WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

İSTANBUL 5. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/105 Esas
KARAR NO : 2024/108

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 13/02/2023
KARAR TARİHİ : 07/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 13/02/2023 tarihli dava dilekçesi ile, Müvekkil şirket ... Sigorta A.Ş. müşterilerin ihtiyaçlarını karşılayan otomobil, konut ve ferdi kaza sigortalarının yanı sıra nakliyat, mühendislik, tarım, iş yeri sigortaları gibi çok çeşitli ürün ve hizmetler sunan bir sigorta şirketi olduğunu, dava dışı sigortalı ... A.Ş. ile müvekkil şirket arasında ... riziko adresli, 19/03/2022 başlangıç 19/03/2023 bitiş tarihli ... Poliçesi imzalandığını, sigortalı konutun bulunduğu bölgede 26/05/2022 tarihinde yaşanan voltaj dalgalanması sonucu sigortalı konuttaki muhtelif elektronik cihazlar arızalanmış, bazıları kullanılamaz hale geldiğini, konutta arıza yapan cihazlara ilişkin olarak dava dışı sigortalı tarafından ilgili servisler çağrıldığını, sonrasında dava dışı sigortalının talebi üzerine işyerinde oluşan tüm hasar (... marka, ... model ve ... seri nolu kablosuz çok oda ses ünitesi, ... marka, ... model ve ... seri nolu ...ünitesi, ... marka, ... model televizyon, ... marka pompa, ... marka, ... model ve ... seri nolu 12 kanallı... amplifier ünitesi, ... marka, ... model ve ... seri no’lu ...’lı ..., ... marka, ... model ve ... seri no’lu... ünitesi, ... marka portatif klima) tespit edildiğini, Ekspertiz işlemi yapılarak hasar miktarı ekspertiz raporu ile birlikte belirlendiğini, Ekspertiz raporundan da tespit edilebileceği üzere elektrik hasarları riziko teminat kapsamında olduğundan dava dışı sigortalıya müvekkil şirket tarafından 70.076,89-TL ödeme yapıldığını, hasarın meydana geldiği sigortalı konutun yer aldığı bölgede elektrik dağıtımından sorumlu kurum olan davalı ...'ın hasar tarihi olan 26.05.2022 tarihli OSOS kayıtları ile ... kayıtlarının dosya kapsamına sunulması halinde dava konusu cihaz arızalarının davalı şirketin sorumluluğundaki dağıtım şebekesinden kaynaklandığına dair somut tespitler yapılabilecek, uyuşmazlık çözüme kavuşturulabileceğini, müvekkil şirketin; dava dışı sigortalının ortaya çıkan maddi hasarını gidermekle ve hasara ilişkin olarak zararını tazmin etmekle, 6102 sayılı ttk'nın 1472. maddesi uyarınca sigortalının halefi konumuna geldiğini, hasara kusurlarıyla sebebiyet veren davalının, hasar tazminatı miktarını müvekkil şirkete ödemesi gerektiğini, Müvekkil şirket ... Sigorta A.Ş. tarafından, sigorta ettirenin (sigortalı) söz konusu olaydan kaynaklanan zararı giderildiğini, yapılan ödeme sonucunda müvekkil şirket hukuken sigortalanın yerine geçtiğini ve onun kanuni halefi konumuna geldiğini, Sigortacının, sigorta ettirene (sigortalısına) ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanuni halefi olacağı, ilke olarak 31.03.1954 gün ve 1953/18 E. - 1954/11 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir. 17.01.1972 tarih ve 1970/2 E. - 1972/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücu davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise o hakka sahip olacağı vurgulandığını, bu nedenle, sigorta ettirenin tüm hak ve alacaklarının, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği ve sigorta ettirenin tüm def'ilerini üçüncü kişilere karşı ileri sürebileceğini, dava konusu somut olayda da davalının söz konusu hasara ilişkin sorumluluğu olduğundan ve Türk Ticaret Kanunu’nun 1472. maddesindeki kanuni halefiyet ilkesi gereğince dava dışı sigortalıya ödenen 70.076,89-TL'lik hasar tazminatı miktarının davalı tarafından müvekkil şirkete ödenmesi gerektiğini, Müvekkil şirketin sigorta poliçesi genel şartları ve mevzuat gereğince, zararın oluşmasında sorumlu olan davalıya hasar bedelini rücu etme hakkına sahip olduğunu, sigorta poliçesi kapsamında ödenen söz konusu bedelden davalı tarafın sorumlu olduğunu, ortaya çıkan zararı rücuen tazmin etmesi gerektiğini, Müvekkil Şirket tarafından rücuen tazminata ilişkin olarak ... 34. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, bununla birlikte davalının takibe, borca ve tüm ferilerine haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak itiraz ettiğini, davalı tarafın itirazı üzerine Ticari Uyuşmazlıklarda Dava Şartı Arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, 25.01.2023 tarihinde düzenlenen ve sunulan arabuluculuk son tutanağından da görüleceği üzere taraflarca uyuşmazlık konusunda anlaşılamadığını, bu nedenlerle davanın kabulüne, ... 34. icra müdürlüğü'nün ... e. sayılı icra takibine yapılan haksız ve hukuka aykırı itirazların iptaline, davalı taraf aleyhine, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 24/03/2023 tarihli cevap dilekçesi ile , Gerek davacı taraf gerekse dava dışı sigortalı tazmin için müvekkil şirkete süresi içerisinde müracaat etmediğini, 21.12.2012 tarihli Epdk Elektrik Dağıtımı Ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliği ’nin konuyla ilgili 26.maddesinin "Kullanıcı zararının tazmini MADDE 26- (1) Kullanıcının kendi hatasından kaynaklanmaması kaydıyla kullanıcıya ait teçhizatta ortaya çıkan ve dağıtım şebekesinden kaynaklanan hasara ilişkin zararın tazmini için kullanıcı tarafından dağıtım şirketine zararın ortaya çıktığı tarihten itibaren 10 (on) iş günü içerisinde talepte bulunulabilir. (2) Zararın tazmin edilebilmesi için hasarın niteliği, kullanıcı tesisinin durumu, dağıtım şebekesinde meydana gelen kesinti, arıza, dalgalanma gibi hususlarda dağıtım şirketi tarafından yapılacak/yaptırılacak inceleme ve değerlendirme neticesinde söz konusu hasarın dağıtım şebekesinden kaynaklandığının tespit edilmesi gereklidir. " şeklinde olduğunu,
gerek davacı taraf gerekse dava dışı sigortalı tazmin için müvekkil şirkete süresi içerisinde müracaat etmediğini, davacı tarafın halefiyet ilkesi gereği tazmini talebinde bulunduğu zararların giderilmesi ve tazminine ilişkin olarak özel bir başvuru usulü ve süresi öngörüldüğü ilgili Yönetmelik hükmü nazarında görüldüğünü, bu düzenlemedeki sürelerin geçirilmesinden dolayı zararın müvekkil şirket tarafından karşılanması talebi usul ve yasayla uyarlı bir talep olmadığından reddine karar verilmesini, ayrıca iddia olunan hasarın müvekkil şirketin dağıtım tesisinden kaynaklandığının tespit edilmesi gerekmekte olduğunu, dava konusu edilen hasarın müvekkil şirket tesislerinden kaynaklı olarak meydana gelmediğini, davacı taraf dava konusu zarara müvekkil şirketin neden olduğu yolundaki iddialarını ispatlayabilecek nitelikte herhangi bir belge sunamadığını, dosyaya bu konuda sunulan ekspertiz raporu gibi tespit içeren evrakların kabulünün mümkün olmadığını, nitekim söz konusu süreçlere hiç bir şekilde dahil edilmediğini, anılan tespitlere ilişkin itiraz ve beyanda bulunma haklarının göz ardı edildiğini, bu kapsamda tek taraflı hiç bir tespiti ve iddiayı kabul etmediklerini, hasarın müvekkil şirketin dağıtım şebekesinin işletilmesinden kaynaklandığının davacı şirket tarafından ispatı gerektiğini, söz konusu hasarın müvekkil şirketin dağıtım şebekesinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı davacı tarafça tek taraflı olarak düzenlenen rapor dışında iddia olmaktan öteye geçemediğini, yasal süresi içerisinde zarara uğrayanlar tarafından başvuru yapılmasının yeterli olmadığı, hasarın müvekkil şirketin dağıtım şebekesinin işletilmesinden kaynaklı olması şartı arandığını, hasarın müvekkil şirketin dağıtım şebekesinin işletilmesinden kaynaklanmadığını, Müvekkil şirketin kayıtlarının incelenmesiyle anılan adreste hasar tarihinde dava dışı sigortalıyı etkileyen müvekkil şirket kaynaklı herhangi bir arıza ve kesintinin olmadığı tespit edildiğini, yine dağıtım şebekesinden kaynaklı bir arıza olsa idi aynı doğrudan aynı koldan beslenen diğer adreslerde de hasarların meydana gelmesi ve müvekkil şirkete bu konuda başvuru yapılması gerekirken böyle bir başvuru bulunmadığını, somut uyuşmazlıkta her iki şartın da gerçekleşmemiş olduğu hususu nazara alındığında davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, bu kapsamda dava konusu edilen hasarın müvekkil şirkete ait dağıtım tesisatından kaynaklanmadığı davacının sigortalısına ait elektrik tesisatından kaynaklandığı anlaşıldığını, Elektrik İç Tesisat Yönetmeliği gereğince binanın sayaç girişinde tesisatı besleyen hatta ve daire içine ya da sayaç girişine Kaçak Akım Rölesi (KAR) koyulması ve görevini ifa edecek şekilde bulundurulması zorunlu olduğunu, genellikle bu önlemin alınmadığı durumlarda cihaz hasarı ve yangınla karşılaşıldığını, Elektrik İç Tesisleri Yönetmeliği bu sorumluluğu abonelere yüklediğinden kaçak akım rölesinin bulunmadığı veya olması gerektiği şekilde çalışmadığı durumlarda da oluşan hasardan müvekkil şirket sorumlu tutulamayacağını, kaçak Akım Rölesinin koyulmasından davacı sorumlu olduğu için meydana gelen hasardan da kendisi sorumlu olacağını, dava dışı sigortalıya ve apartman yönetimine ait tesisatta çalışır vaziyette bir kaçak akım rölesinin bulunmadığının anlaşıldığını, abonelerin kendi sorumluluk alanı içinde olan dahili elektrik hatlarında kullanılan kablo, sigorta gibi elemanların gerekli olan standartlarda ve ölçümlerde olmaması da arızaların hatta yangınların meydana gelmesinde etkili olabilmektedir. Elektrik iç tesisatına kaçak akım rölesi gibi kaçak ve aşırı akım korumalarının takılması Elektrik İç Tesisleri Yönetmeliği'ne göre malikinin sorumluluğunda olduğunu, Elektrik iç tesisatına takılan kaçak akım rölesi gibi kaçak akım korumaları elektriğin normal akım yolundan herhangi bir nedenle saparak bulunmaması gereken iletkenlere geçmesini önlemekte, yalıtım hatasından kaynaklanan hata akımı olduğu anda devreyi keserek olası hasarların önüne geçtiğini, 300 mA’lik bir kaçak akımının kısa bir süre içerisinde çevresindeki malzemeleri tutuşma sıcaklığına getirerek yangına sebebiyet verdiği bilindiğini, kaçak akım kaynaklı yangınlar çoğunlukla izolasyon hataları ve kablolardaki deformasyondan kaynaklandığını, kaçak veya aşırı akımın, elektrik iç tesisatında gereken tedbirler alınmadığı zaman, sadece yangına sebep olmadığı elektrik tesisatına bağlı emtialarda da çeşitli arıza ve hasarlara yol açtığı da bilindiğini, davaya konu olayda Elektrik İç tesisleri Yönetmeliği'ne uygun olarak gerekli kaçak ve aşırı akım korumalarının dava dışı sigortalının işyerinde var olup olmadığının bilinmediğini, kaçak akım rölesi kullanımı ile kaçak akım sebebiyle oluşabilecek yangın ve hasarın önüne kolaylıkla geçilebildiğini, Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliğinin “Dağıtım Sistemine Bağlantı ve Sistem Kullanımına İlişkin Dağıtım Tesisleri Sınırları” başlıklı 15.maddesine göre mülkiyet sınırları içindeki kabloların güvenli şekilde işletilmesi, bakımı ve onarımından malik ve hukuki ilişki sebebiyle hukuki ilişkinin türü ve şartlarına göre malik olunan yeri işleten müteselsilen sorumlu olduğunu, Aynı yönetmeliğin “Tanımlar ve Kısaltmalar” başlıklı 3.maddesinde "e)Dağıtım tesisi: İletim tesislerinin ve dağıtım gerilim seviyesinden bağlı üretim ve tüketim tesislerine ait şalt sahalarının bittiği noktadan sonraki nihayet direğinden, alçak gerilim seviyesinden bağlı tüketicilerin yapı bina giriş noktalarına kadar, bina giriş ve sayaç arası hariç, elektrik dağıtımı için teçhiz edilmiş tesis ve teçhizat ile dağıtım şirketince teçhiz edilen ya da devralınan sayaçları ifade eder.” denildiğini, Elektrik İletim ve Dağıtım Sistemlerine Bağlantı ve Sistem Kullanımı Hakkında Yönetmeliğin 4.bölümünün 13.maddesinin 1/b fıkrasına göre bağlantı noktasından kullanım yerine kadar olan kısımdaki tesis ve teçhizatın sorumluluğu müvekkil şirkete ait olmadığını, Yönetmeliğin 13.maddesinin 1/b fıkrasında “Dağıtım sistemine bağlı tüketiciler açısından, bağlantı noktasından kullanım yerine kadar olan tesis ve teçhizat (bağlantı hattı) tüketicinin mülkiyetindedir.” denildiğini, binanın elektrik kofra ve panosu ile bina içindeki kablolar, müşteri tarafından tesis edilmiş ve müşterinin mülkiyetinde yani sorumluluğunda olan kısımlar olduğunu, bu kısımlarda meydana gelen arıza ve yangın olaylarında müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmadığını, Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin yapı bağlantı hattı-branşman hattını düzenleyen 4/34.maddesinde de: "Tanımlar ve kısaltmalar MADDE 4- (1) Bu Yönetmelikte geçen; 34. Branşman (İrtibat) hattı: Müşterinin dağıtım sistemine bağlandığı bağlantı noktasına kadar müşteri tarafından tesis edilen, müşterinin mülkiyetinde olan ve münhasıran müşterinin bağlantı talebinin karşılanması amacı ile kullanılan tüm teçhizatı (hat, kablo, direk, kesici ve ölçü sistemi v.b.), ifade eder." denildiğini, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2015/7271 E. sayılı kararında yangının iç tesisattan kaynaklı olması halinde zararın dağıtım şirketince karşılanması istenemeyeceği hüküm altına alındığını, kusur sorumluluğunda 3 halde illiyet bağı kesilebildiğini, mücbir neden, zarar görenin ve 3. kişinin ağır kusuru olduğunu, öğretide illiyet bağını kesen nedenlerin bütün sorumluluk halleri için (kusursuz sorumluluk da dahil) geçerli olduğu vurgulandığını, illiyet bağı ve illiyet bağını kesen nedenlerin dava konusu olayda var olduğu olmadığının tetkiki gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla; davacı tarafın delil olarak dayandığı eksper raporunun yeterliliği ve neye istinaden hazılandığı da belirli olmadığını, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Bilirkişi Raporu, ödeme dekontu, hasar ekspertiz raporu, sigorta poliçesi, ... 34. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası, Arabuluculuk Anlaşamama tutanağı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dava, " ... Poliçesi" kapsamında ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili amacı ile başlatılan icra takibine karşı itirazın iptali davasıdır.
Davacı sigorta şirketinin, dava dışı sigortalı ... A.Ş.'ye ait "..." adresindeki iş yeri 19.03.2022- 19.03.2023 tarihleri arasında poliçede temin edilen rizikolara karşı, ... poliçesi ile sigortaladığı, sigortalı konutun bulunduğu bölgede 26/05/2022 tarihinde voltaj dalgalanması sebebiyle sigortalı konuttaki muhtelif elektronik cihazların arızalandı, hasar miktarının ekspertiz raporu ile belirlendiği ve dava dışı sigortalıya 70.076,89 TL ödeme yapıldığı, bu hasar tazminatının rücu yoluyla tahsili amacıyla davalı aleyhine ... 34. İcra müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe davalı tarafın itiraz etmesi sebebiyle itirazın iptali davasının açılmış olduğu anlaşılmaktadır.
Dava dışı sigortalı ile davacı arasında19.03.2022- 19.03.2023 t tarihleri arasında geçerli ... No'lu ... Maksi Konut Poliçesi ile sigorta yapıldığı görülmektedir. 26/05/2022 tarihinde sigortalı adreste elektronik cihazlardaki hasar sebebiyle hasarın bağlı bulunduğu elektrik idaresine rücu imkanının olduğu belirtilerek hasarın elektrik tesisatındaki güç dalgalanmasından kaynaklı hidroforun arıza yapması nedeni ile arıtma sistemine ait fitrenin patladığı ve diğer filtrasyon cihazlarının hasar gördüğüne ilişkin ekspertiz raporunun mevcut olduğu anlaşılmıştır.
Davaya konu ... 34. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası incelendiğinde, alacaklının ... Sigorta A.Ş. Borçlunun ...A.Ş. Alacak tutarının 70.076,89 TL şebeke elektriğinden kaynaklı olarak 3 adet ... markalı, ... modeli ve ... seri numaralı kablosuz çok oda ses ünitesi için yapılan ödemenin rücuen tazmini talebi, 3.779,83 TL işlemiş faiz talebi olduğu takip tarihinin 23/11/2022 olduğu borçlunun takibe 02.12.2022 tarihinde süresi içerisinde itiraz ettiği anlaşılmıştır.
Dava dosyasındaki uyuşmazlığın giderilmesi için dosyamızdan alınan 27.11.2023 tarihli raporda; " davacının dava dışı sigortalısının elektronik cihazlarında oluşan arızaların, davalının sorumluluğunda bulunan şebeke elektrik voltaj değerleri tetkik edildiğinde, voltaj yükselmesinden kaynaklanmadığı tespit edildiğinden davacının davalıdan herhangi bir bedel talep edemeyeceği," belirtilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan kök raporun uyuşmazlığı çözmeye yeterli olduğu, tarafların itiraz ve beyanlarını da kapsar teknik değerlendirmeler olmakla hükme esas alınmıştır.
Yukarıda detayı ile bilirkişi teknik raporunda da anlatıldığı üzere, dava dışı sigortalı adreste elektronik cihazlarında oluşan arızaların, davalının sorumluluğunda bulunan şebeke elektrik voltaj değerleri tetkik edildiğinde, voltaj yükselmesinden kaynaklanmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş.
7036 sayılı Yasa ile getirilen zorunlu arabuluculuk müessesi gereği aynı yasanın 3/14, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. Bakanlık bütçesinden ödenen arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden sayılır. Bu nedenle zorunlu arabuluculuk ücretinin devlet tarafından ödenen kısmının davada haksız çıkan taraftan re'sen alınmasına karar verilmesi gerekli olup, Devlet bütçesinden karşılanan zorunlu arabuluculuk ücretinin davanın reddine karar verilmesi sebebiyle davacı taraftan tahsiline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Davanın reddine,
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 892,01-TL harcın ve icra takip dosyasında alınan 369,28-TL peşin harcın mahsubu ile fazla harç olan 833,69-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden, reddedilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca yapılan hesaplama neticesinde 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı tarafa verilmesine,
5-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kadyına,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 07/02/2024

Katip
E-imzalıdır.

Hakim
E-imzalıdır.