T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/236 Esas
KARAR NO : 2024/388
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/04/2023
KARAR TARİHİ : 30/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından ibraz edilen 03/04/2023 Tarihli dava dilekçesinden özetle; Müvekkilinin 11.04.2000 tarihinden bu yana Davalı ... A.Ş ortağı olarak bulunduğunu, davalı şirketin 5 ortaklı olduğunu, bu ortakların %59 paya sahip ..., %30 paya sahip ..., %5 paya sahip ..., %1 ... ve %5 paya sahip müvekkili ...'e ait olduğunu, davalı Şirketin 11.04.2000 tarihinde kurulmuş olduğunu, müvekkili ...'in esas sözleşmede belirtildiği üzere %5 hisse ile davalı şirketlere ortak olduğunu, müvekkilinin %5 hisse ile ortak olmasının yanında davalı şirkette 18 yıl boyunca çalıştığını, gelinen aşama itibariyle davalı şirketin müvekkilinin hizmet sözleşmesinin haksız ve mesnetsiz şekilde sonlandırıldığını, müvekkilim ...'in, azınlık olmadığı için, azınlık yetkilerini kullanamadığını, davalı şirketin haklı nedenle feshini isteyemediğini, şirketin genel kurulunu toplantıya çağıramadığını, yönetim yetkisine sahip olmadığından toplantı gündemlerini belirleyemediğini, %59 Hisse ile hakim ortak ve yönetim kurulu başkanı olan ...'ın tutumu, muamele ve tasarruflarının nedeniyle müvekkili ...'in kar payı alacaklarının ile pay sahiplerine dağıtılması lazım gelen diğer alacaklarının tespitini ve tahsilini talep etmekten başkaca bir seçeneğinin kalmadığını, bu nedenle işbu dava açma zaruriyetinin hasıl olduğunu, 11.04.2000 tarihinde TTSG'de tescil ve ilan edilen şirketin ana sözleşmesinde belirtildiği üzere her sene kar payının şirket Ana sözleşmesi Madde 24 hesap devresinin şirketin hesap devresi takvim yılı olduğunu, müvekkilinin, %5 hisse ile ortağı olduğunu, 2000 yılında kurulmuş olan davalı şirketten, kurulmuş olduğu tarihten bugüne dek sadece bir defa 23.12.2008 Tarihinde kâr payı alabildiğini, her ne kadar geçmiş yıllarda dağıtılan bazı kar paylarının ise davalı şirketin yetkililerince elden geri alındığını, davalı şirket haricinde aynı kişilerin hissedarı olduğu diğer bağlı şirketlerin aşağıdaki gibi olup söz konusu şirketlerin, davalı şirket ile birleştiğini, davalı şirketin birleşmeden önceki sermayesinin 10.000.000.000-TL (6 sıfır atılmamış hali ile) (bahsi geçen dönem için 10.000-TL) davalı şirketin birleşmeden sonraki sermayesinin 2.050.000-TL şeklinde belirlendiğini, birleşen şirketler yönünden sermaye arttırımı yapıldığını, müvekkili tarafından sermaye borçlarının süresinde ödendiğini, devralma yolu ile birleşme ile şirket aktiflerinin ve müvekkil sermayesinin artması gerektiğini ancak şirketin karlılıklarının usulsüz bilanço kayıtlarının az gösterildiğini, oluşan karlara ilişkin zorunluluk olmasına rağmen gündemin genel kurul gündemlerine alınmaması nedeniyle kar payı dağıtımlarının söz konusu olmadığını, birleşme öncesinde devir olan şirketler yönünden kar payı dağıtımlarının yapılmadığını, ortaklara borçlar ve diğer ilgili hesaplarının usulsüz işletilerek ortaklar aleyhine karı azaltığını, olağan genel kurul gereği gibi toplanmazken, usulsüz çağrı ve gündem belirleme yöntemi ile olağanüstü genel kurulunun toplandığını, yapılan son genel kurul TTK .447'ye aykırı butlanla geçersiz bir toplantı olduğunu, buna ilişkin taraflarınca ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..Esas sayılı dosyasında genel kurulun iptaline ilişkin davanın açıldığını, akabinde taraflarınca ... 19. Noterliği'nin... tarih ... Yevmiye Numaralı İhtarname ile 2022 yılına ait Genel Kurul usul ve yasaya aykırı olduğundan yeni toplantı yapılması konusunda ihtarnamenin keşide edildiğini, davalı şirketin uzun yıllardır kar dağıtımı gerçekleştirmemiş olduğunu ve davalının hakim ortakları olan ..., ... ve ...'ın şirketten yıllarca borçlar alrdığını, davalı şirketinde çalışan olarak ayrılan yalnızca ortak olan müvekkilinin kar dağıtım payını alamadığını, bu sebeple ekonomik olarak zor günler geçirdiğini, diğer ortaklara şirketten borç almak istediğini söylediğini ancak ortakların borç veremeyeceklerini belirttiklerini, 2016 veya 2017 yılında...’de bulunan ABS isimli işleri iyi gitmeyen bir firmanın, ... bünyesine katıldığını, müvekkiline bilgi verilmediğini, ..., ... ile gerçekleştirilen birleşmeden zarar ettiğini, iş kayıplarının olduğunu, kötü yönetilen, genel kurulları anasözleşmeye uygun olmayan, pay sahiplerinin haklarını gözetmeyen, kar payı dağıtımı yapmayan şirket yönetimine şirketten paylarını devrederek çıkma talebini de ilettiğini, müvekkilinin şirkete verdiği emek hatırına 20 ay boyunca sabır etmiş olduğunu ve etik değerlerin dışına çıkmadığını, mevcut sorunun çözümünü beklediğini, davalı şirketin öncelikle müvekkiline olumlu yanıtlar verdiğini ancak sonra oyalamaya çalıştığını anladığını, müvekkiline şirket paylarının çok altında teklif sunduklarını, Müvekkilinin %5 olan ... Şirket hisseleri için öncesinde 250.000,00 TL'nin daha sonrada 710.800,00 TL'nin daha sonrasında müvekkilinin ciddiye alınmadığını, Whatsapp'tan 930.000,00TL civarında kabul edilemeyecek derecede düşük rakamların teklif edildiğini, müvekkilinin şirket çalışanı olduğunu, müvekkilinin iş akdine son verilmesinin nedenin şirketin bir pay sahibi olarak olumsuz ve kötü niyetli tutumlarının sorgulamış olmasından kaynaklı olduğunu, müvekkilinin küçük pay sahibi olarak hakim pay sahiplerinin yıldırma niteliğindeki işlemleri nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığını, tüm açıklanan bu sebeplerle sayın mahkemenin, geçmiş yıllara sari dağıtılması gereken kar dağıtım paylarının bilirkişi marifeti ile tespitini ve karların muaccel oldukları tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini, tazminini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirkete bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi, tensip tutanağı usulüne göre tebliğ edilmiş olup, davalı tarafından ibraz edilen 12/05/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın bir alacak davası olduğunu, ancak dava değerinin bulunmadığını, davacının kısmi dava mı yoksa belirsiz alacak davası mı açtığının net ve belirgin olmadığını, bu nedenle dava şartı yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, arabuluculuk başvuru tarihi olan 20/10/2022 tarihinden geriye doğru 5 yıl gidilerek 20/10/2017 tarihinden önceki tüm alacakların zamanaşımına uğramış bulunduğunu, bu nedenle zaman aşımı itirazlarının da olduğunu, davacının şirkete faydasının iyice azalması neticesinde kendisinin işine son verildiğini, davacının 2 yıla yakın bir süreçte ortaklıktan hisse bedelini satarak çıkmak istediğini, ihtarları keşide ettiğini, müvekkili şirketin defterlerin değeri üzerinden makul olan hesaplamayla hissesini satın alabileceğini bildirmesine karşın davacının her seferinde %5 hissesi olmasına karşın şirketin toplam defter değerinin % 50'sini talep eder duruma geldiğini, dışarıya kapalı olan şirketteki hissesinin dışarıdan sektörde hiç tanımmadık, referans alınamayan ve kim olduğunun ne olduğunun bilinmeyen birtakım rahatsız edici insanlara satmak istediğini belirttiğini, bunun karşısında davalı şirketin diğer ortakları eğer ki şirketin o kadar bir değere ulaşabileceği hususunda davacı emin ise ve de müşteri varsa davacının istediği % 5' e tekabül eden değerin şirketin tamamına temsili ile birlikte müvekkili şirketin diğer hissedarlarının hisselerini satabileceği beyanı karşısında hiç cevap vermeye yanaşmadığını, böylece de birtakım rahatsızlıklar çıkartığını, şirketi zora düşürme, şirket içinde sorunlar olduğu yansıması ile şirketin değerini düşürme, ticari ilişkilerine zarar verme eylemleri yarattığını, davacının rakip şirketlerle görüşmeler yaptığını, müvekkili şirketin ortaklarının kulağına duyumlar geldiğini, davacının bu eylemleri sebebiyle müvekkili şirketin ortaklarını sürekli meşgul ettiğini, onların enerjilerine zarar verdğiini, hisselerini satmaya yanaşmadığını, sorun çözümlerine de onay vermediğini, davalı şirketin her ne kadar kar payı dağıtımı yapmamışsa kar payının oranını aşan ölçekte stok affından kaynaklanan bedellerini iki kez dağıtımını yaptığını, 22/03/2021 tarihinde yapılan olağan genel kurulda 5.500,00,00 TL geçmiş yıl karlarından gelen meblağdan istisnalar düşüldükten sonya dağıtılmasına karar verildiğini, keza 07/10/2021 tarihinde yapılan ve kar dağıtımı yerine kaim olmak üzere dağıtılması kararlaştırılan olağanüstü genel kurul tutanağında dağıtılacak bedel olarak stok affından ortaya çıkan kaynak niteliğindeki 5,500,000.00 TL' nin hisse oranları bağlamında verilmesi bu çerçevede dağıtlmayan diğer karın pandemi süreci dolayısıyla şirketin olası mali ihtiyaçlara ve gelir eksikliği olması sebebiyle bu dönem giderleri için kullanılan davacının da bulunduğu genel kurulda kararlaştırılmış, davacının bu genel kurulda itiraz etmediğini, ve süresinde dava da açmadığını, müteakiben davaya konu edilen 06/09/2022 tarihinde çağrısız yapılan ve huzur hakkı kararı yanında ayrıca 4,090,000,00 TL stok affından doğan kaynak dağıtımı yapıldığını, esas sözleşmede belirtilen kar dağıtımı oranlarının çok ötesinde tüm ortaklara kaynak sağlandığını, davalı bu stok affından doğan kaynaklarını dağıtmak zorunda olmamasına karşın kar payı mahiyetinde ortaklara dağıttığını, esas itibarla yasal dağıtılması tanımlanan kar paylarını aşan oranlarda ortaklara ve de davacıya hissesi oranında ödemenin yapıldığını, davacının ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...esas sayılı dosyası ile dava açıldığını söz konusu bu davanın halen derdest olduğunu, davacının önceki süreçte kendi isteğiyle yönetim kurulunan ayrıldığını, daha sonra şirketten çıkmak istemesine karşın şirketin kaydi değeri üzerinden hissesini satmaya yanaşmadığını, astronomik bedeller talep eden davacının şirketin ortaklık yapısını bozmaya yönelik hareketler gerçekleştirdiğini, davacının özellikle davalı şirketin Yönetim Kurulu Başkanı ... la yazışmalarınından da görüleceği üzere davalı şirketin Yönetim Kurulu Başkanının sorun çözmeye odaklı yaklaştığını, ancak davacının sorun çıkarıcı çözüm önerilerine karşısında itiraz ettiğini, hakkından fazla taleplerde bulunduğunu, şirketi müvekkiline hisse bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi birlikte ödenmesinin talebinin çelişkili olduğunu, hem hüküm tarihine en yakın tarihteki esas sermaye payının gerçek değerine uyan talepte bulunulduğunu ve hem dava tarihinden itibaren ticari faiz talep edildiğini, söz konusu bu çelişkinin tespit edildikten sonra davacının son 2, 3 yıldır şirkete verdiği zararın olumsuz negatif elektrik üretmesinin, tüm hissedarları suçlamasının, kendisinin ortaklık yapısı içerisinde şirkete zarar verecek duruma gelmiş olduğu gibi faktörlerin nazara alınarak şirketin dava tarihi olan 31/12/2022 tarihi esas alınarak şirketin özkaynak defter değerinin 55.084.438,67 TL ve bu doğrultuda davacının şirketteki hissesinin defter değerinin de 2.754.221,94 TL (55.084.438,67 TL x % 5) olduğu, bu bedelin kabulü halinde davacının şirketten çıkma talebinin kabulü ile bu bedelin davacıya ödenerek davacı hissesinin şirket adına tesciline karar verilmesini, Kar payı talepli davacı davasının reddine karar verilmesini, kaydi değer üzerinden davacı hissesine düşen 2.754.221,94 TL'nin davacıya ödenmesi koşuluyla %5 hissesinin davacı adına olan kaydının terkini ile davalı şirket adına kayıt, tescil ve ilanına karar verilmesini, aksi takdirde davanın reddine karar verilmesini, Masraf ve avukatlık ücretinin davacıya yüklenmesini talep etmiştir.
Mahkememizce, davacı yönünden şirketten çıkma şartlarının oluşup oluşmadığı, davacının şirketteki payına ilişkin pay değerinin ne olduğu, davacının şirketten kar payı alacağının olup olmadığı, var ise ne kadar olduğu ve hangi tarihten itibaren talep edilebilir olduğuna dair ayrıntılı rapor düzenlemesi istenilmiş olup bilirkişiler tarafından mahkememize ibraz edilen 19/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Davalı ... A.Ş.'nin 2022 ve 2023 yıllarına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırılmış olduğunu, davacı ...'nin 30/06/2023 tarihi itibariyle davalı şirket ... A.Ş.'deki 965 oranındaki hisse payının öz kaynakların kaydi değerine göre 2.804.950,01 TL olduğu, 17/04/2006 tarihli 1305 nolu muhasebe kaydından geçmiş yıl karlarından 11.466 TL 'nin davacının şirketten alacaklarının takip edildiği 331 Ortaklara borç hesabına kayıt edildiğini, 2009 yılında şirketin geçmiş yıl karlarının ortakların hisseleri oranında sermaye artırımında kullanıldığını, 07/10/2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı ile fon hesabına alınan tutarın 500.000 TL' sinin dağıtımına karar verildiğini ve bu tutarın şirketin ortaklardan olan alacak hesabı 131 Ortaklardan alacak hesaplarından düşüldüğünü, 06/09/2022 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı ile fon hesabına alınan tutarın 4.000.000 TL 'sinin dağıtımına karar verildiği ve bu tutarın ortaklara hisseleri oranında 26/09/2022 tarihli ... nolu muhasebe kaydı ile şirket banka hesabından ödendiğini, davacının 200.000 TL fondan olan dağıtım tutarından ödeme aldığı, Ortaklara dağıtımlar sonrası mezkur fon hesabında ... ve ... sayılı kanun kapsamında tutar 30/06/2023 tarihi itibariyle 15.128.644,15 TL olduğunu, 30/06/2023 tarihli mizanında 37.676.978,51 TL dağıtılmamış geçmiş yıl karlarının olduğunu, 37.676.978,51 TL kar payının ve 15.128.644,15 TL fon tutarı olmak üzere toplamda 52.805.622,66 TL nin ortakların hisseleri oranında dağıtılabilecek tutar olduğunu, davacının davalı şirket sermayesi içinde sahip olduğu % 5' lik kısma ilişkin tutarın 2.640.281,13 TL olduğunu, rapor içinde açıklanan gerekçelerle anonim şirketlerde pay sahibinin şirketten mahkeme kararıyla çıkmasına ilişkin TTK'nda bir hüküm bulunmaması sebebiyle davacının davalı şirketten çıkmasına karar verilmesini talep etme hakkının bulunmadığını, rapor içinde açıklanan gerekçelerle, kârın dağıtımına ilişkin alınmış genel kurul kararı bulunmadığı için davacının davalı şirketten kâr payı alacağının bulunmadığı tespit edilmiştir.
Davacı vekili tarafından sunulan 15/02/2024 tarihli ıslah dilekçesinde; müvekkili tarafından ... 19. Noterliğinin ... tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile TTK nun 409. Maddesinde şirket esas sözleşmesi uyarınca süresinde genel kurulun yapılması ve kar dağıtımının yapılmasının talep edildiği, bu talebin yerine getirilmediği, ... hesap dönemine ilişkin olarak şirket olağan genel kurulunun süresinde yapılması ve kar dağıtımına ilişkin karar alınması yönünde ihtarname keşide edildiği, TTSG de yayınlanan ilan ile öğrenildiği şekli ile davalı şirket tarafından 29/02/2024 tarihinde yönetim kurulu tarafından belirlenen gündem ve 2021/ 2022 yılı genel kurul toplantısının yapılacağının duyurulduğunu, davalı şirketin kar payı dağıtımı yapmadığını, 2023 yılı için kar dağıtımı talebi olmasına karşın şirket paylarının sermayeye eklenmesi kararı ile dağıtım yapılmasının uygulanamaz hale getirildiğini, TTK 409 c/1 maddesine göre genel kurul toplantısının yapılmasının ön şartının öncelikle toplantı yapılacak döneme ait faaliyet döneminin sona ermiş olması gerektiği, sona eren faaliyet döneminden itibaren de 3 ay içinde olağan toplantının yapılmış olması gerektiği, olağan toplantıya davetinde yönetim kurulu tarafından yapılması gerektiği, TTK 410. Maddesi uyarınca; genel kurulun olağan toplantıya davet edilmemesi durumunda tek bir pay sahibinin genel kurul toplantıya davet yetkisi verildiğinin TTK nun 413.1-2 maddesi uyarınca da gündemin yönetim kurulu tarafından belirleneceği, gündemi belirlenerek ile yetkili yönetim kurulunun TTK ve esas sözleşme kurallarına aykırı olarak genel kurulu toplamadığı, şirketi organsız bıraktığı, müvekkilinini alacaklarına kavuşmasına engel olduğu, müvekkilinin davalı şirket tarafından duyurulan toplanacak genel kurula gündem eklenmesi , genel kurulun atanacak kayyım idaresince gerçekleştirilmesi şirket geçmiş yıl karlarının dağıtımı hususunun gündeme alınması davalı şirketçe duyurulan genel kurul gündemlerinden müvekkilinin kar hakkını sınırlayacak şekilde hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olan gündemlerin iptali veya gündem çıkarılmasını talep ettiğini bildirerek davalı şirketin 29/02/2024 tarihinde yapılacak 2021 ve 2022 yılı olağan genel kurulunun tedbiren durdurulmasını , olağan genel kurulun mahkemece atanacak kayyım idaresinde yapılmasına olağan genel kurul gündemine 2021-2022 hesap dönemi dahil olmak üzere geçmiş yıl kar dağıtım hususu ile özel fon hesaplarının dağıtımı hususunun eklenmesine, bilirkişi raporu ile müvekkilinin kar payı alacağının olduğunun tespit edilmesiyle davalı şirketin olağan genel kurulun toplanması ve 5-6-7 numaralı gündem maddelerinin (İlgili gündem maddeleri; Şirket geçmiş yıl karlarının sermayeye ilave edilmesi suretiyle, Şirket Esas Sözleşmesinin "Sermaye" başlıklı 6, maddesinin tadil edilmesine ve Şirketin 2.050.000,00-TL tutarındaki mevcut sermayesinin 30.000.000,00 TL'ye arttırılması hususunun görüşülüp müzakere edilmesi, Şirketin geçmiş yıl karlarından 5.000.000.00TL'nin Kanun ve esas sözleşme gereği yapılması gereken miktarlar ayrıldıktan sonra kalan kısmın bir bölümünün dağıtılmasının müzakere edilmesi, Dağıtılacak karın, hissedarların banka hesaplarına hangi tarihte yatırılacağının müzakere edilmesi, eklenmesi hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğundan ve açıkça müvekkilimi zarara uğrattığından ilgili gündem maddelerinin iptaline veya 29/02/2024 tarihli gündem maddelerinin genel kurul gündeminden çıkarılmasına, İşbu talepleri uygun görülmemesi halinde 12 Şubat 2024 tarih 11020 sayılı TTSG'nde yayımlanan ilanla belirlenen olağan genel kurulun tamamen iptal edilmesi ile şirket olağan genel kurulunun işbu dilekçenin 6.maddesine belirtilen gündemlerle toplanması ve işbu hususta kayyım atanmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 20/02/2024 tarihli dilekçesi ile; dava dilekçesindeki taleplerini HMK 180. Maddesi uyarınca tamamen ıslah ettiklerini, bu kapsamda yeni dava dilekçesini sunduğunu,davalı şirket ve yetkililerinin kar payı dağıtımı ve sair mali hakların gereğini yerine getirmemesi nedeniyle müvekkilinin en geniş manada maddi ve manevi kayıplarına ilişkin tazminat talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile; HMK m.180 uyarınca ıslah dilekçesinin kabulüne, davalı şirkette müvekkil kar payı, fon vs. dahil olmak üzere ortaklara hisseleri oranında dağıtılabilir tutarın ve bu bağlamda müvekkilinin yüzde 5 hisse/payına düşen tutarın tespitine, Kar payı, fon tutarının dağıtımının genel kurul kararı ile mümkün olması ve davalı şirketin uzun yıllardır olağan genel kurulları toplamadığı, toplantı gündemlerine kar ve fon dağıtımını koymadığı da dikkate alınarak, 2021, 2022 hesap dönemi dahil olmak üzere geçmiş yıl kâr dağıtım hususunun görüşülmesi hususunda olağan genel kurul toplantı çağrısı için müvekkiline TTK m. 410/2 uyarınca izin verilmesine, bu hususta şirkete kayyım atanmasına,... A.ş. 2021 ve 2022 yılı mali yılı için ilan ettiği ve kar paylarınını sermayeye eklenmesi ile dağıtılmasının imkansız hale geleceği 29/02/2024 tarihinde yapılacak olağan genel kurulunun tedbiren durdurulmasına, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde, genel kurulun sırf Müvekkilini zararlandırmak için kar dağıtmama gündemiyle toplandığı dikkate alınmak suretiyle 12 Şubat 2024 tarih 11020 sayılı TTSG'nde yayımlanan ilanla belirlenen 29.02.2024 tarihli olağan genel kurulun Sayın Mahkemece atanacak kayyım idaresinde yapılmasına, işbu olağan genel kurul gündemine 2021, 2022 hesap dönemi dahil olmak üzere geçmiş yıl kâr dağıtım hususu ile Özel fon hesaplarının dağıtımı husunun eklenmesine, 5-6-7 numaralı gündem maddeleri hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğundan ve açıkça müvekkilini zarara uğrattığından ilgili gündem maddelerinin tedbiren gündemden çıkarılmasına veya işbu maddeler yönünden gündemlerin görüşülmesinin durdurulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 30/05/2024 tarihli celsede; kar payının ödenmesini ve ıslah dilekçesinde belirttiği şekilde genel kurul toplantısına izin verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.
Davacının davalı Anonim şirkette %5 oranında pay sahibi olduğu, anonim şirketlerde sermayenin en az %10 una sahip olan pay sahibi yada sahiplerinin TTK nun 531. Maddesi uyarınca haklı nedenlerle şirketin feshini mahkemeden talep edebileceği, haklı nedenlerin varlığının tespiti halinde mahkemece fesih yerine davacı pay sahibinin payının gerçek değerinin ödenerek şirketten çıkarılmasına karar verebileceği, davacı davalı şirkette %5 oranında pay sahibi olduğundan TTK nun 531. Maddesi uyarınca şirketin haklı nedenle feshini ve fesih yerine kendisinin şirketten çıkarılmasını talep etme hakkına sahip bulunmamaktadır.
Davacı, kar payı alacağının olduğunu, bu alacağın kendisine ödenmesi gerektiğini talep etmiş ise de kar payının ne şekilde kullanılacağı ve pay sahiplerine dağıtılıp dağıtılmayacağına karar verme yetkisi münhasıran genel kurula ait bulunduğundan genel kurulun kar dağıtım kararı olmadan mahkemenin genel kurul yerine karın dağıtımına karar vermesine ilişkin TTK da herhangi bir düzenleme bulunmadığından davacının kar payının ödenmesine yönelik talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı TTK nun 410/2 maddesi uyarınca; genel kurulu toplantıya çağırma hususunda kendisine izin verilmesini talep etmiştir. TTK nun 410/2 maddesinde ;"...Yönetim kurulunun devamlı olarak toplanamaması, toplantı nisabının oluşmasına imkân bulunmaması veya mevcut olmaması durumlarında, mahkemenin izniyle, tek pay sahibi genel kurulu toplantıya çağırabilir..." hükmünün bulunduğu, davalı şirketin yönetim kurulunun devamlı toplanamamasına ilişkin bir durumun olmadığı, davalı şirkette organ boşluğu bulunmadığı, TTK nun 410/2 maddesinde ki, şartların gerçekleşmediği anlaşıldığından davacının bu talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı TTK'nun 411. Maddesinde ;" .. Sermayenin en az onda birini, halka açık şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri, yönetim kurulundan, yazılı olarak gerektirici sebepleri ve gündemi belirterek, genel kurulu toplantıya çağırmasını veya genel kurul zaten toplanacak ise, karara bağlanmasını istedikleri konuları gündeme koymasını isteyebilirler. Esas sözleşmeyle, çağrı hakkı daha az sayıda paya sahip pay sahiplerine tanınabilir. Gündeme madde konulması istemi, çağrı ilanının Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanmasına ilişkin ilan ücretinin yatırılması tarihinden önce yönetim kuruluna ulaşmış olmalıdır. Çağrı ve gündeme madde konulması istemi noter aracılığıyla yapılır. Yönetim kurulu çağrıyı kabul ettiği takdirde, genel kurul en geç kırkbeş gün içinde yapılacak şekilde toplantıya çağrılır; aksi hâlde çağrı istem sahiplerince yapılır.
TTK'nun 412. Maddesinde ".. (1) Pay sahiplerinin çağrı veya gündeme madde konulmasına ilişkin istemleri yönetim kurulu tarafından reddedildiği veya isteme yedi iş günü içinde olumlu cevap verilmediği takdirde, aynı pay sahiplerinin başvurusu üzerine, genel kurulun toplantıya çağrılmasına şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi karar verebilir. Mahkeme toplantıya gerek görürse, gündemi düzenlemek ve Kanun hükümleri uyarınca çağrıyı yapmak üzere bir kayyım atar. Kararında, kayyımın, görevlerini ve toplantı için gerekli belgeleri hazırlamaya ilişkin yetkilerini gösterir. Zorunluluk olmadıkça mahkeme dosya üzerinde inceleme yaparak karar verir. Karar kesindir... " şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Davacı, davalı şirkette %5 oranında pay sahibi olduğundan TTK 'nun 411-412 maddesindeki koşulları %10 pay sahibi bulunmak koşulunu taşımadığından, yapılacak genel kurula gündem eklenmesi talebinin de reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle
1-Davanın Reddine,
2-Harçlar yasası uyarınca belirlenen karar harcı olan 427,60-TL'nin, peşin alınan 1.707,75-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla harç olan 1.280,15-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmamış olduğundan bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı ve davalı tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341. maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.30/05/2024
Başkan ...
E-imzalıdır.
Üye ...
E-imzalıdır.
Üye ...
E-imzalıdır.
Katip ...
E-imzalıdır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!