T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/470 Esas
KARAR NO : 2024/241
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/07/2023
KARAR TARİHİ : 26/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı borçlunun ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile yürütülen 15.566,56 TL (Faiz ve masraflar hariç) tutarındaki icra takibi nedeniyle düzenlenen alacağa itiraz ettiğini, birbirleriyle iş yapan taraflar arasında birden fazla iş yapıldığını fakat müvekkili şirketin yapılan satışlara rağmen ödeme alamadığını, bunun akabinde borçlu tarafın ilgili borcun hiçbir şekilde ödenmeyeceğini beyan etmesi üzerine taraflarınca ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile borçlu davalı aleyhine 16.011,45 TL takip çıkışlı icra takibi başlatıldığı ,borçlu davalının takibin devamında itiraz etmesi üzerine işbu İcra takibi durdurulduğu, arabuluculuk müzakeresinin de anlaşamama olarak sonuçlandığını, böylelikle müvekkili adına dava açma zarureti hasıl olduğunu, yapılan satış işlemleri neticesinde işin toplam cari hesabı çıkarıldığında davalı şirketin, müvekkili şirkete bakiye 15.566,56-TL borcu kaldığını,,bu borcun zaman içerisinde ödeneceği müvekkil ve firma yetkililerine söylenerek davalı şirketin yetkilileri tarafından süre istendiği fakat zaman içerisinde davalı şirketten bu konuyla ilgili hiçbir adım gelmediği ,bu durum müvekkilinin düzenlediği faturalar, şirketlerin defterleri, banka hesap dokümanları ve diğer tüm kayıtlarına bakıldığında açıkça ortaya konulacağını, böylelikle davalı şirketin davacı müvekkile bu cari hesaptan kalan bakiye 15.566,56 TL borcu bulunduğunu, ayrıca cari hesap ve faturalardan doğan bu alacak kalemine davalı şirketin hiçbir şekilde bugüne kadar itirazı olmadığını, hiçbir şekilde davalı taraftan fatura düzenleme veya iade talebi oluşturulmadığını, davalı tarafın, borçlu bulunduğu hiçbir rakam olmadığına dair itirazlarının da geçersiz ve tamamen kötü niyetli olduğunu, yapılan satış işlemi neticesinde bu duruma tanık olan birçok şirket çalışanı mevcut olduğunu, kaldı ki davalı tarafın müvekkilin düzenlemiş olduğu faturaya da hiçbir itirazı olmadığı iddia edildiğini, itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ile karşı vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ...Havacılık Genel Müdürlüğü kapsamında havayolu şirketlerine yer hizmetleri kapsamında uçak içi ikram hizmetleri sunan bir şirket olduğu , müvekkili şirketin davacıdan 2021 ile 2023 yılları arasında kuru buz satın alımı yapmış olduğunu, müvekkili şirketin finans departmanı tarafından yapılan finansal kontrollerde davacı şirketten yapılan alımlara ilişkin mali tutarsızlıklar tespit edildiği , bu uygunsuzlukların sebebinin davacı tarafından ticari hayatın koşulları ile bağdaşmayan kanuna aykırı hususlar olduğu tespit edildiği ve bu hususlara ilişkin müvekkili tarafından davacıdan bilgi ve izahat talep edildiği ancak davacı tarafından bu taleplerin cevapsız bırakıldığı ve davacının hiçbir alacağı bulunmamasına rağmen müvekkili aleyhinde icra takibi başlatıldığını, davacının teslimatların yapılıp yapılmadığı hususunda hiçbir kanıt sunmadığını, davacı tarafından kesilen faturaların Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (SIRA NO: 433) kapsamında Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre kâğıt ortamında en az iki nüsha olarak düzenlemesi gerektiği ve İlk nüshasının davalı müvekkile hiçbir zaman tebliğ edilmediği bu sebeple doğmuş bir borcun bulunmadığını, davacının faturaları tebliğ ettiğini ve taraflarına ulaştığını ispat etmekle yükümlü olduğu dava dilekçesinde ve ekinde faturaları tebliğ ettiğine dair bir beyan ve belge sunamamış olduklarını, davacı şirket takip talebi ekinde takibe konu ettiği faturaları ile ilgili müvekkili şirket arasında akdedilmiş bir sözleşmenin de olmadığını, takip talebinde bulunan davacının, alacağın kaynağını usulüne uygun olarak belirtmediklerini, Yargıtay HGK 2017/19-919 E. 2019/886 K. kararında da belirtildiği üzere bu sebepten davanın reddini talep ettiklerini, davacı tarafından yapılan teslimatların hiçbir zaman müvekkili şirket yetkililerine yapılmamış olduğu gibi sipariş edilen ürünlerin ünitede bulunan güvenliğe teslim edildiği ayrıca, davacı tarafından yapılan teslimatların miktarının belirlenebilmesi ve bu doğrultuda ödeme yapılabilmesi için hiçbir zaman irsaliyeli fatura düzenlenip müvekkiline iletilmediğini, bu nedenle davacı tarafından iddia edilen alacak tutarının tamamen temelsiz bir tutar olup bütün alımlara ilişkin karşılıkların müvekkili tarafından ödendiğini, davacı tarafından yapılan teslimatların öylesine düzensiz ve ticari hayatın olağan standartlarından uzak olduğunu, davacı müvekkiline birçok bedelsiz kuru buz teslimatı yapıldığını, bu ve bunun gibi birçok düzensizlik üzerine davacıya ... 10.Noterliği... tarihli ... yevmiye numaralı ihtar gönderildiğini, davacı tarafından gerçekleştirilen uygunsuz ve usulsüz eylemlere ilişkin davacıdan izahat istenilmiş olmasına rağmen davacıya gönderilen bu ihtarın cevapsız bırakıldığı (Deli: ... 10.Noterliği ...tarihli ... yevmiye numaralı ihtar) bunlara ilaveten, davacının kurubuz teslimatlarındaki hukuka aykırı eylemleri kasıtlı olarak yapıldığını, davacı ile müvekkil şirket arasındaki e-mail yazışmalarından da görülebileceğini, teslim edilen kuru buzların müvekkili şirket tarafından tartılmış olduğunu, davacı şirket tarafından 268 kg kuru buz fatura edilmesine rağmen gelen ürünün toplam 92,70 kg gelmiş olduğu bu uygunsuzluk davacı şirket çalışanına aralık 2022 tarihinde e-posta ile bildirildiği ancak uygunsuzluğun hiçbir şekilde çözümlenemediğini, davacı her ne kadar kendilerine ödeme yapılmasına ilişkin müvekkiline defalarca uyarıda bulunmuş olduklarını iddia etseler bile bu iddiaların temelsiz ve herhangi bir hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı ile müvekkili arasında imzalanmış yazılı bir sözleşme bulunmadığı gibi taraflar arasında ödeme bakımından da belirlenen bir vade bulunmadığını, bununla bağlantılı olarak TTK 18.maddesinin 3.fıkrası gereğince davacı tarafından müvekkili şirkete ödeme yapılması bakımından noter aracılığıyla bir temerrüt ihtarı gönderilmesi gerekmekte olduğu halde gönderilen herhangi bir ihtar bulunmadığını, davacı/alacaklının likit olmayan bir alacağa yönelik takip başlattığını, taraflarına içeriği hakkında hiçbir bilgi verilmeyen hizmete ilişkin kesilen faturaların likit alacak olmadığını, bu nedenle likit olmayan bir alacağa yönelik icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği ayrıca müvekkili şirketin davacı ile, vadesi gelen ve mutabakat yapılmış hiçbir bir borcu olmadığından icra takibine yapılmış itirazlarının haklı olduğunu davanın esastan reddine karar verilmesini, aksi takdirde müvekkili şirketin vadesi gelmiş muaccel bir borcu bulunmadığından itirazımız da haklı ve geçerli olduğundan davanın esastan reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında, faturaya dayalı alacağın tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin açılan itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizce celp edilen ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasında; davacı/alacaklının 16.011,45-TL Toplam Alacak, (6 kalem fatura alacağına bağlı olarak toplam asıl alacak 15.566,56 TL olup 6 kalem asıl alacağa bağlı işlemiş reeskont avans faizi 444,89 TL olmak üzere ) icra takibine geçtiği, davalının 05/05/2023 tarihli dilekçesi ile takibe, borca, faize ve borcun tüm ferilerine itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür.
Mahkememizin 14/11/2023 tarihli celse ara kararı gereği, taraf defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılıp taraf iddia ve savunmaları da değerlendirilerek icra takibine konu fatura içeriğindeki malların davalı tarafa teslim edilip edilmediği, edildi ise faturalardan kaynaklı alacağın mevcut olup olmadığı, mevcut ise miktarının takip tarihi itibari ile ne kadar olduğu, icra takibinden sonra yapılan ödeme var ise TBK m. 100 uyarınca tenzil edilmesi ve dava tarihi itibari ile mevcut alacak miktarının tespit edilmesi konusunda rapor alınmasına karar verilerek, Mali Müşavir bilirkişi Yıldız Yeksan'ın sunmuş olduğu 26/02/2024 tarihli raporunda, huzurdaki davanın 03.05.2023 tarihinde ... İcra Dairesi ...Esas sayılı dosya üzerinden başlatılan icra takibine davalının itirazının iptaline dair olduğu, davacı tarafın davalı tarafa 2021 yılından itibaren kuru buz satışı yaptığı, davaya konu edilen faturalar ile ilgili davalı taraf defter incelemesinde faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı delil listesi içinde dava dosyasına sunulan 20.02.2023 Tarihli 30.090,00 TL lik fiyat farkı faturasının davacının davalıya bedelsiz ürün vermesinden dolayı davalı tarafından iptal edildiği, bu durumda davalı ticari defter ve belge incelemesi sonucu ,davacının davaya konu ettiği 15.566,56 TL tutar kadar davalının davacıya borçlu olduğu, icra takibi öncesinde takibe konu cari hesap alacağına ilişkin davalı/borçlunun temerrüde düşürüldüğüne ilişkin herhangi bir belge/kayıt bulunmadığı görüldüğünden takip öncesi faiz talep edilemeyeceği, icra takip tarihinden tahsil tarihine kadar faiz talep edileceği kanaatine varıldığını bildirdiği görülmüştür.
HMK'nın 222/3 maddesinde tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği belirtilmiştir. Tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinde davacı kayıtlarında takibe konu faturaların yer aldığı ancak davalı kayıtlarında işbu faturaların mevcut olmadığı görülmüştür.
Kural olarak; fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla satıcı, fatura konusu mal veya hizmetin alıcıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. Somut olayda her iki tarafın ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde tanzim olunan bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, davacı tarafın davalı tarafa 2021 yılından itibaren kuru buz satışı yaptığı , davaya konu edilen faturalar ile ilgili davalı taraf defter incelemesinde faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı delil listesi içinde dava dosyasına sunulan 20.02.2023 Tarihli 30.090,00 TL lik fiyat farkı
faturasının davacının davalıya bedelsiz ürün vermesinden dolayı davalı tarafından iptal edildiği, bu durumda davalı ticari defter ve belge incelemesi sonucu ,davacının davaya konu ettiği 15.566,56 TL tutar kadar davalının davacıya borçlu olduğu , icra takibi öncesinde takibe konu cari hesap alacağına ilişkin davalı/borçlunun temerrüde düşürüldüğüne ilişkin herhangi bir belge/kayıt bulunmadığı görüldüğünden takip öncesi faiz talep edilemeyeceği,
anlaşılmakla davalının, icra takibinde asıl alacağa haksız şekilde itiraz ettiği kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne, davalının ... İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 15.566,56-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, takibe konu fatura bedellerinin davalı defterlerinde de kayıtlı olması nazara alındığında asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kısmen kabulüne,
2-Davalının ... İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 15.566,56-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, Asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 1.063,35 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85 TL harçtan mahsubu ile bakiye 793,50 TL harcın davalıdan tahsil edilerek Hazineye irat iadesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL peşin harç ile 269,85 TL başvuru harcından oluşan toplam 539,70 TL bedelin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; posta, tebligat müzekkere ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 3.065,00 TL yargılama giderinden davanın kabulü reddi oranında yapılan hesaplama neticesinde 2.979,85 TL yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
Bakiye gider avansının davacının üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından belgelendirilen bir yargılama masrafı olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 15.566,56 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
8-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 444,89 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı tarafa verilmesine,
9-Arabuluculuk ücreti olan 3.033,30 TL bedelin davalıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,
10-Arabuluculuk ücreti olan 86,70 TL bedelin davacıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,
11-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 26/03/2024
Katip
e-imzalı
Hakim
e-imzalı
"Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!