WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

İSTANBUL 6. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/460 Esas
KARAR NO : 2024/176

DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 25/08/2020
KARAR TARİHİ : 07/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı- alacaklı, tarafından müvekkili şirket aleyhine, ... 8.Asliye Tic. Mah,... D.İş dosyası ile ihtiyati haciz kararı alındığını, akabinde ... 29. İcra Müdürülüğünün ...E, sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin müvekkiline tebliğ edildiğini, iş bu tebligat üzerine hem ihtiyati haciz kararından ve hem de bu kararın icraya konulması ve sonrasında yapılan hacizlerden haberdar olduğunu, müvekkili şirketin ...'da kurulu ...(Limited) tek hissedarı olduğu yabancı sermayeli bir şirket olduğunu, sirkülerinde açıkça görüleceği üzere şirketi temsile yerkili kişinin yönetim kurulu Başkan Yard. ... olduğunu, İTO kayıtlarında her ne kadar şirketin eski müdürü ...'nun müdürlük görevi 18.03.2020 tarihinde sona ermiş görünüyorsa da aslında ... 14.06.2019 tarihinde şirketteki görevlerinden istifa ederek ayrıldığını, takibe konu senet incelendiğinde; senedin 27.01.2020 düzenleme ve 27.02.2020 vade tarihli, 80.000-TL bedelli bedel kısmında nakden yazılı olduğunu, keşideci kısmında müvekkilinin ünvan ve ünvan altına adresi, vergi dairesi ve numarasının yazılı olduğu kaşenin kullanıldığını, yine düzenleme tarihi ve yerinin altına da şirket kaşesi ve üstüne imza atıldığının görüldüğünü, senedin lehtarının ...Ltd. Şti. olduğunu, senedin arka yüzünde ise lehdar şirketin kaşesi üzerine atılmış imza ile alacaklı-davalıya ciro ile devir ve temlik edildiğinin görüldüğünü, senet üzerinde bulunan imza ve yazıların kesinlikle müvekkil şirket yetkilisine ait olmadığını, dava dilekçesi ekinde sunulacak olan örnek imzalar ile senet üzerindeki yazı ve imza arasında bariz bir fark olduğunun çıplak gözle dahi açıkça görüldüğünü, yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde de durumun açıkça ortaya çıkacağını, sahte olarak düzenlenmiş söz konusu bu senet hakkında davalı ... tarafından ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Dİş sayılı dosyasından ihtiyati haciz kararı alındığını ve ... 29. İcra Müdürlüğü'nün...E. Sayılı dosyasından müvekkili şirketin gayrimenkullerine ve banka hesapları üzerine hacizler konulduğunu, şirketin işlemez hale getirildiğini, taraflarından öncelikle İİK 72/3 maddesi Uyarınca icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi yönünde ihtiyati tedbir talep edildiğini, ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... D.İş ...K. sayılı kararı ile 12.000-TL teminatın yatırılması halinde ... 29. İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyası ile takibe konu borcun tamamının icra veznesine yatırılması halinde bu paranın dosya alacaklısına ödenmemesi için ihtiyati tedbir konulmasına karar verildiğini, bu kapsamda taraflarınca mahkemeye teminat yatırıldığını ve icra dosyasına da borcun tamamının depo edilmek suretiyle hacizlerin kaldırılabildiğini, icra takibine konu edilen senedin sahte olarak düzenlendiğini, senet üzerindeki imza müvekkil şirkete ait olmayıp, müvekkili şirketin, davalılara herhangi bir borcu bulunmadığını, söz konusu senedini de tanzim edip vermediğini, müvekkil şirketin defter ve kayıtları incelendiğinde de bu durumun ortaya çıkacağını, ortada sahte bir senet söz konusu olup, sahte senedin varlığı halinde sahte imzanın atfedildiği kişinin sorumlu Tutulamayacağını, Yargıtay içtihatlarında da açıkça ifade edildiği üzere sahtecilik iddiası mutlak def'ilerden olup herkese karşı ileri sürülebileceğini belirterek, müvekkili şirkelin borçlu olmadığının tespiti ile ... 29. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasındaki takibin iptaline, kötü niyetli davalı tarafın alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nun 80.000,00 TL alacağına karşılık ...A.Ş. tarafından keşide edilen bono, ciro silsilesinden görüleceği üzere Kontrat İnşaat tarafından 80.000,00 TL bedeli karşılığında müvekkiline ciro edildiğini, müvekkilinin son ciranta olarak bononun yetkili hamili olduğunu, ancak müvekkilinin, bononun 27.02.2020 tarihli ödeme günü geldiğinde muhatap olan keşideci ... A.ş.'den alacağını tahsil edemediğini, bunun üzerine alacağını tahsil edebilmek için çekin keşidecisine karşı ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 06.07.2020 tarihli...D.İş , ... K. Sayılı ihtiyati haciz kararına takiben aynı gün içerisinde tamamlayıcı merasimi gerçekleştirmek adına ... 29. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlattığını, takibe ve işbu davaya konu senet 80.000,00 TL bedelli olmakla birlikte davacı tarafın senedin keşidecisi olarak gözüktüğünü, davacı tarafa ödeme emrinin 13.07.2020 tarihinde tebliğ olup; davacı tarafça 14.07.2020 tarihinde ... 8.icra Hukuk Mahkemesi ...Esas sayılı dosyası ile imzaya itiraz davası ikame edildiğini, davacı tarafın kaşeye ve imzaya ilişkin iddialarının tamamen kötüniyetli olduğunu, dava dilekçesinde senedin sahte olarak düzenlendiği belirtilmişse de bono üzerindeki söz konusu kaşenin, kaşe yönetmeliğine göre şirket kaşelerinde bulunması gereken şirket isim ve unvanını, şirketin sicil numarasını, vergi dairesi ve numarasını, işletme bilgilerine dair tüm özellikleri doğru bir şekilde taşıdığını, icra takibine ve davaya konu olan bono üzerindeki borçlu şirketin kaşe ve imzasıyla aynı şekilde görülen kaşe ve imza, ... Bankasının ... seri numaralı çekinde de bulunmakta olup işbu 200.000,00 TL bedelli çekin borçlu şirket tarafından ifa edildiğini, imza ve kaşe bakımından aynı olan bir başka kıymetli evrağa ilişkin olarak borçlu tarafından ifa edilmesi bahsedilen imza ve kaşenin borçlu şirkete aidiyetine dair ikrarın bulunduğu anlamına gelmesine rağmen dava konusu olan bonoya ilişkin imza ve kaşeden dolayı sahtelik iddiasında bulunulmasının açıkça kötüniyetli olduğunu, her ne kadar borçlu taraf şirket müdürü ...'nun 14.06.2019 tarihinde şirketten istifa ettiğini beyan etmiş olsa da bu hususun ticaret sicil gazetesine 18.03.2020 tarihinde tescil edildiğini, müvekkilinin ve diğer 3. Kişileri bağlayacak olan tarihin tescil tarihi olduğunu, davacı tarafın tacir sıfatına haiz olduğunu, tacirlerin hak ve yükümlülüklerinin mevcut olup şirketi temsile yetkili kişinin değişmesi durumu varsa bu hususu tescil ettirmesi gerektiğini, ayrıca verilen bu senedin ... ve ...'nın ticari defterlerine de işlendiğini, dolayısıyla lehtar olan Konrat İnşaat firmasına herhangi bir boçlarının olmadığı ve bonoyu Konrat İnşaata vermedikleri yönündeki iddialarının mesnetsiz ve kötü niyet taşıdığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, icra takibi sonrası kıymetli evrak nedeniyle İİK'nın 72/1. Maddesi uyarınca borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, davacıya ait imza örneklerinin bulunduğu belge asılları, nüfus kayıt örneği, İTO kaydı, ... 29. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, ... 11.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyası, ... 8. İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, ... CBS...soruşturma sayılı dosyası, ... 46. Noterliği ... tarih ve ... yevmiyeli vekaletname, ... 46. Noterliği ... tarih ve ... yevmiye nolu vekaletname ve bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
HMK'nın 266/1. maddesi gereği dosyanın grafoloji alanında uzman bilirkişiye tevdi ile ... 29. İcra Dairesinin ... takip sayılı dosyasında takip dayanağı 27/01/2020 düzenleme tarihli 27/02/2020 vade tarihli 80.000,00 TL bedelli senet üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olup olmadığının belirlenmesi hususunda hazırlanan 08/02/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; beyaz ışık ve değişik açılarda verilen ışık ışınları, yüksek çözünürlü (scanner) tarayıcı, bilgisayar analiz programları kullanılarak, grafolojik, grafometrik ve kaligrafik esaslar dahilinde yapılan mukayeseli incelemede; İnceleme konusu senetteki imzalar ile ...'a ait mukayese imzaları arasında yapılan karşılaştırmada; farklılıklar görüldüğü, genel kabul görmüş karakteristik tanı unsurlarından; işleklik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi. istif, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından değerlendirildiğinde; inceleme konusu senetteki imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'ın eli ürünü olmadığı, karşılaştırmada başlangıç hareketlerinde, ara gramalarda ve bitiş hareketlerinde farklılıklar görüldüğü, genel kabul görmüş karakteristik tanı unsurlarından; işleklik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, istif, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından değerlendirildiğinde; inceleme konusu senetteki imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'ın eli ürünü olmadığı, inceleme konusu senetteki imzalar ile ...'na ait | adet mukayese imzanın arasında yapılan karşılaştırmada; farklılıklar bulunmakla birlikte tek mukayese örneği değerlendirme için yeterli olmadığı kişiye ait samimi imza örneklerinin gönderilmesi halinde yeniden değerlendirme yapılabileceği, inceleme konusu senetteki imzalar ile ...'a ait mukayese imzaları arasında yapılan karşılaştırmada; başlangıç hareketlerinde kısmi benzerlikler, ara gramalarda ve bitiş hareketlerinde farklılıklar görüldüğü, genel kabul görmüş karakteristik tanı unsurlarından; işleklik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, istif, doğrultu, seyir, hiz ve baskı derecesi bakımından değerlendirildiğinde; inceleme konusu senetteki imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'ın eli ürünü olmadığı bildirmiştir.
TMK'nun 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." HMK'nun 190. maddesi gereğince de, "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir."
Menfi tespit davalarında da, HMK'nın ispata ilişkin genel kuralları geçerlidir. Bu davalarda davacı taraf, borçlu olmadığını iddia ettiğine göre, olumsuz bir durumun ispatı mümkün olmadığından, kural olarak ispat yükü alacaklıya aittir. Başka bir ifade ile, menfi tespit davasında hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü alacaklıdadır. Bununla beraber, davacının iddiasına göre ispat yükünün yer değiştirmesi de mümkündür. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel ilişkiden doğan talep hakkına ise bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. (HGK'nun 2011/19-473 Esas 2011/607 Karar 2003/19-781 Esas 2003/768 Karar sayılı ilamları) Bu nedenle kambiyo senetleri hakkında açılan menfi tespit davalarında, senedin dayanağı olduğu ileri sürülen hukuki ilişki ile senet metnindeki borç sebebi karşılaştırılarak, ispat yükünün kime düşeceği belirlenir.
Bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illi ilişkiye dayanır. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istemektedir. İşte bu gaye bir kambiyo senedinde mündemiç hakkın doğumu ve devri açısından hukuki sebebi teşkil eder. Kambiyo senedi düzenlenmesi dolayısıyla ortaya çıkan ilişki “kambiyo ilişkisi” ismiyle anılmaktadır. Kambiyo senedi vermek suretiyle borç altına giren borçlu “kambiyo taahhüdü”nde bulunmuş olur. Kambiyo ilişkisinin altında esas itibariyle bir asıl /temel borç ilişkisi vardır. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır.
Kambiyo senedinin bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü kambiyo senedinin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (TMK m. 6 m.). İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.
Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle ortadan kalktığını ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkâr ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle sona erdiğini ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira davacı borçlu, senedin varlığını kabul etmekle birlikte bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, başka bir hukuki ilişkiye dayandığını ileri sürmekte; temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir. (Yargıtay HGK'nun 2017/19-821 E-2019/58 K sayılı kararı)
Davacı tarafın dava dilekçesi ile ileri sürdüğü imza itirazı ve dolayısıyla sahteciliğe ilişkin itiraz mutlak defi olup herkese karşı ileri sürülebilir. Dava konusu 27/01/2020 düzenleme tarihli 27/02/2020 vade tarihli 80.000,00 TL bedelli senette davacı şirket yetkilisine atfen atılı bulunan imzanın davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığı konusunda çek aslı üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen 08/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda çekteki imzanında davacının eli ürünü olmadığı bildirilmiştir. Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunun denetime açık, yeterli, objektif ve hüküm kurmaya elverişli olması ile aynı senede ilişkin İcra Hukuk Mahkemesince alınan rapor ile de örtüşmesi nedenleriyle mezkur rapora itibar edilmiştir. Bilirkişi raporuna davalı vekilinin teknik nitelikte olmayan itirazlarının da dosya kapsamı ile de örtüşmemesi de dikkate alınarak itibar edilmemiştir.
Davacı tarafın üzerinde bulunan ispat yükünü yerine getirdiği, dava konusu edilen çekin altındaki imzanın davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığının ispat ettiği kanaatine varılmıştır.
Bu nedenlerle davanın kabulü ile, davaya konu 27/01/2020 düzenleme tarihli 27/02/2020 vade tarihli 80.000,00 TL bedelli senet ile ... 29. İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı icra takibi nedeniyle davacının davalıya karşı borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Davacı tarafın tazminat talebi yönünden ise davalının davacıya atfen atılı bulunan imzanın sahte olduğunu çeki iktisab ettiğinde bilebilecek durumda değildir. Dosya kapsamında davalının kötüniyetli olduğuna dair bir belge veya delil de bulunmamaktadır. Bu nedenlerle de davacı tarafın davalı hakkındaki tazminat talebinin İİK'nun 72/4-5. maddesindeki koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, ... 29. İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı icra takibi nedeniyle davacının davalıya karşı borçlu olmadığının tespitine, ... 29. İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı icra takip dosyasının davacı yönünden İPTALİNE,
2-Davacının kötü niyet tazminat talebinin İİK'nın 72/4-5. fıkralarındaki koşullar oluşmadığından reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 5.464,80-TL nispi karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 1.366,20-TL peşin harç ile 89,60-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.455,80-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.009,00‬-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 54,40-TL başvurma harcı, 1.366,20-TL peşin harç, 89,60-TL tamamlama harcı ve 155,40-TL posta giderleri olmak üzere toplam 1.665,60-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Hukuk Muhakemeleri Yasasının 333.maddesi gereğince taraflarca yatırılan toplam gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.07/03/2024

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır

*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*