T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/769 Esas
KARAR NO : 2024/431
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/11/2021
KARAR TARİHİ : 10/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, satın alınan ... Plakalı, 2016 model ... tipi otomobilde gizli ayıp olduğunu, öncelikle satılanın ayıpsız misliyle değiştirildiğini, bu mümkün olmadığı takdirde satılanın ücretsiz onarılması ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL’lik araç değer kaybının aracın satın alınma tarihi olan 26.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesi istemli davanın ikamesinden ibaret olduğunu, müvekkili şirket tarafından 26.10.2016 tarihinde, ... A.Ş. firmasından ... plaka sayılı, ... şase numaralı, 2016 model, bayi çıkışlı, ... marka-...tipi otomobil 326.699,02 TL’ye satın alınmış olduğunu ve şirket yetkilisi .... tarafından kullanıldığını, davaya konu otomobil satın alındığı tarih itibariyle 0 km olduğunu, bayi servis ve garanti paketli olduğunu, kullanım boyunca da aracın tüm bakım ve kontrollerinin yetkili serviste yapıldığını, müvekkili şirketin mezkur aracı satın alırken tercihini ... markasından yana kullanmasının en büyük sebebi, ... markasının premium otomobil sınıfının en gözde ve güvenilir markalarından biri olarak anılması olduğunu, buna rağmen davaya konu aracın bir otomobilde en önemli parça sayılabilecek şanzıman aksamı, alındığı günden beri sık sık arıza gösterdiğini, 07.03.2018 tarihinde araç yalnızca 37.550 km yol yapmışken bu arızanın onarımı için aracın şanzıman aksamı yetkili servis tarafından komple değiştirildiğini, dava konusu araçtaki arızanın bununla da kalmayıp aracın ... aksamının da bozulduğunu, 26.06.2018 tarihinde bu sefer de yetkili servis tarafından aracın ... aksamı komple değiştirildiğini, 01.10.2021 tarihinde gerçekleşen ve davaya konu aracı kullanılmayacak hale getiren son büyük arızanın yine aracın şanzıman aksamından kaynaklandığı ve müvekkili firma tarafından aracın derhal yetkili servise teslim edildiğini, Yetkili servis tarafından bilgi verildiğini, müvekkili firmanın, davaya konu aracın arızasını yetkili servis tarafından onarılması talebinin reddolunduğu belirtildiğini, müvekkili firmaya gizli ayıplı otomobil satan ve ek garanti süresinde olmasına rağmen bu ayıbın giderilmesi ifasından kaçınan davalıların bu tutumu hukuka aykırı olduğunu, aracın komple değişmesini gerektirecek kadar arızalanması imalattan kaynaklanan bir hatanın varlığının göstergesi olduğunu, arızanın aracın alındığı tarihten çok kısa bir süre sonra meydana geldiğini ve garanti kapsamında arızanın yetkili servis tarafından şanzıman sisteminin tamamen değiştirilmesi şeklinde giderilmesine rağmen aracın 01.10.2021 yılında ve 125.996 km’de ek garanti süresi içerisinde şanzıman sisteminin ikinci kez komple değiştirilmesi gerekecek şekilde yeniden arızalandığını, davaya konu aracın üretimden kaynaklı olarak gizli ayıpla satıldığının kanıtı olduğunu, aracın kilometresi de dikkate alındığında, davacının aracı hor kullanıldığına ilişkin bir delil de dosyada bulunmadığına ve oluşan diğer arızalarla birlikte tüm arızaları davalının garanti kapsamında giderildiğine göre, tüm arızaların ayıplı imalattan kaynaklandığını, araçtaki arızanın gizli ayıp niteliğinde olup, davacının aracını teslim aldıktan bir buçuk ay sonra hemen servise başvurduğu, ancak arızanın imalat hatasından kaynaklanması nedeni ile parça değişikliği sonucu arızanın giderilemediğini, konuya dair yasal düzenlemelerde ticari satımdan kaynaklanan gizli ayıpta 2 ya da 8 günlük bir ihbar süresi öngörülmediğini, yalnızca gizli ayıbın ortaya çıkmasıyla derhal satıcıya bildirim yapılması gerektiği hüküm altına alındığını, davaya konu somut olayda müvekkili firmaya ait aracı kullanılmayacak hale getiren 01.10.2021 tarihli son büyük arızanın yine aracın şanzıman aksamından kaynaklandığını ve müvekkili firma tarafından bu arızanın yani ayıbın ortaya çıkmasıyla araç derhal davalı yetkili servise teslim edildiğini, yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarına göre aracın yetkili servise götürülmesi ayıp ihbarı niteliğinde olduğunu, ihbarın bu nedenle süresinde yapıldığının kabulü gerektiğini, araçta saptanan şanzıman arızasının üretim hatası niteliğinde olduğu, değişimine davacı tarafından onay verilmediğini, aracın yetkili servise gitmesi durumunda ayıp ihbarının yapıldığının kabulünün gerektiğini, içtihat kararları bağlamında, davacı müvekkili firma tarafından süreklilik arz edecek türdeki gizli aybının, kullanıcı sıfatındaki müvekkili firma tarafından davalılara ait servise götürülmesi ihbar hükmünde olup davacı müvekkili üzerine düşen edimi ifa ettiğini, davaya konu otomobil satın alındığı 26.10.2016 tarihi itibariyle 0 km olup, 2 yıl için sınırsız km garanti paketli olduğunu, Ancak müvekkili firmanın davalı yetkili servisinde yönlendirmesi ile 2 yıllık garanti süresinin bitiminden itibaren başlamak üzere ek 7.011,11-TL bedelle davaya konu araca 36 ay/120.000 km için ilave garanti paketi satın alarak, aracın garanti süresini uzattığını, ek garanti süresinin başlangıç tarihinin 26.10.2018, bitiş tarihi ise 25.10.2021 olduğunu, huzurdaki davanın zorunlu dava şartı olan arabuluculuk başvurduğunu, 22.10.2021 tarihinde yapıldığını, yani arabuluculuk başvurusu dava açma süresinin dahilinde olduğunu ve 22.10.2021 tarihinde dava açma süresinin durduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz olduğunu ve dava ikame edildiğini, davaya konu aracın garanti belgesinde hem satıcı hem de ithalatçı firmanın kaşesi ve yetkilisinin imzasının bulunduğunu, buna istinaden davalı satıcı ve ithalatçı firmadan, amir yasa hükümlerine uygun olarak garanti süresi içinde müvekkilin kayden malik olduğu araçta ortaya çıkan gizli ayıbın yarattığı tekrarlanan arızalar sebebiyle öncelikle satılanın ayıpsız misliyle değiştirilmesini, bu mümkün olmadığı takdirde bütün masrafları davalılara ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını, arıza ve şanzıman değişikliği nedeniyle otomobilin ikinci el piyasa rayiç değerinde 8.000,00 tl miktarında değer azalması meydana geleceğine ilişkin 07.07.2010 tarihli rapordaki açıklama ve gerekçelerinin hakkaniyete uygun olduğunu, davacının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 9.500,00 tl komple şanzıman bedeli ve 500.00 tl araç değer kaybı olmak üzere 10.000 tl’nin temerrüt tarihi olan 18.09.2009 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesini, davalılar satıcı ve ithalatçıdan öncelikle satılanın ayıpsız misliyle değiştirilmesini bunun kabul edilmemesi durumunda bütün masrafları davalılara ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı satıcıdan şimdilik 1.000,00 tl’lik araç değer kaybının aracın satın alınma tarihi olan 26.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava konusu aracı 26.10.2016 yılında müvekkili şirketten satın alındığını iddia ettiğini, bu iddialarının kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için kabul edilebileceği düşünüldüğünde dahi davacının iddialarının zaman aşımına uğradığını, dava konusu ihtilaf, her iki tarafın tacir olan taraflar arasında gerçekleştirildiğini, aracın alım-satımından kaynaklanmakta olduğunu, bu yönüyle ticari bir satış işlem ve ilişkisi söz konusu olduğunu, gerek yasal düzenlemeler ve gerekse garanti belgesi içeriği birlikte değerlendirildiğinde, huzurdaki ihtilafın iki yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, buna karşın dava konusu aracın 26.10.2016 yılında satın ve teslim alındığı ancak huzurdaki davanın iki yıllık zamanaşımı süresinin dolmasının ardından 4 yıl geçtikten sonra ikame edildiğini, somut olay açısından derdest dava zamanaşımı süresi sona erdikten sonra, aracın teslim alındığı tarihten itibaren 6 yıl sonra ikame edildiğini, dava konusu talepler yönünden uygulanacak olan 2 yıllık zamanaşımı süresinin sona ermesi ve emsal nitelikteki yargıtay kararı birlikte değerlendirildiğinde; davanın esasına girilmeden zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı taraf her ne kadar aracın uzatılmış garanti kapsamında olduğunu beyan etmekteyse de bu hususun kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafın ifade ettiği “2 yıl veya 120.000 km hangisi önce dolarsa" şeklinde olup arabuluculuk başvuru tarihi itibariyle aracın km'si 120.000 km'yi geçmiş olup garanti süresi sona erdiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte- bir an için aksi düşünülse dahi “2 yıl veya 120.000 km hangisi önce dolarsa" şeklindeki garanti süresi yasal garanti niteliğinde olmayıp davacı tarafa yalnızca ücretsiz onarım hakkı sağlamakta olduğunu, davacının haksız ve hukuka aykırı taleplerinin reddinin gerektiğini, davacının yasanın öngördüğü ayıp ve ihbar yükümlülüğüne uygun davranmamış olduğunu, bu nedenle de dava hakkının ortadan kalktığını, menkul mallara ilişkin satım sözleşmelerinde, alıcı yönünden, malı muayene ve ihbar yükümlülüğü öngörüldüğünü ve anılan yükümlülüğe uyulmaması durumunda, satılan malın olduğu gibi kabul edildiği ve dava hakkının ortadan kalkacağı kabul edilmekte olduğunu, davaya ilişkin ihtilaf belirtilen yasal düzenlemeler ve yargıtay içtihatları çerçevesinde değerlendirildiğinde davacının ihbar yükümlülüğüne uygun davranmadığı her türlü izahtan vareste olduğunu, zira davacının ihbar süresi aracın teslim alındığı 2016 yılında başlamakta olduğu ve süresi içeresinde usulüne uygun bir ihbarda bulunulmadığını, davacı tarafın taleplerinin terditli olup tüketicinin korunması hakkında kanun uyarınca seçimlik haklardan birinin belirlenmesi ve hasredilmesi gerekmekte olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinin talep kısmında aracın misli ile değişiminin bu hususun kabul edilmemesi halinde ise aracın ücretsiz onarımını ve onarım sebebiyle uğrayacağı değer kaybının aracın satış tarihi itibariyle işleyecek faizi ile birlikte tahsilini talep ettiğini, davacı tarafın taleplerinin terditli ve belirsiz olduğunu, açıklattırılması gerekmekte olduğunu, bunun 6502 sayılı tüketicinin korunması hakkındaki kanun'un 11. maddesinde açıkça belirtildiğini, dava konusu araçta üretim hatasından kaynaklanan herhangi bir ayıp bulunmadığını, davaacının “ayıp” olarak nitelendirdiği hususların kullanım hatasına ve/veya müşteri memnuniyetsizliğine dayanmakta olduğunu, dava konusu araçta üretimden kaynaklı ayıplı olmadığını, aracının yaklaşık 5 yıllık bir süreçte sorunsuz çalışmasını ve davacı tarafa tam verimle fayda sağladığı gözetildiğinde aracın üretimden kaynaklı bir ayıba sahip olmadığı sonucuna ulaşılacağını, ayrıca dava konusu aracın, yaklaşık 5 yıldan fazla süre boyunca davacı uhdesinde bulunduğunu ve davacı tarafından kullanıldığını, bu durumdan hareketle, araçta bulunduğu ileri sürülen hasarların kullanıcı hatasından kaynaklı olduğunu, Nitekim yaklaşık 5 yıldan fazla süre boyunca davacı uhdesinde bulunan aracın kullanıcı hatalarından kaynaklı sorunlarının sorumlusunun da müvekkili şirket olmadığını, dava konusu aracın yetkili servise girmiş olmasının aracın mutlaka ayıplı olduğu anlamına gelmeyeceği gibi müşterinin iş emrine geçirilmesini istediği şikayetler de her zaman gerçeği yansıtmayabilmeyeceğini, bir aracın sınırsız olarak yetkili servise getirilebilmekte ve müşterinin beyan ettiği her türlü şikayetin ve beyanın iş emrine aynen geçirilmekte olduğunu, aracının satım ve teslim tarihinin itibariyle herhangi bir ayıp ihtiva ettiğine dair bir davacı delili veya tespiti de mevcut olmadığını, Olaya bu bağlamda bakılacak olursa, davacının, dava konusu araçtan yararlanmasını engelleyen veya güçleştiren üretimden herhangi bir kusurun veya ayıbın söz konusu olmadığını, dava konusu aracın satın alındığı tarihten itibaren davacının tarafça bilfiil kullanılmakta olduğunu ve araçtan kesintisiz yarar sağlanmakta olduğunu, müvekkili firmanın ürettiği ve piyasaya sürdüğü araçların satışını yapmadan önce, araçların kontrolünü ve incelemesini yapmakta olduğunu, herhangi bir sorun olması halinde de araçların satış işlemini gerçekleştirmemekte olduğunu, üretimden kaynaklı ayıbın ve kusur iddiasının haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacı tarafın henüz yargısal sürecin başında olunmasına ve hükmün verilmemiş olmasına rağmen aracın üretimden kaynaklı ayıplı olduğu iddiasının peşinen mahkemeler tarafından kabul edildiğini ifade ettiğini ve bu iddianın son derece mesnetsiz olduğunu, , somut olaya ilişkin yargısal sürecin devam ettiğini, dava konusu aracın üretim hatasının nedeniyle şanzıman arızasının meydana geldiğini iddia edilmekteyse de, bu iddiaları ispatlayıcı bir delilin ya da bulgunun bulunmadığının, yangının kullanım hatası ve/veya dış etken kaynaklı olarak meydana gelmiş olma ihtimali değerlendirilmesinin gerektiğini, dava konusu araçtaki arızanın basit bir onarım ile giderilebilecek nitelikte olması ve yetkili servis tarafından orijinal parçalarla yapılan onarım işlemi sebebiyle araçta değer kaybının meydana gelmeyeceği hususları bir arada değerlenidirildiğinde misli ile değişim kararının satıcıyı daha ağır zarara uğratacağını, emsal mahiyetteki yargı kararlarının ve raporlarının uyarınca yetkili servisin bünyesinde orijinal parçalarının kullanılmak suretiyle gerçekleştirilen onarımlarının araçta herhangi bir değer kaybını meydana getirmediğini, hatta aracın kullanım ömrünü uzatmakta olduğunu, söz konusu arızanın imalattan kaynaklı olduğunun kabulü anlamına gelmemekle birlikte mahkeme aksi kanaatte ise misli ile değişim kararının hakkaniyete aykırılık teşkil edeceğini, davaya konu araçta üretimden kaynaklı ayıp olduğu iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, gerek yasal düzenlemeler gerek yargıtay kararları ve gerekse hakkaniyet ilkelerinin, davacı tarafın iddia ve taleplerinin kabulüne engel nitelikte ise de, bir an için mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davacının aracın kullanımından elde ettiği faydaların ve hasarlar nedeniyle meydana gelen değer kaybını iade etmesi gerektiğini, davacı tarafından yaklaşık 5 yılı aşkın süredir kullanılan ve faydalanılan aracın tarafımıza teslimi ile bedel iadesine karar verilmesini talep ettiğini, başta servis kayıtları olmak üzere tramer ve ilgili trafik müdürlüğünden yapılacak araştırmalar doğrultusunda tespit edilecek hasarlar nedeniyle aracın değerinde meydana gelen değer kaybının da hesaplanmasını ve aracın bedelinden mahsup edilmesini, değer kaybının karşılığı olarak talep edilen bedelin ve faizin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bunun sebepsiz olarak zenginleşmesine neden olacağını, davacı tarafın davaya konu aracının motorunun değişmesi nedeniyle değer kaybına uğradığından bahisle fazlaya dair hak ve alacaklarının saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminatın aracının satış tarihinden itibaren işletilecek ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep ettiğini, davaya konu araçta üretimden kaynaklı herhangi bir ayıp bulunmadığını, araçta davacının kullanımını etkileyen, beklediği faydayı sağlamayan herhangi bir durumun söz konusu olmadığını, üretimden kaynaklı bir ayıp da bulunmadığını, bu nedenle davacı tarafın talep ettiği değer kaybı ve faiz miktarının fahiş olduğunu ve bunun davacının sebepsiz zenginleşmesine neden olacağını, davanın öncelikle zamanaşımı sebebiyle usulden reddini, esas yönünden haksız ve mesnetsiz olan davanın reddini, yargılama giderleri ile yasal vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, araç satış sözleşmesine konu aracın gizli ayıplı olması nedeniyle ayıpsız misli ile değiştirilmesi, mümkün olmadığı takdirde ücretsiz onarılması ile değer kaybının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkememizce davalı ... Müzekkere yazılarak araç faturası, servis kayıtları, araç garanti ve ek garanti belgeleri ile iş emirlerinin mahkememize gönderilmesinin istenilmemiş, davacı tarafından arabuluculuk son tutanağının dosyaya sunulmasını istenilmiş, Noterler Birliğine müzekkere yazılarak ... plakalı aracın tüm trafik tescil kayıtları istenilmiş, tüm evraklar dosyaya sunulmuş olup incelenerek dosya arasına alınmıştır.
Mahkememizin 09/06/2022 tarihli ara kararı gereği, tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller ve dosya incelenerek dava konusu aracın üzerinde inceleme yapılarak ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise gizli ayıp olup olmadığı, ayıbın kullanımdan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, şanzuman arızası sebebinin belirlenmesi, araç üzerinde ve laboratuvar ortamında aracın muayene edilmesi, davalı satıcının ağır kusurlu olup olmadığının tespiti, servis kayıtları, garanti belgesi, ek garanti belgesi kapsamında davacının taleplerinin değerlendirilmesi konusunda rapor alınmasına karar verilerek, dosyaya Bilirkişi ...'ın sunmuş olduğu 01/12/2022 tarihli raporunda,"İNCELEME; Dava konusu araç 06.07.2022 tarihinde ... Adliye binası önünde tarafımdan görülmüş ancak daha etraflı bir inceleme ve test için...Laboratuvarına davet edilmiştir. Dosyada mevcut iş cmirlerine göre dava konusu araç. 11.04 2017 tarihli iş emrine göre 13.547 km'de iken rutin bakım için ... yetkili servisini ziyarct etmiş ve bakım görmüştür, 16.10.2017 tarihli iş emrine göre 27.111 km'de iken rutin bakım için ... yetkili servisini ziyaret etmiş ve bakım görmüştür. 05.02.2018 tarihli iş emrine göre 35.486 km'de iken ... yetkili servisini ziyaret etmiş ve fren bakımı yapılmıştır. 07.03.2018 tarihli iş emrine göre 37.550 km'de iken ...yetkili servisini ziyaret etmiş ve vites kutusu yenilenmiştir. 22.06.2018 tarihli iş emrine göre 47.038 km'de iken rutin bakım için ... yetkili servisini ziyaret etmiş ve bakım görmüştür. 26.06.2018 tarihli iş emrine göre 47.139 km'de iken araç ana ... doldurucu değişimi için ... yetkili servisini ziyaret etmiş ve ... yenilenmiştir, 13.07.2019 tarihli iş emrine göre 72.949 km'de iken rutir bakım için ... yetkili servisini ziyaret etmiş ve bakım görmüştür, 02.09.2019 tarihli iş emrine göre 75.754 km'de iken rutin bakım için ...yetkili servisini ziyaret etmiş ve bakım görmüştür. 16.03.2020 tarihli iş emrine göre 89.938 km'de iken rutin bakım için ... yetkili servisini ziyaret etmiş ve bakım görmüştür, 28.09.2020 tarihli iş emrine göre 102.764 km'de iken rutin bakım için ...yetkili servisini ziyaret etmiş ve bakım görmüştür. 26.04.2021 tarihli iş emrine göre 117.468 km'de iken rutin bakım için ... yetkili servisini ziyaret etmiş ve bakım görmüştür, 17.12.2021 tarihli iş emrine göre 125,995 km'de iken vites kutusu onarımı için ... yetkili servisini ziyaret etmiştir. Dosya içeriğine göre aracın vites kutusu ilk olarak araç daha 37.550 Km'de iken arızalanmış. Bu arıza oldukça erken bir arıza olduğu için garantiden giderilmiştir. Ancak ikinci vites kutusu arızası ilkinden 88 000 km kullanımdan sonra ortaya çıkmış olup, bu yol da bir vites kutusu için oldukça kısa bir kullanım mesafesidir. Bu tür otomatik vites kutularının ömrü de en az 250.000 — 300.000 km'dir. Diğer taraftan servis kayıtlarına göre aracın vites kutusu ile ilgili bir arızası olmadığı anlaşılmaktadır. Bu açıdan vites kutusu arızasının bakımsızlıktan kaynaklanmış olabileceği de söylenemez, Dosyada mevcut 14.10.2021 tarihli ... tarafından düzenlenmiş yazıda, aracın 125.996 km'de iken yapılan kontrolde motor kontrok ünitesinin yazılımının değiştirildiğinin (değiştirme zamanı verilmemiş) anlaşıldığı ve bu nedenle vites kutusu arızasının iyi niyet garantisi kapsamana alınmadığı belirtilmektedir. Ancak davalı taraf, vites kutusunun yeni yazılımla (motor gücü ve momentindeki artış itibarıyla) nc kadar zorlanabileceği konusunda hiçbir açıklayıcı bilgi sunmamaktadır. Ayrıca arızalı vites kutusu sökülüp açılmasına ve bu şekilde onarılmasına rağmen arıza teşhisi yönüne de gidilmemiştir. En azından dosyada bu konuda bir arızanın mahiyeti ile ilgili bir kayıt yoktur. Bu durumda davalı tarafın dava konusu arızlarla ilgili olarak minimum miktarda bilgi sunmuş olduğu söylenebilir. Aracın garanti sertifikasında süre için 2 yıl içinde sınırsız km ibaresi geçmektedir. Bu durumda garanti başında verilen sınırsız km şartını kaldırıp uzatmalı garantide 120.000 km sınırını getirmek teknik açıdan açıklanabilir değildir. Ancak bu hususun hukuki olarak Sayın Hakimlik tarafından takdiri gerekmektedir. Dava konusu araç tarafımdan 26.08.2022 günü, 142.644 km'de iken, ... Laboratuvarında görülmüş, incelenmiş ve vites kutusun fonksiyonları yönünde sürüş testine tabi tutulmuştur. Bu test sırasında aracın halen 142 644 km'de olduğu, halen arızasının olmadığı ve son vites arızasından 125.995 km'de) itibaren 16.649 km kullanılmış olduğu ve bu sırada bir arıza çıkarmadığı belirlenmiştir. Araç incelemesinde taraflar hazır bulunmuş olup, davacı tarafça, vites kutusu onarımı için kendisinden 40.000 TL talcp edildiği ve bu meblağın davalıya ödendiği ifade edilmiştir. Ancak bu ödeme ile ilgili bir belge dosyada bulunamamıştır. Sonuç olarak arızanın nedeni konusundaki görüşüm, anzanın kullanım hatasından değil üretimle ilgili problem yüzünden ortaya çıktığı, servis bakımları sırasında yeterince teşhis edilemediği, dolayısıyla hem kullanım hatası olmaması hem de ek garanti protokolünün ön gördüğü 120.000 km'den daha düşük, 88.000 km'lik bir kullanımdan sonra ortay çıktığı için garanti kapsamında giderilmesi gerektiği şeklinde oluşmuştur. SONUÇ: İnceleme kısmındaki görüşler doğrultusunda, davacının aracında meydana gelen vites kutusu ikinci arızasının, 1-kötü kullanımdan veya motor yazılımının değiştirilmesinden kaynaklanmadığı, 2-üretimden kaynaklandığı, 3-gizli ayıp niteliğinde sayılması gerektiği, 4-çok az bir kullanımdan sonra ortaya çıktığı için garanti kapsamında giderilmesi gerekeceği, bu bakımdan davacıdan tahsil edilen onarım bedelinin davacıya iadesi gerekeceği, 5-araç daha 37.550 km'de iken ortaya çıkan bu arızanın, vites kutusunun yenilenmesi yolu ile değil onarılması yolu ile giderilmesi nedeniyle araçta, 2018 yılı itibarıyla 450.000 TL taktir edilen rayiç değerin %5'i olarak, 22.5000 TL'lik bir değer kaybı doğuracağı, 6-arızalı vites kutusu artık onarılmış olduğundan arızanın mahiyeti yönünde bir şey söylenemeyeceği" kanaatine varıldığını bildirdiği görülmüştür.
Mahkememizin 08/11/2022 tarihli duruşma ara kararı gereği, tarafların bilirkişi raporuna yaptığı itirazlar doğrultusunda araçta oluşan değer kaybının tespitini, Yargıtay İçtihatları doğrultusunda hasardan önceki aracın ikinci el piyasa değeri ile onarım sonrası aracın ikinci el piyasa değerinin tespit edilmesi, ayıp nedeniyle gerekli olan onarım bedelinin tespit edilmesi konusunda denetime elverişli hesaplamanın yapılması, bunun yanı sıra davalının savunmasında ileri sürdüğü vites kutusunun yeni yazılım ile zorlandığı iddiası yönünden tarafların iddia ve savunmalarıyla bağlı kalınmadan gerekirse yeniden araç üzerinde inceleme yapılarak tereddütleri giderir şekilde ek rapor alınmasına karar verilerek, Bilirkişi ...'ın dosyaya sunmuş olduğu 27/02/2023 tarihli ek raporunda, davacının aracında meydana gelen vites kutusu ikinci arızasının, kötü kullanımdan veya motor yazılımının değiştirilmesinden kaynaklanmadığı, üretimden kaynaklandığı, gizli ayıp niteliğinde sayılması gerektiği, arızanın hem kullanım hatası olmaması hem de ek garanti protokolünün ön gördüğü 120.000 km'den daha düşük, 88.000 km'lik bir kullanımdan sonra ortay çıktığı için garanti kapsamında giderilmesi gerektiği, çok az bir kullanımdan sonra ortaya çıktığı için garanti kapsamında giderilmesi gerekeceği, bu bakımdan davacıdan tahsil edilen onarım bedelinin davacıya iadesi gerekeceği, araç daha 37.550 km'de iken ortaya çıkan ilk arızanın, vites kutusunun yenilenmesi yolu ile değil onarılması yolu ile giderilmesi nedeniyle araçta, 2018 yılı itibarıyla 450.000-TL taktir edilen rayiç değerin %5'i olarak, 22.500-TL'lik bir değer kaybı doğuracağı, arızalı vites kutusu artık onarılmış olduğundan arızanın mahiyeti yönünde bir şey söylenemeyeceği" kanaatine varıldığını bildirdiği görülmüştür.
Mahkememizin 24/05/2023 tarihli ara kararı gereği, dosyanın daha önceden rapor alınan bilirkişiye tevdine ile 26/11/2021 dava tarihi itibariyle dava konusu aracın değerinin tespit edilmesi hususunda rapor düzenlemesinin istenilmesine karar verilerek, Bilirkişi ...'ın dosyaya sunmuş olduğu 26/10/2023 tarihli raporunda, davacının aracında meydana gelen vites kutusu ikinci arızasının, kötü kullanımdan veya motor yazılımının değiştirilmesinden kaynaklanmadığı, üretimden kaynaklandığı, gizli ayıp niteliğinde sayılması gerektiği, arızanın hem kullanım hatası olmaması hem de ek garanti protokolünün ön gördüğü 120.000 km'den daha düşük, 88.000 km'lik bir kullanımdan sonra ortay çıktığı için garanti kapsamında giderilmesi gerekti çok az bir kullanımdan sonra ortaya çıktığı için garanti kapsamında giderilmesi gerekeceği, bu bakımdan davacıdan tahsil edilen onarım bedelinin davacıya iadesi gerekeceği, araç daha 37.550 km'de iken ortaya çıkan ilk arızanın, vites kutusunun yenilenmesi yolu ile değil onarılması yolu ile giderilmesi nedeniyle araçta, Kasım 2021 itibarıyla 883.500 TL taktir edilen rayiç değerin %5'i olarak, 44.175 TL'lik bir değer kaybı doğuracağı, arızalı vites kutusu artık onarılmış olduğundan arızanın mahiyeti yönünde bir şey söylenemeyeceği" kanaatine varıldığını bildirdiği görülmüştür.
Mahkememizin 28/02/2024 tarihli ara kararı gereği, davacı vekili tarafından sunulan 27/02/2024 tarihli dilekçe ve ekleri, mahkememizce daha önce alınan bilirkişi raporları dikkate alınarak araç üzerinde yeniden muayene yapılıp İTÜ Laboratuvarında teste tabi tutularak, dava dilekçesinde ileri sürülen arızaların devam edip etmediği, arızanın giderilmesi halinde tekrarlama ihtimalinin bulunup bulunmadığı, son oluşan arıza ile dava dilekçesinde belirtilen arıza arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı buna göre davacının talepleri açısından değerlendirme yapılmasına dair rapor alınmasına karar verilerek, dosyaya Bilirkişi ...'ın sunmuş olduğu 03/04/2024 tarihli raporunda, Yapılan değerlendirme sonucunda; dava dilekçesinde ileri sürülen vites kutusunda kendini göstermiş olan arızaların en azından yapılan deneme sürüşü esnasında devam etmediği, 27/02/2024 tarihli yazıda konu olan ... kontrol ünitesi hususundaki değişim ihtiyacının, yetkili servis tarafından mevcut olduğu ileri sürülen arızanın giderilmesi ile ilgili olduğu (zira önceki servis kayıtlarında da vites kutusu arızasının giderilmesi sırasında bu ... ünitesine işlem yapılmış olduğu) ve dolayısıyla tekrarlama ihtimali olabileceği, motor kablo demetinin değişim ihtiyacı ile ilgili bir teşhis ve gerekçe raporuna ihtiyaç olduğu, ancak özellikle .... yenileme ihtiyacı açısından son oluşan arıza ile dava dilekçesinde belirtilen arıza arasında illiyet bağının bulunduğu kanaatine varılmıştır. SONUÇ : dava dilekçesinde ileri sürülen arızaların devam etmediği, 27/02/2024 tarihli yazıda konu olan arızanın giderilmesi ile ilgisinin olduğu ve dolayısıyla tekrarlama ihtimali olabileceği, son oluşan arıza ile dava dilekçesinde belirtilen arıza arasında illiyet bağının bulunduğu kanaatine varıldığını bildirdiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafça davalılardan ...A.Ş.'den ... Plakalı, 2016 model ... tipi ... şase numaralı otomobil 326.699,02 TL’ye satın alınmış olduğu, ancak davaya konu aracın şanzıman aksamında arıza oluştuğu, 07.03.2018 tarihinde aracın 37.550 km kullanıldığı esnada oluşan bu arızanın onarımı için aracın şanzıman aksamının davalı yetkili servis tarafından değiştirildiği, aracın ... aksamının da bozulması üzerine 26.06.2018 tarihinde bu defa davalı yetkili servis tarafından aracın turbo aksamı komple değiştirildiği, 01.10.2021 tarihine gelindiğinde araçta 125.996 km’de yeniden şanzıman arızası oluştuğu, davacı tarafça aracın şanzıman aksamında meydana gelen devamlı arızaların aracın imalatından kaynaklı ve gizli ayıplı olduğunu gösterdiği iddiası ile misli ile değiştirilmesinin talep edildiği, davalılar tarafından ise ayıp iddiasının kabul edilmediği, dava tarihi itibariyle yasal garanti ve zamanaşımı süreleri dolmuş olduğundan davanın reddi gerektiği, davacı tarafın, yasanın öngördüğü ayıp ve ihbar yükümlülüğüne uygun davranmadığı bildirilmiş, davacının davaya konu son arızadan kaynaklı başvurusu üzerine ... tarafından düzenlenmiş yazıda, aracın 125.996 km'de iken yapılan kontrolde motor kontrok ünitesinin yazılımının değiştirildiğinin anlaşıldığı ve bu nedenle vites kutusu arızasının iyi niyet garantisi kapsamana alınmadığı tespitlerine yer verildiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki ihtilafın, davacı tarafça davalılardan ...A.Ş.'den satın alınan araçta meydana gelen şanzıman arızasının aracın imalattan kaynaklı gizli ayıp niteliğinde olup olmadığı, yasal garanti ve zamanaşımı sürelerinin dolup dolmadığı, aracın misli ile değiştirilmesi koşullarının mevcut olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmaktadır.
6098 sayılı TBK'nın 219/1. Maddesine göre, satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur.
6098 sayılı TBK’nın 227. maddesi uyarınca satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcı: “1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4. İmkan varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme” seçimlik haklarından birini kullanabilir. Alıcının genel hükümlere göre uğradığı diğer zararlar için tazminat isteme hakkı saklıdır.
6102 sayılı TTK'nın 23/1-c maddesine göre ise, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır. Anılan TBK'nın 223/2. Maddesine göre ise, alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.
Somut olayda, davaya konu aracın 26/10/2016 tarihinde satın alındığı ve garanti belgesine göre aracın 2 yıl, sınırsız km olacak şekilde garanti süresinin belirlendiği, 11/07/2019 tarihli "güvence sertifikası" başlıklı belgeye göre ise bu defa aracın 26/10/2018 ile 25/10/2021 tarihleri arasında 36 ay / 120.000 km olacak şekilde garanti altına alındığı anlaşılmaktadır. Somut olayda, ayıba konu edilen şanzıman arızasının 07.03.2018 tarihinde aracın 37.550 km kullanıldığı zamanda oluştuğu, akabinde 01.10.2021 tarihinde araç 125.996 km’de olduğu esnada yeniden şanzıman arızası meydana geldiği, arızanın tekrar eden ve davalılar tarafından giderilemeyen arıza olduğunun kabulü halinde garanti süresi içerisinde meydana geldiğini kabul etmek gerekeceğinden, yapılacak yargılama sonucunda durum tespit edileceğinden davalıların zamanaşımı ve garanti süresine yönelik itirazlarının esas hükümle değerlendirilmesine karar verilmiştir. Bu itibarla, araçtaki arızanın tekrar eden ve giderilemeyen arıza olması halinde zamanaşımı ve garanti süresine yönelik itirazlara itibar edilmeyeceğinden bu hususun değerlendirilmesi gerekmektedir.
Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller ve dosya incelenerek dava konusu aracın üzerinde inceleme yapılarak ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise gizli ayıp olup olmadığı, ayıbın kullanımdan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, şanzıman arızası sebebinin belirlenmesi, araç üzerinde ve laboratuvar ortamında aracın muayene edilmesi, davalı satıcının ağır kusurlu olup olmadığının tespiti, servis kayıtları, garanti belgesi, ek garanti belgesi kapsamında davacının taleplerinin değerlendirilmesi konusunda birden fazla rapor alınmıştır. Alınan raporlarda genel itibari ile, davacının aracında meydana gelen vites kutusu arızalarının, kötü kullanımdan veya motor yazılımının değiştirilmesinden kaynaklanmadığı, üretimden kaynaklandığı, gizli ayıp niteliğinde sayılması gerektiği, arızanın hem kullanım hatası olmaması hem de ek garanti protokolünün ön gördüğü 120.000 km'den daha düşük, 88.000 km'lik bir kullanımdan sonra ortay çıktığı için garanti kapsamında giderilmesi gerektiği, çok az bir kullanımdan sonra ortaya çıktığı için garanti kapsamında giderilmesi gerekeceği tespitlerine yer verilmiş, son olarak davacı vekili tarafından sunulan 27/02/2024 tarihli dilekçede araçta yeniden davaya konu arızanın meydana geldiğinin beyan edilmesi üzerine bu defa mahkememizce daha önce alınan bilirkişi raporları dikkate alınarak araç üzerinde yeniden muayene yapılıp İTÜ Laboratuvarında teste tabi tutularak, dava dilekçesinde ileri sürülen arızaların devam edip etmediği, arızanın giderilmesi halinde tekrarlama ihtimalinin bulunup bulunmadığı, son oluşan arıza ile dava dilekçesinde belirtilen arıza arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığının tespiti istenmiş olup, alınan raporda 27/02/2024 tarihli yazıda konu olan ... kontrol ünitesi hususundaki değişim ihtiyacının, yetkili servis tarafından mevcut olduğu ileri sürülen arızanın giderilmesi ile ilgili olduğu (zira önceki servis kayıtlarında da vites kutusu arızasının giderilmesi sırasında bu ... ünitesine işlem yapılmış olduğu) ve dolayısıyla tekrarlama ihtimali olabileceği, motor kablo demetinin değişim ihtiyacı ile ilgili bir teşhis ve gerekçe raporuna ihtiyaç olduğu, ancak özellikle ... yenileme ihtiyacı açısından son oluşan arıza ile dava dilekçesinde belirtilen arıza arasında illiyet bağının bulunduğu kanaatine varıldığı belirtildiğinden, davaya konu arızaların imalattan kaynaklı gizli ayıp niteliğinde olduğu, nitekim birden fazla onarıma rağmen giderilmediği, motor yazılımının değiştirildiği yönündeki davalı iddialarının ispatlanamadığı düşünüldüğünde, davacının aracı kullanmaktan beklediği faydayı sağlamadığı, önemli derecede gizli ayıp olduğu anlaşılmış olup ayıbın niteliği dikkate alındığında davacının onarımın sağlanamaması nedeni ile seçimlik hak olarak kullandığı T.B.K'nın 227/1-4 maddesi gereğince araçtaki arızanın giderilememesi ve kullanımında beklenilen faydayı sağlamayacağı kabul edildiğinde, davacının ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini istemesinin de hakkaniyete uygun olduğu sonucuna varılmış olup, davalı satıcı ... A.Ş. satıcının ayıba karşı tekeffülü, diğer davalı ...A.Ş. ise ithalatçı olarak davacıya karşı müteselsilen sorumlu olduğu da dikkate alınarak T.B.K'nın 227/1-4 maddesi gereğince davacının davasının kabulü ile davaya konu aracın aynı nitelikte ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kabulüne,
2-Birlikte ifa kuralı gereğince davacı tarafça davaya konu ... Plaka sayılı ... şase numaralı, ... marka - ... tipi otomobilin ayıplı olması nedeniyle davalı satıcı ...A.Ş.'ye iadesine ve trafik kaydının devir masrafları davalıya ait olmak üzere iş bu davalıya devrine, aracın davalılar tarafından aynı marka ve özellikte davalılarca müştereken ve müteselsilen ayıpsız misliyle değiştirilmesine,
3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 60.351,88-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30-TL + 15.087,97-TL + 5.519,91-TL tamamlama harcından oluşan toplam 20.667,18-TL harçtan mahsubu ile bakiye 39.684,70-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan; posta, tebligat müzekkere ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 5.243,70-TL yargılama giderinin davalılardan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca hesap olunan 127.185,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
6-Arabuluculuk ücreti olan 1.360-TL bedelin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,
7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 10/06/2024
Katip
e-imzalı
Hakim
e-imzalı
"Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!