WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

İSTANBUL 5. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/279 Esas
KARAR NO : 2024/413

DAVA : Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/04/2022
KARAR TARİHİ : 04/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, taraflar arasında acentelik sözleşmesi yapmış olduğunu, müvekkilin yeni bir iş kuracağı için çalıştığı işi bıraktığını, kargo şirketinin isteği doğrultusunda müvekkil tarafından acente yeri için dükkân kiralayarak bunun için 25.000,- TL. kira parası verdiğini ve kargo aracı almış olduğunu, müvekkilinin kargo şirketinin tüm talepleri doğrultusunda acentelik bedelinin bir kısmı olan 10.000 TL.'yi ve tüm üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmiş olduğunu; davalı şirketin ise, vermiş olduğu vaatlerin yerine getirmeyerek vaatlerinin sözde kalmış olduğunu, davalı şirketin Eylül 2021'de açılacağını taahhüt ettiği halde, teknik aksaklıklar sebebiyle 27 Aralık 2021'de açılacağını belirterek her ay ertelediğini ve vermiş olduğu açılış tarihine uymadığını, 27 Aralık 2021 tarihi geldiğinde ise ,açılışın olmayacağını belirterek açılışı 7 Şubat 2022'ye ertelemiş olduğunu, bu şirkete inancını yitirmiş olan davalının aradan geçen bu zaman zarfında tüm masrafları cebinden karşılayıp, kiradaki dükkânının da aylarca boş kalmış olduğunu, davalı şirketin kendine düşen sorumluluk ve görevleri yerine getirmediğinde ise acentenin hiç bir hakkı olmadığını, şirketin bu temerrüt halinin olabileceğini ve müvekkilin bu duruma karşı hiç bir hakkı olmadığını, sözleşmeyi fesih edemeyeceğini ve dönemeyeceğini, müvekkilin ödediği bedeli de hiç bir şekilde iade etmeyeceklerini belirttiğini, basiretli bir tacir gibi davranmayan davalı şirketin bu tutumunun ne hukuka ne de hakkaniyete uygun olmayan bir davranış olduğunu, bu sebeple de müvekkilinin tüm bu olaylar doğrultusunda kargo şirketinin whatsapp grubunda kargo şirketinin kargo taşımacılığına ilişkin belge ve ilgili izinlerin alınıp alınmadığı ise, hiçbir düzenleme, yasal başvuru, kargo için dağıtım merkezi, bölge mü iş ir kleri yerine getirmediği anlaşılınca da, müvekkilin bu sorularına istinaden müvekkilin sözleşmesinin feshe dair dair hiçbir açıklama yapılmadan fesih edilmiş olduğunu, müvekkilinin bu kadar zarara girmiş olmasından, işini kaybetmiş olmasından, dükkâna boş yere kira ödemiş olmasından ve dükkânın aylardır boş kalmasından ve bu iş için yaptığı birçok harcamadan sonra hala kargo şirketinin bu tutum ve verilen sözlerin tutulmaması ve müvekkile hiçbir mal veya hizmet sunulmadan bu acentelik sözleşmemizden vazgeçmek istemese dahi, sözleşmesinin kargo şirketi tarafından feshedilip para iadesinin asla mümkün olmayacağının belirtilmiş olduğunu, böylece, davalı tarafın bu parayı kendi uhdesine geçirmiş olduğunu, kargo şirketine güvenerek işten çıkmış olan müvekkilinin işsiz kaldığı dönemdeki mahrum kalınan bu bedelin de ödenmesini talep etme gereğinin hâsıl olduğunu, davalı şirketin bu durumdan dolayı diğer acentelerin de mağduriyetine yol açtığını ve acentelerin protestolarına sebep olduğunu, davalı şirketin, kargoculuk faaliyetleri kapsamında basiretli bir tacir gibi davranmamış olduğunu, bu faaliyetler kapsamında Ulaştırma Bakanlığı'nın istemiş olduğu ... belgelerine sahip olmayıp müvekkile sürekli olarak almaya çalıştıklarından bahsederek yalan açıklamalarda bulunduğunu, bölge müdürlükleri olsun dağıtım merkezleri, toplanma merkezleri olsun teşkilatlanmaya dair hiç bir resmiyet olmayan, şeffaflıktan ve gerçeklikten uzak boş vaatler ile istekleri ötelenen ve görmezden gelinen müvekkilin sarsmış olduğunu, bu şirketin acentesine yani müvekkiline karşı hiçbir sorumluluğu üs i ve ilgilenmemiş olduğunu, bundan dolayı müvekkilinin şirket yetkilileri ile iletişime geçerek acentelik sözleşmesinin iptalini ve paranın iadesini talep ettiğini, davalı şirketin ise acentesinin taleplerini önemsemeyerek müvekkilini dikkate almayıp umursamadığını ve imzaladığı sözleşme ile de tehdit ettiğini ve sözleşme gereği para iadesinin de kesinlikle yapılmayacağını söylediğini, kargo şirketinin hiç bir şekilde bir hizmet ya da bir mal verilmeden müvekkilin parasını uhdesine geçirerek zenginleştiğini ve müvekkili mağdur etmiş olduğunu, davalı kargo şirketinin Acentelik Sözleşmesi'nin 39/a maddesi gereği istenilen 50.000 (Elli bin) TL.” nin sadece acente demirbaş parası olarak kabul ettiklerini, bu demirbaşları müvekkiline hiç yollamadığını, davalı kargo şirketinin, müvekkil acentenin cayma hakkını elinden alarak bu 10.000 TL'nin kendi uhdesinde kalması adına yapılan usulsüz sözleşmenin maddelerinin TBK 27. madde kapsamında; Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüz olduğunu, sözleşmenin içerdiği hükümlerden bir kısmının hükümsüz olmasının, diğerlerinin geçerliliğini etkilemediğini, ancak, bu hükümler olmaksızın sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa, sözleşmenin tamamının kesin olarak hükümsüz olacağını, müvekkili tarafından ... 1. Noterliğinden çektiği ihtarname ile de bu durum anlatılmış olsa da, davalı şirketin ve hatta arabuluculuk toplantısında da paranın iadesinin mümkün olmadığını netice itibariyle; Belirtilen nedenlerle ve fazlaya ilişkin haklarımız saklı kaydıyla, müvekkilin uğradığı zararın ve 10.000 TL.'nin faizi ile beraber iadesine, temerrüt faizi ve müvekkilinin işi bırakmasından dolayı yoksun kalınan kârı, bu iş yüzünden uğradığı dükkan kirasındaki zararı olan 25.000, TL. ile tü ile ödenmesine, hâsılı, müvekkilinin uğradığı menfi ve müspet zararlar ile yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesinin tebliğ edildiği, süresi içerisinde dosyaya cevap dilekçesi sunmadığı, duruşmalara katılmadığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, taraflar arasında akdedilen acentelik sözleşmesinin feshine ilişkin olarak davacı tarafın tahsilini talep ettiği bedele ilişkin açılan alacak davasıdır.
Mahkememizin 30/03/2023 tarihli ara kararı gereği ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak, davacı taraf ticari defter ve kayıtları ile tüm dosya kapsamı üzerinde inceleme yapılarak taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin ve sunulan belgelerin incelenerek sözleşmenin gereğinin taraflarca yerine getirilip getirilmediği, davacı tarafın sözleşmenin feshinde haklı olup olmadığı, haklı ise tazminat talepleri yönünden hesaplama yapılması hususunda rapor alınmasına karar verilmekle, dosyaya bilirkişiler Mali Müşavir ... ve Nitelikli Hesap Uzmanı ...'ın sunmuş olduğu /2023 tarihli raporunda, Acentelik Sözleşmesindeki davacı...'ya ait imzanın kendisine ait olduğunun tespiti halinde, davacı ...'nın davalı şirket ile imzalamış olduğu sözleşme yü halde, sözleşmenin yürürlüğe girdiği kabul edilse bile, adı geçen davacının sözleşmede ön koşul olarak belirlenmiş olan Demirbaş, Sarf Malzeme ve Hizmet Ücrı lan toplam 50.000,- TL'nin davalı şirket hesabına ödenmesi gereken bu ödemenin davacı ... tarafından yapılmaması, takip eden gün ve aylarda da bu koşula riayet etmemiş olması ve ikinci olarak da Teminat olarak davalı şirket adına bankaya 50.000.- TL. Yatırmamı: olması ya da Banka Teminat Mektubu alarak bunu davalı şirkete vermemiş olması karşısında, ŞAYET dava dilekçesinde davacı tarafça belirtildiği gibi davalı şirketin şekilde sözleşmeyi feshet KANAATİNE ULAŞILIRSA davacı tarafın BUNA İLİŞKİN İKRARI nazara alındığında ve özellikle davacının sözleşme alan önemli koşulları süresinde yerine getirememiş olması karşısında, dav: sözleşmenin feshinde haklı olduğu sonuç ve kanaatini ortaya koyduğu, Esasen taraflar arasındaki ihtilâfın, 1. inci bentte arz olunduğu üzere, davacının sözleşme ile ödemeyi kabul ve taahhüt etmiş olduğu hem süre hemde miktara bağlı önemli derecedeki edimleri yerine getirmemiş olmasından, diğer bir anlatımla, sözleşme ile ödemeyi kabul ve taahhüt etmiş olduğu bedelleri ödememiş ve yerine getirmemiş olmasından kaynaklanmış olduğu, buna karşılık söz konusu edimleri yerine getirmemiş olan davacının açıklanan tavrı karşısında, dava dilekçesinin 1. inci sahifesinde son paragrafta yer alan açıklamadan da görüleceği gibi, acentelik sözleşmesinin davacı tarafından değil, davalı şirket tarafından feshedilmiş olduğunun anlaşıldığı, Bu itibarla, davacının, davalı şirketten bu aşamada talep edebileceği bir alacağın olmadığı kanaatine varıldığını bildirdikleri görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde,
Dava, miktar itibari ile basit yargılama usulüne tabi davalardandır. HMK'nın 320/4 maddesinde "Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır." düzenlemesine yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde 06/02/2024 tarihli celsede davanın taraflarca takip edilmemesi nedeniyle işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilinin talebi doğrultusunda yenilenmesine karar verilerek dosyanın yeniden işleme alınarak duruşma günü tayin edildiği, duruşma gün ve saatinin taraflara tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından davanın ikinci kez takip edilmediği anlaşılmakla davanın HMK'nın 150 ve 320. maddeleri uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilip aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın açılmamış sayılmasına,
2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 597,72-TL + 600-TL tamamlama harcından oluşan toplam 1.197,72-TL harçtan mahsubu ile bakiye 725,12‬-TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından belgelendirilen bir yargılama masrafı olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden reddedilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 17.900-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı tarafa verilmesine,
6-Arabuluculuk ücreti olan 1.560-TL bedelin davacıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,
7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair, Tarafların yokluklarında tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 04/06/2024

Katip
e-imzalı

Hakim
e-imzalı

"Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."