WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

İSTANBUL 5. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/52 Esas
KARAR NO : 2024/323

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 19/01/2024
KARAR TARİHİ : 10/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 19/01/2024 tarihli dava dilekçesi ile, Davalı/borçlu tarafından 14/06/2022 tarihinde ... hizmet sahası içinde bulunan ... adresinde davalı tarafından yapılan çalışma esnasında müvekkil şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiği tespit edildiğini, meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisi müvekkil şirketin yüklenici şirketi tarafından giderilmiş olduğunu, hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj ve işçilik gibi bedellerin zarar verenden tahsili amacıyla -KDV dahil- toplam 4.750,82-TL borç davalı yana tahakkuk ettirildiğini, Davalı/borçlu tarafından hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine 4.750,82-TL hasar bedeli i1e 262,40-TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 5.013,22-TL'nin tahsili amacıyla ... 6. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız takip yapılmış ve borçluya ... ödeme emri gönderildiğini, davalı ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz ettiğini, borçlu itirazında takibe konu borca, borç miktarına, faize, faiz oranına, takibe, asıl alacak ve fer'ilerine külliyen itiraz etmiş, takibin durdurulmasını talep ettiğini, borçlunun itirazı ile mezkur icra takibinin durdurulmasının akabinde işbu dava konusunun her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hasebiyle huzurdaki itirazın iptali davası için dava şartı teşkil eden 6102 S.'lı TTK'nın 5/A maddesi gereğince zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, görüşme sonunda anlaşılamama tutanağı düzenlendiğini, borçlu borca itiraz ederek takibi durdurmuş ise de itirazları haksız ve dayanaksız olduğunu, meydana gelen dağıtım tesisi hasarı ve enerji kesintisi müvekkil şirketin yüklenici şirketi tarafından giderildiğini, işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj, işçilik bedelleri ile hasardan kaynaklanan diğer kayıplar müvekkil şirketin maddi zararına sebebiyet verdiğini, bu nedenlerle davalının ... 6. İcra Müdürlüğünün ...Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamına, davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, arabuluculuk vekalet ücreti yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı...A.Ş. Vekili 23/02/2024 tarihli cevap dilekçesi ile, davaya konu alacaklara karşı zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, Müvekkil ... A.Ş. 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu ve bu kanuna dayalı yürürlüğe giren Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği (EHSYY) kapsamında, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından aşağıdaki hususlarda yetkilendirildiğini, Sabit Telefon Hizmetleri İşletmeciliği, Altyapı Hizmetleri İşletmeciliği, Uydu Telekomünikasyon Hizmeti İşletmeciliği, Kablolu ve Kablosuz İnternet Servis Sağlayıcılık Hizmetleri İşletmeciliği, Kablolu Yayın Hizmeti İşletmeciliği, Sanal Mobil Şebeke Hizmetli İşletmeciliği, Müvekkil Şirket bu yetkilendirmelerden “Altyapı Hizmetleri İşletmeciliği” yetkilendirmesi kapsamında; tüm Türkiye çapında ulusal bir iletişim alt yapısı oluşturmak ve elektronik haberleşme altyapısı işletmeciliğine yönelik hizmetleri diğer elektronik haberleşme hizmeti sunan işletmecilere, tüketicilere sunulmasına imkan sağlayan transmisyon altyapısını kurup işletmek amacıyla “Kamu Hizmeti” niteliğinde hizmet vermek üzere usulü uyarınca yetkilendirilen bir işletmeci olduğunu, Müvekkil Şirket tarafından yürütülen hizmetin kamu hizmeti niteliğinin de mutlaka dikkate alınması gerektiğini, müvekkil şirket'in taraf sıfatı (davalı sıfatı) (pasif husumet) bulunmadığını, davanın ... a.ş.ye ihbarına karar verilmesini, Müvekkil Şirket davacı tarafından iddia edilen zarardan sorumlu olmadığını, Müvekkil Şirketin dava konusu mahalde bir çalışması bulunmadığını, ancak bir an için var olduğunu düşünsek dahi dava konusu çalışmaların tamamı ... A.Ş. tarafından tüm sorumluluklar kendilerine ait olmak üzere yürütüldüğünü, dolayısı ile ihbar olunanın çalışmalarından doğacak zarar ve ziyandan dava konusu adreste bizzat bulunmayan ve işveren sıfatı olmayan Müvekkil Şirket'in sorumlu tutulmasının kabulünün mümkün olmadığını, davanın öncelikle Müvekkil Şirket lehine husumet yönünden reddi gerektiğini, müvekkil Şirket ile ... A.Ş. arasında akdedilen sözleşmenin ilgili maddesi gereğince, çalışmalar sırasında doğacak bütün zarar ve ziyandan yüklenici, ihbar olunan sorumlu olacağını, Müvekkil Şirket’in asıl iş sahibi olmaması ve hasar verildiği iddia edilen mahalde Müvekkil Şirket’in bizzat yürüttüğü herhangi bir çalışmanın olmaması, Müvekkil Şirket’in işbu huzurdaki davada davalı sıfatının olmadığını gösterdiğini, davacı taraf iddiasını ispatlamakla yükümlü olduğunu, davacının tek taraflı olarak düzenlendikleri tutanakla bir takım taleplerde bulunması kabul edilemeyeceğini, davacı tarafça hasara ilişkin arızayı giderilmesi sürecinde tek taraflı olarak düzenledikleri tutanakta ( mümkün olmayan 4 m3 kazı ) malzeme ve montaj birim bedeli olarak talep ettikleri görüldüğünü, ancak 443,62 x 4m3 = 1774,48 TL tutarın talep edilebilmesi için davacının ekiplerinin orda bir kazı yapması gerektiğini, fotoğrafta da görüldüğü üzere böyle bir kazı imalatı yapmadığı, devam eden kazı çalışmalarımızın resimlerini çektiği anlaşıldığını, bu sebeple davacının talep ettiği tutarın haksız kazanç niteliğinde olduğunu, davacı tarafından dava dilekçesi ile birlikte bir takım açıklamalar yapılmakla birlikte hiçbiri uğradığını iddia ettiği zararı açıklar nitelikte olmadığını, davacı tarafından davadaki taleplerin ayrı ayrı dökümanlar ile belgelendirilmesi gerekir iken davacı tarafından tek taraflı olarak düzenlenen tutanaklar ile Müvekkil Şirket'ten taleplerde bulunulmasının kabul edilemez olduğunu, davacı idarenin, zaten sabit olan aylık personel giderlerini de bu kazılarla ilgili maliyetlere yansıttığı anlaşıldığını, dava konusu adreste keşif yapılarak, hatların derinliği ve yerinin tespiti gerektiğini, ancak davacının hat projesi olmadığından hattın yerinin gösterilip gösteremeyeceğinin keşfen sorularak tespiti gerektiğini, akabinde ayrıntılı bilirkişi incelemesi yaptırılmalı ve belgelendirilemeyen taleplerin de reddine karar verilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafça ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan ...A.Ş. Vekili 11/03/2024 tarihli davaya cevap dilekçesi ile, davacı tarafından iddia olunan bir hasar meydana gelmiş ise; davacı taraf, kazı yapılan yerin üzeri kapatılmadan, hasar giderilmeden delil tespiti davası açarak işbu davasına dayanak oluşturulacak bir rapor ile huzurdaki davasını açması gerekmekte iken davacı taraf delil tespiti yaptırmadan huzurdaki davayı ikame ettiğini, davasını ise adres, konum ve tarih içermeyen bir direk fotoğrafı ile yine adres, konum, tarih içermeyen kablo fotoğrafı ile tek taraflı tanzim olunan, müvekkil şirket çalışanlarının ve şirket yetkililerinin imzası bulunmayan hasar tespit tutanağı ile ispatlamaya çalıştığını, hasar bedeline ilişkin talep edilen rakamın gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, işbu hasarın meydana gelmesinde davalının ve müvekkil şirketin kusurunun bulunup bulunmadığı, davacının kendi kusuru ile iddia olunan hasar arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı, kendi kusuru ile iddia olunan hasara sebebiyet verip vermediği, meydana geldiği iddia olunan hasara ilişkin kusurun ve iddia olunan zararın belirlenmesi gerektiğini, hasarın meydana gelmesinde kusurlu davacı olduğundan davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafından müvekkil ve diğer davalı tarafından 14.06.2022 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü sorumluluk sahasında bulunan .... adresinde yapılan çalışma esnasında müvekkil ve diğer davalı tarafından gereken dikkat ve özen yükümlülüğü gösterilmemiş olması sebebiyle davacı şirketin enerji dağıtım alt yapısına dahil olan kablo ve tesisatına hasar verildiği iddiasıyla birtakım haksız ve hukuka aykırı talepler ile huzurdaki dava ikame edildiğini, söz konusu hasara davacı taraf kendi kusuru ile sebebiyet verdiğinden ve de müvekkile atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığından huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Müvekkil şirketin yapmış olduğu çalışmalarda gerekli tüm izinler ilgili kurumlardan alınarak yapılmış, olay tarihinde ilgili adreste hasara uğradığı iddia edilen kabloların Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliğinin 58. Maddesinin “Kabloların Döşenmesi” başlıklı b bendi gereğince Yönetmeliğe uygun şekilde döşenmemiş olması gerçekleştiği iddia edilen hasara sebebiyet verdiğini, müvekkil şirket tarafından bölgede gerçekleştirilen tüm çalışmalarda, inşaat işi başlamadan önce ...’den gerekli izinler alındığını, davacı tarafa bu durum bildirilmiş, kazı yapılacağı zamanlar müvekkil tarafından telefonla aranarak teknik personellerin hazır bulundurulması ve hatların yerinin gösterilmesi istenmiş, buna rağmen davacı tarafından “siz kazınızı yapın” deyip eleman gönderilmediğini, bu nedenle müvekkil şirket çalışanları tarafından çalışmalara başlanmış, çalışmalar esnasında standartların çok dışında ve yüzeyden geçen hatlar nedeniyle arızalar oluştuğunu, davacı tarafın kusurlu ve projesiz hat geçirmesi nedeniyle müvekkil şirket tarafından hatların yerinin ve derinliğinin tam olarak tespit edilememiş, müvekkil tarafından yapılan kazılar fen ve tekniğine uygun yapıldığını, davacı tarafından döşenen hatların en az 80 cm derinlikten geçmesi, üzerine özel renkli kum ve bantların geçilmesi gerekirken bunların hiçbirinin olmadığı bizzat davacı tarafından dosyaya sunulan fotoğraflardan da göründüğünü, müvekkil şirketin yaptığı kazının derinliği nedeniyle zararın oluşumunda müvekkil şirketin bir sorumluluğu ve kusurunun bulunmadığını, Müvekkil, altyapı koordinasyon merkezinden gerekli izin ve ruhsatları almış, ilçe belediyesinin bilgisi dahilinde ve izinli çalışmalar yaptığını, davacının personel bulundurmaması nedeniyle yüzeye çok yakın geçen elektrik iletim hatlarına bir zarar verilmiş ise bu zararın giderilmesi ve onarım yapması için de yine müvekkil personel ve iş makinesi çalıştırıldığını, olay bundan ibaret iken, davacı tarafın sebepsiz zenginleşecek mahiyetteki taleplerini ve fahiş faiz taleplerini kabul etmediklerini, davacı iddiasını ve yaptığı tüm giderleri fatura ve ödeme belgeleri ile ispatlamak zorunda olduğunu, davacının döşemiş olduğu kabloların yönetmelik gereği gerekli derinliğe sahip olmadığı, yönetmeliğe aykırı şekilde 80 cm derinlikte bulunması gereken kabloların 20-30 cm derinlikte bulunduğu, yüzeye çok yakın olduğu, herhangi bir koruyucu önlemlerin alınmadığı, üzerine özel renkli kum ve bantların geçilmesi gerekirken bunların hiçbirinin olmadığı, kablo kanalının derinliğinin 80 cm olarak ayarlandıktan sonra en altta 10 cm derinliğinde kum dökülmesi sonrasında kablo bu kumun üstüne yerleştirilmesi gerekmekte iken yapılmadığı, bu kumun üstüne ise sırasıyla uyarı amacı taşıyan kırmızı tuğla (...) döşenmesi gerekmekte iken yapılmadığı, geri kalan boşluğun ise dolgu malzemesi ile doldurulması gerekmekte iken doldurulmadığı, kırmızı tuğlanın "20 cm" üstünde olacak şekilde ikaz bandı yerleştirilmesi gerekmekte iken yerleştirilmediği, bu hasarın meydana gelmesinde tek ve asli kusurlunun davacının kendisi olduğu, davacı şirketin sadece 20-30 cm derinlikte yüzeye çok yakın bir şekilde kazı yaptığı, elektrik hattının üstüne kum dökmediği, şerit ve tuğla koymadığı görüldüğünü, bu nedenlerle davacının haksız, hukuka aykırı ve kötüniyetli davasının reddi ile davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yargılama giderleri, harç ve masrafları ile vekâlet ücretinin davacıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Bilirkişi Raporu. ... 6. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası.
GEREKÇE,
Dava, davalı şirket tarafından alt yapı çalışmaları sırasında davacı şirkete ait tesise ait zararın tazmini amacıyla davalı aleyhine açılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizde açılan dava, İİK'nın 67. Maddesi gereğince itirazın iptali davasıdır.
Dosyamıza getirilen ... 6. İcra Müd. ...esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine toplam 4.750,82-TL hasar bedeli ve 262,40-TL faiz olmak üzere toplam 5.013,22-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, itirazın alacaklıya tebliğe çıkarılmadığı, buna göre davanın İİK 67. Maddesinde yazılı, hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı taraf, davasında 5.013,22-TL'lik itirazın iptalini talep etmiştir.
Mahkememizce iddia , savunma ve toplanan deliller kapsamında meydana gelen hasarda davalı tarafın kusur yada sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, zararın miktarının tespiti hususunda dosya Elektrik Mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından dosyaya rapor ibraz edilmiştir.
Bilirkişi raporunda, Davacı şirkete ait "..." önündeki 4x16 mm2 yeraltı elektrik kablosunun, davalı ...Şirketi tarafından hasara uğratıldığı ve davacı şirket tarafından düzenlenen 14.06.2022 tarihli hasar tutanağıyla tespit edildiği, bu hasar olayında, davacı şirketin %30, davalı şirketin %70 kusuru bulunduğu, davacı şirketin, hasara uğratılan yer altı kablo onarımını kendi araç ve personeliyle değil, yüklenicisi ... Adi Ortaklığı Ticari İşletmesine yaptırmakta ve ücret ödemekte olduğu, eş deyişle, davacı şirketin, kablonun onarımı için dışarıdan araç kiralayarak ve işçi tutarak ücret ödediği, dava konusu talep, davacının tesislerine zarar verilmesi olgusuna dayandığından hasar tarihi olan 14.06.2022 tarihinde temerrüt oluştuğu, taraflar tacir olduklarından gecikme faizinin %15,75 avans faiz oranı ile hesaplanması gerektiği, davacı şirketin; asıl alacağının 776,71TL, İcra takip tarihine kadar birikmiş faizinin 42,90TL ve toplam alacağının 819,61TL olarak hesaplandığı, davacı ... A.Ş.’nin, ... 6. İcra Müdürlüğü ... sayılı dosya kapsamında icra takip tarihi itibariyle davalı ... Şirketi’den alacağının 819,61TL olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
6098 sayılı TBK'nın 49.maddesine göre, Hukuka aykırı kusurlu bir fiille başkasına zarar veren bir kimse bu zararı tazminine mecburdur. Böylece haksız fiilden sorumluluk tazminat borcunun kaynağını oluşturmaktadır. Haksız fiil sorumluluğunda genel davranış kurallarına aykırılık söz konusu olmaktadır. Özel bir sorumluluk hükmü ile düzenlenmemiş olup, bütün hallerde bir kimse için haksız fiil sorumluluğu söz konusu olması, 6098 sayılı TBK'nın 49.maddesindeki şartların gerçekleşmesine bağlıdır. Diğer bir deyişle, ayrık bir düzenleme bulunmadığı kusur sorumluluğu hallerinde, 6098 sayılı TBK'nın 49.maddesi ve devamındaki yer alan esaslar uygulanır.
Madde 49, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zararın verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile , ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de , bu zararı gidermekle yükümlüdür düzenlemesi mevcuttur.
Haksız fiil sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için gerekli olan ikinci koşul, zarara sebebiyet veren hukuka aykırı fiilin, fail tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasıdır. Kusur için hukuk düzeni kurallarının bilerek ve isteyerek ya da ihmal sebebiyle ihlal edilmesi gerekmektedir. Kusurun kanunumuzda tanımı yapılmamıştır. Uygulamada kabul görmüş tanıma göre kusur, hukuk düzeninde kınanabilen davranıştır. Kınamanın nedeni, başka türlü davranma olanağı varken ve zorunlu iken, bu şekilde davranmayarak, bu tarzdan sapılmış olmasıdır. Kısacası; kusur , genel tanımıyla, hukuk düzeni tarafından bir davranış tarzının kınaması olup, bu kınama o davranışın belirli koşullar altında bireylerden beklenen ortalama hareket tarzından sapmış olmasından kaynaklanmaktadır.
Haksız fiil öğretide, hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Unsurları; hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, bu fiil bir zararın doğmasına neden olmalı, zarara neden olan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağı bulunması gerekmektedir.
Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi fiilden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişilerin maddi zararını karşılamak durumundadır. TMK 'nun 6. Maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etmek yükü davacıdadır. Davacı, zararın, haksız fiili ile gerçekleştiğini, diğer söylem ile zarar ile haksız fiil arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.
Her ne kadar davalı vekili ve ihbar olunan vekili davacının kabloları yönetmeliğe aykırı döşediğini belirtip bundan dolayı davalı şirkete %100 kusurlu olması gerektiğini belirtmiş ise de dosyamızda yapılan değerlendirmede bilirkişi raporunda davacının kablo döşemelerini usule aykırı olarak yapmış olduğu tespit edilmiş ise de böyle bir durumda mahkememizce aldırılan bilirkişi raporuna ve belirtildiği üzere kazı çalışması yapan davalı şirketin de kusuru bulunmaktadır ve davaya konu olayda tarafların müteferrik kusuru söz konusu olup davacı tarafın kabloları hatalı döşemesi sebebiyle %100 kusurlu döşemesi kanaatine varmak kabloların hatalı döşenmesi durumunda keyfi kazımlarda dahi davacı tarafın kabloları hatalı döşemesinden kaynaklı kablolara zarar veren 3.kişilerin hiçbir zaman meydana getirdikleri zararları karşılamaması gibi bir durum ortaya çıkaracaktır ve bu durum hakkaniyete uygun değildir. Davalı taraf davacı tarafın kablolarına verdiği zararı davalının işin yaptırmış olduğu şirketin eylemi ile kabloların zarar görmesi arasında uygun illiyet bağının olması sebebiyle karşılamak durumundadır meydana gelen zarar da davacının da kusur ve ihmalinin olması durumunda çıkan tazminattan davacının müteferrik kusuru oranın da indirim yapılması gerekmekte olup dosyaya sunulan bilirkişi raporunda davacının kusuru oranında ortaya çıkan tazminattan indirim yapıldığı görülmüştür.
Yukarıdaki ayrıntılı olarak açıklanan yasal düzenlemeler ışığından somut olayımıza bakıldığında, elektrik mühendisi tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda, zarar gören tarafından özel olarak dışarıdan işçi tutulup bu işçilerin çalıştırıldığı kanıtlanmadıkça, zarar gören tarafından kendine ait (montaj) işçilik ve araç giderlerinden oluşan genel gider zararlarının karşı taraftan tazmininin talep edilemeyeceği ve satılamayan enerji bedelinin tüketicilerden talep edilemeyeceği(ceza bedeli) görüşleri, ilgili mevzuatlar uyarınca da elektrik alt yapısına verilen zarardan dolayı, zarar veren tarafa ceza bedelinin uygulanması veya ceza bedeli oranı hususunda herhangi bir hüküm belirlenmemiş olması, verilen hasardan doğan kesinti süre ve sayılardan doğan tazminat bedeline ilişkin davacı tarafından abonelerine ödenmiş herhangi bir makbuz, fatura veya belgenin dosya içerisinde bulunmadığı dikkate alındığında; davacının davalılardan dava konusu hasara ilişkin olarak yalnızca malzeme bedeli olarak 776,71-TL ve icra takibine kadar işlemiş faiz olarak 42,90-TL olmak üzere toplam 819,61-TL olduğu belirtildiğinden, bilirkişi raporunun bilimsel, teferruatlı, husumetin esasını çözer nitelikte olduğu anlaşıldığından, davacı tarafın davalıdan takip tarihi itibariyle 776,71-TL hasar bedeli ve 42,90-TL faiz olmak üzere 819,61-TL talep edebileceği sonucuna varılmış ve davanın KISMEN KABULÜ, Davalıların ... 6. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının KISMEN İPTALİNE, takibin 776,71-TL asıl alacak ve 42,90- TL işlemiş faiz, olmak üzere toplam 819,61-TL üzerinden devamına, asıl alacak 776,71-TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık %15,75 ve değişen oranlarda avans faizi, alacak likit olmadığından davacı lehine icra inkar tazminatına ve reddilen kısım yönünden davacının takip başlatmakta kötüniyetli olmadığından davalı lehine kötüniyet tazminatına yer olmadığına, karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, Davalının ... 6. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının KISMEN İPTALİNE, takibin 776,71 TL asıl alacak ve 42,90 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 819,61 TL üzerinden devamına, asıl alacak 776,71 TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık %15,75 ve değişen oranlarda avans faizi, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE
2- Reddedilen kısım yönünden davacı alacaklının icra takibi başlatmasında kötüniyeti bulunmadığından davalı-borçlunun kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE
3-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye‬ harç kalmadığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harç, 427,60-TL başvurma harcın davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 3.591,75-TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 586,89-TL'nin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca hesap olunan 819,61-TL vekalet ücretinin davalılardan müşterek müteselsilen tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
8-Davalı duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden reddedilen dava değeri itibariyle AAÜT AAÜT 13/3 maddesi uyarınca, davalı lehine hükmedilecek vekalet ücreti , davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretini geçemeyeceğinden hesap olunan 819,61-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı tarafa verilmesine,
9-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00-TL'nin kabul red oranına göre 509,80-TL'nin davalıdan , 2.610,20-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
10-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine
Dair, Taraf vekillerinin ve ihbar olunan vekilinin yüzlerine karşı HMK 341 maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 10/05/2024

Katip
E-imzalıdır.

Hakim
E-imzalıdır.