T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/343 Esas
KARAR NO : 2024/213
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 18/05/2023
KARAR TARİHİ : 15/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 18/05/2023 tarihli dilekçesi ile, Olay tarihi olan 12/01/2014 tarihinde sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç seyir halinde iken sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın çarpışması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza nedeniyle müvekkil ...'nın yaralandığını, zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ... plaka sayılı araç sürücüsü ... 2918 sayılı K.T.K.‘nın ilgili maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında ... plaka sayılı araç ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunda olduğunu, Müvekkil tarafından davalıya başvuru yapıldığını, davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, Müvekkil ...'nın, söz konusu trafik kazası nedeniyle, ... Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi'nden 04.03.2022 tarihinde alınan maluliyet raporuna göre %13 oranında malul kaldığını, Müvekkilin haksız olarak mağdur edilmeye devam edildiğini, Müvekkilin bu mağduriyetinin ve maluliyet zararının giderilmesi için sigorta şirketinden ZMSS kapsamında alacağı olan maluliyet tazminat miktarının bilirkişi marifeti ile hesaplanarak müvekkile ödenmesi için dava yoluna gitme mecburiyeti hasıl olduğunu, bu nedenlerle davanın Belirsiz Alacak Davası olarak kabulü ile, maluliyet oranı dahil olmak üzere fazlaya ilişkin tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla; 1.000 TL Sürekli iş göremezlik, 500 TL Geçici İş göremezlik, 250 TL Bakıcı gideri, 250 TL Tedavi gideri tazminatı olmak üzere şimdilik toplam 2.000 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkile ödenmesine, yapılacak yargılama nedeniyle oluşacak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 23/06/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle, Davaya konu kaza ile ilgili kazadan sonra tutulan kaza tespit tutanağına göre müvekkil şirkette poliçesi bulunduğu iddia edilen ... plakalı Opel marka araç ... Sigorta tarafından poliçelendiğini, müzekkere cevabında yer alan poliçeden de görüleceği üzere müvekkil şirket tarafından poliçelenen araç ... marka olduğunu, Müvekkil şirket nezdinde poliçesi bulunan ... marka araç 26/04/2022'de devrolmuştur. Kaza ise 05/05/2022 tarihinde gerçekleştiğini, kaza tespit tutanağında kazaya karışan aracın sigorta bitiş tarihi 05/05/2023 olduğunu, müvekkil şirket tarafından yapılan poliçede ... marka aracın poliçe tanzim ve bitiş tarihleri 03/11/2021 ve 03/11/2022 olduğunu, müvekkil şirket nezdinde sigorta poliçesi bulunan ... marka araç satıldıktan sonra bu aracın plakası olan ... plakası dava konusu kazaya sebep olan ... Sigorta tarafından poliçe altına alınan ... marka aracın plakası olduğunu, Müvekkil şirketin dava konusu kazadan dolayı herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, Müvekkil şirket sigortalısı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğundan kazanın meydana gelmesinde başka unsurların etken olup olmadığının araştırılması ve tam kusurun belirlenebilmesi açısından dosyanın Adli Tıp Kurumu’na gönderilerek kusur raporu alınması gerektiğini, dosya içeriği ve evraklar da incelendiğinde sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu açık bir şekilde anlaşıldığını, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olması sebebi ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, poliçenin, 01.06.2015 tarihli kanun ve genel şartlarda yapılan değişikliklerden sonra düzenlendiğini, bu nedenle davacı tarafa ait maluliyet özürlülük ölçütü üzerinden belirlenmesi gerektiği, tazminat hesabı yapılacak ise TRH 2010 yaşam tablosu üzerinden 1.8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiği, geçici iş göremezlik talepleri açısından genel şartlarda yapılan değişiklik gereği sigorta şirketlerinin sorumluluğu olmadığından bu yöndeki taleplerin reddi gerektiğini, davayı ve davacının ileri sürdüğü tazminat taleplerini kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydı ile; işbu davada zamanaşımı itirazımız söz konusu olduğunu, davacının ikame ettiği işbu dava konusu maddi tazminat talepleri haksız olduğunu, ayrıca zamanaşımına uğradığını, bilindiği üzere trafik kazaları sonrasında suçun işlendiği bir başka deyişle zararın ortaya çıktğı andan itibaren bir veya birden fazla yaralanma meydana gelmişse 8 yıl tazminat davası açmak için zamanaşımı süresi uygulanacağını, davada da bu 8 yllık zamanaşımı süresi dolduğunu, meydana gelen kaza sebebi ile müvekkil şirketin sorumluluğunun olduğu düşünülse bile, kaza sebebi ile davacıya bağlanan ya da bağlanması gereken maaşın peşin sermaye değerinin, davacıya yapılan diğer ödemelerin hesaplanan tazminattan düşülmesi gerektiğini, Müvekkil şirketin haksız mükerrer tazminat talebiyle karşılaşması sakıncasını bertaraf etmek için (davayı kabul anlamına gelmemek ve itirazlarımız saklı kalmak kaydıyla) davacının dava konusu kaza nedeniyle SSK, Emekli Sandığı, Bağ-Kur, vs.) herhangi bir ödeme alıp almadığının araştırılması ve almış olması halinde (davayı kabul anlamına gelmemekle beraber) davanın reddini talep etmek zarureti hasıl olduğunu, davacının geçici ya da kalıcı işgöremezlik sebebi ile SGK’dan her ne ad altında olursa olsun almış oldukları her türlü tazminat (peşin sermaye değeri), maaş ödemesi sigortalımız kusurlu bulunduğundan SGK tarafından müvekkil şirketten rücuen talep edileceğini, bu durumun, müvekkil şirketin mükerrer tazminat sakıncası ile karşılaşması sonucunu doğuracağını, bu nedenlerle açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Gelir İdaresi Başkanlığı .. Vergi Dairesi Müdürlüğü cevabi yazısı. Gelir İdaresi Başkanlığı ... Vergi Dairesi Müdürlüğü cevabi yazısı. ... Üniversitesi Rektörlüğü yazısı. Türkiye Noterler Birliği yazısı. ... Araştırma Hastanesi yazısı.
GEREKÇE: Davanın, trafik kazasından kaynaklı geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı ve tedavi giderinin tazmini amacıyla açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 12/01/2014 tarihinde sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması neticesinde, davacı ...'nın yaralandığını, kazaya sebep olan ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kusurlu olduğunu, aracın ZMMS'nin davalı şirket tarafından yapıldığını, davacının kaza sebebiyle ...Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesinden alınan 04/03/2022 tarihinde alınan maluliyet raporuna göre %13 oranında malul kaldığını belirterek, bu kapsamda davalı kuruma başvuru yapıldığı ancak ödeme yapılmadığı ve bu kapsamda geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı ve tedavi giderinin tazminini talep ettiği anlaşılmaktadır.
Davacı vekilinin trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar nedeniyle sürekli işgöremezlik tazminatı davasını, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenmesine olanak bulunmadığından HMK'nin 107'nci maddesi uyarınca belirsiz alacak davası niteliğinde açması, dava değerini ise yalnızca ödenecek harcın belirlenmesi bakımından belirtildiği görülmekle, davanın HMK madde 107 kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/12.maddesinde; "Beş bin Türk Lirası ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararlarına karşı kararın Komisyonca ilgiliye bildiriminden itibaren on gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere Komisyon nezdinde itiraz edilebilir. Beşbin Türk Lirası ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararları bu madde uyarınca süresinde itiraz başvurusunda bulunulmaması hâlinde kesinleşir.Bu uyuşmazlıklar hakkında bu madde uyarınca yapılan itiraz üzerine verilen karar kesindir. Kırk bin Türk Lirasının üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında itiraz üzerine verilen kararlar için temyize gidilebilir. " düzenlemesi yer almaktadır.
Aynı Kanununun 30. maddesinin 23. fıkrasında, bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun hükümlerinin sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanacağı belirtilmiş, karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın tahkim usulüne ilişkin tebligatı düzenleyen 438. maddesinde de, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça tebligatın 11/02/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılacağı düzenlenmiştir. Bu itibarla hakem kararı kendisine verilen mahkeme, hakem kararının kendisine verildiğini ve kararın neden ibaret olduğunu iki tarafa da yazılı olarak tebliğ etmelidir. Her iki taraf hakkında da temyiz süresi ancak bu tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlar (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/8205 E. 2020/6039 K. Sayılı kararı).
Dava şartlarını düzenleyen 6100 sayılı HMK'nın 114/1. maddesinin (ı) bendinde; "Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması" şeklinde ifade edilen derdestlik dava şartlarındandır. Buna göre önceden açılmış bir dava devam etmekte iken aynı konuda yeniden dava açılamaz, buna rağmen açılırsa yeni dava usulden reddedilir. Derdestlikten söz edilebilmesi için, daha önce açılmış olan davanın tarafları ile konusunun ve dava sebebinin aynı olması gerekmektedir.
Dava dosyasında yer alan hasar dosyası ekinde yer alan kayıtlardan, eldeki davanın 18/05/2023 tarihinde açılmasından önce aynı kaza nedeniyle davacının davalıya karşı ilk olarak 04/12/2020 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurduğu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere iş göremezlik tazminatı için 4.000,00-TL, geçici iş göremezlik tazminatı için 500,00 TL ve geçici bakıcı gideri tazminatı için 500,00 TL olmak üzere 5.000,00 TL tazminat talep ettiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 17/03/2021 tarih K-2021/32205 sayılı kararında davacının sürekli ve geçici iş göremezlik talepleri yönünden bu talepleri ... 14.ATM'nin ...Esas sayılı dosyası üzerinden karara bağlandığı ve kararın kesinleştiği sebebiyle kesin hüküm sebebiyle davanın reddine karar verilmiş, geçici bakıcı gideri yönünden ise 267,75 TL'nin 31/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ... SİGORTA'DAN tahsili ile başvuru sahibine ödenmesine karar verilmiştir.
Dosyamızda davacının talep etmiş olduğu alacak kalemlerinden geçici / kalıcı iş göremezlik tazminatı talepleri yönünden ... 14. ATM'nin ...Esas sayılı dosyasının kesin hüküm oluşturduğu, geçici/bakıcı gideri talepleri yönünden ise Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 17/03/2021 tarih, 2021/32205 karar sayılı kararının mahkememizdeki talep açısından kesin hüküm oluşturduğu anlaşılmıştır.
Eldeki dava ile Sigorta Tahkim Komisyonu Hakem Heyetinin... tarih ve ... karar sayılı kararına konu başvurunun, işbu davanın tarafları ile konusunun ve dava sebebinin aynı olduğu, Tahkim Heyeti tarafından verilen kararın dava tarihi itibariyle kesinleştiği anlaşılmaktadır. (Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 12/10/2022 tarih, 2021/5182 Esas ve 2022/6949 Karar sayılı ilamı). Anlatılan kapsamda eldeki davada başka bir dava şartı olan kesin hüküm söz konusu olduğundan HMK 114 ve 155. madde gereğince, davacının geçici ve sürekli iş göremezlik ve bakıcı giderleri yönünden açmış olduğu davanın dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacının tedavi gideri yönünden talebinin değerlendirilmesinde ise, kaza tespit tutanağında kazanın 12/01/2014 tarihinde meydana geldiği, davacının ise davayı 18/05/2023 tarihinde açtığı ve davalı tarafın cevap dilekçesinde zamanaşımı def'inde bulunduğu anlaşılmıştır.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109. maddesinin ilk fıkrasında, yine bir haksız fiil niteliğindeki trafik kazalarından doğan tazminat taleplerinin tabi bulunacağı zamanaşımı süresi yönünden zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı, davanın cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmesi durumunda bu sürenin maddi tazminat talepleri için de geçerli olacağı belirtilmiştir.Bu hükümde, ceza zamanaşımının uygulanması bakımından, sürücü ve diğer sorumlular arasında bir ayrım yapılmamış, kuralın bunların tümü için geçerli olduğu, hepsi için aynı zamanaşımı süresinin uygulanacağı öngörülmüştür.
Zararın ve failin uzamış zamanaşımı süresinin bitmesinden sonra öğrenilmesi halinde, tazminat talebinin, öğrenme tarihinden itibaren 2918 sayılı yasanın 109. maddesindeki 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde ileri sürülmesi gerekmektedir. Öğrenme tarihinden itibaren, yeni bir uzamış zamanaşımı süresi işlemez (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16/04/2008 Tarih, 2008/4-326 E. ve 2008/325 K. Sayılı kararı).
Somut olayda kaza 12/01/2014 tarihinde gerçekleşmiş, arabuluculuğa 09/03/2023 tarihinde başvurulmuş, dava ise 18/05/2023 tarihinde açılmıştır. Davacının yaralandığı olayda yaralamaya ilişkin eylem, olayın meydana geldiği tarih itibariyle yürürlükte olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e maddesine göre 8 yıl olduğundan açılan dava 8 yıllık dava zamanaşımı süresine tabidir.
Davacının dava açtığı tarihte, kaza tarihinden dava tarihine kadar sekiz yıldan fazla bir süre geçtiği ve bu şekilde uzamış zamanaşımı süresinin de dolduğu görülmektedir.
Davacının olay nedeniyle maluliyet oranını tespit ettirdiği ... Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesinin 04/03/2022 tarihli Sağlık Kurulu raporun 8 yıllık uzamış zamanaşımı süresi içerisinde alınmadığı sabittir. Ancak davacı uzamış zamanaşımı süresi içerisinde dava açmadığı ve öğrenme tarihi uzamış zamanaşımı süresi içerisinde olduğu için KTK'nın 109/2. maddesindeki 2 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması olanağı da bulunmadığından zamanaaşımı süresi dolmuş olduğundan davacının tedavi giderlerine yönelik davasının zamanaşımı nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir. (Bkz. aynı yönde İstanbul B.A.M. 9. H.D.'nin 2018/3855 Esas ve 2020/4018 Karar sayılı ilamı)
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Davacının sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri talepleri yönünden davanın HMK madde 114/1-i ve 115/2 gereği kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2- Davacının tedavi gideri yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine
3-Harçlar yasası uyarınca belirlenen karar harcı olan 427,60-TL'nin, peşin alınan 179,90-TL harçtan mahsubu ile bakiye 247,70-TL nispi karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davalı taraf vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 2.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Davacı ve davalı tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın, karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 15/03/2024
Katip Hakim
e-imzalı e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!