WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

İSTANBUL 5. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/171 Esas
KARAR NO : 2024/306

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/03/2023
KARAR TARİHİ : 08/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin 09/03/2023 tarihli dilekçesinden özetle: Müvekkilinin şirketi sütlü tatlı, dondurma, pasta ve benzeri gıda ürünlerinin alımı, satımı, imalatı ve pazarlaması işi vb. ile uğraşmakta olup, davalı tarafından bu ticari faaliyeti kapsamında "satış sözleşmesi" imzalamış ve ürün satışları yapıldığından davalı yan bu ticari ilişki kapsamında zaman zaman ödeme yapsa da cari hesap ekstresine göre müvekkili şirket alacaklı konumunda olup, davalı yanın bu bakiye alacağı ödememesi üzerine hakkında ... 34. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılmış olup, icra takibine itiraz edilmiş ve neticede takibin durdurulmasına karar verildiğinden, borçlunun itirazları haksız olup, davalı borçlu ile müvekkili arasındaki ticari iş ilişkisi çerçevesinde düzenlenen faturalara ve cari hesaba konu borcun davalı yanca ödenmesi gerekirken bugüne kadar tarafımıza herhangi bir ödeme yapılmamış olup, tarafımızca dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulmuş ancak süreç anlaşmazlıkla sonuçlandığından, ... 34. İcra Müdürlüğünde .... E. sayılı dosyasında icra takibi başlatılmış, borçlu tarafından takibe itiraz edildiğinden, borçlu itirazında ödeme emri içeriğinde bahse konu borcunun bulunmadığını iddia etmiş, borca, faize, faiz oranına ve fer'ilerine itiraz ettiğinden, borçlunun bu beyanları ve itirazı davalı tarafından kabul edilmemiş olup, bu borca ilişkin ödeme yapılmamış olup, icra takip dosyasına veya müvekkile konu faturalar ile ilgili herhangi bir ödeme belgesi de sunulmadığından, borca esas teşkil eden faturalar, içeriğinden görüleceği üzere davalı şirket çalışanları tarafından imzalan davalı borçlu söz konusu faturayı imzalayarak teslim almış ve faturaya itiraz etmediğinden, dava konusu faturaya itiraz edilmemesi, davalının faturanın içerikleri ile birlikte kabul ettiği, fatura konusu malları teslim aldığı anlamına gelmekte olup, müvekkili şirketin alacağını kanıtlar nitelikte olduğundan, taraflar arasında kurulan bir satış sözleşmesi bulunmakta olduğundan, düzenlenen faturalar ise bu sözleşmenin ifasına yönelik düzenlenmiş olup, faturalar borçlu şirket çalışanları tarafından imzalanarak ürünlerle birlikte teslim alındığından, bu hususta taraflar arasında bir sözleşme olması, ticari defterlerimizin incelenmesi ile müvekkili şirketin ürün satışı nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu anlaşılacağından, davalı toplam bakiye fatura alacağını ödememekle birlikte borca da kötü niyetli olarak itiraz ederek müvekkili bir kez daha mağdur etmiş olup, tarafların ticari defterleri incelendiğinde söz konusu ticari ilişki ortaya çıkacağından, bu hususta ticari defterlerler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasını talep etmişlerdir. Davalı haksız itirazının iptal edilerek takibin devamının sağlanması için mahkemeye başvurmak zorunluluğu doğduğundan, borçlunun ... 34. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı icra takibine yaptığı itirazının şimdilik 1.594,69 tl yönünden iptali ile takibin devamına, borçlunun takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalı şirkete mahkememizce usulüne uygun dava dilekçesi ve tensip zaptının tebliğ edildiği, davalı şirket tarafından davaya cevap verilmediği görülmüştür.
DELİLLER; Bilirkişi Raporu,Mahkememizce Sosyal Güvenlik Kurumundan gelen yazı cevabı ... 34. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı icra dosyası.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
12/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle "Davaya konu asıl alacak yönünden; davaya konu edilen alacağa ait 2016 yılı ticari defterlerinin bulunmadığından incelemeye sunulmadığı, davaya konu faturaların üzerinde bulunan teslim alan kişilerin dosyaya alınan SGK listelerinde isimlerinin bulunmadığı, davalı yetkilisi tarafından sunulan cevap dilekçesinde cari hesapta görülen tutara itirazı olmadığı fakat bu tutarın süresi geçen bozuk/iadesi gereken ürünlere ait olduğunun beyan edildiğinden davacı tarafın davaya konu ettiği asıl alacak tutarı alacaklı olup olmayacağı hususunda nihai karar mahkemeye bırakılmıştır" şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
GEREKÇE: Dava, fatura alacağından kaynaklı itirazın iptali davasıdır.
Huzurdaki davada taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davacının davalıdan cari hesap alacağının olduğu iddiası ile icra takibi başlattığı, davalının icra takibine davacı ile peşin çalışmaları sebebiyle davacıya herhangi borcunun bulunmaması iddiası ile yaptığı itirazın iptaline ilişkin davadır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 89. maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı maddede cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir. Buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK'nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır.
Açık hesap ilişkisi ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK'daki cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz (YHGK 28.03.2018 tarih, 2017/19-1634 Esas ve 2018/633 Karar sayılı ilamı). Huzurdaki davada taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında bir borç ilişkisi bulunduğu, cari hesap ilişkin şartların oluşmadığı anlaşılmaktadır. Bu kapsamda davacı yan cari hesap ilişkisine dayanmış ise de teknik olarak taraflar arasında açık hesap ilişkisi olduğu görülmüştür.
Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.
Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.
Somut olayda davalı yan icra dosyasına yapmış olduğu itirazda davacı ile peşin çalıştıklarını ve davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek borcunun olmadığını belirtmiştir.
Taraflar arasında 15/01/2016 tarihli satış sözleşmesi, 13/04/2016 tarihli satış sözleşmelerinin varlığı hususunda bir itilaf bulunmayıp, itilaf davalının davacıya cari hesap sebebiyle borcunun olup olmaması noktasındadır.
... 34. İcra müdürlüğünün ... E sayılı dosyasının incelenmesinde alacaklının dosyamız davacısı... A.Ş, borçlunun dosyamın davalısı ... A.Ş olduğu alacak miktarının 1.662,65 TL olduğu görülmüştür.
Davacı taraf dava dilekçesinde, davalıya ürün satışları yaptığını, davalının kendisine cari hesap borcunun bulunduğunu ve davalı hakkında yaptığı icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek davalının icra dosyasına yaptığı itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalı taraf cevap dilekçesinde davacının hesap ekstresindeki bakiyeye itirazlarının olmadığını iade faturası kesmek için davacının süresi geçen bozuk ürünleri almaya gelmemesi sebebiyle davacının hesap ekstresine göre alacaklı gözüktüğünü, sözlü yönlendirmeler sebebiyle iade faturası düzenlenmediğini belirtmiştir.
Davada davacı tarafın üzerine düşen ispat külfeti davalıya ürünleri teslim edip etmediği ve davalıdan alacağı olup olmadığı noktasındadır. Bilirkişi raporunda "... davaya konu faturaların üzerinde bulunan teslim alan kişilerin dosyaya alınan SGK listelerinde isimlerinin bulunmadığı..." belirtilmiş ise de davalı taraf cevap dilekçesi ile ürünleri teslim aldıklarını fakat ürünlerin bozuk olduğunu belirterek ispat külfetini üzerine almıştır. Davacı taraf, davalının cevap dilekçesindeki beyanları ile davalıya ürünleri teslim ettiğini ispatlamıştır. Bilirkişi raporunda cari hesap ekstresi ve davaya konu faturalar üzerinde yapılan incelemede 31.12.2016 tarihi itibariyle davacının 1.594,22 TL alacaklı olduğunun tespit edilmesi ve davalının, cevap dilekçesinde hesap ekstresindeki tutara itiraz etmemesi karşısında davacı taraf üzerine düşen ispat yükünü yerine getirmiştir. Davalı tarafın ürünlerin bozuk çıktığını ispatlaması gerekmekte olup, davacı tarafın tacir olması sebebiyle TTK kapsamında basiretli davranma yükümlülüğü bulunduğu dikkate alındığında biz karşı tarafla sözlü anlaşmıştık, sözlü yönlendirmeler sebebiyle iade faturası düzenlenmediğini belirtmiştir şeklindeki savunmasına itibar edilmesi mümkün olmayıp dosya kapsamında satıma konu ürünlerin bozukluğu ile ilgili bir delil bulunmadığı gibi davalı taraf iade faturası düzenlememiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının davalıdan 1.594,22 TL alacaklı olduğu kanaatine varılmış ve davanın kabulü ile davalının ... 34.İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 1.594,22 TL asıl alacak üzerinden devamına karar verilmiş, davacının icra takibinde kanuni faiz talep etmiş olması sebebiyle asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren %9 oranında kanuni faiz işletilmesine karar verilmiş, davalının icra takibine haksız yere itirazda bulunmaları ve alacağın likit olması nedeni ile toplam alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının (İİK md.67/2) davalıdan tahsilde tekerrür olmamak üzere alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Davanın KABULÜ ile, Davalının ... 34. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının KISMEN İPTALİNE, takibin 1.594,22 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak 1.594,69 TL'ye takip tarihinden itibaren %9 oranında yasal faiz işletilmesine, %20 oranındaki 318,84 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 427,60-TL nispi karar ve ilam harcından, icra veznesine yatırılan 8,31-TL peşin harç ile başlangıçta yatırılan 179,90-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 239,39‬‬-TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL başvurma harcının ve 179,90-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Kabul edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.594,22-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından sarf edilen 2.096,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerine bırakılmasına,
7-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
8-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilini yüzüne karşı, HMK 341 maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi 08/05/2024

Katip
e-imzalıdır

Hakim
e-imzalıdır