T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/522 Esas
KARAR NO : 2024/383
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/08/2023
KARAR TARİHİ : 28/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkili "... A.Ş." ve Davalı "...Şirketi" 'nin Türkiye sınırları içerisinde yetkili satış ofisi bulunmayan ... markalı 8 adet aracın Davalı tarafından yurtdışından sipariş edilmesi ve yine davalı tarafından gerçekleştirilecek trafik tescil işlemlerinden sonra müvekkiline ikinci el olarak satışının yapılması hususunda 2022 yılının Nisan ayında anlaşma sağlandığını, müvekkili şirketin davalı ile ileri bir tarihte resmî olarak akdedilecek ikinci el araç satış sözleşmesinden önce- davalıdan sipariş etmesini istediği 8 adet araç için 20.04.2022 ve 28.04.2022 tarihlerinde her bir seferde 20.000,00-EUR olacak şekilde toplam 40.000,00-EUR'yu kapora olarak Davalıya gönderdiğini, müvekkili, söz konusu kapora ödemelerini yapmasına ve haklı olarak anlaşmaya uygun şekilde 8 adet aracın kendisine resmen satılarak teslim edilmesini beklemesine rağmen davalı tarafından hiçbir suretle ifaya yanaşılmadığını, müvekkilince yapılan tüm çağrıların kendilerince yanıtsız bırakıldığını, bu durumun müvekkilinin hem müspet hem de menfî zararlara uğramasına sebep olunduğunu, müvekkilinin gerek avro ile ödemiş olduğu kapora bedellerini kullanamamasından dolayı maddî zarara uğramasına, gerekse de müşterilerine verdiği satış taahhütlerini yerine getirememesinden dolayı ticari itibar kaybı yaşamasına rağmen davalıya azamî sabırla/anlayışla yaklaştığını, buna karşın müvekkilinin ikazlarına karşı şaibeli ve tutarsız beyanlarında ısrar eden davalının satışa ve devre hazır edemediği araçların -kapora ödemesi yapılmadan önce mutabık kalınan- satış fiyatlarının artık geçerli olmadığından bahisle edimini ifa etmekten sürekli olarak kaçındığını, süreç boyunca Davalı tarafından devamlı olarak oyalanan Müvekkilinin neredeyse bir senedir 40.000,00-EUR gibi büyük bir meblağın akıbetinin belirsizliğine artık tahammül edememe noktasına geldiğini, 2022 yılının Aralık ayında davalıya yükümlülüklerini yerine getirmesi konusunda nihaî ikazda bulunulduğunu, günü kurtarmak ve konuyu üzerinden atmak maksadıyla davalı tarafından müvekkili şirkete "20.000,00-EURO'ya mahsuben 1 adet araç satışı yapılması" teklifi iletildiğini, bahsi geçen araç piyasa bedelinin oldukça üstünde olmasına rağmen, sabır ve toleransı tükenen müvekkili tarafından müşterilerine mahcup olmamak adına emrivaki teklifin kabul edilmesi durumunun söz konusu olduğunu, bahsi geçen ... plakalı aracın devri, davalı ile aynı adresteki organik bağlı diğer firmaları "...Şti" tarafından gerçekleştirildiğini, müvekkilinin 20.000,00-EUR bedelini ... 24. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası ile davalıdan icraen talep ettiğini, ancak davalı tarafından ödeme emrine 16.02.2023 tarihinde itiraz etmesiyle takibin durduğunu, durması nedeniyle de dava açtıklarını, davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin hem ödemiş olduğu kaporanın bakiye bedeli hem de icra inkar tazminatı yönünden haklı ve hukuka uygun gerekçeleri olduğunun sabit olduğunu, davalı tarafın icra dosyasına yönelik itirazının yalnızca borcun tahsilini geciktirmeye yönelik olduğunu, davalının borcun varlığını ve miktarını açıkça bilmesine ve ödeme yapmaktan kaçınmasına olanak sağlayacak hiçbir hukuki imkana sahip olmamasına rağmen, icra takibine haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz ettiğini, müvekkilini oyalayan davalının bu davaya konu icra dosyasına sunmuş olduğu itirazının da haksız, kötü niyetli olduğunu,, davalı aleyhine başlatılan ... 24. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibine yapılan haksız ve hukuka aykırı itirazın iptal edilerek takibin devamına ve davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini, takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz eden davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydı ile icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin yurt dışından ithal olarak getirtmiş olduğu lüks araçların satımını gerçekleştiren saygın bir firma olduğunu, taraflar arasında, ... marka aracın müvekkili tarafından yurdışından ithal edilmesi ve davalı tarafa teslimi hususunda taraflar arasında konuşma gerçekleştiğini, sözlü olarak anlaşma sağlandığını, bunun akabinde 8 araç için 40.000 EURO cayma parası olmak kaydıyla kapora gönderildiğini, davacı tarafça araçların süresinde teslim alınmadığını, cayma parasının müvekkiline bırakıldığını, lüks araç ithalatında yer alan ticari teamüller çerçevesinde araçların ithalatı ve gerekli gümrük işlemlerin ifası için ithalatçı firmanın alıcıdan cayma parası olarak kabul edilen bir miktar kapora aldığını, almış olduğu bu kapora ile araçların yurt dışından getiriltilmesi ve gümrükleme işlemlerindeki masrafların karşılanmasının sağlandığını, amacın araçların ithali esnasında gerekli vergi ve gümrük işlemleri için ithalatçı tarafından yapılan masrafların karşılanması olduğunu, ticari teamüller gereği söz konusu cayma parasının sözlü olarak tarafların anlaşması sonucu satıcıya ödeneceğini, taraflar arasında araç satımıyla ilgili herhangi bir sözleşmenin akdedilmeden kaporanın gönderilme sebebinin, söz konusu bu teamülün gereği olduğunu, nitekim davacı tarafın da herhangi bir sözleşme akdedilmeden, sözlü anlaşma sonucu 40.000 EURO kapora bedelini ödemesinin söz konusu teamülü kanıtlar nitelikte olduğunu, bu uygulamayla gerekli ithalat ve gümrükleme işlemlerinin yapılmasının akabinde alıcının aracı almaktan vazgeçmesi durumunda satıcının zararının mümkün mertebe aza indirmenin amaçlandığını, davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği "...müşterilerine verdiği satış taahhütlerini yerine getirememesinden dolayı" beyanıyla davacınında lüks araç ithalatı sektöründe yer aldığı ve bu ticari teamülleri basiretli tacir sıfatına haiz birisi olarak hakim olması gerektiğini, müvekkilinin araçları ithal edilebilmesi ve gerekli olan masrafların karşılanabilmesi adına davacı taraftan ticari teamüllere uygun TBK md.178 hükmü doğrultusunda cayma parası olarak bir miktar kapora aldığını, akabinde müvekkilinin üzerine düşen tüm edimleri ifa ederek araçları getirtiğini, fakat davacı tarafından araçların kendisine belirtilmiş olmasına rağmen süresi içerisinde teslim alınmadığını, müvekkilinin hayatın olağan akışı içerisinde kendisinden beklenebileceği kadar uzun bir süre araçların teslimi için beklediğini, Ülkemizde yaşanan ekonomik kriz ve araçların değerlerindeki ani fiyat artışları neticesinde, araçların zamanında teslim alınmamış olması sonucu müvekkilİNİN ekonomik olarak büyük zarara uğradığını, davacının uzun süre araçları teslim almaya gelmemiş olması sebebiyle sözleşmeden caydığı anlaşıldığından TBK md.178 hükmü ve ticari teamüller kapsamında kendisinden alınan cayma parasını müvekkilde bıraktığının kabul edilmesinin gerektiğini, müvekkilinin iyi niyetli olarak, davacının zarara uğramaması adına verilmiş olan cayma parasına mahsuben ... model araçlardan 1 tanesinin teslimini yapabileceğini kendisine belirttiğini, bunun akabinde davacının müvekkilinin teklifini kabul ettiğini, ve ... plakalı aracın devrinin gerçekleştiğini, davacının teklifi kabul etmesinin söz konusu cayma parası olarak alınan kapora bedeline mahsuben ticaretin yapıldığını kanıtlar nitelikte olduğunu, müvekkilinin iyi niyetli teklifi davacı tarafça kabul edildiğini, yapılan teklifin koşulsuz olarak kabul edilmiş olması sebebiyle "alıkoymadan" bahsedilemeyeceği, tarafların anlaştıklarını ve herhangi bir alacak/verecek ilişkisinin kalmadığını kanıtlar nitelikte olduğunu, davacı tarafın teklifi kabul etmiş olsa da kötü niyetli olarak tüm kaporaya mahsuben değil, yarısı olan 20.000 EURO'ya mahsuben devrin yapıldığını iddia ettiğini, kalan kısım bakımından hukuka ve hakkaniyete aykırı olarak icra takibine başlanıldığını, davacının süresi içerisinde araçları teslim almaması sebebiyle cayma parası olarak verdiği kapora, kanunun emredici hükümleri gereği müvekkiline bıraktığının açık olduğunu, davacının müvekkilinin iyi niyetli teklifini kabul etmesine rağmen gerçeğe, hakkaniyete ve hukuka aykırı olarak söz konusu cayma parasının alıkoyulduğu iddiası ile icra takibine başlanıldığını bu sebeplerle davanın reddinin gerektiğini, haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, davacının %20'den aşağı olmamak üzere davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, araç alımına ilişkin ödenen kapora ödemesinin iadesine ilişkin yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin açılan itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizce ... ŞTİ.'nin ticari sicil kayıtları çıkartılarak incelenmiş ve dosya arasına alınmıştır.
Mahkememizce celp edilen ... 24. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra takip dosyasında; davacı/alacaklının 20.000,00 EUR fiili ödeme tarihi araç kapora bedel iadesi, 1.021,70 EUR fiili ödeme tarihi 28.04.,2022 itibariyle işlemiş faizler, 21.021,70 EUR fiili ödeme tarihi toplam alacağın tahsiline ilişkin icra takibine geçtiği, davalının 16/02/2023 tarihli dilekçesi ile takibe, borca, faize ve borcun tüm ferilerine itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür.
Dava dilekçesine ekli dekontun incelenmesinde, davacı tarafça, davalıya 20.04.2022 ve 28.04.2022 tarihlerinde ayrı ayrı olacak şekilde 20.000,00-EURO, toplamında 40.000,00-EUR'nun "4 adet araç kapora bedeli" açıklaması ile davalıya gönderildiği görülmüştür.
Bilindiği üzere trafikte kayıtlı araçların satış sözleşmesinin KTK.'nun 20-(d) maddesine göre, Noterlikçe yapılması geçerlilik şartıdır. 2918 sayılı Kanun'un 20-(d) maddesi uyarınca, harici satışlar geçersiz olup, herkes sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince verdiğini geri isteyebilir (Bkz. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 27/11/2018 tarihli 2018/2686 Esas - 2018/6122 Karar sayılı ilamı). Somut olay açısından yapılan değerlendirmede, davacı tarafça 20.04.2022 ve 28.04.2022 tarihlerinde ayrı ayrı olacak şekilde "4 adet araç kapora bedeli" açıklaması ile davalıya 20.000 Euro toplamında 40.000 Euro gönderildiği, buna karşılık davacı tarafça dava dilekçesinde müvekkiline 20.000 Euro karşılığında ... plakalı aracın devredildiğinin, 12/12/2023 tarihli beyan dilekçesi ile bu defa ... plakalı aracın devredildiğinin bildirildiği, ... plakalı aracın devir sözleşmesinde aracın 15/04/2022 tarihinde satın alındığı görüldüğünden, kapora ödemelerinin işbu satıştan sonra yapılması nedeniyle anılan aracın dava konusu kapora bedeli ile bir ilgisinin bulunmadığının anlaşıldığı, bu nedenle dava dilekçesinde maddi hataya yer verildiği mahkememizce kabul edilmiş olup; davacı vekili tarafından toplam 40.000 Euro'luk kapora ödemesine istinaden tarafına 20.000 Euro bedelinde bir aracın devredildiği ve 20.000 Euro'luk ödeme yapıldığının ileri sürüldüğü, davalı tarafça ise kalan 20.000 Euro karşılığında aracın müvekkili tarafından davacıya devredileceği bildirilmesine rağmen davacı tarafça aracın alınmadığının, bu nedenle cayma parası olarak ödenen bedelin iadesinin talep edilemeyeceğinin savunulduğu, davalı tarafça alıcının temerrüdüne ilişkin savunmaya yönelik olarak, yani aracın davacı tarafça teslim alınmadığına ilişkin savunmanın yazılı deliller ile ispat edilemediği, cayma parasına yönelik savunmaları açısından ise, taraflar arasındaki harici araç satış sözleşmesinin yukarıda izah edildiği üzere geçersiz olduğu gibi TBK'nın 178 maddesi gereğince cayma parasının taraflar arasında kararlaştırılmış olması gerektiği, hem sözleşmenin geçersiz olması, hem de cayma parası kararlaştırıldığına dair yazılı delil sunulmaması karşısında, davacı tarafça ödenen bedelin sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında davacıya iadesi gerektiğinden, icra takibine konu asıl alacak açısından takibe itirazın iptali koşullarının gerçekleştiği kanaatine varılmış olup, sebepsiz zenginleşme halinde karşı tarafın usulüne uygun olarak ihtar edilerek temerrüdün gerçekleştirilmesi gerektiğinden, somut olayda davacı tarafça takipten önce davalının temerrüde düşürüldüğü ispat edilemediğinden, işlemiş faize yönelik davacı talebinin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4A mad. Uyarınca faiz işletilmesine, alacağın ödenen bedelin iadesinden kaynaklandığı , bu nedenle likit olduğu kanaatine varıldığından asıl alacağın takip tarihindeki TL karşılığının %20'si oranında 81.118-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kısmen kabulüne,
Davalının ... 24. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen kabulüne, takibin 20.000-EURO Asıl alacak yönünden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4A mad. Uyarınca faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Asıl alacağın takip tarihindeki TL karşılığının %20'si oranında 81.118-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 40.536,52 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 10.652,69 TL harçtan mahsubu ile bakiye 29.883,83 TL harcın davalıdan tahsil edilerek Hazineye irat iadesine,
3-Davacı tarafından yatırılan 10.652,69 TL peşin harç ile 269,85 TL başvuru harcından oluşan toplam 10.922,54 TL bedelinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; posta, tebligat müzekkere masraflarından oluşan toplam 104,50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
5-Davalı tarafından belgelendirilen bir yargılama masrafı olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 89.078,80 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
7-Davalı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden reddedilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı tarafa verilmesine,
8-Arabuluculuk ücreti olan 151,65 TL bedelin davacıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,
9-Arabuluculuk ücreti olan 2.968,35 TL bedelin davalıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,
10-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 28/05/2024
Katip
e-imzalı
Hakim
e-imzalı
"Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!