T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/291 Esas
KARAR NO : 2024/14
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 05/05/2023
KARAR TARİHİ : 17/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; müvekkili Bankanın ... Şubesi ile ... Ltd. Şti. arasında Kredi Genel Sözleşmesi imzalandığını, söz konusu sözleşme/sözleşmelerde ... ve ...'nin müşterek borçlu müteselsil kefil olarak sözleşmeyi imzaladığını, borçlunun kredilerini ödememesi üzerine borçluya ve kefillerine ödemeyi teminen hesap kat ihtarnameleri gönderilerek borcun ödenmesinin talep edildiğini, buna rağmen borcun ödenmemesi üzerine alacaklarının tahsili için ... 19. İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı dosyasında takibe geçildiğini, borçlular tarafından, söz konusu takibe itiraz edildiğini ve anılan takibin itiraz edilen miktar bakımından durduğunu beyan ederek davalı-borçluların ... 19. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında yapılan icra takibine yönelik tüm itirazlarının iptalini, takibin devamına, %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, yargı harçlarından muaf tutulmaları nedeni ile taleplerinin harçsız/teminatsız olarak kabulüne karar verilmesini, mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA /
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; müvekkilleri aleyhine açılan takibin ve davanın haksız ve kötü niyetli olmakla reddinin gerektiğini, taraflar arasında kredi sözleşmesi imzalandığını, kredilerin ödenmemesi nedeni ile davacı
tarafça ... 19. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas dosyasından takibe geçildiğini, iş bu takibe itiraz edilmekle davacı tarafça huzurdaki dava ikame edildiğini, davaya dayanak kefalet sözleşmesinin geçerlilik şartlarının oluşmadığını, malum olduğu üzere Kefalet sözleşmesinin, kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşmeler olduğunu, eşlerden birinin mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabileceğini, bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olmasının şart olduğunu, dolayısıyla kanun koyucunun, evli kimseler açısından ancak diğer eşin yazılı rızasıyla kefil olabilmelerine imkân sağladığını, diğer taraftan, eşin rızasının alınmasının kefalet sözleşmesinin tamamlayıcı unsuru değil geçerlilik unsuru olduğundan ve bahsi geçen sözleşmenin geçerli olarak kurulabilmesi için eşin rızasının mutlaka alınması gerektiğinden, bu rızanın alınmaması, kefalet sözleşmesinin kesin hükümsüzlüğü (butlanı) sonucunu doğurduğunu, müvekkilinin yükümlülük altına girdiği tarihte evli olup iş bu kefalet sözleşmesi akdedilirken eşin rızası alınmadığını, sözleşme geçerlilik unsurlarını barındırmadığı için bu hali ile kesin hükümsüz sayılması gerektiğini, bu hususun mahkemenizce resen tespit edilmesi gerektiğini, kesin hükümsüz bir işleme dayalı olarak açılan huzurdaki davanın reddini gerektiğini, davaya konu kredi Hazine Destekli ... İşletme Kredisi olduğunu, bu kredinin kefaletinde ... kefaleti bulunduğunu, ... ile Banka arasında imzalanan protokoller gereğince, ... tarafından borca mahsuben tazminler yapılabildiğini, karşı tarafça banka ... vekaleten takip işlemlerine devam edildiği ve dolayısı ile iş bu kredi ile sağlanan tazmin bedelinin tahsilat sayılmaması da hukuken aykırı olduğunu, işlemin tahsilat olarak sayılması ve kalan hali ile işleme devam edilmesi gerektiğini, takibe konu alacak için usulüne uygun ihtarın tebliğ edilmemiş olup hesap kat işlemi usulünce tamamlanmadığını, bu sebeple takibin geçersiz olduğunu, usulüne uygun kat edilmeyen alacak için talep edilen faiz yasal dayanaktan yoksun olduğunu, faiz hesabı hatalı yapıldığını, talep edilen faiz oranı yasal sınırın üstünde ve fahiş olduğunu beyan ederek iş bu haksız davanın reddi ile yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE /
Dava; kredi sözleşmesine dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yönelik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)’nun 67.maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, kredi sözleşmesine dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibinde alacağın varlığı, miktarı, hangi kredi sözleşmesinden kaynaklandığı, davalının borçtan sorumlu olup olmadığı ve sorumlu ise miktarı, yürütülecek faiz oranı ve miktarı, icra inkar tazminatı ve kötüniyet tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı, kefiller yönünden eş rızasının olup olmadığı, hesap kat ihtarının usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği, kredinin hazine destekli kredi ise ... mahsup edilip edilmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili dava dilekçesinde; Kredi Genel sözleşmesi, Hesap kat ihtarnamesine, ... 19. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasına ve bu dosyaya ibraz edilmiş belgelere, hesap kat ihtarnameleri ile müvekkili Bankanın... Şubesinde ve Bankaları kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesine ve diğer yasal kanıtlara delil olarak dayanmıştır.
... 19. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası celbedilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. İcra dosyasının tetkikinde; davacı şirketin davalı şirket aleyhinde alacağının tahsili amacı ile 36.164,17-TL üzerinden icra takibi yaptığı, ödeme emrinin davalı şirkete tebliğ edildiği, davalı şirket vekilinin itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
13/12/2023 tarihli bilirkişi raporu incelenmiştir. "Davacı bankanı davalı borçlulardan ... 19. İcra Md.nün ... E. sayılı icra takip talebindeki 34.730,18 TL asıl alacak 972,49 TL işlemiş %28,60 temerrüt faizi48,63 TL. %5 BSMV toplamı 412,87 TL, ihtarname masrafı, 36.164,17 TL toplam gibi toplam 36.164,17 TL tutarında alacaklı bulunduğu, takip 08.01.2020 tarihinden itibaren 34.730,18 TL asıl alacak üzerinden yıllık %28,60 oranında Temerrüt faizi ve %5 BSMV uygulanması gerektiği, müteselsil kefilin sorumluluğu; davalı müşterek borçlu ve müteselsil kefiller ... ve ... ,20.04.2012 tarih ve 2.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi kefalet limiti 2.000.000,00 TL ile sınırlı olarak; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununa uygun olarak, takip 23.01.2020 tarihi itibariyle davalı müteselsil kefiller olarak yukarıda tespitimiz olan toplam 36.164,17 TL. nın tamamından ve kendi temerrütlerinin hukuki sonuçlarından
2.000.00,00 T' lık Kefalet limitlerine kadar sorumlu bulundukları" bildirilmiştir.
Dava; kredi sözleşmesine dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yönelik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)’nun 67.maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı banka ile davalı kredi borçlusu/kredi lehdarı ...Ltd.
Şti. arasında 20/04/2012 tarihli 2.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, diğer davalının sözleşmeyi müşterek müteselsil kefil olarak imzaladığı, Davalı lardan ...Ltd. Şti.'nin anılan sözleşme kapsamında nakdi krediler kullandığı, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilmesi için ... 26. Noterliği'nin ... tarihli ... yevmiye nolu ihtarname gönderildiği, ilgili ihtarnamenin davalılardan ...ve ...'ye 02/02/2019 tarihinde, ...'ye 03/12/2019 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Davacı banka tarafından ... 19. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatılmış, davalıların 20/01/2020 tarihinde takibe itiraz etmesi neticesinde takip durmuştur. İş bu davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Davalılar ... ve ... yönünden sözleşme tarihi itibarı ile 818 sayılı TBK zamanında sözleşme yapıldığı, ...'nin davalı şirketin müdürü ve ortağı olduğu ...'nin ise davalı şirketin ortağı olduğu bu nedenle TBK 584/3 maddesine göre ticaret siciline kayıtlı olan ticari işletmenin sahibinin işletmeye ilişkin vereceği kefalet sözleşmelerinde diğer eşin rızasının aranmayacağı belirtildiğinden davalı gerçek kişilerin kefaletleri ile sınırlı olmak üzere davalı asıl borçlunun borcundan sorumluğu olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesinin 20. maddesinde davacı bankanın ticari defterlerinin HMK 100'e göre kesin delil teşkil edeceği kararlaştırılmış olup bu nedenle tüm dosya kapsamına yönelik bankacı bilirkişiden bilirkişi raporu alınmıştır. Hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu uyarınca davanın kabulü ile; ... 19. İcra Müdürlüğü'nün ...E. Sayılı dosyasında takibin aynen devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %28,60 temerrüt faizi ve %5 BSMV uygulanmasına karar verilmiştir.
Davacının alacağı likit nitelikte olup (Yargıtay 19. HD' nin 2016/12900 E.,2017/994K. Sayılı ilamı) davalının itirazında haksız bulunduğu anlaşıldığından İİK'nın 67/2. maddesi hükmü gereğince takdiren kabul edilen miktarın %20'si oranında (7.232,83) icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM / Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;
1-Davanın kabulü ile, ... 19. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasında takibin aynen devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %28,60 temerrüt faizi ve %5 BSMV uygulanmasına,
2-Davalı aleyhine toplam alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 2.470,00.-TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 2.000,00-TL bilirkişi masrafı ve 596,50.-TL posta giderleri olmak üzere toplam 2.596,50.-TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Hukuk Muhakemeleri Yasasının 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından artan avansın, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde davacıya iadesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda hüküm verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair taraf vekillerinin huzurunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri'nde istinaf yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!