WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

İSTANBUL 5. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/673 Esas
KARAR NO : 2024/22

DAVA : Yargılamanın iadesi
DAVA TARİHİ :11/10/2023
KARAR TARİHİ : 11/01/2024

Yargılamanın iadesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargılamanın yenilenmesini isteyen davalı ... vekili tarafından sunulan 11/10/2023 tarihli dilekçesinde özetle; Mahkememizce verilen menfi tespit davasının kabulüne ilişkin kararın önce İstanbul BAM, akabinde Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2023/1706 E, 2023/3937 Karar sayılı kararı ile onandığını ve kesinleştiğini, davacı tarafın ... 5 Ağır Ceza Mahkemesinde verilen mahkumiyet kararını gerekçe göstererek müvekkilinin alacaklısı olduğunu, icra takibi sebebi ile davacının müvekkiline bonodan kaynaklı borcun olmadığına karar verildiği ve söz konusu takibin durdurulduğunu, Mahkemenin davayı kabul kararına dayanak yaptığı ... 5 Ağır Ceza Mahkemesinin mahkumiyet kararının ortadan kaldırıldığını ve müvekkili hakkında beraat kararı verildiğini belirterek; Mahkemenin aleyhlerine verdiği kararın dayanağı olan kararın kalkması ve Mahkemenin verdiği kararın tamamen değiştirecek nitelikte bir durum ortaya çıktığını belirterek yargılamanın yenilenmesini talep ettiği ve Mahkememizin 2017/276 Esas, 2018/258 Karar sayılı kesinleşen kararının infazı ile birlikte ... 9 İcra Müdürlüğünün...E.sayılı icra dosyasındaki hacizler kalkacağından ve bu taşınmazların 3.kişilere devredilmesi neticesinde alacaklarının tahsili mümkün olmayacağından Mahkememizden verilen 2017/276 Esas, 2018/258 Karar sayılı kararın icrasının durdurulması hususunda tedbir kararı verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Mahkememizin 2017/276 Esas, 2018/258 Karar sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonucunda;"... 5 Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... E ...karar sayılı ilamında belirtildiği gibi senet aslının davalı ...'nın avukatı tarafından mahkemeye ibraz edilmemesi senedin A4 kağıdına yazılı olarak düzenlenmesi ... tarafından ipotek karşılığı ve vermiş olduğu borçların teminatı olarak senet alındığı iddiasını rağmen ...'ya verilen ipoteğin senet bedelinin çok altında bir miktar olması ... tarafından davacı ve dava dışı ...'a borç verildiğine dair her hangi bir belgenin olmaması , 5.000.000-USD gibi yüklü bir miktarda senedin 1.000-TL lik kısmının haricen ödendiği iddiası ile icra dosyasından geri alınması ve geçimini Türkiye'de bir bayanının yanında hizmetli olarak çalışarak sağlayan yabancı uyruklu davalı ...'ya bu kadar yüklü bir miktarda senedin verilmesinin ve bu miktarda yüklü bir paranın elden nakit olarak verilmesinin mümkün olmaması karşısında davalıların ve dava dışı ...'nın fikir birliği içerisinde dolandırıcılık kastı ile hareket ettikleri, eylemlerinin nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs aşamasında kaldığı, davacının bu senetten dolayı davalılara borçlu bulunmadığı, İİK nun 72/5 maddesindeki şartlar gerçekleşmemiş olduğundan davacının tazminat talebinin reddi gerektiği, yargılama sırasında icra dosyasına 90.920,42-TL nin davacı tarafından yatırıldığı, bu kadar miktar açısından davanın İstirdada dönüştüğü..." gerekçesiyle Davacının davasının kabulüne, ... 9. İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında icra takibine konu edilen 30/10/2012 vadeli 5.000.000-USD bedelli senetten dolayı borçlu bulunmadığının tespitine, İcra dosyasına yatırılan 90.920,42-TL nin davalı ... ...' dan tahsili ile davacıya ödenmesine, tazminat taleplerinin REDDİNE karar verilmiştir.
Mahkememizce verilen karar davalılar ... ve ... tarafından istinaf edilmiş olup, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16.Hukuk Dairesinin 2019/5 Esas, 2021/517 Karar sayılı 11/03/2021 tarihli ilamında; davalı ...'ın tarafından yapılan istinaf başvurusunun incelenmesine yer olmadığına, davalı ... vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16.Hukuk Dairesi kararının davalı ... vekili tarafından temyiz edildiği, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2023/1706 Esas, 2023/3937 Karar sayılı 21/06/2023 tarihli ilamı ile temyiz olunan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16.Hukuk Dairesi kararının onanmasına karar verilmiştir.
... 5 Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas,... Karar sayılı dosyasında; yargılamanın iadesi talep olunan dosyamız davacısı ...'nun katılan olarak yer aldığı, dosyamız davalıları ... ve davalı ... hakkında açığa imzanın kötüye kullanılması kamu kurum ve kuruluşları ve tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması sureti ile dolandırıcılık suçlarından yargılama yapıldığı, yapılan yargılama sonucunda; Davalı ... ve davalı ...'nın nitelikli dolandırıcılık suçundan dolayı mahkumiyetlerini eylemin teşebbüs aşamasında kalması nedeni ile cezalarında indirime gidilmesine, açığa imzanın kötüye kullanılması sonucunda sanıkların eyleminin nitelikli dolandırıcılık olarak vasıflandırılıp haklarında hüküm kurulduğundan aynı eylemden dolayı sanıklar hakkında ceza tayinine yer olmadığına karar verildiği, kararın Yargıtay 23.Ceza Dairesinin 21/03/2016 tarih ve 2016/3186 numaralı kararı ile bozulduğu, ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin...Esas ve ...Karar sayılı dosyasından verilen direnme kararının Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 11/04/2017 tarih, 2017/14220 Esas ve 2017/9061 karar sayılı ilamı ile onandığı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bu karara itiraz edildiği, dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/05/2021 tarih 2018/15263 Esas, 2021/229 Karar sayılı ilamı ile Yargıtay 15.Ceza Dairesinin onama kararının kaldırılarak sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçundan hükümlerin bozulmasına karar verildiği, dosyanın yeniden değerlendirilmek üzere ... 5 Ağır Ceza Mahkemesinin ... E.sayılı dosyası üzerinden yargılamasına devam olunduğu görülmüştür.
... 5 Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı dosyasındaki direnme gerekçesinde "...Sanık... ile katılan ...'nun suç tarihi öncesinde aralannda şirket ortaklığı olduğu, bu hususun her iki tarafça da kabul edildiği, aralarında geçimsizlik ve ekonomik sıkıntılar nedeniyle bu ortaklığın bozulduğu, olay tarihinde sanıklardan ... tarafından katılan ... ve sanık ... ile ... aleyhine ... 9. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasıyla icra takibine başlandığı, katılan ... tarafından takipten hemen sonra icra dairesine yapılan müraacatla takibe konu senet üzerinde 3 kişilik uzmanlık sertifikaları olan bilirkişilerce rapor hazırlattırıldığı, bu rapora göre de senet metninin bilgisayar ortamında hazırlandığının, çıktısının katılan ... adına atfen atılı imza bulunan boş A4 kağıdı üzerine bilgisayarda basılması ve akabinde ... adına borçlu imzasının atılması ile düzenlenmiş olabileceğinin değerlendirildiği, bunun üzerine sanıklar ... ve ... vekili tarafından ... tarafından rapor hazırlattırıldığı bu rapora göre de, daha önceki 21.05.2013 tarihli raporda tespit edilen bulgulardan yola çıkılmak suretiyle belge üzerinde atılı bulunan imzaların metin yazılarının öncelik ve sonralık ilişkisinin tespit edilemeyeceğinin bildirildiği, Cumhuriyet Savcılığınca senet üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak üzere senet aslı istenmiş, senet aslının alacaklı vekili ...'a teslim edildiğinin bildirilmesi üzerine,...'ın celbi için yazılar yazılmasına rağmen elde edilememiş, ayrıca mahkememizce de sanıklara sorulduğunda senet aslının kendilerinde olmadığını bildirildiği,
Sanık ... tüm savunmalarında katılan ... ile birlikte olay öncesinde ortaklığı olduğunu, ancak senedin bizzat ... tarafından düzenlendiğini, onun ve kendisi tarafından imzalanarak ...'a verildiğini, sahte olarak düzenlenmediğini bildirmiş, sanık ... da kardeşi sanık ...'nın beyanını doğrulamış, bu senedi ekonomik sıkıntı ve borç içinde olan katılan ... ve kardeşi ... dairelerini satıp nakit olarak para vermesi ve bir arsasını ipotek etmesi sonucu katılandan aldığı ve gemi ticareti ile uğraştığından aldığı mal karşılığı ... isimli ...'nın eşine ciro yoluyla verdiğini, kendisinin de mağdur durumda olduğunu sânık ... ise senedin dolaşımı konuşunda bilgi sahibi olmadığını, sadece eşi...'in sanık ...'dan senedi alıp gelmesini söylemesi nedeniyle senedi ...'dan aldığını bildirdiği, Tarafların anlatımları ve toplanan tüm delillerden, katılan ... ile sanıklardan ...'ın olay öncesine davalı şirket ortağı oldukları,"ancak olay öncesinde şirket ortağı oldukları ...'ın soruşturma aşamasında alınan beyanında aralarında anlaşmazlık olduğu ve çeşitli davalar bulunduğunu bildirmesi nedeni ile aralarının iyi olmadığı, iş yerinde yapıldığı iddia edilen hırsızlık nedeni ile ifadesi alınına şirket çalışanı ...'nün hazırlık aşamasındaki beyanında olayın 27/05/2012 tarihinde gerçekleştiği işyerine ... tarafından zorla girildiğini ve bir takım evrakların olmadığını, belirtildiği, bulunduğunu bildirmesi nedeniyle aralarının iyi olmadığı, iş yerine sanık ... tarafından zorla girildiğinin ve bir kısım evrakların" olmadığının belirtildiği görülmüştür.
Yargıtay Ceza Kurulu'nun 2018/15263 Esas , 2021/229 Karar sayılı bozma ilamında;"... ''...Ceza yargılamasının amacının, hiç bir kuşkuya yer bırakmaksızın maddi gerçeğin ortaya çıkarılması olduğundan hareketle, sanıklar hakkındaki yargılamanın temelini katılanın boş olarak imzaladığı kağıdın sanık ... tarafından ele geçirilip doldurulması suretiyle sonradan oluşturulduğunu iddia ettiği ve sanık ... tarafından icra takibine konu edilen suça konu senedin oluşturması ve söz konusu senedin katılan tarafından boş bir kâğıt iken mi yoksa düzenlendikten sonra mı sanık ... ile birlikte imzalanıp imzalanmadığının ve sanıklar tarafından hukuka aykırı bir şekilde ele geçirilip katılanın imzası dışındaki yazıların ve sanık ...'ya ait imzanın sonradan mı eklenip eklenmediğinin sanıklara atılı suçların sübutuna etkili nitelikte olması birlikte değerlendirildiğinde, öncelikle suça konu senet aslını en son elinde bulundurduğu anlaşılan ...'ın tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılıp dinlenilmesi, ... ve icra müdürlüğü görevlileri hakkında suç duyurularının akıbetlerinin araştırılarak kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi hâlinde soruşturma dosyasının, kamu davası açılması hâlinde ise yargılama dosyasının getirtilerek incelendikten sonra bir örneğinin dosya arasına alınması, ... şirketince bankadan alınan kredilerin teminatı olarak sanık ...'e ait gayrimenkul üzerinde 09.01.2009 tarihinde banka lehine tesis edilen ipotek işleminin akıbetinin araştırılması, katılan vekilinin şikâyet dilekçesine eklediği örnek banka talimat yazılarının asıllarının temin edilmesi, tanıklar ... ve ...'in duruşmaya çağrılarak katılanın şirket işlerinde kullanılması amacıyla daha sonra doldurulmak üzere kendilerine imzalı boş kâğıtlar bırakıp bırakmadığının sorulması, suça konu senedin temin edilmesi hâlinde senedin katılan tarafından boş bir kâğıt iken mi yoksa düzenlendikten sonra mı sanık ... ile birlikte imzalanıp imzalanmadığı veya katılanın imzası dışındaki yazıların ve sanık ...'ya ait imzanın sonradan mı eklenip eklenmediğinin, senetteki imzanın katılanın eli ürünü olup olmadığının ve ayrıca daha önce bankaya teslim edilen diğer talimat yazıları ile benzer şekilde düzenlenmiş olup olmadığının tespiti bakımından bilirkişi raporu alınması ve toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken, eksik araştırmayla sanıklar hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulması usul ve kanuna aykırıdır...'' denilmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2018/15-263 Esas, 2021/229 Karar sayılı bozma ilamı doğrultusunda, ... 5 Ağır Ceza Mahkemesini ... E.sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonucunda; "...'ın tanık sıfatıyla alınan yeminli beyanında, müvekkili olan sanık ... tarafından kendisine verilen bir senedi icra takibine koyduğunu, senet aslını da icra dairesine verdiğini, bilahare senedi müvekkilin talebi üzerine icra dairesinden teslim aldığı ve senedi müvekkile ibraname imzalatarak teslim ettiğini, senet aslı kendisinde olmadığını, bu senedi müvekkili ...'ya teslim ettiğini, savcılık aşamasında bu senet istendiğinde senedin kendisinde olmadığını, bu konuda hakkında ... 38. Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında görülmekte olan dava bulunduğunu, halen derdest olup, orada da benzer savunma yaptığı, ... 38. Ağır Ceza Mahkemesinin...Esas sayılı dava dosyası celp edildiği, sanık ...hakkında görevi kötüye kullanmak suçundan kamu davasının açıldığı ve davanın derdest olduğu, her ne kadar sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan cezalandırılmalarına yönelik kamu davası açılmış ise de, sanıkların yargılamanın hiç bir aşamasında suçlamayı kabul etmedikleri anlaşılmıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu bozma ilamında maddi gerçeğin açığa çıkarılması için suçun sübutuna etkili nitelikte olduğu belirtilen ve yargılamaya konu olan senedin aslını temin etmeye yönelik yapılan araştırmada, tanık ... beyanında senedin sanık ... da olduğunu, hakkında bu olay sebebiyle görevi kötüye kullanmak suçundan kamu davası açıldığını ve davanın derdest olduğunu belirtmiş, sanık ...'nın yabancı uyruklu olması ve adresinin değişmesi nedeniyle sanığa ulaşılamamış ve sanık müdafine senedi ibraz etmesi için süre verilmiş, sanık ... müdafii ise müvekkiline ulaşamadığı için senedi temin edemediğine dair yazılı beyanda bulunmuş, bu nedenle senedin temini mümkün olmamıştır. Senedin temin edilememesi nedeniyle müflis ... Bankasından bozma ilamında belirtilen banka talimat yazıları ve sanıkların imzaları arasında, imza ve yazıların sanıkların eli ürünü olup olmadığına dair mukayese yaptırılması mümkün olmadığından ve müflis ... Bankasının ...'ye devri nedeniyle belgelerin temininde aksamaların yaşandığı bilindiğinden banka talimat yazıları istenilmemiş ve bilirkişi incelemesi yaptırılamamıştır. suça konu senet temin edilemediğinden senedin kim tarafından doldurulduğu hususunun açıklığa kavuşturulamaması ve banka talimatları ile senet ve sanıkların imzaları arasında mukayese yaptırılamaması, dinlenen tanık beyanlarının görgüye ilişkin anlatımlarının olmadığı gibi sanıkların suça konu senedi gerçeğe aykırı doldurduğuna dair bilgilerinin olmadığını beyan etmiş olmaları, ayrıca katılanın bu şekilde imzaladığı bütün senetlerden haberinin olması ve kendisinin hazırladığının tanık anlatımları ile ispat edilmesi, katılana yönelik olarak suça konu olabilecek bir eylemin gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda şüphe hasıl olması ve iddiayı destekleyici başkaca herhangi bir delil bulunmaması nedeniyle müştekinin baştaki beyanın soyut kaldığı hukuki ve vicdani kanısına varılmıştır. Bu itibarla sanıkların atılı nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediklerine dair savunmalarının aksini gösterir her türlü şüpheden uzak, cezalandırılmalarına yeter mahiyette kesin ve inandırıcı somut delil elde olunamadığından, şüpheden sanık yararlanır ilkesi de nazara alınarak sanıkların üzerilerine atılı suçu işlediği sabit olmadığından CMK 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine .." karar verilmiştir.
... 5 Ağır Ceza Mahkemesine yazılan müzekkerimize verilen cevapta ...esas ve...karar sayılı dosyanın Yargıtay incelemesinde olduğu halen kesinleşmediği bildirilmiştir.
HMK 375.maddesinde:"... a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması,
b) Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması.
c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması.
ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması.
d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması.
e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması.
f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması.
g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması.
ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması.
h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması.
ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması,
i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi..." şeklinde yargılamanın iadesi sebepleri sayılmıştır.
Mahkememizin 2017/276 Esas, 2018/858 Karar sayılı dosyasında davacı olarak ..., davalı olarak ... ve ... yer aldığından yargılamanın iadesi hakkında verilecek olan karar sonucunda ...'ın da hukuki durumu etkilenecek olduğundan ...'ın da davaya dahil olmasına karar verilmiştir.
Mahkememizin 2017/276 E.sayılı dosyasında TBK.nun 74.maddesi uyarınca; ... 5 Ağır Ceza Mahkemesinin ...E, ... Karar sayılı ilamı bekletici mesele yapılmış ise de; bekletici mesele yapılan Ağır Ceza Mahkemesinde tespiti yapılan maddi olgular tek başına dikkate alınarak hüküm oluşturulmamıştır.
Davacı tarafından mahkememizde açılan menfi tespit davasında dava konusu edilen senet aslının davalı ...'nın avukatı tarafından imza incelemesi yapılmak üzere ibraz edilmemesi, senedin A4 kağıdına yazılı olarak düzenlenmesi ... tarafından ipotek karşılığı ve vermiş olduğu borçların teminatı olarak senet alındığı iddiasına rağmen ...'ya verilen ipoteğin senet bedelinin çok altında bir miktar olması, ... tarafından davacı ve dava dışı ...'a borç verildiğine dair herhangi bir belgenin olmaması , 5.000.000-USD gibi yüklü bir miktardaki senedin 1.000-TL lik kısmının haricen ödendiği iddiası ile icra dosyasından geri alınması ve geçimini Türkiye'de bir bayanının yanında hizmetli olarak çalışarak sağlayan yabancı uyruklu davalı ...'ya bu kadar yüklü bir miktarda senedin verilmesinin ve bu miktarda yüklü bir paranın elden nakit olarak verilmesinin hayatın olağan akışında mümkün olmaması sebebiyle menfi tespit davasının kabulüne, davacının bu senetten dolayı davalılara borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmiş olup, TBK.nun 74.maddesi kapsamında hukuk hakiminin ceza mahkemesindeki beraat kararı ile bağlı olmadığı da dikkate alındığında yargılamanın yenilenmesini gerektirecek HMK 375.maddesinde sayılan hiçbir koşulun gerçekleşmediği anlaşıldığından yargılamanın iadesi talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Yargılamanın iadesi talebinin REDDİNE,
2-Harçlar yasası uyarınca belirlenen karar harcı olan 427,60 TL'nin, peşin alınan 269,85 TL harçtan mahsubu ile eksik yatırılan 157,75 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı ... vekilinin ve İlgili ... vekili Av. ... vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341. maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.11/01/2024

Başkan ...
E-İMZALI
Üye ...
E-İMZALI
Üye ...
E-İMZALI
Katip ...
E-İMZALI

Bu belge 5070 sayılı kanun kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.