.2001 tarihinde 98.000TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta; davacıların asıl dosyada borçlu sıfatının bulunmadığı, davacıların adresine 21.05.2021 Tarihinde haciz işlemi için gidildiği, davacıların hacze gelininen yerin asıl borçlu kardeşleri ... ile ile ilgisi olmadığını beyan ettiği, mahalde ilişkili evrak bulunamadığından, alacaklı vekilinin başkaca talepte bulunmadığı ve haciz işlemine son verildiği haciz tutunağından görülmüştür.
Aynı tarihli protokol ile;"21/06/2021 vadeli 200.000,00-TL bedelli ve 21/05/2021 vadeli 856.000,00-TL bedelli bonolar ile aynı tarihli protokollerin, dava dışı ... aleyhine davalı alacaklı tarafından ... 32. İcra müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ... 22. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ve ... 14. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile başlatılan takipler nedeniyle düzenlendikleri , ... 32. İcra müdürlüğünün ...E sayılı dosyası üzerinden davacılara ait işyerine hacze gelindiği için haciz baskısı ve tehdidi altında protokol ve bonoların düzenlenmesi ile imzalandıkları iddia edilmiş ise de protokolle borcun davacılar tarafından kayıtsız şartsız kabul edildiği, havale makbuz açıklamalarında senet ve icra dosyaları belirtilerek borç ödemesi yapıldığı anlaşılmakla davacıların haciz tutanağı dışında düzenlenen protokol ile borcu açıkça kabul ettiği, protokolde ve ödeme belgelerinde ihtirazi kayıt bulunmadığı, bu durumda borcun üstlenilmesi söz konusu olmakla davanın reddi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M /Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Koşulları oluşmadığından kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 427,60-TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 18.033,84-TL harçtan mahsubu ile artan 17.606,24-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 146.160,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya/davalılara verilmesine,
5-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
6-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından ve yatırılan gider avansı bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/02/2024

Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır

HARÇ BEYANI /
18.033,84-TL PEŞİN HARÇ
427,60-TL KARAR HARCI
17.606,24-TL TALEP HALİNDE İADE HARÇ