WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

İSTANBUL 5. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/446 Esas
KARAR NO : 2023/873

DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/04/2023
KARAR TARİHİ : 17/11/2023

Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... A.Ş.’nin (“Müvekkil Şirket”) lehtarı olduğu üç tane çek (“Çekler”) çalındığını, ve çalınan bu çeklerin kötü niyetli üçüncü şahıslar eline geçmemesi için ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... sayılı dava dosyası üzerinden iptal davası (“Çeklerin İptali Davası”) açıldığını, çeklerin Müvekkili Şirket’in eline hiçbir zaman ulaşmadan sirkülasyona girdiğini, çalınan Çekler’in hamil olan ...’in (“Davalı”) elinde olduğu ortaya çıktığını, ... Asliye Ticaret Mahkemesi 16 Mart 2023 tarihli ara kararı ile istirdat davası açmak üzere taraflarına süre verdiğini, çekler’in Müvekkili Şirket’in eline hiç ulaşmadığını, rızası dışında sirkülasyona girdiği ve Müvekkil Şirket’in haklı zilyet olması gerektiğine dair açıklamalarımızı delilleriyle birlikte işbu dilekçe ile sunmakta ve Sayın Mahkeme’den Çekler’in Müvekkil Şirket’e teslimine karar vermesini talep ettiklerini, bu nedenlerden dolayı çeklerin, lehdarı olan Müvekkili Şirket’e hiç ulaşmadan Çekler’in kargolanması esnasında hırsızlık eylemiyle kötü niyetli üçüncü kişilerce ele geçirildiğini, çekler’in Müvekkili Şirket’in rızası dışında elinden çıktığı hususu ... Cumhuriyet Başsavcılığı’nın düzenlediği İddianame dahil olmak üzere sayısız delil ile sabit olduğunu, çekler, Müvekkil Şirket yetkililerinin imzası taklit edilmek suretiyle sahte imzalarla ciro edildiğini, davalı, Çekler’i kötü niyetli olarak iktisap ettiğini, nitekim, davalı, Çekler’e Müvekkil Şirket’in sahte imza ve kaşesini yerleştirdiği iddiasıyla belgede sahtecilik suçundan halihazırda soruşturulduğunu, üstelik Davalı, huzurdaki uyuşmazlıktan bağımsız olarak hırsızlık, belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından sorgulanmakta ve kovuşturulduğunu, Davalı’nın Çekler’in çalıntı olduğunu bildiği halde iktisap ettiğine ve organize bir suçun parçası olduğunda dair ciddi emareler bulunmadığını, davalı’nın kötü niyetli olmadığı düşünülecekse bile, tacir olan Davalı’nın Çekler’i iktisap ederken basiretli bir iş adamından beklenen özeni göstermesi ve Çekler hakkında gerekli araştırmayı yapması gerektiğini, davalı bu araştırmayı yapmakta başarısız olmuş ve Çekler’i ağır kusurlu olarak iktisap ettiğini, bu sebeplerle Çekler’in Davalı’dan istirdatı için yasal koşul oluştuğunu, Mahkemeden ’den Çekler’in davalıdan alınarak Müvekkil Şirket’e teslim edilmesi ve işbu dava süresince doğması muhtemel olumsuzlukların yaşanmaması adına ihtiyati tedbir taleplerinin kabul edilmesini, öncelikli olarak, ihtiyati tedbiren ...’in Müvekkil Şirket’i lehtar göstererek keşide ettiği yukarıda bilgileri verilen Çekler’in bankaya ibraz edilmesi halinde ödenmemesine, Davalı’nın Çekler’i hukuka aykırı yollarla iktisap ettiğini tespitine, bu doğrultuda Çekler’in Müvekkil Şirket’e iadesine ve yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin Davalı üzerinde bırakılmasına karar vermesini, talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; TTK 792'ye göre açılan çek istirdat davalarında genel yetki kuralı geçerli olup yetkili mahkemeler davalının dava açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin yerleşim yeri ise ... olup yetkili mahkemeler de İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle yetki itirazımızın kabulü ile öncelikle yetkisizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, davacı, dava konusu çekte lehtar konumunda olduğunu, dava dilekçesinde; çekin, davadışı keşideci ... şirketi tarafından keşide edildikten sonra davacı Huntsman şirketine gönderildiği ancak davacı şirkete ulaşamadan kaybolduğu belirtildiğini, yani dava dilekçesindeki ifadelerden dava konusu çekin davacıya hiç ulaşmadığı anlaşıldığını, Davacı, çekte yetkili hamil sıfatını haiz olmamakla beraber , dava konusu çekten kaynaklanan bir alacağı da bulunmamaktadır. Zira davacının, dava konusu çekin istirdatını isteyebilmesi için bu çekten dolayı bir alacağının bulunması gerektiğini, davacı, çekin rızası dışında elinden çıktığını ve çekteki imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmiş ise de ; çekteki imzanın davacıya ait olmaması menfi tespit davası açısından önemli olup çek istirdat davaları açısından önemli olmadığını, bu nedenlerle davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili ise 17/05/2023 tarihli beyan dilekçesi ile; davaya konu çekleri elinde bulunduran ...'in 12 Mayıs 2023 tarihinde cevap dilekçesi sunmuş ve Mahkememizin yetkisine itiraz ettiğini, gördükleri lüzum üzerine davalının yetki itirazını kabul ederek huzurdaki davanın görülmek üzere yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmiş olduğu görüldü.
6100 Sayılı H.M.K'nun 114/1-ç maddesinde, mahkemenin yetkili olmasının dava şartı olarak düzenlenmiş olduğu, H.M.K'nun 115.maddesinde ise mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı ve mahkemenin dava şartı noksanlığını tespit etmesi halinde davanın usulden reddine karar vereceği hükme bağlanmıştır.
Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Davalının cevap dilekçesi ile HMK 6. maddesi uyarınca yetki itirazında bulunarak dosyanın yetkili İstanbul (Çağlayan )Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini talep ettiği anlaşılmakla, davanın davacının rızası dışında elinden çıkan çekin istirdatı istemine ilişkin olduğu, gerek HMK'da gerekse 6102 sayılı TTK'da çek istirdati davalarında yetkili mahkemeye ilişkin özel bir düzenleme yer almadığı, HMK'nın 6. Maddesi uyarınca 'Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir' düzenlemesi uyarınca davalı vekilince süresinde ve usulüne uygun biçimde yetki itirazında bulunulması ve davalının adresinin ... olması karşısında , davanın 6100 Sayılı H.M.K'nun 114/1-ç ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddi ile, mahkememizin yetkisizliğine, yetkili mahkemenin İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna dair karar verildiği, dosyanın mahkememize gönderilerek 2023/446 esasa kaydı yapılarak yargılamaya devam olundu.
... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası Uyap Sistemi üzerinden mahkememiz dosyasına eklendiği görüldü.
Tüm dosya kapsamı ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda,
Davacı taraf, ticari faaliyet kapsamında ... san. Tic. A.ş.'ye ürün sattığını ve bunun karşılığında da 3 adet çek aldığını, çeklerin ... tarafından 22/12/2022 tarihinde ... kargoya verildiğini, çeklerin eline geçmeden kargo şirketinin motosikleti üzerindeki çantanın çalınması neticesinde kaybolduğunu ve bu sebeple çek iptali davası açtıklarını, çeklerin müvekkil şirketin rızası dışında elinden çıktığının sabit olduğunu, çeklerin davalı tarafından ele geçirildiğini, bu sebeple mahkemece istirdat davası açmak üzere kendine süre verildiğini belirterek, davaya konu çeklerin kendilerine iadesini talep etmiştir.
TTK 757-767 maddeleri gereğince, kıymetli evrakın zayi sebebiyle iptali istemi ve kıymetli evrakın elinde bulunduran kişinin bilinmesi halinde istirdat davası açma hakkı hamile aittir.
Somut olayda, istirdatı talep edilen çeklerin davacı tarafa dava dışı ... Aş tarafından kargolanmış, çekler davacı şirketin eline geçmeden kargoda kaybolmuştur.
6102 sayılı TTK hükmü gereğince, emre yazılı çeklerin ciro ve teslim yoluyla devredilmesi gerekmekte olup, emre yazılı düzenlenen çeklerin devri için iki tasarruf işleminin bir arada yapılması gerekir. İlki çekin ciro edilmesi, ikincisi ise çekin zilyetliğinin devralana geçmesi gerekmektedir. Çek üzerinde mündemiç hakka sahip olmak için çek üzerinde zilyetlik zorunludur.
Dava konusu çeklerin, düzenlendikten sonra davacıya teslim edilmeden kargoda kaybolduğu dosyamızda nettir ve bu sebeple davacı dava konusu çekler üzerinde henüz hamil sıfatına sahip değildir ve dolayısıyla yetkili hamil olmayan davacının çeklerin istirdatını talep etmesinde hakkı olmayıp, hukuki yararı da yoktur. Bu sebeple davacının henüz zilyetliğinde bulunmayan çeklerin istirdatını talep etme hakkı olmadığından, davacının davasının husumetten reddine karar vermek gerekmiş, davacının davasının husumetten reddedildiğinden, işin esasına girilmediğinden, davalının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Davanın Husumetten reddine,
2-Davalı tarafın %20 icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 269,85 TL harçtan , peşin alınan 6.933,15 TL harcın mahsubu ile artan 6.663,3‬0 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafta yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.17/11/2023

Katip ... Hakim ...
e-imzalı e-imzalı