T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/82 Esas
KARAR NO : 2024/340
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 01/02/2024
KARAR TARİHİ : 14/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, ... plaka nolu araç ile 09/09/2016 tarihinde müvekkili ...'a ait ... plakalı araç arasında ... güzergahında meydana gelen kaza neticesinde, araçta oluşan hasar ve değer kaybının talebi amacıyla ... 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ...karar sayılı dosyası açıldığını, müvekkili ile birlikte ...A.Ş.'nin davalı olduğu dosyadan yapılan yargılama neticesinde " davanın kısmen kabulü ile 38.505,88 TL hasar bedeli ile 24.887,37 TL değer kaybı tazminatının dava tarihi olan 10/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun poliçe limiti (58.000,00 TL) ile sınırlı tutulmasına.." karar verilmiş, karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş tarafından istinaf yasa yoluna başvurduğunu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nin 2019/584 esas ve 2021/733 karar sayılı ilamı kararı bozarak yerel mahkemeye geri gönderildiğini, ... 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...E. ...K.numarasını alarak dosyanın bilirkişiye verildiğini, yargılamalara ilişkin gerekçeli karar oluşturulduğunu, bu karar neticesinde ... A.Ş. Dosyayı ikinci kez istinaf ettiğini, dosyanın şu an İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi 2023/2630 Numarası ile istinaf incelemesinde olduğunu, ...Arabuluculuk başvurusu... Büro Dosya Numaralı, ... Arabuluculuk dosya numaralı dava şartı başvurusunun yapılmışsa da arabuluculuk huzurunda anlaşamama şeklinde son tutanak tutulduğunu, dava konusu kazaya ilişkin müvekkiline karşı yapılan icra takibinin itiraz süresinin kaçırıldığını, bu sebeple haciz baskısı altında müvekkilinin ... 9.İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasına icra vekalet ücreti, harç ve masraflar dahil olmak üzere 98.296,38-TL borcun tamamını ödemek durumunda kaldığını, poliçe limitinin tamamından sorumluluğu olan davalı ... A.Ş.'ye alacaklarını rücu etmekte olduklarını, bu nedenle dava açtıklarını, taraflar arasında akdedilmiş olan ... A.Ş nezdinde 16/10/2015-2016 tarihleri arasında geçerli ZMMS poliçesine istinaden davalı tarafından ödenmesi gereken hasar ve değer kaybı kalemleri ile dava harç ve masrafları, dava vekalet ücreti, icra harç ve masrafları, icra vekalet ücretleri ve bu alacak kalemlerine işlemiş olan takip öncesi ve sonrası faizlere karşılık gelmek üzere ödenen ücretin rücuen şimdilik 1.000,00 TL’sinin, dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Dava konusu 09/09/2016 tarihli trafik kazasına karıştığı belirtilen ... plakalı aracın trafik sigorta poliçesi müvekkili şirketçe temin edildiğini, bu trafik sigorta poliçe muhteviyatına göre şahıs başına daimi sakatlık ve ölüm teminatı ve maddi hasara yönelik karşı tarafa ödenebilecek tazminat tutarı sınırlandırıldığınıı, müvekkili sigorta şirketinden sigorta poliçesi ve diğer evraklar celbedildiğinde bu tutarın görüleceğini, poliçede azami teminat limitinin yazılı olmasının bu miktarın mutlak surette ödeneceği anlamına gelmediğini, karşı tarafın %100 kusurlu olduğunu iddia etmişse de trafik kazalarında kusur değerlendirmesi için görevlendirilen teknik bilirkişiler,polisler veya eksperler hukuk bilgileri olmadığı için, yalnızca trafik kurallarına uyulup uyulmadığı yönünden değerlendirme yapmakta, eylem ile zararlı sonuç arasındaki nedensellik bağını, zararın hangi eylem ve davranıştan doğduğunu dikkate almadığını, davacının dava dilekçesinde maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğu, manevi tazminat ancak haksız fiile neden olan araç sürücüsünden talep edilebileceğini, müvekkili şirketten manevi tazminat talebinde bulunulamayacağını, manevi tazminat talebi yönünden müvekkili şirket açısından husumet yokluğu gerekçesiyle davanın reddinin gerektiğini, davacının, maluliyet oranın belirlenmesi amacıyla adli tıp kurumundan kati raporunun alınmasına ve sakatlıktan kaynaklı sürekli iş görmezlik tazminatının hesaplanması için aktüer sıfatına sahip bilirkişinin görevlendirilmesi gerektiğini, davanın yasal süresi içerisinde açılmadığını, zamanaşımı yönünden itirazlarının değerlendirilmesini talep ettiklerini, husumet yönünden ise pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davada dava değeri belirli olmasına rağmen dava değeri üzerinden harç yatırılmadığını, bu sebeple sayın mahkemenizce eksik harç davacı tarafa ikmal ettirilmesini, aksi takdirde ise dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi talep ettiklerini, davacı tarafın usule aykırı olarak ikame ettiği maddi tazminat davasında şimdilik maddi zararın talep ve dava edildiğini, hasar değerinin belli olduğundan toplam hasar bedeli üzerinden harcın yatırılmasını, öncelikle davanın reddini, müvekkili şirketçe ilgili poliçe ve şartlar uyarınca şayet tazmini gerçekleştirilmiş bir tutar söz konusu ise buna ilişkin tutarların mahsubu ile herhangi bir sorumluluklarınnı bulunmadığından davanın reddini, davada temerrüdün bulunmadığından faiz talebinin reddini, belgeler dosyaya intikal ettikten sonra olabilecek talep,itiraz ve dava haklarımızın saklı tutulmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; ZMMS poliçesi kapsamında, davacı tarafça dava dışı şahsa ödenen bedelin rücuen davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde; tacir olan her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava olarak tanımlandıktan sonra, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalar belirlenmiş ve son olarak yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi koşulu ile havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların da ticari dava olduğu kabul edilmiştir. TTK'nın 5. maddesinde "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir" hükmü getirilerek görev hususunun kapsamı düzenlenmiştir.
28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketici; "ticari veya mesleki olmayan amaçlı hareket eden gerçek veya tüzel kişi" olarak 3/1-ı-bendinde ise tüketici işlemi; "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un 73/1. maddesinde, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakma görevinin tüketici mahkemelerine ait olduğu, 83. maddesinde ise, taraflardan birinin tüketici olduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.
Somut olayda, taraflar arasında Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında müteselsil sorumluluk ilişkisi nedeniyle davacı tarafça, aleyhlerine açılmış davada ödenen tazminatın rücuen tahsilinin talep edildiği, davacının tacir olduğuna dair bir delil bulunmadığı gibi sigorta poliçesine konu aracın da "hususi" nitelikte olduğunun ruhsat kayıtlarından anlaşıldığı, bu nedenlerle taraflar arasındaki sigorta poliçesinin tüketici işlemi olduğu anlaşıldığından davaya bakmaya Tüketici Mahkemeleri'nin görevli olduğu, göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden olup yargılamanın her aşamasında Mahkemece re'sen nazara alınması gerektiği anlaşılmakla davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkememizin görevsizliğine, görevsizlik nedeniyle davanın usulden REDDİNE,
2-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine,
3-HMK' nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik ve yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretlerinin o mahkemenin hükmedeceği, gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceği ön görüldüğünden yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretleri konusunda bu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına,
Dair; Taraf vekillerinin yüzlerine karşı miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi.14/05/2024
Katip
e-imzalı
Hakim
e-imzalı
"Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!