WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

İSTANBUL 6. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/844 Esas
KARAR NO : 2024/187

DAVA : 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 07/12/2022
KARAR TARİHİ : 12/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; Müvekkili şirket dava dışı ...A.Ş. ile davalının müşterek borçlu müteselsil kefil olduğu ... 3. Noterliği’nin ...tarih ve ... yevmiye numarası(...3. Noterliği... tarih ve ... yevmiye no ile tadil) ile tasdikli ... no.lu Finansal Kiralama Sözleşmesi imzaladığını ve iş bu sözleşmenin ... 3. Noterliği’nin ... tarihli ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile feshedildiğini, yine ... 3. Noterliği’nin ... tarihli ve ... yevmiye no.lu ... no.lu Finansal Kiralama Sözleşmesi nin imzalandığını ve bu sözleşmenin ... 38. Noterliği’nin ... tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarname ile feshedildiğini, davalı aleyhine ... 27. İcra Müdürlüğü’nün ... E sayılı dosyası ile alacağın bir kısmı için takip başlatıldığını ve takibe davalının itiraz ettiğini, diğer borçlu şirket aleyhine ise iflas dosyası açıldığını, Finansal Kiralama sözleşmesinin feshi ve kiralanan malların iadesi için açılan ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 28.06.2018 tarihli ... E ve ... K sayılı kararı ile davanın lehine sonuçlandığını, davalının en az dava miktarı kadar borcunun bulunduğunun açıkça görüldüğünü belirterek; itirazın iptali ve takibin devamına, asıl alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi, yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA /
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; davacı tarafça ikame olunan iş bu davanın ödeme emrine itiraz neticesinde açılan itirazın iptali davası olduğunu, dava dilekçesinde yer verilen “faize ve fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla” şeklindeki talebin hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafça alacak iddiasına dayanak yapılan 2 adet finansal kiralama sözleşmesinde kiracı sıfatına haiz olan dava dışı ...A.Ş. ile imzalanmış olduğundan öncelikle sözleşmenin asıl muhatabı şirkete yönelik davalı haklarının kullanılması gerekirken hukuka aykırı şekilde geçerli bir kefalet ilişkisi de olmadığı halde müvekkili aleyhine alacak iddiasında bulunulmasının yerinde olmadığını, davalı müvekkilinin geçerli bir kefilliği söz konusu olmamakla birlikte davaya konu Finansal Kiralama Sözleşmelerinden 18.04.2008 tarihli olanı 4 yıl süreli, 27.10 2010 tarihli olanın ise 5 yıl süreli olduğunu, sürelerin bitiminden itibaren 1 ay içinde davacı tarafça icra takibine geçilmediğinden BK Md. 493 (TBK 600) uyarınca davalı kefillikten kurtulması nedeniyle de herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davacı tarafça başlatılan icra takibindeki diğer borçlu şirket hakkında iflas kararı verilmiş olması nedeniyle davanın ... 1. İflas Müdürlüğü’ne ihbarına karar verilmesini talep ettiğini, alacak iddiasına dayanak yapılan sözleşmelerin tarihlerinin 18.04.2008 ve 27.12.2010 olduğunu, kanunen gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefaletin buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından itibaren 10 yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkacağını, kefil sıfatıyla finansal kiralama sözleşmelerini imzaladığı iddia olunan davalı müvekkilinin sözleşme tarihleri üzerinden 10 yıldan daha uzun süre geçmiş olması sebebiyle herhangi bir sorumluluğu kalmadığını, sözleşmelerde müvekkili ...’nun imzası olmadığı gibi kefaletin hukuken geçerli olabilmesi için kefilin sorumlu olacağı kefalet limitinin de açıkça tereddüde yer verilmeyecek şekilde sözleşmede yazılı olması gerektiği halde sözleşmede limit de belirtilmediğinden ortada hukuken geçerli bir kefalet ilişkisinin bulunmadığını, davacının sözleşmeleri fesih ihtarnamelerine itiraz edilmiş olduğunu, öte yandan finansal kiralama sözleşmelerinin 09.01.2014 ve 08.09.2014 tarihlerinde feshedildikten sonraki süreç için de kira işletilmek suretiyle alacak iddiasında bulunulmasının hukuka aykırı olduğunu, zira sözleşme fesih tarihi itibariyle talep edilebilecek kira borcunun bitmesi gerektiğini, yine davacı taraf ile dava dışı kiracı şirket arasında vaki ticari ilişki gereği kiracı şirketin toplam kira borcu, bugüne dek ödenen kira borcu ve şayet var ise bakiye borcunun tam ve eksiksiz olarak tespitinin zorunlu olduğunu, ödeme planlarına istinaden gönderilen 09.01.2014 tarihli ihtarnamede ödeme planındaki vadelere dikkat edilmemiş olduğundan belirtilen borç kalemlerinin kabul edilemez olduğunu, ... numaralı finansal kiralama sözleşmesine konu taşınmaz üzerindeki hastane faaliyetlerinin 16.07.2013 tarihinde ... Valiliği Sağlık Müdürlüğü tarafından durdurulmuş olduğundan bu tarihten sonraki kira bedellerinin tahakkuk ettirilmemesi gerektiğini, sözleşmeye konu malların iade edilmiş olması sebebiyle de huzurdaki davayı açmanın hukuki yararı bulunmadığını belirterek; haksız ve yersiz davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE /
Dava; İ.İ.K.nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının vaki itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir.
... 27. İcra Müdürlüğü'nün ...sayılı takip dosyası kapsamından; davacı tarafın davalı hakkında toplam 1.000.000,00 -USD alacağın eklentileri ile birlikte ödetilmesi istemiyle ve ilamsız takip yoluyla icra takibinde bulunulduğu ve fakat davalı tarafından yasal süresi içinde vaki itirazı sonucu, icra takibinin İ.İ.K.nun 62. maddesi uyarınca durduğu saptanmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, Davacı ile dava dışı ... A.Ş arasında mevcut finansal kiralama sözleşmelerini davalının müşterek borçlu - müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı, ... 4 Atm ye ait ...E - ... K sayılı dosya ile malların iadesine karar verildiği, alacağın ödenmemesi üzerine ... 27. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile başlatılan takibe haksız itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğinden bahisle itirazın haksız olup olmadığı, geçerli bir kefalet sözleşmesinin bulunup bulunmadığı, finansal kiralama sözleşmesinin süreli olarak imzalandığı beyan olunan sözleşmeler nedeni ile takibin süresinde açılıp açılmadığı, zamanaşımı definin yerinde olup olmadığı, bu kapsamda davalının borçlu olup olmadığı, borçlu olması halinde miktarı noktasında toplandığı görülmüştür.
Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, ... 27. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasının bir örneği Uyap üzerinden celp edilerek dosya arasına alınmış, dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporu alınmıştır.
Bilirkişi Banka E.Müdürü/Müfettişi ..., Banka E.Müfettişi ..., Öğretim Üyesi ... tarafından düzenlenen 29/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda; davacı Finansal Kiralama şirketinin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süreler içerisinde yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu, sahibi lehine delil olma niteliği taşıdığı, akdedilen ... ve ... no.lu Finansal Kiralama Sözleşmelerinin ... 3. Noterliği’nce düzenlenen tasdikinde davalı ... ve ...A.Ş.’nin müşterek borçlu müteselsil kefil olduğunun ve kefalet tutarının belirtildiği, davalı ...’nun ve dava dışı...A.Ş.’nin kefaletiyle dava dışı ...A.Ş.’nin davacı finansal kiralama şirketinden gayrimenkul, tıbbi cihazlar ve malzeme kiraladığı, kiracının sözleşmeden doğan borçlarını kanuni süresi içinde ödeyemediği ve ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 28.06.2018 tarih ...Esas ve...Kararı ile de malların iadesinin zorunlu olduğunun karar bağlandığı, kiralama konusu gayrimenkul, cihaz ve ekipmanların davacıya iadesi ve/veya 3. Kişilere kiralama ve satış yapıldığına ilişkin bilgi/belgenin dosyaya ibraz edilmemiş olduğu, davalı şirketin takip tarihi olan 04.11.2021 tarihi itibariyle davacı alacağı 11.439.027,38 USD (03.11.2021 tarihli kur 9,6889) 110.831.592,41 TL olarak tespit edilmekle birlikte davalı müteselsil kefilden fazlaya dair hak ve alacakları saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla şimdilik 1.000.000,00 USD karşılığı 9.688.900,00 TL talep edildiği, taleple bağlılık ilkesi gereğince davacının talip tarihi itibariyle davalı müteselsil kefilden talep edebileceği alacak miktarının 1.000.000,00 USD (fiili ödeme günündeki TL karşılığı ile) olabileceği belirtilmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 598. maddesi hükmü uyarınca; hangi sebeple olursa olsun, asıl borç sona erince, kefil de borcundan kurtulur. Bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar. Kefalet, on yıldan fazla bir süre için verilmiş olsa bile, uzatılmış veya yeni bir kefalet verilmiş olmadıkça kefil, ancak on yıllık süre doluncaya kadar takip edilebilir. Kefalet süresi, en erken kefaletin sona ermesinden bir yıl önce yapılmak kaydıyla, kefilin kefalet sözleşmesinin şekline uygun yazılı açıklamasıyla, azami on yıllık yeni bir dönem için uzatılabilir.
Söz konusu maddede öngörülen süre hak düşürücü süre olup mahkemece re'sen gözetilmesi gerekmektedir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/7503 Esas, 2022/4265 Karar sayılı, 31.05.2022 tarihli emsal kararı)
6101 sayılı TBK'nın Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 5. maddesi "Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girmesinden önce işlemeye başlamış bulunan hak düşürücü süreler ile zamanaşımı süreleri, eski kanun hükümlerine tabi olmaya devam eder. Ancak, bu sürelerin henüz dolmamış kısmı, Türk Borçlar Kanunu'nda öngörülen süreden uzun ise, yürürlüğünden başlayarak Türk Borçlar Kanununda öngörülen sürenin geçmesiyle, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi dolmuş olur.
Türk Borçlar Kanunu ile hak düşürücü süre veya özel bir zamanaşımı süresi ilk defa öngörülmüş olup da başlangıç tarihi itibarıyla bu süre dolmuşsa, hak sahipleri Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak bir yıllık ek süreden yararlanırlar. Ancak, bu ek süre, Türk Borçlar Kanunu'nda öngörülen süreden daha uzun olamaz." şeklinde düzenlenmiştir.
Açıklanan yasal düzenlemeler uyarınca, 6098 sayılı TBK'nın yürürlüğe girmesinden önce işlemeye başlamış bulunan hak düşürücü süre ve zamanaşımı süreleri eski kanun hükümlerine tabi olmaya devam edecektir. Ancak bu sürelerin henüz dolmamış kısmı TBK'da öngörülen süreden uzun ise kanunun yürürlük tarihinden başlayarak TBK'da öngörülen sürenin geçmesiyle, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi dolmuş olacaktır. Buna karşın bu sürelerin henüz dolmamış kısmı, TBK'da öngörülen süreden kısa ise eski kanun hükümlerine tabi olmaya devam edecektir. TBK'da ilk kez öngörülen ve fakat yasanın yürürlük tarihi itibariyle dolmuş olan süre 1 yıldan kısa ise hak sahiplerinin yararlanabileceği ek süre TBK'da ilk kez öngörülen süre kadar olacaktır.
Anılan durum karşısında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu' nun 598/3 maddede gerçek kişinin kefaletini sözleşmenin kurulmasından itibaren 10 yıl süre ile sınırlandırmış bulunduğu, Takip tarihi olan 05.11.2021 tarihinden önce 2008 ve 2010 tarihli dava konusu sözleşmelerdeki davalılara ait kefaletlerin 18.04.2018 ve 27.12.2020 tarihlerinde sona erdiği, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu' nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunu1. Maddesi uyarınca TBK. 598 in dava konusu finansal kiralama sözleşmesine uygulanması gerektiği ,TBK. Madde 598 uyarınca gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak 10 yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkacağından davalı kefillerin 05.11.2021 takip tarihi itibariyle herhangi bir sorumluğu bulunmadığı ve davanın, hak düşürücü süreden sonra açıldığı anlaşılmakla davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M /Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Hak düşürücü süre nedeni ile davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 427,60-TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 270.491,48-TL harçtan mahsubu ile artan 270.063,88 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine,
4-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
7-Davalı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,
8-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.600,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin, davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/03/2024

Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır

HARÇ BEYANI /
270.491,48-TL PEŞİN HARÇ
427,60-TL KARAR HARCI
270.063,88-TL. TALEP HALİNDE İADE HARÇ