T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/711 Esas
KARAR NO : 2024/63
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 07/12/ 2020
KARAR TARİHİ : 01/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, alanında çok uzun yıllardır yürüttüğü faaliyetler neticesinde bugün ülkenin ve dünyanın en önde gelen şirketlerinden biri olduğunu ve girişmiş olduğu her faaliyette azami derecede usul ve esaslara uygun hareket ettiğini, bu nedenlerle Türkiye’nin sadece alüminyum alanında değil tüm sanayi alanları içerisinde de çok büyük bir başarıya ulaştığını ve yürüttüğü bu faaliyetler ile sektörünün de lider firmalarından birisi konumuna geldiğini, müvekkili şirketin bir ticari faaliyet kapsamında Karadağ ülkesinde bulunan ... firmasına, toplam fatura bedeli 46.323,12-Euro olan bir kısım özel sipariş ve belirli ölçülerle üretilmiş palet ve alüminyum kompozit panellerden ibaret mal ihraç etmek için anlaşmış, bahsi geçen malların liman alanına taşınması için ise daha evvelden de çalışmış olduğu davalılardan ... A.ş. ile anlaştığını, bahsi geçen malların taşınması için davalı ...'ın dava dışı ...Şti. İle kendi insiyatifi doğrultusunda alt nakliyeci olarak anlaştığını ve ... çekici ve römork plakalı araçları müvekkil şirketin Hendek/Sakarya adresinde bulunan fabrikasına yönlendirdiğini, bu gelişmeler sonucunda 24.02.2020 tarihinde taşıma işlemleri başlatıldığını, bahsi geçen taşıma aracı dava dışı ... firmasının nakliye aracı ile taşınmaya başladığını, aracın fabrikadan aldığı mallarla birlikte Sakarya/Akyazı bölgesinde yol alırken virajı alamayarak devrildiğini ve müvekkil şirketin göndermiş olduğu mallarda hasar meydana geldiğini, meydana gelen kaza sonucunda hasarlanan malların özel ölçülerle hazırlanmış siparişler olduğundan büyük çoğunluğunun hurdaya ayrıldığını ve kullanılamaz hale geldiğini, bunun üzerine müvekkil şirketin taşıma sözleşmesi ile anlaştığı davalı ...'a zararının giderilmesi için başvurduğunu ancak yapılan yazışmalar neticesinde ...'ın, meydana gelen zarar ile ilgili ekspertiz raporu alındığını, ekspertiz raporunda meydana gelen kazanın malların taşımaya uygun yerleştirilmemesinden kaynaklandığının bildirildiğini, bu sebeple sigorta firmasının taleplerini karşılamadığını, dolayısıyla kendilerinin de herhangi bir şekilde zarar tazmininde bulunmalarının mümkün olmadığını beyan ettiğini, müvekkilinin tüm girişimlerinin boşa çıktığını, bahsi geçen kaza ile ilgili tüm kolluk tutanakları vs incelendiğinde kazanın oluşumunda ... çekici ve römork plakalı araç sürücüsünün keskin viraja hızını ayarlamadan girdiği için asli ve tam kusurlu olduğunu, müvekkil şirketin taşıma işi için anlaştığı davalı Yekaş'ın faaliyetleri esnasında yaşanabilecek rizikolara karşı taşımalarını davalı ... Sigorta A.Ş.'ye ... poliçe numaralı ... Poliçesi ile sigortalattığını, 6102 sayılı TTK'da Madde 1409- (1) uyarınca sigorta şirketinin sorumluğunun kapsamının belirtilmesi karşılığında sigorta şirketinin de davalı olarak gösterildiğini, gerçekleşen trafik kazasının oluşumunda herhangi bir kusuru bulunmayan müvekkil için, öncelikli olarak hasar gören mallar üzerinde delil tespiti yaptırılarak, dava dilekçesinin sonuç kısmında kalem kalem saymış oldukları maddi tazminatın bilirkişi marifetiyle hesaplanarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilip olay tarihinden itibaren işlemiş olan ticari temerrüd faiziyle birlikte müvekkile ödenmesine hükmedilmesi amacıyla işbu davanın ikame edilmesi zarureti hasıl olduğunu, fazlaya ilişkin tüm dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla, şimdilik öncelikle ve ivedilikle müvekkile ait hasara uğramış mallar üzerinde HMK 400. madde uyarınca acilen delil tespiti ve bilirkişi incelemesi yaptırılması ile bahsi geçen mallarda meydana gelen zararın nedeninin, niteliğinin, miktarının ve yan giderlerle birlikte (personel, palet vs,) toplam zarar bedellerinin EURO ve TL cinsi para olarak ayrı ayrı tespit ettirilmesinin istenmesine, davacı müvekkil adına kaza tarihinden yahut başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüd faizi ile birlikte şimdilik bahsi geçen kaza sebebiyle taşınan malların hasara uğraması sebebiyle hurdaya ayrılan malların hurda bedeli düştükten sonra ortaya çıkan maddi zararlara istinaden şimdilik 500,00-TL, hasara uğramamış olmasına rağmen, özel ölçü olarak hazırlanmış olmaları sebebiyle piyasaya indirimli satılmak zorunda kalınacak olan mallarda oluşan zararlara istinaden ve şimdilik 500,00 TL, bahsi geçen malların elleçleme işlemleri (ayrıştırma) yeniden paketlenmesi, taşınması vs işler için personel ve palet masrafları olarak ve şimdilik 500,00-TL'nin taraflar arasındaki ticari alışverişin EURO cinsi üzerinden yapılması göz önüne alınarak bilirkişi tarafından tüm zararlarımızın EURO olarak tespitine müteakip dava tarihindeki EURO kuruna uyarlanması suretiyle hüküm altına alınmasına ve tamamı için bilirkişi raporundan sonra artırılmak kaydıyla ve şimdilik toplam 1.500,00-TL maddi tazminatın kaza veya davalılara başvuru tarihlerinden itibaren işlemiş ve işleyecek olan ticari temerrüt faizleriyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı ... Sigorta Aş vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının belirsiz alacak davası açmasının kanuna aykırı olduğundan öncelikle işbu davanın hukuki yarar yokluğundan reddini talep ettiklerini, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107. maddesine göre; davacının, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde belirsiz alacak davası açabileceğini, davacının dava dilekçesi ve ekleri incelendiğinde davacı tarafın talebi ve talebin dayanağının dava dilekçesinden anlaşılabildiğini, zira davacı tarafın dava dilekçesinde emtia bedelini, ekspertiz raporunda ise hasara ilişkin taleplerini, hasarlı malın hurda bedeli ve sair hususların açıkça belirtildiğini ve bu alacak kalemlerine ilişkin delil tespiti yapılmasına ihtiyaç bulunmadığını, davacı tarafın işbu davayı tam eda davası olarak açabilecekken hukuka aykırı bir şekilde kötü niyetli olarak belirsiz alacak davası olarak açtığını, hal böyle iken, davacının belirsiz alacak davası açmakta hiçbir hukuki yararı olmadığı gibi tam aksine daha fazla yargılama gideri ödemek zorunda kalmamak için, davasının da reddedilme olasılığı bulunduğundan daha fazla vekalet ücreti ödemekle yükümlü tutulmamak için işbu davayı HMK m. 107’ye aykırı olarak belirsiz alacak davası niteliğinde açtığını, taşıma konusu emtianın konteyner içerisine istiflenmesi, yüklenmesi ve sabitlenmesinin davacı tarafından gerçekleştirildiğini, TTK md. 863 “Sözleşmeden, durumun gereğinden veya ticari teamülden aksi anlaşılmadıkça; gönderen, eşyayı, taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, bağlayarak, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorundadır.” hükmü gereği taşıma konusu emtianın hatalı yüklenmesinden kaynaklanan hasarlardan taşıyıcının sorumlu olmadığının ortada olduğunu, davacı tarafın sunmuş olduğu ekspertiz raporunu kabul anlamına gelmemekle birlikte raporun 7. sayfasında açıkça “Bu durum, paletlerin spanzetler kopmadığı halde spanzet altıda kayabildiği dolayısıyla konteyner içinde sabitlemenin yetersiz kaldığını göstermektedir.” şeklindeki ifadeden de anlaşılacağı üzere emtia konteyner içerisine hatalı olarak yüklendiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde her ne kadar taşıyıcının istiflemeye nezaret yükümlülüğü olduğu iddiasında bulunmuşsa da konteyner kapalı olarak taşıyıcıya teslim edildiğini, hal böyle iken emtianın tamamen yükleten yani davacı tarafından hatalı yüklenmesi nedeniyle meydana gelen kaza sonucu oluşan hasar taşıyıcıya atfedilemeyecek bir sebepten ileri geldiği için müvekkil şirketin sorumlu tutulmasının beklenemeyeceğini, davaya konu taşıma emtiasının taşıyıcıya konteyner içerisinde kapalı ve mühürlü olarak teslim edilmiş olması sebebiyle sürücünün, istiflemenin doğru yapıldığını kabul ederek aracın hızını da ona göre ayarladığını, hem davacının sunmuş olduğu ekspertiz raporunda kazanın meydana geldiği virajın girişindeki rampada herhangi bir hız sınırının belirtilmemiş olduğunu hem de sürücünün beyanı ve takograf kayıtlarına göre de kaza öncesinde sürücünün hızının 30 km/s olduğu hususları dikkate alındığında sürücünün istifin doğru yapıldığını kabul ederek ona göre aracı uygun hızda sürdüğünün kabulü gerektiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde ekspertiz raporunun taraflı ve önyargılı olarak oluşturulduğunu ve takograf kayıtlarında da tutarsızlık olduğunu iddia etmişse de bu iddiasını ispatlayabilecek herhangi bir delili dosyaya sunmamış olup davacının asılsız iddialarının kabulünün mümkün olmadığını. hiçbir şekilde davacı tarafından sunulan ekspertiz raporunu kabul anlamına gelmemekle birlikte dosyada bulunan fotoğraflar da incelendiğinde görülecektir ki taşımayı gerçekleştiren tır devrilmemiştir, sadece dorsesinde bulunan konteyner devrildiğini, bunun da meydana gelen kazanın davacı tarafından konteyner içerisine hatalı yükleme yapılmasından kaynaklı olarak konteyner içerisindeki emtiaların hareket ederek aracın dengesini bozması sonucu devrildiğini ispat ettiğini, TTK md. 878/f1.(c) taşıtanın yüklemeden, istiflemeden ve boşaltmadan kaynaklanan kusurundan dolayı taşıyıcının sorumlu tutulamayacağının açıkça hüküm altına aldığını, davacı tarafın dava dilekçesinde her ne kadar kolluk tarafından tutulan kaza tespit raporuna dayanarak sürücünün 2918 sayılı KTK’nın 5271-a maddesini ihlal ettiği kanaatine varılmışsa da hem davacı tarafından sunulan ekspertiz raporunda hem de taraflarınca cevap dilekçemizin ekinde dosyaya sundukları CMR Sigorta Poliçesi Ekspertiz Raporunda görüleceği üzere sürücünın kazanın gerçekleştiği mevkide 30 km/s hızla seyir halinde olduğu tespit edilmiş olup bu durumda sürücünün KTK md.52/1-a’ya aykırı olacak şekilde aracı kullanmadığını ispat ettiğini, kaldı ki, kolluk tarafından tutulan bu tutanağın sürücünün kusur durumunu belirlemeye yeterli olmadığının da ortada olduğunu, dosyada mübrez iki ekspertiz raporunun da meydana gelen hasarın konteyner içerisine istiflenen paletlerin sabitlenememesi, yükün kayması ve devrilmesi sonucu hasarın meydana geldiği yönünde görüş bildirildiğini, müvekkil şirketin huzurdaki davaya konu taşımada Taşıyıcı Sorumluluk Sigortası kapsamında meydana gelebilecek rizikoları teminat altına almış olup meydana geldiği iddia olunan hasar taşıyıcıya atfedilemeyen bir sebepten ileri geldiğinden müvekkil Şirket’in sigorta tazminatını ödeme borcunun doğduğundan bahsedilebilmesi mümkün olmadığını, davacı tarafın müvekkili şirket ve sigortalısının taraf olmadığı satış sözleşmesine istinaden var olduğunu iddia ettikleri zararın Euro para cinsi üzerinden tespit edilmesini talep ettiğini, ancak davacı tarafın var olduğunu iddia ettiği hasarının Euro para cinsi üzerinden oluştuğunu ispat edemediğini, davacı tarafın Türk Ticaret Kanununa göre kurulmuş bir anonim şirket olduğunu, davaya konu taşımadaki emtiayı da kendi fabrikasında ürettiğine göre ve huzurdaki davayı da Türk Lirası üzerinden ikame ettiğine göre Euro kuru üzerinden hüküm kurulmasını talep etmesinin mümkün olmadığını, davalı tarafça faiz talebine konu asıl alacağa yönelik müvekkil şirketin sorumluluğu olmaması sebebiyle, asıl alacağın fer’isi niteliğindeki faiz talebine ilişkin de sorumluluğu olmadığını, davaya konu olayın haksız fiilden (taşıma sırasında meydana gelen hasardan) kaynaklanmakta olup burada, müvekkili şirketin davalıya karşı herhangi bir tazminat yükümlülüğü olmadığı için temerrüde düştüğünden de söz edilemeyeceğini, kaldı ki davacı tarafın davalılara atfedilebilecek bir sebepten dolayı zarara uğradığını da ispat edemediğini, bu kapsamda davacı tarafın ne zaman zarara uğradığı belli olmadığı gibi davacı tarafın müvekkili sigorta şirketini temerrüde de düşürmediğini, davacı tarafın müvekkiline sunmuş olduğu resmi bir talep yazısını işbu dosya kapsamına sunmadığını, bu halde müvekkilinin işbu dava ile talepten ve dava konusundan haberdar olmadığının ortada olduğunu, davacının talebini hiçbir şekilde kabul etmediklerini ve işbu davada yer alan taleplerin teminat dışı olduğunu vurgulayarak, bir an için aksi düşünüldüğünde dahi davacının talep konusuna dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizin hükmedilmesi gerektiğini belirterek müvekkiline karşı açılmış olan huzurdaki bu haksız ve hukuka aykırı davanın öncelikle hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddini, esasa girilmesi durumunda da esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının belirsiz alacak davası açmasının kanuna aykırı olduğundan öncelikle işbu davanın hukuki yarar yokluğundan reddini talep ettiklerini, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107. maddesine göre; davacının, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde belirsiz alacak davası açabileceğini, davacının dava dilekçesi ve ekleri incelendiğinde davacı tarafın talebi ve talebin dayanağının dava dilekçesinden anlaşılabildiğini, zira davacı tarafın dava dilekçesinde emtia bedelini, ekspertiz raporunda ise hasara ilişkin taleplerini, hasarlı malın hurda bedeli ve sair hususların açıkça belirtildiğini ve bu alacak kalemlerine ilişkin delil tespiti yapılmasına ihtiyaç bulunmadığını, davacı tarafın işbu davayı tam eda davası olarak açabilecekken hukuka aykırı bir şekilde kötü niyetli olarak belirsiz alacak davası olarak açtığını, hal böyle iken, davacının belirsiz alacak davası açmakta hiçbir hukuki yararı olmadığı gibi tam aksine daha fazla yargılama gideri ödemek zorunda kalmamak için, davasının da reddedilme olasılığı bulunduğundan daha fazla vekalet ücreti ödemekle yükümlü tutulmamak için işbu davayı HMK m. 107’ye aykırı olarak belirsiz alacak davası niteliğinde açtığını, taşıma konusu emtianın konteyner içerisine istiflenmesi, yüklenmesi ve sabitlenmesinin davacı tarafından gerçekleştirildiğini, TTK md. 863 “Sözleşmeden, durumun gereğinden veya ticari teamülden aksi anlaşılmadıkça; gönderen, eşyayı, taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, bağlayarak, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorundadır.” hükmü gereği taşıma konusu emtianın hatalı yüklenmesinden kaynaklanan hasarlardan taşıyıcının sorumlu olmadığının ortada olduğunu, davacı tarafın sunmuş olduğu ekspertiz raporunu kabul anlamına gelmemekle birlikte raporun 7. sayfasında açıkça “Bu durum, paletlerin spanzetler kopmadığı halde spanzet altıda kayabildiği dolayısıyla konteyner içinde sabitlemenin yetersiz kaldığını göstermektedir.” şeklindeki ifadeden de anlaşılacağı üzere emtia konteyner içerisine hatalı olarak yüklendiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde her ne kadar taşıyıcının istiflemeye nezaret yükümlülüğü olduğu iddiasında bulunmuşsa da konteyner kapalı olarak taşıyıcıya teslim edildiğini, hal böyle iken emtianın tamamen yükleten yani davacı tarafından hatalı yüklenmesi nedeniyle meydana gelen kaza sonucu oluşan hasar taşıyıcıya atfedilemeyecek bir sebepten ileri geldiği için müvekkil şirketin sorumlu tutulmasının beklenemeyeceğini, davaya konu taşıma emtiasının taşıyıcıya konteyner içerisinde kapalı ve mühürlü olarak teslim edilmiş olması sebebiyle sürücünün, istiflemenin doğru yapıldığını kabul ederek aracın hızını da ona göre ayarladığını, hem davacının sunmuş olduğu ekspertiz raporunda kazanın meydana geldiği virajın girişindeki rampada herhangi bir hız sınırının belirtilmemiş olduğunu hem de sürücünün beyanı ve takograf kayıtlarına göre de kaza öncesinde sürücünün hızının 30 km/s olduğu hususları dikkate alındığında sürücünün istifin doğru yapıldığını kabul ederek ona göre aracı uygun hızda sürdüğünün kabulü gerektiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde ekspertiz raporunun taraflı ve önyargılı olarak oluşturulduğunu ve takograf kayıtlarında da tutarsızlık olduğunu iddia etmişse de bu iddiasını ispatlayabilecek herhangi bir delili dosyaya sunmamış olup davacının asılsız iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, hiçbir şekilde davacı tarafından sunulan ekspertiz raporunu kabul anlamına gelmemekle birlikte dosyada bulunan fotoğraflar da incelendiğinde görülecektir ki taşımayı gerçekleştiren tır devrilmemiştir, sadece dorsesinde bulunan konteyner devrildiğini, bunun da meydana gelen kazanın davacı tarafından konteyner içerisine hatalı yükleme yapılmasından kaynaklı olarak konteyner içerisindeki emtiaların hareket ederek aracın dengesini bozması sonucu devrildiğini ispat ettiğini, TTK md. 878/f1.(c) taşıtanın yüklemeden, istiflemeden ve boşaltmadan kaynaklanan kusurundan dolayı taşıyıcının sorumlu tutulamayacağının açıkça hüküm altına aldığını, davacı tarafın dava dilekçesinde her ne kadar kolluk tarafından tutulan kaza tespit raporuna dayanarak sürücünün 2918 sayılı KTK’nın 5271-a maddesini ihlal ettiği kanaatine varılmışsa da hem davacı tarafından sunulan ekspertiz raporunda hem de taraflarınca cevap dilekçemizin ekinde dosyaya sundukları CMR Sigorta Poliçesi Ekspertiz Raporunda görüleceği üzere sürücünın kazanın gerçekleştiği mevkide 30 km/s hızla seyir halinde olduğu tespit edilmiş olup bu durumda sürücünün KTK md.52/1-a’ya aykırı olacak şekilde aracı kullanmadığını ispat ettiğini, kaldı ki, kolluk tarafından tutulan bu tutanağın sürücünün kusur durumunu belirlemeye yeterli olmadığının da ortada olduğunu, dosyada mübrez iki ekspertiz raporunun da meydana gelen hasarın konteyner içerisine istiflenen paletlerin sabitlenememesi, yükün kayması ve devrilmesi sonucu hasarın meydana geldiği yönünde görüş bildirildiğini, müvekkil şirketin huzurdaki davaya konu taşımada Taşıyıcı Sorumluluk Sigortası kapsamında meydana gelebilecek rizikoları teminat altına almış olup meydana geldiği iddia olunan hasar taşıyıcıya atfedilemeyen bir sebepten ileri geldiğinden müvekkil Şirket’in sigorta tazminatını ödeme borcunun doğduğundan bahsedilebilmesi mümkün olmadığını, davacı tarafın müvekkili şirket ve sigortalısının taraf olmadığı satış sözleşmesine istinaden var olduğunu iddia ettikleri zararın Euro para cinsi üzerinden tespit edilmesini talep ettiğini, ancak davacı tarafın var olduğunu iddia ettiği hasarının Euro para cinsi üzerinden oluştuğunu ispat edemediğini, davacı tarafın Türk Ticaret Kanununa göre kurulmuş bir anonim şirket olduğunu, davaya konu taşımadaki emtiayı da kendi fabrikasında ürettiğine göre ve huzurdaki davayı da Türk Lirası üzerinden ikame ettiğine göre Euro kuru üzerinden hüküm kurulmasını talep etmesinin mümkün olmadığını, davalı tarafça faiz talebine konu asıl alacağa yönelik müvekkil şirketin sorumluluğu olmaması sebebiyle, asıl alacağın fer’isi niteliğindeki faiz talebine ilişkin de sorumluluğu olmadığını, davaya konu olayın haksız fiilden (taşıma sırasında meydana gelen hasardan) kaynaklanmakta olup burada, müvekkili şirketin davalıya karşı herhangi bir tazminat yükümlülüğü olmadığı için temerrüde düştüğünden de söz edilemeyeceğini, kaldı ki davacı tarafın davalılara atfedilebilecek bir sebepten dolayı zarara uğradığını da ispat edemediğini, bu kapsamda davacı tarafın ne zaman zarara uğradığı belli olmadığı gibi davacı tarafın müvekkili sigorta şirketini temerrüde de düşürmediğini, davacı tarafın müvekkiline sunmuş olduğu resmi bir talep yazısını işbu dosya kapsamına sunmadığını, bu halde müvekkilinin işbu dava ile talepten ve dava konusundan haberdar olmadığının ortada olduğunu, davacının talebini hiçbir şekilde kabul etmediklerini ve işbu davada yer alan taleplerin teminat dışı olduğunu vurgulayarak, bir an için aksi düşünüldüğünde dahi davacının talep konusuna dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizin hükmedilmesi gerektiğini belirterek müvekkiline karşı açılmış olan huzurdaki bu haksız ve hukuka aykırı davanın öncelikle hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddini, esasa girilmesi durumunda da esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava; kara taşımacılığından kaynaklı tazminat talebine ilişkindir.
Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, CMR Taşıma Sigorta poliçesi, hasar dosyası, kaza tespit tutanağı , tanık beyanları ve bilirkişi raporları delil olarak değerlendirilmiştir.
Talimat marifeti ile dinlenen davacı tanıklarından; ... ifadesinde "Ben ... A.Ş'de yönetici olarak çalışmaktayım, olay günü kaza yapan araçlara yükleme yapılırken ben yükleme mahallindeydim, yüklemeyi yapan kişiler tanıklar... ve ..., onlar da ...'nın çalışanlarıdır, biz her zaman yaptığımız gibi istiflemeyi doğru bir şekilde yaptık, yükleme yapılan araçların üzerindeki yükler sabitlendi, spanzutlar ile bağlandı, daha sonra yola çıkarıldı, biz kazanın nasıl meydana geldiğini görmedik, ben daha sonra kaza yerine yerine, kazanın olduğu yer keskin bir virajdı, eğer sürücü hızını ayarlayamadıysa kaza yapması normaldir, yanlış hatırlamıyorsam araca 22/23 ton civarında malzeme yükledik." şeklinde,
... ifadesinde "...'nın ... şubesinde çalışmaktayım, dava konusu kazaya ilişkin kazanın nasıl meydana geldiğini ben görmedim, ben vinç operatörü olarak çalışmaktayım, davaya konu edilen alüminyum kompozit panelleri yüklemesinde görev aldım, forklift yardımıyla yükledik, istiflemeyi doğru bir şekilde yaptık, gerekli olan spanzetlerin hepsini attık, ne kadarlık mal yüklediğimizi hatırlamıyorum" şeklinde,
... ifadesinde "Ben ... A.Ş'de sevkiyatçı olarak çalışmaktayım, biz her zaman yaptığımız gibi normal istifleme yaptık, spanzetlerimizi vurduk, malı mühürledik, o şekilde sevkiyata hazır hale getirdik, ben kazanın nasıl oluştuğunuz görmedim, bilgim yoktur, biz hala aynı şekilde yüklemeye devam ediyoruz, bugüne kadar herhangi bir problem yaşamadık, biz yükleri paletli bir şekilde koyarız kenarlarına herhangi bir şey koymayız, spanzet ile bağlıyoruz, spanzetleme yükü sabitler herhangi bir savrulma yapmaz" şeklinde beyanda bulunmuşlardır.
... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmak suretiyle dava dosyasındaki belgelerden elde edilen bilgiler göz önünde bulundurularak meydana gelen kazada zarar gördüğü belirtien malzemelerin ayrıntılı bilgileri ve sayısı, nitelikleri gibi özelliklerin sıralanarak haksız fiil tarihindeki değerlerin tespiti ve hali hazırdaki durumlarının satışa engel olup olmadıkları, engel ise sovtaj değerlerinin ne kadar olduğu, satışa engel değil ise mallarda hasarr bulunup bulunmadığı, var ise miktarı, mallarla ilgili paketlenmesi, taşınması, palet masrafları ve personel giderlerinin bulunup bulunmadığı, var ise miktarlarının tespiti hususunda hazırlanan 10/03/2022 tarihli bilirkişi raporunda, kazada zarar gören kompozit panellerin 488 adet, 22848,49 kg ve 3034,5125 m² olduğu, kompozit panellerin kaza tarihindeki piyasa değerinin 45.092,85 Euro (kırk beş bin doksan iki Euro Seksen beş sent) olduğu, kompozit panellerin mevcut halleriyle kullanılamaz hale geldikleri, bu nedenle tümünün hurda olarak değerlendirilmesin uygun olacağı, kompozit panellerin Sovtaj (Hurda) değerinin 7.034,00 Euro (yedibin Otuz dört Euro) olduğu, kompozit panellerin polimer malzemeden ayrılması ve taşınması için gerekli olan personel ve nakliye giderlerinin (15.000,00 TL) 1.000,00 Euro (Bin Euro) olacağı bildirilmiştir.
Davacı vekili ve davalılar vekilinin itiraz dilekçelerindeki uzmanlık alanları ile ilgili itirazlar incelenip değerlendirilmek ve gerekiyorsa tekrar hesaplama yapılması ile eşyaların hasara uğramasında kusur durumunun tespiti hususunda hazırlanan 11/09/2022 tarihli ek raporda, kazanın oluşumunda ... plakalı çekiçi araç sürücüsü ...'in 4075 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, kazanın oluşumunda kompozit malzemelerin yüklenmesinden sorumlu firmanın 9625 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu, kazada zarar gören kompozit panellerin 488 adet, 22848,49 kg ve 3034,5125 m² olduğu, kompozit panellerin kaza tarihindeki piyasa değerinin 45.092,85 Euro (kırk beşbin doksan iki Euro Seksen beş sent) olduğu, kompozit panellerin mevcut halleriyle kullanılamaz hale geldikleri, bu nedenle tümünün hurda olarak değerlendirilmesin uygun olacağı, kompozit panellerin Sovtaj (Hurda) değerinin 7.034,00 Euro (yedibin Otuz dört Euro) olduğu, kompozit panellerin polimer malzemeden ayrılması ve taşınması için gerekli olan personel ve nakliye giderlerinin (15.000,00 TL) 1.000,00 Euro (Bin Euro) olacağı bildirilmiştir.
Dosyanın HMK'nun 281/3. Maddesi gereği ticaret mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplama uzmanı, bir malzeme mühendisi, bir makine mühendisi bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi ile mahkememizce toplanan deliller ve tüm dasya kapsamı incelenmek suretiyle; eşyaların hasara uğramasında kusur durumunun tespiti, 24/02/2020 tarihli kazada tarar gördüğü bildirilen palet ve alüminyum kompozit panellerin ayrıntılı bilgileri ile sayısı, nitelikleri gibi özelliklerin sıralanarak haksız fiil tarihindeki değerlerinin tespiti ile, halihazırdaki durumlarının satışa engel olup olmadığının, engel ise sovtaj değerlerinin ne kadar olduğu, satışa engel değil ise mallarda hasar bulunup bulunmadığı var ise miktarı, mallarla ilgili paketlenmesi, taşınması, palet masrafları ve personel giderlerinin bulunup bulunmadığı, var ise miktarı hususlarında hazırlanan 24/05/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda; dosya kapsamı iddia ve savunmalar ile sunulan delillerin inceleme ve değerlendirmesi sonucunda, meydana gelen kaza sonucu ve emtia malzemedeki hasarın dorse/konteyner içine yükleme-istifleme-sabitleme yapılmaması nedeniyle kaynaklandığı, 28.07.2020 Rapor Tarihli ve TK-045-20 Rapor Nolu, ... Dosya nolu hazırlanan ... Ltd. Şti. tarafından hazırlanan CMR Sigorta Poliçesi Ekspertiz Raporuna göre; toplam hasar tutarının 10.841,73 EURO olduğu, 10.06.2020 Rapor Tarihli hazırlanan ... Şti. tarafından hnzırlınan ekspertiz raporuna göre; meydana gelen muafiyet tutarı ve sovtaj bedeli tenzilli zarar/ziyan tutarı 11.523,96 EUR (KDV hariç) olduğu, taşıma süreci bakımından, hasar zararının oluşmasında, taşıma güvenliği bakımından davacı yanın, işletme güvenliği bakımından davalı yanın sorumluluk alanında meydana gelen risklerden kaynaklı zarardan sorumlu olacağı, meydana gelen hasar elleçleme ve hasar oranına dayanan zararın 11,523,96 EURO olduğu |kabul edildiğinde, bunun sınırlı sorumluluk limitleri dahilinde kaldığı, davalı yanın taşıma işi için süreçte çalışan şoföre atfedilen kusur % 50 kabul edilmesi halinde, 5.761,98 EURO tazminattan sorumlu tutulabileceği, kusur oranının dosyada mevcut rapora itibar edilmesi halinde %75 kabul edildiğinde ise, 8.642,97 EURO tazminattan sorumlu tutulabileceği bildirilmiştir.
Dava dosyasının rapor veren son bilirkişi heyetine tevdüi ile, taraf vekillerinin beyan ve itiraz dilekçesindeki teknik husustaki uzmanlık alanları ile ilgili itirazlarının incelenip değerlendirilmesi ve gerekiyorsa tekrar hesaplama yapılması amacıyla HMK'nun 281/2. Maddesi uyarınca ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine tevdi ile hazırlanan 15/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda, dosyaya sunulan belge ve raporlarda yapılan incelemelerde; kök raporlarında da belirtildiği üzere, meydana gelen kaza sonucu ve emtia malzemedeki hasarın dorse/konteyner içine yükleme-istifleme-sabitleme yapılmaması nedeniyle kaynaklandığı görüşü itiraz edilen hususlar bakımından dosya kapsamına yeni bir bilgi sunulmadığından kök rapordaki bu hususta herhangi bir değişiklik bulunmadığı, işletme güvenliğini ortadan kaldıran bir kaza olayının olduğu, bu durumda, taşıyıcının sorumluluk alanında bir risk gerçekleştiği, ancak riski gerçekleştirenin de yükleme güvenliği-taşıma güvenliği zaafına dayanmakta olduğu, bunun da gönderen-yük ilgilisinin sorumluluk alanında bir sebep olduğu, meydana gelen kaza bakımından taşıyıcının da gönderenini de kusur içinde olduğu kök raporda da müterafik kusur önerildiği, sigorta ekspertiz rapor ile zarar tespiti yapılmış, dosya kapsamına uygun görüldüğü, keşif delili ile tespit edilebilecek bir husus da olmadığı, aşamalarda her iki tarafın da delil tespiti veya eksper görevlendirme yetkisi olduğunun da gözetilmesi gerektiği bildirilmiştir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tanık beyanları, talimat yoluyla aldırılan ve keşif sonucu düzenlenen 10/03/2022 tarihli bilirkişi heyeti raporu, talimat yoluyla aldırılan 01/09/2022 tarihli ek bilirkişi heyeti raporu, 24/05/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporu, 15/09/2023 tarihli ek bilirkişi heyeti raporu, taraf vekillerinin duruşmadaki beyanları, tarafların bildirdiği belgeler, trafik kayıtları, trafik sigorta poliçesi, CMR Taşıma Sigorta poliçesi, ekspertiz raporu, kaza tespit tutanağı, kaza fotoğrafları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 24/02/2020 tarihli kaza tespit tutanağında ...plakalı çekiçi araç sürücüsü...’in 2918 Sayılı K. T.K’nun 52/1-a maddesine göre kuralını ihlal ettiğinden kusurlu olduğu ve ...Şti. tarafından 27.02.2020 tarihinde düzenlenen ekspertiz raporunda ise, eksper görüşü başlığı altında, kaza sonrasında fotoğraflar inceleniğinde; araç yönünde sola yaslanmış paletlerin, konteynere sabitleyen üç adet enlemesine bağlı spanzatten bir tanesinin koptuğu, iki tanesinin ise sağlam olduğunun görüldüğü, bu durumda paletlerin spanzetler kopmadığı halde spanzetler altında kayabildiği, dolayısı ile konteyner için sabitlemenin yetersiz kaldığını göstermekte olduğu şeklindeki açıklamalara yer verildiği, tanık beyanlarında da kazanın olduğu yerin keskin bir viraj olduğu yükleme aşamasına herhangi bir aksilik yaşanmadığının belirtildiği tüm bu hususlar gözetildiğinde dava konusu maddi zararın oluşumuna sebebiyet veren trafik kazasında taraf kusurlarının tespiti bağlamında dosya kapsamında toplanan deliller ile uyumlu olduğu, gerekçeli, denetime ve hüküm kurmaya elverişli 01/09/2022 tarihli ek bilirkişi heyeti raporu doğrultusunda kazanın oluşumunda... plakalı çekiçi araç sürücüsü ...’in %75 oranında, kompozit malzemelerin yüklenmesinden sorumulu firmanın ise %25 oranında kusurlu olduğu, kanaatine varılmakla; belirlenen kusur oranları doğrultusunda sonuç zararın tespiti hususunda aldırılan 24/05/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporu ile meydana gelen kaza sonucu ve emtia malzemedeki hasarın dorse/konteyner içine yükleme-istifleme-sabitleme yapılmaması nedeniyle kaynaklandığının, 28.07.2020 tarihli rapor ve ... nolu rapor ile ... nolu dosya da ...Şti. tarafından hazırlanan CMR Sigorta Poliçesi Ekspertiz Raporuna göre; toplam hasar tutarının 10.841,73 EURO olduğunun, 10.06.2020 tarihli ... Ktd. Şti. tarafından hazırlanan ekspertiz raporuna göre; meydana gelen muafiyet tutarı ve sovtaj bedeli tenzilli zarar/ziyan tutarının 11.523,96 EUR (KDV hariç) olduğunun, taşıma süreci bakımından, hasar zararının oluşmasında, taşıma güvenliği bakımından davacı yanın, işletme güvenliği bakımından davalı yanın sorumluluk alanında meydana gelen risklerden kaynaklı zarardan sorumlu olacağının, meydana gelen hasar elleçleme ve hasar oranına dayanan zararın 11,523,96 EURO olduğunun kabul edilmesi halinde, bunun sınırlı sorumluluk limitleri dahilinde kaldığı, davalı yanın taşıma işi için süreçte çalışan şoföre atfedilen kusur % 50 kabul edilmesi halinde, 5.761,98 EURO tazminattan sorumlu tutulabileceği, kusur oranının dosyada mevcut rapora itibar edilmesi halinde %75 kabul edildiğinde ise, 8.642,97 EURO tazminattan sorumlu tutulabileceğinin belirtildiği, mahkememizce yukarıda yapılan değerlendirmeler ışığında ... plakalı çekiçi araç sürücüsü ...’in %75 oranında kusurlu olduğu kanaatiyle davalının %75 kusur oranına tekabül eden 8.642,97 EURO bedelden sorumlu tutulması gerektiği kanaatine varılmakla 24/05/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunun usul ve yasaya uygun olması ile hüküm kurmaya elverişli ve gerekçeli olması sebebiyle ilgili bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulü ile; hurdaya ayrılan malların hurda bedeli düştükten sonra ortaya çıkan maddi zararlara ilişkin maddi tazminat talebi yönünden; 8.642,97 euro hasar bedelinin fiili ödeme tarihinde Merkez Bankası'nın efektif satış kuru üzerinden belirlenecek olan Türk Lirası karşılığının, (davalı ... Şirketi yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte; ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden ise sigorta şirketine başvuru itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, hasara uğramamış olmasına rağmen, özel ölçü olarak hazırlanmış olmaları sebebiyle piyasaya indirimli satılmak zorunda kalınacak olan mallarda oluşan zararlara ilişkin maddi tazminat istemi ile bahsi geçen malların elleçleme işlemleri (ayrıştırma) yeniden paketlenmesi, taşınması vs işler için personel ve palet masraflarına ilişkin tazminat istemi yönünden ise sübut bulmayan taleplerin ayrı ayrı reddine, karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
A)Hurdaya ayrılan malların hurda bedeli düştükten sonra ortaya çıkan maddi zararlara ilişkin maddi tazminat talebi yönünden; 8.642,97 euro hasar bedelinin fiili ödeme tarihinde Merkez Bankası'nın efektif satış kuru üzerinden belirlenecek olan Türk Lirası karşılığının, (davalı ... Şirketi yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte; Doga Sigorta Anonim Şirketi yönünden ise sigorta şirketine başvuru itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
B)Hasara uğramamış olmasına rağmen, özel ölçü olarak hazırlanmış olmaları sebebiyle piyasaya indirimli satılmak zorunda kalınacak olan mallarda oluşan zararlara ilişkin maddi tazminat istemi ile bahsi geçen malların elleçleme işlemleri (ayrıştırma) yeniden paketlenmesi, taşınması vs işler için personel ve palet masraflarına ilişkin tazminat istemi yönünden ise sübut bulmayan taleplerin ayrı ayrı REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 5.622,21-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 6.654,40-TL harçtan mahsubu ile artan 1.032,18-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından peşin sarf edilen 6.600,00-TL tamamlama harcı, 54,40-TL peşin harç, 54,40-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 6.708,80-TL harçtan iadesine karar verilen 1.032,18-TL harcın mahsubu ile kalan 5.676,62-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 5.500,00-TL bilirkişi ücreti, 600,00-TL araç ücreti, 571,90-Tl keşif harcı, 150,00-TL tanık ücreti, 317,10-TL posta giderleri olmak üzere toplam 7.139,00-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre takdiren %21'inin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, %79'unun davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı ... Sigorta Aş tarafından yapılan 3.500,00-TL bilirkişi ücreti, 40,00-TL posta gideri olmak üzere toplam 3.540,00-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre takdiren % 79'unun davacıdan tahsili ile davalı ... Sigorta Aş'ne ödenmesine, % 21'inin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılardan meştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden red edilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 47.768,06-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
8-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin, kabul ve red oranına göre 277,20-TL'sinin davalılardan, 1.042,80-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
9-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.01/02/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!