T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/534 Esas
KARAR NO : 2024/230
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 22/09/2017
KARAR TARİHİ : 21/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesi ile; Müvekkilinin yasal alacağına ilişkin olarak ... 3. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, gönderilen ödeme emrinin davalı-borçluya tebliğ edildiğini, davalı-borçlu tamamı ile haksız ve kötüniyetli olarak sadece zaman kazanmak adına borcun 67.069,53 TL’lik kısmına itiraz ettiğini, davalı-borçlu şirket bakiye kısmı icra dosyasına yatırmış olup, bu husus davalı-borçlunun fatura muhteviyatını ve temerrüt hususlarını kabul etmiş olduğunun açık göstergesi olduğunu, davalı-borçlu icra takibine yapmış olduğu itirazda, icra takibinin sebepsiz zenginleşmeye yönelik olduğunu beyan ettiğini, icra takibinin açık olup, davalı-borçlu şirketin itirazının hiçbir yasal dayanağının bulunmadığının açık olduğunu, davalı-borçlu şirketin ayrıca faize ve ferilerine de itiraz ettiğini, ayrıca kendilerine ihtarname gönderilmediği üzere temerrüt oluşmadığını beyan ettiğini, Türk Ticaret Kanuu ...açık olup “ticari işletmeler arasında mal veya hizmet tedariki amacı ile yapılan işlemlerde, alacaklı, kanundan veya sözleşmeden doğan tedarik borcunu yerine getirmiş olmasına rağmen, borçlu, gecikmeden sorumlu tutulamayacağı haller hariç, sözleşmede öngörülmüş bulunan tarihte veya belirtilen ödeme süresinde borcunu ödemezse, ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer” hükmü ile taraflar arasında ki mail yazışmaları itibari ile alacağımızın sabit olduğu ve davalı-borçlu şirketin temerrüde düşmüş olduğunun sabit olduğunu, taraflar arasındaki mail yazışmaları ve müvekkili tarafından keşide edilmiş faturalar itibari ile müvekkili şirketin alacağı sabit olup, müvekkilinin alacağının tahsili ve icra takibinin devamının sağlanabilmesi için iş bu davayı açma zarureti hasıl olduğunu, davalı-borçlu kısmı itirazı ile bir kısım alacak kalemlerini dosyaya yatırmış olup, bir kısım faiz ödemesi de yaptığını, yatırılan bedelin ne kadarlık kısmının faiz olduğunun bilirkişi vasıtası ile tespiti sonrasında faiz alacakları yönünden talep miktarının ıslah olunacağını, davalı-borçlunun haksız ve hukuki mesnetten yoksun itirazlarının iptali ile takibin devamına, itiraz haksız ve kötü niyetli olmakla davalı-borçlunun %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini, davalı-borçlu şirketin icra dosyasına vaki haksız ve kötüniyetli itirazının iptali ile takibin devamına, haksız ve kötüniyetli itiraz nedeni ile davalı-borçlu şirketin %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu icra takibinin, taraflarına tebliğ edildiğini, taraflarınca haklı olarak, 27.09.2016 tarihinde icra takibine kısmi itiraz edilip durdurulduğunu, bu halde, ...'nın huzurdaki davada, ileriye sürdüğü iddiaların gerçekleri yansıtmadığının çok açık ve net olduğunu, ...'nın, söz konusu icra takibiyle ve huzurdaki davada yer alan talepleriyle, gerçekleri kendi lehine çarpıtarak, haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, açılan davanın kabulünün mümkün olmadığını belirterek söz konusu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca iptali ile İİK 67/2.maddesi uyarınca icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir.
Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, ... 3. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası, faturalar, ticari defter kayıtları, sözleşme, hakediş raporu, BA-BS formları ve bilirkişi raporları delil olarak değerlendirilmiştir.
HMK'nın 266/1. maddesi gereği mahallinde icra olunan keşfe istinaden hazırlanan 07/11/2019 tarihli bilirkişi raporunda; davalının taahhüdünde bulunan “... İli, ... ilçesi,... İşinin” ... İzleme Müdürü tarafından 30.12.2016 tarihinde onaylanan Son Hak Ediş Raporu ile tamamlandığı, davalıya herhangi bir gecikme cezası ve/veya kesinti uygulanmadığı, bu son hak ediş raporunun onaylanmasının inşaatın projesine ve ruhsatına uygun bir şekilde tamamlanmış olduğunu göstermesi nedeniyle yerinde eksik bir imalatın kalmış olamayacağı, bu nedenle de davacının taşeron olarak yaptığı işlerden kaynaklanan bir gecikmeden söz edilemeyeceği, davacının yükümlülüğünde olan “Her Türlü Alüminyum Pencere Kapı ve Alüminyum İşlerinin” davacı tarafından geciktirildiğine ilişkin dava dosyasına her hangi bir belge sunulmadığı, aralarında düzenlendikleri sözleşmede olmamasına rağmen faturalardan anlaşıldığı kadarıyla davacının alüminyum kapı ve pencere ve her türlü alüminyum işi haricinde paslanmak çelik işlerini (korkuluk, saçak vb.) de yaptığı, dolayısıyla yine dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre sözleşme kapsamının genişlediği de göz önünde bulundurulduğunda bir gecikmeden söz edilemeyeceği, dava dosyasında sunulmuş kesin hesaba ilişkin bir bilgi ve belge bulunmaması, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin birim fiyat bedelli olması, sözleşme kapsamına dahil olmaya işlerin de davacı tarafindan yapıldığı göz önünde bulundurulduğunda davacının yaptığı işin toplam bedeli ancak düzenlenen faturalardan anlaşılabildiği, dava dosyasına sunulmuş davacı tarafından davalıya düzenlenen faturaların toplam bedelinin 690.492,32-TL olduğu, bu bedelin ne kadarının ödendiği, bakiye ne kadar borç kaldığı ile ilgili değerlendirmenin mali inceleme ile belirlenebileceği bildirilmiştir.
... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne yazılan talimat marifeti ile davalı...Şirketi'nin dava konusu da dikkate alınarak iddia, savunma ve toplanan deliller kapsamında değerlendirme yapılması açısından davacının alacağının varlığı ve miktarının hesaplanması için davalının defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle hazırlanan 16/06/2020 tarihli bilirkişi raporunda; davalı şirket defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yaptırıldığı, zamanında yaptırılan tasdiklerden dolayı borç ve alacağın izah ve ispatında Ticari defterler sahibi lehine delil olarak kullanılabileceği, davalı şirketin kayıtlarına göre davalı şirketin davacı şirkete borcu olmadığı, davacı şirketin faturalarının davalı ... Şirketi yerine, ... vergi numaralı ... kesmiş olması nedeniyle davalı ile davacı arasında husumet olmadığı bildirilmiştir.
... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne yazılan talimat marifeti ile toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle; davalı vekilinin 01.12.2022 tarihli dilekçesinde bildirdiği adreste inceleme yapılması suretiyle davalı ... A.Ş. ile ... Ltd. Şti.'nin oluşturduğu adi ortaklığa ait defterlerinin açılış ve kapanış tasdikleri olup olmadığı usulüne uygun tutulup tutulmadığı, icra takibindeki borcun sebebi cari hesap alacağı nedeniyle adi ortaklık defterlerinde kayıt olup olmadığı, kayıt var ise bu kapsamdaki hangi faturaların kayıtlı olduğu veya ne şekilde kayıt bulunduğu, davalının veya adi ortaklığın icra takibi öncesi, icra takibi sonrası veya dava sonrası ödemesi olup olmadığının, ticari defterler ve kayıtlar itibariyle davacıya karşı icra takip tarihi ve dava tarihi itibariyle alacak-borç durumunun tespiti hususunda hazırlanan 17/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda, davacı şirket tarafından davalı aleyhine iş bu davanın konusunu oluşturan ... 3, İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 226.873,95 TL asıl alacak ve 11.691,78 TL'de işlenmiş faiz olmak üzere toplam 238.565,73 TL üzerinden 05.09.2016 tarihinde takip başlatmış olduğu, her iki tarafın da ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinde; takip tarihi olan 05.09.2016 tarihinden önce 02.09.2016 tarihinde iş ortaklığı tarafından davacı şirkete 25.682,40 TL ödenmiş olduğu ve kayıtlara göre icra takip tarihi itibariyle asıl alacağının (226.873,95 - 25.682,40) 201.191,55 TL olarak hesaplandığı, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede de davacı şirketin alacağının 201.191,55 TL olduğu, bu alacağın 29.695,35 TL'lik kısmının hak edişlerden kesilen teminatlardan, 171.496,20 TL'lik kısmının ise hak ediş alacaklarından kaynaklandığı, davalı şirket tarafından icra dosyasına ticari defter ve kayıtlarında hak edişlerinden kesilen teminatlar dışında kalan tutar olan 171.496,20 TL'nin 06.10.2016 tarihinde ödenmiş olduğu, ayrıca bu tutarın ferileri içinde 07.10.2016 tarihinde de 33.196,96 TL ödendiği, bu kapsamda taraflar arasındaki ihtilafın, iş ortaklığı tarafından davacının hak edişlerden kesilen 29.695,35 TL'lik teminat tutarlarından kaynaklanması nedeniyle, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında teminat tutarlarının iadesi koşullarının oluşup oluşmadığının irdelenmesi gerektiği, taraflar arasında imzalanan sözleşme ile 07.11.2019 tarihinde sunulan rapor dikkate alınarak icra takip tarihi itibariyle teminatın iadesi koşullarının oluşup oluşmadığı hususunun Mahkemenin takdirinde olduğu bildirilmiştir.
Davacı tarafın dava konusunda dair ilgili dönemleri içeren ticari kayıtları ve defterleri üzerinde dosyanın mevcut durumu ile iddia, savunma ve toplanan deliller kapsamında ayrıca davalı kayıtlarına dair alınan bilirkişi raporu da gözetilerek ve tarafların bu rapora karşı beyanları da değerlendirilerek hazırlanan 05/02/2022 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında, dosya mevcudu, davacı şirketin 2015 ve 2016 yılına ait ticari defterleri, bilirkişi kurulu raporları, dava dosyası ile yine bu kayıtların dayanağı belgelerin muhasebesel yönden tetkiki sonucunda ve raporumuzun içinde açıklanan nedenlerle incelenen davacı şirkete ait 2015 ve 2016 yılı Ticari defterlerinin açılış tasdikleri ile yıl sonunda yaptırılması gereken kapanış tasdiklerinin yasal süresinde TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun yaptırılmış olduğu ve davacı şirketin 2015 ve 2016 yılı ticari defterlerini TTK. hükümlerine göre usulüne uygun tutmasından dolayı davacı şirketin 2015 ve 2016 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, mali yönden incelemeler ve değerlendirmeler neticesinde, davacı şirketin davalı yandan 21.867,05 TL olan alacağını 03.01.2016 tarihinde ...'nın cari hesabına virman kaydı yaptığı, bu nedenle de 31.12.2016 tarihi itibariyle davalı yandan herhangi bir alacağının bulunmadığı, davacı şirketin düzenlediği faturalardan kaynaklı olarak dava dışı ... Ortaklığından 31.12.2016 tarihi itibariyle 68.218,55 TL alacağının bulunduğu bildirilmiştir.
İtiraz iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 maddesinde: "(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4945/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren 1 sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığı ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik: 9/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.(2) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/11 md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır" düzenlemesine yer verilmiştir.
Borçlunun itirazı üzerine takibin durması ile birlikte alacaklı açtığı itirazın iptali davasında takip talebinde talep ettiği alacağının bulunduğunu ispat külfeti bizzat kendisindedir. Ancak davalı borçlunun İcra Dairesinde vermiş olduğu itiraz dilekçesinin içeriği ya da cevap dilekçesinin içeriğine göre ispat külfeti yer değiştirebilecektir. İtirazın iptali davası icra takibinin uzantısıdır ve iki dosya bir birlik oluşturmaktadır.
"Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının senetlerin ödenmiş senetler olduğunu iddia ederek ödemeye ilişkin belgeler ibraz etmiş ise de, ödemenin kanıtı olarak sunulan belgelere göre ödemenin Zekeriya İpek adlı şahsa yapıldığı ve bu şahsın (dosyadaki bilgilere göre) davacı şirket ile ilgisinin bulunmadığının anlaşıldığı, davalının senet bedellerini ödediğini ispat edemediği, 19.10.2015 tarihli bilirkişi raporunun denetime elverişli içeriği itibariyle doğru olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının ... 7. İcra Müdürlüğü’nün ...sayılı icra takibine yaptığı itirazın 3.600 TL ana para ve 5.356,27 TL işlemiş faiz yönünden iptaline, takibin takip tarihi itibariyle bu miktar üzerinden devamına, inkar tazminatının şartları bulunmadığından reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Davacının temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede alacak belgeye dayanıp likit ve belirlenebilir mahiyette olup, İİK’nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken bu isteğin reddine karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 24/11/2016 tarih, 2016/4405 Esas 2016/15076 Karar sayılı ilamı)"
İcra inkar tazminatının düzenlenmesinin amacının, borçlunun ödeme emri üzerine icrada borcunu inkar etmesini önlemektir. Yüzde yirmilik oran en az tazminat miktarını ifade etmektedir. Mahkemece daha fazla tazminata da hükmedilebilir. İcra inkar tazminatı asıl alacak üzerinden hesaplanır ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi de şartlara bağlanmıştır. İcra inkar tazminatının şartları ise şunlardır:
1-Geçerli bir icra takibi bulunmalıdır.
2-Borçlu geçerli bir itirazda bulunmuş olmalıdır.
3-Süresi içerisinde açılmış olan bir itirazın iptali davası bulunmalıdır.
4-Alacaklı icra inkar tazminatını talep etmiş olmalıdır.
5-Borçlunun itirazının haksız olduğu kararı verilmelidir.
6-İtirazın iptali davasında alacak likit olmalıdır.
İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının kötü niyeti aranmaz. Sadece itiraz etmiş olması yeterlidir.
Yukarıda yer verilen ilkeler ve bilgiler ışığında dava dilekçesi, cevap dilekçesi, yazı cevapları, tarafların bildirdiği belgeler, ... 3. İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyası, faturalar, ticari defter kayıtları, sözleşme, hakediş raporu, BA-BS formları ile 17/11/2023 tarihli bilirkişi raporu, 05/02/2022 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; iş bu itirazın iptali davasının İİK'nun 67/1. maddesi uyarınca 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davanın takipteki 238.565,73 TL alacak talebine teminatın iadesine ilişkin asıl alacak dışında kalan asıl alacak olan 171.496,20 TL'nin borçlu tarafından kabul edilmesine rağmen asıl alacağın tüm ferileri ile teminatın iadesi hususundaki asıl alacak kalemlerinden ibaret 67.069,53 TL tutarındaki kısma borçlu tarafından itiraz edilmesi sebebiyle davacı tarafça itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemiyle açıldığı dosya kapsamında alınan 07.11.2019 tarihli bilirkişi raporu ile teminatın iadesi koşullarının oluşmadığının değerlendirildiği anılan raporun dosya kapsamına uygun, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli bulunduğundan Mahkememizce hükme esas alınmış, alacak talepleri yönünden ise ; davacı şirket tarafından davalı aleyhine iş bu davanın konusunu oluşturan ... 3, İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 226.873,95 TL asıl alacak ve 11.691,78 TL'de işlenmiş faiz olmak üzere toplam 238.565,73 TL üzerinden 05.09.2016 tarihinde takip başlatmış olduğu, her iki tarafın da ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinde; takip tarihi olan 05.09.2016 tarihinden önce 02.09.2016 tarihinde iş ortaklığı tarafından davacı şirkete 25.682,40 TL ödenmiş olduğu ve kayıtlara göre icra takip tarihi itibariyle asıl alacağının (226.873,95 - 25.682,40) 201.191,55 TL olarak hesaplandığı, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede de davacı şirketin alacağının 201.191,55 TL olduğu, bu alacağın 29.695,35 TL'lik kısmının hak edişlerden kesilen teminatlardan, 171.496,20 TL'lik kısmının ise hak ediş alacaklarından kaynaklandığı, davalı şirket tarafından icra dosyasına ticari defter ve kayıtlarında hak edişlerinden kesilen teminatlar dışında kalan tutar olan 171.496,20 TL'nin 06.10.2016 tarihinde ödenmiş olduğu, ayrıca bu tutarın ferileri içinde 07.10.2016 tarihinde de 33.196,96 TL ödendiği, bu kapsamda taraflar arasındaki ihtilafın, iş ortaklığı tarafından davacının hak edişlerden kesilen 29.695,35 TL'lik teminat tutarlarından kaynaklandığı bu bağlamda davacının davalıdan 55.377,75 TL asıl alacak, 11.691,78 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 67.069,53 TL alacak talebinde bulunabileceği kanaatine varılmakla 17/11/2023 tarihli bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli bulunduğundan Mahkememizce hükme esas alınarak taleple bağlılık ilkesi mucibince; davanın kabulü ile ... 3. İcra Müdürlüğünün... E sayılı dosyası ile başlatılan takibin 67.069,53 TL'lik kısmına yönelik itirazın iptali ile takibin itiraz edilen kısım yönünden 55.377,75 TL asıl alacak, 11.691,78 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 67.069,53 TL alacak üzerinden takipteki diğer koşullarla birlikte devamına, alacak miktarının likit yani belirlenebilir bir alacak miktarı olduğu kanaati ile, İİK'nın 67/2 maddesi uyarınca hükmolunan 67.069,53-TL'nin %20'si oranında (13.413,90-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;
1-Davanın KABULÜ ile ... 3. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile başlatılan takibin 67.069,53 TL'lik kısmına yönelik itirazın İPTALİ ile takibin itiraz edilen kısım yönünden 55.377,75 TL asıl alacak, 11.691,78 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 67.069,53 TL alacak üzerinden takipteki diğer koşullarla birlikte devamına,
2-Takip tarihinden sonra ancak dava tarihinden önce yapılan tahsilatın tahsilde tekerrüre sebebiyet verilmemesini teminen infaz aşamasında icra müdürlüğünce dikkate alınmasına,
3-Hükmolunan 67.069,53-TL'nin %20'si oranında (13.413,90-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 4.581,51-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 31,40-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 4.550,11-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan 31,40-TL peşin harç, 31,40-TL başvurma harcı, 5.700,00-TL bilirkişi ücreti, 607,90-TL posta giderleri olmak üzere toplam 6.370,70-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.28/03/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!