T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/376 Esas
KARAR NO : 2024/186
DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 08/06/2021
KARAR TARİHİ : 12/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; müvekkili ... A.Ş. ile davalı ... A.Ş. arasında ticari bir borç ilişkisi doğduğunu, cari hesap ekstresine göre davalı şirketin müvekkili şirkete 759.762,50 TL tutarında borçlu olduğunu, davalı şirketin borçtan kurtulmak maksadıyla 27.02.2020 tarihli ... no'lu 784.762,55 TL bedelli fatura tanzim ettiğini, davalı şirket tarafından keşide edilen faturaya müvekkili şirket tarafından itiraz edildiğini, söz konusu itiraza yönelik davalı şirket tarafından keşide edilen ihtarnamede ilgili fatura hakkında "konkordato kesin mühlet tarihine kadar tahakkuk ettirilmiş bir kısım faiz tutarıdır." şeklinde açıklamalara yer verildiğini, anılan ihtarnameye karşı müvekkili şirket tarafından keşide edilen ihtarnamede "konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesinin duracağı" hakkında açıklamalara yer verilerek faturanın kabul edilmediğinin bildirildiğini, söz konusu ihtarname sonrasında da karşılıklı ihtarname süreci gerçekleşmesine rağmen müvekkili şirketin alacağının ödenmediğini, müvekkili şirket tarafından davalı şirket aleyhine ... 31. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, söz konusu takibe davalı şirket tarafından 29.12.2020 tarihinde itiraz edildiğini, davalı şirketin itirazının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalı şirket borçtan kurtulmak maksadıyla borcu bulunmadığını beyan etse dahi müvekkili şirket tarafından tutulan kayıtlardan davalı şirketin cari hesaptan kaynaklı güncel bir borcunun mevcut olduğunun açıkça görüldüğünü belirterek davalı şirketin ... 31. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasındaki itirazının iptaline, müvekkili şirket tarafından başlatılan takibin devamına, icra takibine konu alacağın faiziyle birlikte tahsiline, borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirket üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA /
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; Müvekkili şirket ile davacı şirket arasında temliknamelere dayalı cari hesap ilişkisi bulunduğunu, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi nedeniyle müvekkili şirket tarafından davacı şirkete 27.02.2020 tarihli, ... no'lu, 781.762,55 TL tutarlı fatura keşide edildiğini, söz konusu faturanın konusunu davacı şirket lehine ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. sayılı dosyada verilen konkordato kesin mühlet kararına kadarki döneme tahakkuk ettirilmiş faiz tutarının oluşturduğunu, davacı şirket tarafından ilgili faturaya itiraz edildiğini, taraflar arasında konuya ilişkin ihtarname trafiğinin yaşandığını, söz konusu ihtarname süreci sonunda davacı şirket tarafından müvekkili şirket aleyhine ... 31. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibine başlatıldığını, müvekkili şirket tarafından 29.12.2020 tarihinde icra takibine itiraz edildiğini, davacı şirket tarafından keşide edilen ihtarnamelerde İİK m.294/3 uyarınca faiz işlemesinin durdurduğu bildirilmişse de geçici mühlet kararının faize etkisinin bulunmadığını, konkordato kesin mühlet kararının alacaklılar bakımından sonuçlarının İİK m. 294/3'te "tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği taktirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur." şeklinde düzenlendiğini, söz konusu düzenlemeye göre kesin mühlet kararının verildiği tarihten itibaren her türlü alacağa faiz işlemesinin duracağını, her ne kadar davacı şirket tarafından keşide edilen ihtarnamelerde İİK m. 288 atfı ile İİK m.294/3'te yer alan düzenlemenin geçici mühlet kararının sonuçlarına uygulanacağı belirtilmişse de söz konusu yorumun hatalı olduğunu, İİK 288/1 'deki düzenlemenin konkordato ile ilgili tedbirler bakımından önem arz ettiğini, bu hükmün İİK m.294/3'te açıkça belirtilen konkordato kesin mühlet kararından itibaren faiz işlemesinin duracağı düzenlemesini ortadan kaldırmadığını, İİK m.294/3'te tasdik edilen konkordato projesine atıf yapıldığını, anılan hükümde projede aksine hüküm bulunmadığı durumlarda İİK m. 294/3'ün uygulanabileceğinin belirtildiğini, İİK m. 294/3'teki düzenlemenin tasdik edilen konkordato projesi ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, geçici mühlet kararı verildiği tarihte tasdik edilen konkordato projesi hukuken ve fiilen mevcut olmadığından geçici mühlet kararının İİK m. 294/3 uyarınca faiz işlemesini durdurucu nitelikte olmadığını, doktrinde faizin kesin mühlet kararına kadar işleyeceği görüşünün hakim olduğunu belirterek davanın usulden ve esastan reddine, davacı şirket aleyhine %20'den az olmamak koşulu ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE /
Dava; İ.İ.K.nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının vaki itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir.
... 31. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyası kapsamından; davacı tarafın davalı hakkında toplam 839.615,62-TL alacağın eklentileri ile birlikte ödetilmesi istemiyle ve ilamsız takip yoluyla icra takibinde bulunulduğu ve fakat davalı tarafından yasal süresi içinde vaki itirazı sonucu, icra takibinin İ.İ.K.nun 62. maddesi uyarınca durduğu saptanmıştır. İcra takibine vaki itirazın davacı tarafa tebliği durumu ve dava tarihine nazaran da, bu itirazın iptali davasının İİK.nun 67. maddesi hükmünde öngörülen ve hak düşürücü nitelikteki bir yıllık süresi içinde açıldığı da tespit olunmuştur.
HMK'nun 137 maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davacının cari hesaba dayalı yürüdüğü belirtilen taraflar arasındaki faktoring sözleşmesi kapsamında davalıdan bakiye cari hesap alacağının varlığı ve miktarı, davalı tarafından davacıya gönderilen faiz faturasının yerinde olup olmadığı, dayanağının ne olduğu, davacının konkordato başvurusunda bulunulduğu, geçici mühletin kesin mühletin sonuçlarını doğurduğundan bahisle geçici mühlet tarihinden itibaren faiz işlemeyeceği yönündeki iddiasının kanuna uygun olup olmadığı, temerrüt, işlemiş faiz kötü niyet ve inkar tazminatı talep koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir.
Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, ... 31. İcra Müdürlüğü'nün ...sayılı takip dosyasının bir örneği Uyap üzerinden celp edilerek dosya arasına alınmış, dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporu alınmıştır.
Yeminli Mali Müşavir KGK Bağımsız Denetçi-..., Öğretim Üyesi ... tarafından düzenlenen 13/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda; davacının ticari defterlerine göre, davacının davalıdan 759.762,50 TL cari hesap alacağının bulunduğu, davacının davalıdan olan 759.762,50 TL asıl alacağı için, temerrüt tarihinden takip tarihine kadar olan süreye kadar işleyen faiz tutarının 63.725,08 TL olarak hesaplandığı, derdest dosyada hukuki uyuşmazlığın temelini, konkordatoda faiz işlemesinin geçici mühlet tarihi itibariyle mi yoksa kesin mühlet tarihi itibariyle mi duracağı hususunun oluşturduğu, İİK m.294, f.3'te tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesinin duracağının hükme bağlandığı, kesin mühletin bu sonucunun geçici mühlet için de geçerli olduğu, nitekim İİK m.288, f.1'de geçici mühletin kesin mühletin sonuçlarını doğuracağının açıkça belirtildiği, Yargıtay kararlarında da İİK m. 288, f.1 hükmüne atıf yapılarak, konkordatoda geçici mühlet tarihi itibariyle faiz işlemesinin duracağının kabul edildiği, bu yönüyle davalının "kesin mühlet tarihine kadar faiz işletilebileceği" iddiasının yerinde olmadığı, davacı şirketin konkordato sürecinin akıbetinin anlaşılabilmesi için Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi nezdinde yapılan araştırmada, ... tarihli, ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin 106. sayfasından, davacı şirket lehine verilen tasdik kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 31/03/2022 tarih ve 2021/182 E., 2022/398 K. sayılı kararı ile kaldırıldığının anlaşıldığı, davacı şirket lehine verilen tasdik kararı Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılarak konkordatonun reddine karar verildiğinden ve buna bağlı olarak mühletin etkileri geçmişe etkili olarak ortadan kalktığından, geçici mühlet tarihi itibariyle işlemesi duran faizin kaldığı yerden işlemeye devam ettiği, dolayısıyla, mevcut durum itibariyle davalı faktoring şirketinin faiz istemlerine konkordato hükümlerinin herhangi bir etkisinin bulunmadığı, ancak Bölge Adliye Mahkemesinin tasdikin kaldırılmasına ve konkordatonun reddine dair kararının huzurdaki davanın açıldığı tarihten sonraki tarihli olduğu, yargılama giderleri yönünden karar tesis edilebilmesi için Sayın Mahkemenizce davacının dava tarihi itibariyle haklılığının incelenmesinin muhtemel gözüktüğü, davacının davalıdan talep ettiği tutarın içerisinde, geçici mühletten sonraki zaman dilimi bakımından işletilen ve davalı tarafça tahsil edilen faiz var ise, davacının dava tarihi itibariyle, davalı tarafça tahsil edilen bu faiz tutarı kadar haklı olduğu sonucuna varılabileceği, ancak heyetimiz üyesi mali konularda uzman bilirkişi tarafından eldeki verilerle bu yönde bir tespitin yapılamadığı belirtilmiştir.
Yeminli Mali Müşavir KGK Bağımsız Denetçi-Dr. ..., Öğretim Üyesi ... tarafından düzenlenen 19/06/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda; davalı tarafın fiziki olarak tuttuğu 2020 ve 2021 yılı envanter defterinin açılış tasdiklerine ilişkin noter onaylarının yasal süresi içerisinde ve usulüne uygun olarak yaptırıldığı, elektronik olarak tutulan yevmiye ve kebir defterlerinin açılış onayları yerine geçen e-defter beratlarının yasal süresi içerisinde ve usulüne uygun olarak oluşturulduğu, davalı şirketin ticari defterlerine göre 24.02.2020 tarihi itibariyle davalının 759.762,54 TL tutarında davacı şirkete borcunun bulunduğu, başka bir ifade ile davacının ticari defterlerinde davalıdan alacaklı olarak görülen 759.762,50 TL'nin davalı şirketin ticari defterlerinde de 24.02.2020 itibariyle aynı tutarla (759.762,54 TL) yer aldığı, davalı şirketin ticari defterlerine göre 27.02.2020 tarihinde "..." açıklaması ile yapılan 25.000,00 TL tutarındaki muhasebe kaydı sonrasında oluşan bakiyenin, davalı tarafından davacı adına düzenlenen 27.02.2020 tarihli fatura tutarı (784.762,54 TL) ile aynı olduğu, dolayısıyla, davalının ticari defterlerine göre davacıya olan 784.762,55 TL borç miktarı kadar davalı tarafından davacıya 27.02.2020 tarihli ... no'lu faturanın düzenlendiği sonucunun ortaya çıktığı, davacı şirket lehine verilen tasdik kararı Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılarak konkordatonun reddine karar verildiğinden ve buna bağlı olarak mühletin etkileri geçmişe etkili olarak ortadan kalktığından, geçici mühlet tarihi itibariyle işlemesi duran faizin kaldığı yerden işlemeye devam ettiği, dolayısıyla, mevcut durum itibariyle davalı faktoring şirketinin faiz istemlerine konkordato hükümlerinin herhangi bir etkisinin bulunmadığı, ancak Bölge Adliye Mahkemesinin tasdikin kaldırılmasına ve konkordatonun reddine dair kararının huzurdaki davanın açıldığı tarihten sonraki tarihli olduğu, yargılama giderleri yönünden karar tesis edilebilmesi için Sayın Mahkemenizce davacının dava tarihi itibariyle haklılığının incelenmesinin muhtemel gözüktüğü, davacının davalıdan talep ettiği tutarın içerisinde, geçici mühletten sonraki zaman dilimi bakımından işletilen ve davalı tarafça tahsil edilen faiz var ise, davacının dava tarihi itibariyle, davalı tarafça tahsil edilen bu faiz tutarı kadar haklı olduğu sonucuna varılabileceği, ancak heyetimiz üyesi mali konularda uzman bilirkişi tarafından eldeki verilerle bu yönde bir tespitin yapılamadığı belirtilmiştir.
Yeminli Mali Müşavir KGK Bağımsız Denetçi-... tarafından düzenlenen 20/11/2023 tarihli bilirkişi 2.ek raporunda; davacının ticari defterlerine göre davacının davalıdan 759.762,50 TL cari hesap alacağının bulunduğu, davalının ticari defterlerine göre; 24.02.2020 tarihi itibariyle davalının davacı şirkete 759.762,54 TL tutarında borcunun bulunduğu, davalı şirketin ticari defterlerine göre davacıya borç olarak görülen 759.762,54 TL ile birlikte 25.000,00 TL'nin toplamı olan (759.762,54 TL + 25.000,00 TL) 784.762,54 TL tutarındaki 27.02.2020 tarihli "faktoring işlem faizi" faturasının davalı tarafından davacı adına düzenlendiği, ... 31. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasında; alacaklısı davacı şirket, borçlusu davalı şirket olmak üzere yapılan ilamsız takipte, davacı şirketin 759.762,50 TL'si asıl alacak ve 79.853,12 TL'si işlemiş faiz olmak üzere toplam 839.615,62 TL üzerinden 23.12.2020 itibariyle takip işlemini başlattığı, netice itibariyle, davacı taraf takip işlemini cari hesap alacağı için başlatmış olup, ... 31 İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile davacının talep ettiği alacak tutarının içerisinde geçici mühlet tarihi olan 24/09/2019 tarihinden sonraki zamanda işletilen ve davacı tarafça tahsil edilen bir faiz alacağının bulunmadığı belirtilmiştir.
Taraf iddia ve savunmaları ibraz edilen deliller, bilirkişi rapor ve ek raporu ile Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;
Taraflar arasında cari hesap ilişkisi mevcut olup davacı cari hesap ekstresine göre davalı şirketin 759.762,50 TL tutarında borçlu olduğu davalı şirketin borçtan kurtulmak maksadıyla 27.02.2020 tarihli ... no'lu 784.762,55 TL bedelli faiz faturası fatura tanzim edildiğiDavalı şirket tarafından düzenlenen 27.02.2020 tarihli ... no’lu 784.762,55 TL bedelli faturaya davacı tarafından ... 17. Noterliği’nin ... tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile itiraz edilerek bu fatura ihtarname ekinde davalıya iade edildiği söz konusu faturanın davacının ticari defterlerine kaydedilmediği anlaşılmıştır.
Davacı taraf, davalının cari hesaptan kaynaklanan borcunu ödememesi sebebiyle davalı şirket aleyhine ... 31. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasından icra takibine girişildiğini ancak davalının icra takibine itiraz ettiğini
belirterek davalının itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiş, davalı taraf ise, ... tarihli, ... numaralı 781.762,55-TL bedelli faturanın davacı lehine ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin...E. sayılı dosyasından verilen konkordato kesin mühlet kararına kadarki döneme ilişkin tahakkuk ettirilen faiz tutarından oluştuğunu, her ne kadar davacı şirket tarafından keşide edilen ihtarnamelerde ve dava dilekçesinde geçici mühlet kararıyla birlikte faiz işlemesinin durduğu iddia edilmişse de geçici mühlet kararının faize etkisinin bulunmadığını, faiz işlemesinin kesin mühlet kararıyla birlikte durduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin... E. sayılı dosyası ile ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil no’sunda kayıtlı davacı ... A.Ş. hakkında 24/09/2019 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 3 aylık geçici mühlet kararı verilmiştir. Mahkemece verilen 24/09/2019 tarihli 3 ay süreli geçici mühlet kararının, sürenin dolduğu 24/12/2019 tarihinden itibaren 2 ay süre ile uzatıldığı, 13/02/2020 tarihinden itibaren bir yıl süre ile kesin mühlet verilmesine karar verildiği , Davalı şirket tarafından düzenlenen 27.02.2020 tarihli ... no’lu 784.762,55 TL bedelli faturanın “SATIŞ” tipinde düzenlenip açıklama kısmında “FAKTORİNG İŞLEM FAİZİ” bilgisine yer verildiği, Davalı tarafından keşide edilen ... 47. Noterliği’nin ... yevmiye numaralı ... tarihli ihtarnamesi ile davalı şirket tarafından düzenlenen faturanın konkordato kesin mühlet kararı verildiği tarihe kadar tahakkuk ettirilen faiz bedeli olduğu ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın temelini, konkordatoda faiz işlemesinin geçici mühlet tarihi itibariyle mi yoksa kesin mühlet tarihi itibariyle mi duracağı hususunun oluşturduğu anlaşılmıştır.
İİK m.294, f.3’te" tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesinin duracağı" hükme bağlanmıştır. Kesin mühletin bu sonucu, geçici mühlet için de geçerlidir.
Bu nedenle ,konkordatoda faiz işlemesi geçici mühlet tarihi itibariyle durduğu nazara alındığında davalının “kesin mühlet tarihine kadar faiz işletilebileceği” yönündeki iddiası yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Davacı şirket lehine ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyası ile verilen tasdik kararının, eldeki bu davanın yargılaması devam ederken İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 31/03/2022 tarih ve 2021/182 E., 2022/398 K. sayılı kararı ile kaldırılarak konkordatonun reddine karar verildiğinden ve buna bağlı olarak mühletin etkileri geçmişe etkili olarak ortadan kalktığı , geçici mühlet tarihi itibariyle işlemesi duran faizin kaldığı yerden işlemeye devam edecek olması nedeniyle mevcut durum itibariyle davalı faktoring şirketinin faiz istemlerine konkordato hükümlerinin herhangi bir etkisi bulunmadığı anlaşılmıştır.
Anılan durum karşısında Davacının ticari defterlerine göre davacının davalıdan 759.762,50 TL cari hesap alacağının bulunduğu, davalının ticari defterlerine göre; 24.02.2020 tarihi itibariyle davalının davacı şirkete 759.762,54 TL tutarında borcunun bulunduğu, davalı şirketin ticari defterlerine göre davacıya borç olarak görülen 759.762,54 TL ile birlikte 25.000,00 TL’nin toplamı olan (759.762,54 TL + 25.000,00 TL) 784.762,54 TL tutarındaki 27.02.2020 tarihli “faktoring işlem faizi” faturasının davalı tarafından davacı adına düzenlendiği, dava tarihi itibari ile ve fatura tarihi itibari ile davalının davacıdan faiz talep hakkının mevcut olmadığı, ... 31 İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile davacının talep ettiği alacak tutarının içerisinde geçici mühlet tarihi olan ... tarihinden sonraki zamanda işletilen ve davacı tarafça tahsil edilen bir faiz alacağının bulunmadığı, bu kapsamda davacının ... 31. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasında davalı itirazlarının kısmen iptali gerekip, takibin 759.762,50-TL asıl alacak ve 63.725,08-TL faiz olmak üzere toplam 823.487,58-TL üzerinden devamı ile davalının likit ve muaccel alacağa itirazı ile takibin durmasına sebebiyet vermesi nedeni ile toplam alacağın % 20 si üzerinden icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M /Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile ... 31. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile başlatılan takibe yönelik itirazın KISMEN KABULÜ ile takibin 759.762,50-TL asıl alacak ve 63.725,08-TL faiz olmak üzere toplam 823.487,58-TL üzerinden devamına, fazla istemin REDDİNE, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına,
2-Davalıların likit ve muaccel alacağa itirazı ile takibin durmasına sebebiyet vermesi nedeni ile toplam alacağın % 20 si üzerinden hesaplanan 164.697,50-TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davalı vekilinin kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 56.252,44-TL nispi karar ve ilam harcından 10.140,46-TL peşin alınan harcın mahsubuna, bakiye 46.111,98-TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafça yatırılan 10.140,46-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 120.583,63-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 16.128,04-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen toplam 10.732,30-TL yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre % 99'unun davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalı tarafından dosya üzerinde yapılan yargılama gideri bulunmadığından ve yatırılan gider avansı bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
10-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) 1.306,80-TL'sinin davalıdan, bakiye 13,20-TL'sinin ise davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/03/2024
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır
HARÇ BEYANI /
56.252,44-TL KARAR HARCI
10.140,46-TL PEŞİN HARÇ /
46.111,98-TL KALAN HARÇ
DAVACI GİDERİ /
59,30-TL BVH.
10.500,00-TL BİLİRKİŞİ ÜCRETİ
173,00-TL POSTA MAS. /
10.732,30-TL TOPLAM
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!