WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

İSTANBUL 5. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2023/565 Esas
KARAR NO :2024/136

DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:28/08/2023
KARAR TARİHİ:16/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 28/08/2023 tarihli dava dilekçesinde, 04/10/2019 tarihinde ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile yaya olan ...'e çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza nedeniyle müvekkil ...'ün yaralandığını, zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, anlaşamama ile sonuçlandığını, ... plaka sayılı araç sürücüsü ... 2918 sayılı K.T.K.‘nın ilgili maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında sigortası bulunmayan ... plaka sayılı araç ... Hesabı'nın sorumluluğunda olduğunu, Müvekkil tarafından davalıya başvuru yapıldığını, davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, Müvekkil ..., söz konusu trafik kazası nedeniyle, ... Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi'nden 20/07/2022 tarihinde alınan maluliyet raporuna göre %27 oranında malul kaldığını, Müvekkilin haksız olarak mağdur edilmeye devam edildiğini, Müvekkilin bu mağduriyetinin ve maluliyet zararının giderilmesi için sigorta şirketinden ZMSS kapsamında alacağı olan maluliyet tazminat miktarının bilirkişi marifeti ile hesaplanarak müvekkile ödenmesi için dava açma mecburiyeti doğduğunu, bu nedenlerle davanın belirsiz alacak davası olarak kabulü ile, maluliyet oranı dahil olmak üzere fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla 500 TL Sürekli iş göremezlik, 250 TL Tedavi Gideri, 250 TL Geçici iş görmezlik tazminatı olmak üzere şimdilik toplam 1000 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkile ödenmesine, yapılacak yargılama nedeniyle oluşacak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 12/10/2023 tarihli cevap dilekçesinde, Kazanın 05.04.2014 günü meydana geldiğini, kaza tarihi üzerinden dokuz yılı aşkın bir süre geçtiğini, zamanaşımına uğradığını, kaza tarihi itibari ile geçerli olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 89/1 maddesi için öngörülen 8 yıllık ceza zamanaşımı süresi 05.04.2022 tarihinde sona erdiğini, Karayolu Trafik Kanunu 109/2 maddesinde belirtilen uzamış ceza zamanaşımının dahi dava başvuru tarihi olan 28.08.2023 itibari ile dolmuş olduğu dikkate alınarak başvurunun reddi gerektiğini, bu nedenle maddi tazminat istemi yönünden zamanaşımı süresi dolduğundan zamanaşımı süresi dolduktan sonra yapılan davanın reddi gerektiğini, Müvekkil Kuruma yapılan başvurunun 12.09.2022 tarihli yazı ile reddedildiğini, aynı zamanda Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılmış olan 2023.E... sayılı başvurunun işbu nedenle K-2023/... sayılı karar (EK-2) ve 2022.E... sayılı başvuru K-2023/... ve 2023/İHK-.. (EK-3) sayılı kararlar ile reddedildiğini, kararlar kesin nitelikte olduğundan ZAMANAŞIMI ve KESİN HÜKÜM itirazları ile birlikte davanın reddini talep ettiklerini, uyuşmazlık konusu olayın, kişisel husumetten kaynaklandığını, trafik kazası niteliğinde olmadığını, davaya konu zararın trafik kazası sonucu meydana gelmediğini, müvekkili ... Hesabı’nın tazminat sorumluluğu bulunmadığını, uyuşmazlık konusu olay ile ilgili olarak tarafların daha öncesinde husumetleri olduğunun bilindiğini, bu konuda ifade veren (kazaya karışan) şahısların da mutabık olduğunu, Uyuşmazlık konusu olayın trafik kazası olmadığı kazaya ilişkin tüm resmî belge ve ifade tutanaklarından açıkça anlaşıldığını, geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderleri talebinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafından dosyaya anılan zararların gerçekleştiğini tevsik eden bir belge sunulmadığını, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından dava konusu kaza ile ilgili başvuran tarafa herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı hususu araştırılarak, SGK tarafından ödeme yapılması halinde bu tutarın hesaplanan tazminattan tenzil edilmesi gerektiğini, kaza tarihinde fiilen çalıştığının davacı tarafça ispat edilmemiş olması nedeniyle mahrum kaldığı geliri bulunmadığının kabulü ile geçici iş göremezlik zararına ilişkin haksız ve hukuka aykırı talebinin reddi gerektiğini, tedavi giderine ilişkin herhangi bir bilgi ve belge (fatura, makbuz vs.) dosyaya sunulmamış olduğundan belgelendirilmemiş olan tedavi giderine ilişkin talebinin reddi gerektiğini, davacının, trafik kazasından kaynaklanan kesin ve kalıcı maluliyetinin bulunduğuna ilişkin olarak Adli Tıp Kurumu tarafından sağlık kurulu raporu düzenlenmesi gerektiğini, söz konusu raporun, Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümleri esas alınarak düzenlenmesi gerektiğini, davacı tarafından sunulan 20.07.2022 tarihli ... Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen raporun, Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinde belirtilen yetkili bir sağlık kuruluşu tarafından düzenlenmediğini, Maluliyetin araştırılarak kaza tarihindeki yönetmeliğe uygun yeni rapor alınması gerektiğini, bu nedenlerle davacı tarafın haksız ve hukuka aykırı davasının reddine, reddedilen kısım bakımından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, tespiti halinde davanın iddia konusu araç sürücüsüne ve sigorta şirketine ihbarına, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: ... Asliye Ceza mahkemesi, ... ... Kurumu ,... ... Birliği, ... Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi, ... Tahkim Komisyonu, ... Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü, ... Sağlık Bilimleri Üniversitesi ...Eğitim Ve Araştırma Hastanesi yazı cevapları.
GEREKÇE: Davanın, trafik kazasından kaynaklı geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile tedavi giderinin tazmini amacıyla açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 04/10/2019 tarihinde ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın yaya olan ...'e çarpması sonucunda, ...'ün yaralandığını belirtirken, kaza tarihinde ...'e çarpan aracın ZMMS 'nın bulunmaması sebebiyle davalı ... hesabının sorumluluğunun olduğunu belirterek bu kapsamda davalı kuruma başvuru yapıldığı ancak ödeme yapılmadığı ve bu kapsamda geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile tedavi giderinin tazminini talep ettiği anlaşılmaktadır.
Davacı vekilinin trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar nedeniyle sürekli işgöremezlik tazminatı davasını, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenmesine olanak bulunmadığından HMK'nin 107'nci maddesi uyarınca belirsiz alacak davası niteliğinde açması, dava değerini ise yalnızca ödenecek harcın belirlenmesi bakımından belirtildiği görülmekle, davanın HMK madde 107 kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/12.maddesinde; "Beş bin Türk Lirası ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararlarına karşı kararın Komisyonca ilgiliye bildiriminden itibaren on gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere Komisyon nezdinde itiraz edilebilir. Beşbin Türk Lirası ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararları bu madde uyarınca süresinde itiraz başvurusunda bulunulmaması hâlinde kesinleşir.Bu uyuşmazlıklar hakkında bu madde uyarınca yapılan itiraz üzerine verilen karar kesindir. Kırk bin Türk Lirasının üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında itiraz üzerine verilen kararlar için temyize gidilebilir. " düzenlemesi yer almaktadır.
Aynı Kanununun 30. maddesinin 23. fıkrasında, bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun hükümlerinin sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanacağı belirtilmiş, karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın tahkim usulüne ilişkin tebligatı düzenleyen 438. maddesinde de, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça tebligatın 11/02/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılacağı düzenlenmiştir. Bu itibarla hakem kararı kendisine verilen mahkeme, hakem kararının kendisine verildiğini ve kararın neden ibaret olduğunu iki tarafa da yazılı olarak tebliğ etmelidir. Her iki taraf hakkında da temyiz süresi ancak bu tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlar (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/... E. 2020/... K. Sayılı kararı).
Dava şartlarını düzenleyen 6100 sayılı HMK'nın 114/1. maddesinin (ı) bendinde; "Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması" şeklinde ifade edilen derdestlik dava şartlarındandır. Buna göre önceden açılmış bir dava devam etmekte iken aynı konuda yeniden dava açılamaz, buna rağmen açılırsa yeni dava usulden reddedilir. Derdestlikten söz edilebilmesi için, daha önce açılmış olan davanın tarafları ile konusunun ve dava sebebinin aynı olması gerekmektedir.
Dava dosyasında yer alan hasar dosyası ekinde yer alan kayıtlardan, eldeki davanın 28/08/2023 tarihinde açılmasından önce aynı kaza nedeniyle davacının davalıya karşı ilk olarak 10/01/2023 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurduğu ve başvuruda geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatı talep ettiği, Uyuşmazlık Hakeminin 11/09/2023 tarih K-2023/292581 karar sayılı kararı ile başvurunun reddine karar verilmiştir. Yine davacı vekili dava açmadan önce aynı kaza nedeniyle 15/12/2022 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurduğu ve başvuruda sürekli iş göremezlik tazminatı talep ettiği, Uyuşmazlık Hakeminin 19/05/2023 tarih K-2023/... karar sayılı kararı ile başvurunun reddine karar verilmiştir. Uyuşmazlık Hakem heyetinin bu kararına karşı davacı vekilinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetinin 11/07/2023-...-... sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği ve bu karara karşı temyiz yoluna başvurulmadığı dosyadan anlaşıldığından, hakem heyeti kararlarının kesinleştiği mahkememizce tespit edilmiştir.
Eldeki dava ile Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin 11/07/2023 tarih ve 2023-İHK-... karar sayılı kararına ve Uyuşmazlık hakeminin 11/09/2023 tarih K-2023/... karar sayılı kararına konu başvurunun, işbu davanın tarafları ile konusunun ve dava sebebinin aynı olduğu, Tahkim Heyeti tarafından verilen kararın dava tarihi itibariyle kesinleştiği anlaşılmaktadır. (Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 12/10/2022 tarih, 2021/... Esas ve 2022/... Karar sayılı ilamı). Anlatılan kapsamda eldeki davada başka bir dava şartı olan kesin hüküm söz konusu olduğundan, davacının sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik taleplerine yönelik davanın HMK 114 ve 155. madde gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş, davacının tedavi gideri alacağına yönelik davasının ise her ne kadar dava dilekçesinde davacı kazanın 04/10/2019 tarihinde meydana geldiğini belirtmiş ise de kaza tespit tutanağında kazanın 05/04/2014 tarihinde meydana geldiği, davacının ise davayı 28/08/2023 tarihinde açtığı ve davalı taraf cevap dilekçesinde zamanaşımı def'inde bulunduğu anlaşılmıştır.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109. maddesinin ilk fıkrasında, yine bir haksız fiil niteliğindeki trafik kazalarından doğan tazminat taleplerinin tabi bulunacağı zamanaşımı süresi yönünden zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı, davanın cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmesi durumunda bu sürenin maddi tazminat talepleri için de geçerli olacağı belirtilmiştir.Bu hükümde, ceza zamanaşımının uygulanması bakımından, sürücü ve diğer sorumlular arasında bir ayrım yapılmamış, kuralın bunların tümü için geçerli olduğu, hepsi için aynı zamanaşımı süresinin uygulanacağı öngörülmüştür.
Zararın ve failin uzamış zamanaşımı süresinin bitmesinden sonra öğrenilmesi halinde, tazminat talebinin, öğrenme tarihinden itibaren 2918 sayılı yasanın 109. maddesindeki 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde ileri sürülmesi gerekmektedir. Öğrenme tarihinden itibaren, yeni bir uzamış zamanaşımı süresi işlemez (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16/04/2008 Tarih, 2008/4-... E. ve 2008/... K. Sayılı kararı).
Somut olayda kaza 05/04/2014 tarihinde gerçekleşmiş, arabuluculuğa 17/08/2023 tarihinde başvurulmuş, dava ise 28/08/2023 tarihinde açılmıştır. Davacının yaralandığı olayda yaralamaya ilişkin eylem, olayın meydana geldiği tarih itibariyle yürürlükte olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e maddesine göre 8 yıl olduğundan açılan dava 8 yıllık dava zamanaşımı süresine tabidir.
Davacının dava açtığı tarihte, kaza tarihinden dava tarihine kadar sekiz yıldan fazla bir süre geçtiği ve bu şekilde uzamış zamanaşımı süresinin de dolduğu görülmektedir.
Davacının olay nedeniyle maluliyet oranını tespit ettirdiği ... Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesinden 20/07/2022 tarihli Sağlık Kurulu raporun 8 yıllık uzamış zamanaşımı süresi içerisinde alınmadığı sabittir. Ancak davacı uzamış zamanaşımı süresi içerisinde dava açmadığı ve öğrenme tarihi uzamış zamanaşımı süresi içerisinde olduğu için KTK'nın 109/2. maddesindeki 2 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması olanağı da bulunmadığından zamanaaşımı süresi dolmuş olduğundan davacının tedavi giderlerine yönelik davasının zamanaşımı nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir. (Bkz. aynı yönde İstanbul B.A.M. 9. H.D.'nin 2018/... Esas ve 2020/... Karar sayılı ilamı)
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Davacının sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri talepleri yönünden davasının HMK madde 114/1-i ve 115/2 gereği kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2- Davacının tedavi gideri yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine,
3-Harçlar yasası uyarınca belirlenen karar harcı olan 427,60-TL'nin, peşin alınan 269,85-TL harçtan mahsubu ile bakiye 157,75‬-TL nispi karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davalı taraf vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Davacı ve davalı tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın, karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi 16/02/2024

Katip ... Hakim ...
e-imzalı e-imzalı