WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

İSTANBUL 6. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/139 Esas
KARAR NO : 2024/290

DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/03/2023
KARAR TARİHİ : 07/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; davalı tarafın, müvekkilinden 10.02.2022 tarihli sözleşme ile 49.500 kg ... Kod’lu hammadde ürünün satışı için sözleşme imzalandığını, sözleşme kapsamındaki ürün ithalatının davalı müşteriye özel yapıldığını, sipariş konusu ürün alınmadığından müvekkilinin sipariş tutarı kadar zarara uğradığını, müvekkil firma ürünün aracı konumunda ithalatçısı olup sipariş formu imzalanır imzalanmaz müvekkili tarafından yurt dışından siparişe konu ürünlerin yurt dışına ödemesi yapılarak Türkiye’ye gemi yolu ile ithalinin sağlandığını, müvekkili dava konusu ürünlerin üreticisi olmayıp ürünlerin siparişe özel olarak ithal etmekte ve alıcısına sattığını, eş söyleyişle Türkiye içinden bir firmadan sipariş alınmadan yurt dışından ürün ithal edilmediğini, dolayısıyla davalı tarafın müvekkilinden sipariş ettiği ürünlerin firmaya münhasır olarak sipariş edilmiş olduğundan ürünlerin bedeli ödenerek müvekkilinden teslim alınmaması halinde müvekkilinin ciddi anlamda zarara uğrayacağını, davaya konu olan 10.02.2022 tarihli sözleşme, 49.500 kg ... Kod’lu hammadde ürünü yurt dışı üretici firma tarafından gemiye “Mart Yüklemeli” koşuluyla akdedilğini, yurt dışı üretici firma tarafından ürün Mart ayında gemiye yüklenmiş olup müvekkilinin teslim koşulunu sağlamasına rağmen davalı müvekkile ürünün bedelini ödeyerek teslim almaktan kısmi olarak imtina ettiğini, müvekkili yurt dışından ithal ettiği ürünlerin gemilerin seyrüseferinde yaşanabilecek sorunlar nedeniyle özellikle ithal edilen ürünlerin yurtdışından gemiye yüklendiği tarih için taahhüt verdiğini, sözleşmenin teslim koşulunda da “Mart Yükleme” olarak özel koşulunun belirtildiğini, bundan dolayı ithal edilen ürünlerin Mart ayında ürünün yurt dışından gemiye yüklenmesi taahhüdü verildiğini, ve bu taahhüt yerine getirildiğini, bunun dışında taraflar arasındaki sözleşmenin 7. maddesinde; “Aksi belirtilmedikçe ürünün teslim yeri, satıcının deposu/adresi olup, nakliye Masrafları ve tüm sorumluluğu alıcıya aittir…Nakliyat sırasında meydana gelebilecek gecikmelerden doğan ve/veya nakliyat sırasında meydana gelebilecek tüm zarar, hasar ve masraflar alıcıya geçer” hükmü olduğuu, madde hükmünden de açıkça anlaşılacağı üzere dava konusu ürünün Mart yükleme olarak yüklendikten sonra olası nakliye gecikmelerden satıcının sorumlu olmadığını, müvekkilinin sözleşmeye konu ürünlerin davalı tarafa sözleşmeye uygun şekilde teslimi için hem telefonda hem sözleşmede bilgilendirildiğini, davalı taraf ise bu bildirim üzerine ürünlerin yarısını depodan çekmiş kalan yarısını ise ısrarla gelip aldığını, bu hususta whats up üzerinden yazışmalar ve e-mail yolu ile müvekkil tarafından yazışmalar yapılarak sözleşmenin ifası talep edilmiş ardından da ihtarname gönderildiğini, bu ihtarname ve bildirimler de sonuçsuz kaldığını, sözleşme karşı tarafça ifa edilmediğini, dava konusu sipariş edilen 10.02.2022 tarihli sözleşme ile 49.500 kg ... Kod’lu ürünlerin yarısına tekabül edilen 24.750 kg tutarındaki sipariş müvekkilinden teslim alındığını ancak ekonomik koşulların kötüleştiği bahane edilerek davalı taraf müvekkilden kalan malı almamış ve ürün bedelinin de ödenmediğini, davalının sözleşmeye aykırı davranarak müvekkilini zarara uğratığını, müvekkilinden 49.500 KG olan dava konusu malın 24.750 KG davalı müvekkilinden teslim aldığını, depoda kalan 24.750 KG malı ise almadığını, davalının müvekkilinden teslim almadığı 24.750 kg ... kodlu ürün için yapması gereken ödeme ise 52.717,3614 USD olduğunu belirterek; davanın kabulü ile müvekkilinden 10.02.2022 tarihinde sipariş edilen ve müvekkilinin teslime hazır olduğu (24.750 kg )... ürünler için 52.717,3614 USD bedeli işleyecek temerrüt faizi ile (3095 Sayılı Kanun’un 4/a maddesi gereğince vade tarihinden fiili ödeme tarihine kadar devlet bankalarının o para birimi ile açılmış bir yıl vadeli USD cinsinden mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile) tahsiline ve ödeme tarihine kadar olan depo ücretinin müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA /
Davalıya yasaya uygun olarak tebligat yapılmış olmasına karşın, davayı takip etmediği gibi, yazılı bildirimde de bulunmadığından, H.M.K nun 128. maddesi hükmü gereğince davayı inkar ettiği varsayılmıştır.
KANITLAR VE GEREKÇE /
Dava; alacak istemine ilişkindir.
Uyuşmazlığın konusunun; taraflar arasında mevcut 10/02/2022 tarihli sözleşme uyarınca davacının davalı firmanın siparişi üzerine aracı ithalatçı firma sıfatı ile ithal edilen 59.500 Kg ... kodlu hammadde ürününü ithal ettiği bu ürünün 24.750 Kg kısmının ise davalı tarafça bedelini ödeyerek teslim alınmadığından bahisle davalının davacıya belirtilen miktar kadar borçlu olup olmadığı noktasında toplandığı görülmüştür.
Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporu alınmıştır.
SMMM–MBA,Muhasebe Finans Uzmanı ..., Uluslararası Ticaret ve Lojistik Uzmanı ... tarafından düzenlenen 04.04.2024 tarihli bilirkişi raporunda; davacının iddia ettiği gibi davalı için hususi sipariş ile ithalat yaptığının sabit olmadığı, toplu ithal ettiği maldan bir kısmını davalıya yurtiçi satış esasına göre sattığının değerlendirildiği, davalı yanca kaşe ve imzası ile teyit edilen “sipariş formu”nun taraflar arasında satış sözleşmesi teşkil ettiği, davacının ithal ettiği ve davalıya satışı teyit edilen 49.500 Kg emtianın yarısı (½) miktarı olan 24.750 kg emtianın teslim alınarak bedelinin ödenmesine karşın, yarısı olan 24.750 kg emtianın teslim alınmadığı gibi bedelinin de ödenmediği, davalının satın aldığı ve teslim almadığı, bedelini de ödemediği sözleşme şartlarında temerrüde düşürüldüğü, malın davacı yanca teslime hazır ve ayrılmış olması değerlendirildiğinde davalının ödeme yükümlülüğü altında olduğu, davalının kaşe ve imzası ile teyit edilen sözleşmeye göre 55.192,49 USD hesaplanmasına karşın, davacı talebi olan 53.717,14 USD bedeli ödeyerek maliki olduğu emtiaya dilediği gibi tasarruf edebileceği belirtilmiştir.
Taraf iddia ve savunmaları ibraz edilen deliller, bilirkişi rapor ve ek raporu ile Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;
Taraflar arasında menkul mal satımı konusunda iki ayrı sözleşme akdedilmiş olup sözleşme akdinin davacının “sipariş formunu” davalının kaşe ve imzalaması ile teyit edildiği bunun da taraflar arasında satış sözleşmesini teşkil ettiği, davacının davalıya teklif formu ile 96.000 kg 1,87288 USD/kg fiyatı ile 08.09.2021 tarihli siparişe istinaden 212.159,85 USD bedelle mal teklif ettiği, davalı ... kaşe ve imzası ile teklifin teyit edildiği,
Sözleşmenin “sipariş formu” ile teyit edilen içeriğine göre, 5. Maddede: “…imzalanarak satıcıya ulaşan siparişte değişiklik ve iptal yapılması söz konusu olamaz. Aksi halde alıcı sipariş bedeli ile birlikte toplam tutarın %20 oranında cezai şart ödemeyi kabul ve taahhüt eder…” şeklinde düzenlemenin mevcut oluduğu,
Davacı .. firması tarafından davalı ... firmasına 08.09.2021 tarihli siparişe istinaden, 10.02.2022 tarihli irsaliye ve 10.02.2022 tarihli fatura ile 24.750 kg emtia satışı yapıldığı, 46.353,78 USD ve 8.343,68 USD KDV ile 54.697,46 USD bedelli fatura olduğu,( 1.fatura) Davacı ... firması tarafından davalı ... firmasına 08.09.2021 tarihli siparişe istinaden, 10.02.2022 tarihli irsaliye ve 10.02.2022 tarihli fatura ile 24.750 kg emtia, bedel gösterilmeksizin düzenlenen sevk irsaliyesi ile teslimin teyit edildiği anlaşılmıştır.
Dava dosyasında yer alan belgelerden, davalının davacıya 10.02.2022 tarihinde, 1,88983 USD/kg birim fiyat üzerinden 49.500 kg ... ürün siparişi verdiği, teslim tarihinin “Mart yükleme” olarak belirtildiği, davacının dava konusu 144.000 kg ürünü (davalı siparişi 49.500,00 kg) 14.04.2022 tarihli gümrük beyannamesi ile 15.04.2022 tarihinde millileştirerek satışa hazır hale getirdiği, davalının 02.09.2022 tarihli fatura ile davacıdan bu ürünün 24.750,00 kg lık kısmını teslim aldığı, davalının 10.02.2022 tarihli siparişten 49.500,00 – 24.750,00 = 24.750,00 kg lık kısmını teslim almadığı, buna göre davacıdan sipariş detayında yer verildiği gibi 24.750,00 x 1,88983 = KDV hariç 46.773,29 USD lik kısmı teslim ve satın almadığı davacının, Beşiktaş ... Noterliğinin 02.12.2022 tarih, ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile kalan 24.750,00 kg ürünün 52.717,3614 USD bedel ile satın alımının başlatılmasını ve ürünlerin ödeme tarihine kadar olan, sözleşmede yer alan banka hesabına 7 gün içerisinde ödenmesini ihtar ettiği görülmüştür.
Dosya kapsamında mevcut Satış faturası ile dava dışı satıcı ... firması ile alıcı... liman teslimli, 22.12.2021 tarihli L/C akreditif ile, 14.02.2022 tarihli fatura tanzimi, 144 metrik ton emtia, birim fiyatı 1.730 USD olmak üzere, 249.120 USD bedelle satın alınmış olduğu, İthalat gümrük beyannamesi ile ... firmasından davacı ... firmasının ithalatında, 14.04.2022 tarihli beyan edildiği, 249.120 USD bedelle 149.000 kg emtia ithal edildiği, ithalatın mal mukabili olduğu, Çeki listesinin fatura ile uyumlu olduğu anlaşılmıştır.
Anılan durum karşısında Taraflar arasında mevcut davalı kaşe ve imzası ile teyit edilen “sipariş formunu” uyarınca mal satımı konusunda iki (2) ayrı sözleşme uyarınca davacı tarafından 10.02.2022 tarihinde 49.500 kg emtia 110.384,98 USD bedelle satıldığı, Davalının 02.09.2022 tarihli irsaliye ile söz konusu maldan 24.750 kg miktarını teslim alarak buna karşılık 961.417,06 TL ödeme yaptığı, ödeme TL olarak yapılmış ise de davacının davalıdan bu teslim için alacağı 110.384,98 USD/2 hesabı ile 55.192,49 USD olup, bu ödeme söz konusu USD miktarına yönelik olduğu, davalı 02.09.2022 tarihli sözleşme gereği olan 24.750 kg malı teslim almadığı gibi sözleşmeye göre 55.192,49 USD bedeli davacı ihtarına rağmen ödemediği anlaşılmakla davalının 110.384,98 USD bedelli sipariş verip satın aldığı ancak malın yarısını teslim almasına karşın diğer yarısını teslim almadığı tespit edilen 55.192,49 USD ürün bedelinden sorumlu olduğu anlaşılmakla ancak dava dilekçesi ile talep edilen miktarla sınırlı olmak kaydıyla 52.717,36 USD 'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa 4a maddesi uyarınca USD cinsi mevduata uygulanan faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davacı tarafça da davaya konu emtianın masrafı davacı tarafından karşılanmak sureti ile iadesine karar vermek gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M /Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile 52.717,36 USD 'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa 4a maddesi uyarınca USD cinsi mevduata uygulanan faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davacı tarafça da davaya konu emtianın masrafı davacı tarafından karşılanmak sureti ile iadesine,
2-Depo ücreti talebine yönelik harç yatırılarak açılmış bir dava bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 68.153,42-TL nispi karar ve ilam harcından 17.038,36-TL peşin alınan harcın mahsubuna, bakiye 51.115,06-TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 139.747,84-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen toplam 33.504,26-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/05/2024

Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır

HARÇ BEYANI /
68.153,42-TL. KARAR HARCI
17.038,36-TL. PEŞİN HARÇ
51.115,06-TL. KALAN HARÇ

DAVACI GİDERİ /
17.218,26-TL İLK GİDER
16.000,00-TL BİLİRKİŞİ ÜCRETİ
286,00-TL POSTA MAS.
33.504,26-TL TOPLAM