T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/639 Esas
KARAR NO : 2024/103
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/09/2023
KARAR TARİHİ : 06/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 30.08.2022 tarihinde kendisini ... çalışanı olarak tanıtan ... numaralı hattın sahibi ile internet üzerinden yaptığı görüşmeler sonucunda ... olarak bilinen cihazı satın almak için anlaşmaya vardığını,... numaralı hat sahibinin gönderdiği fotoğraflarla müvekkiline bahsi geçen şirketin çalışanı olduğunu ifade ettiğini, ilgili hat sahibi şahsın müvekkiline hemen gelmez ise ürünün satılma ihtimalinin olduğunu, ürünleri kenara ayırma imkanlarının olmadığını söylediğini, mağazada çalışan diğer çalışanların ürünleri başkalarına satmaya çalıştığını, sırada bekleyenlerin olduğunu söyleyerek ürün başkasına satılmadan almak istiyorsa göndereceği hesaba ücreti yatırması gerektiğini söylediğini, müvekkilinin şüpheli şahsın kendisine gönderdiği ... numaralı, ... şubesinin "... Şirketi" adına kayıtlı IBAN hesabına 34.497,00 TL havale yaptığını, müvekkilinin ... adresine giderek ... 'a geldiğinde orada çalışan görevlilerin müvekkile ellerinde böyle bir ürünün olmadığını, müvekkilinin görüştüğü kişinin orada çalışan bir kimse olmadığını, böyle bir satış yapmadıklarını söylediklerini, müvekkilinin bunun üzerine dolandırıldığını anlayarak hat sahibi şahsa ulaşmaya çalıştığını, şahıs tarafından her yerden engellenmesi nedeniyle iletişim kuramadıklarını, olay üzerine ... Cumhuriyet Başsavcılığına verdiğimiz dilekçe ile şüpheli şahıs hakkında soruşturma başlatıldığını, müvekkilinin daha sonra paranın gönderildiği hesabın ...Limited Şirketi...Şubesi'ne ait olduğunu öğrenmiş ve şubeye gittiğinde yatırılan para karşılığında başka bir ürünün müvekkilimizin hiçbir alakasının olmadığı bir başka kişi tarafından teslim alındığını öğrendiğini, müvekkilinin paranın şirket hesabından yatırıldığını, gelen kişi ile şirket arasında bir bağlantı olduğuna dair şubeden evrak ibraz etmesini istediğinde, ilgili şube çalışanlarının müvekkilinin ürünü teslim alan kişinin şirket adına geldiğine dair hiçbir evrak ibraz etmediğini söylediğini, yapılan arabuluculuk görüşmesinde davalı şirket satılan ürünler için fatura kesildiği bilgisini verdiğini, müvekkili adına düzenlenen hiçbir fatura olmadığını, parayı gönderen müvekkili şirket adına fatura dahi kesilmeden, müvekkili şirketten gelindiğine dair hiçbir evrak ibraz etmeyen bilinmeyen bir şahsa ürün verildiği ortaya çıktığını, ilgili şube arabuluculuk görüşmelerinde paranın kendi hesaplarına girdiğini ve karşılığında parayı gönderen müvekkili şirketle alakalı hiçbir evrak ibraz etmeyen şahıslara faturalar kesilerek ürün teslim edildiği gerekçesiyle paranın iadesini de yapmadığını, konuyla ilgili olarak, bahsi geçen işlemde müvekkilinin tüketici sıfatıyla hareket ettiği değerlendirmesi ile ilk önce İlçe Tüketici Hakem Heyetine başvuru yapıldığını, Tüketici Hakem Heyeti kararıyla işin ticari iş olduğuna işaret ederek görevsizlik kararı verdiğini, müvekkilimden bu doğrultuda satışını gerçekleştirmediği ürün için ödeme alan fakat hem fatura kesmeyip hem de ürünü teslim etmeyen davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini, davanın k kabulünü, borçlunun takibe, borca, faize ve tüm ferilerine yaptığı itirazın iptalini ve takibin devamını, HMK m. 389 ve 390/2’ye istinaden ortadaki zaruri durum sebebiyle dava sonuçlanıncaya kadar davalının aktif malvarlığı üzerine davalı taraf dinlenmeden, üçüncü kişilere mülkiyeti devri engelleyecek şekilde ihtiyati tedbir konulmasını, davalı aleyhine yüzde yirmiden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderlerinin davalı taraf üzerinde bırakılmasını, müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; basiretli bir tacir olarak davacının kendisine ulaşan ve müvekkili şirket veya herhangi bir teknoloji marketin çalışanı olduğunu iddia eden kişilere itibar etmeden önce araştırma yapması hatta ilgili mağazadan konuya ilişkin teyit alması gerektiğini, ancak Davacı somut olayda hiçbir araştırma yapmadan yalnızca kötü niyetli 3. kişinin salt beyanlarına itibar ederek üstelik whatsapp aracılığı yazışarak oldukça yüksek bir meblağda ödeme yaptığını, üçüncü kişinin kimliğinin teyit edilmeden yüksek meblağda ödemenin sorgusuz sualsiz yapılması hayatın olağan akışına ve basiretli olmanın gereklerine açıkça aykırı olduğunu, somut olayda davacı tarafından davaya konu ürünün ücretlerinin ödenmesi durumunda müşteriler için ayrılabileceği veya kargo ile müşterilere teslim edilebileceğine ilişkin bilgi edindiğinin beyan edilmiş ise de müvekkili şirket'in böyle bir uygulamasının olmadığını, müvekkili şirket'in stoklarında olan ürünlerin halihazırda internet sitesinde ve fiziki mağazalarda satışa sunulduğunu, bu noktada davacının söz konusu ürünün stokta olmadığını internet sitesinden kontrol edebileceğinin izahtan vareste olduğunu, ... ürünlerinin dünya çapında rağbet gören ürünler olduğunu, herhangi bir müşteriye ayrıcalık tanınarak ayrılması gibi bir durumun söz konusu olamayacağını, davacının elektronik ürün alım satımı yapan basiretli bir tacir olarak satın aldığını düşündüğü ürünün Türkiye'de stoğunun bulunmadığını bilebilecek durumda olduğu da unutulmamasını, ancak bu ürünleri kampanyalı fiyattan alarak kârlı bir fiyattan satma hevesi olan davacı şirketin bu açık şüpheli durumu fark etmemiş ve kendi kusuru ile meydana gelen olaydan müvekkili şirketi sorumlu tuttuğunu, söz konusu arama Müvekkili Şirket'e ait bir telefon yapılmamış, şahsi telefon üzerinden gerçekleştirildiğini, bu noktada kendi kusuru ile zarara uğrayan davacının müvekkili şirket'ten herhangi bir talepte bulunmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı Şirketin ürünleri sözde kampanyalı fiyattan satın almayı kabul etmiş olmakla beraber, siparişe ilişkin hiçbir bilgi ya da talebinde bulunmadığını, eğer Davacı Şirket basiretli bir tacir gibi hareket etmiş olsa idi; 3. Kişilerden faturayı ya da satış belgelerini talep edecek ve ürünlerin...olmadığının farkına varacak olduğunu, müvekkili şirket'in ödeme işlemlerini sorunsuz olarak gerçekleşen işlemleri kontrol ve/veya polise bilgi verme, bildirme yükümlülüğünün bulunmadığını, davacı'nın, müvekkili şirket'in ihmali olduğu iddiası zorlama bir iddiadan öteye gitmediğini, söz konusu zarardan müvekkili şirket'in sorumluluğunun olmadığını, davacı yan aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, haksız icra takibi başlatan davacı taraf aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 4. Maddesine göre taraflarca kararlaştırıldığı takdirde arabuluculuk süreci içerisinde elde edilen beyan ve belgelerin açıklanması mümkün olup tarafların onayı bulunmamakta ise gizliliğin esas olduğunu, bu gizlilik ilkesinin bertaraf edilebilmesi için ise her iki tarafın da ortak rızası gerektiğini, somut olayda bu duruma hiçbir şekilde muvafakatlarının bulunmadığını, davacı vekilinin arabuluculuk sürecine dair iddialarının hükme esas alınmamasını, davanın reddini, ... 19. İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı icra dosyasına yapılan itirazın kabulünü, takibin iptalini, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, ürün satışından kaynaklı ödenen bedelin iadesine yönelik icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin açılan itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizce celp edilen ... 19. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasında; davacı/alacaklının 34.905,29-TL toplam alacağın tahsiline ilişkin icra takibine geçtiği, davalının tarihli dilekçesi ile takibe, borca, faize, faiz oranına ve borcun tüm ferilerine itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafça, müvekkilinin 30.08.2022 tarihinde kendisini ... çalışanı olarak tanıtan ...numaralı hattın sahibi ile internet üzerinden yaptığı görüşmeler sonucunda ... olarak bilinen cihazı satın almak için anlaşmaya vardığı, ... numaralı hat sahibinin gönderdiği fotoğraflarla müvekkiline bahsi geçen şirketin çalışanı olduğunu ifade ettiği, ilgili hat sahibi şahsın müvekkiline hemen gelmez ise ürünün satılma ihtimalinin olduğu, ürünleri kenara ayırma imkanlarının olmadığını söylediği, mağazada çalışan diğer çalışanların ürünleri başkalarına satmaya çalıştığı, sırada bekleyenlerin olduğunu söyleyerek ürün başkasına satılmadan almak istiyorsa göndereceği hesaba ücreti yatırması gerektiğini söylediği, müvekkilinin şüpheli şahsın kendisine gönderdiği ... numaralı, ...şubesinin "...Şirketi" adına kayıtlı IBAN hesabına 34.497,00 TL havale yaptığı, müvekkilinin ...adresine giderek ...'a geldiğinde orada çalışan görevlilerin müvekkile ellerinde böyle bir ürünün olmadığı, müvekkilin görüştüğü kişinin orada çalışan bir kimse olmadığı, böyle bir satış yapmadıklarını söylediklerinden bahisle satışını gerçekleştirmediği ürün için ödeme alan fakat hem fatura kesmeyip hem de ürünü teslim etmeyen davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesinin talep edildiği , davalı tarafça ise müvekkili şirkete ait herhangi bir mağazaya gelen müşterilerin, satın alacakları ürünü tespit ettikten ve stokta olup olmadığını öğrendikten sonra arzu ederlerse ürünlerin ödemelerini havale/eft yolu ile yapabildikleri, bunun üzerine müvekkil şirketin satış personeli tarafından satın alınacak ürünlere dair bir satış belgesi oluşturulduğu ve ödeme yapılacak banka hesabı bilgilerinin (ilgili mağazaya ait hesap numarası) müşteriye verildiği, müşterilerin oluşturulan satış belge numarasını ödeme anında dekontun açıklama kısmına yazarak ödemeyi gerçekleştirdikleri, müşteri tarafından yapılan ödemeye ilişkin teyit bilgisinin ilgili banka tarafından Müvekkil Şirket bilgilendirme maili sistemine gönderildiği, ödeme dekontunda yer alan sipariş numarası ile satış belgesinde sipariş numarasının eşleştiği ve müşteri tarafından ödeme yapılan meblağ, havale tarihi, havaleye dair dekont hakkında bilgiler doğru olarak ibraz edildildikten sonra ürünlerin müşteriye teslim edildiği bu nedenle meydana gelen olayda kusurlarının bulunmadığı, davacı tarafın üçüncü kişiler tarafından dolandırıldığının savunulduğu, taraf iddia ve savunmalarından, sunulan dekont ve faturadan da anlaşıldığı üzere, mağazadan banka havalesi yapılmak suretiyle davalıdan ürün alındığı, ürün bedelinin üçüncü kişilerin yönlendirmesi sonucunda davalı taraf banka hesabı kanalı ile davalı şirket yetkilisi tarafından yapıldığı, peşin ödemeli satışta banka havalesi ile ödeme yapılması halinde davacının ödemeyi yapan kişinin kim olduğunu araştırma yükümlülüğünün bulunmadığı, bir başkası adına da ödeme yapılabileceği, satış belge numarasının ödeme anında dekontun açıklama kısmına yazıldığı da düşünüldüğünde davalı açısından şüpheli bir ödeme olgusunun da oluşmadığı, bu itibarla davacının dolandırıldığı yönündeki iddiası açısından da davalının bir sorumluluğunun bulunmadığı düşünüldüğünde davanın reddine, davacının kötü niyetli icra takibi başlattığı yönünde bir kanaate varılmadığından davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın reddine,
2-Davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine,
3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85-TL harçtan mahsubu ile eksik bakiye 157,75-TL harcın davacıdan tahsil edilerek Hazineye irat iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından belgelendirilen bir yargılama masrafı olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davalı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden reddedilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı tarafa verilmesine,
7-Arabuluculuk ücreti olan 3.120-TL bedelin davacıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,
8-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.06/02/2024
Katip
e-imzalı
Hakim
e-imzalı
"Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!