T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/341 Esas
KARAR NO :2024/194
DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:24/11/2021
KARAR TARİHİ:13/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; Müvekkilinin 30.12.2023 tarihinde Davalı ... Şirketi ile franchise sözleşmesi imzaladığını ve davalı şirketin ... bayii olduğunu, işbu franchise sözleşmesinin 13. Sayfasının 4.5 maddesi gereğince sözleşme tarihinde 30.000,00 USD bedelli senedi teminat olarak davalı şirkete verdiğini, ülkemizde Covid-19 salgın hastalığının yaşandığı pandemi döneminde alınan tedbirler kapsamında restaurantların kapanması sebebiyle müvekkilinin cirosusun düşmüş olmasına rağmen müvekkiline geçmiş aylardaki ciroları emsal alınarak franchise sözlemesine aykırı olarak fatura tanzim edildiğini ve bu faturaların ödemesi için müvekkilinden ayrıca bono alındığını, müvekkilinin pandemi sürecinin devam etmesi ve iş yapamaması sebebiyle bu bonoları ödeyemediğini, davalı şirket müvekkilin borçlarını yapılandırma talebini reddettiğini ve müvekkilinin online sipariş sistemlerini kapattığını, davalı şirket müvekkilin online sipariş sistemlerini kapattıktan sonra fatura alackları için almış oduğu 9 adet bonuyu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından icra koyduğunu, müvekkilinin işbu dosya borcunun tamamını ödeyerek icra dosyasını infazen kapattığını beyan ederek 30/12/2023 tanzim, 31/05/2013 tanzim, 31/05/2021 vade tarihli 30.000,00 USD bedelli davalı ... lehine keşide edilen bono sebebiyle borçlu olmadığının tespitini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA /
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; Davacı yanın müvekkili şirkete birçok borcu bulunduğunu, ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı müvekkili şirketin alacaklı ve davacı yanın borçlu olduğu dosya bu duruma örnek teşkil edebildiğini, davacı yan tarafından bu icra takibine yapılmış itiraz bulunmadığından bu dosyada borçlu olduğunu ikrar ettiğini, davacı yan her ne kadar ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyada borcunu ifa ettiğini ve dosyanın infaz olduğunu söylemişse de ... ... Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyanın halen derdest olduğunu, öte yandan senedin teminat senedi olduğundan bahsedilebilmesi için söz konusu senedin üzerinde teminat senedi olduğuna ilişkin ibare bulunması gerektiğini, ayrıca yalnızca "teminat ibaresidir" ibaresi de yeterli olmayıp taraflar arasında hangi ilişkiden kaynaklı olarak bu teminat senedinin verildiği de yine senet üzerinde belirtilmiş olması gerektiğini, somut olayda senedin üzerinde teminat senedi olduğuna ilişkin bir ibare bulunmadığı gibi taraflar arasında hangi ilişkiden kaynaklı olarak söz konusu senedin verildiği de yine senet üzerinde belirtilmediğini beyan ederek davacı yanın asılsız ve mesnetsiz davasının reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE/
.... Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 17/03/2022 tarih ...sayılı yetkisizlik kararı üzerine, Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapılmıştır.
Dava konusu uyuşmazlığın; dava konusu takibe dayanak bono nedeniyle davacının davalıya borçlu olup olmadığına, senedin franchise sözleşmesinin teminatı kapsamında alınmış bir teminat senedi olup olmadığına ilişkin olduğu anlaşıldı.
Davacı vekili dava dilekçesinde; .... İcra Müdürlüğünün ... Esas nolu dosyasına ve içeriğine, ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına, Taraflar arasındaki 31/12/2021 tarihli Franchise sözleşmesine, Tarafların ticari defter kayıtlarına, Tanığa, Bilirkişiye, yemin ve sair delil olarak dayanmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Senete, .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına, .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporuna, Ticari defter kayıtlarına, Tanığa Bilirkişiye, Yemin ve her türlü sair delillere delil olarak dayanmıştır.
.... İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak dava konusu 31/05/2021 tarihli 30.000,00 USD bedelli bono aslı kasaya alınarak dosya kapsamına kazandırılmıştır.
16/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda; "Davalı ..., ... Paz.ve Tic.A.Ş. tarafından incelemeye sunulan 2013-2014-2015-2016-2017-2018-2019-2020 ve 2021 yıllarına ait ticari defterlerin TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu görülmüştür. Davacı yanın incelemeye sunduğu Ticari Defterlerinin boş olması nedeniyle inceleme yapılamamıştır. Davalı yanın incelenen Ticari defterlerine ve cari hesap ekstresine göre davacı yandan 17.06.2021 tarihi itibariyle 104.939,90.-TL , 31.12.2021 tarihi itibariyle 126.604,94.-TL Alacaklı olduğu ve bu bakiyenin Şüpheli Ticari Alacaklar hesabına virman yapılarak 2022 yılına devrettiği,2013 yılında cari hesap adındaki farklılık nedeniyle 31.12.2013 tarihinden devreden 2.652,61.- TL'lik bakiyenin Davacı tarafa ait bir bakiye olup olmadığı hususu Sayın Mahkemenin Takdirinde olup , Bu bakiyenin Davacının bakiyesi olmayacağı varsayıldığında 17.06.2021 tarihli bakiyenin 102.187,29.-TL (104.839,90 - 2.652,61 .-TL) olabileceği , Takdirinin sayın Mahkemeye ait olduğu, 30.12.2013 terihinde keşide edilmiş 30.000.-USD bedelli ve dava konusu olan senedin Davalı Ticari defterlerinde ve cari hesap ekstresinde kayıtlı olmadığı tespit edilmiş olup, Tarafların, inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin Sayın Mahkemenizin takdiri içinde kaldığı, bu bakiyenin Davacının bakiyesi olmayacağı varsayıldığında 17.06.2021 tarihli bakiyenin 102.187,29.-TL (104.839,90 - 2.652,61 .-TL) olabileceği" bildirmiştir.
Dava; dava konusu takibe dayanak bono nedeniyle davacının davalıya borçlu olup olmadığına, senedin franchise sözleşmesinin teminatı kapsamında alınmış bir teminat senedi olup olmadığına ilişkin menfi tespit davasıdır.
Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalıdadır. Fakat davacı (borçlu), davalının mevcut olduğunu iddia ettiği hukuki ilişkiyi sadece inkâr ediyor ise, hukuki ilişkinin hiç doğmadığını ileri sürerse, hukuki ilişkinin varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (HMK md. 190, TMK md.6). Alacaklının dayandığı senedin karşılıksız (teminat) olduğunun iddia edilmesi, alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunun ileri sürülmesi durumunda, ispat yükü davacı borçluya düşer.
Senede karşı ileri sürülen hukuki işlemlerin HMK madde 200'deki düzenleme uyarınca senetle ispatı zorunludur. HMK 201. maddesi gereği; senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı savunma olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, HMK’nın 203. maddesindeki istisna kapsamında kalmadığı sürece HMK 200. maddedeki ispat sınırının altında olsa dahi ancak senet (kesin delil) ile ispat edilebilir.
Bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. Ancak senette borcun nedeni “mal” ya da “nakit” olarak belirtilmişse, davacının yazılı borç sebebine dayanmaya hakkı olacağından, ispat yükü bunun aksini ileri süren tarafa ait olacaktır (HMK’nın m. 191/1, TMK m. 6). Eğer yanlardan biri senet metninde yazılı kaydın doğru olmadığını söylüyorsa, buna senedin talili denmektedir. Talil senet metninde açıklanan düzenleme (ihdas) nedenine aykırı beyanda bulunma anlamına gelmektedir ve bu hâlde ispat yükü kaydın aksini iddia edene aittir.
Davaya konu bonoda alacaklı davalı olup, bonoları sunmak suretiyle alacağın varlığını ispat etmiştir. Davacı ise; senetlerin teminat senedi olduğunu ve bedelsiz kaldığını belirtmek suretiyle, senet metninde bulunmayan teminat olma iddiasını ileri sürdüğünden (talil ettiğinden) yerleşmiş Yargıtay uygulamaları uyarınca ispat külfeti senedi talil eden tarafta olup, bu hali ile ispat külfeti yer değiştirmediğinden, ispat külfeti davacı tarafa aittir.
Karine olarak bir kambiyo senedinin mevcut bir borcun ifası veya itfası amacıyla verildiği kabul edilir.Kambiyo senetleri birer ödeme aracıdır. Borçlu, bononun başka bir amaçla verildiği yönündeki iddiasını yazılı delil ile ispatlamalıdır. Bu konuda tanık dinletilmesi de mümkün değildir. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 2018/2939 Esas, 2019/4786 Karar sayılı 2017/3521 Esas, 2019/1844 Karar sayılı kararları)
Senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiası yönünden ise 6102 sayılı TTK 778 yollamasıyla 680. maddesi gereğince açık bono düzenlenebileceği ve davacıların bu iddiasını da ancak yazılı delille ispat edebileceği görülmektedir.
Taraflar arasında 30.12.2013 tarihli Franchise sözleşmesi imzalandığına dair ihtilaf bulunmamaktadır. Franchise sözleşmesinin 13. sayfasının 4.5 maddesi gereğince sözleşme tarihinde 30.000,00 USD bedelli senedi teminat olarak davalı şirkete verildiği yazılmış olup senet bilgileri sözleşmede yer almamaktadır. Bunun yanı sıra .... İcra Müdürlüğünün ... Esas nolu dosyası ile takibe konulan 30.000,00 USD bedelli 30.12.2013 keşide tarihli senedin üzerinde de teminat senedi olduğuna dair bir ibare bulunmamaktadır. Her ne kadar takibe konulan senedin keşide tarihi ile sözleşme tarihi aynı ise de bu husus tek başına davayı kabul sebebi değildir. Davalı taraf senedin teminat senedi olarak verildiği iddiasını kabul etmemiştir. Bu durumda senedin tadili söz konusudur. Davacı taraf ticari defterlerini sunmamıştır. Davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesinde ise söz konusu senedin kayıtlı olmadığı görülmüştür
Senedin ticari defterlerde kayıtlı olmaması teminat senedi olduğunu tek başına ispat etmeye yeterli olmadığı gibi senedin sebepten mücerret olduğu hususu da göz önünde bulundurulmuştur. Takip konusu bononun teminat senedi olduğuna ilişkin iddianın hangi ilişkinin teminatı olduğu, senet üzerine konulmuş bir kayıtla ya da takip dayanağı senedin tanzim ve vade tarihi ile miktarı belirtilmek suretiyle açık atıf yapılan bir sözleşme ile ispatlanması gerekir.(Bkz. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2015/14658 Esas, 2015/27010 Karar sayılı ilamı)
Davacı vekilinin 24.11.2021 tarihli dava dilekçesi ile yemin deliline dayanıp dayanmayacağı hususu 08.11.2023 tarihli celsede hatırlatılmış, davacı vekili 13.11.2023 tarihli beyan dilekçesi ile davalı tarafa yemin teklif etmeyeceklerini beyan etmiştir.
Yukarıda açıklanan yasal düzenleme, emsal Yargıtay kararları ve tüm dosya kapsamı uyarınca ispatlanamayan davanın reddine aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;
1-Davanın reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 427,60-TL maktu karar ve ilam harcının, dava açılırken davacı taraftan peşin olarak alınan 6.459,50-TL harçtan mahsubu ile artan 6.031,90 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde geçerli A....T.'deki esaslara göre belirlenen 58.736,90-TL vekalet ücretinin, davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına,
5-HMK 333.maddesi gereğince davacı/davalı tarafından yatırılan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde talep eden ilgili tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin huzurunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri'nde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 13/03/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!