T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/660 Esas
KARAR NO : 2024/371
DAVA : Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)
DAVA TARİHİ : 13/10/2021
KARAR TARİHİ : 24/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından ibraz edilen 13/10/2021 Tarihli dava dilekçesinden özetle; Müvekkili ... A.Ş. tarafından ... marka ... model aracın şirket yetkilisinin kişisel kullanımına tahsis edilmek üzere 24.07.2019 tarihinde .... Ltd. Şti.nden 420.000,00 Euro karşılığı bedeli ödenerek satın alındığını, satın alınan söz konusu aracın müvekkilinin yetkilisi tarafından kişisel ve günlük ihtiyaçları kapsamında binek araç olarak kullanıldığını, ancak satın alınmasının hemen akabinde aracın yalnızca şahsi ihtiyaçlar için günlük olarak kullanılmasına rağmen araçtaki üretim hataları nedeniyle sürekli olarak çeşitli arızalar meydana geldiğini, bu arızaların bir kısmının ihbar olunan ... Ltd. Şti. Servisi tarafından müvekkilinin de iyiniyeti ile garanti kapsamında giderilmişse de aracın ilk yılının sonunda bu defa yakıt ve egzoz sisteminin tamamen yenilenmesi gerekliliğinin ortaya çıktığını, söz konusu arıza tespitine ilişkin yetkili servis tutanağında açıkça belirtildiği üzere arıza kullanıcıdan kaynaklanmadığını, aracın her arızalanması akabinde çok uzun süre serviste bekletildiğini ve aylarca parça beklendiği gerekçesiyle aracın kullanımının engellenmekte olduğunu, müvekkili Şirketin ciddi bir muhatap bulamaması neticesinde kabul edilemez bir zarara uğradığını, araç garantisinin ilk yılında gerçekleştirilen onarımlar, satın almayı müteakip ilk ayda (Ağustos 2019), Ocak 2020'de ve Mart 2020'de ön camın üç kez yenilenmesini, ayrıca şanzıman aksamındaki kusurların onarımını ve trafik ışıkları sensörünün yenilenmesini içerdiğini, bahse konu onarımlardan cam değişimleri müvekkilinin hesabından giderilmişse de şanzıman onarımı ve trafik sensörünün yenilenmesi, bu ayıpların üretim hatasından kaynaklanması nedeniyle araç garantisinden giderileceği belirtilerek garanti kapsamında tamir edildiğini, bununla birlikte aracın ilk yılı dolmadan Ağustos 2020de Aracın yakıt ve egzoz sistemi arıza verdiğini ve aracın kullanımını tamamen imkansız kılan ve yine üretim hatasından kaynaklanan bu arızanın ancak tüm yakıt ve egzoz sisteminin tamamen değiştirilmesi ile onarımının mümkün olabileceğinin öğrenildiğini, bahse konu arızaya ilişkin yetkili servis ... sayılı İş Emrini sunduklarını, müvekkili şirketin yaşanılan arıza ve problemleri sulh yoluyla çözmeye çalışsa da hiçbir aşamada ciddi bir muhatap bulamadığını, nitekim araç arızalanmaya devam etmiş ve son olarak bu sefer yazın en sıcak aylarında aracın klimasının bozulduğunu ve aracın yine müvekkili açısından kullanılamaz hale geldiğini, bu kapsamda her ne kadar aracın satın alındığı tarihten itibaren ortaya çıkan arızaların giderimi noktasında müvekkil tarafından yapıcı davranılmış olsa da yakıt ve egzoz sisteminin tamamen yenilenmesine ilişkin arızanın ... marka .... model bir araç için kabulü mümkün olmadığından seçimlik hakkı kapsamında aracın misliyle değiştirilmesinin talep edildiğini aracı bu haliyle kabul etmediklerini, nitekim araçtaki arızaların tespiti ve atılacak adımların belirlenmesi sürecinde müvekkili Şirketin davalılar ile defaten görüşmeye çalıştığını, mevcut arızanın üretim hatasından kaynaklandığına dair Yetkili Servisin tespitleri diğer davalılara noter yoluyla ihtarname ve avukat mektubu şeklinde iletilerek bildirilmiş olduğunu ve hatta iyiniyet çerçevesindeki görüşmelere açık olduklarını, aracın ayıpsız yenisi ile değişimi konusundaki haklı hukuki taleplerine yönelik teklifleri beklediklerinin kendilerine bildirildiğini, bu kapsamda arızanın niteliğinin öğrenilmesi ile birlikte derhal davalı Satıcı ve davalı ..A.Ş.nin ("Davalı Üretici") ana şirketi ... da bulunan ... ile iletişim kurulmaya çalışıldığını, davalı Satıcı ile şifahi gerçekleştirilen görüşmelerde ... modellerinde bile olsa bu tür gizli ayıplarla sıkça karşılaşıldığı, bu konuda herhangi bir talebe olumlu yaklaşılmayacağı, kendilerinden herhangi bir çözüm önerisi sunulmayacağı, istenirse dava yoluyla talepleri iletebileceği şeklinde yanıt verilerek, satıcının yasadan doğan sorumluluğu açıkça inkar edilmiş olduğunu, Satıcı tarafından sorunun giderilmesi ve hiç değilse iyiniyete karşılık çözüm üretilmesi beklenirken bu doğrultuda hiçbir çaba gösterilmediği müvekkilini oyalama ve caydırma amacıyla sessiz kalındığını ve müvekkilinin maddi manevi zararlarının artmasına doğrudan sebebiyet verildiğini, bu nedenle haklı davanın kabulünü, bu kapsamda; Üretim hatası nedeniyle ayıplı olan aracın davalı Üretici ve Satıcı tarafından müştereken ve müteselsilen ayıpsız misli ile değiştirilmesini, bunun mümkün olmaması halinde tazminat talebimizin yanında üst segment bir araçta oluşan ağır hasarın yarattığı değer kaybının tespiti ve satış bedelinden indirilerek müvekkile iadesini, değer kaybının çok yüksek olduğunun, gizli ayıbın aracın kullanımıyla ilgili faydayı kabul edilemez derecede düşürdüğünün tespiti halinde sözleşmeden dönülmesi ile araç için Euro üzerinden ödenmiş bulunulan bedelin yine Euro üzerinden denkleştirici adalet ilkesine uygun surette belirlenecek değerinin ticari avans faiziyle birlikte davalı Üretici ve Satıcı tarafından müştereken ve müteselsilen tahsili, Müvekkilinin ayıp nedeniyle yaptığı doğrudan ve dolaylı tüm masraflar, aracın kullanımından mahrum kalınması ve arızalar nedeniyle müvekkil nezdinde doğan maddi ve manevi zararlar kapsamında maddi zarar talebi olarak fazlaya ve faize ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00-TL, manevi zarar talebi olarak 1 (bir) TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalılar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi, tensip tutanağı usulüne göre tebliğ edilmiş olup, davalı ...A.Ş vekili tarafından ibraz edilen 01/12/2021 tarihli cevap dilekçesinde; harcın davacı tarafından eksik olarak yatırıldığını, dava konusu aracın satış faturasına göre harcın belirlenmesi gerektiğini, , 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 32. maddesi gereğince, hiçbir işlem yapılmaksızın harcın tamamlattırılmasına; harç tamamlanmadığı takdirde, davanın reddine karar verilmesini, Müvekkili Şirketin ... A.Ş.'nin ("...") Huzurdaki Davada Pasif Husumet Ehliyeti olmadığını, dava dilekçesinde müvekkili şirketin ...'dan söz edilirken dava konusu otomobilin üreticisi olduğundan söz edildiğini, ancak, müvekkili şirketin ... dava konusu otomobilin üreticisi olmadığını, dava konusu aracın üreticisi ...'da mukim olduğunu, Müvekkili şirketin ... dava konusu otomobilin ithalatçısı da olmadığını, aracın ithalatçısının kim olduğunu bilmesinin de mümkün olmadığını, zira, müvekkili şirketin ... marka otomobillerin münhasır olmayan ithalatçısı olduğunu, Müvekkili şirketin ... marka otomobillerin üreticisi ile satış konusunda münhasırlık anlaşması bulunmaması nedeniyle, üretici tarafından üretilen araçlar ve otomotiv ürünleri müvekkil şirket haricinde başka gerçek ve/veya tüzel kişiler tarafından da ithal edilebilmekte olduğunu, Türkiye’de bulunan ... markalı tüm araçların müvekkili şirketin sorumluluğu altında olduğundan söz etmenin hukuken mümkün olmadığını,
Müvekkili şirket tarafından ithal edilmemiş bu araç için Müvekkili Şirket tarafından tanzim edilmiş bir garanti belgesi de bulunmadığını, davacı tarafın, huzurdaki bu davayı esasen Ağustos 2020'deki egzoz arızasına dayandırmakta olduğunu, aracın tek ciddi arızasının da bu olduğunu, diğer servis girişleri ise her araç için olağan bakımlar olduğunu, Ağustos 2020'den sonra araç 2 kez daha servise girdiğini, bu girişlerinde ise, aracın egzoz sistemine ilişkin bir şikayeti olmadığını, Üstelik, aracın 90.000 km bakımı da davacının isteğiyle yaptırılmadığını, davacının iddia ettiği gibi, dava konusu araçta bir ayıp olduğu kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla, farz edilse bile, bu ayıbın giderilmiş olduğu ve dava dilekçesinde belirtildiğinin aksine sorunsuzca kullanıldığı açık olduğunu, esasen, kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için dava konusu araçta meydana gelen arızanın üretimden kaynaklandığı düşünülse bile, aracın bedeline nispeten son derece küçük bir bedel karşılığında tamir edilebilen bu arızanın ayıp olarak nitelendirilmesi hukuken mümkün olmadığını, Müvekkil şirketin pasif husumeti olmadığından, dava konusu araçta ayıpsız misli ile değiştirmeyi gerektirir hiçbir ayıp bulunmadığından, Var olduğu iddia edilen ayıp tamirat ile giderildiğinden ve araç halen sorunsuz olarak kullanıldığından, davacı tarafın tazminat talepleri madden ve hukuken mesnetsiz olduğundan ve bu hususa ilişkin hiçbir delil sunulmadığından, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... şirketi vekili tarafından ibraz edilen 23/12/2021 tarihli cevap dilekçesinde; Davacı şirketin müvekkil firmadan almış olduğu aracın, sınıfının en iyilerinden olup ... gibi köklü bir firmanın ürettiği özel seri bir araç olduğunu, ... serisi olarak üretilen araçlarda güvenlik başta olmak üzere iç ve dış tasarım, konfor alanlarında da sınıfının en iyisi olduğunu, Davacı tarafın dava konusu aracın alındığı ilk günden itibaren sürekli arızalandığını ve araçtan beklenen yararın hiçbir şekilde elde edilemediğini iddia etmişse de iş bu iddiasının asılsız olduğunu, dava konusu araçta ayıp söz konusu olmadığını, bir an için aracın ayıplı olduğu kanaatine varıldığı düşünülse dahi aracın misli ile değiştirilmesi talebinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davacının bu talebinin ancak araçta meydana gelen arıza nedeni ile araç değerindeki azalmanın satış bedeline yakın olması halinde mümkün olduğunu davacı tarafından dosyaya sunulan 26.08.2020 tarihli yetkili servis iş emri belgesinde görüleceği üzere, aracın egzos kısmının arka sağ ve arka sol bölümünde arıza oluştuğunu ve bu arıza bedelinin de 121.585,69.-TL olduğunu ilgili tutar da garanti kapsamı içinde kaldığından davacıdan talep edilmediğini, araç bedelinin bugün yaklaşık sekiz milyon Türk lirası olduğu düşünüldüğünde; davacının seçimlik hakkı olan misli ile değiştirme talebinin kabul edilmesi kanuna açıkça aykırılık teşkil edeceğini, tüm bu izah edilen durumlar muvacehesinde, aracın hali hazırda herhangi bir teknik arıza ve kusur olmaksızın kullanılıyor olması ve 2020 yılında, basit bir arıza olan egzoz parçasının onarımla/değişimle giderilmiş olması karşısında, davacının iş bu huzurdaki davayı açmasının hak ve nesafet ve dürüstlük kuralına uygun düşmediğini, eksik harcın yatırılmaması durumunda davanın reddine, davanın üretici konumda bulunan ... firmasına ihbarına, eksik harcın yatırılması durumunda; aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini gerektirecek bir ayıp olmadığı ve bu talebin dürüstlük kuralına aykırı olması, Araçtaki sorunların kullanıcı hatası olduğu ve aracın her ne kadar yetkili serviste olması sebebi ile kullanılmadığı iddia edilse de aslında aracın serviste olmadığı, davacının davasını ispatlar nitelikte bir delil sunmaması nedeni ile haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan ... Ltd. Şti. Vekili tarafından ibraz edilen 28/11/2021 tarihli cevap dilekçesinde; huzurdaki davaya konu aracı, davacı yanın dava dilekçesinde de belirttiği üzere, ... Tic. Ltd. Şti.'den satın aldığını, davacının talebi ayıplı maldan kaynaklanan zararın karşılanması anlamında seçimlik hakların kullanılması talebine ilişkin olduğunu, ancak, müvekkili şirketin sadece yetkili servis olduğunu, mezkûr aracın üreticisi olmadığı gibi satıcısı da olmadığını, dolayısıyla 6502 sayılı kanun kapsamında, üretim hatasına yani ayıplı olduğu iddia edilen mala ilişkin hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, bu kapsamda, ayıplı olduğu iddia edilen maldan dolayı oluşan zararlara ilişkin sorumluluğun, müvekkili şirkete yüklenemeyeceğini, müvekkili şirketin yetkili servis olarak yükümlülüklerini düzgün bir şekilde yerine getirdiğini, davacının işbu davadaki iddiasının zaten ayıplı maldan kaynaklı zarar oluştuğu yönünde olduğunu, sadece yetkili servis olan müvekkili şirketin ayıplı mal iddiasından kaynaklı taleplerin muhatabı olmadığını, hal böyle iken; davacı yanın haksız ve hukuka aykırı iddialarını kabul etmediklerini hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Feri müdahil ... vekili tarafından ibraz edilen 09/05/2024 tarihli dilekçe ile; Mahkemeniz huzurundaki bu davada, davacı, müvekkil şirket tarafından üretilen ... marka S560 ... aracın ayıplı olduğunu iddia ederek, aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini, bunun mümkün olmaması halinde, bedel iadesi ve tazminat talebinde bulunduğunu, üretim hatası iddiasına dayalı bu davada, aracın üreticisi müvekkili şirketin davalı yanında davaya katılmasında hukuki yararı bulunduğunu, esasen, davalı taraf haklı konumda olmasına rağmen, davalı tarafın davayı kaybettiği faraziyesinde üretici müvekkil şirkete rücu etmesi söz konusu olabileceğini, huzurdaki davanın reddi dava konusu aracın üreticisi müvekkil şirketin lehine olduğundan, HMK'nın 66. Maddesi uyarınca davalı yanında feri müdahil olarak davaya katılmalarına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 05/10/2023 tarihli celsesinde;“tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, davacının ticari defter ve kayıtları ile birlikte dosya incelenerek dava konusu aracın gizli ayıplı olup olmadığı, üretim hatasının bulunup bulunmadığı, kalitesiz yakıt kullanmaktan arızanın kaynaklanıp kaynaklanmadığı, kullanım hatasının olup olmadığı, onarımlıa bu arızaların giderilip giderilmeyeceği, araçtaki arızanın ne kadarlık bir değer kaybına sebebiyet verdiği, kullanıma engel olup olmadığının tespiti ve aracı kullanılmamasından dolayı davacının talep edebileceği tazminat olup olmadığı, varsa miktarının ne olduğu konusunda rapor alınmak üzere bilirkişi vasıtasıyla 23/10/2023 tarihinde saat:14:00' de davacı tarafından aracın Adliye Bahçesinde hazır edilerek inceleme yapılmasına" karar verilmiş olup, bilirkişiler tarafından ibraz edilen 15/04/2024 raporda; Aracın gizli ayıplı olmadığı, üretim hatasının bulunmadığı, 17.11.2020 tarihli onarım gereğinin büyük olasılıkla kalitesiz yakıt kullanmaktan kaynaklandığı, standartlara uygun olmayan yakıt kullanımındaki kusurun kullanıcıya mı yoksa yakıt alınan istasyona mı ait olduğu hususunun belirsiz olduğu ancak üretici ile ilgili olamayacağı, aracın keşif esnasında 156.439km.'de olduğu, bir daha tekrar aynı hasarın oluşmadığı da dikkate alındığında onarımla bu arızaların giderilmiş olduğunun anlaşıldığı, aracı kullanılmamasından dolayı davacının talep edebileceği tazminat olmadığı, Borçlar mevzuatına yönelik inceleme neticesinde: Davacı tarafından davacı alıcının 24.07.2019 tarihinde satıcı davalı ... Tic. Ltd. Şti.'den 420.000Euro bedelle araç satın aldığını; ancak araçta üretimden kaynaklı gizli ve önemli ayıbın olduğunu belirttiği ve bu nedenle aracın ayıpsız misli ile değişiminin davalı üreticiden ve diğer davalı satıcıdan mütelselsilen talep edildiği, bunun kabul edilmemesi halinde ise uğranılan zararın gideriminin ve araçta oluşan ağır hasarın yarattığı değer kaybının tespiti ile satış bedelinden indirilerek davacıya iadesinin talep edildiği, değer kaybının çok yüksek olduğunun, gizli ayıbın aracın kullanımındaki faydayı kabul edilemez derecede düşürdüğünün tespiti halinde sözleşmeden dönülmesi ile Euro üzerinden ödenmiş olan satış bedelinin yine Euro üzerinden denkleştirici adalet ilkesine uygun olarak belirlenecek değerinin ticari avans faizi ile birlikte davalı üreticiden ve diğer davalı satıcıdan mütelselsilen tahsilinin talep edildiği; ayıp nedeniyle davacı tarafından yapılan doğrudan ve dolaylı tüm masrafların, aracın kullanımından mahrum kalınması ve arızalar nedeniyle davacının uğradığı maddi zarar talebi olarak şimdilik 10.000TL.nin, manevi zarar talebi olarak da şimdilik 1TL.nin davalı üreticiden ve diğer davalı satıcıdan mütelselsilen tahsilinin talep edildiği; teknik inceleme neticesinde davaya konu edilen araçta ayıbın olmadığı yönünde kanaate varıldığından buna bağlı olarak değerlendirme yapıldığında, araçta ayıbın olmadığı kabul edilir ise bu halde TBK m. 219 vd. hükümleri uyarınca ayıptan sorumluluk (ayıba karşı tekeffül) hükümleri gereğince seçimlik hakkın kullanılamayacağı; TBK m. 227/I hükmünde sayılan seçimlik haklara davacı alıcının sahip olmadığı; dolayısıyla davalı üretici ile satıcı arasında müteselsilen sorumluluktan da söz edilmeyeceği; ayrıca seçimlik hakkın yanında istenebilecek olan TBK m. 227/II hükmü gereğince maddi tazminatı talebe ilişkin koşulların olmadığı; sözleşmenin ihlal edildiği tespit edilmediğinden TBK m. 114/II hükmünün atfıyla TBK m. 58 hükmü gereğince manevi tazminata yönelik koşulların da oluşmadığı kanaatine varıldığı; Mali yönden inceleme neticesinde: Davacı, Araç sahibi ... A.Ş.'nin ticari defter kayıtlarında ... Plakalı ve ... marka aracın; "254.01.05 Taşıtlar" hesabına 24.07.2019 tarih ve ... no'lu fiş ile ve ... sayılı yevmiye maddesine kayıtlı olduğu görülmüştür. Dava konusu araç arızası nedeniyle 17.11.2020 tarihli 119.687,21 net tutarlı ve 141.230,91.-TL KDV dahil toplam tutarlı İş Emri'nin düzenlendiği, Davacı'nın ticari defterlerinde işbu iş emrine istinaden düzenlenmiş faturanın muhasebe kaydının bulunmadığı görülmüş, Davacı vekilinin kabul ve beyanına göre söz konusu iş emri içeriği işlerin '...' kapsamında davalı tarafından yapıldığı ve kendilerine ibraz edilmiş ve ödenmiş bir fatura bulunmadığını bildirir raporlarını ibraz etmiş oldukları görülmüştür.
6102 sayılı TTK'nun 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda 6098 sayılı TBK'nun 223/2. maddesi uygulanır. TBK’nın 223. maddesine göre; alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.
TBK'nın 227. maddesinde ise satılanın ayıplı olması halinde alıcının seçimlik hakları; "satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkan varsa satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme" olarak belirlenmiştir.
Davalı ... Şirketi pasif husumet itirazında bulunmuştur. Alıcı olan davacı ayıptan doğan seçimlik haklarını ancak kendi sözleşmesinin tarafı olan satıcıya karşı kullanabilir. Davalı ... Şirketi'nin aracın satıcısı değil üretici/ithalatçısı olduğu, tüketici işlemi niteliğinde olmayan satımlarda ithalatçı ile satıcı arasında müteselsil sorumluluk bulunmadığı, sözleşmenin nispiliği ilkesi gereği davacının ayıba karşı teminat borcu kapsamında davalı ... Hizmetler Anonim Şirketi.'den talepte bulunması mümkün olmadığından, bu davalı hakkında davanın pasif husumetten reddine karar vermek gerekmiştir.
Somut olayda; dava konusu aracın 24/07/2019 tarihinde davacı tarafından 2.650.000,00-TL karşılığı davalı .... Ltd şirketinden satın alınmış, ... San ve Tic. Ltd şirketi tarafından tamir ve bakım işlemleri yapılmıştır. Yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda ibraz edilen raporda; aracın inceleme sırasında çalışır vaziyette olduğu, "...11.10.2019 tarihinde aracın 15.955 km'de,12.12.2019 tarihinde aracın 29.787 km'de, 03.04.2020 tarihinde aracın 50.972 km'de, 26.06.2020 tarihinde aracın 61.290 km'de, 07.01.2021 tarihinde aracın 74.658 km'de 13.07.2021 tarihinde aracın 92.212 km'de, 15.11.2021 tarihinde aracın 105.405 km'de, periyodik bakımları yapıldığı, 17.11.2020 tarihinde araç 68.095 km'de yolda ani durması nedeni ile, kısa test uygulandığı ve sol-sağ yakıt yüksek basınç, alt motor bölmesi kaplaması, enjektör, yakıt yüksek basınç pompası, yakıt deposu yenilemesi, egzoz hattı arka, enjektör tutma yayı, enjektör memeli, yüksek basınç hattı, alçak basınç hattı, yakıt hattı, yakıt hortumu, egzoz hattı arka sol değiştirildiği, 26.01.2021 tarihinde aracın 79.755 km'de elektrik düzeni kontrolü yapıldığı, 13.07.2021 tarihinde aracın 92.212 km'de; klima sistemi borusu, klima gazı soğutma makinası yağı, değişimi yapıldığı, 14.10.2021 tarihinde aracın 101.254 km'de; fren balatası ile aşınma sensörü değiştirildiği, 15.11.2021 tarihinde aracın 105.405 km'de; start Stop sistemi, yedek akü değişimi..." yapıldığı belirlenmiştir.
Dava konusu aracın 17/11/2020 tarihinde seyir halinde iken aracın aniden motorunun durması üzerine yetkili servis tarafından uygulanan kısa test neticesinde, sol-sağ yakıt yüksek basınç, alt motor bölmesi kaplaması, enjektör, yakıt yüksek basınç pompası, yakıt deposu yenilemesi, motorun ototik şanzıman, kelepçe, egzoz hattı arka, enjektör tutma yayı, enjektör memeli, yüksek basınç hattı, alçak basınç hattı, yakıt hattı, yakıt hortumu, egzoz hattı arka sol yedek parçaların değişimi yapılarak tamir işlemi sonucunda arızanın giderildiği, 17/11/2020 tarihinde otomobil 68.095 Km olduğu onarım yapıldıktan sonra aynı arızanın tekrarlanmadığı, mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi tarihinde otomobilin 156.439 km. de olduğu, bu kadar km kullanılan aracın aynı arızayı onarımdan sonra da tekrarlamamasının aracın açık veya gizli ayıplı olmadığının göstergesi olduğu, 17/11/2020 tarihli tamir işlemlerinde değişen parçaların standart dışı yakıt kullanımından kaynaklanabileceği hüküm vermeye elverişli denetime açık teknik bilirkişi raporu ile anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamının ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda; dava konusu araçtaki arızanın aracın ayıbından kaynaklanmadığı, arızanın giderilmesinden sonra aynı arızanın bir daha tekrarlanmadığı, değişim yapılan parçalar da değerlendirildiğinde araçtaki arızanın standart dışı yakıt kullanılmasından kaynaklanabileceği davalı ...Ticaret Ve Hizmetler Anonim Şirketine husumet yöneltilemeyeceği hüküm vermeye elverişli denetime açık bilirkişi raporu ile anlaşıldığından maddi ve manevi tazminat davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının maddi ve manevi tazminat reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar yasasınca belirlenen karar harcı olan 427,60-TL maddi tazminat , 427,60-TL manevi tazminat açısından olmak üzere toplam 855,20-TL harcın başlangıçta yatırılan 170,80-TL peşin harç ile 74.567,17-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 74.737,97-TL harçtan mahsubu ile fazla harç olan 73.882,77-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı ... Ltd. Şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/4 maddesi gereğince maddi tazminat yönünden 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
5-Manevi tazminat açısından; Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Ücret tarifesinin 13. Maddesi uyarınca davanın reddedilen kısmı üzerinden hesaplanan vekalet ücreti maktu vekalet ücretinden az olamayacağı gibi reddedilen kısmı da geçemeyeceğinden 1,00-TL nin de infaz kabiliyeti bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6- Davalı ... Şirketi hakkındaki dava husumet nedeniyle reddedildiğinden 17.900-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
7-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacılar ve davalı tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın, karar kesinleştiğinde ve yatıran taraflara iadesine,
Dair davacı vekili ile davalılar vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341. maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 24/05/2024
Başkan
E-imzalıdır.
Üye
E-imzalıdır.
Üye
E-imzalıdır.
Katip
E-imzalıdır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!