T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/558 Esas
KARAR NO : 2024/198
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 23/08/2023
KARAR TARİHİ : 13/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 23/08/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle, Davalılar/borçlular tarafından 14/10/2020 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü sorumluluk sahasında bulunan .... adresinde yapılan çalışma esnasında davalı tarafça gereken dikkat ve özenin gösterilmemiş olması sebebiyle müvekkil şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiği tespit edildiğini, davalılar/borçlular tarafından hasardan doğan bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine, hasar tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz dahil 3.611,74-TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını ve borçluya ... ödeme emri gönderildiğini, davalı/borçlu ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz ettiğini, borçlu itirazında borcun tamamına, faize ve borcun tüm fer'ilerine itiraz etmiş, takibin durdurulmasını talep ettiğini, borçluların itirazı ile mezkur icra takibinin durdurulmasının akabinde işbu dava konusunun her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hasebiyle huzurdaki itirazın iptali davası için dava şartı teşkil eden 6102 S.'lı TTK'nın 5/A maddesi gereğince zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, görüşme sonunda anlaşılamaması üzerine ilgili anlaşamama tutanağı tanzim edilmiş olduğunu, borçluların borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu, davalıların her ne kadar borcunun bulunmadığından bahisle borca itiraz etmiş ise de icra takibine konu olan alacağın, davalıların kusurlu şekilde yürüttüğü kazı çalışmaları sebebiyle uğranılan maddi zararlardan ibaret hasar bedeli olup zarar veren davalı bedelden sorumlu olduğunu, meydana gelen dağıtım tesisi hasarı ve enerji kesintisi müvekkil şirketin yüklenici şirketi tarafından giderilmiş olup işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj, işçilik bedelleri ile hasardan kaynaklanan diğer kayıplar müvekkil şirketin maddi zararına sebebiyet verdiğini, dava ile birebir aynı mahiyette yüzlerce dava dosyası görüldüğünü ve müvekkil şirketin delilleri ışığında müvekkil şirket lehine davaların kabulü yönünde kararlar verildiğini, müvekkil şirket tesislerine hasar verildiğini, söz konusu zarar verici eylemin niteliği itibariyle haksız fiil teşkil etmesi ve haksız fiilden doğan davalarda "zarar görenin yerleşim yeri" icra daireleri ve mahkemelerinin de yetkisinin bulunması dolayısıyla zarar gören müvekkil şirketin yerleşim yerinin tabi olduğu İstanbul Adliyesinin icra daireleri ve mahkemeleri İİK 50. Maddesinin atfı ve HMK'nın 16. Maddesi gereği yetkili olduğunu, söz konusu hasar sebebiyle borç tahakkuku ve akabinde de icra takibine geçildiğini, borçlular, haksız fiilden kaynaklı müvekkil kuruma vermiş oldukları zararı henüz tazmin etmemiş; hasar bedeli alacağına ilişkin icra takibine de kötü niyetle itiraz ettiklerini, bu nedenlerle ... 6. İcra Müdürlüğünün ...Esas Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz İTİRAZIN İPTALİ ile takibin devamına, davalılar/borçlular aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, arabuluculuk vekalet ücreti, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 05/09/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle, müvekkil şirkete ihbar edilmesinin hukuki bir dayanağı olmadığını, müvekkil şirketin davalıyı zarara uğratan bir eylemi ve işlemi bulunmadığını, davacı davasını hem kusur hem de zarar yönünden ispatla mükellef olduğunu, dosyada yer alan belge ve bilgiler bu hususları ispatlayacak yeterlilikte olmadığını, davalının her zaman tek taraflı olarak düzenlenebilen delillere dayanarak alacak talebi ileri sürdüğünü, bu zamana kadar davacıdan müvekkil şirketlere oluşan zararla ilgili sözlü ya da yazılı bir talepte bulunulmadığını, bu hasar ile ilgili olarak gerek müvekkil şirket yönetiminden gerekse de şantiye sahasından yapılan araştırmada, iddia konusu hasardan haberdar olan birine rastlanmadığını, davacı şirketin dava dışı bir şirket eliyle hasarın giderimini sağladığını ifade ettiğini, davacını hasarın ederinden çok daha fazla bir bedelle tazmin yoluna gittiğini ve kamu ve tekel gücüne dayanarak müvekkil şirketlerin zararını arttırdığını, bu eylem ve işleminde kötüniyetli olduğunu, talep edilen miktar, fahiş tutarda bir bedel olduğunu, davacının bir zarar gördüğünü ardından ise zararın giderimi için yapılan masrafı ispat etmesi gerektiğini, davacının delilleri hasar keşif formu, işletme zarar tablosu, günlük şantiye defteri gibi delillerin tamamı tek taraflı ve her zaman düzenlenebilen belgeler olması hasebiyle delil olma vasfında olmadığını, davacı tarafından dava dilekçesinin ekinde sunulan hasar tutanağında görebileceği üzere herhangi bir tebliğ yapılmadığı gibi hasar tutarı ve kusurun olabildiğince müvekkil şirketlere yüklenmesi açısından tek taraflı olarak hareket edildiğini, hasar tutanağına ve faturasına, dağıtılamayan enerji bedeli, etüd koordinasyon bedeli gibi afaki bedeller yansıtıldığını, KDV yansıtıldığını fakat müvekkil şirketlere bu hususta bir fatura iletilmediğini, Müvekkil şirketin bakım-onarım işleri kapsamında kamu hizmeti yürütmekte olan İSKİ tarafından abonelerin arıza şikayetlerine istinaden (planlı yatırım çalışması olmaksızın) oluşturulan iş emirlerine istinaden kazı çalışmaları yapıldığını, Alt yapı konusunda gayri nizami ve gayri fenni altyapı sistemine sahip olan ... A.Ş. nin hatları kazı çalışmalarının çoğunda hasara uğramaktadır. Bu hasarlanmaların büyük çoğunluğu alt yapı hatlarının fen ve sanat kaidelerine, teknik şartnamelere uygun olarak döşenmemesi, gerekli ikaz ve uyarı önlemlerinin alınmamasından kaynaklandığını, ...Şirketi (...) Genel Müdürlüğünce hazırlanan Elektrik Dağıtım Şebekeleri Kabloları Montaj (Uygulama) Usul Ve Esaslarını içeren şartnamede, Gerilim seviyesi 36 kV ve altında olan elektrik dağıtım şebekelerinde kullanılan enerji ve kumanda kablolarının montajlarına ait usul ve esaslar belirtildiğini, Elektrik mecralarının ve hatlarının döşenmesine ve işletilmesine yönelik şartname hükümleri açık olmasına rağmen, davalara konu hasarların Ek’lerindeki fotoğraflardan da görüleceği üzere, elektrik kabloları; gelişi güzel şekilde, hiçbir güzergah gözetilmeksizin, elektrik kablolarına ilişkin uygun dolgu uygulaması yapılmaksızın, her hangi bir uyarı ve ikaz önlemi alınmaksızın alelade bir şekilde toprak zemin içerisine döşendiği ve işletmelerinin bu uygunsuz koşullarda yapıldığı açık olarak görüldüğünü, ilgili tüzel kişilik olan ... A.Ş. alt yapısının iyileştirilmesi ve fen sanat kaidelerine uygun hale getirilmesi konusunda gerekli alt yapı yatırımlarını yapmakla yükümlü olduğunu, Fenni olmayan elektrik iletim altyapısı UMUMİ HIFZISSIHHA KANUNU gereği ötelenmesi ve/veya ertelenmesi söz konusu olamayan içmesuyu ve kanalizasyon çalışmalarını sekteye uğratmakta, bu çalışmalar esnasında can ve mal güvenliğini tehlikeye soktuğunu, zarar gören ... elektrik kablolarının yerinin müvekkil tarafından tespitinin mümkün olmadığını, Müvekkilin, İSKİ ile yapmış olduğu sözleşme kapsamında kazı işlemi yapacağı mahal ile ilgili kurum ve kuruluşlardan ruhsat talep ettiğini, ruhsat talebinde bulunduğu kurumlardan biri de davacı ... olduğunu, ... tarafından müvekkile kazı yapılacak alanda elektrik kabloları olduğunu gösteren bir harita belirtilmediğini ve kazıya onay verildiğini, örneğin ... tarafından her ruhsat talebinde bu talebe karşılık boru hattı haritası verildiğini, ... tarafından harita verilmediği sürece ise müvekkilin burada elektrik kablosu bulunduğu bilmesi mümkün olmadığı gibi bilebilmesi de beklenmemesi gerektiğini, müvekkil şirketin boru hattına zarar vermesi gerekçesiyle ... ile hiçbir davası bulunmadığını, davacının ...’ın aksine, ... tarafından yasal mevzuata uygun şekilde boru döşenmekte ve ruhsat talebinde bu harita müvekkile bildirildiğini, ..., ... Şirketi (...) Genel Müdürlüğünce hazırlanan Elektrik Dağıtım Şebekeleri Kabloları Montaj (Uygulama) Usul Ve Esaslarını içeren şartnameye uygun kablo döşemesi yapmamaktadır. Davacı tarafından dosyaya sunulan hasara ait fotoğraflarda bile davacı ...’ın elektrik kablolarını şartnameye uygun döşemediği, kazı yapanlar için uyarıcı bir işaret olarak şartnamede yer alan “önce kırmızı şeritin görülmesi, o görülmezse ardından kabloyu saran dolgu tuğla ile kaplanmadığı, çoğu yerde asfaltın hemen altında kabloların geçtiği görüldüğünü, asfaltı kesip altında işlem yapacak olan müvekkil şirket iş makinası daha kazıya başlamadan elektrik kablosu ile karşılaştığını, şartnameye aykırı bu tutumun, kazı çalışması yapanlar için bir bilinmezliğe ve sanki doğal arazide çalışıyor gibi davranmasına sebep olduğunu, kazı yapılan yerin şartnameye uygun yapılıp yapılmadığı konusunda keşif ile tespit yapılması gerektiğini, bu konuda iş makinaları marifetiyle gerekli yardımı müvekkil şirketler yapabileceğini, davacı ...'ın, gerek ruhsat talebinde kazı yapılacak yerdeki elektrik kablolarının haritasını vermeyerek, gerekse de şartnameye uygun döşemeyerek, hem kazıyı yapan çalışanların hayati tehlike altına girmesine hem de kabloların zarar görmesine sebep olduğunu, ...’ın işi usulüne uygun yapmaması sonucu istihdam edilen işçilerin iş sağlığı ve iş güvenliği açısından ciddi tehditlere maruz kaldığını, davacının İSKİ’ye zararın giderimi için yapmış olduğu başvuru neticesinde ödenen tutarların işbu davada talep edilen tutarı da kapsayıp kapsamadığı yönünde cevap vermesi için müzekkere yazılarak mükerrer ödeme yapılmaması amacıyla işbu durumun netleştirilmesini, davacının elektrik kablolarını hukuki/idari sorumluluğu gereği teknik şartnameye uygun olarak döşeyip döşemediğinin tespiti için zararın gerçekleştiği mahalde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasını, davacının müvekkil şirketlerin yaptığı kazıya izin verdiğini gösteren belgenin ilgili idareden temini için müzekkere yazılmasını bu nedenlerle haksız ve hukuka aykırı davanın usulden ve esastan reddine, yargılama ve vekalet ücretlinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Bilirkişi Raporu. ... 6. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası.
GEREKÇE,
Dava, davalı şirket tarafından alt yapı çalışmaları sırasında davacı şirkete ait tesise ait zararın tazmini amacıyla davalı aleyhine açılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizde açılan dava, İİK'nın 67. Maddesi gereğince itirazın iptali davasıdır.
Dosyamıza getirilen ... 6. İcra Müd. ... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalılar aleyhine toplam 3.164,66 TL hasar bedeli ve 447,08 TL faiz olmak üzere toplam 3.611,74-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, itirazın alacaklıya tebliğe çıkarılmadığı, buna göre davanın İİK 67. Maddesinde yazılı, hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı taraf, davasında 3.611,74-TL'lik itirazın iptalini talep etmiştir.
Mahkememizce iddia , savunma ve toplanan deliller kapsamında meydana gelen hasarda davalı tarafın kusur yada sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, zararın miktarının tespiti hususunda dosya Elektrik Mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından dosyaya rapor ibraz edilmiştir.
Bilirkişi raporunda, Dosya kapsamındaki hasar tutanakları ile fotoğraflara göre davacı tarafın enerji dağıtım altyapısına verilen hasar sebebiyle davalıların kusurlu olduğu, davacının dava konusu altyapı tesisatında ilgili mevzuatlara aykırı somut bir durumun dosya içeriğindeki belgelerden tespit edilemediğinden davacının kusurunun olmadığı, Emsal Yargıtay Kararları doğrultusunda zarar gören tarafından özel olarak dışarıdan işçi tutulup bu işçilerin çalıştırıldığı kanıtlanmadıkça, zarar gören tarafından kendine ait (montaj) işçilik ve araç giderlerinden oluşan genel gider zararlarının karşı taraftan tazmininin talep edilemeyeceği ve satılamayan enerji bedelinin tüketicilerden talep edilemeyeceği(ceza bedeli) görüşleri, ilgili mevzuatlar uyarınca da elektrik alt yapısına verilen zarardan dolayı, zarar veren tarafa ceza bedelinin uygulanması veya ceza bedeli oranı hususunda herhangi bir hüküm belirlenmemiş olması, verilen hasardan doğan kesinti süre ve sayılardan doğan tazminat bedeline ilişkin davacı tarafından abonelerine ödenmiş herhangi bir makbuz, fatura veya belgenin dosya içerisinde bulunmadığı dikkate alındığında; davacının davalılardan dava konusu hasara ilişkin olarak yalnızca malzeme bedeli olarak KDV dahil 1.000,00 TL olmak üzere icra takip tarihi itibariyle; Hasar Bedeli: 1.000,00 TL, Gecikme Faizi: 80,50 TL (14.10.2020 - 01.09.2021 tarihleri arası yasal faiz yıllık %9) , Toplam Alacak: 1080,50 TL talep edebileceği yönünde rapor ibraz edildiği görülmüştür.
6098 sayılı TBK'nın 49.maddesine göre, Hukuka aykırı kusurlu bir fiille başkasına zarar veren bir kimse bu zararı tazminine mecburdur. Böylece haksız fiilden sorumluluk tazminat borcunun kaynağını oluşturmaktadır. Haksız fiil sorumluluğunda genel davranış kurallarına aykırılık söz konusu olmaktadır. Özel bir sorumluluk hükmü ile düzenlenmemiş olup, bütün hallerde bir kimse için haksız fiil sorumluluğu söz konusu olması, 6098 sayılı TBK'nın 49.maddesindeki şartların gerçekleşmesine bağlıdır. Diğer bir deyişle, ayrık bir düzenleme bulunmadığı kusur sorumluluğu hallerinde, 6098 sayılı TBK'nın 49.maddesi ve devamındaki yer alan esaslar uygulanır.
Madde 49, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zararın verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile , ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de , bu zararı gidermekle yükümlüdür düzenlemesi mevcuttur.
Haksız fiil sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için gerekli olan ikinci koşul, zarara sebebiyet veren hukuka aykırı fiilin, fail tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasıdır. Kusur için hukuk düzeni kurallarının bilerek ve isteyerek ya da ihmal sebebiyle ihlal edilmesi gerekmektedir. Kusurun kanunumuzda tanımı yapılmamıştır. Uygulamada kabul görmüş tanıma göre kusur, hukuk düzeninde kınanabilen davranıştır. Kınamanın nedeni, başka türlü davranma olanağı varken ve zorunlu iken, bu şekilde davranmayarak, bu tarzdan sapılmış olmasıdır. Kısacası; kusur , genel tanımıyla, hukuk düzeni tarafından bir davranış tarzının kınaması olup, bu kınama o davranışın belirli koşullar altında bireylerden beklenen ortalama hareket tarzından sapmış olmasından kaynaklanmaktadır.
Haksız fiil öğretide, hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Unsurları; hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, bu fiil bir zararın doğmasına neden olmalı, zarara neden olan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağı bulunması gerekmektedir.
Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi fiilden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişilerin maddi zararını karşılamak durumundadır. TMK 'nun 6. Maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etmek yükü davacıdadır. Davacı, zararın, haksız fiili ile gerçekleştiğini, diğer söylem ile zarar ile haksız fiil arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.
Yukarıdaki ayrıntılı olarak açıklanan yasal düzenlemeler ışığından somut olayımıza bakıldığında, elektrik mühendisi tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda, zarar gören tarafından özel olarak dışarıdan işçi tutulup bu işçilerin çalıştırıldığı kanıtlanmadıkça, zarar gören tarafından kendine ait (montaj) işçilik ve araç giderlerinden oluşan genel gider zararlarının karşı taraftan tazmininin talep edilemeyeceği ve satılamayan enerji bedelinin tüketicilerden talep edilemeyeceği(ceza bedeli) görüşleri, ilgili mevzuatlar uyarınca da elektrik alt yapısına verilen zarardan dolayı, zarar veren tarafa ceza bedelinin uygulanması veya ceza bedeli oranı hususunda herhangi bir hüküm belirlenmemiş olması, verilen hasardan doğan kesinti süre ve sayılardan doğan tazminat bedeline ilişkin davacı tarafından abonelerine ödenmiş herhangi bir makbuz, fatura veya belgenin dosya içerisinde bulunmadığı dikkate alındığında ve bilirkişi raporunun bilimsel, teferruatlı, husumetin esasını çözer nitelikte olduğu anlaşıldığından, davacının davalılardan dava konusu hasara ilişkin olarak yalnızca malzeme bedeli olarak 1.000,00 TL , talep edebileceği ve 1.000,00 TL üzerinden her ne kadar bilirkişi raporunda 80,50 TL faiz hesaplanmış ise de davacı ve davalı tarafın tacir olması ve TTK kapsamında, tacirlerin haksız fiilleri sonucundaki zararlarının da ticari iş gibi değerlendirerek, bu zararlarına da ticari faiz isteyebileceği anlaşıldığından, davacının icra takibinde ticari faiz istediği de göz önüne alınarak, davaya konu alacağa ticari faiz işletilmesine karar verilmiş ve mahkememizce yapılan hesaplamada 135,10 TL işlemiş faizin davalılardan alınmasına karar verilmiş ve neticeen davanın kısmen kabulüne karar verilerek, Davalıların ... 6. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının KISMEN İPTALİNE, takibin 1.000,00 TL asıl alacak ve 135,10 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.135,10 TL üzerinden devamına, asıl alacak 1.000,00TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, taraflar arasındaki alacak likit olmadığından ve alacak miktarı bilirkişi raporu ile belirlendiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Davanın KISMEN KABULÜ, Davalıların ... 6. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının KISMEN İPTALİNE, takibin 1.000,00 TL asıl alacak ve 135,10 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.135,10 TL üzerinden devamına, asıl alacak 1.000,00TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85-TL harcın ve icra takip dosyasında alınan 18,06-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 139,69-TL'nin davalılardan müşterek müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 269,85-TL peşin harç, 269,85-TL başvurma harcın davalılardan müşterek müteselsilen tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 2.166,25-TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 680,81-TL'nin davalılardan müşterek müteselsilen tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca hesap olunan 1.135,10-TL vekalet ücretinin davalılardan müşterek müteselsilen tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
7-Davalılar duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden reddedilen dava değeri itibariyle AAÜT AAÜT 13/3 maddesi uyarınca, davalı lehine hükmedilecek vekalet ücreti , davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretini geçemeyeceğinden hesap olunan 1.135,10-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı taraflara eşit oranda olmak üzere verilmesine,
8-Arabuluculuk ücreti olan 3.200,00-TL'nin kabul red oranına göre 1.005,70-TL'nin davalılardan müşterek müteselsilen, 2.194,30-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
9-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, Davacı vekilinn yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda miktar itibariyle HMK 341 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi 13/03/2024
Katip Hakim
e-imzalı e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!