WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

İSTANBUL 6. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/602 Esas
KARAR NO : 2024/255

DAVA : Menfi Tespit -İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 06/09/2022-07/02/2023
KARAR TARİHİ : 18/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DOSYADA
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı vekili 26.09.2022 harç tarihli dilekçesinde, davacının tekstil işiyle iştigal eden ve aylık olarak serbest tüketici sayılabilecek miktarda elektrik enerjisi tükettiğini, davalı satış personelinin davacı işyerine gelerek sahibi oldukları yenilenebilir enerji tesisleri sayesinde ucuza elektrik ürettiklerini, mevcut faturalarda ciddi bir indirim sağlayacak şekilde ikili anlaşma imzalamayı teklif ettiğini, davacının da içinde yer aldığı şirketler grubunun oluşturduğu güvene istinaden teklifi kabul ettiğini, davacı ile “...” markasının sahibi davalı ... A.Ş. Arasında 05.04.2022 tarihli elektrik Abonelik Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme madde 5.10'da belirlenen teminat yükümlülüğüne istinaden ... Bankası'nın 15.10.2022 tarihli ... çek seri no'lu 390.000 TI bedelli çeki davalıya teslim ettiğini, çekin arka üzüne “Teminat çekidir, 2. Ve 3. Şahıslar tarafından ciro edilemez” şeklinde şerh, sözleşme devam ederken ... A.Ş. Tarafından davacıya, davalı ... A.Ş. ile anlaşma imzalandığı tarihte kendileri ile devam eden bir ikili anlaşma olduğunu, bu anlaşma gereği kendilerine bağlı iken ... ile ikili anlaşma imzalandığını bildirildiğini, davacının ... A.Ş.'nin serbest tüketici olduğunu iddia ederek sözleşme imzalandığı tarihte aslında serbest tüketici olmadığını öğrendiğini, davalının da sözleşmedeki edimlerini yerine getirmemesi üzerine davacının ilgili şirkete abonelik başvurusunda bulunduğunu, davacıyı bilgilendirme ve diğer ikili elektrik anlaşmasını sonlandırmadan yeni bir ikili anlaşma imzalamama yükümlülüğünün davalıda olduğunu, bu nedenle cayma bedeli talep edilemeyeceğini, davalının ise ikili anlaşma devam ederken diğer bir şirketle ikili anlaşma yapıldığı iddiası ile davacıya 314.352,95 TL cayma bedeli taahhuk ettirdiğini, davalının hiçbir gerekçe göstermeden tüketim bedeli dışında 314.352,95 TL gerektiğini belirterek fatura tanzim ettiğini, ... 12 As. Tic. Mahkemesi'nden davacının ihtiyati tedbir talep ettiği, ... 12 ATM'nin ...D. İş. ... K. sayılı ilamıyla ihtiyati tedbir konulmasına hükmedildiğini, davacının davalıya borcunun bulunmadığını belirterek davacının davalı şirket cayma bedeli kapsamında borçlu bulunmadığının tespitini,... Bankası'nın ... tarih ... çek no'lu 390.000 TL bedelli teminat çekinin isdirdatını talep etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Davacının iddiaları kabul edilmemekle birlikte; davacı abonenin bir serbest tüketici olarak müvekkil şirket ile 05/04/2022 tarihinde elektrik tedariki gerçekleştirmek için elektrik abonelik sözleşmesi(ikili anlaşma) imzaladığını, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 5 ve devam maddelerinde serbest tüketici ile ilgili hukuki düzenlemelere yer verildiğini, bu düzenlemelerden madde 6/1 uyarınca; "a) İletim sistemine doğrudan bağlı olan gerçek veya tüzel kişiler, b) Organize sanayi bölgesi tüzel kişilikleri, c) Bir önceki takvim yılında veya içinde bulunulan yılda serbest tüketici limitini aşan miktarda elektrik tüketilen kullanım yerinin kullanım hakkına sahip ya da kullanım hakkını edinen tüketiciler" serbest tüketici olarak kabul edilmekte olduğunu, davacının, faturalarında görüleceği üzere "..." tüketici grubuna dahil olduklarını, işbu... ifadesi, davacı abonenin sanayi işletmesi olduğunu ve buna göre faturalandırıldığını ifade etmekte olduğunu, yönetmeliğin 6/1-b hükmünde de sanayi bölgesi tüzel kişiliklerinin serbest tüketici oldukları kabul edildiği görüldüğünden davacının serbest tüketici olarak nitelendirilecek bir abone olduğunun ortaya çıktığını, ilgili Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği md.6/3 hükmünde "Serbest tüketiciler elektrik enerjisi ve/veya kapasite alımlarını tedarikçi ile ikili anlaşma yaparak temin edebilecekleri" kabul edildiğini, davacının serbest tüketici olduğu bir önceki paragrafta kanıtladığını, bu sebeple davacının md.6/3 uyarınca ikili anlaşma yolu ile elektrik enerjisi temin edebileceği hususunun da açıklığa kavuşturulmuş olduğunu, davacının serbest tüketici olduğunu, serbest tüketici olarak elektrik temin etmek amacıyla ikili anlaşma yapabileceği kabul edilen gerçeklik iken davacının serbest tüketici olmadığı ve bundan ötürü ikili anlaşma yapamayacağı beyanlarının kabul edilmeyeceğini, davacının iddiaları kabul edilmemekle birlikte; davacının tacir olması sebebiyle yaptığı ve yapacağı anlaşmaların kapsamını, sonuçlarını şahsının bilmesi ve sorumluluğu tacir olarak şahsının üstlenmesi gerektiğini, müvekkil şirket ile davacı arasında imza altına alınan elektrik abonelik sözleşmesinde düzenlenmiş olan maddeler üzerinde uzlaşılan kısımların fazlasıyla açık olduğunu ve bir tacir olarak imza altına aldığı sözleşmenin içeriğini bilmesi gerekenin yine davacının kendisi olduğunu, sözleşmede hüküm altına alınmamış hiçbir beyanı geçerlilik arz etmediğini, bu sebeple davacının kendisine indirim yapılacağı şeklinde vaatlerde bulunulduğu iddialarının da hukuken hiçbir geçerliliği olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DOSYASINDA
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının abonelik sözleşmesini “Ticari Abonelik” adı ile imzaladığını, taraflar arasında imza altına alınan ... 'lu Elektrik Abonelik Sözleşmesi'nden kaynaklanan cayma bedeline ilişkin bir adet fatura bedelinin ödenmemesi sebebiyle Merkezi Takip Sistemi'nin... E. Sayılı dosyası ile icra takibine takibe geçildiğini, davalının borca itiraz nedeniyle takibin durduğunu, davalı tarafından ödenmeyen 314.352,85 TL bedelli 21.07.2022 tanzim tarihli 01.08.2022 vade tarihli seri ...no'lu faturanın cezai şarttan “cayma bedeli” kaynaklandığını, Elektrik Abonelik Sözleşmesi hükümlerine göre öngörülen cezai bedele ilişkin düzenlendiğini, sözleşme m. 5/6 uyarınca davalının tebliğden ne 8 gün içerisinde ne de sonrasında herhangi bir itirazda bulunmadığını belirterek itirazın iptalini, takibin devamını, yüzde 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, uzun yıllardır tekstil işiyle iştigal eden ve aylık olarak serbest tüketici sayılabilecek miktarda elektrik enerjisi tüketen bir şirket olduğunu, Nisan ayında müvekkilinin iş yerine gelen davalının satış personeli, müvekkilin serbest tüketici olduğunu ve sahibi oldukları yenilebilir enerji tesisleri sayesinde ucuza elektrik ürettiklerini belirterek mevcut faturalarında ciddi bir indirim sağlayacak şekilde ikili anlaşma imzalamayı teklif ettiğini, müvekkil şirket yetkililerinin, davalının personelinin ve içinde yer aldığı şirketler grubunun oluşturduğu güvene istinaden, bu teklifi kabul ettiğini, özleşme devam ederken, ...A.Ş tarafından müvekkiliyle; davacı ...A.Ş. (...) ile ikili anlaşmanın imzalandığı tarihte, kendileri ile devam eden bir ikili anlaşma olduğu, bu anlaşma gereği kendilerine bağlı iken ... şirketi ile ikili anlaşma imzalandığını bildirildiğini, müvekkil şirketin, ... serbest tüketici olduğunu iddia ederek sözleşme imzalattığı tarihte, aslında serbest tüketici olmadığını öğrendiğini, ... şirketi tarafından serbest tüketici olunmadığının ve cezai şart talep edileceğinin bildirilmesi ve davacının da sözleşmedeki edimlerini yerine getirmemesi üzerine müvekkil şirketin ilgili şirkete abonelik başvurusunda bulunduğunu, davacı şirketin, müvekkilin ...A.Ş nezdinde yaptığı başvuru nedeniyle kendi sözleşmesinin haksız feshedildiğini iddia ederek takip konusu faturayı tanzim ettiğini ve müvekkiline ödenmediği takdirde sözleşmedeki edimlerin teminatı olarak teslim edilen ... Bankasının 15.10.2022 tarihli, ... çek seri numaralı, 390.000 TL bedelli teminat çekini paraya çevireceğini bildirdiğini, davalının hukuka aykırı ve kötü niyetli davranışları karşısında yapılan başvuruları üzerine, ... 12. Asliye Ticaret Mahkemesi ... D.İş, ...Karar sayılı ilamıyla; "... Bankasının ... tarihli, ... seri numaralı, 390.000,00-TL bedelli çek ile ilgili ibrazında ödenmemesi ve çeke ilişkin işbu talep tarihi olan 15/08/2022 tarihinden sonra yapılan/yapılacak icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir konulmasına" hükmedildiğini, somut olayda, aslında serbest tüketici olmayan müvekkilinin ikili anlaşma imzalaya ikna eden ve sözleşmedeki taahhütlerini yerine getirmeyen davacının, kendi eylemleri ile feshe sebebiyet verdiğini, yapılacak yargılama neticesinde, cezai şart olarak cayma bedeli talep edilebilmesine dair şartların oluşmadığının görüleceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Asıl dosyada dava, menfi tespit talebine ilişkindir.
Birleştirilen dosyada dava, ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca iptali ile İİK 67/2.maddesi uyarınca icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir.
Asıl ve birleştirilen dosyalarda tarafların bildirdiği belgeler, Elektrik Abonelik Sözleşmesi, ... ve ... kayıt ve belgeleri, cayma bedeli faturası, ... Bankasının 15.10.2022 tarihli, ... çek seri numaralı, 390.000 TL bedelli çek, ... 12. Asliye Ticaret Mahkemesi ... D.İş sayılı dosyası, Merkezi Takip Sisteminin ... Esas sayılı icra takip dosyası ve bilirkişi raporları delil olarak değerlendirilmiştir.
HMK'nın 266/1. maddesi gereği dosyanın bir elektrik mühendisi, bir mali müşavir ve bir borçlar mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi heyetine tevdi ile; taraf defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerini olup olmadığı, usulüne uygun tutulup tutulmadığı, 03.06.2022 tarihli, ... sayılı fatura ile 04.07.2022 tarihli, ... sayılı faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, kayıtlı ise faturalara ilişkin ödeme kaydının olup olmadığının, tarafların kendi defterlerine borç-alacak durumunun dava tarihi itibariyle tespiti, sözleşmenin 6.1. Maddesi de dikkate alınarak cayma bedeli talep edilip edilemeyeceği, teminat çekinin iadesinin gerekip gerekmediğinin tespiti hususundan hazırlanan 14/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda; dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, davacı ve davalı yana ait 2022 yıllarına ait ticari defterleri ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; davacı ...Ltd Şti. tarafından incelemeye sunulan 2022 yılına ait Yevmiye Defteri ve Defter-i Kebir'in süresi içerisinde Ocak ayı e beratının verilmediği, Envanter Defteri ve Aralık ayına ait e beratların süresinde verildiği, bundan dolayı ticari defterlerin TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulup tutulmadığının takdirinin Mahkemede olduğu, davalı ...A.Ş tarafından incelemeye sunulan 2022 yıllarına ait ticari defterlerin TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğunun görüldüğü, davacı yanın incelenen Ticari defterlerine ve cari hesap ekstresine göre 18.07.20223 tarihi itibariyle cari hesabın sıfır olduğu, davalı yanın incelenen Ticari defterlerine ve cari hesap ekstresine göre 21.07.2022 tarihi itibariyle 314.352,85.-TL borç bakiyesi verdiği, davalı tarafça düzenlenen 21.07.2022 tarih ... nolu 314.352,85.-TL'lik faturanın Davalının Ticari Defterlerinde kayıtlı olmasına rağmen Davacı Ticari Defterlerinde kayıtlı olmadığı, taraflar arasındaki farkın bundan kaynaklandığı, davacı ...Şti. tarafından keşide edilen ... vade ... seri nolu 390.000,00.-TL'lik Teminat Çekinin Her iki tarafında Ticari Defterlerinde kayıtlı olmadığı bildirilmiştir.
18/10/2023 tarihli ara karar ile taraf defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerini olup olmadığı, usulüne uygun tutulup tutulmadığı, 03.06.2022 tarihli, ... sayılı fatura ile 04.07.2022 tarihli, ... sayılı faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, kayıtlı ise faturalara ilişkin ödeme kaydının olup olmadığının, tarafların kendi defterlerine borç-alacak durumunun tüm ferileriyle birlikte dava tarihi itibariyle tespiti, sözleşmenin 6.1. Maddesi de dikkate alınarak cayma bedeli talep edilip edilemeyeceği, edilebilecek ise cayma bedelinin tüm ferileriyle birlikte belirlenmesi ve bu hususun gerekçelendirilmesi, teminat çekinin iadesinin gerekip gerekmediğinin tespiti ve birleşen dosya yönünden 05/04/2023 tarihli birleşen dava dosyasındaki itirazın iptali talep edilen icra takip dosyasındaki fatura alacağının olması halinde işlemiş faiz talep edilip edilemeyeceği, edilebilecek ise tüm ferileriyle birlikte miktarının belirlenmesi hususlarının tartışılıp gerekçelendirilmesi ve her bir dava ve her bir talep yönünden sonuç bedelin tek bir tabloda bir araya getirilmek ve tüm itirazları karşılar nitelikte hazırlanan 27/03/2024 tarihli ek raporun sonuç kısmında; davacı ...Ltd Şti. tarafından incelemeye sunulan 2022 yılına ait Yevmiye Defteri ve Defter-i Kebir'in süresi içerisinde ocak ayı e beratının verilmediği, Envanter Defteri ve aralık ayına ait e beratların süresinde verildiği, bundan dolayı ticari defterlerin TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulup tutulmadığının takdirinin Mahkemede olduğu, davalı ... A.Ş tarafından incelemeye sunulan 2022 yıllarına ait ticari defterlerin TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, 03.06.2022 tarihli, ... nolu 131.204,93.-TL'lik faturanın hem Davacı hem de Davalı taraf Ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve bu fatura bedelinin her iki tarafta da ödendi kaydının bulunduğu, 04.07.2022 tarihli, ... nolu fatura da her iki tarafın Ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve bu fatura bedelinin de her iki tarafta da ödendi kaydının bulunduğu, bu iki faturadan dolayı taraflar arasında herhangi bir borç-alacak durumunun bulunmadığı, ... A.Ş. tarafından ...Şti. adına düzenlenen 21.07.2022 tarih ... Nolu 314.352,85.-TL'lik faturanın, ... A.Ş. hesaplarında olmasına rağmen... Ltd. Şti. hesaplarında bulunmadığı, davacı yanın incelenen Ticari defterlerine ve cari hesap ekstresine göre 18.07.20223tarihitibariylecari hesabın sıfır olduğu, davalı yanın incelenen Ticari defterlerine ve cari hesap ekstresine göre 21.07.2022 tarihi itibariyle 314.352,85.-TL borç bakiyesi verdiği, davacı tedarikçi tarafından cayma bedeli talep edilebileceği, faize karar verilmesi halinde uygulanması gereken faiz miktarının ödeme emrine göre 63.394,49-TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir.
TMK'nın 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." HMK'nun 190. maddesi gereğince de, "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir."
Menfi tespit davalarında da, HMK'nın ispata ilişkin genel kuralları geçerlidir. Bu davalarda davacı taraf, borçlu olmadığını iddia ettiğine göre, olumsuz bir durumun ispatı mümkün olmadığından, kural olarak ispat yükü alacaklıya aittir. Başka bir ifade ile, menfi tespit davasında hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü alacaklıdadır. Bununla beraber, davacının iddiasına göre ispat yükünün yer değiştirmesi de mümkündür. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel ilişkiden doğan talep hakkına ise bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. (HGK'nun 2011/19-473 Esas 2011/607 Karar 2003/19-781 Esas 2003/768 Karar sayılı ilamları) Bu nedenle kambiyo senetleri hakkında açılan menfi tespit davalarında, senedin dayanağı olduğu ileri sürülen hukuki ilişki ile senet metnindeki borç sebebi karşılaştırılarak, ispat yükünün kime düşeceği belirlenir.
Bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illi ilişkiye dayanır. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istemektedir. İşte bu gaye bir kambiyo senedinde mündemiç hakkın doğumu ve devri açısından hukuki sebebi teşkil eder. Kambiyo senedi düzenlenmesi dolayısıyla ortaya çıkan ilişki “kambiyo ilişkisi” ismiyle anılmaktadır. Kambiyo senedi vermek suretiyle borç altına giren borçlu “kambiyo taahhüdü”nde bulunmuş olur. Kambiyo ilişkisinin altında esas itibariyle bir asıl /temel borç ilişkisi vardır. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır.
Kambiyo senedinin bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü kambiyo senedinin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (TMK m. 6 m.). İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.
Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle ortadan kalktığını ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkâr ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle sona erdiğini ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira davacı borçlu, senedin varlığını kabul etmekle birlikte bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, başka bir hukuki ilişkiye dayandığını ileri sürmekte; temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir. (Yargıtay HGK'nun 2017/19-821 E-2019/58 K sayılı kararı)
Somut olayda yukarıda değinilen usul hükümleri ile içtihatlar ışığında dayanılan vakıalara göre ispat külfeti davalı alacaklı tarafta olup davalı alacaklı faturaya dayalı alacağının varlığını ispatla mükelleftir. Taraflarca ileri sürülen deliller toplanmış ve alacak iddiasına ilişkin olarak düzenlenen 27/03/2024 tarihli ek bilirkişi raporu ile 314.352,85 TL asıl alacak, 63.394,49 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam alacak bedelinin 377.747,34 TL olduğu tespit edilmiş ve davalı alacaklı tarafça alacak iddiası ispat edilmiş olmasına karşın davacı borçlu tarafça aksi ispat edilemediğinden asıl davanın reddine, dosya kapsamında davacı borçlunun kötüniyetli olduğunu gösteren herhangi bir delil bulunmadığından yasal koşullarının oluşmaması nedeniyle davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Birleşen dava yönünden ise;
İtiraz iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 maddesinde: "(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4945/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren 1 sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığı ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik: 9/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.(2) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/11 md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır" düzenlemesine yer verilmiştir.
Borçlunun itirazı üzerine takibin durması ile birlikte alacaklı açtığı itirazın iptali davasında takip talebinde talep ettiği alacağının bulunduğunu ispat külfeti bizzat kendisindedir. Ancak davalı borçlunun İcra Dairesinde vermiş olduğu itiraz dilekçesinin içeriği ya da cevap dilekçesinin içeriğine göre ispat külfeti yer değiştirebilecektir. İtirazın iptali davası icra takibinin uzantısıdır ve iki dosya bir birlik oluşturmaktadır.
"Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının senetlerin ödenmiş senetler olduğunu iddia ederek ödemeye ilişkin belgeler ibraz etmiş ise de, ödemenin kanıtı olarak sunulan belgelere göre ödemenin Zekeriya İpek adlı şahsa yapıldığı ve bu şahsın (dosyadaki bilgilere göre) davacı şirket ile ilgisinin bulunmadığının anlaşıldığı, davalının senet bedellerini ödediğini ispat edemediği, 19.10.2015 tarihli bilirkişi raporunun denetime elverişli içeriği itibariyle doğru olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının ... 7. İcra Müdürlüğü’nün ...sayılı icra takibine yaptığı itirazın 3.600 TL ana para ve 5.356,27 TL işlemiş faiz yönünden iptaline, takibin takip tarihi itibariyle bu miktar üzerinden devamına, inkar tazminatının şartları bulunmadığından reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Davacının temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede alacak belgeye dayanıp likit ve belirlenebilir mahiyette olup, İİK’nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken bu isteğin reddine karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 24/11/2016 tarih, 2016/4405 Esas 2016/15076 Karar sayılı ilamı)"
İcra inkar tazminatının düzenlenmesinin amacının, borçlunun ödeme emri üzerine icrada borcunu inkar etmesini önlemektir. Yüzde yirmilik oran en az tazminat miktarını ifade etmektedir. Mahkemece daha fazla tazminata da hükmedilebilir. İcra inkar tazminatı asıl alacak üzerinden hesaplanır ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi de şartlara bağlanmıştır. İcra inkar tazminatının şartları ise şunlardır:
1-Geçerli bir icra takibi bulunmalıdır.
2-Borçlu geçerli bir itirazda bulunmuş olmalıdır.
3-Süresi içerisinde açılmış olan bir itirazın iptali davası bulunmalıdır.
4-Alacaklı icra inkar tazminatını talep etmiş olmalıdır.
5-Borçlunun itirazının haksız olduğu kararı verilmelidir.
6-İtirazın iptali davasında alacak likit olmalıdır.
İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının kötü niyeti aranmaz. Sadece itiraz etmiş olması yeterlidir.
Yukarıda yer verilen ilkeler ve bilgiler ışığında dava dilekçesi, cevap dilekçesi, yazı cevapları, tarafların bildirdiği belgeler, Elektrik Abonelik Sözleşmesi, ... ve ... kayıt ve belgeleri, cayma bedeli faturası, ...Bankasının 15.10.2022 tarihli, ... çek seri numaralı, 390.000 TL bedelli çek, .. 12. Asliye Ticaret Mahkemesi ... D.İş sayılı dosyası, Merkezi Takip Sisteminin ... Esas sayılı icra takip dosyası, 14/11/2023 tarihli bilirkişi raporu ile 27/03/2024 tarihli ek rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; iş bu itirazın iptali davasının İİK'nun 67/1. maddesi uyarınca 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davacı ...Şti. tarafından dosyaya sunulan 2022 yılına ait yevmiye defteri ve defter-i kebir'in incelenmesinde; süresi içerisinde ocak ayı e beratının verilmediği, envanter defteri ve aralık ayına ait e beratların süresinde verildiği, bundan dolayı ticari defterlerin TTK'nın ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmadığı, davalı ...A.Ş tarafından dosyaya sunulan 2022 yıllarına ait ticari defterlerin incelenmesinde; TTK'nın İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, 03.06.2022 tarihli, ... nolu 131.204,93.-TL'lik faturanın hem davacı hem de davalı taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve bu fatura bedelinin her iki tarafta da ödendi kaydının bulunduğu, 04.07.2022 tarihli, ... nolu fatura da her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve bu fatura bedelinin de her iki tarafta da ödendi kaydının bulunduğu, bu iki faturadan dolayı taraflar arasında herhangi bir borç-alacak durumunun bulunmadığı, ... A.Ş. tarafından ...Ltd.Şti. adına düzenlenen 21.07.2022 tarih ... nolu 314.352,85.-TL'lik faturanın, ... A.Ş. hesaplarında olmasına rağmen ... Ltd. Şti. hesaplarında bulunmadığı, davacı yanın incelenen Ticari defterlerine ve cari hesap ekstresine göre 18.07.2022 tarihi itibariyle cari hesabın sıfır olduğu, davalı yanın incelenen Ticari defterlerine ve cari hesap ekstresine göre 21.07.2022 tarihi itibariyle 314.352,85.-TL borç bakiyesi verdiği, davacı tedarikçi tarafından cayma bedeli talep edilebileceği, faiz miktarının ödeme emrine göre 63.394,49-TL olduğu buna göre birleşen dava yönünden 314.352,85 TL asıl alacak, 63.394,49 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam alacak miktarının 377.747,34 TL olduğu ,kanaatine varılmıştır.
14/11/2023 tarihli bilirkişi raporu ile 27/03/2024 tarihli ek ek bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli bulunduğundan Mahkememizce hükme esas alınarak taleple bağlılık ilkesi mucibince; davanın kabulü ile, Merkezi Takip Sistemi'nin ... E sayılı dosyası ile başlatılan takibe yönelik itirazın İPTALİ ile takibin 314.352,85 TL asıl alacak, 63.394,49 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 377.747,34 TL alacak üzerinden takipteki diğer koşullarla birlikte devamına, alacak miktarının likit yani belirlenebilir bir alacak miktarı olduğu kanaati ile, İİK'nın 67/2 maddesi uyarınca hükmolunan 377.747,34-TL'nin %20'si oranında (75.549,46-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;
A-Mahkememizin Asıl dava dosyası olan ... Esas sayılı dosya yönünden;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının kötü niyet tazminat talebinin İİK'nın 72/4-5. fıkralarındaki koşullar oluşmadığından reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 5.368,37-TL peşin harç ile 6.660,22-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 12.028,59-TL harçtan mahsubu ile artan 11.600,99-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre ve 6100 sayılı HMK gereğince belirlenen 104.609,40 -TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine,
B-Mahkememizin birleşen ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin... Essas sayılı dosya yönünden;
1-Davanın KABULÜ ile, Merkezi Takip Sistemi'nin ...E sayılı dosyası ile başlatılan takibe yönelik itirazın İPTALİ ile takibin 314.352,85 TL asıl alacak, 63.394,49 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 377.747,34 TL alacak üzerinden takipteki diğer koşullarla birlikte devamına,
2-Hükmolunan 377.747,34-TL'nin %20'si oranında (75.549,46-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 25.803,92-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 179,90-TL peşin harç 6.271,08-Tl tamamlama harcı olmak üzere toplam 6.450,98-TL harcın mahsubu ile bakiye 19.352,94-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 179,90-TL peşin harç, 179,90-TL başvurma harcı, 6.271,08-TL tamamlama harcı, 105,75-TL posta giderleri olmak üzere toplam 6.736,63-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 58.662,10-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
7-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde İSTİNAF KANUN YOLU AÇIK olmak üzere karar verildi.18/04/2024

Katip
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır

*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*