WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

İSTANBUL 6. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/197 Esas
KARAR NO : 2024/367

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 09/11/2016
KARAR TARİHİ : 11/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; Davacının profesyonel bir yapı yönetim ve işletme şirketi olduğunu, site yönetim ve işletme konusunda uzmanlaştığını, davalı site yönetimi ile bu masatla 01/10/2014 tarihinde 18 ay süreli sözleşme imzaladığını, iş bu sözleşmeye göre davacının teknik işletme, güvenlik, temizlik ve bakım onarım gibi hizmetleri vereceğinin kararlaştırıldığını, sözleşmenin 1.3 ve 1.4.maddelerine aykırı olarak fatura düzenlenmesine rağmen davalı site yönetiminin ödemeleri zamanında gerçekleştirmediğini, davalının borcunu zamanında ödememesi nedeniyle sözleşmenin 1.4.1maddesi gereğince vade farkı faturası düzenlendiğini, davalı tarafın borcunu ödememesi nedeniyle davacının, alacakların tahsil için ... 5. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini beyanla, davalının icra takibine itirazlarının iptaline, icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA /
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ... yönetimi, ...'ün merkezi noktasında prestijli konut-alışveriş ve sosyal olanaklara sahip yapısının devamlılığını sağlayan bir yaşam merkezi olduğunu, davacı şirketin 01/10/2014 tarihli sözleşme gereğince davalının yerine profesyonel bir yönetim ve işletme hizmeti vermesi gereken şirket olduğunu, tarafların hak ve yükümlülüklerinin, ifa ile mükellef oldukları hususların sözleşmede belirlendiğini, ancak davacının sözleşmeden kaynaklanan edimlerini hiç yada kusurlu yerine getirdiğini, hizmetin gereği gibi yerine getirilmesi hususunun davacıya defalarca ihtar edildiğini ve bu hususta çeşitli yazışmalar yapıldığını, özetle ve öz olar, davacının sözleşmeyle üstlendiği edimlerini tam olarak yerine getirmediğini ve ihtaratlara rağmen hizmetinde ki kusurlarını gidermediğini, bu hizmet kusuru nedeniyle site sakinlerinin mağdur olduklarını, yine davacının sözleşmede sözleşme bedelinin belli olmaması nedeniyle faturalar düzenlediğini ve faturaların dayanaklarını açıklamadığını, davacının alacak ve vade farkı alacağı ile icra inkar tazminatı isteminin yerinde olmadığını beyanla, davanın ve davacının istemlerinin reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini, talep ve beyan etmiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE /
Dava; İcra İflas Yasasının 67.maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yanlar arasında ki ticari ilişki nedeniyle oluşan 12 adet fatura alacağının tahsili için yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının vaki itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir.
... 5.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası kapsamından; davacı tarafın davalı hakkında toplam 462.669,31-TL alacağın eklentileri ile birlikte ödetilmesi istemiyle ve ilamsız takip yoluyla icra takibinde bulunulduğu ve fakat davalı tarafından yasal süresi içinde vaki itirazı sonucu, icra takibinin İcra İflas Yasasının 62.maddesi uyarınca durduğu saptanmıştır.İcra takibine vaki itirazın davacı tarafa tebliği durumu ve dava tarihine nazaran da, bu itirazın iptali davasının İcra İflas Yasasının 67.maddesi hükmünde öngörülen ve hak düşürücü nitelikteki bir yıllık süresi içinde açıldığı da tespit olunmuştur.
Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, taraf şirketlerin ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapıtırılarak rapor alınmıştır.
Dosyaya sunulan 21/05/2019 tarihli raporda özetle;
Davalının ticari defter ve kayıtlarına göre, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 444.880,42 TL alacaklı olduğu yönünde görüş açıklandığı anlaşılmıştır.
Mahkememizin 28/01/2020 tarihli 2018/109 Esas - 2020/79 karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen karar istinaf edilmiş, Mahkememizden verilen 2018/109 Esas - 2020/79 karar sayılı kararı İstanbul BAM 18.Hukuk Dairesinin 01/02/2023 tarih 2020/1974 Esas - 2023/220 Karar sayılı ilamıyla verilen karar kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bam ilamında;"İddia, savunma, dosya kapsamı ve istinaf nedenleri hep birlikte değerlendirildiğinde; dosyada mevcut bilirkişi kök ve ek raporu karar vermeye elverişli ve teknik değildir. Şöyle ki; davacının icra takibine konu etmiş olduğu hizmet bedeline ilişkin 12 adet fatura ile 1 adet vade farkı faturasının tarafların ticari defter ve kayıtlarında ne şekilde kayıtlı olduğu ve tarafların kayıt ve belgelerinin delil niteliğinde olup olmadığı raporlarda açıkça belirtilmemiştir. Mahkemece yapılması gereken yanlar arasındaki ihtarnameler ve cevabi ihtarnameler dikkate alınmak suretiyle temerrüt tarihi belirlenip, buna göre icra takibine dayanak yapılan sıralı faturaların ve vade farkı alacağına ilişkin faturanın tarafların ticari defterlerinde ne şekilde kayıtlı olduğu, defter kayıtlarının birbirleri ile uyuşup uyuşmadığı ve buna göre temerrüt tarihi belirlenerek varsa alacak miktarının tespiti konusunda teknik, denetime ve karar vermeye elverişli ek rapor alınarak sonucuna göre karar vermekten ibaret olmalıdır. Bu itibarla, eksik inceleme ile karar verilmiş olması sebebi ile her iki taraf vekili de istinaf taleplerinde haklıdır.
Bu değerlendirmeler doğrultusunda; tarafların istinaf taleplerinin ayrı ayrı kabulüne, HMK m.353/1-a-6 uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, raporda yazılı eksikliklerin giderilmesi için 2 nitelikli hukukçu hesap bilirkişi ve 2 mali müşavir bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine karar verilerek mahkememiz kararı kaldırılmıştır.
Bam ilamı sonrası dosya 2023/197 esasa kaydedilerek yargılamaya devam edilmiştir.
Borçlar Hukuku Uzmanı ... ve Mali Müşavir ... tarafından düzenlenen 22/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda; Davadışı bilişim şirketi ...A.Ş.'nin 19.02.2019 tarihli müzekkere cevabından anlaşıldığı üzere davadışı şirket web tabanlı muhasebe programı hizmeti sunduğu, davalı site yönetimine ilişkin dosyaya sunulan cari ekstreler de ticari defter niteliği bulunmayan web tabanlı program çıktılarından ibaret olduğu, davalı yandan mezkur site ticari defterleri tekrar talep edildiği, davalı yan tarafından, site ticari defter ve kayıtlarının taraflar arasındaki dava konusu sözleşme uyarınca davacı yan tarafından tutulduğu, mezkur cari kayıtların da davacı yan tarafından girildiği beyan edildiği, bu itibarla davalı site yönetimine ilişkin davadışı bilişim şirketi tarafından sunulan cari ekstrelerin delil niteliğine ilişkin takdirin Mahkemede olduğu, Mahkemenin davacının alacak talebinde haklı olduğu yönünde kanaate varması halinde davacı yanın takip öncesine ilişkin talep edebileceği faiz tutarı 15.546,44 TL olarak hesap edildiği, taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca davacının sözleşme ile üstlendiği işin ifası kapsamında tanzim ettiği faturaları “(...) İŞVEREN'ne ibraz ederek İŞVEREN onayına” sunması gerektiği, dosya münderecatından takip ve dava konusu faturaların davalıya ibraz edildiğine ve onaylandığına ilişkin bir belgeye rastlanılamadığı, bununla birlikte her ne kadar bahse konu faturalar davalı defterlerine kayıtlı olsa da site defter ve kayıtlarının taraflar arasındaki dava konusu sözleşme uyarınca davacı yan tarafından tutulduğu, mezkur cari kayıtların da davacı yan tarafından girildiği hususu nazara alındığında ilgili kayıtların da davacı şirket tarafından girilmiş olmasının kuvvetle muhtemel olup olmadığı ve bu yönü ile anılan sözleşme hükmünün gereği gibi işletilip işletilmediğinin takdirinin Mahkemeye ait olduğu, kural olarak Türk Ticaret Kanunu'nun 21/f.2 maddesi gereği, sekiz (8) gün içinde fatura içeriğine itirazda bulunulması gerekmekte olup, düzenlenmiş olan faturalarının içeriğine yönelik süresi içinde herhangi bir itirazın ileri sürülmemesi halinde faturanın muhatabının anılan faturayı (kendisine tebliğ edilmiş olması koşuluyla) kabul edilmiş sayılacağı; ancak somut ihtilafta davalı tarafın TTK bağlamında tacir sıfatını haiz olmadığından TTK'nın faturaya itiraza ilişkin 21/f.2 madde hükmünün somut ihtilafa tatbik edilmesinin mümkün olmadığının düşünüldüğü, bu yönü ile davalının faturalara sekiz günlük süre içerisinde itiraz etmemesi sebebiyle fatura içeriklerini kabul ettiğinden bahsedilemeyeceğinin ifade edilebileceği, hâl böyle olunca bu noktadan itibaren incelenmesi gereken hususun, faturalara konu olan hizmetlerin davacı tarafından yerine getirilip getirilmediği, dolayısıyla davacının faturalara konu ettiği alacağa hak kazanıp kazanmadığına ilişkin olduğunun düşünüldüğü, dosyaya mübrez belgelerde davacı şirketin sözleşme ile üstlendiği tüm yükümlülükleri yerine getirdiği ve dolayısıyla sözleşmede kararlaştırılan bedellere hak kazandığını iddia etmekte iken; davalı, davacının birtakım hususlar ileri sürerek davacının bu yükümlülüklerine aykırı hareket ettiği savunmasında bulunduğu, davalı tarafından yerine getirilmediğinin ileri sürüldüğü bu hususların, sözleşmeden ve dolayısıyla sözleşme ilişkisinden kaynaklanan edim yükümlülükleri niteliğini haiz olduğu hususu nazara alındığında davacının, iddiaya konu bu yükümlülüklerini yerine getirdiğini tevsik eder bir belgeye rastlanılamadığı, bu yönü ile kök raporda da ifade edildiği üzere davacının takip konusu faturalardaki hizmeti davalıya hizmet sağlamış olup olmadığının ispata muhtaç olduğundan takip tarihi itibariyle davacı alacağının da ispata muhtaç olduğunun düşünüldüğü, öte yandan davalının, davacı tarafından yerine getirilmediği iddia edilen birtakım hususlar ancak kat mülkiyeti mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplamalar uzmanı tarafından tespit edilebileceğinden bilirkişi heyetinin uzmanlık alanı dışında olduğu sonuç ve kanaatine ulaşıldığı belirtilmiştir.
Taraf iddia ve savunmaları dosya kapsamına ibraz edilen deliller ,İstanbul BAM 18.Hukuk Dairesinin 01/02/2023 tarih 2020/1974 Esas - 2023/220 Karar sayılı ilamı ve sonrasında alınan ek bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde ;
Dava, davacı şirket ile davalı site yönetimi arasında düzenlenen hizmet sözleşmesi uyarınca faturaya dayalı alacağın tahsili istemi ile başlatılan icra takibine itiraz edilmesi nedeni ile açılan itirazın iptali davası olup davacı tarafça davacının profesyonel bir yapı yönetim ve işletme şirketi olduğu ve site yönetim ve işletme konusunda uzmanlığı olup davalı site yönetimi ile 01/10/2014 tarihinde 18 ay süreli sözleşmeye göre davacının teknik işletme, güvenlik, temizlik ve bakım onarım gibi hizmetleri vereceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmenin 1.3 ve 1.4.maddelerine aykırı olarak fatura düzenlenmesine rağmen davalı site yönetiminin ödemeleri zamanında gerçekleştirmediğini, davalının borcunu zamanında ödememesi nedeniyle sözleşmenin 1.4.1maddesi gereğince vade farkı faturası düzenlendiği ve davalı tarafça faturaların ödenmediği ve buna istinaden ... 5. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile takıp başlatıldığı iddia olunmaktadır.
... 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklısının davacı tarafından davalı aleyhine icra takibinin sıralı şekilde düzenlenmiş olan 12 adet fatura alacağı ile işlemiş faiz alacağından oluştuğu, toplam takip miktarının 462.669,31TL olduğu, davalı borçlunun süresinde itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu görülmüştür.
Davacının başlattığı takip konusunun davacının davalıya düzenlemiş olduğu 11 adet toplamda 414.648,42 TL tutarlı faturalara ilişkin olduğu , davalı ise her ne kadar defterlerde kayıtlı olsa da davalı tarafın faturaların tebliğ edilmediğini ve hizmetin verilmediğini ileri sürmüştür.
Kaldırma kararı öncesinde ibraz edilen Kök rapor ile , davacının takip konusu yapmış olduğu faturalardan davalının ticari defterlerine kayıtlı, ... no lu 31/1/2015 tarihli, 42.168,28 TL bedelli, 24317 no lu 28/2/2015 tarihli, 37.701,15 TL bedelli, ... no lu 31/3/2015 tarihli, 36.652,59 TL bedelli, ... no lu 30/4/2015 tarihli, 37.873,52 TL bedelli, ... no lu, 31/5/2015 tarihli, 37.384,91 TL bedelli ... no lu 30/6/2015 tarihli, 43.646,28 TL bedelli, ... no lu 31/7/2015 tarihli, 49.302 TL bedelli, ... no lu 30/9/2015 tarihli, 36.941,54 TL bedelli, ... no lu 31/10/2015 tarihli, 32.891,78 TL bedelli, ... no lu 30/11/2015 tarihli, 32.586,87 TL bedelli, ... no lu 30/11/2015 tarihli 27.499,50 TL bedelli faturalar toplamı olan 414.648,42 TL bedelli faturaların davacı kayıtlarında mevcut olduğu ancak bu faturaların dışında takip dosyasında 30.231,78 TL tutarlı bir faturanın olduğundan bahsedildiği, bununla birlikte dosyada 30.231,78 TL tutarında herhangi bir faturanın bulunmadığı, defterlerinde kayıtlı olmadığı, ancak bu tutarın açıklamasının ise Ağustos dönemine ait 24.522,00 TL tutarındaki fatura ve 31.12.2014 tarihindeki faturadan kalan 5.710,00 TL tutarı kapsamış olduğu tespit edildiğinin bildirildiği görülmüştür.
Taraflar arasındaki 01.10.2014 tarihli sözleşmenin 1.4.1. maddesi;
"Yukarıda konusu ve kapsamı belirtilen işin karşılığında, YÜKLENİCİ fatura keserek İŞVEREN'ne ibraz ederek İŞVEREN onayına sunacaktır. Fatura ödemesi 30 gün içerisinde yapılacaktır. 30 günü geçem ödemeler için YÜKLENİCİ Siteye ticari kredi faizi oranında vade farkı faturası kesecektir ."şeklinde düzenleme mevcut olup, bu kapsamda davacının sözleşme ile üstlendiği işin ifası kapsamında tanzim ettiği faturaları "(...) İŞVEREN'ne ibraz ederek İŞVEREN onayına" sunması gerekmektedir.
Takip ve dava konusu faturaların davalıya ibraz edildiğine ve onaylandığına ilişkin bir belge davacı tarafça ibraz edilmemiştir. Bahse konu faturalar davalı defterlerine kayıtlı olsa da site defter ve kayıtlarının taraflar arasındaki dava konusu sözleşme uyarınca davacı tarafından tutulduğu, cari kayıtların da davacı tarafından girildiği hususu nazara alındığında ilgili kayıtların da davacı şirket tarafından girildiği verilen hizmetin doğal sonucu olup bu yönde davacı itirazı da mevcut değildir.
Dosya kapsamına ibraz edilen ve davacı tarafından davalı aleyhine keşide edilen ... 2. Noterliğinin ... tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesine karşı davalı tarafça davacıya yönelik keşide edilen ... 11. Noterliğinin ... tarih ... yevmiye nolu ihtarname içeriği ile davalı tarafça hizmetin alınmadığı hususu davacıya ihtar olunduğu görülmüştür.
TTK 21 /f.2 maddesi gereği, sekiz (8) gün içinde fatura içeriğine itirazda bulunulmamış olması düzenlenmiş olan faturalarının içeriğine yönelik süresi içinde herhangi bir itirazın ileri sürülmemesi halinde faturanın muhatabının anılan faturayı (kendisine tebliğ edilmiş olması koşuluyla ) kabul edilmiş sayılacaktır.
Davacı tarafça düzenlenen faturaların taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacı tarafından davalı defterlerine işlendiği hususu nazara alındığında yalnızca faturaların düzenlenmiş olması faturaların davalı defterlerine yine davacı tarafından işlenmiş olması ve taraflar arasındaki 01.10.2014 tarihli sözleşmenin 1.4.1. Maddesi uyarınca davalıya faturaların ibraz edildiği iddia edilmediği gibi bu yönde bir ispatın da bulunmamış olması nazara alındığında davacının takip konusu faturalardaki hizmeti davalıya sağlamış olduğu hususu ispat edilememiş olup anılan durum karşısında davanın reddi gerektiği, ancak davalı yararına da kötüniyet tazminat koşullarının oluşmadığı kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M /Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Kötü niyet tazminat koşulları oluşmadığından REDDİNE,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 427,60-TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 5.587,89-TL harçtan mahsubu ile artan 5.160,29-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 70.773,70-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
6-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafça yapılan 35,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Davalı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/06/2024

Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır