T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/734 Esas
KARAR NO : 2024/309
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 08/11/2023
KARAR TARİHİ : 08/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 08/11/2023 tarihli dava dilekçesi ile, davalı/borçlunun kullanımında olan tesisatta Kurum tarafından yapılan kontrollerde sözleşmesiz kullanım tespit edilmesi üzerine zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği gereği ... seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı tanzim edildiğini, işbu tutanağa istinaden 15.618,30-TL tutarında kaçak elektrik tüketim tahakkuku yapıldığını, davalı borçlu aleyhine kaçak elektrik bedeline gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si ilave edilerek 21.578,43-TL'nin tahsili amacıyla ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyası ile ödeme emri gönderildiğini, davalı borçlu tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, taraflar arasındaki ilişkinin kaçak elektrik kullanımından doğması sebebiyle taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6502 sayılı Kanun kapsamında olmadığından davanın "haksız fiil" hükümlerine göre Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğini, borçlunun itirazı ile mezkur icra takibinin durdurulmasının akabinde işbu dava konusunun her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hasebiyle huzurdaki itirazın iptali davası için dava şartı teşkil eden 6102 S.'lı TTK'nın 5/A maddesi gereğince zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, görüşme sonunda anlaşılamaması üzerine ilgili anlaşamama tutanağı tanzim edilmiş olduğunu, Kaçak elektrik kullanımı eyleminin niteliği itibariyle "haksız fiil" teşkil etmesi ve haksız fiilden doğan davalarda "zarar görenin yerleşim yeri" icra daireleri ve mahkemelerinin de yetkisinin bulunması dolayısıyla zarar gören müvekkil şirketin yerleşim yerinin tabi olduğu İstanbul Adliyesinin icra daireleri ve mahkemeleri de İİK 50. maddesinin atfı ile HMK'nın 16. maddesi gereği yetkili olduğunu, kaçak elektrik kullanımı tutanaklar ile sabit olduğundan, davalı borçlu mevzuata uygun olarak düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağına ilişkin tahakkuku ödemekle yükümlü olduğunu, Yerleşik Yargıtay içtihatları, yetkilisi tarafından düzenlenen kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli olduklarını kabul ettiğini, Kaçak elektrik kullanım hususu tutanaklar ile sabit olduğundan bahisle, davalı/borçlu tarafından ileri sürülen borca itiraz yerinde değildir. Bu nedenle borçlunun itirazının iptalini ve hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye hükmedilmesini talep etme zarureti doğduğunu, alacağın likit olması sebebiyle İcra İnkar Tazminatı talebimizin karşılanması gerektiğini, davalının takibe itiraz etmekle takibin durmasına neden olduğunu, icra inkar tazminatı takibe haksız yere itiraz edilmesi ve alacaklının alacağına geç kavuşmasına neden olunmasının hukuki yaptırımı olduğunu, somut uyuşmazlıkta davalı önce takibe haksız olarak itiraz ederek; takibin durmasına neden olduğunu, bu sebeple İİK'nın 67/2. maddesi gereğince alacağın yüzde 20'si oranında icra inkâr tazminatına karar verilmesi gerektiğini, davalının ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamına, davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 22/11/2023 tarihli cevap dilekçesi ile, yetkili ve görevli mahkemenin ... Tüketici Mahkemeleri olduğunu, dosya dayanağı icra takibi ... İcra Müdürlüğü' nün ...E. Sayılı dosyası olduğunu, öte yandan davaya konu yapılan icra takibi öncelikle 22.08.2023 tarihinde ... 3. İcra Müdürlüğü'nün ...E. Sayılı dosyası ile takibi konulmuş ve söz konusu dosya kapsamında tarafımıza gönderilen Ödeme/İcra Emrine 25.09.2017 tarihinde süresi içerisinde itirazda bulunulduğunu, icra Müdürlüğünün 26.09.2017 tarihli Tensip Zaptı uyarınca itirazlarının kabulü ile takibin durdurulmasına karar verildiğini, tüm bunlar ışığında hak düşürücü süre içerisinde dava açılmamış olup takip düştüğünü, davacı tarafından yeni bir takip yapılmışcasına sadece ve sadece ... İcra Müdürlüğü'nün dosyasından bahsedilmiş olması ve işlem yapılması kabul edilemez bir durum olup açıkca usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı müvekkilin davacıya her hangi bir borcu bulunmadığını, huzurdaki davanın açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, Kaçak elektrik kullanılması mümkün olduğunu, Müvekkil şirketin kurumsal bir firma olduğunu, iddianın yasal dayanağı olmadığını, dava dilekçesinde kanun maddesi belirtilmekle birlikte somut olarak hangi duruma dayanıldığı belirtilmediğini, davacının iddiaları varsayıma dayalı olduğunu, somut bir delil mevcut olmadığını, faizin türü, hangi tarihten itibaren işlemeye başlandığı vb. durumlar da belirtilmediğini, öte yandan söz konusu mecur müvekkil şirket tarafından kiraya verilmiş olmakla birlikte mecurun kullanımları kiracının sorumluluğunda olduğunu, müvekkil malik olarak tüketim bedellerinden sorumlu tutulsa bile davacı tarafından düzenlenen tutanaklarda ve faturalardaki kaçak kullanım kapsamında belirlenen ek tüketim (revizyon) bedellerinden müvekkilin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davacı tarafından tüketim bedelleri ve kaçak kullanıma ilişkin tespitler ne şekilde hangi usul ve esaslara göre yapıldığı hiçbir şelikde belirtilmediğini, EPDK’nın 29.12.2005 tarih ve 622 Sayılı Kaçak ve Usulsüz Elektrik Enerjisi Kullanılması Durumunda Yapılacak İşlemlere İlişkin Usul ve Esaslar başlıklı kararının 1/B-b maddesine göre; kullanım yerine ait bağlantı anlaşması ve perakende satış sözleşmesinin veya her ikisinin de yapılmadığı yerler için kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup, bu süre 12 ayı geçemeyeceğini, doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak esas alındığını, davacı tarafından tutulan tutanaklara ek olarak herhangi bir belge ve delil olmaksızın tarihsel olarak dönem ayrımı yapılmadan faturalandırma yapılmış olmakla birlikte bu husus açıkca yönetmelik hükmüne ve kanuna aykırı olduğunu, davacı tarafından kullanımların kim tarafından yapıldığı tespit edilememiş olduğunu, müvekkil tarafından kullanımların yapıldığına dair herhangi bir belge veya delil dava dosyasına sunulamadığını, tüketim bedelinin ne şekilde hesaplanacağı ortaya konulmuş olmakla birlikte üzerinde tarih, saat ve herhangi bir ibare bulunmayan tutanak dikkate alınarak oluşturulan tarihsiz fatura açıkca usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle öncelikle usul yönünden ileri sürülen beyanları dikkate alınarak davanın usulden reddine, esasen de haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER; Bilirkişi Raporu. İstanbul ... ... Esas sayılı icra dosyası.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
17/02/2024 tarihli Bilirkişi Raporunda; İlgili mahalde Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin 26. maddesinin 1.fıkrasının a bendi uyarınca perakende satış sözleşmesi olmaksızın elektik enerjisi kullanıldığından kaçak elektrik tüketimi olarak değerlendirilmesi gerektiği kanaati oluştuğu, İlgili tüketim bedelinin 5.828,36 TL, işbu bedele işleyen gecikme zammı % 9 yasal faiz oranı üzerinden tutarının KDV(%18) dahil 4.157,08 TL olarak, Davacı kurumun davalı yandan tüketim bedeli ve gecikme zammı toplamı olarak, takip tarihi itibarıyla toplamda 9.985,44 TL talepte bulunabileceginin bildirildiği bildirdiği görülmüştür.
GEREKÇE: Dava, kaçak elektrik kullanımından kaynaklı İİK 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, kaçak elektrik kullanımı nedeni ile davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı hususlarındadır.
İlgili ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına ait uyap kayıtlarının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 22/07/2023 tarihinde sözleşmeden kaynaklanan 15.618,30-TL kaçak elektrik bedeli,5.050,96-TL gecikmiş gün faizi ve 909,17 TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 21.578,43TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği ve davalı borçlunun 01/08/2023 tarihli itiraz dilekçesinde; takibe ve takibe konu asıl alacak(Kaçak Dağıtım Bedeli), işlemiş faiz(Geçmiş Gün Fazi), KDV(Faizin Kdv'si), faiz oranı, temerrüt tarihi ve diğer tüm ferilerine itiraz edip, İtiraz doğrultusunda itiraz eden aleyhinde başlatılan haksız ve mesnetsiz TAKİBİN DURDURULMASINA karar verilmesini talep ederek takibe itiraz ettiği, takibin yetkili icra dairesinde yapıldığı, geçerli haciz yolu ile ilamsız genel takip bulunduğu, borçlu tarafından yasal süresi içerisinde yapılmış ve takibi durdurmuş geçerli bir itiraz olduğu, davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, itirazın iptali davasının koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davası yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda ön görülen istisnalar dışında karşı taraf kanuni karinenin aksini ispat edebilir. (HMK M.190). İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir.
Somut olayda, davalı takibe itirazında genel ifadelerle borca itiraz etmiş olup özel bir itiraz nedenine dayanmadığından ispat yükü davacı alacaklı üzerindedir.
17/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda; İlgili mahalde Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin 26. maddesinin 1.fıkrasının a bendi uyarınca perakende satış sözleşmesi olmaksızın elektik enerjisi kullanıldığından kaçak elektrik tüketimi olarak değerlendirilmesi gerektiği kanaati oluştuğu, ... Tarih ... seri numaralıtutanağa konu enerjinin 10.368,00 kWh üzerinden yapılan hesaplama neticesinde 3.311,66 TL enerji aktif bedeli,576,25 TL dağıtım bedeli,139,84 TL iletim bedeli,734,91 TL kayıp/kaçak bedeli,22,08 TL enerji fonu,44,16 TL TRT payı,110,39 TL BTV, 889,07 TL KDV olmak üzere ilgili tüketim bedelinin 5.828,36 TL olduğu işbu bedele işleyen gecikme zammı % 9 yasal faiz oranı üzerinden tutarının KDV(%18) dahil 4.157,08 TL olarak, Davacı kurumun davalı yandan tüketim bedeli ve gecikme zammı toplamı olarak, takip tarihi itibarıyla toplamda 9.985,44 TL talepte bulunabileceğinin bildirildiği bildirdiği görülmüştür.
Yapılan tespit üzerine, davacı şirket tarafından EPDK mevzuatı ve yönetmelik hükümleri uyarınca kaçak elektrik tutanağı düzenlenmiştir. Davalı borçlunun takip dayanağı faturayı ödememesi nedeniyle davacının davalı aleyhine icra takibi başlatmakta haklı olduğu anlaşılmış, davalı tarafından ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasına yöneltilen itirazın kısmen iptaline ve takibin 5.828,36 TL asıl alacak ve 3.522,95 TL işlemiş faiz ve 634,13 TL faizin KDV'si olmak üzere 9.985,44 TL üzerinden devamına karar verilmiş, taraflar arasında geçerli bir sözleşme bulunmaması sebebiyle takip tarihinden itibaren asıl alacağa %9 oranında kanuni faiz uygulanmasına karar verilmiş, alacak likit olmadığından ve alacak miktarı bilirkişi raporu ile tespit edilebildiğinden davacının icra inkar tazminatı talebi reddedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Davanın KISMEN KABULÜ, Davalının ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının KISMEN İPTALİNE, takibin 5.828,36-TL asıl alacak ve 3.522,95-TL işlemiş faiz ve 634,13-TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 9.985,44-TL üzerinden devamına, asıl alacak 5.828,36-TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık %9 oranında kanuni faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 427,60-TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 368,51-TL peşin harcın ve icra dosyasında alınan 107,89 TL peşin harcın mahsubu ile fazla yatan 48,8 TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yatırılan 269,85-TL başvurma harcının ve 368,51-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Kabul edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 9.985,44-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Reddedilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 11.592,99-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından sarf edilen toplam 3.070,75-TL yargılama giderinin kabul-red oranına göre 1.420,83-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00-TL'nin, kabul-red oranına göre 1.443,62-TL'sinin davalıdan 1.676,38-TL davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
9-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda HMK 341 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. 08/05/2024
Katip
E-imzalıdır.
Hakim
E-imzalıdır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!