T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/168 Esas
KARAR NO : 2024/196
DAVA : Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/02/2018
KARAR TARİHİ : 14/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; müvekkili hakkında ... 29.İcra Müdürlüğü’nün... Esas sayılı dosyası ile ... ödeme emri ile ilamsız takip yapıldığını, söz konusu takibe konu ödeme emrinin 17.02.2017 tarihinde TK md.35'e göre kapıya yapıştırılmak suretiyle tebliğ edildiğini ve müvekkilinin takipten haberdar olmadığını, bu nedenledir ki itiraz süresinin kaçırıldığını, davalı ... A.Ş. ile müvekkili şirket arasında 30.07.2015 tarihinde "beton parke, bordür ve yağmur oluğu imalatı ile uygulama işi" konulu eser sözleşmesinin akdedildiğini, işbu sözleşmenin, müvekkili şirket yüklenici (alt işveren) sıfatı ile ... ili, ... ilçe, ... Mahallesi, tapuda 1130 Ada 13 Parsel noda yapılı ... bulunduğu taşınmazdaki çevre düzenlemesi ve peyzaj işlerinin yapılması amacıyla davalı şirket ile imza altına alındığını, taraflar arasında, müvekkili şirketin yaptığı işin, ölçü birim fiyatı üzerinden anlaştıklarını ve bu şekilde işin bedelinin belirlendiğini, yapılan işin imalatı ve uygulamasının müvekkili şirket tarafından yapıldığını, takibe konu faturanın müvekkiline tebliğ edilmediğini, takibe dayanak gösterilen ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyasındaki bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, kaldı ki işbu raporun müvekkiline tebliğ edildiğinde gerekli itirazların yapıldığını, bilirkişi raporuna göre eksik olduğu iddia edilen hususları ayrı ayrı değerlendirmek gerekirse;
-B Blok çevresinde parke ve bordürlerde ciddi oturmalar olduğu,
-A ve B Blok arasında binaların kuzey tarafında bulunan alanda parke ve bordürlerde ciddi oturmalar olduğu,
-Alanda yapılı yağmur oluklarının bazı kısımlarda eğimlerinin uygun olmadığı,
-Alanda yapılı parke ve bordürlerin arsanın bazı kısımlarında açılmaların olduğu,
-Alanda yapılı parkelerin kısmen belli bölgelerde küçük çökmeler yaptığı,
İşin yapıldığı yerin toprak yapısı kaymaya müsait olup, jeolojik olarak heyelan bölgesi olduğunu, bu nedenle zaman içerisinde ve hava durumuna (havanın bol yağışlı olması) bağlı olarak oturmanın olması olağan olup, şu an bile aynı yerde oturmaların devam ettiğini, bu nedenle bu durumun müvekkilinin imalat ve uygulamada kusurunun olmadığını gösterdiğini,
-A-B ve C Blok çevresine toplayıcı konumda yağmur oluğu yapılmamış olduğu,
Davalı şirket tarafından bu hususun yapılması talep edilmediğinden A-B ve C Bloklarının yağmur oluğunun yapılmadığını,
-A Bloğun kuzey tarafında bulunan çocuk oyun alanın bulunduğu bölümde ciddi oturmalar olduğu,
Çocuk park alanının sadece bordürünün müvekkili tarafından yapıldığını, içerisindeki oyun alanı, malzemeler ve bunların yerleştirmesinin müvekkiline ait olmadığını, raporda yer alan bir nolu resim incelendiğinde bu hususun daha rahat tespit edilebileceğini, takibe konu 25/12/2016 tarihli fatura incelendiğinde, 135.000,00-TL yansıtma bedeli ve 15.000,00-TL gecikme cezası bedeli ve 24.300,00-TL KDV olmak üzere toplam 174.300,00-TL fatura bedelinin müvekkili şirket adına kesilmişse de müvekkiline tebliğ edilmediğini, takibe konu faturayı kabul etmediklerini, şöyle ki; 135.000,00-TL yansıtma bedeli adı altında fatura kesilmişse de yansıtma bedelinin ne olduğunun belli olmadığını, müvekkili şirketin yapılan işte kusurunun bulunmadığını, oturma ve çökmelerin zemin yapısı ile ilgili olduğunu, yine davalı tarafça taşınmaz üzerinde yapılan döşemelerin müvekkiline ait olduğunu, zira müvekkiline ait malzemelerin sökülüp aynı malzemelerin yeniden döşendiğini, bu durumda davalı tarafça ilave masraf yapılmamış olduğundan söz konusu talep haksız olup, davalı şirketin sebepsiz zenginleşmesine neden olduğunu, kaldı ki, taraflar arasında akdedilen sözleşmede ''yansıtma bedeli'' adı altında talep edilebilecek bir alacak kaleminin de bulunmadığını, yine söz konusu faturada 15.000,00-TL gecikme cezası adı altında alacak kaleminin bulunduğunu, müvekkilinin işi geç teslim etmediğini, yine fatura da yer alan 24.300,00-TL miktarlı KDV tutarını da kabul etmediklerini, zira hesap yapıldığında KDV tutarının dahi örtüşmediğini, davalı şirketin, müvekkiline ait malzemelerle düzeltmeler yaptığını ve bu işin bedelinin de takibe konu fatura miktarı kadar olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve oldukça fahiş olduğunu, bu durumun, müvekkili şirketin hak kaybına neden olduğu gibi davalı şirketin ise haksız zenginleşmesine sebebiyet verdiğini, davalı şirket tarafından yapılan haksız takip nedeniyle müvekkili şirkete ait araçların bağlandığını ve müvekkilinin iş yapamaz hale geldiğini beyanla davanın kabulü ile, müvekkillerinin ... 29.İcra Müdürlüğü’nün ... takip sayılı dosyası kapsamında, alacaklı görünen ...’ye borçlu bulunmadığının tespitine ve neticede takibin iptaline, söz konusu dosya kapsamında bu davanın öncesinde ve devamı esnasında müvekkilinden cebren tahsilât yapılması halinde bu tutarların istirdadına ve tahsil tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faiziyle aksi kanaat halinde yasal faizi ile müvekkiline iadesine, takibe kötü niyetli olarak müvekkilinden yasal bir alacak hakkı olmadığı bilinerek başlanması karşısında davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine ve davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA /
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; müvekkili aleyhine ikame olunan davanın haksız, mesnetsiz ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili şirketin Yüklenici /Alt İşveren olarak davacı şirket ile anlaştığını ve 30.07.2015 tarihinde davacı şirket ile "Beton Parke, Bordür ve Yağmur Oluğu İmalatı ve Uygulama İşi" sözleşmesinin imzalandığını, davacı yüklenicinin sözleşme uyarınca kilit parke, bordür ve yağmur oluğu kısacası çevre düzenlemesi ve peyzaj iş ve imalatlarını sözleşme şartlarına, eklerine, mevzuata, projeye uygun ve kusursuz olarak teslim etmekle yükümlü olduğunu, hal böyleyken davacı şirketin, sözleşmeye aykırı olarak istenilen evsafta malzeme kullanmaması ve yanı sıra düşük işçilik kalitesi nedeniyle yapılan işin bir süre sonra (Sözleşmenin 13.8.maddesi uyarınca 5 yıllık garanti süresi içinde) çöktüğünü ve kullanılamaz hale geldiğini, devamında müvekkili şirketin mevcut durumunun tespiti maksadıyla ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesine başvurduğunu ve tespit yaptırdığını, ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyasıyla alanında uzman Peyzaj Mimarı ve İnşaat Mühendisi bilirkişiler tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda;
-B Blok çevresinde parke ve bordürlerde ciddi oturmalar olduğu,
-A ve B Blok arasında binaların kuzey tarafında bulunan alanda parke ve bordürlerde ciddi oturmalar olduğu,
-Alanda yapılı yağmur oluklarının bazı kısımlarda eğimlerinin uygun olmadığı,
-Alanda yapılı parke ve bordürlerin arsanın bazı kısımlarında açılmaların olduğu,
-Alanda yapılı parkelerin kısmen belli bölgelerde küçük çökmeler yaptığı,
-Sadece site girişinde B Blokun güneyinde ve önünde yapılan dairesel peyzaj düzenlemesinde yaklaşık 500 m2'lik alanda yapılan işin uygun olduğunun tespit edildiğini ve nihayetinde kullanılamaz haldeki mevcut (davacı şirket tarafından yapılan) işin;
1-Sökülüp kaldırılarak siteden çıkartılması,
2-Yeniden yapılması için dolgu, tesviye ve sıkıştırma yapılması,
3-2.700 m2 parke yapımının malzeme ve işçiliği,
4-1.150 metre bordür yapımının malzeme ve işçiliği,
5-700 metre yağmur oluğu yapımının malzeme ve işçiliğinin tamamının yeniden ve sıfırdan yapılması maliyetinin KDV hariç 90.000,00-TL olduğunun tespit edildiğini, müvekkili şirket tarafından yapılan tüm işlemlerin sözleşmeye uygun, yasal ve yerinde olduğunu, taraflar arasından imzalanan 30.07.2015 tarihli sözleşmenin;
13.8. maddesiyle sözleşme kapsamındaki iş ve imalatların 5 yıl boyunca yüklenici garantisinde olduğu,
13.5. maddesiyle malzeme, işçilik, montaj ve benzeri hatalardan kaynaklanan kusur ve noksanların bedelinin tamamen yüklenici (davacı şirket) tarafından karşılanacağı,
15.1. maddesiyle yüklenici tarafından yapılmayan sözleşme konusu işlerin bedelinin %50 fazlasıyla yine yükleniciye yansıtılacağı,
Ve yine 11.5. maddesiyle gecikme durumunda sözleşme bedeli üzerinden günlük %0,5 gecikme cezası ödeneceğinin kararlaştırıldığını,
4.1. Maddesiyle, sözleşmenin imzalandığı tarihten başlamak üzere 20 (yirmi) takvim günü olduğunu,
10.1 maddesiyle, sözleşme ve eklerinde belirtilen şartlarda işlerin sabit birim fiyat esaslı yapılması bedelinin tahminen 100.000,00-TL olduğunu, müvekkili şirketin raporla tespit edilen 90.000,00-TL + 16.200,00-KDV olmak üzere toplam 106.200,00-TL'sini %50 fazlasıyla 159.300,00-TL'yi yansıtma bedeli olarak yine sözleşmenin 11.5.maddesi uyarınca çok daha fazla olmasına rağmen 15.000,00-TL'yi gecikme cezası olarak toplam 174.300,00-TL'yi ... 40.Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacı şirketten talep ettiğini, her ne kadar davacı taraf, yansıtma ve gecikme bedelinin nasıl hesaplandığının belli olmadığını belirtse de hesaplamada belirtildiği üzere, sözleşme hükümlerine göre yapıldığının son derece açık ve anlaşılır olduğunu, yanı sıra, sözleşme konusu işi süresinde teslim ettiğini iddia eden davacı tarafın bu iddiası da gerçek dışı olup ispata muhtaç olduğunu, müvekkili şirketin, sözleşme uyarınca en geç 18/08/2015 tarihinde işi teslim etmesi gereken davacı şirkete, teslimde gecikmesi üzerine ... 40.Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ettiğini ve en geç 1 hafta içinde sözleşme konusu işi teslim etmesini ihtar ettiğini, söz konusu ihtarnamenin tarihi itibariyle dahi davacı şirketin teslimde 9 gün gecikmiş durumda olduğunu, ihtarname tebliğine de rağmen davacı şirketin verilen sürede işi teslim etmediğini, ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyasıyla tespit yaptıran müvekkili şirketin 25/02/2016 tarihinde Mahkeme nezaretinde keşif yapıldıktan sonra 11/04/2016 tarihinde bu defa dava dışı ... çevre düzenlemesine ilişkin sözleşme imzaladığını ve dava konusu iş ve imalatları bu firmaya yaptırdığını, bu sözleşme kapsamında yapılan iş ve imalata karşılık ...'a 122.526,48-TL ödeme yapıldığını, davacı şirketin sözleşmede yazılı adresine gönderilen ihtarnameye rağmen davacı yüklenicinin söz konusu 174.300,00-TL borcunu ödememesi üzerine müvekkili şirketin ... 29.İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasıyla davacı şirket hakkında takip başlattığını, davacı tarafın ''işin yapıldığı yerin toprak yapısı, heyelan bölgesi olması, havanın bol yağışlı olması vs.'' yersiz bahanelerle yaptığı iş ve imalatta kusur olmadığını belirtip iş sahasına ve iklim koşullarına kusur bulmasının ve sadece bu iddiaya sarılarak sorumluluktan kurtulmaya çalışmasının basiretli tacir yaklaşımına yakışmadığını, şöyle ki; davacı şirketin, yapacağı işi de işin yapılacağı yeri de bildiğini ve buna göre, bunları bilerek ve dikkate alarak bu şartlarda sözleşmeyi imzaladığını, sözleşmenin 3.1. vd. maddeleri dikkate alındığında davacının iddialarının hiçbir hükmünün olmadığının açık ve sabit olduğunu, bu durumların yanı sıra davacı şirketin işin yapımı sırasında müvekkili şirkete bu yönde hiçbir ihtar ve ihbarda bulunmadığını, kaldı ki öyle dahi olsa; davacı şirketin ... merkezli olup işin yapıldığı yeri ve iklim koşullarını ... firması olan müvekkili şirketten daha iyi bildiğini ve iş yerini de görüp bilerek teslim aldığını ve buna göre işi yaptığını, yine sözleşme konusu iş, müvekkili şirket tarafından daha sonra bir başka firma olan ...'a yaptırıldığını, raporda tespit edilen eksik ve hataların hiçbirinin ortaya çıkmadığını, davacı tarafın ''müvekkil şirketin yağmur oluğu yapılmasını talep etmediği'' iddiasının da tamamen gerçek dışı olduğunu, zira sözleşmenin isminin dahi ''...'' olduğunu, sözleşmenin birim fiyatlara ilişkin 10.2.maddesinde Yağmur Oluğu fiyatının ayrıca belirtildiğini beyanla haksız, mesnetsiz ve yasal dayanaktan yoksun ikame olunan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR
Davacı şirketin ticaret sicil kaydı celbedilmiş, davalı şirketin İTO kaydı çıkartılarak dosyamız arasına alınmış, davalı şirketin BA formları celbedilmiş, dava dışı ...'un BS formları celbedilmiş, ... 29.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası aslı celbedilmiş, ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesi' nin ... D.İş sayılı dosyası UYAP üzerinden celp edilmiş, dava konusu taşınmazın tapu kaydı ilgili tapu müdürlüğünden celp edilmiş, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporu alınmıştır.
... Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)'nin ... Talimat sayılı dosyasından 10/12/2019 tarihli duruşmada dinlenen davacı tanığı ...; ''Ben .... şantiye şefi olarak görev yapmıştım. ... İnşaat ise taşeron firmamızdır. Dava konusuna ilişkin sözleşme benden önceki dönemde yapılsa da ben bu sözleşmeye vakıfım. Sözleşmenin içeriğinde teknik şartname olur. Bu şartnamede yazılan şeyler taşeron firma tarafından harfiyen yapılmak zorundadır. Ancak eğer şartnamede yer almıyorsa taşeron firmanın konu edilen şeyleri yapma zorunluluğu yoktur. Davaya konu sözleşmenin uygulandığı yer yeni yapılmakta olan bir inşaat alanıydı. Ben bu şantiyeye geçtiğimde inşaat peyzaj aşamasındaydı. Burada çökmelerin yaşandığı söylenmekle bu normaldir. Çünkü eğer kilit taşların altında sıkıştırma işlemleri yapılmazsa çökme gerçekleşebilir ve taşeron ... da bu sıkıştırma işlemini yapmamıştır. Bu husus teknik şartnamede belirtilmediği için taşeron tarafından yapılmamıştır. Yağmur oluklarının eğimli olması ise bu çökmeler sonucu gerçekleşmiştir. Çökmelerin kot farkı oluşturma durumu söz konusudur. Aksi durumu biz zaten kendimiz kontrol edip böyle bir duruma mahal vermezdik. Aynı zamanda şartnamede bloklar çevresinde toplayıcı konumunda yağmur oluğu yapılması yazmıyordu. Bunlarla alakalı şirket tarafından ... İnşaate fatura düzenlendiğine ben bizzat şahit olmadım. Ancak aynı şirketin farklı bir şantiyesinde çalışırken oluşan çökme ve diğer zararların başka bir firmaya düzelttirilip bunun faturasını Yılmazlara gönderildiğini duydum. Fakat dediğim gibi net bilgiye sahip değilim. Bana gösterdiğiniz sözleşme benim de daha önce şantiyede incelediğim sözleşmedir. Ancak bu örneğin içerisinde teknik şartname bulunmamaktadır...'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizin 27/05/2021 tarihli duruşmasının (2) numaralı ara kararı ile; ''...Davacının iddiası, davalının savunması, değişik iş dosyası ile tüm dosya kapsamına göre; ... Nöbetçi ASHM (ATM sıfatıyla)'ye talimat yazılarak bir inşaat mühendisi, bir peyzaj mimarı (MUKADDES ÖZDEMİR VE RAMAZAN KİREMİTÇİ'den FARKLI BİLİRKİŞİLER SEÇİLEREK) ve bir jeoloji/jeoteknik mühendisi bilirkişisinden oluşacak heyet marifetiyle dava konusu proje uygulamasının bulunduğu mahalde keşif yapılarak;
-Öncelikle taraflar arasındaki 30/07/2015 tarihli ''Beton parke, bordür ve yağmur oluğu imalatı ile uygulama işi'' isimli Eser sözleşmesi kapsamında davacı tarafından üstlenilen edimlerin neler olduğunun tek tek tespiti,
-Davacı tarafından yerine getirilen edimlerin, geç yerine getirilen edimlerin, hiç yerine getirilmeyen edimlerin ve mevcut ise ayıplı edimlerin tespiti, ayıplı ifa söz konusu ise ayıbın mahiyetinin (gizli,açık) ne olduğu, süresinde ihbarda bulunulup bulunulmadığı,
-Davalı tarafça, sözleşme ediminin gereği gibi yerine getirilmemesi nedeniyle işin başkasına yaptırıldığı ve ifanın süresinde gerçekleştirilmediği iddiaları ile tanzim ettiği yansıtma bedeli ve gecikme cezası içerikli takibe dayanak fatura nedeniyle davacıdan alacaklı olup olmadığı, menfi tespit talebinin yerinde olup olmadığı,
Hususlarının, dosyada mevcut sözleşme, tanık anlatımı ve ihtarname ile diğer tüm deliller birlikte değerlendirilerek tespiti ile düzenlettirilecek raporun bir sonraki duruşma gününden önce mahkememize gönderilmesinin istenilmesine'' karar verilmiş ve işbu doğrultuda ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Talimat sayılı dosyasından İnşaat Mühendisi bilirkişisi ..., Jeoloji Mühendisi bilirkişisi ... ve Peyzaj Mimarı bilirkişisi ... tarafından tanzim edilen 08/04/2022 teslim tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;
- Dava konusu işin yapıldığı alanda, herhangi bir heyelan görüntüsüne rastlanmadığı,
-İşin bitirilip bitirilmediği hususunda, herhangi bir tutanak olup olmaması, işin tamamlanıp teslim edilmediği manasına gelmeyeceği, çünkü; Karabük belediyesinden bu inşaata ait iskan ruhsatı (Kullanma izin belgesi) alabilmek için çevre düzenlemesinin tamamlanmış olması şartının arandığı, dava konusu “Beton parke, bordür ve yağmur oluğu imalatı ile uygulama işi” eser sözleşmesinde belirtilen işler, çevre düzenlemesi kapsamında bulunan işler olduğu, inşaata ait İskan Ruhsatı alındığına göre, sözleşme konusu işin tamamlandığı,
-Dava dosyasında; Oturma ruhsatı (Kullanma izin belgesi) alınmasında, gecikme olduğu konusunda ve işin zamanında bitirilmediğine dair, davacı firmaya noterden yapılan bir ihtarnameye rastlanmadığı, bu nedenle; Davacı firmadan herhangi bir gecikme cezası kesilmesinin mümkün olmadığı,
- Keşif esnasında, dava dosyasında bulunan Bilirkişi Raporu ile tespit edilmiş noksanlıkların giderilmiş olduğunun görüldüğü, söz konusu Bilirkişi Raporunda sözü edilen noksanlıkların görülmediği gösteren fotoğraflara işbu raporda yer verildiği,
- Sahada gördükleri binde bir mertebesinde bile olmayan ve hata payı çerçevesinde görülen çökmelere ait fotoğrafların işbu rapora eklendiği,
-Keşif esnasında davaya konu olan Beton parke, bordür ve yağmur oluğu imalatı ile uygulama işinde herhangi bir sorunun tespit edilmediği,
-Projeler üzerinden yapılan inceleme de imalatların uygun olduğunun görüldüğü, kaldı ki alan zaman içerisinde yaşanan sorunların site yönetiminin kendi imkanları ile yaptırdıklarının tespit edildiği görüş ve kanaati bildirildiği, keşif zaptında ise Mahkeme Gözleminin ''... İli ... İlçesi ... Mahallesi 1130 Ada 13 parsel sayılı taşınmazın ... olarak bulunduğu, içerisinde A B ve C olarak 3 bloğun yer aldığı, A ve B bloğun arka kısmında çocuk oyun parkının bulunduğu, istinad duvarının beton ayaklarla desteklendiği, zemindeki taşlarda A blok ile sitenin çevrili olduğu alan arasındaki bir kısımda ezilmelerin bulunuğu görüldü'' şeklinde yer aldığı tespit edilmiştir.
Mahkememizin 06/10/2022 tarihli duruşmasının (1) numaralı ara kararı ile ;"...Davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlıkların halli ile davalının cevap dilekçesinin ekinde yer alan ... tarih, ... seri numaralı ve 77.155,48-TL ile ... tarih, ... seri numaralı ve 45.371,00-TL bedelli faturaların defterinde kayıtlı olup olmadığının tespiti için davalının 2015-2016, 2017 ve 2018 yılları ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde Mahkememizce re'sen seçilecek olan bir SMMM ve bir nitelikli eser sözleşmelerinde uzman bilirkişisi vasıtası ile bilirkişi incelemesi yaptırılmasına" karar verilmiş, davacı vekiline 06/10/2022 tarihli duruşma zaptının 17/10/2022 tarihinde usulüne uygun tebliğ edilmesine karşın davacı tarafça bilirkişi ücretinin inceleme gün ve saatine kadar yatırılmadığı, bilirkişi ücreti yatırılmadığından incelemenin yapılamadığına dair tutanak tutulduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin 16/02/2023 tarihli duruşmasının (1) numaralı ara kararı ile; "...Davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlıkların halli ile davalının cevap dilekçesinin ekinde yer alan ... tarih, ... seri numaralı ve 77.155,48-TL ile ... tarih, ... seri numaralı ve 45.371,00-TL bedelli faturaların defterinde kayıtlı olup olmadığının tespiti için davalının 2015-2016, 2017 ve 2018 yılları ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde Mahkememizce re'sen seçilecek olan bir SMMM ve bir nitelikli eser sözleşmelerinde uzman bilirkişisi vasıtası ile bilirkişi incelemesi yaptırılmasına" karar verildiği, bilirkişi ücreti ve tebligat gideri olmak üzere toplam 5.732,00-TL ücret takdir edildiği, -ispat külfetinin davalı tarafta olduğu anlaşılmakla- davalı vekiline 16/02/2023 tarihli duruşma zaptının 22/02/2023 tarihinde tebliğ edildiği ve davalı vekiline delil ikame avansının yatırılması için verilen 1 aylık kesin sürenin dolduğu, inceleme gün ve saatinden haberdar olduğunun anlaşıldığı ancak inceleme gün ve saati itibariyle takdir olunan bilirkişi ücretinin Mahkememiz veznesine depo edilmediği gibi davalı taraftan da gelen olmadığı anlaşıldığından 24/03/2023 tarihli incelemenin yapılamadığına dair tutanak tutulduğu anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, menfi tespit davasıdır.
... 29.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası kapsamından davalı/alacaklının davacı/borçlu hakkında toplam 184.120,49-TL alacağın ödetilmesi istemiyle örnek 7 ilamsız icra yolu ile icra takibinde bulunulduğu tespit olunmuştur.
HMK'nun 137.maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davacının taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında davacının üstlendiği edimleri süresinde ve ayıpsız olarak yerine getirip getirmediği, ayıp mevcut ise mahiyetinin ne olduğu, süresinde ihbarda bulunulup bulunulmadığı, davalı tarafça, sözleşme ediminin gereği gibi yerine getirilmemesi nedeniyle işin başkasına yaptırıldığı ve ifanın süresinde gerçekleştirilmediği iddiaları ile tanzim ettiği yansıtma bedeli ve gecikme cezası içerikli takibe dayanak fatura nedeniyle davacıdan alacaklı olup olmadığı, menfi tespit talebinin yerinde olup olmadığı, noktalarında toplandığı tespit edilmiştir.
Medeni Yasa'nın 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." Medeni Yasa'nın bu hükmü 6100 sayılı Hukuk Yargılama Yasası'nın 190. maddesi 1. fıkrasında bir başka biçimde yinelenmiş olup; " İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir" denilmiştir. Bu bağlamda kural olarak davanın taraflarından her biri iddiasını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.
İddia, savunma, dosya içeriği deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre; eldeki davada davacı taraf, taraflar arasında 30.07.2015 tarihli "beton parke, bordür ve yağmur oluğu imalatı ile uygulama işi" konulu eser sözleşmesinin akdedildiğini, işbu sözleşmenin, kendilerinin yüklenici (alt işveren) sıfatı ile ... ili, ... ilçe, ... Mahallesi, tapuda 1130 Ada 13 Parsel noda yapılı ... bulunduğu taşınmazdaki çevre düzenlemesi ve peyzaj işlerinin yapılması amacıyla davalı şirket ile imza altına alındığını, taraflar arasında, kendilerinin yaptığı işin, ölçü birim fiyatı üzerinden anlaştıklarını ve bu şekilde işin bedelinin belirlendiğini, yapılan işin imalatı ve uygulamasının kendileri tarafından yapıldığını, kendileri hakkında ... 29.İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile örnek no 7 ödeme emri ile ilamsız takip yapıldığını, takibe konu faturanın kendilerine tebliğ edilmediğini, takibe dayanak gösterilen ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyasındaki bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, kaldı ki işbu raporun kendilerine tebliğ edildiğinde gerekli itirazların yapıldığını, zira kendileri tarafından yapılan işte kusurlarının bulunmadığını, oturma ve çökmelerin zemin yapısı ile ilgili olduğunu, yine davalı tarafça taşınmaz üzerinde yapılan döşemelerin kendilerine ait olduğunu, zira kendilerine ait malzemelerin sökülüp aynı malzemelerin yeniden döşendiğini, bu durumda davalı tarafça ilave masraf yapılmamış olduğundan söz konusu talep haksız olup, davalı şirketin sebepsiz zenginleşmesine neden olduğunu, kaldı ki, kendilerinin işi geç teslim etmediğini, bu nedenle takipten dolayı davalıya borçlu olmadığını iddia etmiş, davalı taraf ise, kendileri aleyhine ikame olunan davanın haksız, mesnetsiz ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, kendilerinin Yüklenici/Alt İşveren olarak davacı şirket ile anlaştığını ve 30.07.2015 tarihinde davacı şirket ile "Beton Parke, Bordür ve Yağmur Oluğu İmalatı ve Uygulama İşi" sözleşmesinin imzalandığını, davacı yüklenicinin sözleşme uyarınca kilit parke, bordür ve yağmur oluğu kısacası çevre düzenlemesi ve peyzaj iş ve imalatlarını sözleşme şartlarına, eklerine, mevzuata, projeye uygun ve kusursuz olarak teslim etmekle yükümlü olduğunu, hal böyleyken davacı şirketin, sözleşmeye aykırı olarak istenilen evsafta malzeme kullanmaması ve yanı sıra düşük işçilik kalitesi nedeniyle yapılan işin bir süre sonra (Sözleşmenin 13.8.maddesi uyarınca 5 yıllık garanti süresi içinde) çöktüğünü ve kullanılamaz hale geldiğini, devamında kendilerinin mevcut durumunun tespiti maksadıyla ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesine başvurduğunu ve tespit yaptırdığını, kendileri tarafından yapılan tüm işlemlerin sözleşmeye uygun, yasal ve yerinde olduğunu, sözleşme konusu işi süresinde teslim ettiğini iddia eden davacı tarafın bu iddiası da gerçek dışı olup ispata muhtaç olduğunu, kendilerinin, sözleşme uyarınca en geç 18/08/2015 tarihinde işi teslim etmesi gereken davacı şirkete, teslimde gecikmesi üzerine .... 40.Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ettiğini ve en geç 1 hafta içinde sözleşme konusu işi teslim etmesini ihtar ettiğini, söz konusu ihtarnamenin tarihi itibariyle dahi davacı şirketin teslimde 9 gün gecikmiş durumda olduğunu, ihtarname tebliğine de rağmen davacı şirketin verilen sürede işi teslim etmediğini, kendilerinin Mahkeme kanalıyla tespit yaptırdıktan sonra 11/04/2016 tarihinde bu defa dava dışı ... çevre düzenlemesine ilişkin sözleşme imzaladığını ve dava konusu iş ve imalatları bu firmaya yaptırdığını, bu sözleşme kapsamında yapılan iş ve imalata karşılık ...'a 122.526,48-TL ödeme yapıldığını, davacı şirketin sözleşmede yazılı adresine gönderilen ihtarnameye rağmen davacı yüklenicinin söz konusu 174.300,00-TL borcunu ödememesi üzerine kendilerinin ... 29.İcra Müdürlüğü'nün...E. Sayılı dosyasıyla davacı şirket hakkında takip başlattığı iddiasıyla davanın reddini savunmuştur. Öncelikle taraflar arasında 30.07.2015 tarihli "Beton Parke, Bordür ve Yağmur Oluğu İmalatı ve Uygulama İşi" sözleşmesinin imzalandığı hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki ihtilaf ise, az yukarıda detaylı olarak belirtilmiştir. Taraflar arasındaki işbu anlaşma, TBK 470.madde gereğince bir eser sözleşmesidir. Eser sözleşmesi iş sahibinin ödemeyi taahhüt ettiği ücret karşılığında müteahhidin bir eser meydana getirmeyi ve teslim etmeyi üstlendiği iki taraf için hak doğuran ve borç yükleyen bir sözleşmedir. Eser sözleşmesinde iş sahibinin asli borcu TBK 470.maddesi çerçevesinde meydana getirilen eser karşılığında bir miktar pararın ödenmesidir. Eser sözleşmesinin kurulması ile birlikte müteahhit eseri imal ve teslim etme borcu altına girmektedir. Teslim, tamamlanmış olan eserin sözleşmenin ifası amacıyla verilmesidir. İş sahibi yalnızca eserin ilam edilmesini talep hakkına sahip değildir. Sözleşmede kararlaştırıldığı gibi eseri zamanında ve ayıpsız olarak teslimini talep hakkına sahiptir. İş sahibi eseri teslimde gecikirse iş sahibi borçlu temerrütü hükümlerine başvurabilir.
Eser sözleşmesinde yüklenicinin ayıptan sorumluluğu TBK'nın 474 ile 478. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Yüklenicinin ayıptan sorumlu olabilmesi için eserin iş sahibine teslim edilmesi, eserin ayıplı olması, eserin iş sahibi tarafından kabul edilmemiş veya kabul edilmek zorunda olunmaması, eserin iş sahibi tarafından muayene ve ihbar külfetinin yerine getirilmiş olması, eserdeki ayıbın iş sahibinin tutumanundan kaynaklanmamış olması ve son olarak ayıplı teslimden doğan hakların süresi içinde kullanılması gerekmektedir. Ayıp, teslim edilen eserde sözleşme ile kararlaştırılmış olan veya dürüstlük kuralına göre olması gereken ya da kanunun öngördüğü niteliklerin bulunmaması olarak nitelendirilir. Ayıplı olan her eserde sözleşmeye göre bulunması gereken bir nitelik eksiktir. Bu nedenle ayıplı bir eserin imali ve teslimi sözleşmenin gereği gibi ifa edilmediğini gösterir. Sözleşme konusu eserin bütün özellikleri sözleşme ile kararlaştırılmış olmasa dahi yüklenici kullanmaya elverişli ve normal bir eserin değeri kalitesinde taşıyan bir eser teslim etmekle yükümlüdür.
Eserin teslim alınmasından sonra açıkça görülen veya usulüne göre yapılan bir muayene ile görülebilen ayıplar açık ayıp, bu şekilde tespit edilemeyen ancak zaman içerisinde eser kullanılırken ortaya çıkan ayıplar ise gizli ayıp olarak nitelendirilir. TBK'nın 474/1.maddesi gereğince açık ayıplar bakımından iş sahibi işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve uygun bir süre içerisinde tespit ettiği ayıpların yükleniciye bildirmekle yükümlüdür. İş sahibi bu külfetleri yerine getirmezse ayıp dolayısıyla kendisine tanınan haklardan yararlanamayacaktır. Bu külfetlerin yerine getirilmemesi iş sahibinin yükleniciye karşı sorumluluğunu gerektirmemekte, sadece ayıplı eser teslimi dolayısıyla sahip olduğu haklardan yararlanamaması sonucunu doğurmaktadır. TBK'nın 477/1. maddesi gereğince gizli ayıplar açısından ise, ayıbın varlığı zaman aşımı süresi içerisinde vakit geçirilmeksizin yükleniciye bildirilmelidir. Görüldüğü üzere, muayene ve ihbar külfetini yerine getirmeyen iş sahibi eseri kabul etmiş sayılır ve yüklenicinin ayıptan dolayı sorumluluğu ortadan kalkar. Yukarıdaki açıklamalar, delil tespiti dosyası, bilirkişi raporu, duruşma zabıtları, tutanaklar ile TMK md.6 ve HMK md.190 hükümleri nazara alınarak, eldeki davada taraflar arasında akdedilen sözleşmenin eser sözleşmesi olması, davalının, davacının üstlendiği edimleri süresinde yerine getirmediği, ayıplı olduğu, bir kısım işlerin de yapılmadığını ve bu nedenle işi başkasına yaptırdığını ileri sürmesi, bu nedenle ispat külfetinin eldeki davanın menfi tespit davası olduğu da nazara alınarak davalının üzerinde bulunması ve fakat dosya içerisinde de yer alan 24/03/2023 tarihli incelemenin yapılamadığına dair tutanak nazara alındığında davalının üzerinde bulunmayan ispat külfetini yerine getiremediği başka bir deyişle iddialarını ispat edemediği kanaatine Mahkememizce varılmakla davanın kabulüne, ... 29.İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takibi nedeniyle davacının davalıya karşı borçlu olmadığının tespitine, bununla birlikte davalının takip başlatmakta haksız ve kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin yasal koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
Tüm bu nedenlerle Mahkememizce aşağıda yazılı bulunan hüküm tesis olunmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
H Ü K Ü M /
1-Davanın KABULÜNE, ... 29.İcra Dairesi'nin .... esas sayılı icra takibi nedeniyle davacının davalıya karşı borçlu olmadığının tespitine,
2-Davacının icra-inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 12.577,27-TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 3.144,32-TL harcın mahsubu ile bakiye 9.432,95-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 29.459,28-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 35,90-TL başvuru harcı, 3.144,32-TL peşin harç, 3.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 1.103,15-TL posta gideri olmak üzere toplam 7.283,37-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan 121,90-TL yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-HMK 333.maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avanslarından geriye kalan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin huzurunda, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/03/2024
Katip ...
¸
Hakim ...
¸
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!