T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/558 Esas
KARAR NO : 2024/225
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 31/08/2021
KARAR TARİHİ : 21/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...’nın davalı bankadan 200.000,00 TL bedelli kredi kullandığını ve bu krediye bağlı olarak babası ... kefil gösterilerek, babasına ait ... ili ... İlçesi 2492 ada, 5 parsel, K: 1, 5 no.lu bağımsız bölüm üzerinde 1. dereceden 400.000,00 TL tutarlı olarak ipotek tesis edildiğini ve müvekkilin, bu süreçte kredi borcunun taksitlerini düzenli bir şekilde davalı bankaya ödemeye devam ettiğini, 01.08.2019 tarihinde müvekkili ...'nın adına kayıtlı ... numaralı hattın bulunduğu telefon servis dışı kalması üzerine müvekkilinin bu durumun sebebini öğrenmek için ... müşteri temsilcisi ile görüşme yaptığını, ancak sunucu sisteminin bozuk olmasını sebep göstererek kendisine bir açıklamada bulunmadığını, müvekkilinin ertesi gün aynı gsm operatörünün yetkilileri ile görüştüğünü ve bu görüşmede müvekkilinin telefonu hakkında kayıp ihbarı yapıldığı ifade edilerek, hattın bu nedenle servis dışı bırakıldığının söylendiğini, müvekkilinin böyle bir kayıp bildirimde bulunmadığını beyan ederek hattını tekrar açtırdığını, telefon hattının açılması ile birlikte müvekkilin; "..." adlı mail adresine, davalı banka tarafından mail gönderildiğini, ilgili mailde "..." numaralı ... hesabından 49.150,00 TL paranın, ...Bankası’nda ... isimli şahsa ait ... IBAN numaralı hesaba EFT yolu ile gönderildiğini öğrendiğini, bunun üzerine müvekkilin davalı bankaya gittiğini ve durumu banka yetkililerine bildirdiğini, banka yetkililerince; söz konusu paranın ...Bankasında ... isimli şahsa ait ... IBAN numaralı hesaba EFT yoluyla aktarıldığını, bu işlemin telefon ile aranarak gerçekleştirildiğini, güvenlik için telefona şifre gönderilmediğini, müvekkilin hesabında para olmamasına rağmen kmh (kredili mevduat hesabı) üzerinden paranın alıcıya gittiğini ve iş bu paranın müvekkile kredi olarak sağlandığını ifade ettiklerini, müvekkilinin kredi kartı hesaplarına izinsiz girme ve para çekme işleminin bankanın güvenlik açığından kaynaklandığını, EFT yolu ile gönderilen paranın kendi bilgisi ve rızası dışında olduğunu, paranın gönderildiği şahsı tanımadığını belirtip, uğradığı zararın bankanın tazmin etmesini talep etmesine rağmen davalı bankanın bu sorunu çözmediğini,
müvekkilinin rızası hilafına aktarılan söz konusu işlem hakkında şikayette bulunduğunu ve ... 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyası ile alıcı hesap sahibi ... isimli şahıs aleyhine ceza davası ikame edildiğini, müvekkilinin kendi rızası dışında gelişen olayın bankanın güvenlik zafiyetinden kaynaklandığı gerekçesi ile haklı olarak bu paraya ilişkin sözde borcunu davalı bankaya ödemediğini, bunun üzerine banka tarafından müvekkile ve babasına; ... 48. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile ... 48. Noterliği'nin ... tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderildiğini, davalı banka tarafından, bu ihtarnameye istinaden müvekkilin hesapları kat edilmiş ve akabinde müvekkil ve babası hakkında ... 10. İcra Müdürlüğünün... E. sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takibe girişildiğini, takibe konu icra emrinde hem müvekkilinin bankaya taksitlerini düzenli ödediği 200.000,00 TL bedelli krediye ilişkin alacak hem de müvekkilinin hesabından rızası hilafına gönderilen paraya ilişkin sözde alacak, 2 ayrı alacak kalemi olarak yer bulduğunu, söz konusu takibin dahi hukuka aykırı olduğunu, üzerinde ipotek olan taşınmaz 200.000,00 TL bedelli kredi için tesis edilmiş olmakla birlikte bankanın ipotekle teminat altına alınmayan diğer sözde alacağını da işbu takibe konu etmesinin hukuka aykırı olduğunu, ipotekli taşınmazın mülkiyetinin müvekkilinin babası ...'ya ait olup, müvekkili adına gözüken diğer sözde borçtan ötürü müvekkilinin babasının borçlu olarak gösterilmesi de ayrıca hukuka aykırı olduğunu, müvekkili ...'nın ipotekle teminat altına alınan borcunu davalı bankanın avukatı olan ...'ya gönderdiği 55.000,00 TL ile ödeyerek borcunu kapattığını, müvekkilinin ipoteğe konu krediyi ödeyip kapatmasına rağmen takip, aslında ipotekle teminat altına alınmayan ve müvekkilinin rızası dışında gerçekleşen EFT nedeni ile banka tarafından sağlanan sözde alacak üzerinden devam ettiğini ve müvekkili 15.04.2021 tarihinde icra tehdidi altında bu borcu ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin takip sonrası icra emrinde belirtilen sözde alacak için davalı banka yetkilileri ile yaptığı görüşme neticesinde istenilen bedel üzerine toplam 70.000,00 TL'yi icra tehdidi altında davalı banka yetkilisi ...'ın hesabına banka aracılığı ile ödediğini ve müvekkil tarafından bu ödemeye ilişkin açıklama kısmında "İcra dosyasının kapanmasına istinaden yasal ve geri alma haklarımı saklı tutarak borcu ödüyorum" şeklinde şerh düştüğünü, müvekkilin kredi hesabı üzerinde yapılan işlemin hukuka aykırılığının tespiti ile iş bu sorumluluğun bankaya ait olduğunun tespitine, davalı banka tarafından ikame edilen icra takibi sonucu müvekkilin borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 70.000,00 TL'nin ödeme tarihi olan 15.04.2021 tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte müvekkile istirdaten iadesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İstirdat davasının şartlarından olan borçlu olmadığı halde ödeme yapan ve dava açmak isteyen kişi, ödeme emrine itiraz etmemiş veya itirazının kesin olarak kaldırılmış olması ile davayı açabileceğini, davacı ... ile müvekkil banka arasında tanzim ve imza olunan kredi sözleşmesine istinaden kredi kullandırıldığını, ödeme planına uygun ödeme olmaması sebebi ile hesapların kat edildiğini ve dava dışı ...’nın müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile borçtan sorumlu olduğunu, kredilerin teminatına teşkil etmek üzere ... İli, ... İlçesi, 2492 ada, 5 parseldeki taşınmaz üzerinde 1. Derecede 400.000,00 TL miktarlı müvekkil bankanın ipoteğinin mevcut olduğunu, konu kredilerin temerrüde düşmesi ve borcun muaccel hale gelmesi nedeniyle ... 48. Noterliği’nin ... tarih ve .. yevmiye numaralı ihtarnamenin sözleşme adreslerine gönderildiğini, ... 7. Asliye Ceza Mahkemesi ...sayılı dosyası ile alakalı müvekkil bankanın herhangi bir bilgisi bulunmadığını, borcu ödemiş olan davacı ...’nın tarafları ile görüşerek, dosya borcunu indirim talep ederek ödediğini ve müvekkil banka tarafından kısmi de olsa indirim yapılarak, borç bakiyesinin o şekilde kapatıldığını, eğer istirdat davasını açmak istiyordu ise icra dairesine giderek tüm dosya borç bakiyesinin kapak hesabı tutarınca yatırılması gerektiğini, dolayısı ile hem indirim yaparak ödeme yapılmış olması sonrasında da konu davanın açılmasının bir çelişki yarattığını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, tüketici kredisi niteliğinde olmayan genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredi alacağı nedeniyle ödenen bedelinin istirdatı istemine ilişkindir.
Tarafların anlaşamadıkları hususların; davacının davalı bankaya borçlu olmadığı halde ödemek zorunlu bedel olup olmadığı, var ise miktarı ve davalıdan bu yönde talepte bulunup bulunmayacağına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, ... 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası, ... 10. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası, ... 48. Noterliği'nin ...tarih ... yevmiye numaralı ve ... tarih ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnameleri, banka ödeme dekontu, tanık, ticari defterler, kredi ve ipotek sözleşmesi, kredi kartı sözleşmesi, keşif, yemin, her türlü yasal delil ve bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
... 10. İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyası celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
... 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
HMK’nun 273/1. maddesi gereği mahkememizce toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle; davacının davalı bankaya borçlu olmadığı halde ödemek zorunlu bedel olup olmadığı, var ise miktarı ve davalıdan bu yönde talepte bulunup bulunmayacağına ve dosya kapsamına ilişkin denetime elverişli şekilde hesaplama yapılması hususlarında hazırlanan 27/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının bilgisi ve onayı dışında Kredili Mevduat Hesabından, 01.08.2019 tarihinde dava dışı ...’nın ...Bankası A.Ş. nezdindeki ... no.lu hesabına gönderilen 49.150,00 TL’lık EFT tutarı nedeniyle, davacı tarafından davalı bankaya ödenen 70.000,00 TL’lık tutarın istirdatına ilişkin olduğu, söz konusu 49.150,00 TL’lık EFT işleminin, davalı bankanın Telefon Bankacılığı (Çağrı merkezi) kanalından verilen talimatla gerçekleştirildiği, ancak işlem gerçekleşmeden önce hesap sahibi davacının onayının ya da teyidinin alındığına dair bir belgeye dosya kapsamında rastlanılmadığı, ayrıca yerinde incelemede de davalı bankaca sunulmadığı, davacı ...’nın şikayeti ile 49.150,00 TL’lık EFT tutarının hesabına alacak kaydedildiği dava dışı ... hakkında, ... 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nde açılan ceza davasında, dava dışı ...’nın nitelikli hırsızlık suçunu işlediğine karar verildiği
ve adı geçenin hapis cezası ile cezalandırıldığı,
Yargıtay’ın, davacının kötü niyetini ve suç sayılır eylemini veya kusurunu kanıtlamadığı sürece bankaların, kendisine emanet edilen paradan güven kuruluşu olması sebebiyle sorumlu olacağı yönündeki emsal kararları, birlikte dikkate alındığında, davaya konu zararın meydana gelmesinde davalı bankanın sorumluluğunun bulunduğu, Öte yandan; dava dışı ... tarafından, hesabına alacak kaydedilen 49.150,00 TL’lık EFT bedelinin, ceza davası kovuşturma aşamasında davacıya geri ödendiği, ... 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nin duruşma tutanaklarından ve davacı vekilinin 05.10.2022 tarihli beyanından anlaşılacağı, diğer yandan; söz konusu 49.150,00 TL’lık EFT işleminden kaynaklanan borç nedeniyle, takip aşamasında davacı tarafından davalı bankaya 15.04.2021 tarihinde 70.000,00 ödeme yapıldığı, davacı tarafından davalı bankaya 15.04.2021 tarihinde ödenen 70.000,00 TL’lık tutarın 49.150,00 TL’lık kısmı, davacı tarafından tahsil edildiğinden, bu tutarı aşan 20.850,00 TL’lık (= 70.000,00 TL – 49.150,00 TL) tutarın, tarafların tacir oldukları da dikkate alınarak, 15.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek Avans Faizi ile birlikte, davalı bankadan talep edilebileceği bildirilmiştir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, yazı cevapları, tarafların bildirdiği belgeler, ... 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası, ... 10. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası, ... 48. Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye numaralı ve 10/09/2020 tarih ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnameleri, banka ödeme dekontu, tanık, ticari defterler, kredi ve ipotek sözleşmesi, kredi kartı sözleşmesi ile 27/02/2024 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının bilgisi ve onayı dışında kredili mevduat hesabından, 01.08.2019 tarihinde dava dışı ...’nın ...Bankası A.Ş. nezdindeki ... no.lu hesabına gönderilen 49.150,00 TL’lık EFT tutarı nedeniyle, davacı tarafından davalı bankaya ödenen 70.000,00 TL’lık tutarın istirdatına ilişkin olduğu, söz konusu 49.150,00 TL’lık EFT işleminin, davalı bankanın telefon bankacılığı (Çağrı merkezi) kanalından verilen talimatla gerçekleştirildiği, ancak işlem gerçekleşmeden önce hesap sahibi davacının onayının ya da teyidinin alındığına dair bir belgeye dosya kapsamında rastlanılmadığı, ayrıca yerinde incelemede de davalı bankaca sunulmadığı, davacı ...’nın şikayeti ile 49.150,00 TL’lık EFT tutarının hesabına alacak kaydedildiği dava dışı ... hakkında, ... 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nde açılan ceza davasında, dava dışı ...’nın nitelikli hırsızlık suçunu işlediğine karar verildiği
ve adı geçenin hapis cezası ile cezalandırıldığı, Yargıtay’ın, davacının kötü niyetini ve suç sayılır eylemini veya kusurunu kanıtlamadığı sürece bankaların, kendisine emanet edilen paradan güven kuruluşu olması sebebiyle sorumlu olacağı yönündeki emsal kararları, birlikte dikkate alındığında, davaya konu zararın meydana gelmesinde davalı bankanın sorumluluğunun bulunduğu, kanaatine varılmış bu kapsamda 27/02/2024 tarihli bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli bulunduğundan Mahkememizce hükme esas alınmış ancak teknik bilirkişi tarafından yapılan hesaplamalara ek olarak 49.150,00 TL tutarındaki ödemenin 15/04/2021 tarihi ile 26/09/2022 tarihi arasında avans faiz hesabının da bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaya eklenmesi gerektiği fakat anılan ödeme ve hesaplamanın işbu dava dosyası kapsamında değil infaz aşamasında gözetilmesi gereken hususlardan olduğu değerlendirilerek taraf vekillerinin bilirkişi raporuna karşı itirazlarına itibar edilmemiş ve infaz aşamasında tereddüte mahal verilmemesi amacıyla alınan bilirkişi raporu hüküm kısmında etraflıca izah edilerek 27/02/2024 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda taleple bağlılık ilkesi mucibince; davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE, davacı tarafça davalı bankaya ödenen 70.000,00 TL'nin 15/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadı ile davacıya verilmesine,
2-Dava tarihinden sonra 26/09/2022 tarihinde dava dışı ... tarafından yapılan 49.150,00 TL tutarındaki ödemenin(TBK 100. Madde hükümleri dikkate alınarak davacı tarafça istirdadı talep edilen 15/04/2021 tarihinde yapılan 70.000,00 TL tutarındaki ödemenin 49.150,00 TL'lik kısmına ilişkin olarak 15/04/2021 tarihi ile 26/09/2022 tarihi arasında avans faiz hesabı yapılarak 49.150,00 TL'nin belirtilen tarih aralığındaki eksik avans faizinin belirlenmesi, sonrasında ödenmeyen 20.850,00 TL'lik kısım için 15/04/2021 tarihinde itibaren avans faizi işletilerek asıl alacak ve avans faizinden oluşan sonuç alacağın tespiti suretiyle) infaz aşamasında icra müdürlüğünce dikkate alınmasına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.781,70-TL harcın peşin alınan 1.195,43-TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.586,27-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 1.195,43-TL peşin harç, 59,30-TL başvuru harcı, 2.500,00-TL bilirkişi ücreti ve 56,30-TL posta ve diğer giderler olmak üzere toplam 3.811,03-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.360,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
7-HMK.nun 333.maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansından geriye kalan miktarın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.01/03/2024
belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!