T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/520 Esas
KARAR NO : 2024/123
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/12/2021
KARAR TARİHİ : 14/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 22/12/2021 tarihli dava dilekçesinde özetle, Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine 24.01.2019 tanzim 24.02.2019 vade tarihli 107.250,00 TL bedelli senet ile ... 5. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden kambiyo yoluyla icra takibi başlattığını, takip talebinin asıl alacağı 60.000 TL ve geçmiş gün faizinin ise 36.891,67 TL olarak hesaplandığını, toplamda 96.891,67 TL bedel üzerinden müvekkiline ödeme emri gönderdiğini, müvekkili tarafından takibe itiraz edildiğini ancak yasal süre kaçırıldığından itirazın kabul edilmediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte takibe konu edilen senetteki senet bilgisi ile takibe konu edilen asıl alacak birbirini tutmadığını, senet üzerindeki imza müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin ... 5. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı takip dosyasından asıl alacak ve faiz yönünden borçlu olmadığının tespitine, takip bedelinin % 20'si oranında kötü niyet tazminatının müvekkiline ödenmesine, haksız icra takibi nedeniyle 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek olan ticari avans faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesini, yargılama masrafları ve vekalet ücretininde davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen davaya cevap vermediği gibi duruşmalara da davalı tarafından gelen olmamıştır.
Dava; takibe konu bonodaki imzanın davacıya ait olmadığı iddiasıyla takibe konu bono nedeniyle icra takibine konu borçlardan sorumlu olunmadığına dair açılan menfi tespit davasıdır.
Dava konusu bonoda davacı keşideci, davalı ise lehtar olarak bulunmaktadır. Bonoda nakden kaydı bulunmaktadır. Keşide tarihi 24.01.2019 tarihidir.
Mahkememizce imza incelmesine esas belge asılları olarak Araç Satış Sözleşmesi, Doğalgaz Sözleşmesi ve ...'a ait ihtiyaç kredisi sözleşmesine ait belge asılları celp edilmiştir. ... kurumuna yazılan müzekkereye yanıt verilmemiştir. Davacı tarafça bononun tanzim tarihi sonrasına ait bir adet ve öncesine ait bir adet kira sözleşmesi örneği dosyaya sunulmuştur. ...'a ait ihtiyaç kredisi sözleşmesi tarihi de bononun tanzim tarihi sonrasına aittir.
İmza incelemesine esas, bononun tanzim tarihi öncesine ait yeterli sayıda evrak aslının bu aşamada dosyada bulunmadığı görülmüştür.
Tüketici mahkemelerinin görevleri, Kanun’da; “Bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılır” denilmek suretiyle belirlenmiştir (4077 sayılı Kanun m. 23/1). Maddede açıkça “bu Kanun…” tabiri kullanıldığına göre, 4077 sayılı Kanun’un kapsamının ne olduğunu belirlemek gerekir.
Tüketici; “Bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişileri” (m. 3/e); sağlayıcı ise; “Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye hizmet sunan gerçek veya tüzel kişileri” (m. 3/g) ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Öte yandan, 4077 sayılı Kanun’un kapsamı belirlenirken “her türlü tüketici işleminden” bahsedilmiş olup, “tüketici işlemi”nin ne olduğu da “tanımlar” başlıklı 3. maddesinde açıklanmıştır. Buna göre; tüketici işlemi, mal veya hizmet piyasalarında tüketici ile satıcı-sağlayıcı arasında yapılan her türlü hukukî işlemi ifade etmektedir (m. 3/h).
Bir hukukî işlemin, 4077 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukukî işlemin olması gerekir. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.01.2020 tarihli ve 2017/19-1637 E., 2020/13 K. sayılı kararında da yer verilmiştir.
Davacı tarafın tacir olduğuna dair dosyada bir belge bulunmamaktadır. Kaldı ki bu durum dava dilekçesinde de davacı vekili tarafından kabul edilmiştir. Dava ve takip konusu bonoda nakden kaydının bulunması nedeniyle taraflar arasında bono verilmesine dayanak temel bir ilişki olduğu anlaşılmıştır.
Davalı tarafın UYAP tan GİB sorgusu yapıldığında taksi ile yolcu taşımacılığı yaptığı anlaşılmıştır.
Davacı ile davalı arasındaki uyuşmazlık 6762 TTK’nın 4. maddesi gereğince mutlak ticari işlerden olan bonodan kaynaklanmakta ise de, bonoda nakden kaydının bulunduğu görülmekle taraflar arasında bir temel ilişki bulunduğu anlaşılmıştır.
Davacının, ticari ve mesleki amaçlarla hareket ettiği dosya kapsamında sabit olmadığından tüketicidir. Davalı ise yolcu taşımacılığı yapan, mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye hizmet sunan gerçek kişidir.
Dava konusu alacağın dayanağı temel işlem 4077 sayılı Kanun’un 3. maddesi kapsamında bir tüketici işlemi olduğundan tüketici işlemlerine yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevli bulunduğundan eldeki davaya bakmakla görevli mahkemelerin tüketici mahkemeleri olacağından davanın görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından mahkememiz hükmünün istinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 05/07/2022 tarih, 2022/1146 Esas, 2022/1300 karar sayılı ilamı ile , mahkememiz hükmünün kaldırılmasına karar verilmiş olup, dosya mahkememizin 2022/520 Esasına kaydı yapılarak, açık yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememizin 11.05.2023 tarihli ATK Rapor Talebi doğrultusunda, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 05/07/2023 tarihli raporunda, İnceleme konusu senette atılı borçlu imzaları ile ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ...'ın eli ürünü olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.
GEREKÇE:
Dava kıymetli evraktan kaynaklı menfi tespit davasıdır.
Dava konusu 24/01/2019 tanzim tarihli, 24/02/2019 vade tarihli, 107.250,00 TL bedelli senet nedeniyle ... 5. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile davacı lehine davalı tarafından kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığı, icra takibinde dosyamız davalısı ...'ın 60.000,00 TL asıl alacak ve 36.891,67 TL geçmiş gün faizi olmak üzere 96.891,67 TL takip çıkışı üzerinden dosyamız davacısı ... aleyhine icra takibi başlattığı anlaşılmıştır.
Davacı taraf, takipteki senet üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını icra takibine konu edilen geçmiş gün faizinin tür ve miktarı açısından hatalı olduğunu belirterek menfi tespit davası açmış ve haksız icra takibi nedeniyle 5.000,00 TL manevi tazminat istemiştir.
Mahkememizce davacının imza örneklerinin olduğu ilgili kurumlara müzekkere yazılarak imza örnekleri celp edilmiş ve mahkememiz kaleminde davacının imza örnekleri alınmış ve bu örnekler ATKna gönderilerek , ATK'dan davaya konu senet üzerindeki imzanın davacının eli ürünü olup olmadığı hususunda rapor aldırılmış, ATK Fizik İhtisas Dairesinin 05/07/2023 tarihli, ... numaralı raporunda inceleme konusu senette atılı borçlu imzaları ile ...'ın mukayese imzaları arasında tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzanın ...'ın eli ürünü olduğu hususunda rapor tanzim edildiği görülmüştür.
Mahkememizin 08/11/2023 tarihli celsesinde, dosyaya konu icra dosyasındaki faiz yönünden dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş ve takdir olunan bilirkişi ücretinin 2 haftalık kesin süre içerisinde yatırılmasına ve yatırılmaz ise bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçilmiş sayılacağının ve dosya kapsamında karar verileceğini hususunun davacı vekiline ihtar edilmiş, davacı vekili kendisine verilen süre içerisinde bilirkişi ücretini yatırmamış ve müvekkilinin bilirkişi ücretini karşılamak istemediğini beyan etmiştir.
Menfi tespit davalarında HMK'nun ispata ilişkin genel kuralları geçerli olup, bu davada davacı borçlu olmadığını iddia ettiğinden, kural olarak davalı alacaklı davacıdan alacağının olduğunu ispatlamak yükümlülüğündedir.
Davalı taraf, senet üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmiş ve mahkememizce aldırılan ATK raporunda, dosyaya konu senet üzerindeki imzaların davacıya ait olduğu anlaşıldığından, davalı taraf davacıdan alacaklı olduğunu ispatlamıştır.
Davacı taraf, davalının başlatmış olduğu icra takibindeki faizin türü ve miktarının fazla olduğunu iddia etmiş ise de, davalı taraf senet üzerindeki imzanın davacıya ait olduğunu ispatlayarak alacağın varlığını ispatlamış ve bu sebeple davalının başlattığı icra takibindeki faiz miktarı ve oranının hatalı olduğunu ispat külfeti davacı taraftadır.
Davacı tarafa mahkememizce bu hususta bilirkişi incelemesi yaptırmak üzere süre verilmiş davacım taraf, mahkememizdeki beyanında bilirkişi ücretini karşılamak istemediklerini bildirmiştir. Faiz miktarı ve oranı hususunda bilirkişi incelemesi yapılamamış olup, ayrıca kambiyo senetlerinin 6102 sayılı TTK'da düzenlenmesi sebebiyle TTK'da düzenlenen işler tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın ticari iş sayıldığından, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun Yerleşik İçtihatları , Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2018/178 Esas, 2019/7125 Karar sayılı kararı gereğince, alacak hakkında ticari faiz uygulanmasında bir usulsüzlük görülemeyerek, davacının ticari faiz talep etmesinin yerinde olduğu kanaatine varılmış, faizin miktarı yönünden ise mevcut dosya kapsamında davacının sunmuş olduğu delillerden davacı taraf, davanın icra takibindeki faiz miktarının ve oranının hatalı olduğunu ispatlayamamıştır.
Tüm dosya kapsamı ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda; dava konusu edilen senet üzerindeki imzanın davacıların eli ürünü olduğu anlaşıldığından ve davacı taraf faiz miktarının ve oranının hatalı olduğuna ilişkin delil sunmadığından mevcut delil durumuna göre davacı taraf davasını ispatlayamadığından ve davalı taraf senet sebebiyle davacıdan alacaklı olduğunu senet üzerindeki imzanın alınan ATK raporuna göre davacıya ait olduğunun anlaşılması ile ispatladığından davanın reddine karar vermek gerekmiş, davalı tarafın icra takibinde haklı olduğu anlaşıldığından davacının manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Davanın reddine,
2-Davacının manevi tazminat talebi yönünden davanın reddine,
3-Harçlar yasası uyarınca belirlenen karar harcı olan 427,60-TL'nin, peşin alınan 1.654,67-TL harçtan mahsubu ile fazla harç olan 1.227,07-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Manevi tazminat davası reddedildiğinden, davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince manevi tazminat davası değeri üzerinden hesaplanan 5.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı ve davalı tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın, karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 14/02/2024
Katip ...
E-imzalıdır.
Hakim ...
E-imzalıdır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!