WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

İSTANBUL 6. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/659 Esas
KARAR NO : 2024/64

DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 05/01/2016
KARAR TARİHİ : 01/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı ... A.Ş. arasında akdedilen 17.09.2013 tarihli sözleşme gereğince bir adet 16.049,18 USD değerinde fatura vadesi gelmesine rağmen ödenmediğini, borçluya 16.09.2015 tarihli fatura ... 57. Noterliği’nin ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile gönderildiği ve ... tarihinde borçlu firmaya tebliğ edildiğini, borçlu firmanın fatura içeriğine itiraz etmediğini ve bugüne kadar herhangi bir ödemede yapmadığını, temerrüde düşen borçlu hakkında ... 19. İcra Müdürlüğü’nün ...E. Sayılı ilamsız icra takibi başlatılmışsa da, borçlunun itirazı ile takibin durduğunu beyan ederek davalı itirazının iptali ile takibin devamını, icra takibinin yapıldığı tarihten itibaren ticari faizin alınmasını, davalının % 20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; ''Davacı ... A.Ş. ile ...A.Ş. arasında akdedilen 17.09.2013 yürürlük tarihli “...” kapsamında Müvekkili şirketin yaptırdığı ...’nin ... Sistemi ve kablo sonlandırma işlerinin malzeme+işçilik dahil birim fiyat ile yapımı davacı tarafça üstlenildiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşme gereğince müvekkili ... A.Ş. üzerine düşen yükümlülükleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davacı yanın yapmış olduğu tüm işlerin bedeli müvekkili şirket tarafından süresinde ve eksiksiz olarak ödenmiş olup, davacı hiçbir ihtirazı kayıt ileri sürmeksizin ödemeleri kabul ettiğini, davacı firmanın kesin hesaba ve buna istinaden yapılan ödemelerden sonra üstlenilen işin yapımında hiçbir şekilde kullanılmamış olan ürünlere fatura keserek bu bedeli talep etmesinin haksız, mesnetsiz olduğunu, kesin hesap sırasında hakedişlerde yazılan ve kullanılmış olarak kabul edilen malzemelerin kullanılmadığı, malzemelerin birim adet miktarlarında ve metrajlarında yanlışlıklar olduğunun mahalde yapılan bire bir sayım ve ölçümlerde görüldüğünü ve davacı firma ile de karşılıklı mutabakata varılarak hak ediş üzerinde gerekli düzeltmeler yapılarak karşılıklı imza altına alındığını, ...’nin açılış tarihi 18 Eylül 2014 olup, davacı yanın bu tarih ve sonrasında Otel’de hiçbir çalışması olmadığını, Otelin inşasında kullanılmayan tüm ürünlerin 11.03.2015 tarihli “Ürün Teslim Tutanağı” ile davacı firmaya teslim edildiğini, davacı firma bu tutanağı da hiçbir ihtirazı kayıt ileri sürmeksizin imzalamış ve davalı firmaya daha önce teslim edilen ve kullanılmayan ürünlerini de bu şekilde teslim aldığını, davacı firma otelde kalan ve kullanılmayan mallarının da kendilerine tesliminden sonra düzenlediği faturayı ve davacı firmanın aksi yöndeki iddialarının kabul etmediklerini,..” savunmasında bulunarak davanın reddine, davacının % 20 tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca iptali ile İİK 67/2.maddesi uyarınca icra inkar ve kötü niyet tazminatı istemlerine ilişkindir.
Mahkememizin 2016/7 esas 2017/895 karar sayılı 14/12/2017 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiş, karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin 2018/818 esas 2020/911 karar 28/09/2020 tarihli ilamıyla "...Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.
Taraflar arasında imzalanan 17/09/2013 tarihli birim fiyatlı ... Sistem Sözleşmesi kapsamında davacı, yüklenici sıfatıyla davalı yana ait ...’nin ... sistemi ve kablo sonlandırma işlerini malzeme+işçilik dahil 500.000 USD+KDV bedelle yapımı işini üstlenmiştir.
Davacı yüklenici tarafından davalı yan hakkında ... 19. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 16.09.2015 tarihli cari hesap alacağından kaynaklı 16.049,18 USD asıl alacak ve 93,66 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 16,142,84 USD alacağın tahsili için 26.11.2015 tarihinde ilamsız takip yapıldığı, davalının takibe ve borca itirazı üzerine takibin durdurulduğu, İİK'nın. 67.maddesi uyarınca davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamında bulunan, davalı şirket yetkilisi ... ile davacı şirket yetkilileri ... ve ... arasında 24/04/2015-01/05/2015 tarihleri arasında kesin hesap ile ilgili yazışmaların yer aldığı maillerde; sözleşme ve yapılan iş kapsamında kesin hakediş tutarının 120.152,15 USD, davalı Emay cari ödemesinin KDV dahil 6.825,05 TL, dava dışı ... depo malzemeleri tutarının 35.079,53 USD + (KDV) olarak belirtildiği görülmektedir.
Taraf şirket yetkilileri tarafından imzalanan 12/02/2015 tarihli kesin hesapta, hesap toplam tutarı 520,152,15 USD olarak yazılmıştır. Kesin Hesap üzerinde şerh veya itiraz bulunmamaktadır. 17/09/2013 tarihli sözleşme kapsamında işin tamamlandığı, kesin hesap raporuyla da yapılan işlerin bedellerinin tanzim ve kabul edildiği dosyadan anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki ihtilaf, yukarıda bahsedilen mail yazışmasında yer alan ve takibe konu edilen, otel inşaatından arta kalan ürün ve malzemelerin davalı yanın deposuna teslim edilip edilmediğinin ispatı noktasında toplanmaktadır.
Davacı yanca ibraz edilen 17.03.2015 tarihli teslim belgesinde yer alan 10 kalem ürün ve malzemenin davalı şirketin deposunda ...isimli şahsa teslim edildiği görülmektedir. Belgede davacı şirketi temsilen ...'nun, davalı şirketi temsilen ise...'in imzası bulunmaktadır. ... tarafından belge "eksiksiz teslim aldım." şerhi konularak imzalanmıştır.
Davacı şirket, belgeyi imzalayan ...'in, davalının grup şirketlerinden olan ... isimli firmada sigortalı olarak çalıştığını, aynı zamanda davalı şirketin ...'nin ... sorumlusu görevini yürüttüğünü belirterek... tarafından imzalanan belge gereğince, davalının takip bedelinden sorumlu olduğunu ileri sürmüş ve ürünlerin tesliminin ispatı yönünden tanık deline dayanmıştır. Davalı şirket vekili ise, otelin inşasında kullanılmayan ürün ve malzemelerin 11.03.2015 tarihli teslim tutanağı ile davacı tarafa teslim edildiğini, bu tarihten sonraki bir tarihte düzenlenen 17.03.2015 tarihli teslim belgesini kabul etmediklerini, belgeyi imzalayan ... isimli şahsın müvekkili şirket çalışanı olmadığını, şahsın şirketi temsil yetkisinin bulunmadığını, bu nedenle belge gereğince müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını belirtmiştir. Mahkemece, davacı tarafın teslim olgusu yönünden tanık dinletme talepleri hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeksizin tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması yönünde ara karar oluşturularak, bilirkişi raporu doğrultusunda davacı tarafın iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davanın ve takibin konusu olan, otel inşasında kullanılmayan ürün ve malzemelerin teslimi hususunda, yazılı ve imzalı teslim belgesi ile mail yazışmaları gereğince, davacı tarafça 30.06.2016 tarihli dilekçede isimleri bildirilen tanıklar dinlenerek, davalının dayanağı olan 11.03.2015 tarihli ürün teslim tutanağı ile davacının dayanağı olan 17.03.2015 tarihli teslim tutanağında yer alan ürün ve malzemelerin, miktar yönünden de karşılaştırılması yapılmak suretiyle bilirkişiden ek rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olmuştur.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir." bahisli kaldırılmıştır.
Celsede davacı tanığı olarak dinlenen ... "Ben davacı şirkette Muhasebe yetkilisi olarak görev yapmaktayım, çalıştığım şirketin davalı ... ile ...'ndaki ... inşaatı ile alakalı yapmış olduğum anlaşma kapsamındaki süreçlerde bulundum, biz anlaşmamız gereğince 555.000 USD'lik faturalandırmayı yapmamış gerekiyordu, davalı şirketle bu konuda görüşme yaptık kendileri ... ile olan Finansal Kiralama sözleşmeleri nedeniyle 520.000 USD üzerinden faturalandırma yapılmasını söyledi kalan 35.000,00 USD'nin 19.000,00 USD 'lik kısmını ... Şirketi'ne faturalandırmamızı, bakiye 16.000,00 USD'lik kısmını ise yine kendilerine ayrı bir fatura ile faturalandırmamızı istediler, bizde bu şekilde hareket ettik,... kendilerine düzenlediğimiz faturadaki bedeli ödedi ancak davalı ... ayrı kestiğimiz fatura bedelini ödemedi, bana göstermiş olduğunuz iki ayrı ürün teslim tutanağı şeklindeki belgelerin imzalanması veya hazırlanması sürecinde ben bizzat bulunmadım, ben fatura konusu malzeme ve ekipmanları tam tarihini hatırlayamadığım bir vakitte ...'de bulunan depoda gördüm, bana bu ürünleri ...gösterdi, ... bey de yanımda bulunmaktaydı, yani bu ürün ve malzemeler bizde değildir, ... görüşmelerde ... adına hareket ediyordu." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı ... "Ben davacı şirkette çalıştığım dönem içerisinde davalı ... Şirketi ile yapılan projenin yetkilisiydim, taraflar arasındaki görüşmelerde davacı şirketi ben temsil ediyordum, bana göstermiş olduğunuz, 11/03/2015 tarihli ürün teslim tutanağı doğrudur, altındaki imza bana aittir, bu ürünler şirketimize teslim edilmiştir, ayrıca 17/03/2015 tarihli göstermiş olduğunuz belge de doğrudur, bu belgedeki ürünlerde otel yetkilisi ...'e teslim edilmiştir, .. Şirketinde bilgi işlem sorumlusu müdürü olarak çalışmaktadır, ürünler otel deposunda kaldı hatta sonradan bir kısmı ...'ın ... Deposuna sevk edildi, ... dava konusu projede ... adına hareket ediyordu." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Dosyanın rapor verin bilirkişi heyetine tevdi ile, istinaf kararından açıkça belirtildiği üzere davalının dayanağı olan 11/03/2015 tarihli ürün teslim tutanağı ile davacının dayanağı olan 17/03/2015 tarihli teslim tutanağında yer alan ürün ve malzemelerin, miktar yönünden de karşılaştırılması yapılmak ve gerekiyorsa yeniden hesaplaması hususunda hazırlanan 25/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda; davalı işveren ile davacı üklenici arasında 17709/2013 tarihli,.... Sistemi ve Kablo sonlandırma işleri sözleşmesi ve onaylı teklif formlarının toplam tutarı 589.000-USD olarak hesaplandığı, yapılan işlerle ilgili Davalı işveren ile Davacı yüklenici arasında tarzim edilen 12/02/2015 tarihli Kesin Hesap Raporu Toplam Tutarı 520,152,15-USD'dır. Kesin Hesap Raporu kesin metraj ve hesaplar sonucunda bulunan miktarlar esas alınarak hesaplandığından, davacı yüklenici yetkilisinin de Birim fiyatlar ve Metrajlar kabulümüzdür şerhi koyarak imzalaması, bir itiraz kaydı bulunmadığından, işlerin sözleşme kapsamında bitirildiği, 11/03/2015 tarihinde hazırlanan ürün teslim tutanağı ile davalı işveren tarafından davacı yükleniciye listede belirtilen ürünler teslim edilmiş. bu ürünlerin tutan 14.147,26- USD olarak hesaplandığı, davacı Tanığı ...'ın bu ürünlerin teslim alındığını beyan etttiği, 17/03/2015 tarihli ... teslim tutanağında belirtilen ürünlerin davalı işveren ada ...'in eksiksiz teslim aldım şerhi koyularak imzalandığının görüldüğü, davacı tanığı ...'ın bu ürünleri otel yetkilisi ...'e teslim ettiğini beyan ettiğini, bu listede belirtilen ürünlerin tutarının 39,912,00-USD olarak hesaplandığı, davacı yükleniciye ait 16/09/2015 tarih ve ... Numaralı İrsaliyeli Fatura bedelinin 13.601,00-USD 4 KDV 'dir. Davacı tanığı ..., fatura konusu malzeme ve ekipmanı ...'de bulunan depoda gördüğü, bu ürünleri ...'in gösterdiğini beyan ettiği, dava konusu faturada belirtilen ürünler ile 17/03/2015 tarihli teslim tutanağı karşılaştırıldığı, ürün ve miktarların birebir uyuşmadığı, 11/03/2015 tarihli ürün teslim tutanağı ile 17/03/2015 tarihli teslim tutanağındaki ürün ve miktarların birbirinden farklı olduğu, dava dosyasında sözleşme ve onaylı teklif formları kapsamında yapılan işlerle ilgili kesin hesap raporu dışında, yapılan imalatlara ve ödemelere ilişkin hakediş, tutanak, teklif gibi açıklayıcı bir belgeye rastlanılmadığı, bu nedenle dava konusu faturanın içeriğini oluşturan ürün ve miktarların nasıl teşkil edildiği değerlendirilemediği bildirilmiştir.
İtiraz iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 maddesinde: "(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4945/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren 1 sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığı ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik: 9/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.(2) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/11 md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır" düzenlemesine yer verilmiştir.
Borçlunun itirazı üzerine takibin durması ile birlikte alacaklı açtığı itirazın iptali davasında takip talebinde talep ettiği alacağının bulunduğunu ispat külfeti bizzat kendisindedir. Ancak davalı borçlunun İcra Dairesinde vermiş olduğu itiraz dilekçesinin içeriği ya da cevap dilekçesinin içeriğine göre ispat külfeti yer değiştirebilecektir. İtirazın iptali davası icra takibinin uzantısıdır ve iki dosya bir birlik oluşturmaktadır.
"Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının senetlerin ödenmiş senetler olduğunu iddia ederek ödemeye ilişkin belgeler ibraz etmiş ise de, ödemenin kanıtı olarak sunulan belgelere göre ödemenin ... adlı şahsa yapıldığı ve bu şahsın (dosyadaki bilgilere göre) davacı şirket ile ilgisinin bulunmadığının anlaşıldığı, davalının senet bedellerini ödediğini ispat edemediği, 19.10.2015 tarihli bilirkişi raporunun denetime elverişli içeriği itibariyle doğru olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının ... 7. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı icra takibine yaptığı itirazın 3.600 TL ana para ve 5.356,27 TL işlemiş faiz yönünden iptaline, takibin takip tarihi itibariyle bu miktar üzerinden devamına, inkar tazminatının şartları bulunmadığından reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Davacının temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede alacak belgeye dayanıp likit ve belirlenebilir mahiyette olup, İİK’nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken bu isteğin reddine karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 24/11/2016 tarih, 2016/4405 Esas 2016/15076 Karar sayılı ilamı)"
İcra inkar tazminatının düzenlenmesinin amacının, borçlunun ödeme emri üzerine icrada borcunu inkar etmesini önlemektir. Yüzde yirmilik oran en az tazminat miktarını ifade etmektedir. Mahkemece daha fazla tazminata da hükmedilebilir. İcra inkar tazminatı asıl alacak üzerinden hesaplanır ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi de şartlara bağlanmıştır. İcra inkar tazminatının şartları ise şunlardır:
1-Geçerli bir icra takibi bulunmalıdır.
2-Borçlu geçerli bir itirazda bulunmuş olmalıdır.
3-Süresi içerisinde açılmış olan bir itirazın iptali davası bulunmalıdır.
4-Alacaklı icra inkar tazminatını talep etmiş olmalıdır.
5-Borçlunun itirazının haksız olduğu kararı verilmelidir.
6-İtirazın iptali davasında alacak likit olmalıdır.
İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının kötü niyeti aranmaz. Sadece itiraz etmiş olması yeterlidir.
Yukarıda yer verilen ilkeler ve bilgiler ışığında dava dilekçesi, cevap dilekçesi, yazı cevapları, taraflarca bildirilen belgeler, tanık beyanları, ... 19. İcra Müdürlüğü’nün ...E. Sayılı dosyası sureti, nüfus kayıt örneği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin 2018/818 esas 2020/911 karar 28/09/2020 tarihli ilamı ile 25/02/2022 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; iş bu itirazın iptali davasının İİK'nun 67/1. maddesi uyarınca 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, dava konusu yapılan cari hesap kaynağı faturanın davalıya 21.09.2015 tarihinde tebliğ edildiği, faturanın davalı şirket kayıtlarında kayıtlı olmadığı ve iadesine yönelik de bilgi ve belge bulunmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde olduğu, anılan sözleşmede davacının yüklenici, davalının ise iş sahibi olduğu, taraflar arasındaki sözleşme gereği sözleşme bedelinin 520.152,15 USD olduğu, ürün teslimi ve yapılan işler karşılığı taraflar arasında kesilen faturaların delil olarak değerlendirildiği, dava konusu uyuşmazlığın ise davacı yüklenicinin bakiye hakediş alacağına ilişkin düzenlediği faturadan kaynaklandığı ancak davacı tarafça tanzim edilen faturanın davalı ticari kayıt ve defterlerinde kayıtlı olmadığı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin 2018/818 esas 2020/911 karar 28/09/2020 tarihli ilamı gereği dinlenen tanıkların; faturaya konu malların teslim edildiği ve dava dışı ...'in dava konusu projede ...adına hareket ettiğine ilişkin beyanda bulundukları ancak gerek İTO kayıtları gerek SGK kayıtları gerekse 25/02/2022 tarihli bilirkişi raporu ile tanık beyanlarının örtüşmediği anlaşılmakla tanık beyanlarına bu sebeple itibar edilemediği, kaldırma ilamında açıkça belirtildiği üzere davalının dayanağı olan 11/03/2015 tarihli ürün teslim tutanağı ile davacının dayanağı olan 17/03/2015 tarihli teslim tutanağında yer alan ürün ve malzemelerin, miktar yönünden de karşılaştırılması yapılmak suretiyle bilirkişi raporu tanzimi için dosyanın raporu veren heyete dosya tevdi edildiği, 25/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda "dava konusu faturada belirtilen ürünler ile 17/03/2015 tarihli teslim tutanağı karşılaştırıldığı, ürün ve miktarların birebir uyuşmadığı, 11/03/2015 tarihli ürün teslim tutanağı ile 17/03/2015 tarihli teslim tutanağındaki ürün ve miktarların birbirinden farklı olduğu, dava dosyasında sözleşme ve onaylı teklif formları kapsamında yapılan işlerle ilgili kesin hesap raporu dışında, yapılan imalatlara ve ödemelere ilişkin hakediş, tutanak, teklif gibi açıklayıcı bir belgeye rastlanılmadığı, bu nedenle dava konusu faturanın içeriğini oluşturan ürün ve miktarların nasıl teşkil edildiği değerlendirilemediği"nin belirtildiği, 25/02/2022 tarihli bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olduğu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin 2018/818 esas 2020/911 karar 28/09/2020 tarihli ilamında belirtilen tüm eksiklikleri karşıladığı, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli bulunduğu kanaatiyle anılan bilirkişi raporu hükme esas alınmakla, HMK'nın 190. ve TMK'nın 6. maddeleri uyarınca huzurdaki davada alacağı ispat yükünün davacı tarafta bulunduğu ve mevcut bilgi, belge ve deliller ile davacının davasını ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın reddine, ancak fatura ile takipte kötü niyetli olmadığı bu kötüniyet durumunun tespit edilemediği ve kötü niyet tazminat taleplerinin yasal koşulları oluşmadığı değerlendirilmekle icra inkar ve kötü niyet tazminat taleplerinin yasal koşulları oluşmadığından reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-İcra inkar ve kötü niyet tazminat taleplerinin yasal koşulları oluşmadığından reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 427,60-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 796,94-TL peşin harcın mahsubu ile artan 369,34-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından peşin yapılın 45,00-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden red edilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.01/02/2024

Katip
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır