WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

İSTANBUL 6. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/799 Esas
KARAR NO : 2024/107

DAVA : Ticari Ünvanın Korunması
DAVA TARİHİ : 04/12/2021
KARAR TARİHİ : 14/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Ünvanın Korunması davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Tarımsal girdi alanında Türkiye'nin en büyük özel kuruluşu olan davacının uzun yıllardır “...” ibaresi ile faaliyet gösterdiğini, davacı şirketin ... tarihinde tescil edilip kuruluşundan bu yana bu unvan ile faaliyet gösterdiğini, davacı şirketin ... Sanayi Odası tarafından açıklanan 2020 Listesinde Türkiye'nin 500 büyük sanayi kuruluşu arasında ... Sırada yer aldığını, Türkiye'nin en büyük gübre üreticisi konumunda olduğunu. Faaliyetleri arasında limancılık faaliyetinin önemli bir yer tuttuğunu, davacı şirketin bir çok iştiraki bulunduğunu, iştiraklerde de “...” ibaresinin kullanıldığını. davacının aktif 9 şubesi bulunduğunu, davacı şirketin toplamda 11 farklı şehirde faaliyet göstermekte olup, faaliyetlerin tümünde “...” ibaresi kullanıldığını, davacının sosyal sorumluluk projeleri de yürütmekte olup dört farklı okulu bulunduğunu, davacının “...” ibaresini reklam ve tanıtım araçlarında, yarışma ve konferanslarında kullandığını, Türkiye'nin farklı yerlerinde bayilikler verdiğini, “...” ibareli ... tescilli markasının bulunduğunu, ... başvuru no'lu “...” ibareli tanınmış markasının bulunduğunu, davacının “...” ibareli markalarının seri marka niteliğinde olduğunu, davacının markalar ve ticaret ünvanları ile tanınmış olup, tanınmışlığın çok üst seviyesinde olduğunu, davacının “...” ibaresinin asıl ve gerçek sahibi bulunduğunu, davalı şirketin 2021 yılında “...” iharesini ticaret ünvam olarak tescil ettirdiğini, davalı şirketin 24.08.2021 tarihinde “... Anonim Şirkeli” ünvanı ile kurulduğunu, söz konusu ünvanın davacımın markaları ile özellikle unvan ile birebir iltibas oluşturacak derecede benzer olduğunu, 6102 sayılı TTK'nden doğan haklarına tecavüz eltiğinin sabit olduğunu, davalının davacı şirket ile benzer sektörlerde faaliyel gösterdiğini ve bu hususun da haksız rekabet oluşturacak nitelikte olduğunu, davalının farklı isim seçme hakkı var iken 50 yılın üzerinde geçmişi olan davacının "..." ibaresini tescilinde kötü niyetli olduğu konusuna ilişkin kanaatleri kuvvetlendirmiş olup bu nedenle de davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek ihtiyati tedbir yönünden davalının kullanımları hakkında ihtiyati tedbir kararı verilerek muhafaza altına alınmasını, ... ve ... web siteleri hakkında erişimin engellenmesi kararı verilmesini, asıl talep yönünden "..." ibaresinin davalının ticaret unvanından terkinini, ... ve ... alan adlarının sicilden terkinine ve davacı adına kaydedilmesini, kararın masrafı davalıdan alınarak en yüksek fiyatlı gazeteden birinde ilanını, yerleşik Yargıtay kararları gereğince de davalının ticaret unvanının sicilden terkinine karar verilmesi gerektiğini iddia ve beyan ederek karşı tarafın kullanımları (web sitesi, tabela, reklam, kartvizit, ilan, broşür vb.) üzerinde karşı tarafa tebligat yapılmadan delil tespiti yapılarak davalının kullanımları hakkında ihtiyati tedbir kararı verilerek muhafaza altına alınmasına karar verilmesini yargılama gideri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı şirketin temellerinin 2007 yılında atılan ... Burkina şirketinin şimdiye kadar enerji, inşaat, lojistik sektörlerinde uluslararası arenada faaliyet göslermiş olup ve 24.08.2021 tarihinde “... A.Ş.” Ünvanı ile kurulduğunu, yurtdışında faaliyet gösterdiği gibi ağırlıklı olarak inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini, davacının "..." ibaresinin ticari unvan olarak her hal ve şartla kullanımının yasaklanmasının sadece kendi kullanımlarına özgülenmesi gibi bir sonuç artaya çıkardığını, davacının unvanlarında tek başına "..." ibaresini kullanmadığımı, “...”, “...” v.s. ibarelerle birlikte kullanımıyla bilindiğini, ortalama insan zekasına sahip bir kişi için “...” ibaresinin davacı unvanından önce araç marka/modeli başta olmak üzere başka çağrışımlar yaptığı ve anlamlara geldiğinin ortada olduğunu, özellikle ... bölgesinde faaliyet gösteren firmalarda sıklıkla “...” ibaresinin kullanılmasının söz konusu unvanın davacının uhdesinde olmadığını gösterdiğini, davalının faaliyet gösterdiği sektörde davacı ile rekabet içinde olmaması, ağırlık olarak yurtdışında faaliyet göslermesinin “...” ibaresinden çıkar sağlama olarak zarar verme kastının bulunmadığını da gösterdiğini, huzurda görülecek davada davalı “...” A.Ş.'nin hem faaliyet alanı farklı olduğu hem de unvanında geçen “..” ibaresi nedeniyle katıştırılma ihtimali olmadığının ortada olduğunu, kötü niyelli olarak davacı ünvanı ile iltibas oluşturacak şekilde “...” ibaresinin hiçbir suretle kullanılmadığını belirterek hukuka ve usule aykırı haksız ve mesnetsiz davanın reddini, vekalet ücreti de dahil her türlü yargılama masrafının davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE /
Dava; haksız rekabet teşkil ettiği iddia edilen davalı ticaret ünvanının sicilden terkinine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; TTKnun 50,54 vd. Hükümleri gereğince davalı şirketin, davacı şirket ticaret unvanda yer alan "..." ibaresinin ticari iltibas oluşturacak şekilde dürüstlüğe aykırı olarak kullanıldığı iddasıyla davalı şirketin, "..." ibaresinin ticaret unvanından terkini, davalı şirkete ait "..." ve ""..." alan adının alan adı sicilinden terkinine ve davacı şirket adına kaydedilmesi talebinin yerinde olup olmadığı, davacı şirketin ticaret unvanına tecavüzün bulunup bulunmadığı, haksız rekabet koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında olduğu tespit edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirketin İTO kayıtlarına, müvekkili şirketin ... sitesindeki tarihçesine, iştiraklere ilişkin Ticaret Sicil Kayıtlarına, mernis kayıtlarına, sosyal sorumluluk projelerine ait kayıtlarına, şirketin kuruluşunu gösteren Ticaret Sicil Gazetesine, tanık beyanlarına, Sair yasal delillere, Bilirkişi incelemesine delil olarak dayanmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; İTO ve Ticaret sicil gazetesi kayıtlarına, ticari defter kayıtları ve belgeleri, web sitelerine, yurtdışında ticari faaliyet gösterdiğine dair anlaşma ve sözleşmelere, tanık beyanlarına, keşife, bilirkişi incelemesine delil olarak dayanmıştır.
Davacı vekilinin dava dilekçesinde ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu, mahkememiz 10/12/2021 tarihli ara karında "Dosyadaki mevcut belge durumu kapsamında HMK 389 vd. maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir için aranan iddianın esasına ilişkin yaklaşık ispat olgusunun ve ihtiyati tedbirin şartlarının bu aşamada gerçekleşmediği, uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği ve uyuşmazlığın esasını çözecek mahiyette tedbir kararı verilemeyeceği anlaşıldığından ihtiyati tedbir talebinin reddine" dair karar verilmiştir.
Davacı vekilinin dava dilekçesinde yerleşik Yargıtay kararları gereğince de davalının ticaret unvanının sicilden terkinine karar verilmesi gerektiğini iddia ve beyan ederek karşı tarafın kullanımları (web sitesi, tabela, reklam, kartvizit, ilan, broşür vb.) üzerinde karşı tarafa tebligat yapılmadan delil tespiti yapılarak davalının kullanımları hakkında ihtiyati tedbir kararı verilerek muhafaza altına alınmasına karar verilmesini talep ettiğini, "Dosyadaki mevcut belge durumuna göre, tespit konusunun ileride kaybolacağı veya gösterilmesi çok güç olacağı tahmin edilen delilleri içermediği, böylelikle tespit talebinde bulunanın HMK 400 maddesi kapsamında tespit istemekte hukuki yararının bulunmadığı gibi delil tespiti şartları da oluşmadığından HMK 400/2 .Maddesi koşulları oluşmadığından delil tespiti isteminin reddine" dair karar verilmiştir.
24/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda; "TTK m. 55/1/a/4 bendinin haksız rekabet hali olarak düzenlendiğini, davacı şirketin "..." ibareli ticaret unvanının 1974 tarihinde, davalının "..." ibareli ticaret unvanını 2021 tarihinde ticaret siciline tescil edilmiş olduğunu, her iki yanın ticaret unvanları karşılaştırıldığında "..." ibaresinin aynı biçimde mevcut olduğunun belirlendiğini, davalı şirketin ticaret unvanında "..." ibaresi yanında "Holding" ibaresinin kullanılması tarafların ticaret sicildeki kayıtları arasında fark yaratacak nitelikte olmayıp karıştırılmaya yol açacak nitelikte olduğunu, öte yandan tarafların faaliyet konuları arasında davacının her türlü gıda maddelerinin alım/satımı, ithalatı/ihracatı ve bu maksatla gerekli tesisleri almak, yurt içinde/dışında menkul/gayrimenkul ve sınai mülkiyet haklarında tasarrufi muameleler de bulunması yer almakta, davalının faaliyet konuları arasında yurt içinde/dışında sınai, ticari, zirai, mali, tarım, gıda. kimya, gübre üretimi v.d. yer almakta olup her iki tarafın da tarım, gıda, gübre (ziraat alanı) alanlarında faaliyette bulunmaları faaliyet konularının da ayni nitelikte olduğunu, davacı şirketin 1974 yılından, davalı şirketin 2021 yılından itibaren tescilli “...” markalarının aynı nitelikte ürünler üzerinde kullanılmasının karıştırılmaya neden olacağı açık olup davalının web sitesinde “...” ihbaresini kullanmasının iltibasa meydan verebileceğini, yüksek mahkemenin yerleşik içtihatları dahilinde önceki tescilin korunması icap ettiğinden davalı şirketin ticari unvanında ve Web sitesinde "..." ibaresini kullanmasının davacı şirketin ticari unvanına tecavüz ve haksız rekabete neden olacak nitelikte olduğunu" bildirmiştir.
Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; dava TTK'nın 54 ve devamı maddelerinde düzenlenen haksız rekabet hükümlerine göre davacının ticaret ünvanında yer alan "..." ibaresinin kullanılmasının haksız rekabet teşkil ettiğine dair terkin istemli davadır. TTK 54/2 maddesinde rakipler arasında aldatıcı veya dürüstlük kuralına aykırı davranışların haksız ve hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir. Aynı kanunun 55/1-a-4 maddesinde ise başkalarının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile ilgili karıştırılmaya yol açılmasına yönelik eylemlerin dürüstlük kuralına aykırılık teşkil eden haksız rekabet hallerinden olduğu iafade edilmektedir. Davacı şirketin "..." ibareli ticaret unvanının 1974 tarihinde, davalının "..." ibareli ticaret unvanının ise 2021 tarihinde ticaret siciline tescil edilmiş olduğunu, her iki yanın ticaret unvanları karşılaştırıldığında "..." ibaresinin aynı biçimde mevcut olduğunu, her iki tarafın da tarım. gıda, gübre (ziraat alanı) alanlarında faaliyette bulunmaları, faaliyet konularının da ayni nitelikte olduğu belirtilmiştir. Davacının "..." markasını şirketinde ve iştirakleri olan diğer şirketlerde kullandığı, "...” markalarının aynı nitelikte ürünler üzerinde kullanılmasının karıştırılmaya neden olacağı Yüksek mahkemenin içtihatlarında da belirtildiği üzere önceki tarihli tescilin korunması asıl olduğu, davacının ticari ünvanı ile davalının ticari ünvanı arasında iltibasın söz konusu olabileceği ve haksız rekabet hükümleri gereği aldatıcı ve dürüstlük kuralına aykırı nitelik taşıyan bu durumun terkin talebini haklı kıldığı anlaşılmakla davanın kabulüne aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
H Ü K Ü M /
1-Davanın kabulü ile ...” ibaresinin davalının Ticaret Unvanından TERKİNİNE, Davalı adına kayıtlı ... ve ... alan adının alan adı sicilinden TERKİNİNE ve davacı adına KAYDEDİLMESİNE,
2-Kararın masrafı davalıdan alınarak ülke çapında en yüksek üç tirajlı gazeteden birinde ilanına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından, davacı taraftan peşin alınan 59,30-TL harcın mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye 368,3‬0-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan ve (3) numaralı maddede mahsup edilen 59,30-TL harcın, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 17.900,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 59,30-TL başvurma harcı, 1.500,00-TL bilirkişi masrafı ve 173,35-TL posta giderleri ve diğer giderler olmak üzere toplam 1.732,65-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Hukuk Muhakemeleri Yasasının 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde davacıya iadesine,
8-Davalı tarafça yatırılan gider avansı ve yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
Dair davacı vekilinin huzurunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri'nde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. Açıklandı.14/02/2024

Katip
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır