T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/372 Esas
KARAR NO:2024/125
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:30/05/2023
KARAR TARİHİ:14/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarihli dava dilekçesinde özetle, Müvekkil firmanın toptan kuru yemiş satımı işi ile meşgul olmakla gerek ülkemizde gerek yurt dışında ihracat ve ithalat yaptığını, Müvekkil firma yetkilisi ...ile arkadaş ortamında tanışan ... isimli Lübnan vatandaşı, kendini tüccar olarak tanıttığını ve müvekkil firmanın mallarının ... ... İth. İhr. San. Ve Tic. Ltd. Şti. isimli kuru yemiş firmasına satışı hususunda ... Şirketinin temsilcisi gibi sipariş vererek alış veriş yapılmasını sağladığını, bu bağlamda 2021 Kasım ayı ve sonrasında davalılardan ... aracılığı ile müvekkil şirketten davalılara kuruyemiş satışı yapıldığı ve bir kaç kez yapılan bu satışlara ait bedellerin, diğer davalı ... tarafından, ... ... İth. İhr. San. Ve Tic. Ltd. Şti. Adına düzenlenen faturalar karşılığında müvekkile ödendiğini, devam eden alışveriş kapsamında Müvekkil firma ile davalılar arasında mezkur icra takibine konu faturada belirtildiği oranda ve nitelikte siparişin ...'ın İstanbul ilinde bulunan deposuna teslimi konusunda anlaşıldığını, Müvekkil firma çalıştığı nakliyeciler aracılığı ile; kamyonlarla taşınan kuru yemişleri davalılardan ... ... İth. İhr. San. Ve Tic. Ltd. Şti'ne ait depoya teslim ettiğini, müvekkil taraf teslimatlardan sonra toplamda 981.877,08- TL lik ve 13.05.2022 tarihli fatura düzenlediğini, dijital ortamda ... ... İth. İhr. San. Ve Tic. Ltd. Şti. Ne gönderip ödemeyi sormuşsa da davalı şirketten böyle bir alışverişin yapılmadığı arada sipariş veren diğer davalı ...'ı ise tanımadıklarını ifade eden bir whatsapp cevabı aldığını, bunun üzerine ... isimli davalıyı arayan müvekkil şirket yetkilisi hiçbir şekilde davalı ile iletişim kuramadığını, müvekkil şirket tarafından ... Noterliği'nin 13.05.2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ... ... İth. İhr. San. Ve Tic. Ltd. Şti'nden fatura gönderilerek ödenmesi istenmişse de ne ödeme yapılmadığını ve herhangi bir geri dönüş ve iletişim sağlanmadığını, her iki davalıya da ulaşamayan ve ödeme alamayan müvekkil şirket ilgili fatura ile ilgili .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası ile takip yapmış ve ödeme emirleri davalılara tebliğ edilmişse de herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi borçlu/davalı '...' isimli firma tarafından borcun tamamına 30.05.2022 tarihinde, diğer borçlu/ davalı ... tarafından ise 31.05.2022 tarihinde kötü niyetli olarak borcun tümüne itiraz edildiğini, bunun üzerine ilgili icra dosyasına yapılan itirazların iptali amacıyla öncelikle müvekkil tarafından zorunlu arabuluculuk müessesine başvurulduğunu, bu müracaat sonucunda da davalıların vekilleri ile yapılan görüşmelerde anlaşmaya varılamadığını, herhangi bir ödeme yapılmadığını, her iki davalı taraf ortak hareket ederek ve müvekkilin güveninin kazanmak için planlı davranarak öncelikle verilen bir kaç siparişi teslim alıp bedellerini müvekkil şirkete ödemişler, sonrasında ise daha büyük miktarlarda siparişler verip, teslim aldıktan sonra da bu alışverişi inkar ederek iletişimi kestiklerini, davalı şirketin kurucuları ve ortakları ile diğer davalı Arap kökenli olduğunu, daha önceden tanıştıklarını, davalıların kötü niyetli olarak müvekkilden almış oldukları malın karşılığı bedeli ödemediklerini, haksız kazanç elde etmişler ve müvekkilin iyi niyetini, güvenini kullanarak zarara uğramasına mağdur olmasına sebep olduklarını, haklı olarak yapmış olunan .... İcra Müdürlüğü, ... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazların, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 200.000.-TL'si için iptaline ve takibin devamına karar verilmesi hususunda işbu davayı açma zarureti hasıl olduğunu, bu nedenlerle davalıların .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına karşı yapmış olduğu itirazlarının fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 200.000.-TL'si için itirazın iptaline ve takibin devamına, davalıların haksız ve kötü niyetli itirazı nedeni ile %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... Şirketi cevap dilekçesinde, davacı tarafından sözü edilen malın, müvekkil tarafından hiçbir surette satın alınmadığını, yargılama basit yargılama usulune tabi olup davacı tarafından bu aşamada hiçbir delil sunulamadığını, ... isimli kişinin müvekkil şirketin yetkilisi ve temsilcisi olmadığını, müvekkil şirket ile bir bağlatısı ve bağının da bulunmadığını, davacı tarafın, diğer davalı ... ile aralarındaki ihtilafa müvekkili de dahil ederek müvekkili de sorumlu tutmaya çalıştığını, müvekkile ait ticari defter ve kayıtlarda böyle bir borcun olmadığını, müvekkil ile diğer davalı'nın "arap" kökenli olmalarının hiçbir delil teşkil etmediğini, bu nedenlerle davanın reddine; davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, Müvekkilin taraflar ile herhangi bir ticari bağlantısı olmayıp davacıya da hiçbir borcu bulunmadığından maddi hukuk kuralları gereğince davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, Müvekkile yapılan bir satışa ilişkin herhangi bir teslim tesellüm belgesi ve fatura mevcut olmadığından müvekkil açısından bir alacak talebinin kabulünün söz konusu olmayacağını, davacının dava dilekçesinde iddia ettiği olayları kanıtlayan deliller sunmadığını, zorunlu unsurların tamamlanması ve davanın somutlaştırılması gerektiğini, müvekkilin taraflar ile herhangi ticari bağlantısı olmadığını, davacıya da hiçbir borcu bulunmadığından maddi hukuk kuralları gereğince davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacının bir şirket olarak yaptığı satışları kanıtlayan, sevk irsaliye belgesi, fatura veya herhangi bir belge mevcut olmadığından söz konusu talebinin kabulünün söz konusu olmadığını, bu nedenlerle davanın reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yargılama masrafı ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Bilirkişi raporu. .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
21/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; yaz
GEREKÇE: Dava, fatura alacağından kaynaklı itirazın iptali davasıdır.
Huzurdaki davada taraflar arasındaki ticari ilişki gereği davalı şirkete mal verildiği, bu satış gereğince davacı şirket tarafından davalı firmaya gönderilen faturanın ödemediği ve uyuşmazlığın bu ilişkiden kaynaklı fatura alacağına dayandığı anlaşılmaktadır.
Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.
Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.
Somut olayda, davalı ... Ltd.Şti. ve ... icra dosyasına yapmış olduğu itirazlarda davacı yana hiçbir borcunun olmadığı gerekçesiyle alacağa itiraz etmişler.
Huzurdaki davada ise davaya cevap vererek, davanın reddini talep etmişlerdir. Bu durumda ispat yükü malları teslim edip etmediği hususunda öncelikle davacı yanda olduğu görülmekle, ticari ilişki ve sözleşme karşılığı bedelin ödenip ödenmediği, alacağın ticari kayıtlara nasıl işlendiği ve davacının alacaklı olup olmadığı hususunda tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesine karar verilmiştir.
HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2017/425 K. 2021/440 sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir.
Yukarıda kapsamda Mahkememizce taraflara ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, bilirkişi olarak atanacak mali müşavir bilirkişiye bildirilmesine, davacı vekilinin inceleme gün ve saatinde ticari defter ve belgelerini ibraz etmesi, aksi takdirde ibrazdan kaçınmış sayılacağı duruşmada ihtar edilmiş, aynı hususta davalı yana tebliğ ile ihtarat yapılmıştır.
Davalı ... Ltd.Şti. 'nin ticari kayıtlarını kök rapor ibrazından sonra sunduğu görülmüştür.
Dosyamıza sunulan 21/12/2023 tarihli bilirkişi raporu ile; Dava dosyası, icra dosyası, taraf ticari defter ve belgeleri üzerinden yapılan inceleme neticesinde, davacı ticari defterlerinin yTTK 64/3 maddesi gereği kanuni süreleri içinde oluşturulup, imzalanarak Gelir İdaresi Başkanlığı Bilgi İşlem Sistemine yüklendikleri, envanter defteri noter açılış tasdikinin kanuni süresi içinde yaptırıldığı, davacı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, sahipleri lehine delil teşkil edebileceğinin görüldüğü, davacı ticari defterleri üzerinden yapılan incelemede, davacının, davalılara düzenlediği faturaları ticari defterlerine kaydettiği, ödeme kaydına rastlanmadığı, davalılar ticari defterlerinin incelenemediği, davacının davalı ... Ltd.Şti adına düzenlediği e-fatura içeriği ürün ve miktarlar ile... Ltd.Şti adına düzenlenen sipariş form ve ürün teslim formları üzerindeki ürün ve miktarların birbirini doğruladığı, ... numaralı telefondan yapılan whatsapp yazışmalarında geçen ürün-miktar siparişleri ile davalı adına düzenlenen sipariş form ve ürün teslim formlarındaki ürün cinci ve miktarlarının birbirini doğruladığı, davacının takipte 981.877,08 TL için takip başlattığı, 12 Mayıs tarihli whatsapp yazışmalarında 21/03/2022 tarihli sipariş formu ve aynı tarihli ürün teslim formu ile 24/03/2022 tarihli sipariş formu ve aynı tarihli ürün teslim formu görüntülerinin altına “... bakiyesi mukabili bugün 19.100 USD tahsil ettik” yazışmasının olduğu, yazışmalarda başka tahsilat tutarına rastlanmadığı, işbu tutarın davacı ticari defterlerinde yer almadığı, davacı ticari defterlerinde, ayrı ayrı davalı ... Ltd.Şti'den 981.877,08 TL, diğer davalı ...'dan 981.877,08 TL alacaklı göründüğü, takipte sadece 981.877,08 TL'nin olduğu, davacının davalı ... Ltd.Şti'ye ihtarname gönderdiği, ihtarname tebliğ mazbatasına dosya içinde rastlanmadığı, diğer davalı ...'a gönderilen ihtarnameye rastlanmadığının rapor edildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında, davalı şirkete 10/01/2024 tarihli celse de, süresi içerisinde defterin sunulmaması halinde defter ve kayıtlara dayanmaktan vazgeçilmiş sayılacağının davalı vekiline ihtar edildiği anlaşılmıştır. Davalı şirket vekili 08/02/2024 tarihli dilekçesinde önceki vekil tarafından defterlerin süresi içerisinde sunulmadığını belirtmiştir.
Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda, davacı tarafın defterlerinin lehine delil niteliği taşıdığı ve davacının ticari defterlerine göre davalı ... Ltd.Şti.'nden ve diğer davalı ...'dan alacaklı olduğunun anlaşılması karşısında ticari defterlerin sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu da dikkate alındığında, davacı tarafın üzerine düşen ispat külfetini yerine getirdiği ve davasını ispatladığı, davalı tarafın ise davacının kendilerinden alacağı olmadığına ilişkin iddialarını ticari defterlerini süresinde sunmamış olması sebebiyle ispatlayamadığı anlaşıldığından, davacının davasını 200.000,00 TL üzerinden açmış olması sebebiyle, taleple bağlılık ilkesi gereğince, davacının davasının kabulüne karar verilmiş, davalıların .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının 200.000,00 TL'lik kısmı yönünden İPTALİNE, takibin 200.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak 200.000,00 TL'ye takip tarihinden itibaren kanuni faizi işletilmesine karar verilmiş, davalının icra takibine haksız yere itirazda bulunması, alacağın fatura alacağından kaynaklı olması sebebiyle likit olması nedeni ile asıl alacağın % 20 oranındaki 40.000,00 TL icra inkar tazminatının (İİK md.67/2) davalıdan tahsilde tekerrür olmamak üzere alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Davanın KABULÜ ile, Davalıların .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının 200.000,00 TL'lik kısmı yönünden İPTALİNE, takibin 200.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak 200.000,00 TL'ye takip tarihinden itibaren kanuni faizi işletilmesine, %20 oranındaki 40.000,00 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 13.662,00-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90-TL harcın ve peşin harç yatırılırken mahsup edilen 4.909,39-TL icra takibi peşin harcının mahsubu ile bakiye 8.572,71-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL başvurma harcının ve 179,90-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Kabul edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 32.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından sarf edilen toplam 2.455,50-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan bir gider olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 14/02/2024
Katip ... Hakim ...
e-imzalı e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!