WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

İSTANBUL 5. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/307 Esas
KARAR NO : 2024/338

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/05/2023
KARAR TARİHİ : 14/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ..., çocukları ... ve ..., annesi ... ile birlikte içinde bulunduğu ve eşi ...’ın sevk ve idare ettiği ... plaka sayılı araç, ... İli, ... İlçesi, ... Köyü yol ayrımından ... Köyü istikametine doğru 4.300 metresine geldiğinde yola dökülen mıcırların sürücü ...’ın sürüş hakimiyetini kaybetmesine neden olması neticesinde herhangi bir bariyer ve uyarı levhası olmayan yoldan çıkarak şarampole yuvarlandığını, araç şarampolden aşağı düşerek öncelikle kayalık zemine önden vurarak 5 tam takla atarak durabildiğini, şiddetli kaza sonucunda araçta bulunan müvekkilinin belinde ve muhtelif yerlerinde kırıklar oluştuğunu, ... plaka sayılı aracın kaza tarihi olan 20.08.2021 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali mesuliyetle sigortalı olduğunu, müvekkilinin uğradığı ağır hasar nedeniyle sigorta şirketine 27 Eylül 2021 tarihinde ...dosya numarası ile müracaat edildiğini, sigorta şirketinin herhangi bir ödeme yapmadığını, müvekkilinin kaza sonucu vücudundaki kemik kırıkların hayati fonksiyonlarına etkisi bakımından ağır yaralandığını, bel hassaslığı oluştuğunu, kaza sonucu 3 ay yatalak bir halde yaşadığını, müvekkilinin sekerek yürümek suretiyle sakat kaldığını, sigortaya başvurduktan sonra ... Devlet Hastanesi tarafından müvekkilinin %10 oranında özürlü kaldığına dair sağlık kurulu raporu alınmış ise de raporun müvekkilinin gerçek maluliyet oranını göstermediğini, bu durumun müvekkilinin Adli Tıp Kurumuna sevki neticesinde tanzim edilecek rapor ile sabit olacağını, müvekkilinin davaya konu kazada yolcu konumunda bulunması nedeniyle atfedilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, müvekkilinin dava dışı sürücünün eşi olması nedeniyle müterafik kusurun dahi mümkün olmadığını, muhtemel bir tazminat hesabının müvekkilinin kusursuz olduğu dikkate alınarak yapılması gerektiğini, müvekkilinin Adli Tıpça hesaplanacak sürekli ve geçici iş göremezliklerinin tespiti ile işbu tespitlere dair tazminatın tahsilinin gerektiğini, müvekkilinin bakımının zor ve meşakkatli olması nedeniyle 3 ay boyunca aylık asgari ücretle bakıcı tutulduğunu, belirsiz alacakları olan 100 TL sürekli iş göremezlik, 100TL geçici iş göremezlik, 100TL bakıcı gideri ve 100 TL yol masrafı olmak üzere toplam 400,00.-TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 06.10.2021'den itibaren işleyecek yasal faizi; yargılama gideri, masraf ve vekalet ücretinin yasal faiziyle birlikte davalı Sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumluluğu olduğu limit dahilinde olmak üzere tahsili ile fazlaya dair hakların tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plaka sayılı aracın müvekkili ... Sigorta A.Ş. nezdinde ... numaralı Zorunlu Trafik sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin iş bu sigorta poliçesine istinaden sorumluluğu sakatlanma ve ölüm kişi başına 430.000,00- TL ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin poliçeye müstenit müşterek müteselsil sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, masraf ve vekalet ücreti sorumluluğunun da bu miktara isabet eden oranlarda olacağını, Poliçe limiti üzerindeki zararlardan müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, davacıların araç sürücüsüne raci kusuru ve zararı kanıtlamalarının gerektiğini, kusurun kanıtlanmaması halinde müvekkili şirketin de sorumluluğunun olmadığını, Zorunlu Trafik Sigortası ile sigortacı, KTK ve Genel Şartlar mucibince poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralamasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre işleten düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitine kadar temin edileceğini, böyle bir halde zorunlu trafik sigortasında sigortacının karşılamakla yükümlü olduğu zararların işletme halinde motorlu aracın neden olduğu kazalarda üçüncü kişilerin zararına neden olacak bir kazanın meydana gelmesi ve bu kazada araç işleteninin sorumlu bulunmasının gerektiğini, davacı vekilinin müvekkillerinin daimi sakatlığının bulunduğu iddiası ile müvekkili şirketten sakatlık tazminatı talep ettiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri bakımından müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, bu hususta sorumluluğun tamamen sosyal güvenlik kurumuna ait olduğunu, davacının konu kaza sebebiyle yaralanması sonrası sgk tarafından yaralanma sebebiyle geçici iş göremezlik ödeneği olarak 5.025,51 tl ödeme yapıldığını, mahkemenizce bilirkişi raporu alındığında geçici iş göremezlik tazminatı hesaplanacağından davacı yönünden mükerrer ödeme söz konusu olacağının açık olduğunu, sgk'ya ödemeye ilişkin müzekkere yazılmasını, müvekkili şirketin başkaca bir sorumluluğu bulunmadığını, davanın reddinin gerektiğini, dava konusu kaza sırasında davacının sigortalı araçta yolcu konumunda bulunduğunu, dava dilekçesinde yer alan beyanlarında da sabit olduğu üzere arkadaşının aracına hatır için bindiği sabit olduğundan tbk 51-52 m. uyarınca hatır indirimi yapılmasının gerektiğini, davacının emniyet kemeri takmadan yolculuk yapmış ise tehlikenin farkında olmasına rağmen binerek kendi can güvenliğini tehlikeye attığından müterafik kusuru bulunduğunu, bu nedenle indirim yapılmasının gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber; hükmedilecek faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olduğunu, müvekkili şirkete karşı geçerli bir başvuru bulunmadığından temerrüt gerçekleşmediğini, karayolları trafik kanunu’ nun 99. maddesi ve yerleşmiş yargıtay kararları gereğince, gerekli belgelerin eklenmesi sureti ile şirkete müracaat tarihinden öncesinde şirketin temerrüdü söz konusu olmadığını, sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğünün belgelerin ibrazından itibaren 8 iş günü içinde olduğunu, böyle bir başvuru olmadığı takdirde dava tarihinde muaccel hale geldiğinden bu tarihler öncesinde müvekkili sigorta şirketi açısından faiz sorumluluğunun da bulunmadığını, haksız davanın reddini, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, 20/08/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde yaralanan davacının yol gideri, bakıcı gideri, sürekli ve geçici maluliyet zararlarının davalılardan tahsili istemine ilişkin açılan tazminat davasıdır.
Mahkememiz ara kararları uyarınca ...Birliği, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi, İlçe emniyet müdürlükleri, davalı sigorta şirketi, ... 8. Asliye Ceza Mahkemesi... Esas sayılı dosyası, ... Cumhuriyet Üniversitesi Hastanesi, ... Devlet Hastanesi ve davacıya ait SGK kayıtları celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Mahkememizin 12/09/2023 tarihli celse ara kararı gereği, dosyanın kül halinde gönderilerek davacının İstanbul ATK na sevkinin yapılıp, ceza davasında alınan raporlar da irdelenerek kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca sürekli ve geçici maluliyet oran ve süreleri ile geçici maluliyet süresince bakıcı yardımına ihtiyacının olup olmadığı konusunda rapor alınmasına karar verilerek, dosyaya sunulan 31/10/2023 tarihli ATK raporunda eksik olduğu bildirilen evrakların tamamlanılarak tekrar dosyanın ATK'ya gönderilmesi istenilmiş.
Davalı vekili 01/02/2024 tarihli dilekçesiyle ; dava konusu sürekli iş göremezlik tazminatı nedeniyle yapılan başvuruda davacı adına, asıl alacak ve fer’ileriyle birlikte toplam 506.590,75-TL ödeme yapıldığını, bu ödemeyi almakla davacı sözü geçen kazaya müteallik her türlü hak, dava ve alacaktan şirketi zimmetini tamamen, kesin olarak ibra ettiğini, dava konusu olay nedeni ile müvekkili şirket aleyhine açılan davadan ve fazlaya ilişkin haklarından feragat edildiğini, yapılan bu ödeme neticesinde müvekkili şirketin başkaca sorumluluğunun kalmadığından açılan başvurunun feragat nedeni ile reddini, masraf ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir.
Davacı vekili 114/05/2024 tarihli duruşmada ; Sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilsin, davalıdan yargılama gideri ve vekalet ücreti talebimiz yoktur, beyanında bulunmuştur.
HMK'nın 315 maddesinde" Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir" düzenlemesi mevcuttur. Somut olayda taraflar sulh olduklarını bildirmiş ve sulhe göre karar verilmesini istemediklerini beyan etmişlerdir. Bu nedenle HMK'nın 315/1 maddesi uyarınca tarafların sulh olması nedeniyle HMK 315/1 mad. Uyarınca konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına,
2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL harçtan mahsubu ile bakiye ‬‬247,70 TL harcın davacıdan tahsil edilerek Hazineye irat iadesine,
3-Talep gibi taraflarca yapılan yargılama masraflarının kendi üzerilerinde bırakılmasına,
4-Talep gibi taraf vekilleri yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Arabuluculuk ücreti olan 3.120 TL bedelin davacıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 14/05/2024

Katip
e-imzalı

Hakim
e-imzalı