WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

İSTANBUL 5. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/598 Esas
KARAR NO : 2024/112

DAVA : Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz
DAVA TARİHİ : 22/06/2023
KARAR TARİHİ : 08/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından ibraz edilen 22/06/2023 tarihli dava dilekçesinden özetle; davacı şirketin ticaret sicil müdürlüğüne 02.06.2023 tarihli başvuru yaptığını, ... 14.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası kararı doğrultusunda Mahkeme kararının ivedilikle uygulanarak işlem tesis edilmesini talep ettiklerini, ancak ... Ticaret Sicili Müdürlüğünün ...tarih ve ... sayılı kararında işlem tesis etmediğini, işlem tesis etmek için ise mahkeme kararının kesinleşmesini istediğini, ... 4. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı temlik beyanı kapsamında ... Ticaret Sicil Müdürlüğünce ; ...Anonim Şirketi için ... rehin numaralı, ... Şirketi için ... rehin numaralı, ... Şirketi için ... numaralı rehinli menkullerin rehin alacaklısı olan müvekkilİ şirket ... A.Ş. adına rehinli olarak tescil edilmesi hususunda ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne ... 24. İcra Müdürlüğünce defalarca yazı yazılmasına ve ...14. Asliye Ticaret Mahkemesinin kararına rağmen halen sicile tescil işleminin gerçekleştirilmediğini, Ticaret Sicili personellerinin işlemleri sürüncemede bıraktığını, görevlerini ihmal ettiklerini belirtmiş 02.06.2023 tarihli başvurunun ... Ticaret Sicili Müdürlüğü tarafından... tarih ve ... sayılı kararla reddedilmesine yönelik itirazlarının kabulü ile aynı kararın iptaline ...A.Ş. adına rehinli menkullerin tescili işleminin gerçekleştirilmemesine dair itirazlarının kabulü ile ticaret sicil kayıtlarının düzeltilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi, tensip zaptı tebliğ edilmiş olup, davalı tarafından ibraz edilen 06/10/2023 tarihli dilekçede; ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin icra emrine konu edilen hükmünün, ticaret siciline tescile ilişkin ve kişiler hukukunu ilgilendiren bir ilam hükmü olduğunu, ancak söz konusu ilam, kesinleşmeden icra edilemeyecek nitelikteki ilamlardan olmasına rağmen, işbu ilamın kesinleşmeden icraya konulmuş olması karşısında müvekkili bulunduğu müdürlükçe ... 4. İcra Hukuk Mahkemesi nezdinde gerekli hukuki müracaatın yapıldığını, tescil işleminin yapılıp yapılamayacağının İcra Hukuk Mahkemesi nezdinde devam eden sürecin neticesine göre belli olacağından davacı tarafın mahkememizde yeni bir dava ikâme etmesinin yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bu bağlamda; davanın açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmayan ve mevzuata uygun hareket eden müvekkili müdürlük kararına karşı açılan davanın reddinin gerektiğini, müvekkili müdürlüğün davanın açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, davanın açılmasında herhangi bir kusuru bulunmayan müvekkilinin yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden de sorumlu tutulmamasını talep etmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 34/1 maddesinde, ilgililerin, tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak, sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı, tebliğlerinden itibaren sekiz gün içinde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilecekleri düzenlenmiştir. Kanunda özel olarak Ticaret Sicil Müdürlüğünün işleminin iptaline dair düzenleme bulunmadığı hallerde Ticaret Sicil Müdürlüğü işlemine karşı açılacak davalarda genel hüküm olan TTK'nın 34.maddesi uygulanacaktır.
TTK'nın 34.maddesine göre sicil işlemine karşı itiraz davası açılmadan önce Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvuru yapılması zorunludur. Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından henüz işlem tesis edilmeden sicil memurluğuna hiç tescil başvurusu yapılmadan veya red kararı olmadan doğrudan doğruya mahkemeye başvurulması mümkün değildir, mahkemeye başvurabilmek için elde sicil memurluğunca reddedilmiş bir istem dilekçesi olmalıdır.
... 14 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas ...Karar sayılı dosyası getirtilmiş yapılan incelemesinde; davacının ...Şirketi, davalının da ... Ticaret Odası olduğu, yapılan yargılama sonucunda; "...Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; ... tarihinde ... ticaret sicil numarası ile kayıtlı ... A.Ş. lehine tesis edilen ticari işletme rehinlerinin, ...A.Ş. tarafından kredi borcunun ödenmemesi sebebiyle kefil ve sponsor sıfatı bulunan davacı şirket tarafından kefalet hükümleri çerçevesinde ödenerek tüm hak ve alacaklara halef olunduğundan rehin alacaklısı olarak davacı şirketin tescil edilerek sicil kaydının düzeltilmesi talep edilmiştir.
...4. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye sayılı temlik beyanı ile ..., ..., ..., ..., ... A.Ş.'nin 28.04.2021 tarihli borç devir ve tediye sözleşmesi uyarınca ...'a kullandırılan krediden doğan bütün nakit alacaklarının teminatı olarak alınan taşınmazla üzerinde tesis edilen ipotek, işletme rehni, hisse rehni, hesap rehni, teminat amaçlı alacağın devri haklarının tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla davacı ... A.Ş.'ye temlik edilmiştir.
Davacı ... A.Ş. 17.03.2023 tarihli rehin alacaklısı olarak kaydı talebi ile ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne başvurusu, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ...tarih...sayılı yazısı ile Davacı ... A.Ş.'nin rehin alacaklısı sıfatı ile rehin sözleşmesine taraf olamayacağı bildirilmekle reddedilmiştir.
Kefil, alacaklıya ifada bulunduğu ölçüde, onun haklarına halef olur. Kefil, bu hakları asıl borç muaccel olunca kullanabilir. Kefil, aksi kararlaştırılmamışsa, rehin hakları ile aynı alacak için sağlanmış diğer güvencelerden sadece kefalet anında var olan veya bizzat asıl borçlu tarafından, sonradan özellikle bu alacak için verilmiş bulunanlara halef olur. Alacaklıya kısmen ifada bulunan kefil, rehin hakkının sadece bunu karşılayan kısmına halef olur. Alacaklının rehin konusu üzerinde geriye kalan alacak hakkı, kefilin rehin hakkından ön sırada gelir.
Buna göre kefil, TBK 596.madde uyarınca ifada bulunduğu ölçüde onun haklarına halef olmaktadır. Halefiyet ilkesi gereği, borç münasebetinde alacaklının şahsında bir değişiklik vuku bulmakta, eski alacaklının yerini yeni alacaklı olan davacı şirket almaktadır. Alacaklılar ..., ..., ... ve ... Şirketi ile borçlu ... Şirketi arasında akdedilen Çerçeve Kredi Sözleşmesinde belirtilen borcun borçlu ...Anonim Şirketi tarafından ödenmemesi ve kefil olarak davacı şirket tarafından 02/09/2020 tarihinde 7.500.000,00-USD, 31/03/2021 tarihinde 28.500.000,00-USD ödenmekle borcun tahsili için davacı şirket alacaklıların haklarına halef konumuna erişmiş olup, alacaklıların tahsile ilişkin sahip olduğu -işletme rehni asıl alacağa bağlı fer'i bir hak olduğu da dikkate alındığında- tüm hak ve yetkiler davacı şirkete geçmiştir. Keza temlik beyanı gereğince halefiyet ve alacağın devir alınması nedeniyle rehin alacaklısı olarak temlik alan davacının ticaret sicil kayıtlarının değiştirilmesini talep etmeye yetkili olduğu değerlendirilmekle davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir.
Ticari İşletme Rehni Kanununun 2. Maddesindeki "Ticari işletme rehni sözleşmesi, tüzel kişiliği haiz ve sermaye şirketi olarak kurulmuş kredi müesseseleri kredili satış yapan gerçek ve tüzel kişiliği haiz müesseseler ve kooperatifler ile ticari işletmenin maliki bulunan gerçek ve tüzel kişiler arasında yapılır." düzenlemesinden de anlaşılacağı üzere bu kanun maddesi TİR'nin yapılışı aşamasına ilişkin olup, halefiyet ve alacağın devir alınması durumunu kapsamadığı anlaşılmıştır.
Davalı taraf ortada bir ret kararı olmadığını beyan etmiş ise de; davacı tarafın ...'ne verdiği dilekçe bir talep dilekçesi olup, bu talep dilekçesine karşı "rehin sözleşmesinine taraf olamayacağı değerlendirilmiştir" açıklaması ile sonuçta olumsuz karar verilmiştir. ...'nün "ancak açık bir şekilde red kararı yazılması talep edildiğinde red kararı yazılmaktadır" savunması hukuki bir dayanağı görülmediği gerekçesi ile; Davacının 17/03/2023 tarihli başvurusunun reddine ilişkin davalının ...tarih ve ... sayılı KARARIN İTİRAZEN İPTALİNE,
-... Şirketi, ... Anonim Şirketi ile ... Şirketi tarafından tesis edilen ve ... 4. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu temlikname ile temlik edilen ticari işletme rehinlerinde REHİN ALACAKLISININ DAVACI ŞİRKET OLACAK ŞEKİLDE TESCİLİNE, TİCARET SİCİL KAYDININ BU ŞEKİLDE DÜZELTİLMESİNE..." şeklinde hüküm oluşturulduğu görülmüştür.
... 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E sayılı dosyasından verilen karar, ... A.Ş tarafından ... 22. İcra Müdürlüğü'nün ...E sayılı dosyasından icra takibine konulmuş, davalı ... Ticaret Odasına çıkarılan icra emrinden ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas,... Karar sayılı ilamının uygulanması talep edilmiş, davalı ... Ticaret Odası tarafından; ... 4 İcra Hukuk Mahkemesinin... E sayılı dosyası ile icra memurunun icra emri çıkartmasına yönelik muamelesi şikayete tabi tutulmuş, ... 4 İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas ...Karar sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonucunda; "... Uygulanması talep edilen ilamda uyuşmazlık konusunun , alacağa ve rehin alacaklısına ilişkin olduğu, davacı tarafça HMK 367. Maddeye itafen ilgili ilamın kesinleşmesi gerektiği belirtilmişse de ilgili durumun söz konusu ilam için geçerli olmayacağı, Türk Ticaret Kanunu 35. Ve 36. Maddede de belirtildiği üzere Ticaret Sicil Müdürlüğünde açıklık ve tescilin 3.kişilere etkisi belirtilmiştir. HMK 367. Maddenin amacı da bu maddelerden kaynaklıdır. Davacı kurumca her ne kadar icra emrine konu ilamın kişiler hukuku ile alakalı olduğu belirtilmişse de söz konusu ilamın, şirketin niteliğinde 3. kişilerin hak kaybına uğramasına sebebiyet verecek herhangi bir değişikliği içermediği ,bu sebeple ilamın icra takibine konu edilmesi için herhangi bir kesinleşme şartı bulunmadığı anlaşıldığından davacının davasının reddine karar vermek gerekmiştir..." şeklinde hüküm oluşturulduğu, kararın henüz kesinleşmediği, istinaf incelemesinde olduğu görülmüştür.
Davacı taraf ... 14 Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen rehin alacaklısının davacı şirket olacak şekilde tesciline ticaret sicil kaydının bu şekilde düzeltilmesine ilişkin kararın uygulanması için 02/06/2023 tarihinde Ticaret Sicil Müdürlüğüne müracaat etmiş, Ticaret sicil müdürlüğü tarafından 09/06/2023 tarihinde verilen cevabi yazıda;"...6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 367/f.2 gereğince, Kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez." denilmek suretiyle, kesinleşmeden uygulanamayacak mahkeme kararları arasında "kişiler hukuku" na ilişkin kararlar da sayılmıştır. Buna göre de; 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "Kişiler Hukuku" kitabının ikinci kısmında, gerçek kişiler ile tüzel kişiler birlikte düzenlenmiş olup; mezkur hükmün lafzının açık bir sonucu olarak, ticaret sicilinde tescile ilişkin verilen mahkeme kararları ile ilgili işlem tesis edilebilmesi için kesinleşmesi gerekmektedir. Bu bağlamda; ilgi yazınız ekinde bulunan ...14.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01.06.2023 tarih ... esas sayılı ön inceleme tutanağı ile herhangi bir işlem yapılamamış olup, bahsi geçen konuya ilişkin kesinleşme şerhine havi gerekçeli mahkeme karar aslı ya da tasdikli sureti ile Müdürlüğümüze müracaat edilmesi halinde işlem yapılabileceği hususu bilgilerinize sunulur..." şeklinde bildirimde bulunulduğu görülmüştür.
Mahkememizde uyuşmazlık konusu olan ... Ticaret Sicil memurluğunun 09/06/2023 tarihli kararının ... 14 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas ...Karar sayılı dosyasında değerlendirilip çözüme kavuşturulduğu, davacı ...A.Ş' in rehin alacaklısı olarak Ticaret Sicil Memurluğuna tesciline karar verildiği, bu kararın kesinleşmeden icra takibine konu edildiği, kararın tescil edilmesi için gönderilen icra emrine karşı ... Ticaret Sicil Memurluğunca kararın kesinleşmeden tescilinin mümkün olamayacağı yönünde cevap verildiği ayrıca icra memurunun işleminin şikayete konu edildiği icra hukuk mahkemesince kararın kesinleşmeden tescil edilebileceğine karar verildiği, ancak bu kararın İstinaf incelemesinde olduğu henüz kesinleşmediği taraflar arasındaki uyuşmazlığın ... 4 İcra Hukuk Mahkemesince verilen kararın kesinleşmesi ile çözümlenebileceği aynı konuda aynı gerekçeler ile davacının dava açmakta hukuki menfaati bulunmadığı anlaşıldığından açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın hukuki menfaat yokluğu nedeniyle reddine,
2-Harçlar tarifesi uyarınca hesap edilen 427,60-TL harcın başlangıçta yatırılan 179,90-TL harçtan mahsubu ile eksik harç olan 247,70-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan Avukatlık Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 17.900-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341. Maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 08/02/2024

Başkan
E-imzalıdır.
Üye
E-imzalıdır.
Üye
E-imzalıdır.
Katip
E-imzalıdır.