T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/678 Esas
KARAR NO :2023/789
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:13/10/2023
KARAR TARİHİ:26/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketlerin borçlu davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasından müvekkili şirketlere ait ticari aracın taraflar arasında meydana gelen trafik kazası sonucu 18 günlük çalışmama kaybından doğan zararı için icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun borca ve ferilerine itiraz etmesi üzerine duran takibin devamı için açılacak itirazın iptali davasının ön koşulu olan arabuluculuk müessesine başvurulduğunu, tarafların anlaşamadıklarını, müvekkili şirketlerin ... A.Ş. Şirketi ile aralarında tanzim edilmiş olan hizmet sözleşmesi gereği ilgili firmaya araç kiraladıklarını, aynı sözleşme uyarınca müvekkili şirketlerin araç kiralama hizmetinde aksaklık olması durumunda ... A.Ş. başka yerden araç temin etme ve faturayı müvekkili şirketlere rücü etme hakkına sahip olduklarını, müvekkili şirket adına kayıtlı ... plakalı araç ile davalı tarafından kullanılan ... plakalı araç arasında 26.03.2023 tarihinde hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kazada davalı tarafın aracı kontrol edemeyerek Müvekkili şirketlerin park halindeki ticari aracına çarparak kazaya sebebiyet verildiğini, bahse konu kaza sonucu ... plakalı araca, eksperler tarafından yapılan hasar tespit raporunda belirtildiği üzere aracın sağ kapısının değiştirilmesi, gibi bir takım hasarlar meydana geldiğini, hasarların giderilebilmesi için aracın 18 gün boyunca kullanılamadığını, bu nedenle müvekkili şirketlerin taşıma ve hizmet sözleşme gereğine ... A.Ş. ye taşıma hizmeti veremediklerini, aracın kazalı olmasından dolayı müvekkili şirketler ... A.Ş ye taşıma hizmeti sağlayamadığından, sözleşme gereği ... A.Ş. Başka firmalardan araç temin etmek zorunda kalındığını, sözleşmeye göre ... A.Ş. 'nin diğer firmalardan Kiraladığı araçların bedellerini müvekkili şirkete fatura ettiğini, bu nedenle müvekkili şirketlerin ... A.Ş. ye 49.560-TL ödemek zorunda kaldığını, müvekkili şirketilerin kusurlu olmadığı davalı tarafın kaza tespit tutanağında ki ifadesi ilede sabit olduğunu, davalının kazada %100 kusurlu olduğunu, itirazın asıl alacak olan 49.560-TL üzerinden iptalinin gerektiğini, takibe yapılan itirazın kötü niyetli olduğunu, alacak talebi olan 49.560-TL nin %20 sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, davanın asıl alacak olan 49.560 TL üzerinden kabulünükabulünü, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, borca haksız itiraz edilmiş olması nedeniyle davalı borçlunun 49.560-TL nin %20' den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı borçlu tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, taraflar arasındaki sözleşme gereğince 18 günlük ticari aracın kaybından dolayı sözleşme gereği ödemek zorunda kaldığı nakliye hizmet bedelinin ödenmemesi nedeniyle açılan itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizce celp edilen .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı icra takip dosyasında; davacılar/alacaklıların 55.000,00-TL'nin tahsiline ilişkin icra takibine geçtiği, davalı 20/07/2023 tarihli dilekçesi ile takibe itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür.
Mahkememizce vergi dairesine müzekkere yazıldığı, müzekkeremize 23/10/2023 tarihli cevabi yazı ile cevap verilerek ...'a ait 2022 yılı gelir vergi beyannamesinin gönderildiği görüldü.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde,
TTK 4.maddesinde, nispi ve mutlak ticari davalar açıklanmıştır. Anılan maddede mutlak ticari davalar tek tek sayılmış, nispi ticari davanın ise tanımı yapılmıştır. Bir davanın nispi ticari dava olduğunun kabulu için her iki tarafın tacir olması ve ihtilafın da yine her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir. Bu iki koşuldan biri olmadığında nispi ticari davanın varlığından söz edilemeyecektir.
Somut olayda, davanın, mutlak ticari dava olmadığı anlaşılmaktadır. Telallık sözleşmesi TBK da düzenlendiği gibi TTK 4. maddesinde sayılan sözleşmeler arasında bulunmamaktadır. Kaldı ki olayda tellalık sözleşmesinin mevcudiyetinin ihtilaflı olduğu, davalı tarafından cevap dilekçesi ekinde sunulan sözleşme başlıklı belgeden tarafların aralarında taşınmaz ve inşaat işleri ilgili sözleşme bulunduğu ve gönderilen paraların bu sözleşme kapsamında verildiği yönünde savunma bulunduğu, bu halde davanın mutlak ticari dava olmadığı anlaşılmakla mahkememizin görevli olup olmadığının belirlenebilmesi bakımından davanın nispi ticari dava olup olmadığının da tespitinin gerektiği anlaşılmıştır.
Gerçek kişi tacir 6102 sayılı TTK'nın 12. maddesinde tanımlanmıştır. Anılan maddede, "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir. ......" denilmiştir.
Esnafın tanımı ise, TTK'nin 15. maddesinde yapılmış ve maddede "İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11. maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır." şeklinde açıklanmıştır.
TTK 11. maddesinde de "Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Cumhurbaşkanınca çıkarılacak kararnamede gösterilir.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.
5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3. maddesinde de ,esnafın, ister gezici ister sabit bir mekanda bulunsun, esnaf ve sanatkar ile tacir ve sanayiciyi belirleme koordinasyon kuruluncu belirlenen esnaf ve sanatkar meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesiyle birlikte bedeni çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilen ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olduğu belirtilmiştir.
Ancak Yargıtay 11. ve 19. Hukuk Dairelerinin yerleşik kararlarında, bir kimsenin sicilde veya odada kayıtlı olup olmaması yahut vergi yükümlüsü bulunup bulunmaması TTK yönünden tacir sıfatını taşımasında önem arzetmediği, ayrıca Vergi Usul kanunu' na göre bir kimsenin esnaf kabul edilmiş olmasının da TTK yönünden geçerli bir kriter olamayacağı, tacir ve esnaf ayırımındaki kriterin TTK 11/2. maddesinde tanımlanan kararnamedeki sınır olduğu vurgulanmaktadır. ( Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2016/115 15E- 2018/1718 K sayılı 06/03/2018 tarihli, 2017/2898 E- 5384 K. 16/10/2017 tarihli, 2016/4614 E. 2017/6953 K. Sayılı 06/12/2011 tarihli kararı.)
Buna göre 5362 sayılı yasanın 3. Maddesinde esnaf tanımına esas olan, esnaf ve tacir ve sanayiciyi belirleme koordinasyon kurulunca tespit edilen esnaf ve sanatkarlar meslek kollarına dahil olma kriterinin TTK anlamında esnaf-tacir ayrımında dikkate alınamayacağı sonucu ortaya çıkmaktadır.
Dosyada mevcut ...Vergi Dairesi' nin yazı cevabında, davalının 2022 takvim yılı döneminde Vergi Usul Kanunu' nun 177maddesinde belirtilen limitleri aşmadığı İşletme Hesabı Esasına göre defter tuttuğunun bildirildiği, bu hususunu gösterir2022 yıllık Gelir Vergisi Beyannamesinin yazılarına eklendiği, bu halde davalının tacir olmadığı anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğuna dair davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkememizin görevsizliğine, görevsizlik nedeniyle davanın usulden REDDİNE,
2-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-HMK' nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik ve yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretlerinin o mahkemenin hükmedeceği, gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceği ön görüldüğünden yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretleri konusunda bu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına,
Dair, Tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 26/10/2023
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!