T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/435 Esas
KARAR NO : 2024/322
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/06/2023
KARAR TARİHİ : 10/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
22/06/2023 tarihli dava dilekçesinden özetle: ... A.Ş. ... illerde uzun yıllardır altın alım-satım hizmeti sağlamakta olup saygınlığı ve tanınırlığı kendi faaliyet alanında yüksek bir firma olup, ... Firması ise, müvekkili şirket ile birtakım mal satım - alım ilişkisine girmiş fakat faydalanmış bulunduğu edime karşılık yükümlülüğü bulunan ücret ödeme edimini yerine getirmemek suretiyle müvekkili haklı alacağından mahrum bıraktığından, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete malların tesliminin gerçekleştirilmesi akabinde satışı gerçekleştirilen malzemeler ve sağlanan işçilik hizmeti karşılığında 2 adet fatura düzenlenmiş olup muhtelif fatura bilgileri şu şekildedir; ... numaralı, 31.01.2023 tarihli ve 643.329,18-TL tutarlı fatura, ... numaralı, 31.01.2023 tarihli ve 69.512,72-TL tutarlı fatura müvekkili şirket adına tarafımızca haklı alacağın tahsili amacıyla ... 32. İcra Müdürlüğü'nün...esas sayılı dosyası ile fatura alacaklarının tahsili adına takibe geçilmişse de davalı tarafça 16.05.2023 tarihli itiraz dilekçesi sunularak hem yetkiye hem de borca itiraz edilmek suretiyle takip durdurulmuş ve müvekkili alacağından mahrum bırakıldığından davacı tarafından icra takibinin yetkisine yapılan itiraz süreci uzatmaya yönelik olup; hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olduğundan, davaya konu icra takibi alacaklı konumda olan müvekkilinin ticari merkezi olan ...'da başlatılmış olup, davalı tarafça takibe, borca ve alacağa karşı ileri sürülen itirazlar borçtan kaçınmak amacı taşımakta, gerçeği yansıtmadığından, mahkemenizce yürütülecek yargılama sırasında incelenecek deliller doğrultusunda müvekkili şirketin haklı alacağı ortaya konulacak olup davalı ile gerçekleştirilen alım - satımın karşılığında davalının edimin karşılığı olarak ücretini ödenmediği açığa çıkacağından, izaha çalışılan bu hususlar doğrultusunda tarafca dava şartı olarak arabuluculuk müessesesine başvuruda bulunulmuş olup davalı taraf ile gerçekleştirilen görüşmelerde bir sonuca varılamamış ve son tutanak anlaşamama olarak düzenlenmiş olup, bu tutanağın barkodlu sureti dilekçe eki ile mahkeme bilgisine sunulmakta olup, davalının takibe karşı mesnetsiz itirazlarının iptali ile durdurulan ... 32. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası kapsamında ikame edilen icra takibinin devamına, davalının alacağın %20' sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına çarptırılmasına karar verilmesini talep etmiş olup, davanın kabulü ile, ... 32. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasındaki itirazın iptali ve takibin talep edilen asıl alacak üzerinden temerrüd tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte devamına, davalı aleyhine asıl alacağın % 20 sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLER:
Gelir İdaresi Başkanlığından gelen cevabi yazı
... 32.İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası
GEREKÇE: Dava, fatura alacağından kaynaklı itirazın iptali davasıdır.
Huzurdaki davada davacı taraf davalı şirket ile mal alım satım ilişkisi içine girdiğini davalının ... numaralı 31/01/2023 tarihli 643.329,18-TL'lik ve ... numaralı 31/01/2023 tarihli 69.512,72-TL'lik faturalardan alacağı olduğu iddiası ile ... 32.İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyası üzerinde icra takibi başlatıldığını davalının yetkiye ve borca itiraz ederek takibi durdurduğunu belirtip davalının yapmış olduğu itirazın iptalini istemiştir.
... 32. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde alacaklının dosyamız davacısı ...AŞ. Borçlunun dosyamız davalısı ... Ltd. Şti. Olduğu takip çıkışının 732.576,87-TL olduğu anlaşılmıştır.
Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.
Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.
Somut olayda davalı yan icra dosyasına yapmış olduğu itirazda davacı yana hiçbir borcunun olmadığı gerekçesiyle alacağa itiraz etmiş, huzurdaki davada davalı yan cevap dilekçesinde, davacı şirketten alınan hizmete ilişkin olarak tüm yasal hak edişlerin ödendiğini, davalının davacıya takibe konu nam ve tutarda borcu bulunmadığı belirterek davanın reddini etmiştir. Bu durumda ispat yükü malları teslim edip etmediği hususunda öncelikle davacı yanda olduğu görülmekle, ticari ilişki ve sözleşme karşılığı bedelin ödenip ödenmediği, alacağın ticari kayıtlara nasıl işlendiği ve davacının alacaklı olup olmadığı hususunda tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesine karar verilmiştir.
HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2017/425 K. 2021/440 sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir.
Yukarıda kapsamda Mahkememizce taraflara ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, bilirkişi olarak atanacak mali müşavir bilirkişiye bildirilmesine, davacı vekilinin inceleme gün ve saatinde ticari defter ve belgelerini ibraz etmesi, aksi takdirde ibrazdan kaçınmış sayılacağı duruşmada ihtar edilmiş, aynı hususta davalı yana tebliğ ile ihtarat yapılmıştır.
Davalının defterleri incelenerek, dosyamıza sunulan 21/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda ;Dava dosyasına konu Defterlerinin raporumuzun önceki bölümlerinde detaylandırıldığı üzere;
- 2022 ve 2023 Yılları Yevmiye defterinin açılış tasdikinin süresinde yaptırıldığı,
- 2022 ve 2023 Yılları Yevmiye defterinin Kapanış Tasdikinin süresinde yaptırıldığı,
- 2022 ve 2023 Yılları Envanter ve Kebir defterlerinin açılış tasdikinin süresinde yaptırıldığı,
2- TASF.HALİNDE ... LTD ŞTİ.’ nin 2022 ve 2023 yılı defterleri, 2023/435 Esas no’ lu dava dosyasında yer alan faturalarla sınırlı olmak üzere, Raporun önceki bölümlerinde detaylandırılan davaya konu faturaların suretleri incelenmiş; faturaların ... tarafından TASF.HALİNDE ...ŞTİ. adına düzenlendiği ve kayıtlarında yer aldığı görülmüştür,
3- TASF.HALİNDE ... LTD ŞTİ.’ nin kayıtları incelendiğinde ... tarafından kesilen faturaların aşağıdaki tutarda kayıtlarda yer aldığı, 2023 yılı itibariyle kayıtlara işlenen fatura icmalinin aşağıdaki gibi olduğu gibi
4- Faturalara ilişkin; davalı ... LTD ŞTİ. Tarafından ...’ ye yapılmış ödemelerin kayıtlarda yer almadığı,
5- Tarafların yıllar itibariyle veya belirli zaman aralıkları ile karşılıklı mutabakatlarının dava dosyasında bulunmadığı,
6- Resmi defterlerinde yapılan incelemeye dayanılarak 2023 yılı sonu itibariyle Davalı TASF.HALİNDE ... TİC LTD ŞTİ.’nin ...’ ye kayıtsal olarak 782.062,30 TL borçlu olduğunun rapor edildiği görülmüş mahkememizce yapılan inceleme de bilirkişi raporunda geçen ... fatura numaralı 31/01/2023 tarihli 69.220,40-TL'lik faturanın davamız konusu yapılmadığı anlaşıldığından bu tutar düşüldüğünde davalı kayıtlarına göre davalının davacıya 712.841,90-TL borç kaybının olduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafın defterler üzerinde yapılan inceleme sonucunda 16/03/2024 tarihli raporda Tacir olan taraflardan Davacının resmi defterlerinin TTK hükümlerine uygun tutulduğu, incelemelerin yapıldığı, takip konusu faturaların kayıtlarında yer aldığı, takip konusu faturalar konusunda ihtilafın bulunmadığı, Takdiri Sayın Mahkeme'nize ait olmak üzere, “ Davacının “...A.Ş.'nin 08.05.2023 takip tarihi ve 31.12.2023 itibariyle ticari defterleri incelendiğinde Davalı firma “... Ltd.Şti.” cari hesabında Davacıya BORÇ bakiye tutarının
712.841,90 TL olarak DAVACININ ASIL ALACAĞININ OLDUĞU görülmüş FAİZ: Sayın Mahkeme'nin kısmen ya da tamamen Davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, avans faizi işletilebileceği değerlendirilmiş, takip sonrasında Ticari defterlerinde asıl alacak bakiyesinin olması hasebiyle 17.049,62 TL faiz Talep edebileceği rapor edilmiştir.
Davacı taraf icra takibinde işlemiş faiz istemesine rağmen itirazın iptali davası incelendiğinde itirazın iptali davasında işlemiş faize ilişkin olarak bir dava açmadığından davalının itirazlarının kısmen iptaline karar verilmiştir.
Davalı taraf itirazlarında yetki itirazında bulunmuş ise de para borçları götürülecek borçlardan olması sebebiyle davalının icra dairesinin yetkisine yapmış olduğu itiraz mahkememizce yerinde görülmemiştir.
HMK 222/3 maddesinde, İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Hükmü yer almakta olup, davacı tarafın ticari defterlerini usulüne uygun olarak tuttuğu anlaşılmış ve bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere davacı defterlerinde yer alan alacak tutarının davalı yanın ticari defterleri ile de örtüştüğü görülmüş davacı tarafın defterinde alacak olarak kaydedilen tutarın, davalı tarafın ticari defterlerinde de davacıya borç olarak gözüktüğü anlaşıldığından davalının defterlerinin kendi aleyhine delil olması ve davacının defterlerinin davacı lehine delil olduğu göz önüne alınarak, davalı ve davacı defterlerindeki kayıtlar esas alınmış ve davalının davacıya 712.841,90-TL borçlu olduğu kanaatine varılarak, davalının ... 32.icra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının KISMEN İPTALİNE, takibin 712.841,90-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak 712.841,90-TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık %10,75 ve değişen oranlarda avans faizi, fazlaya ilişkin talebin reddine, davaya konu alacak likit olduğundan ve davalı taraf likit alacağa karşı itiraz da bulunduğundan asıl alacağın %20 oranındaki 142.568,38-TL icra inkar tazminatının (İİK md.67/2) davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve her ne kadar kısa kararda davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin hüküm kurulmuş ise de esasen davacının dava dilekçesinde 712.841,90-TL harca esas değer bildirdiği mahkememizce 712.841,90-TL üzerinden takibini devamına karar verildiği davası tam kabul ile sonuçlandığı gerekçeli karar yazılma aşamasında fark edildiğinden yargılama harç ve giderleri tam kabul üzerinden yapılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİNE Davalının ... 32. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının KISMEN İPTALİNE, takibin 712.841,90 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak 712.841,90 TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık %10,75 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, %20 oranındaki 142.568,38 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 48.694,23-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 8.510,68-TL Harç ile icra veznesine depo edilen 3.662,88-TL harcın mahsubu ile bakiye 36.520,67-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 8.510,68-TL peşin harç 179,90-TL başvurma harcının davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 5.340,50-TL yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca hesap olunan 105.797,87-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
8-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
9-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi 14/05/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
"Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!