T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/411 Esas
KARAR NO : 2024/98
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ :28/07/2004
KARAR TARİHİ : 13/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; davalılar tarafından zarara uğratılan ... A.Ş.'nin ...'ne devredilen ... A.Ş. İle bağlantılı bulunduğunu, ...'nin 17.05.2002 tarih ve 326 sayılı kararı ile fon alacaklarının tahsili bakımından yarar görüldüğünden 4389 Sayılı Bankalar Kanunun 15/7-a maddesi gereğince, ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin devralındığını ve yine ..., ... yönetim kurulunun aynı tarih ve sayılı kararı ile yeni yönetim ve denetim kurulu üyelerinin atandığını, yapılan inceleme sonucunda, çeşitli banka ve kuruluşlara trilyonlara varan borçlarının bulunduğunun tespit edildiğini, 2002 yılı genel kurulunun yapılmadığını, 01.01.2002-31.12.2002 denetçi raporuna göre. 2002 yılı sonu itibarıyla akıif değerlen üzerinde bir ipotek bulunduğunu, yasal takiplere maruz kaldığını, 25.768.094.TL'ne varan zararının bulunduğunun belirlendiğini, şirketin genel kurula sunulan bilanço ve gelir tabucu ile özetlenen durumuna göre, anılan dönemde yönelim kurulu üyeleri ve denetim kurulu üyeleri olan davalıların ibra edilmemelerine ve haklarında mali sorumluluk davası açılmasına karar verildiğini, ayrıca 1999-2001 yıllarında şirkette görev yapan ve ilgili dönemlere ilişkin genel kurullarda ibra edilen yönetim ve denetim kurulu üyeleri olan davalıların ibralarının görüşüldüğünü, yapılan genel kurul toplantısında, şirketin zararının geçmiş yıllarda alınan karar ve işlemlerden kaynaklanması nedeniyle, daha önceki 5 yıllık dönemde ve ibra edilen yönelim kurulu üyelerinin ve denetim kurulu üyelerinin sorumlu oldukları belirlendiğinden, fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak üzere şimdilik 5.100.TL'nin zararın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faiz davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
... tarafından verilen 10.03 2005 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değeri ıslah edilmiş, yönetim kurulu ve denetim kurulu üyeleri olan davalıların sorumluluk tutarları belirlenerek ... İle ... A.Ş arasında bağıtlanan "Alacak Sözleşmesi" uyarınca, dava değerinin tüm ortaklıkzararını kapsayacak şekilde arttırılarak 91.640.074,00-TL ve 22.529.578,00.USD'nin zararın meydana gelen tarihten itibaren yürütülecek reeskont faiziyle birlikle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi istenmiştir.
SAVUNMA /
Asıl ve birleşen davalarda; davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde ve özetle; davanın haksızlığını savunarak reddine karar verilmesini istemişlerdir.
KANITLAR VE GEREKÇE /
Asıl ve birleşen davalarda dava;TTK.336 ve devamı maddeleri hükümlerine dayalı olarak açılmış olup, 1997-2002 yılları arasında ...AŞ'nin yönetim kurulu üyesi olarak görev yapan davalıların şirkete vermiş oldukları zarardan dolayı müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalarına ilişkindir.
Davacı vekili yargılama aşamasında, bir kısım davalılarla bağıtlanan 25.01.2008 tarihli protokol örneğini ve taahhütname örneklerini dosyaya sunmuş ve protokol hükümleri uyarıca, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarındaki davanın 5411 Sayılı Bankacılık Kanununun 132/10maddesi uyarınca durdurulmasına, diğer davalılar yönünden yargılamaya devam olunmasına karar verilmesini istemiştir.
Dosyaya sunulan 25.01.2008 tarihli protokol örneği ve eki taahhütnameler incelenmiş ve borcun imzası bulunan kişiIer tarafından protokolde belirtilen miktar üzerinden kabul edilerek ödeme taahhüdünde bulunulduğu, ödeme planı düzenlendiği saptanmış bulunmaktadır. Protokol içeriği itibariyle, BK.nun 174. maddesinde düzenlenen borcun nakli sözleşmesi niteliğinde olmayıp, borca katılma sözleşmesi olarak kabul edilmelidir. Bu durumda ise, protokolde taraf olmayan davalıların, borçtan sorumluluğu devam etmekledir.
... tarafından istenilmiş olmakla ve ... ile bir kısım davalılar arasında bu kapsamda imzalanan 25.01.2008 tarihli protokol uyarınca, 5411 Sayılı Bankacılık Kanunun 132/10 maddesi hükmüne göre ve protokol ile kararlaştırılan anlaşma süresince (2018 tarihine kadar) talep edilen davalılar yönünden davanın durdurulmasına karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Diğer davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... yönünden davanın tefriki ile esasa kaydı yapılarak yargılamaya adı geçen davalılar yönünden devam edilmesine karar verilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2014/2966 esas, 2014/9419 karar sayılı ilamında; " 1- Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında açılan davalar yönünden mahkemece tefrik kararı verilerek, adı geçenler hakkında açılan davaların eldeki dava dosyasından ayrıldığı, bu haliyle temyiz incelemesi yapılan dava yönünden taraf sıfatlarının bulunmadığı anlaşılmakla, adı geçen davalılar vekillerinin temyiz istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalılar ...ve ... vekillerinin temyiz itirazlarının incelemesine gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar ...ve ... vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ... ve ... vekillerinin temyiz istemlerinin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar ... ve ... vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA," karar verilmiştir.
Mahkememizce verilen ...Esas, 2009/816 karar sayılı durdurma kararı sonrası davalılardan Sudi Apak vekili 26/09/2019 tarihli dilekçesi ile davanın canlandırılmasını talep etmiş, mahkememiz dosyasının ... 22.Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasına gönderildiği, ... 22.Asliye Hukuk Mahkemesi dosyası bilirkişiden olduğundan 29/06/2020 tarihinde mahkememize iade edildiği, Mahkememizin 30/06/2020 tarihli Ara kararı ile davacı vekiline beyanda bulunması için 2 hafta süre verildiği, davacı vekilinin uyap üzerinden gönderdiği 24/07/2020 tarihli dilekçesi ile beyanda bulunduğu, bunun üzerine dosya 2020/411 esasa kaydedilerek yargılamaya devam edilmiştir.
Birleşen davada; Mahkememizin 2004/839 esas, 2009/816 karar sayılı ilamı ile ... hakkında açılan sorumluluk davasının(25/01/2008 tarihli protokolde imzası olan diğer davalılar ile birlikte) 5411 sayılı Kanunun 132/10 fıkrası uyarınca 2018 yılına kadar durdurulmasına karar verildiği, ...'ın davaya devam edilmesi yönündeki 25/09/2019 tarihli dilekçesini sunduğu, ... yönünden davanın durdurulmasına yönelik belirlenen sürenin dilekçe tarihi itibariyle dolmuş olduğu anlaşıldığından, mahkememizin...esas sayılı dosyasının yeniden 2020/411 esasına alınarak,... yönünden davaya devam edilmesine karar verildiği, Mahkememizin 2004/839 esas, 2009/816 karar sayılı ilamı ile 25/01/2008 tarihli protokolde imzası bulunmayan davalılar yönünden davanın tefrik edilerek, 2010/60 esasına kaydedildiği, bu davalılar yönünden 2010/60 esas, 2010/354 karar sayılı ve 30/06/2010 tarihli karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, Karraın Yargıtay 11 HD.'nin 13/02/2013 tarih, 2012/2999 esas, 2013/2489 karar sayılı kararı ile bozulduğu, dosyanın bozma üzerine mahkememizin iş bu 2015/1243 esasına kaydedildiği tespit edilmiştir.
Mahkememizin 2015/1243 esas 2021/560 karar sayılı 16/07/2021 tarihli kararı ile dosya mahkememizin 2020/411 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporu alınmıştır.
Haksız Rekabet Uzmanı ..., Ticaret Hukuku Öğretim Üyesi ..., Mali Müşavir ... tarafından düzenlenen 12/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda; a)Ön raporda ... Şirketinin 1998, 1999, 2000, 2001 ve 2002 yılları Yevmiye, Defter-i Kebir ve Envanter defterleri, Kurumlar Vergisi Beyannameleri, Detay Mizanlarının incelemeye sunulması halinde değerlendirme yapılabileceğinin belirtildiğini, dosyaya mezkur dönemlere ilişkin talep edilen belgelerin sunulmadığını,
b)Dosyaya mübrez denetçi raporlarında 31.12.1999-31.12.2000 bilançolarının Pasif hesapları bulunmadığını bu itibarla 1999-2000 yılları Dönem Kar/Zararı tespit edilememekle birlikte 2001 yılı net zararının 21.568.904 milyon TL 2002 yılı net zararının 25.768.094 milyon TL olduğunun tespit edildiği,
c)Şirketin 1999 yılında 6.499.309 milyon TL olan hazır değerlerinin 2002 yılında 6.007.707 milyon TL azalma ile 491.602 milyon TL’ye düşmüş olduğu,
d)Şirketin 1999 yılında 42.676.250 milyon TL olan ticari alacaklarının 2002 yılında 40.599.188 milyon TL azalma ile 2.077.062 milyon TL’ye düşmüş olduğu,
e)Şirketin 1999 yılında 97.904.179 milyon TL olan Dönen Varlık Toplamının 2002 yılında 31.432.086 milyon TL azalma ile 66.472.093 milyon TL’ye düşmüş olduğu,
f)Neticeten; dava konu şirketin Ticari Defterlerinin incelemeye sunulmaması nedeniyle, davacının iddialarının temelini oluşturan Denetçi Raporunda yapılan tespit ve değerlendirmelere ilişkin dosyaya mübrez bilgi ve belgeler üzerinden denetime elverişli şekilde inceleme tespit ve değerlendirme yapılmadığı,
g)Sorumluluk davalarında zararı ispat yükü davacıda olup, heyetimizce zararın ispatlanması için gereken belgelerin tarafımıza sunulamamış olması karşısında zarar ve miktarı tespit edilememiş olup, bu koşullarda davalıların sorumluluğuna gidilemeyeceği belirtilmiştir.
Taraf iddia ve savunmaları ibraz edilen deliller, bilirkişi rapor ve ek raporu ile Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;
Asıl Davanın, BDDK’nın 09/07/2001 tarihli ve 384 sayılı kararı ile davacı FON’a devredilen ... AŞ’nin sermayesine hakim ... firmalarından ... AŞ eski yönetim ve denetim kurulu üyeleri aleyhine, ... AŞ denetçileri tarafından Türk Ticaret Kanunu hükümleri kapsamında;
-ekspertiz değerlerinden daha düşük değerlerle yapılan kiralama işlemleri,
-kötü yönetim sonucu şirket sermayesinin yaklaşık %49 unun kaybına sebebiyet verilmesi,
-tamamlanmamış projeler ve maddi duran varlıkların nakde çevrilmesinin zor oluşu ve sair nedenlerden oluşan şirket zararı için açılmış olan mali sorumluluk davası olup, dava dosyasının davacı Fon tarafından temlik alındığı, Dava devam ederken, Fon ile... arasında 25.01.2008 tarihinde Protokol imzalandığı ve protokolü davalılardan ... da 25.01.2008 tarihli Protokolün 1.2.2 maddesine göre müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile borcun tamamını kefaleten taahhüt ederek Protokolü imzaladığı anlaşılmıştır.
5411 sayılı Bankacılık Kanununun “Fon alacaklarının takip ve tahsiline ilişkin yetki ve usuller” başlığını taşıyan 132/ 10 hükmü ve 25.01.2008 tarihli Protokolün 9.3 maddesi gereği, davacı talebi üzerine mahkememizce durma kararı verilmiştir.
Dosyaya ibraz edilen 01.01.2002-31.12.2002 dönemi denetçi raporunda;
... Yönetim Kurulunun 17.05.2002 tarih ve 326 sayılı kararı uyarınca şirketin temettü hariç ortaklık hakkın ile yönetim ve denetimi 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 15/7(a) maddesi uyarınca ...tarafından devralınarak Yönetim ve Denetim Kurullarına atamalar yapılmıştır.
2- Şirketin mahiyet ve önemine göre tutulması zorunlu defter ve belgelerin bulunduğu, defterlerin onaylanmasında ve tutulmasında ilgili mevzuat hükümlerine uyulduğu görülmüştür. Envanter, bilanço, kar-zarar cetvellerinde gösterilen değerler defter kayıtlarına uygun olup bunların düzenlenmesinde ilgili kanunlar hükümlerine göre işlem yapılmıştır
3- Yapılan kasa ve diğer kıymetler sayım ve mutabakatında bir farklılığa rastlanmamıştır.
4.Şirket yönetimiyle ilgili kararların usulüne uygun şekilde tutulan karar defterine geçirildiği görülmüştür.
5- Mali durum, denetim ve yönetimi ... tarafından devralınma tarihi itibariyle bozulmuş bulunan Şirketin geçmişten gelen bu durumu 2002 yıl sonu bilançosunu da etkilemiştir.
31.12.2002 itibariyle
6- ... A.Ş.ve ... A.Ş.’nin sahip olduğu şirket hisseleri üzerinde... ve diğer 3. şahıslar tarafından konulmuş çok sayıda haciz ve tedbir bulunmaktadır.
7- Şirket aleyhinde toplam 103.962.726 milyon TL icra takibi ile 14.201.708 milyon TL dava bulunmasına rağmen, ayrılan toplam karşılık 380.968 milyon TL'dir.
8- Şirket aktif değerleri üzerinde toplam 97.610.000 TL ipotek bulunmaktadır.
9- Şirket borçlarına ilişki olarak stok ve gayrimenkuller üzerinde toplam 69.395.673 milyon TL ihtiyati haciz, 9.587.196 milyon TL tutarında haciz ve 64.515.334 milyon TL tutarında satışa arz ve ipoteğin paraya çevrilme şerhi bulunmaktadır.
10- Şirketin 2001 yılı zararı 21.56.904 milyon TL iken 2002 zararı 25.768.094 milyon TL’ye yükselmiştir.
11- Şirket 50.000.000 milyon TL olan sermayesinin % 49.53'üne tekabül eden 24.766.712 milyon TL’sini kaybetmiş ve öz sermaye 25.233.288 milyon TL'ye düşmüştür.
12- ... projesinin defter değeri ekspertiz değerinden 5.810.373 milyon TL daha düşük olup bu durum bilançoya yansıtılmamıştır.
13- Şirket bilançosunda yer alan finansal ve diğer borçlar için tam ve sağlıklı bir mutabakat tesis edilememiştir.
14- Ekspertiz değerlerinden daha düşüğe kiralama işlemlerinden dolayı gelir kaybına uğranılmasından doğan zarar, kiralamaların süreklilik göstermemesinden dolayı hesaplanamamıştır.
15- Projeler ve maddi duran varlıklar içerisinde yer alan, tamamlanmamış, ekspertiz değeri 176.939 milyon TL olan projelerin ekonomik krizden dolayı kısa vadede nakde dönüştürülmesi zordur.
16- Şirketin en önemli gelirlerinden ... ve ... alışveriş merkezlerinin kira gelirlerine alacaklı bankalar tarafından haciz konulmuştur. Ayrıca kısa vadeli krediler ve uzun vadeli kredilerin anapara ve taksit ödemeleri için alacaklı finans kurumları
tarafından ödeme emri çıkarılmıştır. "şeklinde tespit ve değerlendirmeler yapılmıştır.
Davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan 6762 s. Ticaret Kanunu’nun 341. maddesinde
yönetim kurulu üyelerinin TTK 336, 337, 346 ve 433’ten doğan sorumluluğu ile ilgili olarak, münhasıran şirket tarafından açılacak davalar özel bir merasimin yerine getirilmesine tabi tutulmuştur.
Bu düzenlemeye göre yönetim kurulu üyeleri hakkında dava açılmasının ön koşulu;
Genel Kurulda adi ekseriyetle dava açılmasına karar verilmiş olması veya, böyle bir kararın alınmamış olması halinde, azlığın, sermayenin yüzde onu tutarında hisselerini, davanın reddedilmesi sebebi ile şirketin uğrayacağı zararlara karşı tazminat göstermesi şartı ile şirketin dava açmasını istemiş ve bu isteğini genel kurul tutanağına yazdırmış olmasıdır.
İbra edilmemenin doğal sonucu, bu kimseler hakkında tazminat davası açılmasıdır. Ancak ibranın Reddi ile birlikte sorumluluk davası otomatik olarak açılmaz. Yargıtay’da çeşitli kararlarında, TTK 341 uyarınca sorumluluk davası açılabilmesi için genel kurul kararını bir dava şartı olarak kabul etmiştir
Hukuki sorumluluk davasının açılabilmesi için, aranan ön koşul gerçekleştikten sonra yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunu gerektiren diğer şartların var olup olmadığı tespit edilmesi gerekmekte olup,
Akdi sorumluluk açısından Sözleşmeye aykırılık: banka ile yönetim kurulu üyeleri arasında bir sözleşme ilişkisi mevcut olduğundan, bu da genellikle “vekalet” olarak nitelendirildiğinden sorumluluk hallerinde, yönetim kurulu üyeleri bankaya karşı bu sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle sorumludurlar.
Somut olarak bu sorumluluğun kaynağı da vekalet akdindeki vekilin özen borcunun gereği gibi yerine getirilmemesinden yani özen borcuna aykırı davranıştan doğan sorumluluktur. Sözleşmeden doğan sorumlulukta sözleşmeyi ihlal eden fiilin, borçlunun veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir davranışı olması gerekir. Bu davranış, müsbet bir davranış, bir yapma fiili olabileceği gibi, pasif bir davranış yapmama fiilide olabilir.
Zarar: Her ne sebepten kaynaklanırsa kaynaklansın sorumluluk davalarının vazgeçilmez şartı ortada bir zararın olmasıdır. Sözleşmenin ihlali sonunda alacaklının hukukça korunan değerlerinde iradesi dışında meydana gelen azalmaya sözleşmeden doğan zarar denir. Zararın varlığını ispat külfeti davacıdadır.
İlliyet Bağı: Banka yönetim kurulu üyelerinin sözleşmeye aykırı davranışlarından doğan zararın tazmini için, zarar ile sözleşmedeki özen borcuna aykırılık veya kanun ana statü ve ilgili yönetmeliklerle üstlenilen görevlerin gereği gibi yerine getirilmemesi arasında uygun illiyet bağı bulunmalı; böylece sözleşmenin ihlali, olayların normal akışına, genel hayat tecrübelerine göre somut olayda gerçekleşen türden bir zararı meydana getirmeye mahiyeti itibarıyle elverişli
olmalıdır.
Kusur: TTK md 336 vd. da düzenlenen yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu, esas itibarıyla bir kusur sorumluluğu olup, zarardan sorumlu tutulan banka yönetim kurulu üyeleri gerek TTK md. 338 gerekse BK md. 96 ya göre kusursuzluklarını ispatlamak suretiyle sorumluluktan kurtulabilirler.
TTK md. 336 da öngörülen haller yönetim kurulu üyelerinin müteselsil sorumluluklarını gerektirir. Şayet TTK md. 319 anlamında yönetim kurlu üyelerinin görev ve yetkilerinin bölünmesi söz konusu ise, o takdirde müteselsil sorumluluk söz konusu olmaz.
Somut olayda dava konusunun temelini oluşturan 01.01.2002-31.12.2002 dönem denetçi raporunda yapılan tespitlere ilişkin denetleme yapılabilmesi ve zararın tespit edilebilmesi için ... şirketinin ticari defterlerinin incelemeye sunulması istenmiş olup davalıların sorumluluğuna gidilebilmesi için öncelikle zararın varlığının davacı tarafından ispatlanması gerekmekte olup, davacı tarafça zarar ispatı yönünde müfettiş denetim raporlarına dayanmış olmasına rağmen rapor içeriği tespitlerin denetlenip zararın varılığının ve dolayısı ile davalıların sorumluluğunun belirlenebilmesi açısından ... Şirketinin 1998, 1999, 2000, 2001 ve 2002 yılları ticari defterlerinin bilirkişi heyet incelemesine talep edilmiş olmasına rağmen davacı tarafça defterlerinin sunulamaması nedeniyle inceleme gerçekleştirilememiş olup anılan durum karşısında zararın varlığı tespit edilmeden sadece davacının iddiasına dayalı olarak bir zarar ve zarar miktarından yola çıkarak davalıların sorumluluğuna gidilmesi mümkün olmadığından davanın reddi gerektiği, Birleşen dava davalıları ... - ... -... hakkında açılan davanın takip edilmemesi nedini ile bu davalılar yönünden açılmamış sayılmasına karar vermek gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M /Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Asıl davanın REDDİNE,
2-Birleşen dava davalılar ... - ... - ... hakkında açılan davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
3-Diğer davalılar yönünden davanın REDDİNE,
4-Davacı taraf harçtan muaf olduğundan bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
5-Birleşen dava davalılar ... -... - ... yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğinden bu davalılar yönünden Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine,
6-Asıl dava yönünden Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalılara verilmesine,
7-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
8-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı ... tarafından yapılan 200,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine,
10-Davalı ... tarafından yapılan 60,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine,
11-Davalı ... yapılan 50,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine,
12-Diğer davalılarca tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
13- Davalı ..., davalı... ve davalı... tarafından yatırılan gider avansında bakiye avans kalmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren yasal süresi içeresinde Yargıtay ilgili dairesinden temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.13/02/2024
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!