T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/654 Esas
KARAR NO : 2024/302
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/10/2023
KARAR TARİHİ : 07/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, taraflar arasında 01.04.2010 tarihinde imzalanan ... Sözleşmesi ile davacı tarafından hizmet verilmeye başlandığını ve davalı firma talebi ile 31.08.2022 tarihli protokole uygun olarak müvekkili tarafından 31.10.2022 tarihinde verilen hizmetin sona erdirildiğini, akabinde taraflar arasındaki iç ilişki kapsamında personellerin 01.04.2010- 01.01.2019 çalışma dönemine tekabül eden kıdem tazminatı maliyetlerinin ... sorumluluğunda; 01,01.2019-31.10.2022 arasındaki çalışma dönemine tekabül eden kıdem tazminatı maliyetlerinin ise davalı firma sorumluluğunda olduğunu davalı firmaya ait olan (01.01.2019-31.10.2022 tarihleri arasındaki döneme tekabül eden) kıdem tazminatı tutarı ekli 31.10.2022 tarihli 623.529,51 TL, ... numaralı fatura ile davalı firmaya fatura edildiğini, davalı firma ile yapılan görüşmeler neticesinde ise 97.049,71 TL'lik bakiye alacağına davalı firmanın yalnızca 21.02.2023 tarihinde 11.732,31 TL'lik ödeme yaptığını, davalı firma ile yapılan görüşmelerin sonuç vermediğini, davalı firmanın müvekkili şirkete 85.317,40 TL tutarında borçlu konumda olduğunu, her ikisi de tacir olan taraflar arasındaki olağan cari hesap ilişkisi kapsamındaki toplam alacak / borç ilişkisi uyarınca 85.317,40 TL. bakiye alacak niteliğinde olup her ne kadar anılan 31.10.2022 tarihli 623.529,51 TL, ... fatura kapsamında ödeme yapılmış olsa dahi hizmet dönemi içerisinde davalı firma tarafından eksik ödenen fatura bedelleri olması ve olağan cari hesap ilişkisi uyarınca davalı firma tarafından hizmet dönemi içinde ve sonunda yapılan ödemelerin, en eski tarihli ödenmemiş fatura bedellerine mahsup edilmiş olup dolayısıyla ve doğal olarak ticari defterler kapsamında 31.10.2022 tarihli 623.529,51 TL, ... numaralı personel kıdem ihbar ücret bedeli konulu fatura üzerinden bakiye borcu göründüğünü, bu açıklamalar kapsamında toplam 85.317,40 TL bakiye kısmını ödemediğini, mevcut olayda davalı tarafından taraflar arasında imzalanan sözleşme maddelerine ve eklerine uygun olarak düzenlenen, taraflar arasında sözleşmede/fesih protokolünde kararlaştırılan ve davalıya fatura edildiği açıkça belirtilen faturalarının hiçbir ihtirazi kayıt olmaksızın teslim alındığı halde halen fatura bedellerinin ödenmediğinin ortada olduğunu, açıklanan sebepler çerçevesinde davalı firmanın icra takibine yaptığı itirazının iptaline ve takibin devamına, 020'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında yaklaşık 3 yıllık devam eden sözleşmesel ilişkinin 31/08/2022 tarihli Fesih Ek Protokolü ile sona erdirilmesine karar verildiğini, Ek Protokole göre; 010/1/2019-31/10/2022 tarihleri arasındaki işçilerin kıdem tazminat alacaklarının ... tarafından tahsili konusunda anlaşıldığını, davacının sözleşmenin sona ermesi ile Protokol uyarınca personellerin kıdem tazminatı ödemelerine karşı ... nolu ve 623.529,51 TL bedelli faturayı düzenlediğini, 10/11/2022 tarihinde faturaya istinaden 623.529,51 TL bedelin davacıya ödendiğini, davacının sonradan bu tutarları müvekkilinin geçmiş dönemden kaynaklanan borcu olduğunu ve müvekkilinin söz konusu faturaya ilişkin ödemesini bu borçlara mahsup edip, Fesih Protokolü uyarınca ... nolu faturanın 85.317,40 TL tutarlı kısmının ödenmediği iddiası ile ... 10. Noterliğinin ... yevmiye no ve 04.01.2023 tarihli ihtarnamesi ile bakiye alacağın tahsilini talep ettiğini, davacının bakiye alacağı iddiası ile gönderilen ihtarnamesine Müvekkil Şirket tarafından, ... 5. Noterliğinin .. yevmiye no ve ... tarihli ihtarnamesi ile ... nolu ve 623.529,51 TL bedelli faturanın tamamının ödenmiş olduğunu, bu sebeple müvekkili şirketten herhangi bir alacağının olmadığı yönünde cevap verildiğini, davacının daha sonra ... 10. Noterliğinin ...tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile bu kez bu bedelin bakiye cari hesap alacağından kaynaklı olduğunu ve bu sebeple 85.317,40 TL alacağın ödenmesini talep ettiğini, müvekkili şirketin ise ... 5. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi uyarınca davacıya karşı herhangi bir cari hesap alacağı bulunmadığını belirttiğini, bunun üzerine davacı tarafından ... 21. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile faturanın bakiye alacağından kaynaklı icra takibi başlattığını, davacının her ne kadar müvekkilinin bakiye borcu olduğunu iddia etmekteyse de müvekkilin böyle bir borcu bulunmadığını, her iki tarafın da basiretli tacirler olarak imza ettikleri fesih protokolü ile bağlı olduğunu, bu protokolde davacının sözleşme sonrası alacağının tespit edildiğini, davacının buna dayanarak işbu tespit edilen tutarda fatura tanzim ettiğini, faturanın müvekkiline tebliğ olduğunu, müvekkilinin de bu faturaya istinaden eksiksiz ödeme yaptığını, ödeme dekontunda açık bir şekilde "Fat no: ... PER. ÖD. KIDEM TAZ." şeklinde açıklama yaptığını, işbu fatura bedelini 10/11/2022 tarihinde davacı şirkete ödediğini, bu tutarın sözde var olduğu iddia edilen başkaca borç tutarlarına sayabilmesinin yasal olarak olanaksız olduğunu, davacının, bu fatura alacağı dışında başkaca alacaklarının var olduğu iddiası var ise kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacının sözde bu alacaklarını takibe koymasının gerektiğini, işbu icra takibine konu fatura alacağının tamamının müvekkilce ödenmesi sebebi ile anılan davanın başkaca bir araştırmaya gerek olmaksızın reddi gerektiğini, yine kabul anlamına gelmemek üzere davacının ileri sürdüğü geçmiş tarihli cari alacağın esasen sözleşmeye göre teminat olarak alınan/kesilen tutar olduğunu, ticari defter ve kayıtlarından da anlaşılacağı üzere müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, bu nedenle davanın reddine, davacı aleyhine 9620 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında, faturaya dayalı alacağın tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin açılan itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizce celp edilen 21. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasında; davacı/alacaklının 85.317,40-TL Toplam Alacağın tahsiline ilişkin icra takibine geçtiği, takibin konusunun "31.10.2022 tarihli 623.529,51 TL bedelli ... nolu faturanın ödenmeyen bakiye alacağı 85.317,40 TL " olarak gösterildiği, davalının 08/08/2023 tarihli dilekçesi ile takibe, borca, faize ve borcun tüm ferilerine itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür.
Mahkememizin 09/01/2024 tarihli celse ara kararı gereği, taraf defter ve belgeleri, sunulan bilgi ve belgeler, fesih protokolü ve ilgili ihtarnameler üzerinde inceleme yapılıp, taraf iddia ve savunmaları da değerlendirilerek icra takibine konu faturalardan kaynaklı alacağın mevcut olup olmadığı, mevcut ise miktarının takip tarihi itibari ile ne kadar olduğu, icra takibinden sonra yapılan ödeme var ise TBK m. 100 uyarınca tenzil edilmesi ve dava tarihi itibari ile mevcut alacak miktarının tespit edilmesi konusunda rapor alınmasına karar verilerek, dosyaya Mali Müşavir bilirkişi ... ve İş / Borçlar Mevzuatından Kaynaklı Nitelikli Hesap Uzmanı...'nın sunmuş oldukları 01/04/2024 tarihli raporda, dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerle, tarafların defter ve belgelerinin incelenmesi, Sayın Mahkemece bilirkişiye verilen görev ile sınırlı olarak mezkür surette tahakkuk eden değerlendirme neticesinde; Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Tarafların defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulmuş olduğu, ibraz edilen defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı görülmüştür. Davacı Alacağı Yönünden: Davaya konu olan fatura ve cari hesap incelemesi sonucunda, icra takibine konu edilen faturanın tarafların defter ve kayıtlarında yer aldığı, işbu faturanın davalı tarafından ödendiği anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki ticari ilişki 2009 tarihinden itibaren başlamış olması ve hesap hareketlerinin oldukça yoğun olması, davacı tarafça sunulan hesap ekstresinin 2019 yılı itibari ile sunulmuş olması nedeniyle taraflar arasındaki kayıt bazında FARKLILIK tarafımca tespit edilememiştir. 2019 ve 2020 yılı devir bakiyeleri dikkate alındığında dahi davacının toplamda 83.661,93 TL daha az alacaklı olduğu, 83.661,93-TL'lik farktan sonra dahi davalı tarafça 2009 tarihinden itibaren sunulan cari hesap kayıtları esas alındığında davalının davacıya borcunun kalmadığı değerlendirilmiştir. 31.10.2022 tarihli 623.529,51-TL bedelli ... no.lu faturaya dayanılmıştır. Davalının sunmuş olduğu 10.11.2022 işlem tarihli ödeme dekontunda ise “... Per. Öd. Kıd. Taz.” Açıklaması bulunmakta olup ödemenin dava konusu fatura için yapıldığının tespit edildiği kanaatine varıldığının bildirdiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Taraflar arasında 01.04.2010 tarihinde imzalanan Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesi ile davacı tarafından hizmet verilmeye başlandığı ve davalı firma talebi ile 31.08.2022 tarihli protokole uygun olarak 31.10.2022 tarihinde verilen hizmetin sona erdirildiği, taraflar arasındaki iç ilişki kapsamında personellerin 01.04.2010-01.01.2019 çalışma dönemine tekabül eden kıdem tazminatı maliyetlerinin ... sorumluluğunda; 01.01.2019-31.10.2022 arasındaki çalışma dönemine tekabül eden kıdem tazminatı maliyetlerinin ise davalı firma sorumluluğunda olduğu, 01.01.2019-31.10.2022 tarihleri arasındaki döneme tekabül eden kıdem tazminatı konulu, 31.10.2022 tarihli, 623.529,51 TL bedelli ve ... numaralı faturanın davalı firmaya fatura edildiği, davacının, cari hesapta kalan 97.049,71 TL'lik bakiye alacağına davalı firmanın yalnızca 11.732,31 TL'lik ödeme yaptığını belirterek davalı firma hakkında 85.317,40 TL’lik icra takibi başlattığı, her ne kadar 31.10.2022 tarihli 623.529,51 TL bedelli ve ... no.lu fatura kapsamında ödeme yapılmış olsa dahi bu alacağın davalı firma tarafından eksik ödenen fatura bedelleri olması ve olağan cari hesap ilişkisi uyarınca davalı firma tarafından hizmet dönemi içinde ve sonunda yapılan ödemelerin, en eski tarihli ödenmemiş fatura bedellerine mahsup edildiğinin davacı tarafından ileri sürüldüğü, davalının icra takibine itiraz etmesi üzerine davacının huzurdaki davayı açtığı, mali müşavir bilirkişi tarafından her iki taraf ticari defter ve kayıtları ile ilgili olarak yapılan incelemede, davacının ticari defterlerinde ihtilafa konu olan 2019-2023 yılları arası yasal ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmuş olduğu, süresinde açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, davacının takip talebine konu olan 85.317,40 TL alacağın cari hesapta kayıtlı olduğu, davalı defter ve kayıtları ile ilgili olarak yapılan incelemede: davalı şirketin defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulmuş olduğu, defterlerinin süresinde açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, icra takibine konu edilen ... numaralı, 31.10.2022 tarihli ve 623.529,51-TL bedelli faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının işbu faturaya karşılık olarak 10.11.2022 tarihli ödemesinin de kayıtlı olduğu, bu suretle takip tarihi itibariyle davalının herhangi bir borç bakiyesinin kalmadığının görüldüğü, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 101’inci maddesindeki “Birden çok borcu bulunan borçlu, ödeme gününde bu borçlardan hangisini ödemek istediğini alacaklıya bildirebilir. Borçlu bildirimde bulunmazsa, yapılan ödeme, kendisi tarafından derhâl itiraz edilmiş olmadıkça, alacaklının makbuzda gösterdiği borç için yapılmış sayılır.” düzenleme uyarınca davalı tarafından borçlunun takibin dayanağında gösterdiği fatura için ödeme yapıldığı dikkate alındığında takibe konu fatura yönünden ihtilafın mevcut olmadığı, her ne kadar davacı tarafça dava dilekçesinde cari hesap ilişkisine de değinilmiş ise de, ayrıntıları Yargıtay H.G.K.'nın 2013/19-142 Esas ve 2013/1371 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere itirazın iptali davalarında takip talebinde dayanılan borç ve borcun sebebine bağlılık esas olduğundan, cari hesap ilişkisinin bu dava yönünden tartışma konusu olmadığı nazara alındığında, takibe konu faturadan kaynaklı borcun ödendiğinin tespit edilmiş olması nedeniyle davanın reddine , takibin kötü niyetli yapıldığı davalı tarafça ispat edilmediğinden davalının kötü niyet tazminatı isteminin de reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın reddine,
2-Davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine,
3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60- TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.457,01 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.029,41 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından belgelendirilen bir yargılama masrafı olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden reddedilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı tarafa verilmesine,
6-Arabuluculuk ücreti olan 3.120 TL bedelin davacıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,
7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 07/05/2024
Katip
e-imzalı
Hakim
e-imzalı
"Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!