WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

İSTANBUL 6. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/88 Esas
KARAR NO : 2024/371

DAVA : İtirazın İptali -Tazminat
DAVA TARİHİ : 04/02/2021-18/05/2022
KARAR TARİHİ : 13/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DOSYADA
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından aralarındaki 28.02.2020 tarihinde akdedilen sözlemeye istinaden, davalı .... Ltd. Şti `nin taleplerine uygun olarak hazırlanmış olan "..."`nu ve davalı tarafın isteği üzerine 2 adet 7.30 M uzunluğundaki ve değeri 20.000-TL olan pistonları davalı tarafından belirtilen adres olan ... adresine gönderilmekle beraber, bu konuda uzman müvekkil şirket çalışanları tarafından montajlanıp teslim edildiğini, ilgili montaj işlemlerinin keza kontrollerinin de müvekkil şirket çalışanları tarafından büyük bir titizlik ve özenle yerine getirildiğini, bu kapsamda mekanik olarak uzman ..., ..., ..., ... ve elektrik alanında uzman şirket çalışanı ... ve ... Bey tarafından ilgili kontroller yerine getirildiğini, müvekkil şirket çalışanları tarafından genel olarak monte edilmiş olan asansör için sadece ince işçilik kısmı kaldığını, müvekkilinin basiretli ve sorumluluk sahibi bir tacir olarak kalan ince işçilik kısmı ivedilikle tamamlamak istediğini, bu kapsamda her türlü çabayı gösteren müvekkilinin...a ilgili konunun uzaman çalışanlarını gönderip kalan eksikleri tamamlamak istediğini, söz konusu işlemin gerçekleştirilmesi için müvekkil şirket çalışanlarının pandemi nedeniyle sokağa çıkma ve şehir değiştirme yasakları olmasına rağmen hızlı bir şekilde işin tamamlanması ve sorumluluklarını eksiksiz yerine getirmek istediğini, fakat tüm bu çabalara ve zor şartlara rağmen ...'dan ...`a gönderilen işçilerin davalı şirket içerisine alınmadığını, bu kapsamda müvekkilinin nakliye masraflarından dolayı zarara uğradığını, yaşanan bu durumun tutanak altına alındığını, ilgili tutanakta sözleşmeli yük platformu montaj revizyonu için ... Firması`na gelindiğini fakat geç kalındığından bahisle montajın iptal edildiğini, bu kapsamda müvekkil şirket çalışanlarının 6 saatlik sokağa çıkma yasağına takıldığı için gecikme yaşadığının kayıt altına alındığını, işbu durum neticesinde müvekkil şirketin sorumluluğunu devam ettirerek davalı şirkete bir ihtar çektiğini, ihtar içeriğinde iyiniyetli olarak kalan ufak detayların tamamlanması için müvekkile randevu verilmesine, mevcut bir hata eksik varsa taraflarına iletilerek sorunun çözüme kavuşturulmasını ve kalan bakiye bedelin ödenmesini ihtar ettiğini, ancak davalı şirket tarafından müvekkilin noter vasıtasıyla çekmiş olduğu bu ihtara bir cevabı olmamış akabinde bir dönüş yapmadığını, müvekkilinin her türlü uzlaşma çabası karşılıksız kaldığını, davalı tarafın ürünü iade etmek istemesindeki amacın üründen memnun olmaması değil mevcut pandemi yahut başka bir sebepten dolayı bakiye borcu ödeyememesi olduğunun açık olduğunu, davalı şirket tarafımızca gönderilen ihtarname üzerine müvekkili temerrüde düşürmeden sözleşmeden dönmüş ve söz konusu asansör için alanında uzman olmayan kişiler tarafından asansörün sökülmesine ve zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, ilgili mekanizma hassas bir mekanizma olup bakımları yapılmaması, uzman olamayan kişilerce üzerinde işlem gerçekleştirilmesinin ilgili alette işlev kaybına sebebiyet vereceğini, bu sebeple niteliğini kaybeden asansörün müvekkile iletilmesinin bir anlam ifade etmemekle birlikte müvekkilinin sözleşmeden kaynaklı olarak yükümlülüklerini yerine getirerek sözleşmede belirtilen bedele hak kazandığını, fakat kendisine herhangi bir ödeme yapılmadığını, buna ilişkin olarak davalı tarafa bakiye bedelin ödenmesi adına tekrardan bir ihtarname çekildiğini belirterek 28.02.2020 tarihinde imzalanan akde istinaden taraflarına ödenmesi gereken 67.500,00 TL+KDV ve sair giderler dahil toplamda 79.846,40-TL bedeline ilişkin olarak başlatılan takibe yapılan itirazın reddine ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; davacının tacir olduğunu, bir tacirin yaptığı işle ilgili bir alacağının tahakkuk etmesi için, yaptığını iddia ettiği işle ilgili olarak fatura düzenleyip tebliğ ettirmiş olması ve fatura içeriğinin itiraz edilmemekle kesinleşmiş olması gerektiğini, davacının ise icra takibine konu ettiği işle ilgili düzenleyerek müvekkiline gönderdiği bir fatura bulunmadığını, bir an için aksi yani fatura tebliğ edilmeden de alacak doğabileceği kabul edilse bile müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu olmadığını, hatta alacağı olduğunu, davacının, müvekkile bir yük platformu üretip monte etme edimi altına girdiğini, müvekkili tarafından daha iş başlamadan davacıya 67.500,00.-TL'sı ödendiğini, ancak davacının imal etmeyi üstlendiği lifti gereği gibi üretip monte etmediği, edimini yerine getirmediği konusunda şüpheler oluştuğunu, bunun üzerine taraflarından ... 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'ne ...D. İş sayılı dosya ile başvuruda bulunularak, ürünün ayıplı olup olmadığının tespit edilmesinin istendiğini, davacının buna rağmen para talep eder ihtarname göndermesi üzerine de ... 22. Noterliğinden ... tarihinde ... yevmiye nosuyla gönderilen ihtarname ile durumun anlatılarak ayıp ihbarında bulunulduğunu, sonrasında ... 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı dosyasıyla yaptırılan bilirkişi incelemesi raporunun dosyaya ibraz edildiğini, bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucunda hazırlanan raporda davacı tarafından monte edilen ürünün güvenli olmadığı ve kullanılamayacağının tespit edildiğini, bunun üzerine ... 22. Noterliğinden ... tarihinde ... yevmiye nosuyla gönderilen ihtarname ile davacı karşı davalıya platformu gelip sökmeleri yoksa sökümün müvekkili tarafından gerçekleştirileceği hususunun ihtar edildiğini, akabinde de ... 22.Noterliğinden ... tarihinde ... yevmiye nosuyla gönderilen ihtarname ile de sökümün gerçekleştirildiğini, sökülen malzemeleri gelip almaları lüzumunun bildirildiğini, ihtarnamelere rağmen davacının herhangi bir girişimde bulunmadığını, davacının ayıba karşı tefekkül hükümleri gereğince çeşitli yükümlülükleri bulunduğunu, müvekkilden bir alacağı ise bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini, karşı davaları ile; müvekkilinin davacı/karşı davalıya borcu bulunmadığını aksine davacı karşı davalıdan alacağı bulunduğunu, gerçekten de müvekkil tarafından daha işe başlamadan önce davacı/karşı davalıya 67.500 TL. Ödendiğini, yük platformunun kullanılamaz halde olmasının can ve mal güvenliğini tehdit etmesi nedeniyle söktürmek ve başka bir firma ile anlaşarak yeni bir yük platformu imal ve monte ettirmek zorunda kaldığını, iş bu nedenle davacı/karşı davalı tarafından BK ve TTK hükümleri uyarınca alınan bedelin iade edilmesi, ayıplı yük platformunun sökülmesi için harcanan bedelin ve yeniden imal için 3. şahısla anlaşılmak zorunda kalınması nedeniyle oluşan zararı ve bu süreçte platformun kullanılamaması nedeniyle işlerde yavaşlama nedeniyle oluşan zararı karşılaması gerektiğini belirterek; işe başlamadan önce peşin olarak ödenmiş bulunan 67.500,00.-TL:den fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00.-TL'sının ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte, ayıplı imalatın sökülmesi, için sarf edilen giderlerden fazlaya dair talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00.-TL'sının ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte, yük platformunun yeniden imal ve montajı için başka firmayla anlaşılmak zorunda kalınması nedeniyle oluşan zararlardan fazlaya dair talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 2.000,00.-TL'sının ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DOSYADA
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının davacıya bir yük platformu üretip monte etme edimi altına girdiğini, davacı tarafından daha iş başlamadan davalıya 67.500,00.-TL'sinin ödendiğini, ancak davalının imal etmeyi üstlendiği lifti gereği gibi üretip monte etmediğini, edimini yerine getirmediği konusunda şüpheler oluştuğunu, bunun üzerine taraflarından ... 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'ne ...D. İş sayılı dosya ile başvuruda bulunularak, ürünün ayıplı olup olmadığının tespit edilmesinin istendiğini, bunun da davalıya da bildirildiğini, davalının buna rağmen para talep eder ihtarname göndermesi üzerine de ... 22. Noterliğinden ... tarihinde ... yevmiye nosuyla gönderilen ihtarname ile durum anlatılarak yeniden ayıp ihbarında bulunulduğunu, sonrasında ... 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...D. İş sayılı dosyasıyla yaptırılan bilirkişi incelemesi raporunun dosyaya ibraz edildiğini, bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucunda hazırlanan raporda davacı tarafından monte edilen ürünün güvenli olmadığı ve kullanılamayacağının tespit edildiğini, bunun üzerine ... 22. Noterliğinden ... tarihinde ... yevmiye nosuyla gönderilen ihtarname ile davalıya platformu gelip sökmeleri yoksa sökümün davacı tarafından gerçekleştirileceği hususunun ihtar edildiğini akabinde de.... 22.Noterliğinden... tarihinde ... yevmiye nosuyla gönderilen ihtarname ile de sökümün gerçekleştirildiğini, sökülen malzemeleri gelip almaları lüzumu bildirildiğini, bu ihtarnamelere rağmen davacının herhangi bir girişimde bulunmadığını, yük platformunun kullanılamaz halde olması can ve mal güvenliğini tehdit etmesi nedeniyle söktürmek ve başka bir firma ile anlaşarak yeni bir yük platformu imal ve monte ettirmek zorunda kaldığını, bu nedenle 67.500,00TL nin 06.3.2020 tarihinde gönderilen "hidrolik yük platformu avansı"nın 06.03.2020 tarihinden itibaren işleyen reeskont avans faizi ve yük platformu sökülmesi ve eski hale getirme işi için yapılan 42.586,00TL harcamanın 18.09.2020 tarihinden itibaren işleyen faizi ile taraflarına ödenmesi için ... 8. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası le icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin borçluya 16.02.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, borçlu vekili tarafından borca itiraz edidiğini ve itirazın iptalini talep etme zorunluluğu doğduğunu, arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu ancak arabuluculuk ile anlaşmanın mümkün olmadığını, davalının itirazının haksız olduğunu; zira davacı tarafından davalıya gönderilen paraya karşılık hiçbir mal ve hizmet alınmadığını, davacının yük platformu gibi her zaman ölümlü veya yaralanmalı bir kazaya sebebiyet verebilecek nitelikte bir ürünü ayıplı olarak kabule zorlanmasının mümkün olmadığını belirterek ... 8. İcra Müdürlüğünün... E. Sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun bu itiraz başvurusu bakımından kötü niyeti sabit olduğundan yasa gereği takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere hakkında icra inkâr tazminatına/kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine ve davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı/karşı davacının sözleşmeden dönme koşulları oluşmamış olup, davasının hukuki mesnetten yoksun olmasından ötürü, esastan reddi gerektiğini, karşı dava dilekçesinde, sözleşmeden döndüğünün belirtilerek birtakım zararlarının tazmininin talep edildiğini, uyuşmazlığın temelindeki sözleşmenin karşılıklı borç yükleyen bir sözleşme niteliğini haiz olduğundan, davalı/karşı davacının sözleşmeden dönme hakkını kullanabilmesi için, karşı tarafı temerrüde düşürmesi gerektiğini, asla kabul anlamına gelmemekle birlikte, davalı/karşı davacının, söz konusu hakkını kullanabilmesinin ancak TBK 123-125.maddelerinde sayılan kanuni şartları taşımasıyla mümkün olduğunu, hal böyle olmakla birlikte, somut olayda söz konusu şartların sağlanamadığını, müvekkilinin taraflar arasında imzalanan 28.02.2020 tarihli sözleşmeye istinaden 20.06.2020 tarihinde sözleşme konusu asansör ve pistonları teslime ve montaja gittiğini, tüm zorlayıcı pandemi koşullarına rağmen, borcunu tüm iyi niyeti ve ticari basiret yükümlülükleri çerçevesinde ifa etmek için elinden geleni yaptığını, işbu durumun dosyaya mübrez 20.06.2020 tarihli tutanak ile ... tarihli, ... yevmiye numaralı, ... 17.Noterliğinden karşı tarafa gönderilen ihtar ile sabit olduğunu, borcunu ifa eden davacı müvekkilinin, ifasını kabul etmeyen ve montajı iptal eden davalı/karşı davacının, müvekkiline borçlu temerrüdüne bağlanan sonuçlarla karşı dava açmasının hiçbir şekilde dikkate alınmasının mümkün olmadığını, bunun doğal bir sonucu olarak ve TBK 123-125 hükümleri çerçevesinde, davalı/karşı davacı, ifa edilmeye çalışılan bir borcun ifa edilmemesinden doğan zararın talep edemeyeceğinin izahtan vareste olduğunu, davalı/karşı davacının sözleşmeden dönme hakkını kullanamayacak ve daha önce ifa edilen edimlerin geri istenmesi hakkını haiz olmayacağını, hukuki mesnetten uzak karşı davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Asıl dosya ve birleşen dosya yönünden dava, ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca iptali ile İİK 67/2.maddesi uyarınca icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir.
Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, ... 28. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, ... 8. İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyası, ... 22. Noterliğinden... tarihinde ... yevmiye nolu ihtarnamesi, ... 22.Noterliğinden ... tarihinde ... yevmiye nolu ihtarnamesi, sözleşme, tutanak, tanık beyanları ve bilirkişi raporları delil olarak değerlendirilmiştir.
Talimat marifeti ile dinlenen asıl dosya davacı tanıkları;
... beyanında; "Ben makine imalat işi ile uğraşırım. Bu iş yapıldığı sürede iş yerim yoktu. Ben davacı ...'ın sahibi olduğu ve eşi ile birlikte çalıştığı lif sektörü firmasından ... abi beni aradı. Bir makine arızamız var yardımcı olabilir misin diye sordu, o sırada makinenin imalatını yapan ... sahibi ... Abi ile birlikte gittik. Makineyi gördüğümde makinenin sıkıntılı olduğunu anladım. Pistonları değiştirdik. Makineyi denemek üzere üzerine ağırlık koyduk ve makineyi denedik. Deneme esnasında bazı sıkıntılar daha yaşandı. Malzeme tedariki için makinenin kullanılmamasını söyledik. Biz malzeme tedariki için ...'ya geldik. Ben ikinci defa makine tamirine gitmedim. ... Abi elamanı ile birlikte kendisi makinenin bulunduğu ...'a gitti diye biliyorum. Daha sonra aldığım duyuma göre piston yine yamulmuş. Benim bildiğim davacının aracı şirket olduğu, makineyi yapanın ... , davalı ... Ltd.'nin de son kullanıcı müşteri olduğudur. Bunun dışında başka bilgim ve görgüm yoktur, benim bilgim görgüm bundan ibarettir" şeklide,
... beyanında; "Ben davacı firmanın alt taşeronu olan ... firmasında çalıştım. Bu firmada 2019 yılında 1 ay kadar çalıştım. Ben zaten ... firmasına bu iş için gitmiştim. ... firmasına bu işi teslim etmek üzere montajı için gitmiştim. İş sıkıntılı başladı, işin zemininde, yer planlamasında sıkıntılar çıkmıştı. Normalde bizim makineyi kurabilmemiz için alt yapıyı oluşturmaları gerekiyordu, bu alt yapı problemliydi. Pandemi süreci olduğu için yasaklar da söz konusuydu. Alt yapıdan ve pandemiden kaynaklanan sıkıntılardan dolayı montaj işlemi biraz uzadı. Yasaklar sebebiyle işini yaptığımız fabrikanın yemekhanesinde yatmak zorunda kaldık, çıkış yasağı vardı, otelimize gidip gelemiyorduk. Montajın %80 ini bitirdik. Bu işlem yaklaşık 20 gün sürmüştür. Sonra aktif hale getirdiğimizde alt yapıdaki ve üstteki zeminler sebebiyle makinenin hidrolik kısımlarında sıkıntı çıktı. Bu sıkıntılardan dolayı piston ve körükleri temin etmemiz biraz zaman aldı. Ondan sonraki süreçte ben bir daha gitmedim, işten ayrıldım. Diğer süreçleri bilmiyorum. Tanıklık ücreti talebim yoktur, diyeceklerim bundan ibarettir." şeklinde,
... beyanında; "Davacı ... firmasına fason asansör imalatı yaptık. Ben ... firması'nın sahibiyim. Yanlış hatırlamıyorsam 2020 yılında kendilerine asansör yaptık. Onlar da ... diye bir firmaya bu asansörü sattı. O dönem pandemi dönemiydi, birçok malzemeyi tedarik etmekte sıkıntı çektik, termin sürelerinde 1-1,5 aylık aksamalar oldu. Biz asansörü ...'a ...'ya ... firmasına götürdük, indirdik, montaja başladık. Montaja başlamadan önce bizim istediğimiz bazı teknik veriler vardı. Biz asansör çukurunun tam net ölçüsünde olmasını istemiştik, bunu kendilerine makineyi imal etmeden önce ... firmasına bildirdik. O firma da ... firmasına bu durumu bildirdi. Buna göre çukur hazırlanıyor, sonra biz bunun beton kalınlığının minimum 25-30 cm ve C35 kalitede beton olması istenildi. Onlar da biz bunu yaptık dediler. Biz gittiğimizde yapılmamıştı, zemini kırmışlardı. Beton dökülmemişti, sadece kırılma yapılmıştı. Biz bunun altında 35-40 cm beton var mı diye ... reklamdaki ... Bey'e sorduğumuzda kırım yapıldıktan sonra altında 35-40 cm beton olduğunu söylediler. Biz de montaj aşamasına başladık. Başladıktan sonra asansörü çalıştırdığımızda katlardaki kesim boşluklarının yanlış olduğunu gördük ve bu nedenle kırım işlemi yapıldı, kırım işlemlerini biz yaptık. Montaj normal şartlarda 3-4 gün sürecek iken biz 1-1,5 ay orada kalmak zorunda kaldık. Asansörün montajını bitirdik, daha sonra asansörde bir sıkıntı gördük. Makine kat seviyesine çıkmadı, asansör 25-30 cm aşağıda kaldı. Daha sonra 2 adet hidrolik silindir değiştirildi. Bundan sonra asansör kat seviyesine çıktı. Yüklü olarak testine başladık. Asansör en üstten en alt kata indiğinde asansörün tablasının bir yere çarptığını farkettik. Hidrolik silindirlerin altındaki betonun çöktüğünü, bize 40 cm olduğu söylenen betonun 4 cm olduğunu farkettik. Beton çöktü, kırıldı, bunun fotoğrafları vardır. Asansör hızlıca o tonajla vurunca biz asansörü kat seviyesinden yukarı kaldırdık. ...'ya döndük. Biz dönünce onlar alt kısma yeniden beton döktüler. Yeniden oraya gittiğimizde silindirin mili hafif S veriyordu ,biz de 3. Defa silindirleri değiştirmek üzere silindir siparişlerini verdik. ... Bey ... Beyi arıyor, ... Bey'e ulaşmıyor. Ulaşamayınca beni aradı. Ben de kendisine muhatabınız ben değilim, sizinle sözleşmesi olan ... firmasıdır dedim. Onların kendi aralarındaki sürtüşme sebebiyle daha sonra asansörü söktürdüklerini duydum. Silindirler hazır bir şekilde ...'ın eşi olan ... Bey'de dir. Aslında silindirleri değiştirebilseydik hiçbir sıkıntı kalmayacaktı, asansör çalışacaktı. Asansörde montaj ile alakalı, mekanik ve elektriksel olarak hiçbir sıkıntımız yoktu. En son silindir milinin hafif S verdiği zaman asansörün kullanılmamasını biz söyledik, ... ve onun yanındaki müdürüne durumu söyledik. Elektrik panosunun üzerine de kullanmayın yazısı yazıldı. Bizim bilgimiz haricinde davalı firma asansörü kullanmış ve silindir yamulmuş. Ben yamulduğunun fotoğraflarını da gördüm. Bizim firmamızdan kaynaklanan elektriksel ve mekaniksel herhangi bir bir sıkıntı yoktur. Biz makineyi teslim etmeden onların kullanma yetkileri yoktur. Biz makineyi onlara tam olarak teslim etmedik, teslim tutanağı yoktur. Kullanmamaları gerekiyordu. Ne şartlarda olursa olsun bizi beklemeleri gerekiyordu. Tanık ücreti talebim yoktur, diyeceklerim bundan ibarettir." şeklinde,
Celsede dinlenen asıl dosya davacı tanığı ... beyanında; "Ben yük asansörü imalatının teknik kısmında görev yaptım, tam tarihini hatırlayamadığım bir vakitte asansör imalatına başladık, pandemi şartlarında asansör imalatını tamamlayarak ... da ... Ltd. Şti'ne ait yerde kurulumunu yaptık, yük asansörü gayet iyi bir şekilde çalıştı, herhangi bir kusuru ayıbı yoktu, test amaçlı olarak çalıştırdık, ben sonraki süreçte çalışmadığım için bilgi sahibi değilim, asansörün montaj sırasında bir sorun yaşanmadı, asansörün sabitlediğimiz için zeminni sağlam olması gerekmektedir bu nedenle zemine beton atılmasını söylemiştik, beton atılmış ancak biz yinede yeterli sağlamlıkta olmadığını bir kaç kat daha olmasını söyledik, ancak karşı tarafın ustaları yeterli gördü ve bir sorun olmadığını söylediler ayrıca asansörün kalktığı hareket alanı içerisinde sürtebileceği yerler olması nedeniyle belirli kısımların kestirilmesini söylemiştik ama karşı taraf bunu yapmadı biz kendimiz yaptık, Benim olaya ilişkin bilgim görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuşlardır.
Celsede dinlenen asıl dosya davalı- birleşen dosya davacı tanıkları;
... beyanında; " Ben ... Ltd Şti'nin muhasebe kısmında çalışıyorum, taraflar arasındaki işin teknik kısmına vakıf değilim bildiğim kadarıyla yük asansörü kuruldu fakat çalışmadı bu konuyla ilgili geri dönüş olmayınca avukatlarımız vasıtasıyla bilirkişi incelemesi yapıldı. Bu sürecin hangi tarihlerde yaşandığını şuan tam olarak hatırlamıyorum, Benim olaya ilişkin bilgim görgüm bundan ibarettir, yük platformunun gerekli güvenlik tedbirlerinin sağlamaması nedeniyle karşı tarafa platformu sökmeleri konusunda bildirimde bulunduk, ancak gelen olmadı bizde platformu söktürüp başka bir şirketle anlaştık, diğer şirket yeni yük platformunu yaptık" şeklinde,
... beyanında; "Ben ... Ltd. Şti'nin yurtdışı pazarlama müdürüyüm tam tarihi hatırlayamamakla birlikte yaklaşık 2 yıl önce çalıştığım şirket karşı tarafla yük asansörü kurulması konusunda anlaşma yapmasından sonra asansör kuruldu, ancak taahhütler yerine getirilmedi, daha sonra bilirkişiler geldi. Sorun hukuki boyuta döndü ben bu konuda yüzeysel bilgi sahibiyim, teknik bilgi sahibi değilim. Benim olaya ilişkin bilgim görgüm bundan ibarettir, şirketimiz hafta içi hep açıktır yoğun olduğu zamanlar cumartesi günleri de açıktır" şeklinde beyanda bulunmuşlardır.
HMK'nın 266/1. maddesi gereği dosyanın bir makine mühendisi, bir borçlar mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplama uzmanı ve bir mali müşavir bilirkişi heyetine tevdi ile mahkememizce toplanan tüm deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle taraf defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerini olup olmadığı usulüne uygun tutulup tutulmadığı, taraf arasındaki ticari defterlerine kayıtlar açıkça beliritlerek borç alacak durumunun tespiti, 28/02/2020 tarihli sözleşme kapsamında taraflar arasındaki yapılan işlerin tespiti, yüklenici tarafından işlerin tam olarak teslim edilip edilmediği, teslim edilmemiş ise eksik işin neler olduğu, eser sözleşmesi kapsamında açık veya gizli ayıplı iş bulunup bulunmadığı, var ise niteliği, yüklenici asıl davada davacının yaptığı işin eksik veya ayıplı iş var ise miktarı belirtilerek sözleşme bedelinden düşülmek suretiyle karşılığının tespiti ile bu kapsamda asıl davada ihtarnameler de dikkate alınarak takip öncesi faiz istenip istenemeyeceği, istenebilecek ise miktarı, ayıp iş nedeniyle bileşen davada davacının eser sözleşmesinden dönerek yük platformunu sökmesinin haklı olup olmadığı, bu kapsamda birleşen davadaki iş sahibi davacının yük platformunu sökülmesi, eski hale getirilmesi ve yapılan iş miktarı dikkate alınarak verdiği avans nedenleriyle alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı ile bu kapsamda bileşen davada ihtarnameler de dikkate alınarak takip öncesi faiz istenip istenemeyeceği, istenebilecek ise miktarı hususlarında hazırlanan 15/05/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunun sonuç kısmında, davacı ... firmasının 2020 yılına ait ticari defterlerini TIK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğunun görüldüğü, ... firmasının 31.12.2020 tarihinde iş yeri yoklamasında terk gözükmesi sebebi ile 2021 yılına ait defter incelemesi yapılamadığı, davalı ... Tic. Ltd. Şti.2020-2021 yılına ait ticari defterlerini TTK ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, davacının davalıya 67.500,00 TL alınan avans sebebi ile borçlu olduğu, bu bakiyeye karşılık fatura düzenlenmediği, takip tarihi 09.07.2020 itibari ile davacı ile davalının 67.500,00 TL bakiyede mutabık oldukları, teknik bilirkişi tarafından hesaplanan bakiye 6.367,60 TL nin 12.08.2020 tarihli Bilirkişi Raporundan itibaren yasal faiz hesaplanarak, satıcı ... (... Tic.) 'ne ödenmesi gerektiği, faiz hesabına karar verilmesi halinde 12.08.2020 Bilirkişi Raporu tarihinden 15.05.2023 rapor tarihimize kadar asıl alacağa işleyen faizin 1.579,51 TL olduğu bildirilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından dosyaya sunulan bilirkişi kök ve ek raporlarının dava konusu alacak kalemlerini kapsamadığı, davalı-birleşen dosya davacısı tarafça ileri sürülen itiraz ve defiler hakkında hesaplama yapılmadığı ve raporların mevcut haliyle dava konusu uyuşmazlığı çözmeye elverişli olmadığı, ayrıca ek rapor aldırılması halinde dosyanın sürüncemede kalabileceği anlaşılmakla anılan bilirkişi raporlarına karşı itirazların kabulü ile bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığının tespitine karar verilerek HMK’nun 266. maddesi gereği bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK’nun 267. maddesi gereği bilirkişi heyetinin HMK’nun 268. maddesi uyarınca resen seçilecek bir makine mühendisi, bir borçlar mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplama uzmanı ve bir mali müşavir bilirkişi heyetine tevdii ile taraf defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerini olup olmadığı usulüne uygun tutulup tutulmadığı, taraf arasındaki ticari defterlerine kayıtlar açıkça beliritlerek borç alacak durumunun tespiti, 28/02/2020 tarihli sözleşme kapsamında taraflar arasındaki yapılan işlerin tespiti, yüklenici tarafından işlerin tam olarak teslim edilip edilmediği, teslim edilmemiş ise eksik işin neler olduğu, eser sözleşmesi kapsamında açık veya gizli ayıplı iş bulunup bulunmadığı, var ise niteliği, yüklenici asıl davada davacının yaptığı işin eksik veya ayıplı iş var ise miktarı belirtilerek sözleşme bedelinden düşülmek suretiyle karşılığının tespiti ile bu kapsamda asıl davada ihtarnameler de dikkate alınarak takip öncesi faiz istenip istenemeyeceği, istenebilecek ise miktarı, ayıp iş nedeniyle bileşen davada davacının eser sözleşmesinden dönerek yük platformunu sökmesinin haklı olup olmadığı, bu kapsamda birleşen davadaki iş sahibi davacının yük platformunu sökülmesi, eski hale getirilmesi ve yapılan iş miktarı dikkate alınarak verdiği avans nedenleriyle alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı ile bu kapsamda bileşen davada ihtarnameler de dikkate alınarak takip öncesi faiz istenip istenemeyeceği, istenebilecek ise miktarı hususlarında hazırlanan 21/02/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında, tarafların asıl dava ile iş bu davada birleşen davalarındaki borç ve alacak hesabının ayrı ayrı yapılması gerektiği, tarafların takas mahsup talebinin olmadığı gibi taraflarına verilen görevlendirme kapsamında da bulunmadığı nazara alındığında hem asıl davanın hem de birleşen davanın ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, Asıl davada; Davacının 10.07.2020 takip tarihi itibari ile davalı taraftan 67.500,00 TL asıl alacaklı olduğu, Eserin teslim edilmesiyle birlikte, aksi taraflarca kararlaştırılmamış ise, yüklenicinin ücret alacağının muaccel hale geleceği, somut ihtilafta, dava konusu ürünlerin imalatı, teslimi ve montajının yapılması karşısında, davacı-karşı davalının ücret alacağının muaccel olduğu, davalı tarafın rapor içeriğinde açıklandığı üzere takip öncesi temerrüdünün ispat edilemediği nazara alındığında takip öncesi işlemiş faiz tahakkuk ettirilemeyeceği, davacının 79.846,40 TL'lik takip talebi ile karşılaştırıldığında 12.346,40 TL'lik fazla talebin söz konusu olduğu, Fazlalığın 12.150,00-TL'lik kısmının takip öncesi fatura tanzim edilmemesine karşın kdv bedelinin talebinden kaynaklandığı, Kalan 196,40 TL'lik talebin ise işlemiş faiz talebinden kaynaklandığı, bu itibarla takibin 67.500,00 TL.si üzerinden devamı ile davalının mütemerrit olduğu nazara alınmak suretiyle 10.07.2020 takip tarihinden itibaren talep doğrultusunda davacı asıl alacağı 67.500,00 TL sine davacı talebi doğrultusunda 3095 Sy.K.nun 4489 Sy.K.nun ile değişik 2.Maddesi gereğince T.C Merkez Bankası tarafından dönemde Kısa Vadeli Avans Kredilerine uygulanan faiz oranları (01.01.2020-30.06.2020 arası %13,75; 01.07.2020-31.12.2020 arası %10,00, 01.01.2021-31.12.2021 tarihleri arası 16,75;01.01.2022-31.12.2022 arası 15,75; 01.01.2023-30.06.2023 arası %10,75; 01.07.2023-30.09.2023 arası %16,75, 01.10.2023-31.10.2023 arası 31,75, 01.11.2023-30.11.2023 arası %36,75; 01.12.2023-31.12.2023 arası % 41,75; 01.01.2024 sonrası %44,25) üzerinden basit usulde(3095 — Sy.K.m3)temerrüt faizi tahakkukunun uygun olacağı, birleşen dava; davacının 04.02.2022 takip tarihi itibari ile davalı taraftan 34.800,00 TL asıl alacaklı olduğu, davalı tarafın rapor içeriğinde açıklandığı üzere takip öncesi temerrüdünün ispat edilemediği nazara alındığında takip öncesi işlemiş faiz tahakkuk ettirilemeyeceği, davacının 137.832,72 TL'lik takip talebi ile karşılaştırıldığında 103.032,72 TL'lik fazla talebin söz konusu olduğu, fazlalığın 75.286,00-TL'lık kısmının ispat edilemeyen asıl alacak talebinden kaynaklandığı, kalan 27.746,72 TL'lik talebin ise işlemiş faiz talebinden kaynaklandığı, bu itibarla takibin 34.800,00 TL.si üzerinden devamı ile davalının mütemerrit olduğu nazara alınmak suretiyle 10.07.2020 takip tarihinden itibaren talep doğrultusunda davacı asıl alacağı 34.800,00 TL sine davacı talebi doğrultusunda 3095 Sy.K.nun 4489 Sy.K.nun ile değişik 2.Maddesi gereğince T.C Merkez Bankası tarafından dönemde Kısa Vadeli Avans Kredilerine uygulanan faiz oranları (01.01.2022-31.12.2022 arası 15,75, 01.01.2023-30.06.2023 arası 10,75; 01.07.2023-30.09.2023 arası %16,75, 01.10.2023-31.10.2023 arası 4 31,75, 01.11.2023-30.11.2023 arası 36,75; 01.12.2023-31.12.2023 arası % 41,75, 01.01.2024 sonrası %44,25) üzerinden basit usulde(3095 Sy.K.m3)temerrüt faizi tahakkukunun uygun olacağı, davacı-karşı davalının yükümlülüğünün istenilen kalite, özellik ve ölçülerde hidrolik yük kaldırma platformunun teslimi ve montajına ilişkin olduğu; buna karşılık davacının edim yükümlülüğünün ise bedel ödeme olduğu; anılan edimlerin eser sözleşmesinin tipik unsurları olduğundan, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin eser sözleşmesi olduğu, ayıptan doğan sorumluluğun maddi ve şekli şartlarının somut ihtilafta mevcut olduğu; bu sebeple, davacı-karşı davalının ayıptan sorumlu olduğu, ... 5. Sulh Hukuk Mahkemesi ... D.İş sayılı dosya üzerinden yapılan delil tespitinde, dava konusu Hidrolik Yük kaldırma platformunun eksikliklerinin giderilip devreye alınması için maliyetinin 34.800 KDV olarak belirlendiği, rapor tarihi ve işin toplam bedeli dikkate alındığında bu bedelin kadri maruf sayılabileceği; bu gerekçelerle sözleşmeden dönme yerine TBK m.475/b.2 uyarınca bedelde indirim yapma veya b.3 uyarınca ücretsiz onarımının daha uygun bir seçenek olarak düşünülebileceği, eserdeki ayıbın dönmeye yeter derecede olduğu kanaatinde bulunması halinde, edimlerin iadesi suretiyle sözleşme ilişkisinin tasfiyesinin de mümkün olduğu, taraflarca hem asıl davada hem birleşen davada talep edilen icra inkâr tazminatı ve kötü niyet tazminatı taleplerine ilişkin hukuki değerlendirmenin mahkemenin takdirinde olduğu bildirilmiştir.
İtiraz iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 maddesinde: "(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4945/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren 1 sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığı ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik: 9/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.(2) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/11 md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır" düzenlemesine yer verilmiştir.
Borçlunun itirazı üzerine takibin durması ile birlikte alacaklı açtığı itirazın iptali davasında takip talebinde talep ettiği alacağının bulunduğunu ispat külfeti bizzat kendisindedir. Ancak davalı borçlunun İcra Dairesinde vermiş olduğu itiraz dilekçesinin içeriği ya da cevap dilekçesinin içeriğine göre ispat külfeti yer değiştirebilecektir. İtirazın iptali davası icra takibinin uzantısıdır ve iki dosya bir birlik oluşturmaktadır.
"Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının senetlerin ödenmiş senetler olduğunu iddia ederek ödemeye ilişkin belgeler ibraz etmiş ise de, ödemenin kanıtı olarak sunulan belgelere göre ödemenin ...adlı şahsa yapıldığı ve bu şahsın (dosyadaki bilgilere göre) davacı şirket ile ilgisinin bulunmadığının anlaşıldığı, davalının senet bedellerini ödediğini ispat edemediği, 19.10.2015 tarihli bilirkişi raporunun denetime elverişli içeriği itibariyle doğru olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının ... 7. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı icra takibine yaptığı itirazın 3.600 TL ana para ve 5.356,27 TL işlemiş faiz yönünden iptaline, takibin takip tarihi itibariyle bu miktar üzerinden devamına, inkar tazminatının şartları bulunmadığından reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Davacının temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede alacak belgeye dayanıp likit ve belirlenebilir mahiyette olup, İİK’nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken bu isteğin reddine karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 24/11/2016 tarih, 2016/4405 Esas 2016/15076 Karar sayılı ilamı)"
İcra inkar tazminatının düzenlenmesinin amacının, borçlunun ödeme emri üzerine icrada borcunu inkar etmesini önlemektir. Yüzde yirmilik oran en az tazminat miktarını ifade etmektedir. Mahkemece daha fazla tazminata da hükmedilebilir. İcra inkar tazminatı asıl alacak üzerinden hesaplanır ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi de şartlara bağlanmıştır. İcra inkar tazminatının şartları ise şunlardır:
1-Geçerli bir icra takibi bulunmalıdır.
2-Borçlu geçerli bir itirazda bulunmuş olmalıdır.
3-Süresi içerisinde açılmış olan bir itirazın iptali davası bulunmalıdır.
4-Alacaklı icra inkar tazminatını talep etmiş olmalıdır.
5-Borçlunun itirazının haksız olduğu kararı verilmelidir.
6-İtirazın iptali davasında alacak likit olmalıdır.
İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının kötü niyeti aranmaz. Sadece itiraz etmiş olması yeterlidir.
Yukarıda yer verilen ilkeler ve bilgiler ışığında dava dilekçeleri, cevap dilekçeleri, yazı cevapları, tarafların bildirdiği belgeler, ... 28. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, ... 8. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyası, ... 22. Noterliğinden ... tarihinde ... yevmiye nolu ihtarnamesi, ... 22.Noterliğinden ...Tarihinde ... yevmiye nolu ihtarnamesi, sözleşme, tutanak, tanık beyanları ve bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; iş bu itirazın iptali davasının İİK'nun 67/1. maddesi uyarınca 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, asıl davada; davacının 10.07.2020 takip tarihi itibari ile davalı taraftan 67.500,00 TL asıl alacaklı olduğu, eserin teslim edilmesiyle birlikte, aksi taraflarca kararlaştırılmamış ise, yüklenicinin ücret alacağının muaccel hale geleceği, somut ihtilafta, dava konusu ürünlerin imalatı, teslimi ve montajının yapılması karşısında, davacı-karşı davalının ücret alacağının muaccel olduğu, dosya kapsamında toplanan delillerle davalı tarafın takip öncesi temerrüdünün ispat edilemediği nazara alındığında takip öncesi işlemiş faiz tahakkuk ettirilemeyeceği, davacının 79.846,40 TL'lik takip talebi ile karşılaştırıldığında 12.346,40 TL'lik fazla talebin söz konusu olduğu, fazlalığın 12.150,00-TL'lik kısmının takip öncesi fatura tanzim edilmemesine karşın kdv bedelinin talebinden kaynaklandığı, kalan 196,40 TL'lik talebin ise işlemiş faiz talebinden kaynaklandığı, bu itibarla takibin 67.500,00 TL üzerinden devamı ile davalının mütemerrit olduğu nazara alınmak suretiyle 10.07.2020 takip tarihinden itibaren talep doğrultusunda davacı asıl alacağı 67.500,00 TL sine davacı talebi doğrultusunda 3095 Sy.K.nun 4489 Sy.K.nun ile değişik 2.Maddesi gereğince T.C Merkez Bankası tarafından dönemde kısa vadeli avans kredilerine uygulanan faiz oranları (01.01.2020-30.06.2020 arası %13,75; 01.07.2020-31.12.2020 arası %10,00, 01.01.2021-31.12.2021 tarihleri arası 16,75;01.01.2022-31.12.2022 arası 15,75; 01.01.2023-30.06.2023 arası %10,75; 01.07.2023-30.09.2023 arası %16,75, 01.10.2023-31.10.2023 arası 31,75, 01.11.2023-30.11.2023 arası %36,75; 01.12.2023-31.12.2023 arası % 41,75; 01.01.2024 sonrası %44,25) üzerinden basit usulde (3095 — Sy.K.m3) temerrüt faizi tahakkukunun uygun olacağı, birleşen davada ise; davacının 04.02.2022 takip tarihi itibari ile davalı taraftan 34.800,00 TL asıl alacaklı olduğu, dosya kapsamında toplanan delillerle davalı tarafın takip öncesi temerrüdünün ispat edilemediği nazara alındığında takip öncesi işlemiş faiz tahakkuk ettirilemeyeceği, davacının 137.832,72 TL'lik takip talebi ile karşılaştırıldığında 103.032,72 TL'lik fazla talebin söz konusu olduğu, fazlalığın 75.286,00-TL'lik kısmının ispat edilemeyen asıl alacak talebinden kaynaklandığı, kalan 27.746,72 TL'lik talebin ise işlemiş faiz talebinden kaynaklandığı, bu itibarla takibin 34.800,00 TL üzerinden devamı ile davalının mütemerrit olduğu nazara alınmak suretiyle 10.07.2020 takip tarihinden itibaren talep doğrultusunda davacı asıl alacağı 34.800,00 TL'sine davacı talebi doğrultusunda 3095 Sy.K.nun 4489 Sy.K.nun ile değişik 2.Maddesi gereğince T.C Merkez Bankası tarafından dönemde kısa vadeli avans kredilerine uygulanan faiz oranları (01.01.2022-31.12.2022 arası 15,75, 01.01.2023-30.06.2023 arası 10,75; 01.07.2023-30.09.2023 arası %16,75, 01.10.2023-31.10.2023 arası 4 31,75, 01.11.2023-30.11.2023 arası 36,75; 01.12.2023-31.12.2023 arası % 41,75, 01.01.2024 sonrası %44,25) üzerinden basit usulde (3095 Sy.K.m3) temerrüt faizi tahakkukunun uygun olacağı, kanaatine varılmıştır.
21/02/2024 tarihli bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli bulunduğundan Mahkememizce hükme esas alınarak taleple bağlılık ilkesi mucibince; Mahkememizin Asıl dava dosyası olan ...Esas sayılı dosya yönünden; davanın kısmen kabulü ile ... 28. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe yönelik itirazın kısmen iptali ile takibin toplam 67.500,00 TL alacak üzerinden takipteki diğer koşullarla birlikte devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak likit olmadığından ve yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine, ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Essas sayılı dosya yönünden; davanın kısmen kabulü ile ... 8. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe yönelik itirazın kısmen iptali ile takibin toplam 34.800,00 TL alacak üzerinden takipteki diğer koşullarla birlikte devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak likit olmadığından ve yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine, karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;
A-Mahkememizin Asıl dava dosyası olan 2021/88 Esas sayılı dosya yönünden;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile ... 28. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe yönelik itirazın KISMEN İPTALİ ile takibin toplam 67.500,00 TL alacak üzerinden takipteki diğer koşullarla birlikte devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Alacak likit olmadığından ve yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 4.610,92-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 964,35-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 3.646,57-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 964,35-TL peşin harç, 59,30-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.023,65-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 7.500,00-TL bilirkişi ücreti, 543,00-TL posta giderleri olmak üzere toplam 8.043,00-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre takdiren %84'ünün davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, %16'sının davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden red edilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 12.346,40-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
8-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere;
... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Essas sayılı dosya yönünden;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile ... 8. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe yönelik itirazın KISMEN İPTALİ ile takibin toplam 34.800,00 TL alacak üzerinden takipteki diğer koşullarla birlikte devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Alacak likit olmadığından ve yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 2.377,18-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 1.664,68-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 712,50-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 1.664,68-TL peşin harç, 80,70-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.745,38-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 7.500,00-TL bilirkişi ücreti, 205,20-TL posta giderleri olmak üzere toplam 7.705,20-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre takdiren %25'inin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, %75'inin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden red edilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
8-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin, kabul ve red oranına göre 330,00-TL'sinin davalıdan, 990,00-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
9-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.13/06/2024

Katip
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır

*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*