WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

İSTANBUL 5. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/288 Esas
KARAR NO : 2024/106

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 24/04/2023
KARAR TARİHİ : 07/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 24/04/2023 tarihli dava dilekçesinde, Borçlunun dava konusu tesisat adresinde ticarethane işlettiğini, Müvekkil şirket görevlilerince, 15.11.2019 tarihinde, davalının kullanımındaki dava konusu tesisatta "Sözleşmesiz sayaçtan enerji kullanıldığı" tespiti yapıldığını, yapılan tespit üzerine, EPDK mevzuatı ve yönetmelik hükümleri uyarınca takip konusu kaçak tahakkuku tanzim edildiğini, davalı borçlu yanın, takip dayanağı faturayı ödememesi üzerine, aleyhine icra takibi yapıldığını, davalı alacağın tahsilini geciktirmek amacıyla, mesnedsiz gerekçelerle, haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini, borçlu olmadığını beyan ederek takibin durmasını sağladığını, davalının borca ve ferilerine ilişkin itirazları soyut, gerçek dışı ve dayanaksız beyanlar olduğunu, davalı yan ile müvekkil şirket arasındaki sözleşme benzeri ilişki olduğunu, para alacağının iadesi söz konusu olduğundan davacı müvekkil şirketin ikametgahı mahkemesi de davaya bakmaya yetkili olduğunu, arabulucuğa başvurulmuş ise de burada anlaşmaya varılamadığını, Müvekkil şirket yetkililerince usul ve yasaya uygun olarak tanzim edilen kaçak/usulsüz elektrik tespit tutanağı kapsamında davalının kaçak elektrik kullanımı gerçekleştirdiğini, takibe dayanak faturanın kaçak elektrik kullanımından kaynaklı olduğunu, alacağın haksız fiile dayandığını, haksız fiilden kaynaklı davalarda tazmin yükümlülüğünün olay tarihi itibariyle muaccel hale geldiği dikkate alındığında kanunen aranan ihtiyati haciz şartlarının oluştuğunu, bu nedenlerle davalı yanın icra takibine ilişkin, borca itirazının iptaline takibin takip talebindeki şartlarla devamına, icra takibinde yazılı asıl ve feri alacaklarımızın davalı yandan tahsiline, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, tensiple birlikte: alacağımızı teminen borçlunun taşınmaz, taşınır malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, masraf ve ücreti vekâletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce davalı tarafa dava dilekçesi, tensip zaptı ekli duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye çıkarıldığı, davalının davaya cevap vermediği anlaşılmıştır.
DELİLLER:
... 2. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası. Bilirkişi raporu.
Gelir İdaresi Başkanlığı ... Vergi Dairesinin 27/04/2023 tarihli yazısı. ... A.Ş.'nin 14/06/2023 tarihli yazısı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE,
Dava, Davacı firmanın davalıdan sözleşmesiz sayaçtan enerji kullanım sebebi ile bir alacağının olup olmadığı ve davalı aleyhine başlatmış olduğu ... 2. İCra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında haklı olup olmadığı ve davalının bu takibe yapmış olduğu itirazın haklı olup olmadığına ilişkindir.
Mahkememizce 20/09/2023 tarihli celse ara kararı gereği, Dosyanın Elektrik Elektronik mühendisi bilirkişiye tevdi ile bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup, Bilirkişi 11/12/2023 tarihli raporunda, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davalının kaçak kullanımına konu adreste bir abonelik sözleşmesi kapsamında elektrik kullanıp kullanmadığının tespit edilmesi ile kaçak elektrik kullanımından sorumlu olup olmadığının tespit edilmesi noktalarında toplandığı, dava konusu 15.11.2019 tarihli tespitin perakende satış sözleşmesi olmaksızın elektrik kullanımı tespitine dayandırıldığı, tutanakta not alındığı şekliyle, ödenmeyen fatura borçları vb. sebeplerle tesisatın abone tahliye konumuna çekilmiş olabileceği, bu durumda da elektriğin kesilmiş ve sayacın mühürlenmiş olması gerektiği, bu halde mühür fekki yapılarak elektrik kullanımına devam edilebileceği, kesildiğini ve sayacın mühürlendiğini gösteren bir belge bulunmadığı için, ödenmeyen fatura borçları sebebiyle belki de abone tahliye konumuna çekilen tesisat üzerinde elektriğin fiili olarak hiç kesilmemiş olabileceği, bu durumda da tüketim miktarı hesabında da endeks değerleri üzerinden hesaplama yapıldığına göre, dağıtım sistemine, sayaca, ölçü sitemine bir müdahaleden bahsedilmediği gibi, karşılıksız yararlanma kastından da bahsedilemeyeceği, 15.11.2019 tarihli tespitin kaçak değil usulsüz elektrik kullanımı olarak değerlendirilebileceği, kaçak değil usulsüz elektrik kullanımı olarak değerlendirilebileceği kanaatine varılan 10.09.2019- 15.11.2019 tarihleri arasında sayaç endeks değerleri üzerinden bulunan tüketime normal tarifeden yapılan tahakkuk hesabı ile 25.11.2019 son ödeme tarihli fatura bedeli 10.286,09.-TL olarak hesaplanmış, 01.01.2020 olabileceği anlaşılan takip tarihi itibariyle borç tutarı ise, emsal Yargıtay kararı gereğince yapılan hesaplama ile 10.489,42.-TL takip talebindeki hesaplama ile 10.605,38.-TL olarak hesaplandığı kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Bilirkişi tarafından hazırlanan raporun uyuşmazlığı çözmeye yeterli olduğu, tarafların itiraz ve beyanlarını da kapsar teknik değerlendirmeler olmakla hükme esas alınmıştır.
GEREKÇE: Dava, kaçak elektrik kullanımından kaynaklı İİK 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, kaçak elektrik kullanımı nedeni ile davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı hususlarındadır.
İlgili ... 2. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına ait uyap kayıtlarının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 24/12/2019 tarihinde sözleşmeden kaynaklanan 20.861,11 TL kaçak elektrik bedeli, 504,14 TL gecikmiş gün faizi, 90,75 TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 21.456,00 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlunun 17/01/2020 tarihli itiraz dilekçesinde; " ... E sayılı dosyasındaki söz konusu olan elektrik borcunu kesinlikle kaçak elektrik kullanılmadığından dolayı talep edilen borca açıkça müvekkil adına itiraz ediyoruz. böyle bir borcumuz yoktur. Borca, takibe ve takip konusu alacak ile ilgili alacağın tüm ferilerine itiraz ediyoruz." demekle takibe itiraz ettiği, takibin yetkili icra dairesinde yapıldığı, geçerli haciz yolu ile ilamsız genel takip bulunduğu, borçlu tarafından yasal süresi içerisinde yapılmış ve takibi durdurmuş geçerli bir itiraz olduğu, davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, itirazın iptali davasının koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davası yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda ön görülen istisnalar dışında karşı taraf kanuni karinenin aksini ispat edebilir. (HMK M.190). İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir.
Somut olayda, davalı takibe itirazında genel ifadelerle borca itiraz etmiş olup özel bir itiraz nedenine dayanmadığından ispat yükü davacı alacaklı üzerindedir.
17.03.2023 tarihli bilirkişi raporunda; Dava konusu 15.11.2019 tarihli tespitin perakende satış sözleşmesi olmaksızın elektrik kullanımı tespitine dayandırıldığı, tutanakta not alındığı şekliyle, ödenmeyen fatura borçları vb. Sebeplerle tesisatın abone tahliye konumuna çekilmiş olabileceği, bu durumda da elektrik kesilmiş ve sayacın mühürlenmiş olması gerektiği, bu halde mühür fekki yapılarak elektrik kullanımına devam edilebileceği ancak dosyada ilgili tesisatta elektriğin kesildiğini ve sayacın mühürlendiğini gösteren bir belge bulunmadığı için, ödenmeyen fatura borçları sebebiyle belki de abone tahliye konumuna çekilen tesisat üzerinde elektriğin fiili olarak hiç kesilmemiş olabileceği, bu durumda da tüketim miktarı hesabında da endeks değerleri üzerinden hesaplama yapıldığına göre, dağıtım sistemine, sayaca, ölçü sistemine bir müdahaleden bahsedilmediği gibi, karşılıksız yararlanma kastedilemeyeceği için 15.11.2019 tarihli tespitin kaçak değil usulsüz elektrik kullanımı olarak değerlendirilmesi gerektiğinin rapor edilmesi ve Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 48/1. Maddesinde;" Tüketicinin;
a) İlgili tüzelkişilere yapılmış başvuru olmaksızın, bulunduğu tüketici grubunun kapsamı dışında elektrik enerjisi tüketmesi,
b) Kendi adına perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması olmadan daha önceki tüketici adına düzenlenen ödeme bildirimlerini ödemek suretiyle elektrik enerjisi tüketmesi,
c) 6 ncı maddenin altıncı fıkrası hükmü dışında, ölçme noktasından sonraki kendi elektrik tesisatından üçüncü şahıslara elektrik enerjisi vermesi,
ç) Güç trafosunu değiştirdiği halde ilgili tüzel kişilere durumu yazılı olarak 15 gün içerisinde bildirmemesi,
d) Mesken tüketicigrubunda yer alan tüketiciler hariç, kendisine ait tesis veya tesislerdeki bağlantı gücünün yüzde yirmiden daha fazla artması halinde, ilgilimevzuat çerçevesinde ilgili lisans sahibi tüzel kişiye başvurmaması veya başvurmuş olmasına rağmen ilgili mevzuat kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmemesi, hallerinde, usulsüzelektrik enerjisi tüketmiş sayılır” hükmüne göre dava konusu olay usulsüz elektrik enerjisi tüketimi olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişi raporunda davalının Kullandığı elektrik Enerjisine ilişkin usulsüz elektrik kullanımı olarak değerlendirilen 10.09.2019-15.11.2019 tarihleri arasında sayaç endeks değerleri üzerinden bulunan tüketime normal tarifeden yapılan tahakkuk hesabı ile 25.11.2019 son ödeme tarihli fatura bedeli 10.286,09 TL olarak hesaplandığını, 01.01.2020 tarihi itibariyle yargıtay uygulamalarına göre 10.489,42 TL olarak hesaplandığının rapor edilmiştir.
Yapılan tespit üzerine, davacı şirket tarafından EPDK mevzuatı ve yönetmelik hükümleri uyarınca kaçak elektrik tutanağı düzenlenmiş ise de mahkememizce kullanımın kaçak değil usulsüz enerji kullanımı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.. Davalı borçlunun takip dayanağı faturayı ödememesi nedeniyle davacının davalı aleyhine icra takibi başlatmakta kısmen haklı olduğu anlaşılmış, davacı tarafın 14.06.2023 tarihli müzekkere cevabında 12.09.2018-15.11.2019 tarihleri arasında davalının abonelik kaydının olmadığını beyan etmesi karşısında Yargıtay 3. HD. 2016/10742 E 2017/17007 K sayılı kararı ile de ayrıntılı belirtildiği üzere taraflar arasında 6183 sayılı kanunda belirtilen gecikme zammının uygulanması mümkün olmadığından davalının gerçek kişi tacir olması sebebiyle gecikme zammının ticari faiz olarak uygulanması gerektiği anlaşılmış ve her ne kadar bilirkişi tarafından takip tarihinin olması gereken tarih 01.01.2020 tarihi olarak belirtilip bu tarihe kadar işlemiş faiz hesabı yapılmış ise de davacı tarafın takip tarihinin 24/12/2019 olduğu faturanın son ödeme tarihinin 25/11/2019 olduğu göz önüne alındığında işlemiş faizin 25/11/2019-24/12/2019 tarihleri arasında hesaplanması gerektiği anlaşılmış ve bu durum mahkememizce hesaplandığından 25/11/2019-24/12/2019 tarihleri arasında işlemiş faizin 159,36 TL olduğu anlaşılmış ve davalı tarafından ... 12.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra dosyasına yöneltilen itirazın kısmen iptaline ve takibin 10.286,09 TL asıl alacak ve 159,36 TL TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 10.445,45 TL üzerinden devamına ve asıl alacak 10.286,09 TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Davanın KISMEN KABULÜ, Davalının ... 2. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının KISMEN İPTALİNE, takibin 10.286,09 TL asıl alacak ve 159,36 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 10.445,45 TL üzerinden devamına, asıl alacak 10.286,09 TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 713,52-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 259,14-TL harcın ve icra takip dosyasında alınan 107,28-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 347,1‬0‬-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
4-Kabul edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 10.445,45-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Red edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 11.010,55-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından sarf edilen toplam ‭1.932,25‬-TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre hesaplanan 991,65-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, ‬940,60-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafından yapılan bir yargılama masrafı olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00-TL'nin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak 1.518,91-TL'nin davalıdan, 1.601,09-TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
9-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı tarafın yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda HMK 341/3 Maddesi gereğince miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. 07/02/2024

Katip
E-imzalıdır.

Hakim
E-imzalıdır.