WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Temmuz 2026

İSTANBUL 5. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/86 Esas
KARAR NO : 2024/304

DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/02/2024
KARAR TARİHİ : 08/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 02/02/2024 tarihli dava dilekçesinde, Müvekkil Şirket ... A.Ş. (...) Türkiye çapında güvenlik sektöründe yasalara uygun şekilde faaliyet gösteren köklü bir şirket olduğunu, elektronik güvenlik sistemlerinin kurulması ve Alarm Haber Alma Merkezi aracılığıyla bu sistemlerin izlenmesi alanında hizmet veren ülkemizin en büyük ve kurumsal şirketlerinden birisi olduğunu, Müvekkil Şirket ile davalı arasında 17.11.2017 tarihinde hizmet sözleşmesi akdedildiğini, davalı, Müvekkil Şirket’te Satış Müdür Yardımcısı olarak çalıştığını, davalının iş akdi 18.08.2021 tarihinde sona erdiğini, Müvekkil Şirket ile Davalı arasında iş sözleşmesini müteakiben 17.11.2017 tarihinde “Rekabet Yasağı Sözleşmesi” akdedilmiş olup davalı, ilgili sözleşmelerden kaynaklanan yükümlülüklerine aykırı hareket ettiğini, bu sebeple davalıya ... 47. Noterliği ... yevmiye numaralı... tarihli ihtarname keşide edildiğini, bu minvalde davalı hakkında huzurdaki işbu davanın açılması zarureti hasıl olduğunu, dava konusu uyuşmazlığın, davalı ile Müvekkil Şirket arasında akdedilen iş sözleşmesinin sona ermesinden sonraki rekabet yasağına ilişkin olarak düzenlenmiş olan Rekabet Yasağı Sözleşmesine aykırı davranması nedeni ile davalının ödemesi gereken cezai şartın tahsili ile ilgili olduğunu, her ne kadar bir dönem Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde rekabet yasağından kaynaklanan davalara bakmaya görevli mahkemenin İş Mahkemeleri olduğu yönünde kararlar verilmiş olsa da kısa süre önce yeniden bu davalarda ve özellikle iş akdi feshedildikten sonraki süreçte işlenen rekabet yasağına aykırı eylemlerle ilgili ikame edilecek davalarda Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunun belirtildiğini, ticari uyuşmazlıktan kaynaklanan zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu, ... tarihli... dosya, ...Arabuluculuk numaralı arabuluculuk son tutanağında da görüleceği üzere arabuluculuk, anlaşamama ile sonuçlandığını, müvekkil şirket ile davalı arasındaki iş sözleşmesinin feshedilmesinin ardından davalı, Müvekkil Şirket ile aynı faaliyet konusunda hizmet veren bir şirket olan ... ŞİRKETİ'nde çalışmaya başladığını, firma İto kayıtlarından görüleceği üzere, alarm ve güvenlik alanında faaliyet gösterdiğini, dava dışı ... odası kayıtlarından da anlaşılacağı üzere müvekkil şirketle aynı nace kodu olan 80.20.01 kapsamında faaliyetine başladığını, müvekkil şirket ile dava dışı şirketin faaliyet konusu aynı olduğunu, aynı alanda faaliyet gösterdiğini, dava konusu uyuşmazlığa konu olan olayda davalı ile müvekkil şirket arasında akdedilen Rekabet Yasağı Sözleşmesi geçerlilik şartlarının tümüne haiz olduğunu, dava dilekçesi ve cezai şart talepleri ile ilgili bir diğer hususun rekabet yasağı sözleşmesinde kararlaştırılan 2 yıllık rakip firmada çalışma yasağı ve belirlenen 1 yıllık brüt maaş tutarındaki cezai şartın uzun süreli ve fahiş olmadığı orantılı ve ölçülü olduğu yönünde olacağını, müvekkil şirket müşterileriyle ekseriyetle 24 ay süreli sözleşmeler akdettiğini, davalının rekabet yasağında belirtilen süre de bu süreye göre belirlendiğini, burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus ölçülülük ilkesi olduğunu, müvekkil açısından önem arz eden en önemli sır müşteri portföyü olduğunu, 24 ay süreyle sözleşmeyle bağlı olan müşterilerinin davalı veya herhangi bir personelinin rekabet yasağına aykırılığı sebebiyle müvekkil şirketle olan hukuki bağını sonlandırmak istemesi müvekkil şirket açısından büyük bir risk teşkil ettiğini, 2016 yılında müvekkil şirketin taraf olduğu bir dava dosyasında tanzim edilen bilirkişi raporunda müvekkil şirketin 2016 yılı ekonomik koşullarına göre 1 müşteriyi kazanım ve bu müşteriye verilecek hizmetin müvekkil şirkete yansıyan maliyetinin yaklaşık 6.000 TL olduğu hesaplandığını, günümüz ekonomik koşullarında bu tutar kat be kat daha fazla hesaplanacağını, dolayısıyla davacının müvekkil şirkette çalıştığı dönemde irtibatta olduğu müşterilerden yeni çalıştığı firmaya kazandırmaya çalışma ihtimali müvekkil şirket nezdinde ciddi bir zarar ve kar kaybı riski yarattığını, bunun önüne geçebilmek için de bu riskle ölçülü olacak süreyle sınırlı kalarak bir rekabet yasağı şartı getirildiğini, ayrıca günümüz ekonomik koşulları ve Türk Lirasının yaşadığı ciddi değer kaybı dikkate alındığında sözleşmede belirlenen tutar günümüz ekonomik koşullarına göre çok makul seviyede kaldığını, Rekabet Yasağı Sözleşmesinin ilgili hükümleri göz önünde bulundurulduğunda Davalı ile Müvekkil Şirket arasında geçerlilik şartlarına haiz Rekabet Yasağı Sözleşmesi akdedilmiş olup işbu sözleşmeye açıkça aykırı davranarak rakip şirkette işe başlayan Davalının son brüt ücreti üzerinden hesaplanan cezai şart bedelinin Müvekkil Şirket’e ödenmesi gerektiği hususu açıkça orta olduğunu, fesih bildiriminden de görüleceği üzere davalı’nın son brüt ücreti üzerinden hesaplanan 12 aylık brüt ücret toplamından şimdilik kısmi olarak 1.000 TL cezai şartın fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla tarafımıza ödenmesini talep ettiklerini, davalının fiilinin taraflar arasındaki Rekabet Yasağı Sözleşmesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 444. maddesi hükümlerine aykırılık taşıdığı davalının imzalamış olduğu mezkûr Sözleşme hükümlerini ihlalinde kusurlu bulunduğunun kabul edilmesi ve bu doğrultuda ilgili kanaate varılması huzurdaki dava dosyasına ilişkin olarak hukuka uygun olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulüne, davalı’nın, Rekabet Yasağı Sözleşmesi’ne aykırı davranması sebebiyle işbu sözleşmenin 5. maddesinde de belirtildiği üzere davalı’nın son brüt ücreti üzerinden hesaplanan 12 aylık brüt ücret toplamından fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik kısmi olarak 1.000,00 TL tutarındaki cezai şart tutarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkil şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı 27/02/2024 tarihli cevap dilekçesinde, davacı tarafça dosyaya sunulmuş olan 17.11.2017 tarihli iş ve rekabet yasağı sözleşmesinden de anlaşılacak olduğu üzere iş sözleşmesi ve rekabet yasağı sözleşmesinde TACİR DEĞİL işçi taraf konumunda olduğunu, halihazırda da ne esnaf odasına ne de ticaret odasına kaydı bulunduğunu, bu nedenle 17.11.2017 tarihli rekabet yasağı sözleşmesindeki yetki anlaşması hükmü kanunda aranan her iki tarafın tacir olması şartı sağlanamadığından kesin hükümsüz olup yukarıda esas numarası yazılı bu davanın HMK 6. ve 10. maddeleri uyarınca yetkili mahkeme olan mernis yerleşim yerim olan ... Mahkemeleri ve İcra Müdürlüklerinde açılması açılması gerektiğini, davacı tarafın mahkemeye sunduğu 17.11.2017 tarihli rekabet yasağı ve gizlilik sözleşmesi mahkemece incelendiğinde de anlaşılacağı üzere bu sözleşmeler maktu şekilde, yalnızca doldurulacak yerler boş bırakılarak, kabul etmiyorum kısmında gerekçe istenerek, kabul ediyorum kısmı gerekçesiz bırakılarak neredeyse tüm hükümleri davacı tarafın menfaatlerini koruyucu mahiyette ; tek yanlı ; genel ve soyut ifadelerle düzenlendiğini, hazırlamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu dikkate alındığında 17.11.2017 tarihli rekabet yasağı ve gizlilik sözleşmesinim hükümlerin nerede ise tamamının genel işlem koşulu sayılması gerektiğini, davaya konu rekabet yasağı ve gizlilik sözleşmesine bakıldığında, sözleşmenin ilk sayfasında işçinin çalıştığı bölüm , işçinin adı ve soyadı, iletişim kısımları, sayfanın dip kısmında bulunan il ve ilçe kısımları sonradan doldurulmak üzere boşluk bırakılarak düzenlendiğinini, gizlilik taahhüdünde yazılı onayın e-mail vasıtası ile dahi verilemeyecek olduğu ancak kağıt ve kalem kullanılarak imzaya yetkili tüm temsilcilerin ıslak imzası ile onay verebilecek olduğunu, rekabet yahut gizlilik yasağına aykırılık halinde son brüt asgari ücret üzerinden hesaplanacak fahiş bir cezai şart ödenecek olduğunun belirtildiğini, davacı şirketçe tek taraflı düzenlenerek ...'ya imzalatılmış olan sözleşme de 17/11/2017 tarihli rekabet yasağı sözleşmesi ile birebir aynı olduğunu, bu maktu sözleşmenin bu şekilde işçilere imzalatıldığını, davacı şirket yanında çalışmadan önce ...fabrikalar bayisini işlettiğini, İşlerin kötü gitmesi nedeni ile ortağım ile işi bıraktıklarını ve her birinin iş aramaya başladığını, bu süreçte çeşitli yerlere iş başvurusunda bulunduğunu ve 2-3 ay sonra davacı şirket tarafından çağrılması üzere derhal ...'dan ...'ya gittiğini, davacı şirket yetkilisi ile gerçekleşen görüşmesinin olumlu geçmesi, işe alınacak olduğundan sözleşmeleri okumadan imzaladığını, davacı tarafça dosyaya sunulan rekabet yasağı ve gizlilik sözleşmesinin düzenlendiği tarih iş sözleşmesinin tarihi ile aynıdır 17.11.2017 olduğunu, davacı şirketin dava dilekçesinde, iş sözleşmesinin sona ermesinin ardından rekabet yasağı sözleşmesine aykırı olarak aynı alanda çalışan ... A.Ş'de çalıştığımı, buna ilişkin olarak ... uygulaması üzerinden ilan verdiğimi, böylelikle müşteri portföyüne tehlikeye sokma ve davacı şirkete zarar verme ihtimalimin olduğunu iddia ettiğini, öncelikle mahkemece SGK kayıtları celp edildiğinde de anlaşılacak olduğu üzere 18.08.2021 iş sözleşmesinin sona erme tarihinden itibaren ... A.Ş'de çalışmam bulunmadığını, davacı şirket yanından ayrıldıktan sonrasında .. ilinde bir 3 gün bir de ...'de 10 günlük bir çalışması olduğunu, bunların ... değil, ... ve ...'de gerçekleşmiş çalışmalar olduğunu, davacı tarafça dosyaya sunulan ... ilanında ... Alarm Sistemleri yazdığını, bundan da anlaşıldığı üzere söz konusu ilan ... ilinde faaliyet göstermek amacı ile konulmuş bir ilandır. İlgili uygulamada hizmet vermek istenildiğinde hangi il ve ilçede hizmet verilebilecek olduğu seçilmek zorunda olduğunu, ... firması nezdinde davacı şirket ile aynı faaliyet konusu çerçevesinde Türkiye çapında yahut ... ili çerçevesinde herhangi bir faaliyetim olmadığı gibi söz konusu ilanın da ... ili ... ilçesi sınırlarında hizmet vermek üzere konulduğu Rekabet Yasağı Sözleşmesinin kapsamadığı açık olduğunu, bu nedenlerle yetki itirazı dikkate alınarak yetkisizlik kararı verilerek davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise ilgili sözleşmelerin genel işlem koşulu olduğu, rekabet yasağı alanında hareket edilmediği, cezai şartların fahiş olduğu itirazlarımız dikkate alınarak davanın esastan da reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalıya ait Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı kayıtlarında bulunan tüm bilgi ve belgelerin mahkememize gönderildiği görülmüştür.
Davalı adresinin ... olduğu tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda;
Davacının davalı aralarında bulunan sözleşme hükümleri gereğince davalının rekabet yasağının ihlal ettiği gereğince açmış olduğu dava da davalının adresinin ... olduğu her ne kadar davacı taraf davalı ile arasında bulunan rekabet yasağı sözleşmesinin 9. Maddesinde yetki sözleşmesi yapıldığı ve bu sebeple yetki sözleşmesi kapsamında ... Mahkemelerinin yetkili olduğunu belirtmiş ise de davalının gerçek şahıs olduğu gerçek şahıs olan davalı ile yetki sözleşmesi geçersiz olduğundan mahkememizce değerlendirilmiştir. Davacı taraf sözleşmenin ifa edildiği yer mahkemesinin de yetkili mahkeme olduğu ve bu sebeple yine ... Mahkemelerinin yetkili olduğu belirtmiş ise de davaya konu husumet taraflar arasındaki sözleşmenin sona ermesinden sonraki dönemde ki haksız rekabete ilişkin olduğundan sözleşme sonrası döneme ilişkin olarak sözleşmenin ifa edildiği yer mahkemesinin bir yetkisi bulunmadığından davalı taraf süresi içerisinde usule uygun şekilde yetki itirazında bulunduğundan, davacının adresinin ... , davalının adresinin de, ... olduğu, davacı tarafından davanın yetkili Ticaret Mahkemelerinde açılmadığı, yasal süresi içinde davalı tarafından yetki itirazında bulunulduğu anlaşıldığından Mahkememizin yetkisizliği nedeniyle davanın reddine, dosyanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, dava dilekçesinin yetkisizlik nedeniyle reddine, yetkili mahkemenin ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna, hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde dava dosyasının yetkili ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,
2-HMK'nun 331/2. maddesi gereğince görevsizlik ve yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretlerinin o mahkemenin hükmedeceği, gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceği ön görüldüğünden yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretleri konusunda bu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına,
3-Bakiye gider avansından karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, Davacı vekilinin ve davalı asilin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.08/05/2024

Katip
E-imzalıdır.

Hakim
E-imzalıdır.